|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 01.01.1998-31.03.2008 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılık primlerinin kabulü ve 12.11.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının isteğe bağlı sigortalı olabilmesi için zorunlu sigortalı olmaması gerektiği ve davacının bu şartı sağlamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Mahkeme, 506 sayılı Kanun’un 85. maddesi ve 2019/9 sayılı genelgenin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, ilk mahkeme kararını onaylayarak davacının isteğe bağlı sigortalılık şartlarını taşımadığını ve şirket ortaklığının devam ettiğini vurgulamıştır. Mahkeme, davacının 01.05.1993-31.03.2005 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olması nedeniyle isteğe bağlı sigortalı olamayacağını ifade etmiştir. Bu nedenle, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, davacının emeklilik talebinin reddini ve isteğe bağlı sigortalılık primlerinin kabul edilmemesini hukuka uygun bulmuştur. Temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/8110 E. , 2024/9410 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/131 E., 2023/317 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/730 E., 2021/306 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.08.1988 tarihinde 3801018689711 sigorta sicil numarası ile çalışmaya başladığını, 01.01.1998 tarihinde isteğe bağlı sigortalılıktan faydalanmak için Kuruma müracaat ederek kendisini isteğe bağlı sigortalı yaptırdığını ve en son 31.03.2008 tarihine kadar primlerini ödediğini, bu tarihten sonra emeklilik için gereken yaş şartını sağlamak için beklediğini, aranan şartlarını sağlamasına müteakip 12.11.2020 tarihinde emeklilik talebinde bulunduğunu, ancak mezkur dönemde şirket ortaklığı bulunduğunu ileri sürmek suretiyle 2019/9 sayılı genelgenin yürürlüğe girdiği tarihten geriye doğru yasal olmayan şekilde işleterek emeklilik talebini reddettiğini belirterek, davanın kabulü ile iptal edilen 01.01.1998-31.03.2008 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılık primlerinin kabul edilmesine, davacıya uygulanan 2019/9 sayılı genelgenin uygulanmasının iptaline, davacının Kuruma emeklilik müracaat tarihi olan 12.11.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; yetki ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, Kurum kayıtlarında davacının 3801018689711 sigorta sicil numarasıyla 30.04.1993-30.04.1997 tarihlerinin belirli dönemlerinde dava dışı … İthalat İhracat Plastik San. ve Tic. Ltd. Şti. nezdinde sigortalı çalışan olarak gösterildiğini, dava konusu 01.01.1998-31.03.2008 tarih aralığında ise isteğe bağlı sigortalılık kapsamında prim ödemesi yaptığının görüldüğünü, ancak davacının sigortalı olarak bildirildiği şirketin aynı zamanda ortağı olduğu ve 30.04.1993-30.04.1997 dönemlerinde olduğu gibi isteğe bağlı prim ödemelerinin yapıldığı dönemde de ortaklık sıfatını aralıksız şekilde koruduğunu, Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 01.01.1998-31.03.2008 tarihleri arasında davacının 506 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi kapsamında isteğe bağlı sigortalı olmak için zorunlu sigortalı olmamak şartlarını haiz olmadığı, isteğe bağlı sigortalılığı ortadan kaldıran bu şartların sadece 2019/9 sayılı genelge gereği olmadığı, aynı zamanda 506 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu’nun 24 üncü maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 50 ve 51 inci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun’da yer alan isteğe bağlı sigortalılık ile 1479 sayılı Kanun’da yer alan zorunlu sigortalılığın çakışması halinde, 1479 sayılı Kanun’da yer alan zorunlu sigortalılığın geçerli olacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; öncelikle Kurumunun işleminin, genel hükümlere göre zamanaşımı sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, davacının yasa kapsamında 10 yıl prim ödediğini, emeklilik için aranan şartlarını sağlamasına müteakip 12.11.2020 tarihinde emeklilik talebinde bulunduğunu, davacıya uygulanan genelgenin geri dönük olarak uygulanmasının haksız olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 01.01.1998-31.03.2008 tarihleri arasında davacının 506 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi kapsamında isteğe bağlı sigortalı olmak için zorunlu sigortalı olmamak şartlarını haiz olmadığı, isteğe bağlı sigortalılığı ortadan kaldıran bu şartların sadece 2019/9 sayılı genelge gereği olmadığı, aynı zamanda 506 sayılı Kanun 85 inci maddesi gereği olduğu, davacının 01.05.1993-31.03.2005 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olması nedeniyle isteğe bağlı sigortalı olması mümkün olmadığı gibi, şirket ortaklığının 2013 yılına kadar devam ettiği, 63 üncü madde uygulamasıyla 31.03.2005 tarihinde Bağ-Kur sigortalılığı durdurulmuş ise de bu tarih sonrası isteğe bağlı sigortalılığının kendiliğinden başlamasının (canlanmasının) mümkün olmadığı gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iptal edilen 01.01.998-31.03.2008 tarihleri arası isteğe bağlı sigortalılık primlerinin kabulü ile Kuruma yaşlılık aylığı tahsis talep tarihi olan 12.11.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle ticaret sicil kayıtları ile dosyada bulunan deliller kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.