ÖZET: Bu karar, başvuranın isim denklik belgesinde yer alan ‘önceki adı’ ve ‘önceki soyadı’ bölümünün düzeltilmesi talebine ilişkindir. Başvuran, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını kazanmadan önceki ad ve soyadının resmi belgelerde yer aldığını, ancak idare tarafından verilen isim denklik belgesinde bu bilgilerin yanlış yazıldığını iddia etmektedir. İlgili mevzuat uyarınca, nüfus kaydına ilişkin düzeltmelerin yalnızca maddi hatalar kapsamında yapılabileceği belirtilmiştir. İdare, başvuranın evlenme akdi sırasında oluşturulan kayıtları esas alarak tescil işleminin gerçekleştirildiğini ve tescil sırasında herhangi bir hata bulunmadığını ifade etmiştir.

Kararda, başvuranın iddiaları ve idarenin açıklamaları dikkate alındığında, isim denklik belgesinde yer alan bilgilerin düzeltilmesine yönelik talebin hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır. Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince, dayanak belgelerdeki bilgilerin aile kütüğüne işlenmesi sırasında bir maddi hata olmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla, başvurunun reddine karar verilmiştir. Bu durum, idarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğunu göstermektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/5911-S.22.8996

BAŞVURU NO : 2021/19837

KARAR TARİHİ : 29/04/2022

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL

MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : İsim denklik belgesinde düzeltme yapılması talebi hakkındadır

BAŞVURU TARİHİ : 19/11/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi vekili tarafından Kurumumuza verilen dilekçede özetle; müvekkili ’in

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını kazanmadan önce Azerbaycan Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu, Azerbaycan Cumhuriyeti vatandaşlığına mensup olduğu dönemde ülkemizde eğitim almak için geldiğini ve

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olduğunu, müvekkile ait lisans diploması üzerindeki bilgilerden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını kazanmadan önceki adının olduğunu ve müvekkile ait pasaportta da adının olduğunun anlaşıldığını,

1.1. Müvekkilinin 2013 yılında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ile evlendiğini ve 2018 yılında da Türkiye

Cumhuriyeti vatandaşlığına geçtiğini, Türk vatandaşlığına geçen müvekkilinin günlük ve resmi hayatında zorluk çekmemek için Azerbaycan Cumhuriyeti vatandaşlığına mensup olduğu zamandaki ismini ve soy ismini değiştirdiğini,

1.2. ‘İsim denklik belgesi’nde müvekkilinin önceki adının ve önceki soy adının olarak kayda geçtiğinin anlaşıldığını, halbuki T.C. vatandaşı olmadan önceki ismi resmi belgelerde olarak yer aldığını,

1.3. Müvekkiline idarece verilen isim denklik belgesinde önceki adının ve önceki soy adının yanlış yazılmış olması nedeniyle, T.C. vatandaşlığını kazanmadan önceki sahip olduğu belgeleri (diploma, pasaport vb.)

kullanamadığını ve hak kaybı neticesinde mağduriyet yaşadığını,

1.4. Bu durum üzerine T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne düzeltme talebinde bulunulduğunu, idarenin 04.10.2021 tarihinde tebliğ aldığı başvuru taleplerine herhangi bir dönüş yapılmadığını, Bakanlık tarafından başvurunun tebliğ alındığı tarihten itibaren 30 günü aşkın süredir cevap alınamadığı için işbu kez Kurumumuza başvurma zorunluluğumuz doğduğunu ifade ve iddia ederek,

1.5. Müvekkiline idare tarafından verilen isim denklik belgesinde yer alan ‘önceki adı’ bölümünün ve ‘önceki soy adı’ bölümünün olarak düzeltilmesini ve talepleri doğrultusunda düzenlenen isim denklik belgesinin bir örneğinin taraflarına verilmesini talep etmektedir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla 14/01/2022 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi-belge talebinde bulunulmuş olup,

2.1. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden alınan 11/03/2022 tarih ve sayılı yazıda özetle; “ İlgide kayıtlı yazınız ve ekindeki dilekçe incelenerek sorulan hususlarla ilgili aşağıda açıklama yapılmıştır.

Bir Türk vatandaşı evlenen yabancı uyruklu kişinin evlenme işlemleri evlenme akdi sırasında ibraz ettiği evlenme ehliyet belgesi, Pasaport vb. belgelere göre gerçekleştirilmekte ve ibraz edilen belgelere istinaden

“Evlenme Bildirim Formu” düzenlenmektedir, Türk vatandaşı eşin nüfus kaydına ise …. Uyruklu … ile evlidir.” şeklinde açıklama yapılmaktadır.

1) 5901 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 16’ncı maddesi uyarınca Türk vatandaşlığını kazanmak

isteyen ‘nın Türk vatandaşlığını kazanma başvurusunda ibraz ettiği pasaport örneğinde adının ” ” soyadının ” ” olduğu İstanbul Azerbaycan

Başkonsolosluğundan alınan ve bir örneği ekte gönderilen belgede ve nın aynı kişiler olduğunun teyit edildiği anlaşılmış olup, evlenme akdi sırasında oluşturulan kayıtlar esas alınarak olarak aile kütüklerine tescil işlemi gerçekleştirilmiştir.

2) ‘nın vekili Av. ’nin konu hakkındaki ilgi (a)’da kayıtlı dilekçesine

cevaben tescil işlemi sırasında yapılan maddi bir hata bulunmadığı belirtilerek talep edilen düzeltmenin yapılamadığı belirtilmiştir.

3) Adı geçen hakkında belirtilen hususlara ilişkin yargıya intikal etmiş veya sonuçlanmış herhangi bir

davanın Genel Müdürlüğümüze iletilmediği anlaşılmıştır.” açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek

ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. … Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğinin “Karar verme süresi” başlıklı 36. maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,

6. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun;

6.1. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde; “ (1) Bu Kanunda geçen; … d) Aile: Aynı soydan olup, bir aile sıra numarası altında kayıtlı olan kişiler ile onların eş ve çocuklarını, e) Aile kütüğü: Nüfus olaylarına ilişkin kayıtların kâğıt veya elektronik ortamda tutulduğu kütüğü,… ğ) Dayanak belgesi: Aile kütüğüne işlenen nüfus olaylarının dayanağı olan form, tutanak, mahkeme kararı, noter senedi, doğum veya ölüm raporu gibi resmî belgeler ile bunların yedeklerini, …”

6.2. “Aile kütüklerinde bulunması gereken kişisel bilgiler” başlıklı 7’nci maddesinde; “ (1) Her mahalle veya köy için ayrı aile kütüğü tutulur. Aile kütüklerinde aşağıdaki bilgiler bulunur: a) Türkiye

Cumhuriyeti kimlik numarası. b) Kayıtlı bulunduğu il, ilçe, köy veya mahalle adı ile cilt, aile ve birey sıra numarası. c) Kişinin adı ve soyadı, cinsiyeti, baba ve ana adı ile soyadları, evli kadınların önceki soyadları.

ç) Doğum yeri ile gün, ay ve yıl olarak doğum tarihi ve kütüğe kayıt tarihi. d) Evlenme, boşanma, soybağının kurulması veya reddi, ölüm, vatandaşlığın kazanılması veya kaybedilmesi gibi kişisel durumda meydana gelen değişiklik veya yetkili makamlarca yapılan düzeltmeler. …”

6.3. “Kayıt düzeltilmesi” başlıklı 35’nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında; “(1) Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir.”

6.4. “Maddi hatalar” başlıklı 38’nci maddesinde; “ (1) Bu Kanunun 7 nci maddesinde sayılan aile kütüklerine tescil edilmesi gereken bilgilerden; dayanak belgesinde bulunduğu halde nüfus kütüklerine hatalı veya eksik olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgiler veya mükerrer kayıtlar maddî hata kapsamında değerlendirilir. Bu tür maddî hatalar Genel Müdürlükçe ya da nüfus müdürlükleri tarafından düzeltilir veya tamamlanır.”

7. Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin “Denklik belgesi” başlıklı 75’inci maddesinde; “(1) Türk vatandaşlığını sonradan kazanmış kişilerin Türkçe ad ve soyadı seçmeleri halinde önceki ad ve soyadları nüfus kayıtlarına işlenir. (2) Türk vatandaşlığını sonradan kazanan kişilere talepleri halinde; nüfus kayıtlarına dayanılarak önceki ad ve soyadlarını gösteren denklik belgesi Genel

Müdürlükçe veya nüfus müdürlüklerince düzenlenir. (3) Türk vatandaşlığını kazananların önceki ad ve soyadlarının nüfus kayıtlarında bulunmaması halinde; varsa kişinin Genel Müdürlükte bulunan dosyasındaki belgeler esas alınarak Türk vatandaşlığını kazanmadan önceki ad ve soyadının nüfus kaydına işlenmesi sağlanır ve buna dayanılarak denklik belgesi Genel Müdürlükçe veya nüfus müdürlüklerince düzenlenir. (4) Dosyasındaki belgelerin yeterli olmaması halinde mevcut pasaport, doğum belgesi gibi

kişinin Türk vatandaşlığını kazanmadan önceki ad ve soyadını gösterir belge ile dosyasındaki bilgilerin karşılaştırılması sonucu, aynı kişi olduğuna kanaat getirilmesi halinde Türk vatandaşlığını kazanmadan önceki ad ve soyadının nüfus kaydına işlenmesi sağlanır ve buna dayanılarak denklik belgesi Genel

Müdürlükçe veya nüfus müdürlüklerince düzenlenir. (5) Denklik belgesi için başvuran kişinin Genel

Müdürlükteki dosyasına ulaşılamaması ya da kişinin ibraz ettiği belgelerle dosyasındaki bilgilerin karşılaştırılması sonucu aynı kişi olduğuna kanaat getirilememesi halinde talep reddedilir.”

8. Nüfus Hizmetleri Uygulama Yönetmeliğinin “Maddi hata” başlıklı 41’inci maddesinde, “ (1) Aile kütüklerine tescil edilmesi gereken bilgilerden; dayanak belgesinde bulunduğu halde nüfus kütüklerine hatalı veya eksik olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgiler veya mükerrer kayıtlar maddi hata kapsamında değerlendirilir. Bu tür maddi hatalar Genel Müdürlük ya da dayanak belgesinin bulunduğu nüfus müdürlükleri tarafından düzeltilir. (2) Dayanak belgelerindeki bilgilerin aile kütüklerine işlenmesi sırasında yapılmış bir maddi hata söz konusu değil ise aile kütüğünün herhangi bir kaydında düzeltme veya değişiklik, mahkeme kararı ile yapılır. (3) Genel Müdürlük tarafından gerekli görülmesi halinde, dış temsilciliklere kendi yaptıkları iş ve işlemlerle sınırlı olarak maddi hataları düzeltme yetkisi verilebilir.”

hüküm ve açıklamalara yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ Av. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10. Şikayetçi vekili iş bu Kararın 1. Nolu paragrafında, “I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı bölümünde yer verilen gerekçelere istinaden özetle, müvekkiline idare tarafından verilen isim denklik belgesinde yer alan ‘önceki adı’ bölümünün ve ‘önceki soyadı’ bölümünün olarak düzeltilmesini ve talepleri doğrultusunda düzenlenen isim denklik belgesinin bir örneğinin taraflarına verilmesini talep etmektedir.

11. 5490 sayılı Kanun hükümleri uyarınca; nüfus kaydına ilişkin kimi işlemlerin yargısal, kimi işlemlerinde idari kararlarla yapılması esası benimsenmiştir. 5490 sayılı Kanun’un 35’nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hataların nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltileceği ve aynı Kanun’un 38’nci maddesinde; aile kütüklerine tescil edilmesi gereken bilgilerden; dayanak belgesinde bulunduğu halde nüfus kütüklerine hatalı veya eksik olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgiler veya mükerrer kayıtların maddî hata kapsamında değerlendirileceği, bu tür maddî hataların Genel Müdürlükçe ya da nüfus müdürlükleri tarafından düzeltileceği veya tamamlanacağı yönündeki düzenlemelere yer verilmiştir.

12. İsim denklik belgesinin: Türk vatandaşlığını kazanmadan önceki ad ve önceki soyad bilgilerini gösterir belge olduğu; aile kütüğünün, nüfus olaylarına ilişkin kayıtların kâğıt veya elektronik ortamda tutulduğu kütük olduğu; dayanak belgesinin, aile kütüğüne işlenen nüfus olaylarının dayanağı olan form, tutanak, mahkeme kararı, noter senedi, doğum veya ölüm raporu gibi resmî belgeler ile bunların yedekleri olduğu, şeklinde tanımlamalar ilgili mevzuatta yer almıştır.

13. Uyuşmazlık konusu somut olayda; şikayetçi vekilinin özetle, müvekkile ait lisans diploması ve pasaportta müvekkilinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını kazanmadan önceki ad ve soyadının olduğunu, müvekkilinin 2013 yılında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ile evlendiğini ve 2018 yılında da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçtiğini ve Azerbaycan Cumhuriyeti vatandaşlığına mensup olduğu zamandaki ismini ve soy ismini değiştirdiğini, müvekkiline idarece verilen isim denklik belgesinde önceki ad ve soyadının yanlış yazıldığını, isim denklik belgesinde müvekkilinin önceki adının , önceki soyadının ise olarak kayda geçtiğinin anlaşıldığını, halbuki T.C. vatandaşı olmadan önceki isminin resmi belgelerde olarak yer aldığı iddiası ve buna bağlı isim denklik belgesinde yer alan ‘önceki adı’ bölümünün ve ‘önceki soy adı’ bölümünün olarak düzeltilmesi talebi karşısında,

13.1. İdare tarafından şikayetçi hakkında; evlenme akdi sırasında oluşturulan kayıtlar esas alınarak olarak aile kütüklerine tescil işleminin gerçekleştirildiği, bununla birlikte şikayetçi vekilinin dilekçesine istinaden verilen cevapta, tescil işlemi sırasında yapılan maddi bir hata bulunmadığı belirtilerek talep edilen düzeltmenin yapılamadığı hususlarının belirtildiği ayrıca, idarenin cevabi yazısı ekinde yer verilen, İstanbul Azerbaycan Başkonsolosluğundan alınan ve ‘nın aynı kişiler olduğunun teyit eden belge ile birlikte Kartal Nüfus Müdürlüğü tarafından 06/06/2017 tarihinde verilen ‘Aile Cüzdanı’nda başvuranın ‘Adının’: , ‘Evlenmeden Önceki Soyadının’: olarak yazılı olduğunu bildirdiği tespit edilmiştir. Bu noktada başvuran 2018 yılında Türk Vatandaşı olduğunda ismi, hataen kayıtlarda farklı yer almış değildir. Aile Cüzdanındaki kayıtlarda bu isim yer almaktadır.

14. Şikayet edilen idarenin evlenme akdi sırasında oluşturulan kayıtları esas alarak aile kütüğüne tescil işleminin gerçekleştirildiği yönündeki açıklaması ve buna ilişkin belgeler göz önüne alındığında, yasal mevzuat uyarınca aile kütüğüne tescil edilmesi gereken bilgilerden; dayanak belgesinde bulunduğu halde nüfus kütüklerine hatalı veya eksik olarak tescil edilen bilgilerin maddi hata kapsamında Genel Müdürlük ya da dayanak belgesinin bulunduğu nüfus müdürlükleri tarafından düzeltilebileceği, ancak dayanak belgelerindeki bilgilerin aile kütüklerine işlenmesi sırasında yapılmış bir maddi hata söz konusu değil ise aile kütüğünün herhangi bir kaydında idare tarafından düzeltme veya değişiklik yapılamayacağı hususu dikkate alındığında, uyuşmazlık konusu işlemde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

15. Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusu hakkında ilgili idare tarafından tesis edilen idari işlemde hukuka aykırılık tespiti yapılamamıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

16. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

17. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu “Ret

Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlem ya da eylemine karşı (varsa) dava açma

süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURAN VEKİLİNE ve NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL

MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi