ÖZET: Başvuru, isteğe bağlı sigortalılık ve emeklilik talebi üzerine yapılmıştır. Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kendisine iletilen yazıda sigortalılığının başlatılmasına dair talepte bulunmadığına dair bir ifade ile karşılaşmış, ancak kendisinin gerekli başvuruları yaptığını ve yıllardır yanıt alamadığını belirtmiştir. Başvuran, Bağ-Kur’dan düşme işleminin geri çekilmesini ve emeklilik için gerekli borçlanma hakkının kendisine verilmesini talep etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın isteğe bağlı sigortalılığının, 1479 sayılı Kanun’un 79. maddesi gereğince, sigortalılık tescil talebinin Kuruma ulaştığı tarihten itibaren başladığını ve prim ödemelerinin yapılmaması durumunda sigortalılığın sona ereceğini açıklamıştır. Başvuranın, 2007 yılında prim ödemediği için sigortalılığının sona erdiği ve bu tarihten sonra herhangi bir başvurusunun bulunmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, başvuranın yaşlılık aylığına hak kazanmak için gerekli prim gün sayısını sağlamadığı ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, başvurunun reddine dair karar alınmış ve idarenin işlemlerinde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Başvuranın talep ettiği hususların kabul edilmemesi yönünde yapılan değerlendirmeler, ilgili mevzuat çerçevesinde uygun bulunmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/87642-S.20.95431

BAŞVURU NO : 2020/89014

KARAR TARİHİ : 12/11/2020

RET KARARI

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : İsteğe bağlı sigortalılık ve emeklilik talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 15/07/2020

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda başvuran özetle; Sosyal Güvenlik

Kurumu tarafından kendisine gönderilen yazı ile sigortalılığının başlatılmasına dair talepte bulunmadığının söylendiğini, oysa sanal terkten sonra SGK’ya gittiğinde talebine istinaden ödemeye devem edeceğini belirttiğini, kendisine verilen matbu evrakı doldurduğunu ve ödemek için idareden cevap verilmesini beklediğini, fakat cevap verilmediğini, idareye gittiğinde 11/03/2011 tarihinde “9” kodu ile (4415135) sayı ile sanal terkin aktif terke dönüştüğünü belirttiklerini, bu sebeple de kendisine yıllardır cevap verilmediği için ne borçlanma ile emekli olabildiğini, ne de primlerimi ödeyebildiğini belirterek, Bağ-kur’dan düşme işleminin geri çekilmesini ve emeklilik için gerekli olan borçlanma hakkının tarafına verilmesini talep etmektedir.

II.İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.Kurumumuzun 07/08/2020 tarihli ve sayılı bilgibelge isteme yazısına istinaden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik

Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden özetle; 2.1. (Mülga) 1479 sayılı Kanunun 79 uncu maddesine göre; isteğe bağlı sigortalılık, sigortalılık tescil talebinin Kuruma intikal ettiği tarih itibariyle başlar ve terk talebinin

Kuruma intikal ettiği tarihte veya diğer sosyal güvenlik kanunlarına tâbi olarak çalışmaya başladığı tarihten bir gün önce veya sigortalının toplam borcunun üç aylık prim ve ceza tutarından fazla olması halinde sigortalının daha önce ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle sona erdiği, bulunma koşullarının yerine getirilmesinin aranıldığı, söz konusu koşullardan herhangi birinin eksik olması halinde, sigortalıya aylık bağlanmasına imkan bulunmadığı, 2.9. 08/09/1999 tarihinden önce sigortalı olan 4/1-(b) sigortalılarının aylığa hak kazanma koşulları 1479 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesindeki koşullara göre belirlenmektedir.

08/09/1999 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanunun 28 inci maddesi ile yaşlılık aylığına hak kazanmanın genel koşullarına ilişkin 1479 sayılı Kanunun 35 inci maddesi değiştirilerek yaş şartı aranmaksızın emekli olma olanağının kaldırıldığı, ayrıca anılan

Kanunun yine aynı tarihte yürürlüğe giren 39 uncu maddesiyle 1479 sayılı Kanuna eklenen geçici 10 uncu madde ile de, Kanunun yayımı tarihini takip eden aybaşı olan 01/10/1999 tarihi itibarıyla emeklilik hakkını kazananlar ile hak kazanmalarına 2 tam yıl veya daha az kalanların değişiklikten önceki hükümlere göre yaşlılık aylığına hak kazanmalarına ilişkin hakları korunurken, diğer sigortalıların yapılan değişiklikten hemen etkilenmemelerini sağlamak amacıyla kademeli bir geçiş sürecinin öngörüldüğü, 2.10. Başvurucunun Kanunun 4/l-(b) kapsamında yaşlılık aylığı bağlanılmasında gerekli yaş koşulunu sağladığı ancak, prim gün sayısı koşulunu sağlamadığı, söz konusu şartları yerine getirmesi ve Kuruma yazılı talepte bulunması halinde tarafına yaşlılık aylığı bağlanabileceği, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

5. (Mülga) 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar

Kurumu Kanununun “İsteğe bağlı sigortalılık” başlıklı 79 uncu maddesi; “Bu Kanunun 24 üncü maddesinin (I) numaralı bendi kapsamına girmeyenlerden, aynı maddenin (II) numaralı bendinin (a) ve (c) alt bentlerinde sayılanlar dışında kalanlar, ev kadınları ve Türkiye’de ikamet eden yabancı uyruklular talepleri halinde isteğe bağlı sigortalı olabilirler.

İsteğe bağlı sigortalı olanların basamak seçme ve yükseltmelerinde bu Kanun hükümleri uygulanır.

İsteğe bağlı sigortalılık, sigortalılık tescil talebinin Kuruma intikal ettiği tarih itibariyle başlar ve terk talebinin Kuruma intikal ettiği tarihte veya diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi olarak çalışmaya başladığı tarihten bir gün önce veya sigortalının toplam borcunun üç aylık prim ve ceza tutarından fazla olması halinde sigortalının daha önce ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle sona erer.

2926 sayılı Kanun kapsamına girmeden önce bu Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı

olanların, isteğe bağlı sigortalılıkları devam eder. İsteğe bağlı sigortanın hangi esaslara göre yapılacağı bir yönetmelikle düzenlenir.” 6. 5510 sayılı Kanunun “İsteğe bağlı sigorta ve şartları” başlıklı 50 nci maddesi; “İsteğe bağlı sigortalı olabilmek için Türkiye’de ikamet edenler ile Türkiye’de ikamet etmekte iken sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerdeki Türk vatandaşlarından; a) Bu Kanuna tabi zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmamak veya sigortalı olarak çalışmakla birlikte ay içerisinde 30 günden az çalışmak ya da tam gün çalışmamak, b) Kendi sigortalılığı nedeniyle aylık bağlanmamış olmak, c) 18 yaşını doldurmuş bulunmak, d) İsteğe bağlı sigorta talep dilekçesiyle Kuruma başvuruda bulunmak, şartları aranır.” 6.1. Anılan Kanunun “İsteğe bağlı sigortanın başlangıcı ve sona ermesi” başlıklı 51 inci maddesi; “İsteğe bağlı sigortalılık, müracaatın Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihi takip eden günden itibaren başlar.

İsteğe bağlı sigortalı olarak prim ödenen tarihlerde, 4 üncü maddeye göre sigortalı olmayı gerektirecek çalışması bulunduğu tespit edilenlerin, zorunlu sigortalılıkla çakışan isteğe bağlı prim ödenen süreleri iptal edilerek, bu süreye ilişkin ödedikleri primler ilgililere iade edilir.

Ay içerisinde 30 günden az çalışan veya 80 inci madde uyarınca prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saatinin 4857 sayılı Kanuna göre belirlenen günlük normal çalışma saatine bölünmesi suretiyle hesaplanan sigortalıların aynı ay içerisinde isteğe bağlı sigortaya prim ödemeleri halinde, primi ödenen süreler zorunlu sigortalılığa ilişkin prim ödeme gün sayısına otuz günü geçmemek üzere eklenir ve eklenen bu süreler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edilir.

İsteğe bağlı sigortalılık; a) İsteğe bağlı sigortalılığını sona erdirme talebinde bulunanların, primi ödenmiş son günü takip eden günden, b) Aylık talebinde bulunanların, aylığa hak kazanmış olmak şartıyla talep tarihinden, c) Ölen sigortalının ölüm tarihinden, itibaren sona erer.

İsteğe bağlı sigorta primi ödenmiş süreler, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulamasında dikkate alınır ve söz konusu süreler, bu maddenin üçüncü fıkrası hükmü saklı olmak üzere 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edilir.” 6.2. Anılan Kanunun “İsteğe bağlı sigorta primleri ve ödenmesi” başlıklı 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasında; “Ait olduğu aydan itibaren en geç 12 ay içinde 89 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte primi ödenmeyen süreler, sigortalılık süresinden sayılmaz. Bu 12 aylık süreden sonra ödenen primler 89 uncu maddenin üçüncü fıkrası hükümlerine göre iade edilir.” hükmüne amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

7. Başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. 1 no.lu paragrafta da açıklandığı üzere başvuran özetle; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kendisine gönderilen yazı ile sigortalılığının başlatılmasına dair talepte bulunmadığının söylendiğini, oysa kendisine yıllardır cevap verilmediği için ne borçlanma ile emekli olabildiğini, ne de primlerini ödeyebildiğini belirterek, Bağ-kur’dan düşme işleminin geri çekilmesini ve emeklilik için gerekli olan borçlanma hakkının tarafına verilmesini talep etmektedir.

9. İdareden Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; 9.1. (Mülga) 1479 sayılı Kanunun 79 uncu maddesine göre; isteğe bağlı sigortalılık, sigortalılık tescil talebinin Kuruma intikal ettiği tarih itibariyle başlayacağı ve terk talebinin

Kuruma intikal ettiği tarihte veya diğer sosyal güvenlik kanunlarına tâbi olarak çalışmaya başladığı tarihten bir gün önce veya sigortalının toplam borcunun üç aylık prim ve ceza tutarından fazla olması halinde sigortalının daha önce ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle sona ereceği belirtilmiştir.

9.2. Başvurucunun 22/05/1995 tarihinde SGK’ya yapmış olduğu başvuru ile isteğe bağlı sigortalılık tescilinin yapıldığı ve sigortalılığının başlatıldığı, 12/04/2000 tarihli dilekçesine istinaden isteğe bağlı sigortalılığının sonlandırıldığı, isteğe bağlı sigortalılığının devam etmesi için 24/05/2006 tarihinde Kuruma yapmış olduğu başvuruya istinaden sigortalılığının yeniden başlatıldığı, ancak; 1479 sayılı Kanununun 79 uncu maddesinde değişiklik yapan 619 sayılı

KHK’da yer alan isteğe bağlı sigortalılığın, art arda üç ay prim ödenmemiş olması halinde, son prim ödeme tarihi itibarıyla sona ereceği hükmü gereği 30/11/2007 tarihinde son prim ödeme tarihi itibariyle sigortalılığının sonlandırıldığı anlaşılmıştır.

9.3. Sigortalının 11/03/2011 tarihinde SGK’ya vermiş olduğu dilekçesi ile isteğe bağlı sanal terkinin kaldırılmasını ve gerçek terke dönüştürülmesi talep ettiği, isteğe bağlı sigortalılığının yeniden başlatılmasına ilişkin form veya dilekçenin anılan kurum kayıtlarına intikal etmediği, ayrıca Sigortalının sigortalılığının sonlandırıldığı tarihten sonra gerek 1479 sayılı Kanun gerekse de 5510 Sayılı Kanuna göre isteğe bağlı sigortalılığının yeniden başlatılmasına dair herhangi bir başvurusu ya da talebinin bulunmadığı belirtilmiştir.

9.4. Başvurucunun anılan idareye müracaat etmesi ve 5510 sayılı Kanunda öngörülen isteğe bağlı sigortalı olma şartlarını taşıması halinde, talebini takip eden gün itibariyle sigortalılığının yeniden başlatılacağı ifade edilmiştir.

9.5. Sigortalının isteğe bağlı sigortalılığının, 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce geçerli olan 1479 sayılı Kanunun 79 uncu maddesi hükmü gereğince 30/11/2007 tarihinde sonlandırılmış olduğu, dolayısıyla söz konusu sonlandırılma tarihinden öncesi ve sonrası için herhangi bir kapsamda borçlanma imkânının bulunmadığı belirtilmiştir.

9.6. Başvurucunun Kanunun 4/l-(b) kapsamında yaşlılık aylığı bağlanılmasında gerekli yaş koşulunu sağladığı ancak, prim gün sayısı koşulunu sağlamadığı, söz konusu şartları yerine getirmesi ve ilgili Kuruma yazılı talepte bulunması halinde tarafına yaşlılık aylığı bağlanabileceği belirtilmektedir.

10. İsteğe bağlı sigortalılık tamamen sigortalının talebine ve iradesine bağlı bir sigortalılık biçimi olduğundan zorunlu sigortalılıktan farklıdır. İsteğe bağlı sigortalılıkta primlerin ödenmesi ve ödemelerin takibi isteklinin/sigortalının sorumluluğuna bırakılmıştır. 1479 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalılığa ilişkin şartları düzenleyen 79 uncu maddenin uygulanmasında, prim ödenen süreler sigortalılıktan sayılmakta olup, isteğe bağlı sigortalılık için sigortalının başvurusu aranmaktadır. Ayrıca yine 1479 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlendiği üzere üç ay üst üste primin ödenmemesi halinde son primin ödendiği tarihten itibaren iste bağlı sigortalılığı sona erdirilmektedir.

11. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/06/2003 tarihine verdiği E. 2003/406, K. 2003/424 saylı kararında. “…Bunlara ilaveten, Yasa maddesi son şeklinde; art arda 3 ay prim ödenmemiş olması halinde, isteğe bağlı sigortalılığın son prim ödeme tarihi itibariyle sona ereceğini hükme bağlamıştır.

Böylece denilebilir ki; isteğe bağlı sigortalılık; Yasaca disipline edilmiş bir sigortalılık türüdür.

Yasa, bu sigortalılık ile gelişi güzel ve keyfi bir sistem öngörmemiş, aksine belli koşullara riayetle, bu Sistemin yürütülmesi gerekeceğini hükme bağlamış ve bunun dışında, kişilerin istedikleri zaman, geriye yönelik sembolik ve toplu kimi ödemelerle, uzun sürelerin isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirilmesini engellemiştir.

Esasen; aksine bir uygulama; aylık prim ödeme esasına dayalı, bir Sosyal Güvenlik Kuruluşu olan Bağ-Kur Kurumunu zaafa uğratır ve Anayasal işlevini yerine getiremez duruma düşürür…” hükmünü tesis etmiştir.

12. Dolayısıyla, sigortalının 22/05/1995 tarihinde SGK’ya yapmış olduğu başvuru ile isteğe bağlı sigortalılık tescilinin yapıldığı ve sigortalılığının başlatıldığı, 12/04/2000 tarihli dilekçesine istinaden isteğe bağlı sigortalılığının sonlandırıldığı, isteğe bağlı sigortalılığının devam etmesi için 24/05/2006 tarihinde idareye yapmış olduğu başvuruya istinaden sigortalılığının yeniden başlatıldığı, ancak; 619 sayılı KHK’da yer alan isteğe bağlı sigortalılığın, art arda üç ay prim ödenmemiş olması halinde, son prim ödeme tarihi itibariyle sona ereceği hükmü gereği 30/11/2007 tarihinde son prim ödeme tarihi itibariyle sigortalılığının sonlandırıldığı, SGK tarafından yapılan işlemlerin sigortalının başvurusu ve talep dilekçelerine istinaden gerçekleştirildiği, ayrıca, sigortalının 11/03/2011 tarihinde

SGK’ya vermiş olduğu dilekçesi ile sigortalılığının sonlandırılmasını talep ettiği, daha sonra gerek 1479 sayılı Kanun gerekse de 5510 sayılı Kanuna göre isteğe bağlı sigortalılığının yeniden başlatılmasına dair herhangi bir başvurusu ya da talebinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.

13. Başvurucunun tarafına yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin talebi ile ilgili olarak; idare tarafından yapılan değerlendirme neticesinde; isteğe bağlılık sigortalılık şartlarının gerek (Mülga) 1479 sayılı Kanunda gerekse de 5510 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde belirtildiği, yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının da 5510 sayılı Kanunda belirlendiği, ayrıca

5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olanların yaşlılığa hak kazanma

koşullarının da 506, 2925, 1479 ve 2926 sayılı Kanunların ilgili hükümlerine göre belirlenmektedir. Dolayısıyla, başvurucunun anılan Kanunun 4/1-(b) kapsamında yaşlılık aylığı bağlanılmasında gerekli yaş koşulunu sağladığı, ancak prim gün sayısı koşulunu sağlamadığı anlaşılmaktadır.

14. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; sigortalının 11/03/2011 tarihinde

Kuruma vermiş olduğu dilekçesi ile isteğe bağlı sigortalılığının sonlandırılmasını talep ettiği, sigortalının sigortalılığının sonlandırıldığı tarihten sonra gerek 1479 sayılı Kanun gerekse de 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Kanuna göre isteğe bağlı sigortalılığının yeniden başlatılmasına dair herhangi bir başvurusu ya da talebinin bulunmadığı, sigortalının isteğe bağlı sigortalılığının, 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce geçerli olan 1479 sayılı Kanunun 79 uncu maddesi hükmü gereğince 30/11/2007 tarihinde sonlandırıldığı, söz konusu sonlandırılma tarihinden öncesi ve sonrası için herhangi bir kapsamda borçlanma imkânının bulunmadığı, ayrıca, yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli olan prim gün koşulunu da sağlamadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla başvrucunun talep ettiği hususların anılan idare tarafından kabul edilmemesi işleminde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

15.İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; idarenin işleminde hukuka aykırılık tespit edilmemiş olup, başvurucunun Bağ-kur kaydının silinmesi işleminin geri çekilmesi ve emeklilik için gerekli olan borçlanma hakkının tarafına verilmesine yönelik talebinin reddedilmesi gerektiği kanaatine varılmaktadır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16.28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin

Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

17. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul İş

Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi