|
ÖZET: Başvuru, İstanbul Üsküdar ilçesinde bulunan iki yapı kooperatifinin ‘İmar Barışı’ kapsamından yararlandırılmaması ve şahsi hakların korunması talebiyle ilgilidir. Şikayetçi, 1974 yılında mülkiyet kadastrosu yapılan taşınmazların 1977-1978 yıllarında babası tarafından edinildiğini, daha sonra bu arsalar üzerinde haksız tasarruflar yapıldığını ve mahkeme kararlarıyla bu durumun tespit edildiğini belirtmiştir. 2016 yılında tapularını geri aldığını, ancak İmar Barışı kapsamında yıkım kararlarının uygulanmadığını ifade etmiştir. Ayrıca, kooperatiflerin İmar Barışı’ndan yararlanması için yaptığı başvurulara yanıt alamadığını da vurgulamıştır.
İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, başvuruya ilişkin olarak, yıkım kararının İmar Barışı nedeniyle uygulanmadığını ve bu nedenle başvuruların kabul edilmemesini talep etmiştir. İlgili mevzuat gereği, yapı kayıt belgesi alınamayacak yapılar arasında özel mülkiyette bulunan taşınmazlar yer almaktadır. Bu durum, şikayetçinin talebinin değerlendirilmesinde önemli bir unsur olmuştur. Sonuç olarak, şikayet konusu taşınmaz üzerindeki yapıların durumunun incelenmesi ve yapı kayıt belgesi alınıp alınmadığının kontrol edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için gerekli işlemlerin yapılması yönünde İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/4952-S.7417
BAŞVURU NO : 2019/564
KARAR TARİHİ : 01/07/2019
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ
… … … Kooperatifi ve … … …Kooperatifi’nin ‘İmar
BAŞVURUNUN KONUSU :
Barışı’ndan yararlandırılmaması ve şahsi haklarının korunması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 03/01/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikayetçi tarafından Kurumumuza verilen dilekçede özetle; İstanbul İli Üsküdar İlçesi
… mahallesi … pafta … ada … parseldeki taşınmaz arsaların 1974 yılında mülkiyet kadastrosu geçirildiğini, adası ve paftası belirlenerek satışa sunulduğunu, 1977 -1978 yıllarında müteveffa babası … … tarafından 2 parsel toplam 638m2 arsa sahibi olduğunu, 206.000m2 arsanın …
A.Ş tarafından 269 kişiye satıldığını, 1988 yılında … … … Yapı Kooperatifi ile … … … Yapı
Kooperatifi’nin söz konusu arsa üzerinde haksız şekilde tasarrufta bulunduğunu, Üsküdar 1
Asliye Hukuk Mahkemesi verdiği kararda buraların “tamamen şahıs özel parsellerine tecavüzlüdür” kararıyla adı geçen kooperatifleri men ettiğini ve yıkım kararı verdiğini, 27/03/1992 tarihinde kararın kesinleştiğini, ayrıntılarına dilekçesinde yer verdiği süreç sonunda 6292 sayılı Kanunu’nun 7’nci maddesi kapsamında 20/07/2016 tarihinde tapularını iade aldıklarını,
1.1. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun Geçici 16’ncı maddesi kapsamında ‘İmar Barışı’ndan yararlanılması durumunda mezkur yıkım kararının ortadan kalkacağını ve hakkı olan yerdeki söz konusu haksız tasarrufa göz yumulacağının ortaya çıktığını, İçişleri Bakanlığı … … … …
tarafından tanzim edilen 16.11.2018 tarihli …/… sayılı inceleme raporunda, 30 senedir arsasının üzerinde işgalci olunduğu hususu ile anlaşma yolu ya da yıkım kararlarının uygulanması hususunun karara bağlandığını, 1.2. Üsküdar Belediyesi’nin İmar Barışı sebebinden dolayı yıkım kararlarını uygulamadığını, arsa vergisini ödediği tapulu malı üzerinde 30 senedir işgalci, kaçak ve ruhsatsız şekilde ne zamana kadar oturulacağı sorusuyla birlikte, 1.3. İstanbul Üsküdar … Mahallesinde bulunan … … Yapı Kooperatifi ve … … Yapı
Kooperatifi’nin ‘İmar Barışı’ndan yararlanmaması için İstanbul Çevre ve Şehircilik İl
Müdürlüğü’ne 20/06/2018 tarihinde CİMER aracılığıyla başvuru yaptığını herhangi bir sonuç alamadığını, 03/12/2018 tarihinde CİMER aracılığıyla tekrar başvurduğunu ancak aradan geçen sürede hiç bir cevap alamadığını iddia ve ifade ederek, Adı geçen yapı kooperatiflerinin ‘İmar Barışı’ndan yararlandırılmaması ve şahsi haklarının korunması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 29/01/2019 tarih ve E. … sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden
İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden alınan 20/02/2019 tarihli ve E…. sayılı yazıda; “İlgi yazı ile şikayetçi … … tarafından, Üsküdar ilçesi, … mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin, yıkım kararı bulunduğu, bu kararın Üsküdar Belediyesi’nce
İmar Barışı sebebi ile uygulanmadığı, bu gerekçe ile söz konusu parsele ilişkin yapılacak başvuruların kabul edilmemesinin talep edildiği belirtilmektedir.
2.1. İmar Barışı kapsamındaki başvurularda izlenecek hususlar 06.06.2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarla belirlenmiş olup, imar barışı başvuruları yapı maliklerinden herhangi birisi veya vekili tarafından maliklerin beyanına istinaden e-Devlet üzerinden “İmar Barışı Kayıt Başvurusu ve
Sorgulama” bölümündeki Yapı Kayıt Belgesi başvuru formunun doldurulması suretiyle
15.06.2019 tarihine kadar yapılmaktadır. Ayrıca, 3194 sayılı İmar Kanunun Geçici 16.
maddesinde; “Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.” denilmektedir. Başvuru sonucu oluşan yapı kayıt belgesi bedeli 30.06.2019 tarihine kadar ödenebilmekte olup, yapı kayıt belgesi söz konusu bedel ödendikten sonra malikin sisteme beyan ettiği bilgilere istinaden kendi e-Devlet sistemi üzerinde düzenlenmiş olur.
2.2. Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar’ın 8.1. maddesinde yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar belirtilmiştir. Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve
Esaslar’ın 8.2. maddesinde “Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan ve yanlış beyanda bulunulan müracaat sahibi hakkında 10 uncu maddenin ikinci fıkrası uyarınca suç duyurusunda bulunulur.” hükmünün bulunduğu hususunda; Bilgilerinizi arz ederim.” açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Anayasa’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”
4. Anayasa’nın “Mülkiyet hakkı” kenar başlıklı 35 nci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”
5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (Sözleşme) Ek (1) No.lu Protokol’ün “Mülkiyetin korunması” kenar başlıklı 1 nci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”
6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Kurumun görevi başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “ Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
6. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun;
6.1. Geçici 16 ncı maddesinde,
“6.1.1. Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir.
Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar
Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
6.1.2. Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık mali-yet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
6.1.3. Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
6.1.4. Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
6.1.5. Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.
6.1.6. Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
6.1.7. Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz
Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
6.1.8. Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.
6.1.9. Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
6.4.10. Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.
6.1.11. Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan
Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu
Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e)
bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.
6.1.12. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.”
7. “Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar”ın “Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar” başlıklı 8 inci maddesinde; (1) Yapı Kayıt Belgesi;
a) 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen
Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda, b) İstanbul tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda, c) 19/5/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı
Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş
Tarihi Alanda, ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde, d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye
Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde, bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez.
(2) (Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.”, hüküm ve açıklamalara yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ Av. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7. Şikayetçinin iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8. Uyuşmazlık konusu, şikayetçi Üsküdar ilçesi, … mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin, yıkım kararı bulunduğunu, bu kararın Üsküdar Belediyesi’nce İmar Barışı sebebi ile uygulanmadığını iddia ederek, İstanbul Üsküdar … Mahallesinde bulunan … Yapı
Kooperatifi ve … Yapı Kooperatifi’nin ‘İmar Barışı’ndan yararlandırılmamasını ve şahsi haklarının korunmasını talep etmektedir.
9. 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16 ncı maddesi kapsamında; Yapı Kayıt Belgesi alınamayacak yapılar ve alanlar bu maddenin (9) uncu ve (11) fıkralarında belirtilmiş olup, bu fıkralarda belirtilen alanlar dışında kalan diğer bütün alanlardaki 31/12/2017 tarihinden önce ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar için yapı maliklerince eDevlet sistemi üzerinden yapıya ilişkin bilgilerin beyan edilmesi ve Yapı Kayıt Belgesi bedelinin ödenmesi suretiyle Yapı Kayıt Belgesi alınması mümkün olduğu,
10. Anılan Geçici 16 ncı maddenin (9) uncu fıkrasında, “Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar için yapı kayıt belgesi alınamayacağı”, diğer taraftan, söz konusu maddenin dördüncü fıkrasında yer alan hükme istinaden, Yapı Kayıt Belgesi alınan yapılarla ilgili olarak sadece 3194 sayılı Kanun ile 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edileceği, düzenlenmiştir.
11. Uyuşmazlık konusuna ilişkin olarak, “İstanbul İli Üsküdar İlçesi … mahallesinde bulunan … … Yapı Kooperatifi ve … … Yapı Kooperatifi’nin ‘İmar Barışı’ndan yararlandırılmaması talebi hakkında yapılan veya yapılması planlanan işlemler ile birlikte başvuru konusu ve buna ilişkin mezkûr talep hakkındaki idari ve hukuki değerlendirme” talebini de içeren Kurumumuzun bilgi-belge isteme yazısına istinaden İstanbul Çevre ve
Şehircilik İl Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazıda yer verilen açıklamalar kararın 2 no.lu paragrafında yer verilmiştir. Söz konusu açıklamalarda bahse konu yapı kooperatiflerinin ‘İmar Barışı’ndan yararlanıp yararlanmadığı bilgisinin yer almadığı tespit edilmiştir.
12. Bu kapsamda, şikayet konusunun esasını teşkil eden taşınmaz hakkındaki, mahkeme kararları, bu taşınmaz üzerindeki kaçak yapılar hakkında düzenlenen yapı tatil tutanakları ve söz konusu kaçak yapıların yıkımı yönünde alınan encümen kararları ile
3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16 ncı maddesi kapsamında getirilen düzenlemeler
sonucu oluşan yeni hukuki durumun birlikte dikkate alınması gerektiği tespit edilmiştir.
13. Başvuranın iddiaları, idarenin konuya ilişkin açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; özel mülkiyette bulunan taşınmazların, Yapı
Kayıt Belgesine konu edilemeyeceği hususu dikkate alındığında şikayet konusu talebe konu taşınmaz üzerindeki yapılar hakkında “Yapı Kayıt Belgesi” alınıp alınmadığının incelenmesi, “Yapı Kayıt Belgesi” alınmış ise belge alınırken yapılan beyanın doğru olup olmadığının yerinde inceleme yapılması suretiyle denetlenmesi ve Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için Yapı Kayıt Belgesi alındığının tespiti halinde Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine
İlişkin Usul ve Esasların 8 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işlem yapılması gerektiği tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
14. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde gönderildiği tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul
İdare Mahkemesi’ne yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, ŞİKAYETİN KABULÜNE;
Özel mülkiyette bulunan taşınmazların, Yapı Kayıt Belgesine konu edilemeyeceği hususu dikkate alındığında şikayet konusu talebe konu taşınmaz üzerindeki yapılar hakkında “Yapı
Kayıt Belgesi” alınıp alınmadığının incelenmesi, “Yapı Kayıt Belgesi” alınmış ise belge alınırken yapılan beyanın doğru olup olmadığının yerinde inceleme yapılması suretiyle denetlenmesi ve Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için Yapı Kayıt Belgesi alındığının tespiti halinde Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 8 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işlem yapılması için İSTANBUL VALİLİĞİ ÇEVRE ve
ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve İSTANBUL VALİLİĞİ ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK İL
MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İstanbul Valiliği Çevre ve
Şehircilik İl Müdürlüğü’nce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi