ÖZET: Başvuran, Üsküdar İlçesi Çengelköy Mahallesi’nde bulunan ve işgal altında olan tarlası için 1998 yılından itibaren tahakkuk ettirilen emlak vergisi ve cezalarının iptalini talep etmektedir. Başvurusunda, söz konusu arazinin 1990 yılından bu yana kooperatifler tarafından işgal edildiğini ve bu nedenle Üsküdar Belediyesi tarafından uygulanan vergi işlemlerinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin kararına atıfta bulunarak, emlak vergisi ve cezalarının zamanaşımına uğraması gerektiğini ifade etmektedir.

Üsküdar Belediyesi, başvuranın dilekçesine verdiği yanıtta, emlak vergisi beyannamesinin süresinde verilmemesi durumunda tarhiyatın yapılacağını belirtmiştir. Ayrıca, bildirim dışı kalan araziler için zamanaşımının, idarenin bu durumu öğrenmesinden itibaren başladığına dair açıklamalarda bulunmuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi sonucunda, emlak vergisi ve cezalarına ilişkin işlemlerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir.

Sonuç olarak, Üsküdar Belediye Başkanlığı’na, başvuranın emlak vergisi ve cezalarına ilişkin uyuşmazlığın yeniden gözden geçirilmesi ve gerekli işlemlerin yapılması için tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, ilgili taraflara tebliğ edilerek, yasal süreçlerin başlatılması için gerekli adımların atılması beklenmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/11405-S.21.18343

BAŞVURU NO : 2021/4928

KARAR TARİHİ : 06/08/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÜSKÜDAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran, Üsküdar İlçesi Çengelköy Mah. Çınarlı Çeşme Gide Mevkii pafta ada parsel sayılı tarlaya hissesiyle paydaş olduğunu ve işgal sebebiyle bildirim dışı bırakılmış araziye 1998 yılından bu zamana kadar tahakkuk ettirilen emlak vergisi ve cezasının, Üsküdar Belediyesi tarafından Emlak Vergisi Kanunu 40’ncı maddesine göre iptal edilmesini ve vergi kaydının kısıtlı vergi olarak yapılmasını talep etmektedir.

BAŞVURU TARİHİ : 02/03/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi dilekçesinde özetle; Üsküdar İlçesi Çengelköy Mah. Çınarlı Çeşme Gide Mevkii pafta ada parsel sayılı tarlanın 1990 yılından bu zamana Kooperatifler (Sefakent vb.) tarafından işgal ve tecavüz altında olduğunu, Üsküdar Belediyesi tarafından 6/9/1989 tarih ve 65 cilt no.lu yapı tatil tutanağı ile mühürlendiğini ve 19/12/1989 tarih ve 3244 sayı ile yıkım kararı alındığını, ancak uygulanmadığını,

1.1. Üsküdar Belediye Başkanlığı’na 25/01/2021 tarihinde emlak vergisi beyannamesi vermeye gittiğinde bildirim dışı bırakılmış araziye 1998 yılından bu zamana kadar emlak vergisi talep edildiğini, 26/01/2021 tarihinde Kurumumuza yaptığı başvurusu üzerine 18/02/2021 tarih sayılı ‘Dostane

Çözüm’ hükümlerini de içeren ‘Gönderme Kararı’ verildiğini, fakat Üsküdar Belediyesi’nin, 2002 yılından günümüze işgal altındaki yerleri için vergi çıkarttığını, çıkarttığı vergi içinde %100 vergi ziyaı cezası uyguladığını,

1.2. Anayasa Mahkemesi’nin, 1 Kasım 2017 tarihli ve sayılı kararı ile Emlak

Vergisi Kanunu’nun 40’ncı maddesinde düzenlenen bildirim dışı kalan bina ve arazilerin emlak vergisi ve cezalarında zamanaşımına ilişkin hükmün Anayasa’nın 2’nci maddesine aykırı olmadığına hükmettiğini,

kural olarak vergilerin, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmez ise zamanaşımına uğradığını (Vergi Usul Kanunu Madde 114)

ancak Emlak Vergisi Kanunu madde 40 ile zamanaşımı süresinin başlangıcında farklı bir düzenleme getirildiğini, bu düzenlemeye göre zamanaşımı süresinin, idarenin taşınmazın bildirim dışı oluşunu öğrenmesinden itibaren başladığını, bu durumun, bildirim dışı bırakılmış bina veya araziye ilişkin öğrenme tarihine kadar ödenmemiş tüm emlak vergisi alacağının öğrenmeden başlayarak beş yıl içinde geçmişe dönük olarak talep edilebilmesi sonucunu doğurduğunu ifade ve iddia ederek,

1.3. İlçesi Mah. Mevkii pafta ada parsel sayılı tarla hissesiyle paydaş olduğu ve işgal sebebiyle bildirim dışı bırakılmış araziye 1998 yılından bu zamana kadar tahakkuk ettirilen emlak vergisi ve cezasının, Üsküdar Belediyesi tarafından Emlak Vergisi

Kanunu 40’ncı maddesine göre iptal edilmesini ve vergi kaydının kısıtlı vergi olarak girişinin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla şikayet edilen idareden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Üsküdar Belediye Başkanlığı’ndan alınan 30/03/2021 tarih ve sayılı cevabi yazıda, “İlgi yazınızda; şikayetçi tarafından kurumunuza verilen dilekçede, Mahallesi, ada, parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak, Emlak Vergi Kanununun 40. maddesi ile zamanaşımı süresinin idarenin bildirim dışı oluşunu öğrenmesinden itibaren başladığını, bu sebeple geriye dönük beş yıl olarak talep edilebilmesi sonucunu doğurduğunu, ayrıca Dostane Çözüm hükümlerini de içeren Gönderme Kararı verildiğini fakat Üsküdar

Belediyesinin 2002 yılından işgal altındaki yerleri için vergi çıkardığını ve % 100 vergi ziyaı cezası uygulandığı ifade edilmektedir.

2.1. 1319 Sayılı Emlak Vergi Kanununun 40. maddesinde, bildirim dışı kalan emlak vergilerinde tarh zamanaşımı yönünden geriye dönük süresiz kılmaktadır. Bu sebeple ada, parsel sayılı taşınmazın emlak vergi beyanı, iktisap tarihi itibariyle kısıtlı olarak 1/10 oranında 23.02.2021 tarih ve sayılı ceza ihbarnameleri ile tarh edilerek tebliğ edilmek üzere adresine tebliğ edilmiştir. 01.03.2021 tarihinde tebliğ alınmış fakat Kurumumuza herhangi bir uzlaşma başvurusunda bulunulmamıştır. Yasal süresinde başvurulduğunda vergi ziyaı cezaları için uzlaşma sağlanması mümkün olacaktır. Bilgilerinize arz ederim. açıklamalarına yer verilmiştir.

3. Kurumumuzun görüş isteme yazısına istinaden, Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan 22/04/2021 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle, “ … Bu hükümlere göre, vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılı içinde, vergi değerini tadil eden sebep bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulmuş ise olayın vuku bulduğu tarihten itibaren üç ay içinde emlakın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye emlak vergisi bildirimi (09/04/2002 tarihinden önce emlak vergisi beyannamesi) verilmesi gerekmektedir. Bildirimin (09/04/2002 tarihinden önce beyanname) süresinde verilmemesi halinde idarece yapılacak tarhiyat sırasında, mükellefiyetin başladığı yıl için usulsüzlük cezası ile vergi ziyaı cezası karşılaştırılarak miktar itibarıyla fazla olan cezanın kesilmesi, verginin zamanında tahakkuk ettirilmediği diğer yıllar için ise vergi ziyaı cezasının kesilmesi gerekmektedir.

3.1. Ayrıca, 213 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında, “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler

zamanaşımına uğrar.” hükmüne yer verilmiştir.

3.2. Bu itibarla, emlak vergisi beyannamesinin/bildiriminin süresinde verilmemesi halinde vergi idarece tarh edilecek ve taşınmazın bildirim dışı bırakıldığının belediyenin bilgisine girdiği tarihi takip eden yıldan itibaren beş yıl içerisinde tarh ve tahakkuku yapılmayan emlak vergileri zamanaşımına uğrayacaktır.

Ancak, taşınmaz bildirim verilmemek suretiyle belediyenin bilgisi dahiline girmediği sürece, söz konusu taşınmaza ait vergi ve cezalar için zamanaşımı süresi işlemeyecektir. Bilgi edinilmesini arz ederim.” açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5.1. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğinin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ıncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,

6. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun:

6.1. “Mevzu” başlıklı 12’nci maddesinde; “ Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsalar bu kanun hükümlerine göre Arazi Vergisine tabidir. Belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazi arsa sayılır. Belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin bu kanuna göre arsa sayılacağı Bakanlar Kurulu kararı ile belli edilir. Aksine hüküm olmadıkça bu kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabiri arsaları da kapsar.” ; “Matrah” başlıklı 17’nci maddesinde, “ Arazi

Vergisinin matrahı arazinin bu kanun hükümlerine göre tespit olunan vergi değeridir.”

6.2. “Verginin tarh ve tahakkuku” başlıklı 21’inci maddesinde, “Arazi vergisi, ilgili belediye tarafından; a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve

Şubat aylarında, b) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerle bildirim verilmesi icabeden hallerde, vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak ayı içinde, vergi değerini tadil eden sebep bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulmuş ve bildirim, vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte, c) 33 üncü maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı hallerde, takdir işlemlerinin yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında, 29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur.”; “Bildirim verme ve süresi” başlıklı 23’üncü maddesinde; “Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde (geçici ve daimi muafiyetten faydalanılması hali dahil) emlâk vergisi bildirimi verilmesi zorunludur. Devlete ait arazi için bildirim verilmez. Bildirimler; …”

6.3. “Bildirim verilmemesi halinde yapılacak işlemler” başlıklı 32’nci maddesinde, “Bildirimin

/

süresinde verilmemesi halinde, vergi idarece tarh edilir. İdarece tarhiyatta her yıla ilişkin vergi değeri, 29 uncu madde hükmü dikkate alınarak hesaplanır.”; “Vergi değerini tadil eden sebepler” başlıklı 33’üncü maddesinde; “ Vergi değerini tadil eden sebepler aşağıda gösterilmiştir: 1. Yeni bina inşa edilmesi (Mevcut binalara ilaveler yapılması veya asansör veya kalorifer tesisleri konulması yeni inşaat hükmündedir.) …”

6.4. “Usul hükümleri” başlıklı 37’nci maddesinde, “Bu Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu

Kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının

Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bu Kanunda geçen “Vergi dairesi” tabiri, belediyeleri ifade eder. …”; “Bina ve arazi vergilerinde zamanaşımı süresinin başlangıcı” başlıklı 40’ıncı maddesinde; “Bildirim dışı kalan bina ve arazinin vergi ve cezalarında zamanaşımı, bu bina ve arazinin bildirim dışı bırakıldığının idarece öğrenildiğı tarihi takip eden yılın başından itibaren başlar.”

7. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun:

7.1. “b) Muhtelif cezayı istilzam etmesi” başlıklı 336 ncı maddesinde; “ Cezayı istilzam eden tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece miktar itibariyle en ağırı kesilir. Usulsüzlük cezası kesilen bir fiil ile vergi ziyaına da sebebiyet verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde, evvelce usulsüzlük cezası kesilmiş olması, bu cezanın ziyaa uğratılan vergiden dolayı kesilmesi gereken vergi ziyaı cezası ile mukayesesine ve noksan kesilen cezanın ikmalina mani değildir

7.2. “Vergi ziayı” başlıklı 341 inci maddesinde; “Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder. Şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair suretlerle verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermek de vergi ziyaı hükmündedir. Yukarıki fıkralarda yazılı hallerde verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması veyahut haksız iadenin geri alınması ceza uygulanmasına mani teşkil etmez.

7.3. “Vergi ziyaı cezası” başlıklı 344 üncü maddesinde; “ 341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır. Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek ceza yüzde elli oranında uygulanır.

7.4. “Usulsüzlüğün tarifi” başlıklı 351 inci maddesinde; “Usulsüzlük vergi kanunlarının şekle ve usule mütaallik hükümlerine riayet edilmemesidir.” , “Usulsüzlük dereceleri ve cezaları” başlıklı 352 nci maddesinde; “Usulsüzlükler, aşağıda yazılı derecelere ve bu kanuna bağlı cetvele göre cezalandırılır.

Usulsüzlük fiili re’sen takdiri gerektirirse, bağlı cetvelde yazılı cezalar iki kat olarak kesilir.”, hüküm ve açıklamalara yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ Av. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Uyuşmazlık konusu, Üsküdar İlçesi Mah. Mevkii pafta ada parsel sayılı tarlaya hissesiyle paydaş olduğunu belirten başvuran, işgal sebebiyle bildirim dışı bırakılmış araziye 1998 yılından bu zamana kadar tahakkuk ettirilen emlak vergisi ve cezasının, Üsküdar Belediyesi tarafından Emlak Vergisi Kanunu 40’ncı maddesine göre iptal edilmesini ve vergi kaydının kısıtlı vergi olarak tesis edilmesini talep etmektedir.

10. Uyuşmazlık konusu hakkında Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazıda belirtildiği üzere;

10.1. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 12 nci maddesinde, Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsaların bu kanun hükümlerine göre arazi vergisine tabi olduğu, belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazinin arsa sayılacağı, aksine hüküm olmadıkça bu kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabirinin arsaları da kapsayacağı; 17 nci maddesinde, arazi vergisinin matrahının arazinin bu kanun hükümlerine göre tespit olunan vergi değeri olduğu; 21 inci maddesinde arazi vergisinin, ilgili belediye tarafından 29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh ve tahakkuk ettirileceği; 23 üncü maddesinde, bu kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılı içinde, vergi değerini tadil eden sebep bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulmuş ise olayın vuku bulduğu tarihten itibaren üç ay içinde emlakın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye emlak vergisi bildirimi (09/04/2002 tarihinden önce emlak vergisi beyannamesi) verilmesinin zorunlu olduğu hüküm altına alınmıştır.

10.2. İlgi Kanunun 32 nci maddesinde, bildirimin süresinde verilmemesi halinde, verginin idarece tarh edileceği, idarece tarhiyatta her yıla ilişkin vergi değerinin, 29 uncu madde hükmü dikkate alınarak hesaplanacağı; 40 ıncı maddesinde, bildirim dışı kalan bina ve arazinin vergi ve cezalarında zamanaşımının, bu bina ve arazinin bildirim dışı bırakıldığının idarece öğrenildiği tarihi takip eden yılın başından itibaren başlayacağı; 37 nci maddesinde, bu Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu Kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında

Kanun hükümlerinin uygulanacağı hükmü yer almaktadır.

10.3. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 341 inci maddesinde, “vergi ziyaı”, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesi olarak tanımlanmıştır. Kanunun

344 üncü maddesinde, 341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde mükellef

veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği, vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek cezanın yüzde elli oranında uygulanacağı; 351 inci maddesinde, usulsüzlüğün vergi kanunlarının şekle ve usule mütaallik hükümlerine riayet edilmemesi olarak tanımlandığı; 352 nci maddesinin birinci derece usulsüzlüklere ilişkin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, vergi ve harç beyannamelerinin süresinde verilmemiş olmasının birinci derece usulsüzlük fiilini oluşturduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun

336 ncı maddesinin birinci fıkrasında da cezayı istilzam eden tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük birlikte

işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece miktar itibarıyla en ağırının kesileceği hükme bağlanmıştır.

10.4. Bu hükümlere göre, vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılı içinde, vergi değerini tadil eden sebep bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulmuş

ise olayın vuku bulduğu tarihten itibaren üç ay içinde emlakın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye emlak vergisi bildirimi (09/04/2002 tarihinden önce emlak vergisi beyannamesi) verilmesi gerekmektedir. Bildirimin (09/04/2002 tarihinden önce beyanname) süresinde verilmemesi halinde idarece yapılacak tarhiyat sırasında, mükellefiyetin başladığı yıl için usulsüzlük cezası ile vergi ziyaı cezası karşılaştırılarak miktar itibarıyla fazla olan cezanın kesilmesi, verginin zamanında tahakkuk ettirilmediği diğer yıllar için ise vergi ziyaı cezasının kesilmesi gerekmektedir.

11. Bu kapsamda, somut olay değerlendirildiğinde; idareden alınan cevabi yazıda, “1319 Sayılı Emlak

Vergi Kanununun 40. maddesinde, bildirim dışı kalan emlak vergilerinde tarh zamanaşımı yönünden geriye dönük süresiz kılmaktadır. Bu sebeple ada, parsel sayılı taşınmazın emlak vergi beyanı, iktisap tarihi itibariyle kısıtlı olarak 1/10 oranında 23.02.2021 tarih ve ayılı ceza ihbarnameleri ile tarh edilerek tebliğ edilmek üzere Hüseyin Güzel YILMAZ’ın adresine tebliğ edilmiştir.” açıklamalarına yer verdiği bu kapsamda, şikayetçinin “vergi kaydının kısıtlı vergi olarak” tesis edilmesi talebinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.

12. Bununla birlikte, uyuşmazlık konusunun esasını teşkil eden emlak vergisi ve cezalarına ilişkin idari işlem hakkında Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan görüş yazısında yer verilen; 213 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasın hükmü kapsamında, “…Bu itibarla, emlak vergisi beyannamesinin/bildiriminin süresinde verilmemesi halinde vergi idarece tarh edilecek ve taşınmazın bildirim dışı bırakıldığının belediyenin bilgisine girdiği tarihi takip eden yıldan itibaren beş yıl içerisinde tarh ve tahakkuku yapılmayan emlak vergileri zamanaşımına uğrayacaktır. Ancak, taşınmaz bildirim verilmemek suretiyle belediyenin bilgisi dahiline girmediği sürece, söz konusu taşınmaza ait vergi ve cezalar için zamanaşımı süresi işlemeyecektir.” yönündeki açıklaması ile birlikte yapılan diğer açıklamalar kapsamında, Üsküdar Belediye Başkanlığı’nca şikayetçi adına tahakkuk ettirilen emlak vergisi ve cezalarına ilişkin işlemlerin yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

13. Yukarıda açıklanan hususlar, başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Üsküdar Belediye Başkanlığı tarafından şikayetçi adına tahakkuk ettirilen emlak vergisi ve cezalarına ilişkin uyuşmazlığın Gelir

İdaresi Başkanlığı’ndan alınan görüş yazısı kapsamında tekrar değerlendirilmesi ve bu kapsamda yeni işlem tesis edilmesi gerektiği tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

14. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idarelerden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

15. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu

Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul

Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre, ŞİKAYETİN

KABULÜNE;

Şikayetçi adına tahakkuk ettirilen emlak vergisi ve cezalarına ilişkin uyuşmazlığın Gelir İdaresi

Başkanlığı’ndan alınan görüş yazısı kapsamında tekrar değerlendirilmesi ve bu kapsamda yeni işlem tesis edilmesi için ÜSKÜDAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın Başvurana ve Üsküdar Belediye Başkanlığı’na tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Üsküdar Belediye Başkanlığı’nca bu

karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi