|
ÖZET: Başvuranın isteğe bağlı sigortalılığı, 01/06/2006 tarihinde başlamış ve 30/09/2008 tarihinde sona ermiştir. Bu süre zarfında, 14.494 TL tutarında fazla ödeme yapılmış ve bu durum 23/07/2010 tarihinde sigortalıya bildirilmiştir. Başvuran, 26/07/2010 tarihinde bu fazla ödemenin iadesini talep etmiş ve iade işlemi gerçekleştirilmiştir. 01/10/2008 tarihinden sonra yapılan fazla ödemelerin isteğe bağlı sigorta kapsamında değerlendirilmesi, 28/02/2014 tarihli 2014/5 sayılı genelge ile mümkün hale gelmiştir. Ancak, bu genelge öncesinde yapılan başvurular, sigortalının aylık bağlanmaması veya prim iadesi yapılmaması şartına bağlanmıştır.
Başvuran, 20/07/2010 tarihinde, fazla ödemenin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi talebinde bulunmuştur. Ancak, bu talep, o dönemde mevcut olan ikincil mevzuat nedeniyle kabul edilmemiştir. 2014/5 sayılı genelgenin yürürlüğe girmesinden önce, başvuranın fazla ödemesi iade edildiği için yeni bir işlem yapılması mümkün olmamıştır. İlgili mevzuat, isteğe bağlı sigortalılık şartlarını ve süresini düzenlemekte olup, başvuranın talepleri bu çerçevede değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın iptal edilen zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için ödediği primlerin, 30/09/2008 tarihine kadar değil, toplam tutarın karşılaması gereken süreye kadar isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, sosyal güvenlik hakkının korunması açısından önem taşımaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na, başvuranın taleplerinin yeniden gözden geçirilmesi ve emeklilik koşullarının değerlendirilmesi hususunda tavsiyede bulunulmuştur. |
üzerine 01/06/2006 tarihinde isteğe bağlı sigortalılığının başlatıldığı ve 30/09/2008 tarihinde sonlandırıldığı, isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirilen süre haricinde 14.494 TL fazla ödemesinin çıktığı, bu bilginin 23/07/2010 tarihinde sigortalıya bildirildiği ve 26/07/2010 tarihli iade talebi üzerine söz konusu meblağın iade işleminin yapıldığı, 2.2.Fazla ödemelerin 01/10/2008 sonrası sigortalının talebi üzerine isteğe bağlı sigorta kapsamında değerlendirme işlemine 28/02/2014 tarihli ve 2014/5 sayılı genelge ile başlandığı, anılan genelge uyarınca 01/10/2008-28/02/2014 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı değerlendirme işlemlerinin, sigortalının kendilerine veya hak sahiplerine aylık bağlanmaması veya taraflara prim iadesi yapılmaması şartına bağlandığı, 2.3.Başvuranın isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirme talebi olan 20/07/2010 tarihinde, 01/10/2008 tarihi sonrası fazla ödemenin isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirilmesine yönelik ikincil mevzuat bulunmadığı için isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirilemediği, 2.4.Söz konusu isteğe bağlı değerlendirmeyi düzenleyen 2014/5 sayılı genelgenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, fazla ödeme iade alındığından sigortalının talebine yönelik bir işlemin yapılamayacağı; İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3.18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5.Mülga 1479 sayılı Kanunun 31/05/2006 kabul tarihli ve 16/06/2006 tarih ve 26200 sayılı
Resmi Gazete de yayımlanan 5510 sayılı Kanunun 106 ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılan “İsteğe bağlı sigorta” başlıklı 79 uncu maddesi; “Bu Kanunun 24 üncü maddesinin (I) numaralı bendi kapsamına girmeyenlerden, aynı maddenin (II) numaralı bendinin (a) ve (c) alt bentlerinde sayılanlar dışında kalanlar, ev kadınları ve Türkiye’de ikamet eden yabancı uyruklular talepleri halinde isteğe bağlı sigortalı olabilirler.
İsteğe bağlı sigortalı olanların basamak seçme ve yükseltmelerinde bu Kanun hükümleri uygulanır.
İsteğe bağlı sigortalılık, sigortalılık tescil talebinin Kuruma intikal ettiği tarih itibariyle başlar ve terk talebinin Kuruma intikal ettiği tarihte veya diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi olarak çalışmaya başladığı tarihten bir gün önce veya sigortalının toplam borcunun üç aylık prim ve ceza tutarından fazla olması halinde sigortalının daha önce ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle sona erer.
2926 sayılı Kanun kapsamına girmeden önce bu Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı
olanların, isteğe bağlı sigortalılıkları devam eder.” 5.1. “Sigortalılık niteliğini kaybedenler hakkında yapılacak işlemler” başlıklı ek geçici 12 nci maddesi; “Bu Kanunun 24 üncü maddesinin (I) numaralı bendi kapsamına girmeyenlerden, aynı maddenin (II) numaralı bendinin (a) ve (c) alt bentlerinde sayılanlar dışında kalanlar, ev kadınları ve Türkiye’de ikamet eden yabancı uyruklular talepleri halinde isteğe bağlı sigortalı olabilirler.
İsteğe bağlı sigortalı olanların basamak seçme ve yükseltmelerinde bu Kanun hükümleri uygulanır.
İsteğe bağlı sigortalılık, sigortalılık tescil talebinin Kuruma intikal ettiği tarih itibariyle başlar ve terk talebinin Kuruma intikal ettiği tarihte veya diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi olarak çalışmaya başladığı tarihten bir gün önce veya sigortalının toplam borcunun üç aylık prim ve ceza tutarından fazla olması halinde sigortalının daha önce ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle sona erer.
2926 sayılı Kanun kapsamına girmeden önce bu Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı
olanların, isteğe bağlı sigortalılıkları devam eder.”
6.5510 sayılı Kanunun “İsteğe bağlı sigorta ve şartları” başlıklı 50 nci maddesi; “İsteğe
bağlı sigortalı olabilmek için Türkiye’de ikamet edenler ile Türkiye’de ikamet etmekte iken sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerdeki Türk vatandaşlarından; a) Bu Kanuna tabi zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmamak veya sigortalı olarak çalışmakla birlikte ay içerisinde 30 günden az çalışmak ya da tam gün çalışmamak, b) Kendi sigortalılığı nedeniyle aylık bağlanmamış olmak, c) 18 yaşını doldurmuş bulunmak, d) İsteğe bağlı sigorta talep dilekçesiyle Kuruma başvuruda bulunmak, şartları aranır.” 6.1. “İsteğe bağlı sigortanın başlangıcı ve sona ermesi” başlıklı 51 inci maddesi; “İsteğe bağlı sigortalılık, müracaatın Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihi takip eden günden itibaren başlar.
İsteğe bağlı sigortalı olarak prim ödenen tarihlerde, 4 üncü maddeye göre sigortalı olmayı gerektirecek çalışması bulunduğu tespit edilenlerin, zorunlu sigortalılıkla çakışan isteğe bağlı prim ödenen süreleri iptal edilerek, bu süreye ilişkin ödedikleri primler ilgililere iade edilir.
(Ek 3. fıkra: 17.04.2008 – 5754 S.K/Madde 31) Ay içerisinde 30 günden az çalışan veya 80 inci madde uyarınca prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saatinin 4857 sayılı Kanuna göre belirlenen günlük normal çalışma saatine bölünmesi suretiyle hesaplanan sigortalıların aynı ay içerisinde isteğe bağlı sigortaya prim ödemeleri halinde, primi ödenen süreler zorunlu sigortalılığa ilişkin prim ödeme gün sayısına otuz günü geçmemek üzere eklenir ve eklenen bu süreler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edilir.
İsteğe bağlı sigortalılık; a) İsteğe bağlı sigortalılığını sona erdirme talebinde bulunanların, primi ödenmiş son günü takip eden günden, b) Aylık talebinde bulunanların, aylığa hak kazanmış olmak şartıyla talep tarihinden, c) Ölen sigortalının ölüm tarihinden, itibaren sona erer.
İsteğe bağlı sigorta primi ödenmiş süreler, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulamasında dikkate alınır ve söz konusu süreler, bu maddenin üçüncü fıkrası hükmü saklı olmak üzere 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edilir.” 7.2014/5 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Genelgesinin 01/10/2008 öncesi 1479 sayılı
Kanuna göre ödenen primlerin değerlendirme işlemleri başlıklı 4.bölümü; “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ilk defa 1/10/2008 tarihinden sonra zorunlu sigortalı olarak tescilleri yapılan ((4) numaralı alt bendi hariç) ve daha sonraki bir tarihte zorunlu sigortalılıkları sona erenlerin isteğe bağlı sigortalılık talebinde bulunmadan prim ödemeye devam etmeleri halinde primlerinin karşıladığı süre ile sınırlı kalmak kaydıyla ödemiş oldukları sürelerin “isteğe bağlı sigortalılık süresi” olarak değerlendirilmesi işlemlerine devam edilecektir.
Buna göre, kendilerine veya hak sahiplerine aylık bağlananlar ile prim iadesi alanlar hariç olmak üzere yeniden değerlendirme talebinde bulunanların 1/10/2008 tarihinden sonra yatırmış oldukları primler karşılığı süre ile sınırlı kalmak kaydıyla “isteğe bağlı sigortalılık süresi” olarak değerlendirilecektir.
Yapılan değerlendirme neticesinde sigortalılığı sona erdirilenlerin, isteğe bağlı sigortalı olmak istemeleri halinde yazılı talepte bulunma şartı aranacaktır.
Ayrıca, Kanunun 4 üncü maddesinin (b) bendi kapsamında tescilleri yapılan ((4) numaralı alt bendi hariç) ancak 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olmadıkları daha sonraki bir tarihte tespit edilmesi nedeniyle sigortalılıklarının tescil tarihi itibariyle iptal edilmesi gerekenlerden; – Prim ödemelerinin iadesini talep edenlerin sigortalılıklarının tescil tarihi itibariyle iptal edilerek ödenen primler iade edilecek, – Ödenen primlerin “isteğe bağlı sigortalılık süresi” olarak değerlendirilmesini talep edenlerin giriş bildirgelerinin iptal edilmeden tescil tarihi itibariyle terk (01) kodu ile sigortalılıklarının sona erdirilmesi ile tescil tarihinden sonra primi ödenen ayın başı itibariyle (05) kodu ile sigortalılığın başlatılması ve primlerin karşıladığı süre ile sınırlı kalmak şartıyla
“isteğe bağlı sigortalılık süresi” olarak değerlendirilecektir.
Yapılan değerlendirme neticesinde sigortalılığı sona erdirilenlerin, isteğe bağlı sigortalı olmak istemeleri halinde yazılı talepte bulunma şartı aranacaktır.”
Bu değişiklikten önce sigortalılıkları iptal edilerek prim iadesi alanlar hakkında yeni bir işlem yapılmayacaktır.
3- “1/10/2008 Tarihinden Önce İsteğe Bağlı Sigortalı Olanlar Hakkında Yapılacak İşlemler” başlıklı dördüncü bölümünün “2.2- 1/10/2008 öncesi 1479 sayılı Kanuna göre ödenen primlerin değerlendirilmesi” alt başlığı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalılıkları sona erenlerin isteğe bağlı sigortalılık talebinde bulunmadan prim ödemeye devam etmeleri halinde primlerinin karşıladığı süre ile sınırlı kalmak kaydıyla sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi işlemlerine 1/10/2008 tarihinden sonra da devam edilecektir.
Bu değişiklikten önce 30/9/2008 tarihi itibariyle değerlendirme işlemleri sona erdirilen sigortalılardan kendilerine veya hak sahiplerine aylık bağlananlar ile taraflarına prim iadesi yapılanlar hariç olmak üzere yeniden değerlendirme talebinde bulunanların 1/10/2008 tarihinden sonra yatırmış oldukları primler karşıladığı süre ile sınırlı kalmak kaydıyla sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.
Yapılan değerlendirme neticesinde sigortalılığı sona erdirilenlerin, isteğe bağlı sigortalı olmak istemeleri halinde yazılı talepte bulunma şartı aranacaktır.” hükmünü amirdir.
IV.KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8.Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Tavsiye Karar
Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9.Başvuran özetle; hakkında 22/05/1987-29/09/1992 tarihleri arasının vergi kaydına istinaden, 30/09/1992-19/07/1995 tarihleri arasının da mahkeme kararının gereği olarak 4/b sigortalılık tescilinin yapıldığını, 19/7/2010 tarihli dilekçesi ile arta kalan fazla ödemenin sigortalılık terkin tarihi sonrası için isteğe bağlı sigortalılık tescilini mümkün kılması talebi ile idareye başvurduğunu ancak ancak söz konusu ödemenin 21/06/2006-08/07/2008 tarihleri arası isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirildiğini, söz konusu süre sonrasında kalan 14.494,80 TL fazla ödemenin ise tarafına iade edildiğini ifade etmek suretiyle, 20/07/2010 tarihli ve “Kuruma yaptığı fazla ödemenin terk tarihinden sonrası için isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi talebini içeren dilekçedeki talebinin gereğinin yerine getirilerek 2011 tarihi itibariyle de emeklilik hakkının verilmesini etmektedir.
10.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde; vergi kayıtları ve mahkeme kararı gereğince başvuran hakkında 19/7/1995 tarihi itibariyle Bağ-Kur sigortalılığının terkin edildiği, iptal edilen zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için ödenen prim tutarlarından 17.240,90 TL fazla ödeme çıkarıldığı, çıkarılan ödemenin bir kısmı ile 1/10/2006-30/09/2008 tarihleri arası için başvuran adına isteğe bağlı sigortalılık tescili yapıldığı ancak 30/9/2008 tarihi sonrası için 2014/5 sayılı Genelge hükmü gereğince isteğe bağlı sigortalılık tescili yapılamayacağından arta kalan 14.494,80 TL nin başvurana iade edilmesi gerektiğinin 23/10/2007 tarihli yazı ile bildirildiği, anılan meblağın 30/7/2010 tarihinde de başvurana iade edildiği tespit edilmiştir.
11.1479 sayılı Kanun’a 2654 sayılı Kanun’la eklenen ve 3165 sayılı Kanun’la değiştirilen Ek
Geçici 12’nci madde ile kayıt ve tescilleri bulunmakla birlikte 1479 sayılı Kanun’un öngördüğü şartları taşımadıkları için sigortalı sayılmayanların kayıt ve tescilli bulundukları sürelerinin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesinin mümkün kılındığı görülmektedir.
Öte yandan söz konusu maddenin uygulanmasının, 01/10/1972 – 20/04/1982 tarihleri ile sınırlı olduğu anlaşılmakla birlikte Yargıtay’ın istikrar kazanmış kararlarında, sigortalıların zorunlu sigortalılık kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile sigortalılıklarının iptal edilemeyeceği ve primi ödenen sürelerin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gerektiğine hükmedilmektedir. (Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesinin 26/05/2014 tarihli, E: 2014/8926 ve
K: 2014/12707 sayılı ve 14/03/2014 tarihli, E: 2013/15280 ve K: 2014/5857 sayılı kararları.
Kaynak: https://www.corpus.com.tr/))
12.Ayrıca, idarenin iptal edilen sigortalılık sürelerinden kaynaklanan fazla ödeme tutarını 30/09/2008 tarihine kadar isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirme işlemini isteğe bağlı sigortalılık işlemleri konulu 2009/5 sayılı Genelge hükmüne dayandırdığı anlaşılmakta olup bu hususun da normlar hiyerarşisi sistemi içinde incelenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
13.Hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde, alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüğünü Anayasa’dan, tüzükler yürürlüğünü kanundan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanun ve tüzükten almaktadırlar. Bir normun kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır.
13.1.Bu durum, “Genel kurallar, usulü dairesinde değiştirilinceye veya kaldırılıncaya kadar, düzenleyici işlem tesis etme yetkisi olan makam ve kurumları da bağlar” şeklinde ifade edilen
“Tu patere legem quam facisti” prensibi ile izah olunmakta olup bu ilkenin doğal sonucu olarak, normlar hiyerarşisinde üst kademede yer alan yasal kurallara aykırı düzenleyici tasarrufların idare tarafından yürürlüğe konulmasının hukuka aykırı olacağı da şüphesizdir.
13.2.Öğretide türevsel bir yetki olarak kabul edilen idarelerin yasa kurallarını uygulama ve bu kapsamda idari düzenleme yapma yetkisinin yasama organının çizdiği sınırlar içinde ve üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak gerçekleşebileceği belirtilmektedir. (İsmet Giritli/Pertev Bilgen/Tayfun Akgüner, İdare Hukuku, İstanbul, 2006)
14.Başvuranın isteğe bağlı sigortalılık talebine konu 5510 sayılı Kanunun 50 ve 51 inci maddeleri tetkik edildiğinde; isteğe bağlı sigortalılık şartları, başlangıcı ve sona ermesinin düzenlendiği ancak madde içeriklerinde zorunlu sigortalılıkları sona erenlerin isteğe bağlı sigortalılık talebinde bulunmadan prim ödemeye devam etmeleri halinde primlerinin karşıladığı süre ile sınırlı kalmak kaydıyla sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi işlemlerinin 30/09/2008 tarihi itibariyle sona erdirilmesi gerektiği şeklinde bir hükmün bulunmadığı, Kanun maddesinin ihtiva etmediği ancak idarenin tesis ettiği işleme dayanak kıldığı sosyal güvenlik hakkını sınırlayıcı düzenlemenin 2014/5 sayılı Genelge hükmü ile ihdas edildiği anlaşılmaktadır.
15.Nitekim idare 2014/5 sayılı Genelge gereğince başvuranın isteğe bağlı sigortalılığını, iptal edilen zorunlu Bağ-Kur sigortalılık süresi için ödenen primlerin karşıladığı süre ile sınırlı kalmak kaydı yerine 30/09/2008 tarihi ile sınırlandırmış ve 30/09/2008 tarihi sonrası arta kalan fazla ödeme tutarını başvuranın isteğe bağlı sigortalı olma talebi hilafına almaya mecbur bırakılmış olup idarenin tesis ettiği bu işlem ile Anayasa da “herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu” ifadesiyle vücut bulan sosyal güvenliğin zorunluluğu ilkesine de aykırı davrandığı, yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, başvuranın 01/10/2008 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalılığının 4/(b) kapsamında değerlendirilmesi yasa gereği (ipso jure) olduğu ayrıca isteğe bağlı sigortalılığın sona ermesinin ise, 5510 sayılı Kanun’un 51’inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer aldığı bu bağlamda anılan maddede yer alan sona erme sebepleri dikkate alınmaksızın kanundan daha alt düzeyde olan ve kanunun çizdiği sınırları daraltamayacak nitelikte hükümlere sahip olması zorunlu olan 2014/5 sayılı genelgeye göre işlem tesis edilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmayacağı ayıca anılan genelgenin de 5510 sayılı Kanuna uygun olarak geçmişe dönük olarak isteğe bağlı sigortalılık bahşettiği ancak bu durumu aylık bağlanmamış olma ve prim iadesini almamış olmaya bağlandığı, somut olayda başvurana uygulanan işlemlerin 2010 yılında gerçekleştirildiği anılan genelgenin ise
2014 yılından uygulanmaya başlandığı değerlendirildiğinde başvuranın prim iadesini alması
hususunun 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2 nci ve 3 üncü maddelerinde yer alan dürüstlük ve iyi niyet kurallarının hilafına olmadığı değerlendirilmektedir.
16.Dolayısıyla başvuranın zorunlu sigortalılık süresi iptal edilen döneme ait ödediği primlerin isteğe bağlı sigortalılık iradesi yerine geçmesi gerektiği değerlendirilerek, ihtilaf konusu dönemde (30/09/2008 sonrası) isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edilmesi gereği gözetilmeksizin, kanundan daha alt düzeyde olan ve kanunun çizdiği sınırları daraltamayacak nitelikte hükümlere sahip olması zorunlu olan 2014/5 sayılı Genelge hükmüne istinaden başvuranın isteğe bağlı sigortalılığını, iptal edilen zorunlu sigortalılık için ödenen primlerin karşılayacağı süre ile değil fakat 30/09/2008 tarihi ile sınırlandırmasının hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil edeceği değerlendirilmektedir.
17.Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın iptal edilen zorunlu BağKur sigortalılığı için ödediği primlerin, Genelge hükmüne atfen 30/09/2008 tarihine kadar değil fakat toplam tutarın karşılaması gereken süreye kadar (30/09/2008 sonrası için de) sosyal güvenlik sistemi içerisinde isteğe bağlı sigortalılık tescili bahşetmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18.28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve
“kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
19.14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup; Sivas İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın, iptal edilen zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için ödediği primlerin, 2014/5 sayılı
Genelge hükmüne atfen 30/09/2008 tarihine kadar değil fakat toplam tutarın karşılaması gereken süreye kadar (30/09/2008 sonrası için de) sosyal güvenlik sistemi içerisinde isteğe bağlı sigortalılık tescili bahşetmesi gerektiği ayrıca tesis edilecek yeni sigortalılık süreleri ile emeklilik koşullarının değerlendirilmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU
BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi