ÖZET: Başvuran, 2012 yılında açtığı işçilik alacakları davasının 2018 yılında kısmen lehine sonuçlandığını belirtmekte ve bu süreçte işsizlik ödeneği talep ettiğini ifade etmektedir. Ancak, İŞ-KUR’un kendisine 2012 yılı verilerine göre ve yasal faiz uygulanmadan yalnızca 3480 TL ödediğini, bu durumun kendisine ciddi bir hak kaybı yaşattığını ileri sürerek, ödeneğin 2018 yılı güncel verileriyle ve yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep etmektedir.

İŞ-KUR, başvuranın işsizlik ödeneğine hak kazanabilmesi için belirli koşulların sağlanması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu koşullar arasında, iş akdinin sona ermesinden önceki 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olma ve fesih tarihini izleyen 30 gün içinde başvuruda bulunma şartları yer almaktadır. Başvuranın iş akdinin 2012 yılında feshedilmesi ve başvurusunu yasal süre içinde yapmaması nedeniyle işsizlik ödeneği talebinin reddedildiği belirtilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddedilmesine karar vermiştir. Başvuranın iddiaları, ilgili mevzuat ve idarenin açıklamaları ışığında değerlendirildiğinde, hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir. Başvuranın işsizlik ödeneği talebinin yersiz olduğu sonucuna varılmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 4515-4515

BAŞVURU NO : 2018/10538

KARAR TARİHİ : 25/02/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü (İŞ-KUR)

BAŞVURUNUN KONUSU : İşsizlik ödeneği hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 28/08/2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, 2012 yılında işçilik alacakları konulu açmış olduğu davanın 2018 yılında kısmen de olsa lehine sonuçlandığını, 2012 yılında ilgili firmayı dava ettiği sırada işsizlik maaşı için

Yozgat İŞ-KUR İl Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu ancak ücreti hak edebilmesi için öncelikle davanın lehine sonuçlanması gerektiğinin şahsına bildirildiğini, nihayetinde 2018 yılı içerisinde sonuçlanan mahkeme sonucunda İŞ-KUR Müdürlüğünün işsiz kaldığı süreyi göz önünde bulundurarak 10 aylık 3480 TL civarında ödeme yaptığını ancak ödenen ücretin mahkemenin sonuçlandığı 2018 yılı işsizlik ödeneği güncel verilerine göre değil de işten çıkarıldığı 2012 yılı verilerine göre ve yasal faizi uygulanmadan (İşsizlik sigortası fonunda işletilmeden bekletilmesi düşünülemezken) İşsizlik Sigortası Kanunu kapsamında tarafına ödendiğini, her ne kadar ilgili kanun çerçevesinde ödeme yapıldığı belirtilmişse de yasal faiziyle birlikte 9000-10000 TL yerine 3480 TL alarak hak kaybına uğradığını belirterek şahsına ödenen işsizlik ödeneğinin yasal faiziyle birlikte 2018 verileri ile ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 19/10/2018 tarihli ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben

Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü (İŞ-KUR) tarafından gönderilen 19/11/2018 tarihli

ve … sayılı yazı ve eklerinde özetle:

2.1.Sigortalı işsizlerin işsizlik sigortası hak sahipliklerinin 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanun kapsamında belirlenmekte olduğunu anılan Kanunun 48 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Sigortalı işsizin, bu maddede belirtilen ödeme ve hizmetlerden yararlanabilmesi için işten ayrılma bildirgesi ile birlikte hizmet akdinin feshedildiği tarihi izleyen günden itibaren otuz gün içinde Kuruma doğrudan veya elektronik ortamda başvurması gerekir. Mücbir sebepler dışında, başvuruda gecikilen süre işsizlik ödeneği almaya hak kazanılan toplam süreden düşülür” hükmü ile işsizlik ödeneği başvuru esaslarının belirlendiğini, 2.2.Aynı kanunun 50 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Günlük işsizlik ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde kırkıdır. Bu şekilde hesaplanan işsizlik ödeneği miktarı, 4857 sayılı İş

Kanununun 39 uncu maddesine göre on altı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde seksenini geçemez.” hükmü ile işsizlik ödeneği miktarının belirlendiğini, 2.3.Yine 50 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün prim ödeyerek sürekli çalışmış olanlardan, son üç yıl içinde; a) 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 180 gün, b) 900 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün, c) 1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün, Süre ile işsizlik ödeneği verilir.” hükmü ile işsizlik ödeneği hak sahipliği süresinin belirlendiğini, anılan madde yer alan “İşsizlik ödeneği başvuruları izleyen ayın sonuna kadar sonuçlandırılır.

İşsizlik ödeneği, her ayın beşinde aylık olarak işsizin kendisine ödenir.” Hükmü ile başvuruların sonuçlandırılması ve ödeme tarihinin belirlendiğini, 2.4.Anılan Kanunun 51 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bu Kanun uyarınca sigortalı sayılanlardan hizmet akitleri aşağıda belirtilen hallerden birisine dayalı olarak sona erenler, Kuruma süresi içinde şahsen başvurarak yeni bir iş almaya hazır olduklarını kaydettirmeleri ve bu Kanunda yer alan prim ödeme koşullarını sağlamış olmaları kaydıyla işsizlik ödeneği almaya hak kazanırlar” hükmü ile işsizlik ödeneği hak sahipliği koşullarının belirlendiği,

2.5.4447 sayılı yasa gereği özetle, işsizlik sigortası kapsamında bir işyerinde çalışırken, çalışma

istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen, kendi istek ve kusuru dışında işini kaybedenlerden; hizmet akdinin feshinden önceki 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olmak üzere son üç yıl içinde en az 600 gün süre ile işsizlik sigortası primi ödemiş ve fesih tarihini izleyen günden başlayarak 30 gün içinde şahsen veya elektronik ortamda başvurarak (mücbir nedenler dışında başvuruda gecikilen süre toplam hak sahipliği süresinden düşülür) yeni bir iş almaya hazır olduklarını kaydettirmiş olanların işsizlik sigortası hizmetlerinden yararlanılabileceği, 2. 6.İşsizlik ödeneği talebinde bulunan sigortalı işsizlerin, işten çıkış nedeninin 4447/51 inci maddesi kapsamı dışında olması durumunda işsizlik sigortası hak sahipliğinin belirlenemediğini, bununla birlikte Kurum davaya taraf olmasa da sigortalı işsizin lehine sonuçlanan ve içeriğinden fesih nedeninin 4447/51. Madde kapsamında olduğu anlaşılan mahkeme kararı ile müracaat etmesi halinde kanunda yer alan diğer hak kazanma koşularının da sağlanması durumunda sigortalı işsizlerin işsizlik ödeneğinden faydalanabildiğini, 2.7. İlgilinin 21.03.2012 tarihinde sona eren hizmet akdi fesih gerekçesinin işveren tarafından

Sosyal Güvenlik Kurumuna 4447/51. madde kapsamı dışında (29- işveren tarafından İşçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih) bildirilmiş olması ve 4447/48 inci maddesinde belirtilen yasal süre içerisinde Kuruma başvurulmaması nedenleriyle ilgilinin ödenek hak edemediği, 2.8.29.03.2018 tarihinde, Kurumun taraf olmadığı işçi ile işveren arasında süren kesinleşmiş mahkeme kararı ile müracaat etmesi ve söz konusu mahkeme kararından fesih nedeninin 4447/51 inci maddesi kapsamında olduğunun anlaşılması neticesinde ilgiliye işsizlik ödeneğinin ödendiği, 2.9.Faiz alacağının asıl alacağa bağlı fer’i nitelikte bir hak olduğu bu alacağın doğumunun ve geçerliliğinin asıl alacağın varlığına bağlı olması ve söz konusu olayda asıl alacağın sigortalının kesinleşmiş mahkeme kararıyla İŞ-KUR’a başvurduğu tarihte (29.03.2018) doğduğundan ilgiliye 05/04/2018 tarihinde işsizlik ödeneği ödenmiş olmakla birlikte 4447 sayılı yasa gereği başvuruların izleyen ayın sonuna kadar sonuçlandırılması ve ödemelerin de ayın beşinde yapılması gerekliliği açısından; başvurunun süresinde sonuçlandırılması ve ödemenin zamanında yapılmış olması sebebiyle herhangi bir gecikme olmadığı, 2.10.İlgili tarafından işveren aleyhine açılan alacak davasında özetle: yargı yolu açık olmak üzere kıdem tazminatı alacağına hükmedildiği ve Kurumun taraf olmamasından dolayı kararın kesinleşmesinin beklendiği, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını 29.03.2018 tarihinde

Kuruma ibraz etmesi üzerine ilgiliye 05/04/2018 tarihinde işsizlik ödeneğinin ödendiği, İşten çıkış nedeninin 4447/51 inci madde kapsamı dışında bildirilmesinden ve davanın kesinleşmesi sürecinde Kurumun taraf olmadığından dolayı faiz ödemesinin yapılmadığı, 2.11.İşverenin işten çıkış nedenini gerçeğe uygun bildirmemesinden ve mahkeme sürecinin uzun sürmesinden Kurumun sorumlu tutulmaması gerektiği ve ayrıca hak edilebilecek işsizlik ödeneği karşılığı miktarın Fonda nemalandırılmasının da faiz ödenmesine gerekçe oluşturmayacağı, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

5. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun İşsizlik sigortasına ilişkin genel hükümler başlıklı 48 inci maddesinde: “İşsizlik sigortası zorunludur. Bu Kanun kapsamına giren ve halen çalışmakta olanlar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, yeni girenler ise işe başladıkları tarihten itibaren sigortalı olurlar.

“…İşveren, hizmet akdi 51 inci maddede belirtilen hallerden birisine dayalı olarak sona ermiş olan sigortalılar hakkında; örneği Kurumca hazırlanacak üç nüsha işten ayrılma bildirgesi düzenleyip, 15 gün içinde bir nüshasını Kuruma göndermek, bir nüshasını sigortalı işsize vermek ve bir nüshasını da işyerinde saklamakla yükümlüdür.”

“…Sigortalı işsizin, bu maddede belirtilen ödeme ve hizmetlerden yararlanabilmesi için işten ayrılma bildirgesi ile birlikte hizmet akdinin feshedildiği tarihi izleyen günden itibaren otuz gün içinde Kuruma doğrudan veya elektronik ortamda başvurması gerekir. Mücbir sebepler dışında, başvuruda gecikilen süre işsizlik ödeneği almaya hak kazanılan toplam süreden düşülür.”

“Sigortalı işsizlere bu Kanunda belirtilen esas ve usuller çerçevesinde, Kurumca aşağıda belirtilen ödemeler yapılır ve hizmetler sağlanır; a) İşsizlik ödeneği, b) (Değişik: 17/4/2008-5754/90 md.) 5510 sayılı Kanun gereği ödenecek sigorta primleri, c)

Yeni bir iş bulma, d) Meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimi.

…”

5.1.4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun İşsizlik ödeneğinin; miktarı, ödeme süreleri ve

zamanı ile sigorta primleri başlıklı 50 nci maddesinde: “Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün prim ödeyerek sürekli çalışmış olanlardan, son üç yıl içinde; a) 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 180 gün, b) 900 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün, c) 1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün, Süre ile işsizlik ödeneği verilir.

İşsizlik ödeneği her ayın sonunda aylık olarak işsizin kendisine ödenir. İlk işsizlik ödeneği ödemesi ise ödeneğe hak kazanılan tarihi izleyen ayın sonuna kadar yapılır. İşsizlik ödeneği damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz. İşsizlik ödeneği, nafaka borçları dışında haciz veya başkasına devir ve temlik edilemez. Sigortalının kusurundan

kaynaklandığı belirlenen fazla ödemeler yasal faizi ile birlikte geri alınır.(Ek cümle:

15/5/2008-5763/15 md.) Ölen sigortalı işsizlere ait fazla ödemeler geri tahsil edilmez. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/25 md.) 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesi gereği işe iade davası nedeniyle yatırılan primlerin son günü esas alınarak işsizlik ödeneği hak sahipliği belirlenir ve işsiz geçen dönem için ödeme yapılır.

5.2.4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun İşsizlik ödeneğine hak kazanmanın şartları

başlıklı 51 inci maddesinde: “Bu Kanun uyarınca sigortalı sayılanlardan hizmet akitleri aşağıda belirtilen hallerden birisine dayalı olarak sona erenler, Kuruma süresi içinde şahsen başvurarak yeni bir iş almaya hazır olduklarını kaydettirmeleri ve bu Kanunda yer alan prim ödeme koşullarını sağlamış olmaları kaydıyla işsizlik ödeneği almaya hak kazanırlar.

a) 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 13 üncü maddesi veya 20/4/1967 tarihli ve

854 sayılı Deniz İş Kanununun 16 ncı maddesi yada 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın

Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun

6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen bildirim önellerine uygun olarak hizmet akdi

işveren tarafından sona erdirilmiş olmak, …

c) Hizmet akdi, süresi belli olsun veya olmasın süresinin bitiminden önce veya bildirim önelini beklemeksizin 1475 sayılı İş Kanununun 17 nci maddesinin (I) ve (III) numaralı bentlerine veya

854 sayılı Deniz İş Kanununun 14 üncü maddesinin (III) numaralı bendine veya 5953 sayılı

Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında

Kanunun 12 inci maddesinin birinci fıkrasına göre işveren tarafından feshedilmiş olmak, …” 5.3. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun Fonun kuruluşu, yönetimi denetimi, gelirleri, giderleri ile mal ve alacaklarının tabi olacağı hükümler başlıklı 53 üncü maddesinde: “Bu

Kanunun gerektirdiği görev ve hizmetler için malî kaynak sağlamak, piyasa şartlarında kaynakları değerlendirmek, Kanunun öngördüğü ödemelerde bulunmak üzere “İşsizlik

Sigortası Fonu” kurulmuştur. Fon, Kurum Yönetim Kurulunun kararları çerçevesinde işletilir ve yönetilir.

Fon kaynaklarının değerlendirilmesine ilişkin usul ve esaslar; Bakanlık, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, T.C. Merkez Bankası ve Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığının müştereken hazırlayacakları ve Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Fon, Sayıştayın vize ve tesciline tabi değildir. Sayıştay tarafından denetlenir.” 6. 1475 sayılı Mülga İş Kanununun İşverenin Bildirimsiz Fesih Hakkı başlıklı 17 nci maddesinde: “Süresi belirli olsun veya olmasın, sürekli hizmet akitlerinde işveren aşağıda yazılı hallerde, dilerse hizmet aktini süresinin bitiminden önce veya bildirim önelini beklemeksizin feshedebilir.

I- Sağlık Sebepleri :

a) işçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa veya sakatlığa uğraması halinde, bu sebeble doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi, b) İşçinin bulaşıcı veya işi ile bağdaşmayacak derecede tiksinti verici bir hastalığa tutulduğunun anlaşılması (a) fıkrasında sayılan sebepler dışında işçinin kendi kusuruna yükletilmeyen hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için hizmet aktini bildirimsiz fesih hakkı: Hastalık işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 13 üncü maddedeki bildirim önellerini altı hafta aşmasından doğar. Doğum, gebelik hallerinde bu süre 70 nci maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin işine gidemediği süreler için ücret işlemez.

IIAhlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri :

a) Hizmet akti yapıldığı sırada bu aktin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması, b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması, c) İşverenin evinde oturan işçinin yaşayışının o evin adabına ve usullerine uygun veya genel ahlâk bakımından düzgün olmaması, ç) İşçinin, işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 77 nci maddeye aykırı hareket etmesi, d) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması, e) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi, f) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki gün veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç iş günü işine devam etmemesi, g) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmaması, h) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işverenin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makinaları, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri on günlük ücretinin tutarı ile ödeyemeyecek derecede hasara veya kayba uğratması, III- İşyerinde işçiyi bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan bir zorlayıcı sebebin ortaya çıkması.”

IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE

ÖNERİSİ

7.Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan

Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8.Başvuran, özetle; İşsizlik Sigortası Kanunu kapsamında tarafına ödenen işsizlik ödeneğinin mahkeme kararının kesinleştiği tarihteki (2018) verilerden değil de iş akdinin feshi tarihindeki (2012) verileri üzerinden ve herhangi bir faiz ödemesi olmaksızın ödenmesi sebebiyle yaşadığı mağduriyetin giderilmesini talep etmektedir.

9.Başvuru konusunun başvuranın işsizlik ödeneğine hak kazandığı tarihin belirlenmesi ve İŞKUR tarafından işsizlik ödeneği için yargılama sürecinde geçen süreye faiz ödemesi gerekip gerekmediği noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.

10.Başvuranın işsizlik ödeneğine hak kazanıp kazanamadığı noktasında yapılan değerlendirmede: İşsizlik ödeneğine hak kazanılabilmek için;

• Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün prim ödeyerek sürekli çalışmış olmak, • 4447 sayılı Kanunda sayılan gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsiz olmak, • Hizmet akdi, süresi belli olsun veya olmasın süresinin bitiminden önce veya bildirim önelini beklemeksizin 1475 sayılı İş Kanununun 17 nci maddesinin (I) ve (III) numaralı bentlerine göre işveren tarafından feshedilmiş olmak, • İşten ayrılma bildirgesi ile birlikte hizmet akdinin feshedildiği tarihi izleyen günden itibaren otuz gün içinde Kuruma doğrudan veya elektronik ortamda başvurmak, Koşullarının mevcut olduğu anlaşılmaktadır.

11.Başvuranın iş akdinin 21.03.2012 tarihinde işveren tarafında feshedildiği, sona eren hizmet akdi fesih gerekçesinin işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna 4447 sayılı Kanunun 51 inci madde kapsamı dışında (işveren tarafından İşçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih) bildirildiği ve başvuranın işsizlik ödeneği ödenmesi için 21.03.2012 tarihindeki fesih sonrasında 4447 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde yer alan yasal süre içerisinde Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne başvuruda bulunmadığı anlaşılmaktadır. 12.Başvuru dosyası kapsamında işçi ve işveren arasında söz konusu fesih işleminden dolayı çıkan husumetin yargıya taşındığı ve 29.03.2018 tarihinde kesinleşen mahkeme kararıyla

21.03.2012 tarihinde işveren tarafından yapılan feshin 4447 sayılı Kanunun 51 inci madde

kapsamında olduğu tespit edilmiştir.

13. Kurumumuzca başvuruya konu idareden edinilen cevaplar, dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde; işsizlik ödeneğine hak kazanılabilmesi için iş akdinin

1475 sayılı Mülga İş Kanununun İşverenin Bildirimsiz Fesih Hakkı başlıklı 17 nci maddesinde

yer alan sağlık sebepleri veya işyerinde işçiyi bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan bir zorlayıcı sebebin ortaya çıkması nedenleriyle feshedilmesi ve fesih sonrasında 4447 sayılı

Kanunun 48 inci maddesinde yer alan yasal süre içerisinde Türkiye İş Kurumu Genel

Müdürlüğüne başvuruda bulunulması gerektiği ancak başvuranın iş akdinin anılan sebeplerle değil de ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranış sebebiyle feshedildiğinin bildirilmesi ve başvuranın kanunda öngörülen yasal sürede başvuruda bulunmaması dolayısıyla işsizlik ödeneğine hak kazanmadığı, mahkeme kararının kısmen lehine sonuçlanması durumunun, fesih işleminden doğan hak kayıplarının tamamlayıcısı niteliğinde olmakla birlikte fesih iradesini yok sayamayacağı bu durumun seçimlik olarak işverene sunulan yaptırımlardan da anlaşılacağı ve anılan iradenin 2012 yılında ortaya konulduğu, kanununda bu iradeye hüküm ve sonuç bağladığı anlaşılmaktadır. İşsizlik ödeneğine hak kazanma halinin kanunda sayılan koşulların mevcudiyetiyle söz konusu olacağı bu bağlamda başvuranın faiz talebinin, faizin asıl alacağa bağlı fer’i nitelikte bir hak olması yani bu alacağın doğumunun ve geçerliliğinin asıl alacağın varlığına bağlı olması ve söz konusu olayda asıl alacağın sigortalının kesinleşmiş mahkeme kararıyla Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne başvurduğu tarihte doğması sebebiyle anılan faiz talebinin yersiz olduğu yönünde idarece yapılmış işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 14. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Yozgat İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

BAŞVURANA ve TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi