ÖZET: Başvuru sahibi, iş kazaları nedeniyle işsizlik maaşı talep etmiştir. İddialarına göre, iki iş kazası geçirmiş ve sonrasında iş akdi, işveren tarafından feshedilmiştir. Fesih sonrası, işsizlik maaşı için Türkiye İş Kurumu’na (İŞKUR) başvuruda bulunmamış, ancak daha sonra başvurusunun iptal edildiği bilgisi verilmiştir. Başvuran, işsizlik maaşını almak için gerekli şartları sağladığını öne sürmektedir.

Türkiye İş Kurumu, başvuranın iş akdinin sona erdiği tarihi izleyen 30 gün içinde başvuru yapmadığını ve bu nedenle işsizlik ödeneği talebinin reddedildiğini belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın son üç yıl içinde 600 gün sigortalı olarak çalışmadığı ve bu nedenle işsizlik ödeneği alma koşullarını karşılamadığı ifade edilmiştir. Başvuranın emekli olması da, işsizlik ödeneği talebinin reddedilmesinde etkili olmuştur.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini değerlendirerek, İŞKUR’un ret kararının hukuka uygun olduğunu belirlemiştir. Başvuranın, işsizlik maaşı almak için gerekli şartları sağlamadığı ve başvuru süresine riayet etmediği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, başvuranın talebi reddedilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/7373-S.24.11531

BAŞVURU NO : 2024/2069

KARAR TARİHİ : 12.07.2024

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

İşsizlik Maaşı Talebi

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 07.02.2024

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1.Kurumumuza, T.C kimlik numaralı tarafından yapılan başvuruda özetle; çalışmış olduğu iş yerinde iki adet iş kazazı geçirdiğini, ilk iş kazasından sonra rapor süresinin bitiminden sonra çalışmaya başladığını, 3 ay sonra ikinci iş kazası geçirdiğini sonrasında 6 ay raporlu olduğunu, bu süre içerisinde iş yerine karşı İstanbul Anadolu 17. İş Mahkemesi / E. numaralı tazminat davası açtığını bu süreçten sonra rapor süresini bittiğini ve 09.03.2022 tarihinde iş başı yaptığını ve işveren tarafından aynı gün iş kanunun 25/2 maddesi ile iş akdinin sonlandırıldığını kendisi tarafından hiçbir evrak imzalanmadan işyerinden ayrıldığını, çalıştığı iş yeri tarafından kıdem ihbar tazminatı ödenmediğini işverene karşı İstanbul Anadolu Adliyesi 2. İş Mahkemesinde / E. numaralı dosya ikinci bir dava açtığını, işveren tarafından iş kanununun 25/2 maddesi ile fesih bildirimi tarafına bildirilmediğini, SGK kayıtlarında iş kanununun 25. maddesi ile işten çıkarıldığı göründüğünü, mahkeme sürecinin devam etmesi nedeniyle işsizlik maaşı için İŞKUR’a başvuru yapmadığını daha sonra İŞKUR Pendik Hizmet Merkezinde giderek durumunu sözlü olarak izah ettiğini kendisine 1 aylık süre içerisinde başvuru yapmadığı söylenerek bütün haklarının iptal edildiği bilgisi verilmiştir. Başvuru sahibi işsizlik maaşını talep etmektedir

II.İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.Kurumumuzun 19/03/2024 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Türkiye

İş Kurumu Genel Müdürlüğü İşsizlik Sigortası Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen 15/04/2024 tarihli ve – – sayılı yazıda ilgili mevzuat hükümlerine yer verilmek suretiyle özetle;

2.1.Bu kapsamda, T.C. kimlik numaralı , 09.03.2022 tarihli iş akdi feshine istinaden 05.02.2024 tarihinde işsizlik ödeneği talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunduğunu,

2.2.SGK ve Kurum kayıtlarından yapılan inceleme doğrultusunda fesih tarihinin 09.03.2022 olduğu, ilgili feshin işveren tarafından İşten Ayrılış Bildirgesi (İAB) ile “25-İşçi Tarafından İşverenin Ahlak ve İyi Niyet

Kurallarına Aykırı Davranışı Nedeni İle Fesih” koduyla işsizlik sigortası kapsamında olan bir fesih olarak bildirildiği, 25 kodlu fesih nedeninin Aktif Hizmet Dökümüne (AHD) aynı şekilde yansıdığını, İstanbul

Anadolu 2.İş Mahkemesine / Esas numarası ile 25 kodlu fesih nedeninin iptali talebiyle dava açtığını,

2.3.İlgili mevzuat kapsamında İşsizlik Ödeneğine başvuru şartlarından olan, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihi izleyen günden başlayarak 30 gün içerisinde şahsen veya elektronik ortamda yapılabileceği, vekaletname veya avukat ya da bir başkası tarafından başvuru yapılamayacağı, yasal başvuru süresinin son gününün resmi tatile gelmesi halinde, bu süre resmi tatili izleyen ilk iş günü son bulduğu, başvuruların elektronik ortamda yapılması halinde fiziki talep dilekçesinin istenmeyeceğini ve başvuranın iş akdinin 09/03/2022 tarihinde feshedildiği ve işsizlik ödeneğin başvurusunu 05/02/2024 tarihinde kuruma yaptığını,

2.4.İlgili mevzuat kapsamında İşsizlik Ödeneğine başvuru sonrası kişiye işsizlik maaşını hak etme şartlarının 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu kapsamında inceleneceği, ilgili kanunun 50. Maddesi gereği işsizlik ödeneği hak etme şartının önceliğinin hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olma koşulunu sağlaması gerektiği ve kişinin bu koşulu sağlaması durumunda daha sonra son 3 yıl içinde 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere

180 gün, 900 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün,

1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün süre ile

işsizlik ödeneği verilebileceğini belirterek, başvuranın SGK Hizmet dökümünün incelemesinde hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olma koşulunu sağladığının tespit edildiğini daha sonrasında başvuru tarihi 05/02/2024 tarihinden önceki 3 yıl içinde işsizlik sigortası primi ödenmiş gün sayısının tespiti için İşsizlik Sigortası Bildirge Dökümü incelenerek 01/01/2021-05/02/2024 tarihleri arasında 196 gün priminin olduğunu ve İşsizlik Ödeneği alabilme şartlarını bu kanun kapsamında karşılamadığını,

2.5.Ancak 3/2/2024 tarihinde değiştirilen 4447 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesinin değişiklik öncesi

“İşçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi gerekir. … Kısa çalışma ödeneği olarak yapılan ödemeler başlangıçta belirlenen işsizlik ödeneği süresinden düşülür.” hükümleri ile kısa çalışma ödeneği ile işsizlik ödeneğinin hak sahipliği üzerinden ilişkisi düzenlenerek başvuranın 01/01/2021 tarihli kısa çalışma ödeneği kapsamında hak sahibi olduğu, bu kapsamda belirlenen hak sahipliğinden kalan süre göz önünde bulundurularak işsizlik ödeneği ödenmesinin mümkün hale geldiğini,

2.6.Başvuranın SGK Hizmet Dökümü incelemesinde 01/10/2022 tarihinde emekli olduğunun tespit edildiği, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 52 nci maddesinin birinci fıkrasında “İşsizlik ödeneği almakta iken; a) Kurumca teklif edilen mesleklerine uygun ve son çalıştıkları işin ücret ve çalışma koşullarına yakın ve ikamet edilen yerin belediye mücavir alanı sınırları içinde bir işi haklı bir nedene dayanmaksızın reddeden, b) İşsizlik ödeneği aldığı sürede gelir getirici bir işte çalıştığı veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı aldığı tespit edilen, c) Kurum tarafından önerilen meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimini haklı bir neden göstermeden reddeden veya kabul etmesine karşın devam etmeyen, d) Haklı bir nedene dayanmaksızın Kurum tarafından yapılan çağrıları zamanında cevaplamayan, istenilen bilgi ve belgeleri öngörülen süre içinde vermeyen, Sigortalı işsizlerin işsizlik

ödenekleri kesilir.” ve 2020/1 sayılı Pasif İşgücü Hizmetleri Genelgesinin A.9. İşsizlik Ödeneğinin

Kesilme/Durdurulma Halleri” başlıklı bölümünde; “5 nci maddede, İşsizlik Ödeneği aldığı süre içinde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı almaya başlayanların ödenekleri “Emeklilik” gerekçesiyle yaşlılık aylığını almaya başladığı tarih itibarıyla kesilir. Herhangi bir Sosyal Güvenlik

Kurumundan yaşlılık aylığı dışında gelir alanların ödenekleri kesilmez…” hükümleri uyarınca başvurana

4447 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesinin değişiklik öncesi ödenmesinin mümkün hale geldiği işsizlik

ödeneğinin yaşlılık aylığı bağlanması sebebiyle mevzuat kapsamında mümkün olmadığı, Açıklamalarına yer vermiştir.

III.İLGİLİ MEVZUAT

3.18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”,

4.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin

birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5.4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun;

47 nci maddesinde, “… c) İşsizlik sigortası: Bir işyerinde çalışırken, çalışma istek, yetenek, sağlık ve

yeterliliğinde olmasına rağmen, herhangi bir kasıt ve kusuru olmaksızın işini kaybeden sigortalılara işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir kaybını belli süre ve ölçüde karşılayan, sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren zorunlu sigortayı, … ifade eder.” hükmüne,

48 inci maddesinde; “Sigortalı işsizin, bu maddede belirtilen ödeme ve hizmetlerden yararlanabilmesi için

işten ayrılma bildirgesi ile birlikte hizmet akdinin feshedildiği tarihi izleyen günden itibaren otuz gün içinde

Kuruma doğrudan veya elektronik ortamda başvurması gerekir. Mücbir sebepler dışında, başvuruda gecikilen süre işsizlik ödeneği almaya hak kazanılan toplam süreden düşülür.” hükmüne,

50 nci maddesinin ikinci fıkrasında “Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün hizmet akdine

tabi olanlardan, son üç yıl içinde; a) 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 180 gün, b) 900 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün, c) 1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere

300 gün, süre ile işsizlik ödeneği verilir.” hükmüne,

51 inci maddesinde; “Bu Kanun uyarınca sigortalı sayılanlardan hizmet akitleri aşağıda belirtilen

hallerden birisine dayalı olarak sona erenler, Kuruma süresi içinde şahsen başvurarak yeni bir iş almaya hazır olduklarını kaydettirmeleri ve bu Kanunda yer alan prim ödeme koşullarını sağlamış olmaları kaydıyla işsizlik ödeneği almaya hak kazanırlar.

a)25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 13 üncü maddesi veya 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz

İş Kanununun 16 ncı maddesi yâda 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla

Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen bildirim önellerine uygun olarak hizmet akdi işveren tarafından sona erdirilmiş olmak,

b)Hizmet akdi, süresi belli olsun veya olmasın sürenin bitiminden önce veya bildirim önelini beklemeksizin

1475 sayılı İş Kanununun 16 ncı maddesinin (I), (II) ve (III) numaralı bentlerine veya 854 sayılı Deniz İş

Kanununun 14 üncü maddesinin (II) ve (III) numaralı bentlerine veya 5953 sayılı Basın Mesleğinde

Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 7 nci maddesi ile 11 inci maddesinin birinci fıkrasına göre sigortalı tarafından feshedilmiş olmak,

c) Hizmet akdi, süresi belli olsun veya olmasın süresinin bitiminden önce veya bildirim önelini beklemeksizin 1475 sayılı İş Kanununun 17 nci maddesinin (I) ve (III) numaralı bentlerine veya 854 sayılı

Deniz İş Kanununun 14 üncü maddesinin (III) numaralı bendine veya 5953 sayılı Basın Mesleğinde

Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 12 inci maddesinin birinci fıkrasına göre işveren tarafından feshedilmiş olmak, …” hükümlerine,

52 nci maddesinin birinci fıkrasında “İşsizlik ödeneği almakta iken; a) Kurumca teklif edilen

mesleklerine uygun ve son çalıştıkları işin ücret ve çalışma koşullarına yakın ve ikamet edilen yerin belediye mücavir alanı sınırları içinde bir işi haklı bir nedene dayanmaksızın reddeden, b) İşsizlik ödeneği aldığı sürede gelir getirici bir işte çalıştığı veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı aldığı tespit edilen, c) Kurum tarafından önerilen meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimini haklı bir neden göstermeden reddeden veya kabul etmesine karşın devam etmeyen, d) Haklı bir nedene dayanmaksızın Kurum tarafından yapılan çağrıları zamanında cevaplamayan, istenilen bilgi ve belgeleri öngörülen süre içinde vermeyen, Sigortalı işsizlerin işsizlik ödenekleri kesilir.” hükmüne yer verilmektedir.

6.7495 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1

inci maddesi ile 3/2/2024 tarihinde değiştirilen 4447 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesinin değişiklik öncesi “İşçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi gerekir. … Kısa çalışma ödeneği olarak yapılan ödemeler başlangıçta belirlenen işsizlik ödeneği süresinden düşülür.” hükümleri ile kısa çalışma ödeneği ile işsizlik ödeneğinin hak sahipliği üzerinden ilişkisi düzenlenmiştir.

7.Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği Hakkında Yönetmeliğin 7 nci maddesinin sekizinci fıkrasında “Kısa çalışma ödeneğinden yararlanan işçi, işsizlik sigortasından yararlanmak için 4447 sayılı

Kanunda öngörülen koşullar gerçekleşmeden işsiz kalırsa, kısa çalışma ödeneği aldığı süre düşüldükten sonra, daha önce hak ettiği işsizlik ödeneği süresini dolduruncaya kadar işsizlik ödeneğinden yararlanır.” hükmü yer almaktadır.

8.2020/1 sayılı Pasif İşgücü Hizmetleri Genelgesinin;

A.1. Başvurulara İlişkin İşlemler” başlıklı bölümünde, “İÖ için ilk başvuru, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihi izleyen günden başlayarak 30 gün içinde şahsen veya elektronik ortamda yapılır.” hükmüne,

A.3.5. KÇÖ ile İÖ Arasındaki İlişki” başlıklı bölümünde; “KÇÖ’den yararlanan kişinin yeni bir ödeneğe hak kazanamayacak şekilde iş sözleşmesi sona ermesi halinde (KÇÖ başlama tarihi ile işten çıkış tarihi arasındaki sürenin 600 günden az olması, fesih nedeninin

4447 sayılı Kanun kapsamında olmaması, son 120 gün koşulunun sağlanamaması gibi nedenler), kısa

çalışmanın başladığı tarih itibariyle sistemde ilgililer adına belirlenen İÖ hak sahipliği üzerinden, varsa mahsuplaşma yapıldıktan sonra kalan süre kadar, fesih tarihinden itibaren ödeme planı oluşmaktadır.

Ancak, ödemenin başvuru tarihinden itibaren yapılması gerektiğinden İÖ bildirgesinin fesih tarihini izleyen

gün ile İş Almaya Hazır Olmama gerekçesiyle kesilmesi ve başvuru tarihi ile başlatılması gerekmektedir.” hükümlerine,

A.9. İşsizlik Ödeneğinin Kesilme/Durdurulma Halleri” başlıklı bölümünde; “5. İÖ aldığı süre içinde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı almaya başlayanların ödenekleri “Emeklilik” gerekçesiyle yaşlılık aylığını almaya başladığı tarih itibarıyla kesilir. Herhangi bir Sosyal Güvenlik

Kurumundan yaşlılık aylığı dışında gelir alanların ödenekleri kesilmez. Sigortalılık türüne göre yapılacak işlemler aşağıda belirtilmiştir.

a. 5510-4/a Sigortalısı Olanlar: Tahsis numarası “2”, “42” ve “G2” ile başlayanların ödeneği aylık başlama tarihi itibariyle kesilir. Tahsis numarası “3” ile başlayanlardan tahsis numarasının üçüncü rakamı sıfır olanların ödenekleri ilgilinin ölümü nedeniyle aylık başlama tarihi itibariyle kesilir.” hükümlerine yer verilmektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9.Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10.Başvuran yapılan başvuruda özetle; çalışmış olduğu iş yerinde iki adet iş kazazı geçirdiğini, ilk iş kazasından sonra rapor süresinin bitiminden sonra çalışmaya başladığını, 3 ay sonra ikinci iş kazası geçirdiğini sonrasında 6 ay raporlu olduğunu, bu süre içerisinde iş yerine karşı İstanbul Anadolu 17. İş Mahkemesi / E. numaralı tazminat davası açtığını bu süreçten sonra rapor süresini bittiğini ve 09.03.2022 tarihinde iş başı yaptığını ve işveren tarafından aynı gün iş kanunun 25/2 maddesi ile iş akdinin sonlandırıldığını kendisi tarafından hiçbir evrak imzalanmadan işyerinden ayrıldığını, çalıştığı iş yeri tarafından kıdem ihbar tazminatı ödenmediğini işverene karşı İstanbul Anadolu Adliyesi 2. İş

Mahkemesinde / E. numaralı dosya ikinci bir dava açtığını, işveren tarafından iş kanununun 25/2 maddesi ile fesih bildirimi tarafına bildirilmediğini, SGK kayıtlarında iş kanununun 25. maddesi ile işten çıkarıldığı göründüğünü, mahkeme sürecinin devam etmesi nedeniyle işsizlik maaşı için İŞKUR’a başvuru yapmadığını daha sonra İŞKUR Pendik Hizmet Merkezinde giderek durumunu sözlü olarak izah ettiğini kendisine 1 aylık süre içerisinde başvuru yapmadığı söylenerek bütün haklarının iptal edildiği bilgisinin verildiği iddiasıyla başvuru sahibi işsizlik maaşını talep etmektedir.

11.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun işsizlik ödeneği ile ilgili olarak vermiş olduğu 2006/10-243 E.ve 2006/271 K. sayılı, 06/05/2006 tarihli kararında işsizlik sigortasının amacı ve işlevleri şu şekilde

açıklanmıştır:

…

“Sigortalı işsizlere, işsizlik ödeneği vermek suretiyle gelir sürekliliğini sağlamak işsizlik sigortasının bir yönünü oluşturmaktadır. Diğer bir yönü ise sigortalı işsizleri işe yerleştirmek ya da yeniden istihdam şansı elde edebilmeleri için gerekli olan meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimi vermektir. Bütün bunlar göz önüne alındığında işsizlik sigortası ile iş ve işçi bulma hizmetlerinin birbirinden farklı düşünülmesinin imkânsızlığı ortaya çıkmaktadır. Sistemin amacı işsizlerin gelir kayıplarını bir ölçüde de olsa gidermenin yanı sıra iş gücünü sürekli, etkin ve verimli çalıştırarak insan gücü israfını en aza indirmektir.” açıklaması ile kanunun işsizlik sigortasının amacını kabul şekli açıkça belirtilmiş, madde gerekçelerinde ise”… Ayrıca sigortalı işsizlere, bu Kanunda belirtilen esas ve koşullar çerçevesinde

sağlanan ödeme ve hizmetler açıklanmıştır. Buna göre; işsizlik ödeneği verilmesi, işsizlik süresince tedavilerinin sağlanması, yeni bir iş bulma veya işsize yeni bir işe girebilmesi için meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimi verilmesi kararlaştırılmıştır. Tüm bu ödeme ve hizmetlerin aynı kanun içinde düzenlenmesinden amaç, bunların birbirini tamamlar nitelikte olmasıdır.” açıklaması ile işsizlik sigortası düzenlemesinin amacı açıkça ifade edilmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 4447 sayılı

Kanunun gerekçesinde belirtilen ilkelerde de açıklandığı üzere; işsizlik sigortasının ilk amacı, işsizlik ile karşılaşan sigortalı işsize gelir güvencesi sağlamaktır. Günümüzde işsizlik sigortaları işsiz kalanları ekonomik güvenceye kavuşturmanın yanında iş bulma ve mesleki eğitim verme gibi sosyal hizmetleri de kapsamına almış bulunmaktadır. İşsizlik ödeneği; işsizlik sigortasının işsizlik riskiyle karşılaşan sigortalılara ekonomik güvence sağlama aracıdır…”

12.Yargıtay 9 uncu Hukuk Dairesinin vermiş olduğu 2007/30884 E. ve 2008/29541 K. sayılı, 30/10/2008

tarihli kararında ise şu ifadelere yer verilmiştir:

“Taraflar arasındaki uyuşmazlık işsizlik ödeneğinden davalı işverenin sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa göre yasada aranan koşulların mevcut olması halinde işsizlik tazminatından İŞKUR sorumludur. İşçi işsizlik sigortası isteme koşullarını yerine getirmesine rağmen işverenin haksız eylemi ile bu ödeneği İŞKUR’dan alamaması halinde işverenin kusurundan doğan zararı tazminat olarak işverenden isteyebilir. Kanununun 51. maddesinde işsizlik sigortasından faydalanma şartları belirlenmiştir. Aynı yasanın 48. maddesinde ise, “Sigortalı işsizin, bu maddede belirtilen ödeme ve hizmetlerden yararlanabilmesi için işten ayrılma bildirgesi ile birlikte hizmet akdinin feshedildiği tarihi izleyen günden itibaren otuz gün içinde Kuruma doğrudan başvurması gerekir.

Mücbir sebepler dışında, başvuruda gecikilen süre işsizlik ödeneği almaya hak kazanılan toplam süreden düşülür” kuralına yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, işsizlik sigortasından faydalanabilmek için işçinin, işten ayrılma tarihinden itibaren bir ay içinde işçinin kuruma başvurması şarttır. Davacı yasanın 51.

maddesindeki koşullara sahip olduğunu İŞKUR’a usulünce başvurulduğunu, işverenin eylemi nedeni ile işsizlik sigortası alamadığını, ileri sürüp kanıtlamalıdır. Davacının işsizlik sigortasından yararlanmak için

Türkiye İş Kurumuna başvurup başvurmadığı, başvurmuş ise, ret sebebi sorulmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir.”

13.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararında da belirtildiği üzere, 4447 sayılı Kanunun gerekçesinde belirtilen ilkelerde; işsizlik sigortasının ilk amacı, işsizlik ile karşılaşan sigortalı işsize gelir güvencesi sağlamaktır. Günümüzde işsizlik sigortası işsiz kalanları ekonomik güvenceye kavuşturmanın yanında iş bulma ve mesleki eğitim verme gibi sosyal hizmetleri de kapsamına almış bulunmaktadır. İşsizlik ödeneği; işsizlik sigortasının işsizlik riskiyle karşılaşan sigortalılara ekonomik güvence sağlama aracıdır. Doktrinde de işsizlik sigortasının temel amacı olarak, gelecekte ortaya çıkması muhtemel işsizlik riskine karşı çalışanı güvence altına almak gösterilmektedir. Gelecekte işsiz kalma tehlikesiyle karşılaşabilecek işçilerden, çalıştıkları dönemlerde düzenli prim toplanılması, ayrıca işveren ve devlet katkıları ile birlikte, çalışanlara işsiz kalmaları halinde, maaş alamamaları nedeniyle oluşan ücret geliri kaybını telafi edebilecek bir gelir sağlanmaktadır. Doktrinde, işsizliğin çalışanların gelir kayıplarının ve mali sıkıntılarının başlıca sebeplerinden biri olarak sosyal güvenlik yasalarıyla olumsuz etkileri hafifletilmeye çalışılan risklerden biri olduğu, diğer sosyal risklerden farklı olarak ekonomik güçlerin dalgalanmasından kaynaklandığı, işsizlik sigortasının bu niteliği ile işsizlik tehlikesini ortadan kaldırmaya yönelik bir önlem olmayıp işsizliğin olumsuz etkilerini hafifletmeye yönelik bir önlemler bütünü olduğu, çalışma arzu ve yeterliliğinde iken, isteği dışında işsiz kalan ve bunun sonucunda kendisini ve ailesini geçindirecek gelirden yoksun kalan bir kimsenin içine düştüğü durumun güçlüğünün açık olduğu, çalışanı ekonomik güvensizlik ortamına sürükleyen işsizliğin boyutlarının büyümesinin toplum hayatını ve ulusal ekonomiyi de tehdit

eder hale getirdiği vurgulanmaktadır. (Prof. Dr. A. Can TUNCAY “İşsizlik Sigortasının Kapsamı ve İşsizlik

Ödeneği”, 2001)

14.Başvuru konusu 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun genel gerekçesinde “ İşsizlik sigortası bir iş veya işyerinde çalışırken, çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına karşın tamamen kendi istek ve kusuru dışında işini kaybeden çalışanlara bir yandan yeni bir iş bulunmasına gayret edilirken, diğer yandan da işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir kaybını kısmen de olsa karşılayarak, kendisinin ve ailesinin zor duruma düşmesini önlemek amacıyla belli süre ve ölçüde ödemeyi kapsayan, sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren, Devlet tarafından kurulmuş zorunlu bir sigorta koludur. İşsizlik sigortasının önemli unsurlarından birisi de işsiz kalan sigortalılara mesleklerine uygun, en son çalıştıkları işin çalışma ve ücret koşullarına yakın bir iş bulunamadığı takdirde meslek değiştirme ve yetiştirme eğitimlerinin verilmesidir. Sigortalı işsizlere, işsizlik ödeneği vermek suretiyle gelir sürekliliğini sağlamak işsizlik sigortasının bir yönünü oluşturmaktadır. Diğer bir yönü ise, sigortalı işsizleri işe yerleştirmek ya da yeniden istihdam şansı elde edebilmeleri için gerekli olan meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimi vermektir. Bütün bunlar göz önüne alındığında işsizlik sigortası ile iş ve işçi bulma hizmetlerinin birbirinden farklı düşünülmesinin imkansızlığı ortaya çıkmaktadır. Sistemin amacı işsizlerin gelir kayıplarını bir ölçüde de olsa gidermenin yanı sıra iş gücünü sürekli, etkin ve verimli çalıştırarak insan gücü israfını en aza indirmektir.” açıklaması ile kanunun işsizlik sigortasının amacını kabul şekli açıkça belirtilmiş, madde gerekçelerinde ise “… Ayrıca sigortalı işsizlere, bu Kanunda belirtilen esas ve koşullar çerçevesinde sağlanan ödeme ve hizmetler açıklanmıştır. Buna göre; işsizlik ödeneği verilmesi, işsizlik süresince tedavilerinin sağlanması, yeni bir iş bulma veya işsize yeni bir işe girebilmesi için meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimi verilmesi kararlaştırılmıştır. Tüm bu ödeme ve hizmetlerin aynı kanun içinde düzenlenmesinden amaç, bunların birbirini tamamlar nitelikte olmasıdır.” açıklaması ile işsizlik sigortası düzenlemesinin amacı açıkça ifade edilmiştir.

15.Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuru konusu somut olayı mevzuat kapsamında incelediğimizde başvuranın 09/03/2022 tarihine hizmet akdinin sona erdirildiği, işsizlik ödeneğinden faydalanmak için idareye e-devlet üzerinden başvuru tarihinin 05/02/2024 olduğunun bilgi ve belgelerden anlaşıldığı,

16.İşsizlik sigortası hak etme koşullarından hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün başvuranın hizmet akdi sözleşmesinin bulunduğu ve ancak dosyaya sunulan İşsizlik Sigortası Bildirge Dökümü incelendiğinde idareye başvuru tarihi olan 05/02/2024 tarihinden önceki son üç yılda 196 gün priminin bulunduğu, dolayısıyla “son üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olma” koşulunu sağlamadığı,

17.03/02/2024 tarihli değişiklik öncesinde 4447 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesinin değişiklik öncesi

“İşçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi gerekir. … Kısa çalışma ödeneği olarak yapılan ödemeler başlangıçta belirlenen işsizlik ödeneği süresinden düşülür.” hükümleri ile kısa çalışma ödeneği ile işsizlik ödeneğinin hak sahipliği üzerinden ilişkisi düzenlenerek başvuranın 01/01/2021 tarihli kısa çalışma ödeneği kapsamında hak sahipliği bulunduğu ve bu hak sahipliğinden kalan süre dikkate alınarak işsizlik ödeneğinin ödenmesinin mümkün hale geldiği,

18.Ancak 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 52 nci maddesi ve 2020/1 sayılı Pasif İşgücü

Hizmetleri Genelgesinin A.9. İşsizlik Ödeneğinin Kesilme/Durdurulma Halleri” başlıklı bölümünde yaşlılık aylığı bağlananlara ödenenlere işsizlik ödeneğinden yapılan ödemelerin kesileceği hükmünün bulunduğu ve başvuranın 01.10.2022 tarihinde emekli olması nedeniyle ve başvuru tarihi olan 05.02.2024

tarihi itibariyle ödeme yapılma imkanı bulunmadığı, kanunun genel gerekçesi ve işsizlik sigortası sisteminin temel amaçları dikkate alındığında idarenin başvuranın talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden başvurunun reddedilmesi sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19.İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin ilgili idare tarafından zamanında ve gerekçeli olarak iletildiği, böylece

“kararların gerekçeli olması” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak başvuranın talebine ilişkin verilen ret kararına karşı hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmediği, bu yüzden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup idareye bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20.6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ

tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul Anadolu İş Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre başvuranın talebinin reddine, Kararın başvurana ve Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi