|
ÖZET: Başvuran, Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunmakta ve son altı ayda isteğe bağlı nakil taleplerinin kapasite doluluğu nedeniyle reddedildiğini belirtmektedir. Eylül ayındaki nakil listesinde yer alan ceza infaz kurumlarından birine naklinin gerçekleştirilmesini talep etmektedir. İdare, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden alınan bilgiler doğrultusunda, başvuranın son nakil talebinin uygun görülmediğini, talep ettiği kurumların doluluk oranlarının yüksek olduğunu ve güvenlik gerekçeleriyle nakil taleplerinin her zaman kabul edilemeyeceğini açıklamıştır.
Başvuranın nakil talebinin reddi, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bu madde, hükümlülerin kendi istekleriyle başka kurumlara nakil olabilmeleri için belirli şartlar öngörmektedir. İdare, başvuranın talep ettiği kurumların doluluk oranlarının yüksek olduğunu ve bu durumun hem nakil talep eden hem de mevcut hükümlüler açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini vurgulamıştır. Dolayısıyla, başvuranın nakil talebinin reddi hukuka uygun bulunmuştur. Sonuç olarak, başvurunun reddine dair karar, başvuranın durumunun ve talep ettiği kurumların doluluk oranlarının dikkate alınarak verilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerinin incelenmesi sürecinde idarenin iyi yönetim ilkelerine uygun hareket ettiğini belirlemiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2025/1350-S.25.2058
BAŞVURU NO : 2024/11229
KARAR TARİHİ : 07.02.2025
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın isteğe bağlı nakil talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 10.09.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle, Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğunu, son altı aydır isteğe bağlı nakil taleplerinin kapasite doluluğu gerekçe gösterilerek reddedildiğini ifadeyle, Eylül ayı nakle açık ceza infaz kurumu listesinde yer alan talebine konu ceza infaz kurumlarından birine naklinin yapılması hususunda gereğini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden
25.09.2024 tarihli ve S. sayılı yazı ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Genel
Müdürlüğün 19.11.2024 tarihli ve E- – [ – – / sayılı cevabi
yazısında:
2.1. Adı geçenin, son nakil talebinin Genel Müdürlüklerinin 24.10.2024 tarihli ve E- TENSİS/ sayılı yazısıyla uygun görülmediği, 2.2. Adı geçenin, bilgi formunun incelenmesi sonucunda, infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığının tespit edildiği, 2.3. Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e)
bendinde ”İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması” ifadelerine yer verildiği, 2.4. Bu nedenle, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurulduğundan her talebin uygun değerlendirilemediği, /
2.5. Adı geçenin, barındırıldığı Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1100, mevcudunun 1009, doluluk oranının %92, 2.6. Dilekçesinde naklini talep ettiği; Kırşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 650, mevcudunun 966, doluluk oranının %149, Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1200, mevcudunun 1830, doluluk oranının %153, Nevşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 522, mevcudunun 776, doluluk oranının %149, Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1538, doluluk oranının %154, Türkoğlu 1 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1322, mevcudunun 1218, doluluk oranının %92, Türkoğlu 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu kapasitesinin 1322, mevcudunun 1266, doluluk oranının %96, Midyat M Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu kapasitesinin 348, mevcudunun 439, doluluk oranının %126, Van T Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1294, doluluk oranının %129, Bafra T Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1546, doluluk oranının %155, Batman T Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1771, doluluk oranının %177, Diyarbakır 1 No.lu T Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1386, doluluk oranının %139, Diyarbakır 2 No.lu T
Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1579, doluluk oranının %158, Ahlat T
Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1343, doluluk oranının %134, Erzurum
E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 700, mevcudunun 987, doluluk oranının %141 olduğu, 2.7. Hükümlünün isteğe bağlı nakil talebinde bulunduğu Türkoğlu 1 ve 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumlarının, Kahramanmaraş merkezli deprem nedeniyle hizmete kapatıldıktan sonra anılan kurumdan diğer ceza infaz kurumlara gönderilen 5275 Sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinde belirtilenler ile 3713 Sayılı
Kanun’a muhalefet suçlarından hükümlü ve tutuklulardan iyi halli olanların 2024 Şubat ayı itibarıyla iade edilmeye başlanarak bu kurumlara kontrollü olarak nakil yapıldığı, 2.8. Öte yandan, aynı suç türünden çok fazla tutuklu ve hükümlünün aynı kurumda barındırılması durumunda bu tutuklu ve hükümlülerin fikir ve eylem birliği içinde hareket etmeleri nedeniyle kurum güvenliğinin zafiyete uğratabileceğinin değerlendirildiği, bu kapsamda adı geçenin de kendi suç türünden tutuklu ve hükümlülerin yoğun olduğu kurumları talep etmesi ve yukarıda açıklanan nedenlerle, talep ettiği ceza infaz kurumlarına nakil talebinin uygun görülmediği, 2.9. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54 üncü maddesi ile 05.06.2015 tarihli ve 167 No.lu Genelgenin 15 inci maddesinin ilgili fıkraları gereğince, hükümlülerin gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten dilekçe vermeleri gerektiği hüküm altına alınmış olduğundan Genel Müdürlüğümüzün isteğe bağlı nakillerde hükümlülerin nakil gitmek istedikleri yer dışında re’sen kurum belirleme yetkisinin bulunmadığı, 2.10. 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar) barındırılan kişilerin, yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda olduğu, dolayısıyla hükümlü ve tutukluların nakil taleplerinin ceza miktarları ve örgütteki konumları dikkate alınarak değerlendirildiği 2.11. Hükümlü ve tutukluların nakil taleplerine karşın yapılan işlemlerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken, siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiç kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulandığı, 2.12. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumu mevcutlarının günaşırı değişmesine yol açtığı,
2.13. Bu nedenle; ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil taleplerinin Genel Müdürlüklerine ulaştığı anda, talep edilen kurumların kapasitelerinin o günkü veriler göz önüne alınarak değerlendirildiği, 2.14. Adı geçenin, nakil dönemlerinde konumuna uygun en az üç yeri belirtir dilekçesi ile nakil talebinde bulunması halinde talebinin mevzuat çerçevesinde değerlendirileceği hususunu, Açıklamalarına yer verilmiştir.
2.15. Başvurana ait 01.05.2024-10.10.2024 tarih aralığına ilişkin ziyaret raporunun incelenmesinden, başvuranı iki farklı tarihte eşi ve babası tarafından ziyaret edildiği anlaşılmıştır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13’üncü maddesinde: “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 3.2. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20’inci maddesinde: “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”, 3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında: “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 3.4. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90’ıncı maddesinin son fıkrasında: “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”, 4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8’inci maddesinde: “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”, 5. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler Bütünü” nün “Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı” başlıklı 19’uncu maddesinde: ‘‘Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkân verilir.’’ hükmü, ‘‘İkametgâhına yakın bir yerde tutulma hakkı’’ başlıklı 20’nci maddesinde: “Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır.”, 6. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un;
6.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasında: “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”, 6.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6’ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili
bentlerinde: “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:
c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.
Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır. f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.”, 6.3. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9’uncu maddesinde: “(1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.
(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir.
(3) Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar bu kurumlara gönderilirler.
(4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır. …”, 6.4. “Nakiller” başlıklı 53’üncü maddesinde: “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”; 6.5. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54’üncü maddesinde: “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) (Değişik:14/4/2020-7242/30 md.) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, /
e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir.”, 7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun; 7.1. “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 8. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi
İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin “Hükümlülerin Nakillerinde
Dikkat Edilecek Hususlar” başlıklı 127’nci maddesinin ilk fıkrasında: “Hükümlülerin nakillerinin 5275 sayılı Kanunun 53 ila 58 inci maddeleri hükümlerine göre gerçekleştirilir.”, 9. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı Ceza İnfaz
Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin “Hükümlülerin Kendi
İstekleri İle Nakilleri” başlıklı 15’inci maddesinde, Kanunun ve Yönetmeliğin “Kendi istekleri ile
nakil” maddelerinde aranan şartlara ek olarak:
“h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı) Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir”, 10. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında
REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3’üncü maddesinde:
“Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.”; 10.1. “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17.1. , 17.2. ve 17.3 üncü maddelerinde: “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.”, “Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.”, “ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.’’, 10.2. “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.4. ve 24.5 inci maddelerinde: “Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”, “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.” ,
IV. KAMU DENETÇİSİ ERTUNÇ ERKAN BALTA’NIN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11. Kamu Denetçisi ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde yaptığı inceleme ve araştırma neticesinde, başvuranın nakil talebinin reddi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığını değerlendirmekle, başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Ret Karar Önerisi”ni Kamu Başdenetçisi’ne sunmuştur.
/
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvuran özetle, son altı aydır isteğe bağlı nakil taleplerinin kapasite doluluğu gerekçe gösterilerek reddedildiğini ifadeyle, Eylül ayı nakle açık ceza infaz kurumu listesinde yer alan talebine konu ceza infaz kurumlarından birine naklinin yapılması hususunda gereğini talep etmektedir.
13. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, Kanun’un 3. maddesinde, “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir. Hükümlü, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır.
14. 5275 sayılı Kanunun 53-58. maddelerinde ‘Hükümlülerin nakilleri’ başlığı altında, nâkile ilişkin hükümler düzenlenmiş, 54. maddede ‘Kendi istekleri ile nakil’, 55. maddede ‘Disiplin nedeniyle nakil’, 56.
maddede ‘Zorunlu nedenlerle nakil’, 57. maddede ‘Hastalık nedeniyle nakil’ şartları düzenlenmiştir.
15. 5275 sayılı Kanun, ilgili Yönetmelik ve 167 sayılı Genelgede, hükümlülerle ilgili düzenlenen ‘Kendi istekleri ile nakil’ hükmü ile disiplin cezası, zorunlu hal, hastalık hali olmasa dahi, maddede düzenlenen şartlar oluştuğu takdirde naklin mümkün olduğunun düzenlenmiş olması, bu maddedeki nakil sebebinin hükümlüler tarafından genellikle ‘ailelerinin ikamet ettiği yer veya ailelerine yakın yerlere nakil’ hükmü olarak değerlendirilip, nakil gerekçesinde bu hükme dayanmalarına yol açmaktadır.
16. Nitekim 5275 sayılı Kanun’un ‘Kendi istekleri ile nakil’ başlıklı 54. maddesinin gerekçesinde de bu husus, “Madde, hükümlülerin, kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başkasına nakledilebilmeleri için gerekli koşulları belirlemektedir. Aslında hükümlünün ailesine yakın bir kurumda bulundurulması iyileştirme çabalarını kolaylaştıran ve tercih edilen bir durumdur. Ayrıca hükümlü diğer meşru nedenlerle de nakil isteminde bulunabilir. Ancak, istikrarlı bir iyileştirme programının uygulanması sürekli nakillerin geçerli olduğu kurumlarda yürütülemez. Bu nedenle madde isteğe bağlı nakilleri koşullara bağlamıştır.
…”, şeklinde izah olunmuştur.
17. 5275 sayılı Kanun’un “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin (b)
bendinde, hükümlülerin, insan onuruna yaraşan maddî ve manevî koşullar altında düzenli bir yaşam sürdürmelerinin sağlanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda, idarenin söz konusu bendin gereği olarak, hükümlülerin iyi şartlar altında cezalarını çekmesini temin etme yükümlülüğü bulunmaktadır. İdarenin kapasite doluluğu gerekçesiyle tesis ettiği ret işlemi değerlendirildiğinde, meşru bir sebebin gözetildiği tespit edilebilmektedir. Gerçekten “kurum kapasitesi”nin üstünde bir doluluğun varlığı, hem nakil talep eden bakımından hem de nakil istenen infaz kurumunda mukim hükümlüler bakımından, cezanın çekilmesini zorlaştıracak ve gayri insani şartları doğuracak bir durumdur.
18. İdareden alınan cevabi yazıda, başvuranın barındırıldığı Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun doluluk oranının %92 olduğu, dilekçesinde naklini talep ettiği; Kırşehir E Tipi, Keskin T Tipi, Nevşehir E
Tipi, Karabük T Tipi, Midyat M Tipi, Van T Tipi, Bafra T Tipi, Batman T Tipi, Diyarbakır 1 ve 2 No.lu
T Tipi Ahlat T Tipi ve Erzurum E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarının kapasitelerinin üzerinde dolu olduğu; Türkoğlu 1 ve 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarının ise doluluk oranları sırasıyla %92
ve %96 olarak görülmekteyse de, Kahramanmaraş merkezli deprem nedeniyle hizmete kapatıldıktan sonra anılan kurumdan diğer ceza infaz kurumlarına gönderilen 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinde belirtilenler ile 3713 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından hükümlü ve tutuklulardan iyi halli olanların
2024 Şubat ayı itibarıyla iade edilmeye başlanarak bu kurumlara kontrollü olarak nakillerinin yapıldığı,
açıklamalarına yer verilmiştir.
19. İdare tarafından ayrıca, 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca barındırılan kişilerin, yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda olduğu, dolayısıyla hükümlü ve tutukluların nakil taleplerinin ceza miktarları ve örgütteki konumları dikkate alınarak değerlendirildiği; aynı suç türünden çok fazla tutuklu ve hükümlünün aynı kurumda barındırılması durumunda bu tutuklu ve hükümlülerin fikir ve eylem birliği içinde hareket etmeleri nedeniyle kurum güvenliğinin zafiyete uğratabileceğinin değerlendirildiği, bu kapsamda başvuranın da kendi suç türünden tutuklu ve hükümlülerin yoğun olduğu kurumları talep etmesi ve yukarıda açıklanan nedenlerle, talep ettiği ceza infaz kurumlarına nakil talebinin uygun görülmediği, ifade edilmiştir.
20. Kurumumuza hükümlü/tutukluklar tarafından, isteğe bağlı nakil taleplerinin İdarece reddi üzerine sıklıkla şikâyet başvurusunda bulunulmakla, söz konusu şikâyetlerin çok büyük bir kısmı ailelerinin ikametine yakın bir ceza infaz kurumuna nakil istemine ilişkin olup, “eğitim-öğretim”, “sağlık” gibi başkaca nedenlerle de başvurular almaktayız.
21. Kurumumuza bu kapsamda yapılan başvurular yönünden yürütülen inceleme ve araştırmalar neticesinde genellikle, Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararları verilmektedir. Bahse konu kararlar incelendiğinde ise, başvuranların naklini talep ettiği kurumların kapasitelerinin dolu olması; hem nakil talep eden bakımından hem de nakil istenen infaz kurumunda mukim hükümlüler bakımından cezanın çekilmesini zorlaştıracak ve gayri insani şartları doğuracak bir durum oluşturması nedeniyle kararın ret gerekçesinin esas dayanağını oluşturmaktadır. Bununla birlikte, İdareye başvuranın nakil talebinin yeniden değerlendirilmesinin tavsiye edildiği kararlarımız ise başvuranların Anayasa ve Uluslararası Sözleşmelerde koruma altına alınan, “aile hayatı ve özel hayata saygı hakkı”; “eğitim ve öğretim hakkı” ve “sağlık hakkı” başta olmak üzere temel hak ve özgürlükler bağlamında yaptıkları başvurulardan oluşmaktadır. Söz konusu başvurular yönünden hak temelli bir inceleme yürütülmekte olup tavsiye kararı da ileri sürülen hak ihlali iddiası kapsamında yürütülen araştırma sonucuna dayalı olarak gerekçelendirilmektedir.
22. Bu kapsamda başvuran, isteğe bağlı nakil isteminin kapasite doluluğu gerekçe gösterilerek reddedilmesini Kurumumuza şikâyet etmekle birlikte, ailevi nedenler, eğitim-öğretim, sağlık, barındırılma koşulları, sosyal-kültürel-sportif faaliyetler, ACEP sistemi vb. başkaca bir meşru gerekçeyi talebine dayanak olarak ileri sürmemiştir.
23. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde, başvuranın, 5275 sayılı Kanun’un
9 uncu maddesi kapsamında barındırılması gereken hükümlü profilinde olduğu, yüksek güvenlikli veya bir
bölümü yüksek güvenlikli olan kurumlarda barındırılması gerektiği, başvuranın kendi suç türünden tutuklu ve hükümlülerin yoğun olarak barındırıldığı kurumları talep ettiği ayrıca söz konusu ceza infaz kurumlarının kapasitelerinin üzerinde dolu olduğu, göz önüne alındığında, başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir. Bununla birlikte, hükümlülerin, kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başkasına nakledilebilmeleri için gerekli koşulları belirleyen 5275 sayılı
Kanun’un 54. maddesi gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, hükümlülerin başta ailevi nedenler olmak üzere başkaca meşru sebeplere dayanarak nakil isteminde bulunabilecekleri, nitekim istikrarlı bir iyileştirme programının sürekli nakillerin geçerli olduğu kurumlarda yürütülmesinin mümkün olamayacağının kanun koyucu tarafından vurgulandığı görülmekle, başvuranın aile hayatının korunması ve eğitim-öğretim gibi başkaca meşru nedenlere de dilekçesinde yer vermemiş olması karşısında bu yönlerden
/
Kurumumuzca bir inceleme yürütülememiş, sonuç olarak başvuranın nakil talebinin reddi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
25. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21’inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın, Başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Mehmet AKARCA
Kamu Başdenetçisi
/