|
ÖZET: Başvuru, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü’ne (İŞKUR) yönelik işsizlik ödeneği talebine ilişkindir. Başvuran, 2022 yılına ait son dört aylık prime esas kazançlarının dikkate alınarak ödenek bağlanması gerektiğini, ancak 2019 brüt maaşı üzerinden hesaplama yapıldığını belirterek mağduriyet yaşadığını ifade etmiştir. İŞKUR, başvuranın işten çıkış nedeninin 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 51. maddesi kapsamında olmadığını ve bu nedenle ödenek alma hakkı bulunmadığını açıklamıştır.
İşsizlik ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları üzerinden hesaplanmakta olup, başvuranın işe iade davasını kazanması durumunda geriye dönük ödemeler yapılabilmektedir. Ancak, başvuranın işten çıkarılma nedeni, işsizlik sigortasından yararlanma koşullarını karşılamadığından, talebi reddedilmiştir. İŞKUR, başvuranın işe iade davası sonucunda belirlenen tarihe göre ödeneği hesaplayarak, gerekli ödemeleri gerçekleştirmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve İŞKUR’un açıklamalarını değerlendirerek, işlemlerde hukuka aykırılık tespit edilmediğine karar vermiştir. Ancak, idarenin başvurana karşı hangi yollara başvurabileceğini belirtmediği için bu konuda iyileştirme önerilmiştir. Başvuranın, kararın tebliğ tarihinden itibaren dava açma hakkı bulunmaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/2870-S.23.4866
BAŞVURU NO : 2023/372
KARAR TARİHİ : 08/03/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
İşsizlik ödeneğinin 2022 yılı kazancı üzerinden hesaplanması talebi
BAŞVURUNUN KONUSU :
hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 07/01/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda; 2022 yılına ait son 4 aylık prime esas kazançlarının esas alınarak ödenek bağlanması gerekirken, 2022 primleri dikkate alınmadan 2019 brüt maaşına göre ödenek bağlandığını bu durumun mağduriyetine sebebiyet verdiğini ifade ederek 2022 yılına ait son 4 aylık prime esas kazançlarının esas alınarak işsizlik ödeneğinin ödenmesini talep etmektedir
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi-belge isteme yazısına cevaben Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü
(İŞKUR) İşsizlik Sigortası Daire Başkanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıda özetle:
2.1. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunun; 50 nci maddesinin birinci fıkrasında “Günlük işsizlik ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde kırkıdır. Bu şekilde hesaplanan işsizlik ödeneği miktarı, 4857 sayılı İş Kanununun 39 uncu maddesine göre onaltı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde seksenini geçemez.” hükmü ile işsizlik ödeneği ödeme miktarının hesaplanma usulünün belirlendiği, üçüncü fıkrasında yer alan “22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesi gereği işe iade davası nedeniyle yatırılan primlerin son günü esas alınarak işsizlik ödeneği hak sahipliği belirlenir ve işsiz geçen dönem için ödeme yapılır.” hükmü ile işe iade mahkeme kararına göre yapılacak işlemlerin düzenlendiği,
2.2. Başvuranın, 13.07.2020 tarihli işten çıkışı kapsamında 24.09.2020 tarihinde işsizlik ödeneği talebi ile başvuruda bulunduğu, işten çıkış nedeninin “29-işveren tarafından işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih” olması ve bu işten çıkış nedeninin 4447 sayılı Kanunun 51 inci maddesi kapsamında yer almaması nedeniyle işsizlik ödeneği almaya hak kazanamadığı, 31.10.2022 tarihinde kesinleşen işe iade istemli mahkeme kararının Kuruma ibraz edildiği, fesih tarihi, 4447 sayılı Kanun 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereği işe iade mahkeme kararına istinaden yatırılan primlerin son günü (13.11.2020) olarak kabul edilerek işsizlik ödeneği hak sahipliğinin belirlendiği, 31.10.2022 tarihinde kesinleşen işe iade istemli mahkeme kararının Kuruma ibraz edilmesine müteakip 14.11.2020/13.09.2021 tarihleri arasına 300 gün süre ile işsizlik ödeneği almaya hak kazandığı ve ödemelerin 05.12.2022 tarihinde gerçekleştirildiği , Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun; 5.1. “İşsizlik ödeneğinin; miktarı, ödeme süreleri ve zamanı ile sigorta primleri” başlıklı 50.
maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Günlük işsizlik ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde kırkıdır. Bu şekilde hesaplanan işsizlik ödeneği miktarı, 4857 sayılı
İş Kanununun 39 uncu maddesine göre onaltı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde seksenini geçemez.”
“Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olanlardan, son üç yıl içinde; a)
600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 180 gün, b) 900 gün
sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün, c) 1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün, süre ile işsizlik ödeneği verilir.
22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesi gereği işe iade davası nedeniyle yatırılan primlerin son günü esas alınarak işsizlik ödeneği hak sahipliği belirlenir ve işsiz geçen dönem için ödeme yapılır…
5.2. “İşsizlik ödeneğine hak kazanmanın şartları” başlıklı 51. maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun uyarınca sigortalı sayılanlardan hizmet akitleri aşağıda belirtilen hallerden birisine dayalı olarak sona erenler, Kuruma süresi içinde şahsen başvurarak yeni bir iş almaya hazır olduklarını
kaydettirmeleri ve bu Kanunda yer alan prim ödeme koşullarını sağlamış olmaları kaydıyla işsizlik ödeneği almaya hak kazanırlar.”
IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran; 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 50’nci maddesi gereğince işsizlik ödeneği bağlanırken 2022 yılına ait son 4 aylık prime esas kazançlarının esas alınarak ödenek bağlanması gerekirken, 2022 primleri dikkate alınmadan 2019 brüt maaşına göre ödenek bağlandığını bu durumun mağduriyetine sebebiyet verdiğini ifade ederek 2022 yılına ait son 4 aylık prime esas kazançlarının esas alınarak işsizlik ödeneğinin ödenmesini talep etmektedir 8. Başvuruya konu uyuşmazlığın; İŞKUR tarafından başvurana yapılan “işsizlik ödeneği” ödeme miktarı noktasında toplandığı görülmektedir.
9. İşçinin işsizlik sigortasından yararlanabilmesi için gerekli koşulların belirlendiği 4447 sayılı yasada da belirtildiği üzere, iş sözleşmesinin İş Yasası’nın 25/II’deki sebeplerden biri kapsamındaki bir sebeple işe son verilmemiş olması gerekir. 25/II’ye dayanılarak feshedilen iş sözleşmelerinde işçi işsizlik sigortasından yararlanamayacaktır. Bu durumdaki bir işçi işine son verildiği anda yararlanamamakla birlikte, işe iade davasını kazanmakla, feshin 25/II kapsamında olma özelliği (haklı fesih özelliği) kalmamaktadır. Bu nedenle de başlangıçta faydalanamadığı işsizlik ödeneğinden, işe iade davasını kazanmış olmakla, işsizlik ödeneğinden geriye dönük olarak faydalanır hale gelmesi gerekir. Çünkü dava sürecinde işsiz kalmıştır ve işe son verilme işleminde işverenin haksız olduğu mahkeme kararı ile tespit edilmiştir. İşe iade davasını kazanan işçi, kesinleşmiş işe iade kararı ile birlikte İŞKUR’a müracaat etmesi halinde İŞKUR’un işçiyi işsizlik sigortasından yararlandırması gerekmektedir.
9.1. Başvuran, 13.07.2020 tarihli işten çıkışı kapsamında 24.09.2020 tarihinde işsizlik ödeneği talebi ile başvuruda bulunmuş olup işten çıkış nedeninin “29-işveren tarafından işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih” olması ve bu işten çıkış nedeninin 4447 sayılı Kanunun 51 inci maddesi kapsamında yer almaması nedeniyle işsizlik ödeneği almaya hak kazanamamıştır.
10. Kural olarak işsizlik ödenekleri, işsiz kalındıktan sonraki dönem için ödenmesine rağmen işe iade davasının kazanılmasıyla hak sahibi olunan ödemeler, kararın kesinleşmesinden önceki çalışılmayan dönem için yapılmaktadır. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 50 nci maddesine 11.09.2014 tarihinde yayınlanan 6552 sayılı Kanunla “22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesi gereği işe iade davası nedeniyle yatırılan primlerin son günü esas alınarak işsizlik ödeneği hak sahipliği belirlenir ve işsiz geçen dönem için ödeme yapılır” hükmü ilave edilmiştir. Böylece işe iade davasının kazanılmış olması tek başına yetmemekte, bu davanın sonuçlarından tam olarak yararlanmak için çalıştırılmayan 4 aylık dönemle ilgili olarak ücretlerin yatırılması ve bu ücretlerden de işsizlik sigortası priminin kesilmesi gerekmektedir. Duruma göre çalıştırılmayan bu süre 4 aydan kısa sürmüş olsa bile bu yeterli kabul edilmektedir. Kısaca işe iade davasını kazanan işçinin 4 aylık dönem için priminin yatırılıp
yatırılmaması önemlidir. Yatırılmış ise esas alınacak ücret bu son ücret olacak, işçinin kıdemi de bu süre kadar artacaktır.
11. Başvuran 13/07/2020 tarihinde işten çıkarılmış, 31.10.2022 tarihinde kesinleşen işe iade istemli mahkeme kararı idareye ibraz edilmiştir. İŞKUR tarafından, başvuranın 4447 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesi gereği işe iade davası nedeniyle yatırılan primlerin son günü esas alınarak işsizlik ödeneği hak sahipliği belirlenir ve işsiz geçen dönem için ödeme yapılır.” hükmü gereği fesih tarihi 13.11.2020 olarak belirlenmiş ve anılan Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Günlük işsizlik ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde kırkıdır. Bu şekilde hesaplanan işsizlik ödeneği miktarı, 4857 sayılı İş Kanununun 39 uncu maddesine göre onaltı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde seksenini geçemez.” hükmü gereği 13.11.2020 olan fesih tarihinden önceki prime esas son 4 aylık kazancın ortalaması esas alınarak işsizlik ödeneği ödeme miktarı belirlenmiştir.
12. 4447 sayılı kanunun 50 inci maddesinde işsizlik ödeneğinin; miktarı, ödeme süreleri ve zamanı ile sigorta primlerine ilişkin koşulların hüküm altına alındığı görülmektedir. Şöyle ki; günlük işsizlik ödeneğinin, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde kırkı olarak belirlendiği, ödeneğe hak kazanma koşullarının ise; hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olanlardan, 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 180 gün, 900 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün,1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün, süre ile işsizlik ödeneği verileceğinin hüküm altına alındığı ayrıca 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesi gereği işe iade davası nedeniyle yatırılan primlerin son günü esas alınarak işsizlik ödeneği hak sahipliğinin belirleneceği ve işsiz geçen dönem için ödeme yapılacağının öngörüldüğü tespit edilmiştir.
13. Başvuranın, 29. kodu ile işten çıkarılış tarihi 13/07/2020 olup lehe sonuçlanan işe iade davası sonrası işveren tarafından 13/07/2020 fesih tarihinden itibaren 4 aylık boşta geçen sürenin ücreti ödenmiş ve SGK ya da sigorta bildirimi yapılmıştır. Dolayısıyla 4447 sayılı Kanunun 51’inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan işe iade davası nedeniyle yatırılan primlerin son günü esas alınarak işsizlik ödeneği hak sahipliğinin belirlenerek işsiz geçen dönem için ödemenin yapılacağına ilişkin amir hüküm kapsamında idarece fesih tarihinden geriye dönük ödenen 4 aylık primlerin son günü olan 13/11/2020 tarihinden önceki prime esas son 4 aylık kazancın ortalaması esas alınarak 2021 yılının 8 ve 11. ayları da dahil olmak üzere 300 gün süre ile işsizlik ödeneği tahakkuk ettirilerek ödemeler 05/12/2022 tarihinde gerçekleşmiştir.
14. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; İş Kanununun 21 inci maddesi gereği işe iade davası nedeniyle yatırılan primlerin son günü esas alınarak işsizlik ödeneği hak sahipliğinin belirleneceği bu bağlamda günlük işsizlik ödeneğinin, sigortalının fesih tarihinden (13/11/2020) son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak günlük ortalama brüt kazancının yüzde kırkı olarak hesap edilen idari işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunamamıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin ilgili işlemlerinde “kanunlara
uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana yönelik işlemlerinde başvuranın hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı tespit edilmiş olup, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
16. Ayrıca 2019/2174 no’lu şikayet başvurusu hakkında işçi ile işveren arasındaki iş akdinin feshi ve bildirimi konusundaki ihtilafların yargı organlarınca incelendiği süreç içerisinde, yargı kararının beklenmesinin işçilerin mağduriyetine yol açtığı, zira Kanunun temel ilkeleri ve gerekçeleri, işsizlik gibi muhtemel rizikolarda işçinin korunmasının amaçlandığı, işsizlik sigortasının temel dinamiğinin, işçilerin çalışırken ödediği primlerin gelecekte işsiz kalabileceği durumlarda kendilerine geri ödenerek maddi güvenliğini sağlamak olduğu, işçilerin mağduriyetinin giderilmesi noktasında idarenin bu ödemeleri zamanında yapmasının da oldukça önemli olduğu, işsiz kalınan dönemde değil de daha sonrasında yapılan bir ödemenin sigortacılığın işleyişine 1982 Anayasasının 2 nci maddesinde belirlenen “sosyal hukuk devleti” anlayışına ve iş hukuku ve bağlı yasa, yönetmelikler ile kabul edilen işçiyi koruma düşüncesine aykırı olacağı, idarenin yaşanabilecek muhtemel mağduriyetlerin önüne geçecek bir mekanizma geliştirerek işten çıkış ve kesinleşmiş mahkeme kararı arasındaki süre için işsiz sigortalının karşılaşabileceği riskleri ortadan kaldırması gerektiği, akabinde bu süre içinde aldığı önlemlerin mahkeme kararı sonucuna göre haksız çıkan tarafa rücu edilebileceği bir sistemin hakkaniyet açısından yaşanabilecek sorunları ortadan kaldıracağı bu kapsamda, konunun etki analizi ve aktüeryal denge faktörlerinin araştırılarak sistemin yapısına da zarar vermeyecek bir yöntem belirlenmesi ve buna ilişkin gerekli mevzuat altyapısının hazırlanması hususunda Tavsiye Kararı verilmiş olup söz konusu karara uyularak gereğinin ilgili idarece yerine getirilmiş olması halinde benzer mağduriyetlere mahal verilmeyeceği kanaatine varılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Muğla İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURAN ve TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’ne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi