|
ÖZET: Bu Danıştay kararı, başvuranın isteği dışında gerçekleşen nakil işlemleri nedeniyle ödemek zorunda kaldığı kargo ücretinin iadesi ve emanet hesabındaki paranın havale kesintilerinin iadesi taleplerini incelemektedir. Başvuran, 06/09/2019 tarihinde Ağrı’ya nakledilmesi sebebiyle kargo ücreti ödediğini belirtmiş, ayrıca 2017 yılından beri yapılan nakil işlemleri nedeniyle hesabında kesinti yapıldığını iddia etmiştir.
Hukuki değerlendirmede, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde, isteği dışındaki nakillerde 50 kilograma kadar olan kargo ücretinin idare tarafından karşılanması gerektiği, ancak başvuranın 54 kg’lık kargo için ödediği toplam ücretin 198,60 TL olduğu ve bu miktarın 50 kg’lık kısmının iade edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Diğer yandan, emanet hesabındaki kesintilere ilişkin talep ise reddedilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın kargo ücreti talebi kısmen kabul edilmiş, ancak geçmiş nakil işlemlerine ilişkin kesinti talepleri reddedilmiştir. İdareye, kargo ücretinin iadesi için işlem yapılması tavsiye edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/64089-S.20.69352
BAŞVURU NO : 2020/2243
KARAR TARİHİ : 06/07/2020
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
Başvuranın 06/09/2019 tarihinde isteği dışında Ağrı Kapalı
BAŞVURUNUN KONUSU :
Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmesi sebebiyle ödemek zorunda kaldığı kargo ücretinin iade edilmesi ve 2017 yılından beri nakil işlemleri sebebiyle emanet hesabında bulunan parasının havalesi sırasında yapılan kesintilerin tespit edilerek bu kesintilerin kendisine iade edilmesi talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 03/02/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran Tekirdağ 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunmakta iken 05/09/2019 tarihinde, isteği dışında Ağrı iline nakledileceğini öğrendiğini ve kendisine eşyalarını toplaması gerektiğinin bildirildiğini, eşyalarını toplam 4 çöp poşetine yerleştirdiğini ancak uçakla İstanbul’dan Erzurum’a, sonra da karayolu ile Ağrı’ya gidileceği için çöp poşetlerinin uçağa alınmadığının bu nedenle de eşyalarının kargo yolu ile gönderileceğinin kendisine belirtildiğini, hiçbir eşyası olmadan Ağrı iline gittiğini, eşyalarının nakilden 18 gün sonra Ağrı’ya gönderildiğini ve 29 gün sonra kendisine teslim edildiğini, ceza infaz kurumunun toplam dört adet koli için kendisinden 210,00 TL ücret istediğini, ancak isteği dışında nakil olması nedeniyle bu ücreti ödemek istemediğini idareye bildirdiğini, bunun üzerine ücreti ödemediği takdirde kolilerin iade edileceğinin kendisine bildirildiğini, bu nedenle ücreti ödemek zorunda kaldığını, eşyalarının teslim edildiği gün bu defa da Elazığ iline nakledileceğinin kendisine bildirildiğini, tutuklandığından beri isteği dışında 8 defa nakle tabi tutulduğunu, her nakilde hesabında bulunan paranın havale yoluyla aktarıldığını, her havale için yaklaşık 30,00 TL ücret kesildiğini belirterek 06/09/2019 tarihinde isteği dışında nakledilmesi sebebiyle ödemek zorunda kaldığı kargo ücretinin iadesi ile 2017 yılından beri hakkında tesis edilen nakil işlemleri sebebiyle emanet hesabında bulunan parasının havalesi sırasında yapılan kesintilerin tespit edilerek bu kesintilerin kendisine iade edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 10/04/2020 tarihli ve
E. sayılı yazısında özetle; nakil olan hükümlü ve tutukluların emanet para hesabında bulunan paralarının, Hükümlü ve Tutukluların Emanete Alınan Kişisel Paralarının
Kullanımına Dair Yönetmelik’in 13’üncü maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre işlem yapılarak hükümlü ve tutuklunun nakledildiği kuruma gönderildiği, diğer yandan kendi isteği dışında nakillerde hükümlü ve tutuklularının Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek
Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’te sayılan ve 50 kilogramı geçmeyen eşyalarının mutlaka yanlarında gönderilmesi ancak bunun mümkün olmaması halinde ise, 50 kilograma kadar olan kısmına ait ücretin Genel Bütçeden, bu miktarı aşan kısmına ait ücretin ise hükümlü veya tutuklu tarafından karşılanması hususunda ceza infaz kurumlarına bilgi verildiği, başvuranın 06/09/2019 tarihinde Tekirdağ 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan, Ağrı
Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği, 09/09/2019 tarihinde bulunduğu kurum aracılığıyla gönderdiği dilekçesinde; “nakil edildiğini, bahse konu eşyalarının yanı sıra temyiz evraklarının da eşyalarının içinde bulunduğunu, süre yönünden başvuru yapabilmek için evraklarına acil ihtiyaç duyduğunu, hak kaybına uğramamak için eşyalarının kargo ile nakil edildiği Kuruma gönderilmesini ve ücretinin emanet para hesabından kesilmesini talep ettiğini” belirttiği, başvuranın dilekçesine istinaden eşyalarının Tekirdağ 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu tarafından PTT kargo ile karşı ödemeli olarak 18/09/2019 tarihinde nakil olduğu Ağrı
Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna kargo yolu ile gönderildiği, 4 parça kargonun toplam ağırlığının
54 kg 700 gr olduğu ve ücretinin 198,60 TL olduğu, başvuranın dilekçesine istinaden, kargo
bedeli olan 198,60 TL’nin hesabından tahsil edilerek eşyalarının eksiksiz ve sağlam bir şekilde teslim edildiği, başvuranın kargo ücretinin kendi hesabından kesilerek gönderilmesi için dilekçe ile başvurması nedeniyle geri ödeme imkanı bulunmadığı belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 3.1. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74.
maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 3.2. “Yargı yolu” başlıklı 125’inci maddesinin son fıkrasında, “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un; 5.1. “Nakiller” başlıklı 53’üncü maddesinde: “(1) Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler…” 5.2. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54’üncü maddesinde, “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için;…b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri,… Gerekir.” 5.3. “Nakillerde alınacak tedbirler” başlıklı 58’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, “(4)
Görevli nezaretinde yapılan nakiller sırasında hükümlünün iaşe ve bedensel ihtiyaçları giderilir.” 6. Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında
Yönetmelik’in “Eşyaların nakilleri” başlıklı 17’nci maddesinde, “Hükümlüyü başka bir ceza infaz kurumuna nakleden ceza infaz kurumu, hükümlünün eşyalarını, eşya teslim tutanağına ayrıntılı bir şekilde kaydeder ve bu eşyalardan hangilerinin hükümlünün koğuş veya odasında bulundurulmasına izin verildiğini belirtir.” 7. Hükümlü ve Tutukluların Emanete Alınan Kişisel Paralarının Kullanımına Dair
Yönetmelik’in “Hükümlü ve tutuklunun nakil halleri” başlıklı 13’üncü maddesinde, “Hükümlü veya tutuklunun başka bir kuruma nakledildiği durumlarda, hükümlü ve tutuklu adına UYAP’ta kayıtlı parası, nakledildiği kuruma banka veya posta aracılığıyla derhal gönderilir…”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin
“Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 9. Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan başvuran, 06/09/2019 tarihinde isteği dışında Ağrı Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmesi sebebiyle ödemek zorunda kaldığı kargo ücretinin iade edilmesini ve 2017 yılından beri hakkında tesis edilen nakil işlemleri sebebiyle emanet hesabında bulunan parasının havalesi sırasında yapılan kesintilerin tespit edilerek bu kesintilerin kendisine iade edilmesini talep etmektedir.
10. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da; hükümlülerin kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilecekleri düzenleme altına alınmıştır.
11. Dosya kapsamından; 11.1. Başvuranın, 17/01/2017 tarihinde ilk defa tutuklanarak Erzurum H Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı
Ceza İnfaz Kurumuna getirildiği, 11.2. 01/07/2017 tarihinde bu ceza infaz kurumundan Ağrı Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna “kapasite doluluğu” nedeniyle nakledildiği, 11.3. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin müzekkeresine istinaden ise 17/02/2018 tarihinde Ağrı
Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan suç ve yargılama nedeniyle duruşmalarında hazır bulundurulma zorunluluğu kalmayana kadar Tekirdağ 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevkinin sağlandığı, 11.4. Duruşması nedeniyle misafir hükümlü/tutuklu olarak 20/06/2018 tarihinde Silivri 4 No’lu L Tipi
Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna, daha sonra 03/09/2018 tarihinde Silivri 3 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumuna sevk edildiği, 11.5. Duruşmalarında bizzat hazır bulundurulma zorunluluğu kalmaması nedeniyle Tekirdağ 1 No’lu T
Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan 06/09/2019 tarihinde Ağrı Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna iade edildiği, 11.6. Bu yer ceza infaz kurumundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almış olması ve ceza infaz kurumunun fiziki yetersizliği nedeniyle 09/10/2019 tarihinde Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli
Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklinin yapıldığı,
11.7 Dolayısıyla başvuranın nakillerinin tamamının isteği dışındaki nedenlerle
gerçekleştirildiği, duruşması nedeniyle misafir hükümlü/tutuklu olarak sevk edildiği Ceza İnfaz
Kurumları dışında 4 kere isteği dışında nakledildiği anlaşılmış olup; söz konusu nakiller incelendiğinde, başvuranın iki kez kapsama gücü aşılmış olması nedeniyle nakledildiği (Erzurum- Ağrı, Ağrı-Elazığ), bunlar haricinde ise Ağır Ceza Mahkemesi’nin müzekkeresine binaen başvuranın yargılama yerine yakın ceza infaz kurumuna nakledildiği, bu nedenle
Bakanlığın bu hususta bir takdirinin olmadığı, mahkeme kararını yerine getirdiği görülmüştür.
Başvuranın diğer iki kez zorunlu nakle tabi olmasının da ‘kapsama gücü aşılmış olması’ nedeniyle gerçekleştiği anlaşıldığından, idarenin bu konuda hukuka aykırı ya da keyfi davrandığının söylenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı değerlendirilmiştir.
12. 5275 sayılı Kanun ve alt düzenlemelerinde nakillerin hangi nedenlerle yapılabileceği belirtildikten sonra, bu nedenlere bağlı olarak gerçekleştirilecek olan nakillerin şartları da belirlenmiştir. İlgili mevzuatta hükümlülerin sadece kendi istekleri üzerine bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri gerektiği şartı öngörülmüştür. Diğer nedenlerle gerçekleştirilecek olan nakiller için ise böyle bir şarta ve düzenlemeye yer verilmediği gibi nakil masraflarının kim tarafından karşılanacağı ve ne tür giderleri kapsayacağı açıkça belirtilmemiştir. İlgili mevzuatta sadece nakillerde alınacak tedbirler kapsamında, görevli nezaretinde yapılan nakiller sırasında hükümlünün iaşe ve bedensel ihtiyaçlarının giderileceği düzenlenmiştir.
13. Kargo ücretine ilişkin olarak İdare tarafından yapılan açıklamada, kendi isteği dışındaki nedenlerle gerçekleştirilen nakillerde hükümlü ve tutuklularının Ceza İnfaz Kurumlarında
Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’te sayılan ve 50 kilogramı geçmeyen eşyalarının mutlaka yanlarında gönderilmesi ancak bunun mümkün olmaması halinde ise, 50 kilograma kadarki kısmına ait ücretin genel bütçeden, bu miktarı aşan kısmına ait ücretin ise hükümlü veya tutuklu tarafından karşılanması hususunda ceza infaz kurumlarına bilgi verildiği belirtilmiştir. Yani normal şartlarda isteği dışında gerçekleşen nakillerde ortaya çıkan kargo ücretinin eşyaların 50 kilograma kadarki kısmına ait ücretin genel bütçeden, bu miktarı aşan kısmına ait ücretin ise hükümlü veya tutuklu tarafından karşılanması gerektiği anlaşılmaktadır.
14. Somut olayda başvuranın 06/09/2019 tarihinde Tekirdağ 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumundan, Ağrı Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği, 09/09/2019 tarihinde bulunduğu kurum aracılığıyla gönderdiği dilekçesinde; “nakil edildiğini, bahse konu eşyalarının yanı sıra temyiz evraklarının da eşyalarının içinde bulunduğunu, süre yönünden başvuru yapabilmek için evraklarına acil ihtiyaç duyduğunu, hak kaybına uğramamak için eşyalarının kargo ile nakil edildiği Kuruma gönderilmesini ve ücretinin emanet para hesabından kesilmesini talep ettiğini” belirttiği, başvuranın dilekçesine istinaden eşyalarının Tekirdağ 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu tarafından PTT kargo ile karşı ödemeli olarak 18/09/2019 tarihinde nakil olduğu
Ağrı Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna kargo yolu ile gönderildiği, başvuranın, nakil giderken hangi eşyalarının yanında götürüldüğü bilinmese de, 4 ayrı kargosunun bulunduğu idare tarafından sunulan reddiyat makbuzları incelendiğinde kargonun toplam ağırlığının 54 kg 700 gr olduğu ve toplam kargo tutarının (başvuranın iddia ettiği gibi 210,00 TL değil) 198,60 TL olduğu, görülmektedir.
15. Yani somut olayda başvuran tarafından eşyalarının kargo ile nakledildiği Kuruma gönderilmesi ve kargo ücretinin emanet para hesabından kesilmesi talep edildiğinden bahisle kargo ücretinin İdare tarafından karşılanmadığı görülmektedir. Ancak İdare tarafından başvuranın eşyalarının, kendisi tarafından dilekçe verilmemiş olsaydı hangi sürede gönderileceğine dair herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Zira başvuranın dilekçesi nakledildiği tarihten (06/09/2019) 3 gün sonraki tarihli (09/09/2019) olup bu üç günlük sürede eşyaların gönderilmesi yönünde İdare tarafından harekete geçilmemiştir. Oysa başvuran, hiçbir eşyası olmadan nakli gerçekleştiğinden bir an önce eşyalarının gönderilmesi için böyle bir yola başvurduğunu belirtmektedir. Bu dilekçesine rağmen başvuranın eşyaları 18/09/2019 tarihinde yani nakledildiği tarihten 12 gün sonra kargoya verildiği, ancak dosya kapsamında başvuranın kaldığı ceza infaz kurumuna, eşyaların hangi tarihte ulaştığı bilgisinin edinilemediği, başvuranın eşyaların kargo ücretini 03/10/2019 tarihinde ödediği ve böylece kargolarını alabildiği, 09/10/2019 tarihi itibariyle Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz
Kurumuna nakledildiği, bilgileri edinilmiştir. Dolayısıyla, başvuran tarafından eşyalarının gönderilme sürecinin hızlandırılması için böyle bir yola başvurulduğu görülmekte olup başvuran tarafından dilekçe verilmemiş olsaydı bile eşyalarının kargo yoluyla kendisine gönderileceği ve kargo masrafının eşyaların 50 kilograma kadarki kısmının İdare tarafından, bu miktarı aşan kısmına ait ücretin ise hükümlü veya tutuklu tarafından karşılanmış olacağı anlaşılmaktadır.
16. Ayrıca Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları
Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararında mahpusların nakillerinin kamu otoritelerinin kontrolü altında yapılacağı ve nakil giderlerinin bu otoritelerce karşılanacağı belirtilmiştir. Aynı şekilde, Anayasa Mahkemesinin 2012/1195 başvuru numaralı ve 18/11/2015 tarihli kararında da; “…başvurucu 16/2/2011 ile 2/4/2014 tarihleri arasında altı farklı ceza infaz kurumunda bulundurulmuştur. Nakillerden doğan masraflar başvurucu tarafından karşılanmıştır. Hâlbuki
CPT, tutuklu ve hükümlülerin nakillerinin kamu otoritelerinin kontrolü altında yapılması ve nakil giderlerinin bu otoritelerce karşılanması gerektiğini belirtmiştir.” ifadelerine yer verilmek suretiyle Avrupa İşkencenin ve İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Ceza veya Muamelenin
Önlenmesi Komitesinin (CPT), tutuklu ve hükümlülerin nakillerinin kamu otoritelerinin kontrolü altında yapılması ve nakil giderlerinin bu otoritelerce karşılanması gerektiği hususu ayrıca vurgulanmıştır.
17. Nitekim 5275 sayılı İnfaz Kanununda, ilgili Yönetmelik ve 167 No’lu Genelge’de mahpusların
‘kendi istekleri ile nakil’ talep etmeleri halinde ‘nakil giderlerini peşin ödemeyi’ kabul etmeleri şartının arandığı görülmekte iken; İdarenin cevabi yazısında kendi isteği dışındaki nedenlerle gerçekleştirilen nakillerde hükümlü ve tutuklularının “Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler
Hakkında Yönetmelik” te sayılan ve 50 kilogramı geçmeyen eşyalarının yanlarında gönderilmesinin mümkün olmaması halinde, mahpusların 50 kilograma kadar eşyalarının nakil ücretlerinin Genel
Bütçeden karşılandığı belirtilmiştir. “Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler
Hakkında Yönetmelik” uyarınca, mahpusların yanlarında bulundurabilecekleri eşyaların sınırlı olduğu hususu ile hakkın kötüye kullanılması yasağı dikkate alındığında, Bakanlık tarafından nakil ücretinin karşılanması uygun görülen 50 kg ağırlığın makul olduğu değerlendirilmektedir.
18. Başvuranın 09/09/2019 tarihinde hem günlük kıyafetlerinin olmaması hem de mahkeme evraklarının bulunmaması nedeniyle eşyalarının daha hızlı gelebilmesi için dilekçe yazdığı ve nakil ücretini kendisinin karşılayacağını ifade ettiği, başvuranın 09/09/2019 tarihinde “acele” edilmesi için dilekçe yazıp talepte bulunduğu görülmüş; ancak Tekirdağ 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan 18/09/2019 tarihinde eşyaların gönderime çıktığı, başvuranın kaldığı ceza infaz kurumuna hangi tarihte ulaştığının dosya kapsamında tespiti yapılamamış olsa da, başvuranın talebi ile ilgili olarak hizmetin geç işlediği değerlendirilmekte olup; başvuranın dilekçesi olmasaydı 50 kilograma kadar idare tarafından karşılanacak olan ücretin dilekçe nedeniyle başvurandan alındığı, başvuranın dilekçesi ile amacına ulaşamadığının görüldüğü, tüm bu nedenlerle, İdarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunu düzenleyen Anayasa’nın 125’inci maddesi gereği kargo ücretinin
50 kilograma tekabül eden kısmının idare tarafından karşılanması gerektiği kanaatine varılmıştır.
19. Başvuranın 2017 yılından beri hakkında tesis edilen nakil işlemleri sebebiyle emanet hesabında bulunan parasının havalesi sırasında yapılan kesintilerin tespit edilerek bu kesintilerin kendisine iadesi talebine ilişkin mevzuat hükümleri incelendiğinde, “Hükümlü ve Tutukluların
Emanete Alınan Kişisel Paralarının Kullanımına Dair Yönetmelik”te, hükümlü veya tutuklunun başka bir kuruma nakledildiği durumlarda, hükümlü ve tutuklu adına UYAP’ta kayıtlı paranın, nakledildiği kuruma banka veya posta aracılığıyla derhal gönderileceğinin düzenlendiği, ancak paranın gönderilmesi durumunda ortaya çıkacak masrafın kim tarafından karşılanacağına yer verilmediği görülmekte olup; 23/06/2020 tarihinde Ağrı Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu yetkilisi ile yapılan telefon görüşmesinde, paranın banka aracılığıyla gönderilmesi durumunda paranın herhangi bir kesintiye tabi tutulmadığı, ancak paranın posta aracılığıyla gönderilmesi durumunda PTT nin kesinti yaptığı bilgisi edinilmiştir.
20. Somut olayda başvuranın parasının havale yoluyla gönderildiği ve 30 TL havale ücretinin başvuranın hesabından tahsil edildiği iddiasının bulunduğu görülmekte olup; 23/06/2020 tarihinde yukarıda bahsi geçen Ceza İnfaz Kurumları ile yapılan telefon görüşmesinde, 06/09/2019 tarihinde
Tekirdağ 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Ağrı Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilen başvuranın emanet para hesabında bulunan 767,73 TL parasının 17/09/2019 tarihinde banka aracılığıyla gönderildiği ve herhangi bir kesinti yapılmadığı, ayrıca başvuranın Ağrı’dan 09/10/2019 tarihinde
Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakli sebebiyle 10/10/2019 tarihinde emanet para hesabında bulunan 1.433,18 TL nin banka aracılığıyla gönderildiği ve bu paradan da herhangi bir kesinti yapılmadığı, diğer yandan başvuranın 2017 ve 2018 yıllarında nakilleri sırasında emanet para hesabından kesinti yapılıp yapılmadığının tespiti için arşiv çalışması yapılması gerektiği bilgileri edinilmiş olup; başvuranın 2019 yılında iki kez nakli sırasında havale ücreti kesilmemiş olması ve 2017 ile 2018 yıllarında nakilleri sırasında emanet parasından kesinti yapılıp yapılmadığının dosyasından tespit edilememiş olması nedeniyle “2017 yılından beri hakkında tesis edilen nakil işlemleri sebebiyle emanet hesabında bulunan parasının havalesi sırasında yapılan kesintilerin tespit edilerek bu kesintilerin kendisine iadesi talebi” nin reddi gerektiği, bununla birlikte başvuranın 2017 ve
2018 yıllarında nakilleri sırasında emanet parasından kesinti yapılıp yapılmadığının araştırılarak kesinti
yapıldığının tespiti halinde tespit edilen tutarın iade edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
21. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın “06/09/2019 tarihinde isteği dışında nakledilmesi sebebiyle ödemek zorunda kaldığı kargo ücretinin iadesi talebi” ilgili olarak; 50 kilograma kadar olan kargo ücretinin idare tarafından karşılanması gerektiği, ayrıca başvuranın
“2017 yılından beri hakkında tesis edilen nakil işlemleri sebebiyle emanet hesabında bulunan parasının havalesi sırasında yapılan kesintilerin tespit edilerek bu kesintilerin kendisine iadesi talebi” nin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
23. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiği takdirde, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE;
Başvuranın “2017 yılından beri hakkında tesis edilen nakil işlemleri sebebiyle emanet hesabında bulunan parasının havalesi sırasında yapılan kesintilerin tespit edilerek bu kesintilerin kendisine iadesi talebi” nin REDDİNE, Başvuranın “06/09/2019 tarihinde isteği dışında nakledilmesi sebebiyle ödemek zorunda kaldığı kargo ücretinin iadesi talebi” ilgili olarak; 50 kilograma kadar olan kargo ücretinin idare tarafından karşılanması gerektiği değerlendirildiğinden, başvuranın 54 kg 700 gr için ödediği 198,60 TL nin 50 kg kargoya tekabül eden kısmının hesaplanarak başvurana iade edilmesi yönünde işlem tesis edilmesi için ADALET BAKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Adalet Bakanlığınca bu
karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi