|
ÖZET: Başvuran, Öğretmenlik Meslek Kanunu kapsamında uzman öğretmenlik için yaptığı başvurunun İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından reddedildiğini belirtmektedir. Reddin gerekçesi, başvuranın öğretmenlikte 10 yıl hizmet süresini doldurmadığı iddiasıdır. Ancak başvuran, 10 yıl 11 ay hizmet süresine sahip olduğunu ve bu nedenle başvurusunun kabul edilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Ayrıca, yüksek lisans eğitimini tamamladığı için uzman öğretmenlik sınavından muaf olduğunu da vurgulamaktadır.
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, başvuranın uzman öğretmenlik başvurusunu, 10 yıllık hizmet süresinin dolmadığı gerekçesiyle reddettiğini açıklamıştır. Ancak yapılan incelemeler sonucunda, başvuranın gerekli hizmet süresini sağladığı ve başvurusunun usulüne uygun yapıldığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda, idarenin hatalı işlem yaptığına dair kanaate varılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin kabul edilmesi yönünde bir tavsiye kararı hazırlamış ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne, başvuranın sertifika programına dahil edilmesi için gerekli işlemlerin yapılması önerilmiştir. İdarenin bu karara uygun davranması beklenmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/15772-S.23.24819
BAŞVURU NO : 2023/11158
KARAR TARİHİ : 11.12.2023
TAVSİYE KARARI
İSTANBUL İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Uzman Öğretmenlik Başvurusu Hk.
BAŞVURU TARİHİ : 27.07.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle, Öğretmenlik Meslek Kanunu Kariyer Basamakları kapsamında uzman öğretmen olmak amacıyla yasal takvim süresi içerisinde ilgili modülden başvurusunu sağladığını, görevli olduğu okul ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün başvuruya onay verdiğini ancak İl Milli Eğitim Müdürlüğünün hizmet süresinin 10 yıldan az olması gerekçesiyle reddettiğini, ancak kendisinin 10 yıl 11 ay hizmet süresine sahip olduğunu ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünün hatalı işlem yaptığını ifade ederek söz konusu hatalı işlemin geri alınarak sertifika programına dahil edilmeyi talep etmektedir. Diğer yandan Başvuran, yüksek lisans eğitimini tamamladığından uzman öğretmenlik sınavından muaf olduğunu belirterek yaşanan mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 15.09.2023 tarihli yazısında; özetle, Başvuranın uzman öğretmenlik eğitim programına başvuru yaptığını ancak görevlendirme yapılan komisyon tarafından
Başvuranın öğretmenlikte 10 hizmet yılını doldurmadığı gerekçesiyle başvurusunun reddedildiği bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4. 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40’ncı maddesinin 3’ncü fıkrasında; “Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.” ,
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
6. 7354 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanununun “Öğretmenlik Kariyer Basamakları” başlıklı 6’ncı maddesi 1’nci fıkrasında; Aday öğretmenlik dâhil öğretmenlikte en az on yıl hizmeti bulunanların uzman öğretmenlik için başvuruda bulunabilecekleri düzenlenmiştir.
7. 12.05.2022 tarihli ve 31833 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Aday Öğretmenlik ve Öğretmenlik
Kariyer Basamakları Yönetmeliğinin “Uzman öğretmen veya başöğretmen unvanları için öngörülen yazılı sınava başvuracaklarda aranacak şartlar” başlıklı 12’nci maddesinin 1-a fıkrası; “Yazılı sınav başvuru tarihinin son günü itibarıyla aday öğretmenlik dâhil öğretmenlikte en az on yıl hizmeti bulunmak” ve “Yazılı sınavda muafiyet” başlıklı 13’ncü maddesinin 1’nci fıkrası; “Lisansüstü eğitimini tamamlayan öğretmenler uzman öğretmen unvanı için öngörülen; doktora eğitimini tamamlayan uzman öğretmenler ise başöğretmen unvanı için öngörülen yazılı sınavdan muaf tutulur.” şeklinde düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Öğretmenlik Meslek Kanunu Kariyer Basamakları kapsamında uzman öğretmen olmak amacıyla yasal takvim süresi içerisinde ilgili modülden başvurusunu sağladığını, görevli olduğu okul ve İlçe Milli Eğitim
Müdürlüğünün başvuruya onay verdiğini ancak İl Milli Eğitim Müdürlüğünün hizmet süresinin 10 yıldan az olması gerekçesiyle reddettiğini, ancak kendisinin 10 yıl 11 ay hizmet süresine sahip olduğunu ve
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünün hatalı işlem yaptığını ifade ederek söz konusu hatalı işlemin geri alınarak sertifika programına dahil edilmeyi talep etmektedir. Diğer yandan Başvuran, yüksek lisans eğitimini tamamladığından uzman öğretmenlik sınavından muaf olduğunu belirterek yaşanan mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
10. Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin
yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
11. Anayasanın 125’inci maddesinin birinci fıkrası gereğince İdarenin, hukuk devletinin gereği olarak her türlü eylem ve işlemi ile ilgili yargı önünde hesap vermesinin anlamı, sadece iptal davalarında hukuka aykırı işlemin ortadan kaldırılması değildir. Aynı zamanda eylem ve işlemlerinden doğan zararların tazmin eden idare de bu hükmün anlamına dahildir. Anayasanın 40’ıncı maddesi, “Kişinin, resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.” hükmüyle ve 125’inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince, “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükümleriyle; idarenin mali sorumluluğunun varlığını bireyler nezdinde güvence altına almıştır. Anayasanın ilgili hükümlerinden de görüldüğü üzere ilgililerin idarenin eylem ve işlemlerinden zarar görmeleri halinde, idarenin tazminat yükümlülüğü doğacaktır. Nitekim Danıştay bir kararında idarenin hukuki sorumluluğunu şöyle tanımlamıştır: “İdarenin hukuki sorumluluğu, kamusal faaliyetler sonucunda, idare ile yönetilenler arasında yönetilenler zararına bozulan ekonomik dengenin yeniden kurulmasını, idari etkinliklerden dolayı bireylerin uğradığı zararın idarece tazmin edilmesini sağlayan bir hukuksal kurumdur. Bu kurum, kamusal faaliyetler sebebiyle yönetilenlerin malvarlığında ortaya çıkan eksilmelerin ya da çoğalma olanağından yoksunluğun giderilebilmesi, karşılanabilmesi için aranılan koşulları, uygulanması gereken kural ve ilkeleri içine almaktadır.” (Danıştay 15. Daire, E. 2013/5356, K. 2016/3705,T. 23.5.2016)
12. Başvuran tarafından ekte gönderilen hizmet belgesinden de görülebileceği üzere 10 yıl ve üzeri hizmet süresi koşulunun sağlandığı açıktır. Başvuran, uzman öğretmenlik başvurusunu usulüne göre yapmış ve söz konusu başvuru gerek bağlı olarak çalıştığı okul ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından onaylanmıştır.
Gerekli koşulların sağladığı inancı içerisinde olan Başvuran, uzman öğretmenlik başvurusunun İl Milli
Eğitim Müdürlüğünde onay safhasında olduğu zaman aralığında iletişim ve internet imkânlarının olmadığı bir bölgede izin döneminde olması dolayısıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından reddedilen başvurusuna yönelik itiraz sürecini işletememiştir. İdarenin, Başvuranın uzman öğretmenlik eğitim programına başvuru yaptığı ancak görevlendirme yapılan komisyon tarafından başvurusunun öğretmenlikte
10 hizmet yılını doldurmadığı gerekçesi ile reddetmesi ve sonrasında 14-20.06.2023 tarihleri arasındaki
değerlendirme sonuçlarına itiraz etmemesi gerekçesinde isabet görülmemektedir. Her ne kadar Başvuran tarafından başvuru sürecinin İl Milli Eğitim Müdürlüğünde olduğu safha takip edilmemiş ve gerekli itiraz süreci işletilmemişse de bunun başvuru koşullarında herhangi bir noksanlık olmadığı inancıyla yapıldığı açıktır. Dolayısıyla İdarenin ilk olarak hizmet yılı hesabında kusurlu hareket etmesi ve Başvuranın uzman öğretmenlik başvurusunu reddetmesi ve sonrasında anılan karara itiraz etmediğini ileri sürmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
14. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup görevli idari yargı yerlerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan işlemin geri alınarak Başvuranın sertifika programına dahil edilmesi noktasında İSTANBUL İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın Başvurana ve İSTANBUL İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi