|
ÖZET: Başvuru, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne ait su faturalarının iptali ve yeniden hesaplanması talebiyle yapılmıştır. Şikayetçi, pandemi döneminde kapalı olan kantin işletmesinin su aboneliğinin sonlandırılmadığını, bu nedenle yüksek tutarda iki fatura aldığını belirtmiştir. Faturaların iptal edilmesini ve su kaçakları için uygulanan üst limitten yararlanarak iade talep etmiştir. İdare, abonenin iç tesisatındaki kaçak nedeniyle yüksek fatura tahakkuk ettiğini, işyeri aboneliklerinde üst limit uygulamasının bulunmadığını ve fatura tebliğ yönteminin mevzuata uygun olduğunu savunmuştur.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruya ilişkin inceleme yaparak, İSKİ’nin uygulamalarının hukuka uygun olduğunu tespit etmiştir. Abonenin, işyerini kapattıktan sonra aboneliğini iptal ettirmemesi ve fatura tebliğ yöntemine dair herhangi bir talepte bulunmaması nedeniyle idarenin kusurlu bir davranış sergilemediği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, şikayetçinin fatura tebliği için sms talebinde bulunduğuna dair bir kanıt sunamadığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve bu kararın ilgili taraflara tebliğ edilmesi kararlaştırılmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/2809-S.22.4255
BAŞVURU NO : 2021/16670
KARAR TARİHİ : 01/03/2022
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜ
Şikâyetçinin, su faturalarının iptal edilmesine ve fatura tutarlarının
BAŞVURUNUN KONUSU :
yeniden hesaplanmasına ilişkin talepleri hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 30/09/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikayetçi tarafından 30.09.2021 tarihinde yapılan başvuruda özetle;
1.1. Pendik Öğretmenevleri İlkokulu’nda kantin işletmeciliği faaliyeti yapmak için “işyeri abonelik” kaydı ile su abonesi olduğunu, pandemi sürecinde okulların kapatıldığı ve yarı zamanlı açıldığı dönemlerde idari tedbir kararıyla okul kantinlerin ticari faaliyetlerinin tatil edildiğini, bu dönemin uzaması üzerine 2020 yılının Aralık ayında işyerinin kapanışını yaptığını, akabinde kantin işletmeciliği faaliyetinin feshi için adı geçen okula dilekçe verdiğini, ancak ilgili dönemde yeni ihale yapılmasının idari kararlar ile yasaklanması nedeniyle başvurusuna idarece bir cevap verilmediğini düşündüğünü, hem bu belirsizlik hem de kantin demirbaş tesliminde tesisatın çalışıp çalışmadığının kontrol edilebileceği düşüncesiyle işyerini kapatmasına rağmen işyerinin su aboneliğini sonlandırmadığını, 1.2. Söz konusu okulun dış anahtarının değişmesi, küçük bebeği olması ve eşinin çalıştığı için mesai saatlerinde okula gidememesi sebepleriyle bahsi geçen kantini kontrole gidemediğini, 2021 yılının Ağustos ayında okula gittiklerinde 2021 yılının Temmuz dönemine ilişkin olarak yaklaşık 2.000 TL’lik su faturası geldiğini öğrendiklerini, hemen kantini açtıklarını ve su kaçağının olduğunu fark ettiklerini, konuyla ilgili gerekli tedbirleri aldıklarını, ancak bir önceki faturanın kesildiği tarihten tedbir aldıkları tarihe kadar geçen döneme ilişkin olarak 2000 TL tutarında yeni bir su faturası daha geldiğini, bu iki su faturası için toplamda 4000 TL tutarında bir ödeme yapmak zorunda kaldığını, 1.3. Normalde ev tipi ve idari nedenlerle kullanılan yerlerde su kaçaklarına önlem için faturaya üst limit uygulandığını, ancak işyeri aboneliklerinde böyle bir hakkın bulunmadığını, ancak idari ve fiili olarak
aboneliğinin ticari tip abone olmaktan çıktığını, işyeri abonelik tipinin bahse konu üst limit uygulaması dışında bırakılmasının idarenin kusurlu bir işlemi olduğunu, diğer taraftan İSKİ’nin kısa mesaj (sms)
yoluyla su kesintileri bildirirken (örneğin Enerjisa gibi) fatura tutarını bildirmediğini, kantininin ilgili dönemde kapalı olması, pandemi koşulları ve idari tedbirler dikkate alındığında sayaç okumak suretiyle yapılan faturalandırma işleminin bir fatura tebliğ yöntemi olmaktan çok uzak olduğunu, başvuruya konu ettiği ilk faturanın sms ile kendisine tebliğ edilmiş olması halinde ikinci faturayı ödemek zorunda kalmayacağını, bu kapsamda idarenin fatura tebliğ yönteminin kusurlu olduğunu iddia ve ifade ederek, 1.4. Başvuruya konu ettiği her iki faturanın da iptal edilmesini, su faturalarında su kaçaklarına önlem için uygulanan üst limitten yararlandırılması suretiyle mahsuplaşma sonrası kalan bedelin tarafına iade edilmesini, bu talebi uygun görülmez ise İdarede bulunan iletişim bilgileri, pandemi koşulları ve teknolojik imkanlar gözetilmeden tarafına bir tebligat yapılmaması ve bu konuda idarenin kusurlu olması nedeniyle tarafına gelen ikinci faturanın iptal edilmesini ve bu fatura tutarının tarafına iadesini talep etmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzca verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun tespiti amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18 inci maddesi hükmü uyarınca ilgili idareden bilgi belge talep edilmiştir. İstanbul Su ve Kanalizasyon
İdaresi Genel Müdürlüğünün 09/11/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısı eklerinde özetle;
2.1. Abonenin iç tesisatta meydana gelen kaçak nedeniyle 2021/07 – 2021/08 dönem faturalarının yüksek tutarda tahakkuk ettiği, 2020/06-2021/06 dönemleri arasında su sayacında kayda değer bir ilerlemenin olmadığı, abonenin su aboneliğini ilgili dönemlerde kapattırmadığı ve abonenin su sayacından su geçtiği için yapılan faturalandırma işleminin doğru olduğu,
2.2. Abone tarafından konuyla ilgili olarak Şube Müdürlüklerine 23.08.2021 tarihinde no.lu dilekçe ile müracaat edildiği, bu başvuruya 01.09.2021 tarihli cevap verildiği,
2.3. İlgili abonelik sözleşmesi uyarınca abonenin işyeri grubuna dahil olduğu, işyerlerinde meydana gelen gizli tesisat kaçaklarının İSKİ Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliği’nin 24/d maddesindeki hüküm kapsamı dışında tutulduğu, ayrıca işyerlerindeki su birim fiyatı sabit oranlı olduğundan herhangi bir üst limit uygulaması vb. bir uygulamanın bulunmadığı,
2.4. İSKİ Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliği’nin 24/d maddesinde; gizli su kaçaklarında hangi aboneliklere indirim yapılacağı hususunun açıkça belirtildiği, işyeri aboneliklerinin madde metni dışında tutulduğundan şikayetçinin faturalarında herhangi bir indirim yapılamadığı,
2.5. İSKİ Abone Hizmetleri Uygulama Yönergesi 17 nci maddesinde “su sayaçları İdare tarafından belirlenen zamanlarda okunur ve faturaların bırakılacağı” hususunun belirtildiği, her bir faturanın borç bildirimi niteliğinde olduğu, aboneye ait su sayacının 30.07.2021 tarihinde okunduğu ve faturasının bırakıldığı, ancak ilgili yer işyeri (okul kantini) olduğundan ve okulların kapalı olması nedeniyle abonenin işyerine gitmediği için faturayı bulamamış olabileceği, ayrıca abonenin İSKİ’nin internet sitesine girerek fatura tercihini sms veya mail olarak seçebildiği,
2.6. Su sayacından sonraki tüm hatlar iç tesisat olduğu için meydana gelebilecek tüm arızalardan abonelerin sorumlu olduğu,
2.7. İdarelerince yapılan iş ve işlemlerde ilgili mevzuat hükümlerine bir aykırılık bulunmadığı,
hususları belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler. …”,
“Mülkiyet hakkı” kenar başlıklı 35 nci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, “İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği” başlıklı 123 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında; “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.”,
“Yönetmelikler” başlıklı 124 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.”,
“Mahalli İdareler” başlıklı 127 nci maddesinde; “… Mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir. …”,
4. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün
“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1 inci maddesi; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”,
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, “İnceleme ve araştırma” başlıklı 20 inci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Kurum, inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,
6. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7 inci maddesinde; “Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır: … r) Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak. …” ,
7. 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanunun, “Görev ve yetkiler” başlıklı 2 nci maddesinde; “İSKİ’nin görev ve yetkileri şunlardır: a)
İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek, …
d) Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak, …”, Ek 5 inci maddesinde; “Bu Kanun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanır.”,
8. İSKİ Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliğinin 24 üncü maddesinin 1 inci maddesinin (d) bendinde;
“d. İdare adına su sayaçlarının ölçüm, denetim ve test hizmeti ve bu çalışmaların sonuçlarının raporlanması ile görevli, yetkili ve sorumlu İdare birimi tarafından yapılan ölçüm ve testler neticesinde düzenlenen test raporuna göre normal çalıştığı tespit edildiği halde; abonenin fiili kullanımı sonucunda oluşmayan, iç tesisatlardaki gizli su kaçaklarından meydana gelen ve genel tüketim averajının 10 (on) katı ve 10 (on) katından daha fazla tutarlı tahakkuk eden;
1) Yönetmeliğin 7 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b)bendindeki birim sayısı bir ev olan bağımsız
konut abonelerin,
2) Yönetmeliğin 15 inci maddesindeki kamu idarelerinin ve kamu tüzel kişilikleri sayılan abonelerin,
3) Yönetmeliğin 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (e),(f),(h) bendinde sayılan özel tarife uygulanacak
abonelerin,
Aboneliklerinin ait olduğu bina ve/veya yerdeki iç tesisatta meydana gelen su kaçağının ve su kaçağının giderilmesine yönelik tedbirlerin abone tarafından alındığının en az 3 (üç) kişilik heyet marifetiyle tespit edilmesi halinde, iç tesisattaki gizli su kaçağı neticesinde oluşmuş yüksek meblağlı fatura iptal edilerek; 3 bunun yerine bir yıllık genel su tüketim averajı oluşmamış veya genel averajı 0,33 m /gün altında olan 3 yerlerde su tüketim averajı 0,33 m /gün olarak, 0,33 m3/gün ve üzerinde olan yerlerde ise hesaplanan genel averaja tekabül eden su birim fiyatı üzerinden 10 (on) katı tutarlı fatura, abone hesabına tahakkuk ettirilir.”,
9. Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliğinin, “Ödeme bildirimi” başlıklı 19 uncu maddesinde; “(1) Satıcı veya sağlayıcı, her bir tüketim dönemi sonunda tüketicinin ödeyeceği hizmet bedelini içeren bir ödeme bildirimi düzenlemek zorundadır. ,,,”, “Ödeme bildiriminin gönderimi” başlıklı 20 nci maddesinde; “(1) Satıcı veya sağlayıcı ödeme bildirimini, son ödeme tarihinden en az yedi gün önce tüketiciye gönderir.
Tüketicinin tercih etmesi halinde, ödeme bildirimi tüketiciye kalıcı veri saklayıcısı ile de gönderilebilir. (2)
Ödeme bildiriminin gönderilmesine ilişkin masrafların tüketici tarafından karşılanması talep edilemez.”,
10. İSKİ Abone Hizmetleri Uygulama Yönergesinin,
10.1. “Tahakkuk işlemlerine ilişkin genel hükümler” başlıklı 17 nci maddesinde; “(1) Abonelerin su ve atık su tüketimleri aylık dönemler halinde tahakkuk ettirilir. Tahakkuk sürelerinde değişiklik yapmaya Yönetim
Kurulu yetkilidir. (2) Bütün abonelerin sayaçları, İdare tarafından belirlenen zaman periyotlarında ve gruplar halinde iş programında öngörülen okuma takvimi çerçevesinde okunur ve İSKİ Abone Hizmetleri
Tarife ve Uygulama Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak faturalandırma işlemi yapılır. (3) Belirlenen iş programı çerçevesinde okuma, faturalandırma ve dağıtım işlemleri gerçekleştirilir. Bu hususlarla ilgili detay uygulama esasları yayımlanacak iç genelge ve talimatlarla düzenlenir.”,
10.2. “Tahakkuk programı, fatura basımı esasları” başlıklı 19 uncu maddesinde; “(1) İSKİ Abone
Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliğindeki tahakkuk esaslarına uygun yazılım programları, Bilgi
İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanır ve buna uygun faturalandırma yapılır. (2) Okuma esnasında düzenlenen dönem faturaları veya uzaktan okuma yöntemi ile okunan yerlerin faturaları mahalline teslim edilir. (3) Dönem faturalarını dijital ortamda veya SMS yöntemi ile talep eden abonelerin elektronik veya iletişim ortamında faturaları iletilir. Dijital ortamda fatura talep eden abonelere fiziki ortamda fatura bırakılmaz.”,
11. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin 11/05/1980 tarihinde kabul edilen İdari Takdir Yetkisinin
Kullanılmasına İlişkin R(80) 2 Sayılı Tavsiye Kararının “Tavsiye Kararına Ek Takdir Yetkisinin
Kullanılmasında Uygulanacak Temel İlkeler” bölümünde; “Takdir yetkisini kullanan bir idari makam; (1) Yetkinin veriliş amacından başka amaç güdemez. (2) Yalnızca olaya ilişkin öğeleri hesaba katarak nesnelliğe ve tarafsızlığa uyar. (3) Hakkaniyete uymayan ayırımcılığı önleyerek yasa önünde eşitlik ilkesini gözetir. (4) İşlemin amacıyla, kişilerin hakları, özgürlükleri veya menfaatleri üzerindeki olumsuz etkileri arasında uygun bir denge sağlar. (5) İşlemi, her somut olaya göre belirlenen makul bir süre içinde yapar.
(6) Genel idari ilkeleri tutarlı bir şekilde uygular ve aynı zamanda her olayın özelliklerini göz önünde tutar.
“,
12. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Komitenin İyi İdare Konusunda Üye Devletlere
CM/Rec2007) 7 sayılı Tavsiye Kararı’nın ekindeki İyi İdare Yasası’nda; “İdare yasaya uygun faaliyette bulunur. Takdir yetkisini kullandığında da keyfi kararlar alamaz… Yetkilerini ve işleyiş yöntemlerini düzenleyen kendi iç düzen kurallarına uygun davranır. … İdare eşitlik ilkesine uyar. … Yalnızca ilgili verileri dikkate alarak nesnel biçimde davranır. … İdare takdir yetkisi kullandığında, kararının özel kişilerin hak ve çıkarları üzerindeki her türlü olumsuz etkisi ile takip edilen amaç arasında uygun bir denge kurar. Alınan hiç bir önlem aşırı olmamalıdır. … İdare hukuki kesinlik ilkesine uygun faaliyette bulunur.
…” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
13. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. Şikayetçi özetle, bir dönem işletmiş olduğu ve daha sonra kapattığı ancak aboneliği sonlandırmadığı, kantindeki su kaçağı nedeniyle kendisine yüksek tutarda su faturası geldiğini, ev tipi aboneliklerde su kaçaklarına önlem için faturaya üst limit uygulaması getirildiğini, işyeri aboneliklerinde bahse konu üst limit uygulamasının yapılmadığını, bu uygulamanın işyeri aboneliklerinde uygulanmış olsa idi kendisine bu kadar yüksek tutarda su faturası gelmeyeceğini, işyeri abonelik tipinin bahse konu üst limit uygulaması dışında bırakılmasının idarenin kusurlu bir işlemi olduğunu iddia ederek, bu kapsamda başvuruya konu ettiği her iki faturanın da iptal edilmesini ve su faturalarında su kaçaklarına önlem için uygulanan üst limitten yararlandırılması suretiyle mahsuplaşma sonrası kalan bedelin tarafına iade edilmesini talep
etmekte, bu talebi kabul edilmemesi halinde ise ilgili dönemde işyerinin kapalı olması ve söz konusu dönemde pandemi koşullarının geçerli olması nedeniyle, sayaç okumak suretiyle yapılan faturalandırma işleminin bir fatura tebliğ yöntemi olmadığını, faturalarla ilgili olarak kendisine sms yolu ile bilgilendirme yapılmadığını, sms ile kendisine tebliğ edilmiş olması halinde başvuruya konu ettiği ikinci faturayı ödemek zorunda kalmayacağını ve tebliğ yönteminde idarenin kusurlu olduğunu iddia ederek tarafına gelen ikinci faturanın iptal edilmesini ve bu fatura tutarının tarafına iadesini talep etmektedir.
15. İlgili İdarece, abonenin iç tesisatta meydana gelen kaçak nedeniyle 2021/07 – 2021/08 dönem faturalarının yüksek tutarda tahakkuk ettiği, abonenin su aboneliğini ilgili dönemlerde kapattırmadığı ve abonenin su sayacından su geçtiği için yapılan faturalandırma işleminin doğru olduğu, İSKİ Abone
Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliği’nin 24/d maddesinde gizli su kaçaklarında hangi aboneliklerde indirim yapılacağı hususunun belirtildiği, işyeri tarifesi uygulanacak aboneliklerin bu madde hükmü dışında tutulduğu, bu nedenle şikayetçiye fatura indirimi yapılamadığı, su sayacından sonraki tüm hatlar iç tesisat olduğu için meydana gelebilecek tüm arızalardan abonelerin sorumlu olduğu, abonenin su sayacının ilgili dönemde okunduğu ve işletmenin bulunduğu adrese faturasının bırakıldığı, ayrıca abonelerin İSKİ’nin internet sitesine girerek fatura tercihini sms veya mail olarak seçebildiği hususlarını belirterek, tüm bu durumlar dikkate alındığında İdarelerince yapılan iş ve işlemlerde ilgili mevzuat hükümlerine bir aykırılık bulunmadığı hususları belirtilmiştir.
16. Somut olayda başvuruya konu edilen faturaların, 2021/07 dönemine (son okuma tarihi 30.07.2021 ve fatura tutarının 2.025,00 TL olan) ve 2021/08 dönemine (son okuma tarihi 19.08.2021 ve fatura tutarının 2.038,00 TL olan) ilişkin olduğu ve bu tutarların şikayetçi tarafından kredi kartıyla ödendiği, şikayetçinin, söz konusu faturaların su kaçağında kaynaklanan yüksek tutarda geldiğinden bahisle Kurumumuza başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır.
17. Şikayetçi, ev tipi aboneliklerde uygulanan üst limit uygulamasının işyeri aboneliklerinde uygulanmış olsa idi kendisine bu kadar yüksek tutarda su faturası gelmeyeceğini iddia etmekte olup, şikayetçinin bu iddiası kapsamında; söz konusu üst limit uygulamasıyla ilgili mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
18. İSKİ Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliği’nin 24 üncü maddesinin 1 inci maddesinin (d) bendinde; İdare adına su sayaçlarının ölçüm, denetim ve test hizmeti ve bu çalışmaların sonuçlarının raporlanması ile görevli, yetkili ve sorumlu İdare birimi tarafından yapılan ölçüm ve testler neticesinde düzenlenen test raporuna göre normal çalıştığı tespit edildiği halde; abonenin fiili kullanımı sonucunda oluşmayan, iç tesisatlardaki gizli su kaçaklarından meydana gelen ve genel tüketim averajının
10 (on) katı ve 10 (on) katından daha fazla tutarlı tahakkuk eden; Yönetmeliğin 7 inci maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (b)bendindeki birim sayısı bir ev olan bağımsız konut abonelerin, Yönetmeliğin 15 inci maddesindeki kamu idarelerinin ve kamu tüzel kişilikleri sayılan abonelerin, Yönetmeliğin 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (e),(f),(h) bendinde sayılan özel tarife uygulanacak abonelerin, aboneliklerinin ait olduğu bina ve/veya yerdeki iç tesisatta meydana gelen su kaçağının ve su kaçağının giderilmesine yönelik tedbirlerin abone tarafından alındığının en az 3 (üç) kişilik heyet marifetiyle tespit edilmesi halinde, iç tesisattaki gizli su kaçağı neticesinde oluşmuş yüksek meblağlı fatura iptal edileceği belli bir hesaplama üzerinden yeni bir tahakkuk yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
19. Söz konusu Yönetmelik hükümlerinden anlaşılacağı üzere; bağımsız konut aboneleri, kamu idarelerinin ve kamu tüzel kişilikleri sayılan aboneleri, özel tarife uygulanacak aboneleri olarak sayılmak suretiyle üst limit uygulamasından faydalanacak abonelik tipleri madde metninde açıkça belirtilmiş olup, bu abonelik tipleri arasında şikayetçinin dahil bulunduğu işyeri aboneliğinin
bulunmadığı anlaşmıştır. Şikayetçi, söz konusu Yönetmelik hükmünün kapsamına işyeri abonelik tipinin dahil edilmemesi (işyeri aboneliklerinin bahse konu üst limit uygulaması dışında bırakılması) durumunun, İdarenin kusurlu bir işlemi olduğunu iddia etmektedir. Bu kapsamda söz konusu Yönetmelikle getirilen düzenlemenin hukuka uygun olup olmadığı hususunun öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir.
20. Anayasanın 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.” hükmü yer almaktadır. Bu maddede yer alan düzenleme, idarenin kanuniliği ilkesine vücut vermektedir. Yine Anayasanın 127 nci maddesinde; mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkilerini yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenleneceği, 124 üncü maddesinde ise; kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Bununla birlikte, 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri
Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde; içme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin işletmenin İSKİ’nin görev ve yetkisi kapsamında olduğu hususları belirtilmiştir. Söz konusu Anayasa ve Kanunun hükümleri uyarıca; adı geçen İdare, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca kendi görev ve yetki alanında, takdir yetkisi kapsamında ilgili organları aracılığıyla karar almaya ve bu doğrultuda düzenleme yapmaya (yönetmelik, yönerge vb.
çıkarmaya) yetkilidir.
21. Takdir yetkisi, idareye, idari işlem ve eylemlerini tesis ederken belli ölçüde hareket serbestisi tanınması demektir. (ÇAĞLAYAN, Ramazan, “Türk Hukukunda İdarenin Takdir Yetkisinin Yargısal Denetimi”, Erzincan Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 7, S. 3-4, s. 173.) İdareye takdir yetkisi tanınmış olması, idareye keyfi biçimde hareket etme serbestisi tanımamaktadır. İdarenin takdir yetkisi de yargısal denetime tabidir.
Ancak, yargı organlarınca yapılan denetim sadece hukukilik denetimi ile sınırlı bulunmakta ve idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde hüküm kurulamamaktadır. Esasen, idarenin takdir yetkisinin sınırı
Anayasa ile teminat altına alınmış hukuk devleti ilkesidir. (YAYLA, Yıldızhan, “İdarenin Takdir
Yetkisi”, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, C. 30, S. 1-2, s.201.) İdare takdir yetkisini, objektif ölçüler içerisinde yasal amaca ve kamu hizmeti gereklerine uygun biçimde, (AZRAK, Ülkü, “İdari
Yargı Denetiminin Sınırı Olarak İdarenin Takdir Yetkisi”, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Mecmuası, C. 6, S. 1-3, s. 20.) yürüttüğü hizmetin etkin ve verimli işlemesi ve somut kamu yararı amacını gözeterek ve bu sınırlar çerçevesinde kullanmak, bir başka deyişle, takdir yetkisinin amacı doğrultusunda hareket etmek zorundadır. (ÇAĞLAYAN, s. 171.)
22. Anayasa Mahkemesinin 25/11/2015 tarih ve 2015/50 E. 2015/107 K. sayılı kararında; “…
İdarelerin, kanunlarla verilen görevleri yerine getirirken alacağı kararların, her türlü olay ve olgu göz önünde bulundurularak önceden hukuk kurallarıyla belirlenmesi mümkün olmadığı gibi kamu hizmetlerinin ve toplumsal ihtiyaçların değişkenliği dikkate alındığında uygun bir yöntem de değildir. Bu nedenle, idarelerin karşılaştıkları farklı durumlar karşısında en uygun çözümü üretebilmeleri için takdir yetkisiyle donatılmaları zorunludur. Takdir yetkisinin amacı, idareye farklı çözümler arasından uygun ve yerinde olanı seçme serbestîsi tanımaktır. …” şeklinde açıklamada bulunmak suretiyle, idareye takdir yetkisi tanımasının gerekliliği hususunu vurgulamaktadır.
23. Yine Anayasa Mahkemesinin 08/10/2003 tarih ve 2003/31 E. 2003/87 K. sayılı kararında; “…idarenin takdir yetkisini kullanırken “kamu yararını gözetme” yükümlülüğü vardır ve takdirin keyfilik anlamı taşımadığı gözden uzak tutulmamalıdır. Takdir yetkisi, adil, makul ve ölçülü biçimde kullanılmalı, kazanılmış hakları zedelememeli ve kişinin hukuk düzenine olan güvenini sarsmamalıdır.” şeklinde
değerlendirmede bulunmak suretiyle, takdir yetkisinin kullanılması esnasında göz önünde bulundurması gereken ilkeleri açıkça belirlemiş bulunmaktadır.
24. Ayrıca, Anayasanın 2 inci maddesinde; Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğu belirtilmektedir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini sağlayan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan devlettir. Nitekim hukuk güvenliği ilkesi de hukuk devletinin korumakla yükümlü olduğu evrensel ilkelerden birisidir. Bu kapsamda hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılan ortak bir değer olarak tanımlanmaktadır. (Anayasa Mahkemesinin 29/11/2011 tarihli ve E: 2010/73, K:2011/176 sayılı kararı) Bu doğrultuda, idare tarafından kullanılan takdir yetkisinin, Anayasa ile teminat altına alınan hukuk devleti ilkesine uygun olarak kullanması gerektiği de bir gerçektir.
25. Yukarıda belirtilen açıklamalar, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararları birlikte değerlendirildiğinde; İdarenin bahsi geçen Kanun hükmü kapsamında ilgili Yönetmeliğin 24 üncü maddesiyle yapmış olduğu (üst limit uygulamasından belli abonelik türlerinin faydalanabilmesi şeklindeki)
düzenleme değerlendirildiğinde; söz konusu düzenlemenin, adil, makul ve ölçülü olmadığına ve bu düzenleme yapılırken kamu yararı ve hizmetin gereklerinin gözetilmediğine yönelik bir tespit yapılamamıştır. Bu tespitimiz ile Kurumumuzun, hukuka uygunluk denetimini işlemin yetki, şekil, sebep, konu maksat yönlerinden incelemesi ve idareye yetki tanınan hallerde idareyi bir işlem tesis etme hususunda zorlama, idare yerine geçerek işlem tesis etme ve idari işlem niteliğinde karar verme görev ve yetkisinin bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; ilgili İdarenin, abonelik hizmetlerinin usul ve esaslarını belirlemek maksadıyla takdir yetkisinin kullanması kapsamında, işyerlerleri için üst limit uygulaması olmamasına ilişkin İSKİ Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama
Yönetmeliği’nin 24 üncü maddesinin 1 inci maddesinin (d) bendinde yaptığı düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
26. Öte taraftan, şikayetçi, söz konusu Yönetmelik maddesi hükmü kapsamında öngörülen abone tipine dahil olmuş olsaydı dahi; bu durum, şikayetçinin yüksek meblağlı faturasının iptali için tek başına yeterli olmayacaktır. Bu tip aboneliklerin de madde metninde sayılan diğer şatları (test raporuna göre normal çalıştığı tespit edildiği halde abonenin fiili kullanımı haricinde iç tesisatlarda gizli su kaçağı oluşması, bina ve/veya yerdeki iç tesisatta meydana gelen su kaçağının ve su kaçağının giderilmesine yönelik tedbirlerin abone tarafından alındığının en az üç kişilik heyet marifetiyle tespit edilmesi vb.) taşıması gerektiği gerekmektedir.
27. Şikayetçi, ilgili dönemde, işyerinin kapalı olması ve pandemi koşullarının geçerli olması nedeniyle, sayaç okumak suretiyle yapılan faturalandırma işleminin bir fatura tebliğ yöntemi olmadığı, kendisine sms yolu ile bilgilendirme yapılmadığı, sms ile kendisine tebliğ edilmiş olması halinde ikinci faturayı ödemek zorunda kalmayacağı ve tebliğ yönteminde idarenin kusurlu olduğu iddialarında da bulunmaktadır. İlgili
İdare, her bir faturanın borç bildirimi niteliğinde olduğu, şikayetçinin su sayacının 30.07.2021 tarihinde okunduğu ve faturasının aboneliğin olduğu okula bırakıldığı, ayrıca abonelerin İSKİ’nin internet sitesine girerek fatura tercihini sms veya mail olarak seçebileceği hususlarını belirtmiştir. Bu kapsamda, başvuruya konu İdarenin somut olaydaki fatura tebliğ yönteminde ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
28. Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliğinin 20 nci maddesinde; tüketicinin tercih etmesi halinde, ödeme bildirimi tüketiciye kalıcı veri saklayıcısı ile de gönderilebileceği düzenlemesine, İSKİ Abone Hizmetleri
Uygulama Yönergesinin 17 nci maddesinde; su sayaçları İdare tarafından belirlenen zamanlarda okunacağı ve faturalandırma işlemi yapılacağı düzenlemesine; yine aynı Yönergenin 19 uncu maddesinde ise; bu faturaların mahalline teslim edileceği, dönem faturalarını dijital ortamda veya SMS yöntemi ile talep eden abonelerin elektronik veya iletişim ortamında faturaları iletileceği, djital ortamda fatura talep eden abonelere fiziki ortamda fatura bırakılmayacağı hususları hüküm altına alınmıştır.
29. Yine ilgili İdarenin internet sitesindeki “Dijital Fatura Talep Formu” başlığı altında; “Sayın Abonemiz, Resmi Gazetede yayınlanan Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliğinin 20 nci maddesine istinaden; fatura ve ödeme bildirimlerinin kâğıt fatura olarak verilebileceği gibi aynı zamanda Kalıcı veri saklayıcısı (Tüketicinin gönderdiği veya kendisine gönderilen bilgiyi, bu bilginin amacına uygun olarak makul bir süre incelemesine elverecek şekilde kaydedilmesini ve değiştirilmeden kopyalanmasını sağlayan ve bu bilgiye aynen ulaşılmasına imkân veren kısa mesaj, elektronik posta ) ile de gönderebileceğine imkan vermiştir. Faturaların elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin masraflar İdaremize aittir. Seçtiğim adreslerdeki aboneliğime ait sözleşmeye kağıt fatura yerine talep ettiğim iletişim kanalı üzerinden elektronik ortamda fatura gönderilmesini istiyorum. Fatura gönderilecek iletişim bilgilerimde değişiklik olması halinde üç gün içerisinde İSKİ’ ye bildireceğimi taahhüt ederim. Bildirmediğim durumlarda sorumluluğun bana ait olduğunu kabul ediyorum. Yukarıda yazılan bilgileri okudum anladım kabul ediyorum.” ifadelerine yer verilen bir form bulunduğu anlaşılmıştır. (Kaynak; https://www.iski.istanbul/dijital-fatura-talep )
30. İlgili İdare, Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliğinin 20 nci maddesi ve 28 no.lu paragraftaki Yönerge hükümleri kapsamda, kısa mesaj ve elektronik posta yöntemiyle ödeme bildirimi tercihi yapabilme noktasında aboneler için 29 no.lu paragraftaki formu hazırlandığı ve bu kapsamda abonelerin talebine göre işlem tesis ettiği anlaşılmıştır. Bu durum değerlendirildiğinde; abonelerin, kısa mesajla taraflarına fatura tebliğ edilmesine yönelik talebi bulunması halinde, konuyla ilgili olarak İdareye başvuru yapılması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Şikayetçi tarafından başvuruya konu ettiği fatura tutarının tarafına sms ile tebliğ edilmediği hususu iddia edilmekte ise de, şikayetçinin faturalarını sms olarak almak üzere idareye başvuru yaptığına ilişkin tespit yapılamamıştır.
31. Diğer taraftan, şikayetçi, söz konusu fatura borcu çıkan işyerini 2020 yılının Aralık ayında kapattığını ve 2021 yılının Ağustos ayında kapattığı işyerine gittiğinde 2021 yılının Temmuz dönemine ilişkin yüksek tutarda su faturası geldiğini öğrendiğini ve işyerinde su kaçağının olduğunu fark ettiğini belirtmekte olup, şikayetçinin işyerini kapattığını ifade ettiği tarihten itibaren yaklaşık 8 aylık bir süre geçmesine rağmen işyerinin su aboneliğini kapattırmadığı anlaşılmaktadır. Bu noktada şikayetçinin işyerini kapatmasına rağmen abonelik kaydını makul bir süre içinde iptal ettirmemesi, idarenin kaçak sudan kaynaklanan zararı ödemesini gerektiren, idareye atfedilebilecek bir husus değildir. İdare, tespitini yapmış ve faturayı suyun kullanıldığı adrese bırakmıştır. İdarenin başka bir adrese fatura bırakmasını gerektiren bir talimat ya da SMS göndermesini gerektiren bir bildirim de mevcut değildir. Ayrıca İdareye haber verilmiş ve idare su kaçağını tespit etmemiş de değildir. Bu noktada
İdarenin kusurlu bir davranışı tespit edilememiştir. Bu durum ve bir önceki paragrafta yaptığımız tespitler birlikte değerlendirildiğinde, başvuruya konu edilen faturaların şikayetçiye tebliğine yönelik işlemlerde hukuka aykırılık tespit edilememiştir. İdare kendiliğinden başka bir adrese tebligat yapmaya başlayamaz ya da kendisine başlangıçta verilen talimatın aksine fatura göndermeyi bırakıp mesaj çekmeye başlama yetkisine sahip değildir. Pandemi koşulları nedeniyle başka bir şekilde tebligatın yapılması için, şikayetçinin bu yönde bir talimatının olması gerektiği aşikardır.
32. Şikâyetçinin iddiaları, İdarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; ilgili İdarenin, 2560 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda takdir yetkisinin kullanması kapsamında İSKİ Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama
Yönetmeliğinin 24 üncü maddesiyle yapmış olduğu (üst limit uygulamasından belli abonelik türlerinin faydalanabilmesi şeklindeki) düzenlemenin adil, makul ve ölçülü olmadığına ve bu düzenleme yapılırken kamu yararı ve hizmetin gereklerinin gözetilmediğine yönelik bir tespit yapılamaması, Kurumumuzun hukuka uygunluk denetimini işlemin yetki, şekil, sebep, konu maksat yönlerinden incelemesi ve Kurumumuzun, idareye yetki tanınan hallerde idareyi bir işlem tesis etme hususunda zorlama, idare yerine geçerek işlem tesis etme ve idari işlem niteliğinde karar verme görev ve yetkisinin bulunmaması, bununla birlikte, başvuranın daha önce tebliğin idarede bulunan başka bir iletişim adresine yapıldığına ilişkin iddiasının da bulunmadığı, daha önce de sürekli olarak aynı şekilde yapıldığı üzere abonelik başlangıcında bildirilen adrese faturanın bırakıldığı, su hizmetinin verildiği ve daha önce aynı şekilde tebliğ olunan (aksi yönde de bir talimatın da olmadığı) adrese yapılan fatura tebliğ işlemlerinde ilgili mevzuata hükümlerine aykırılık tespit edilmemesi ve şikayetçinin faturalarını sms olarak almak üzere idareye başvuru yaptığına ilişkin bir tespit yapılaması hususları karşısında, ilgili İdarenin, şikayetçinin başvurusuna konu ettiği taleplerinin reddine yönelik işlemlerinde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
33. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Şikâyetçinin dilekçesine İdare tarafından verilen cevaplarda, şikayetçiye hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarelerin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
34. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın şikayetçiye tebliğ tarihinden itibaren, (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun, “Başvuru” başlıklı
68 inci maddesi kapsamında İlçe Tüketici Hakem Heyetine başvuru yolu, “Karar ve karara itiraz” başlıklı
70 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tüketici hakem heyetinin kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren
on beş gün içinde ilgili idarenin işlem ya da eylemine karşı Tüketici Hakem Heyetinin bulunduğu yerdeki
Tüketici Mahkemesine itiraz yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
REDDİNE;
Kararın, ŞİKÂYETÇİYE ve İSTANBUL SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜNA TEBLİĞ EDİLMESİNE,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi