Toplantı No : 2008/076
Gündem No : 112
Karar Tarihi : 01.12.2008
Karar No : 2008/UY.I-4849
BAŞVURU SAHİBİ:
Gül-İş İnşaat San.Tic. Ltd. Şti., Alirıza Gürcan Cad. Metropol Center No:32 K 3/13 Merter İSTANBUL

İHALEYİ YAPAN İDARE:
İstanbul Su Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü,Nurtepe Mevkii Alibey Cad. No:1 34406 Nurtepe Kağıthane/İSTANBUL

BAŞVURUYA KONU İHALE:
2008/57213 İhale Kayıt Numaralı “Avrupa Yakası 2007 Yılı 3. Kısım Müteferrik Atıksu ve Yağmursuyu Kanal İnşaatı İhalesi” İhalesi

KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:

27.11.2008 tarih ve I.Y.44.37.0105/2008-83E sayılı Esas İnceleme Raporunda;

 

            İstanbul Su Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından 19.06.2008 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan “Avrupa Yakası 2007 Yılı 3. Kısım Müteferrik Atıksu ve Yağmursuyu Kanal İnşaatı İhalesi” ihalesine ilişkin olarak Gül-iş İnşaat San.Tic. Ltd. Şti.’nin 22.09.2008 tarihinde yaptığı şikayet başvurusunun, idarenin 14.10.2008 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibinin  23.10.2008 tarih ve 29484 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 23.10.2008 tarihli dilekçe ile itirazen şikayet başvurusunda bulunduğu,

 

İdare tarafından gönderilen ihale işlem dosyasının incelenmesinden;

 

4734 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince, ihale işlemlerinin ve ihale kararının iptaline,

 

Başvuru dilekçesinde belirtilen ve bazı isteklilerce yaklaşık maliyetin önceden bilindiği, bunun sonucunda da bazı firmalarca kuruşu kuruşuna aynı teklifin verilmek suretiyle rekabetin ortadan kaldırıldığı ve idare tarafından sınır değerin istenildiği şekilde belirlenip işlerin daha pahalıya gitmesine neden olarak kamuyu zarara uğrattığı, son yıllarda yapılan tüm İSKİ ihalelerinde aynı yöntemin kullanıldığı, müteahhitlerin idare ile ters düşmemek veya başka işler vaadiyle bu duruma ses çıkarmadığı hususunun Türk Ceza Kanunu bakımından değerlendirilmesi için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesine,

 

Karar verilmesinin uygun olacağı hususlarına yer verilmiştir.

 

KARAR:

Esas İnceleme Raporu ve ekleri incelendi:

 

İtirazen şikayet dilekçesinde özetle;

 

1) Başvuru konusu ihaleye teklif verdikleri, idarece tekliflerinin aşırı düşük bulunduğu gerekçesiyle sorgulama yapıldığı, sorgulamada piyasa rayiçlerine uygun bir şekilde makine ekipman vs. açıklamaların idareye sunulduğu, idarece söz konusu açıklamaların tüm isteklilerce bilinen yöntemin dışında başka bir yöntem içermediğinden teklifin değerlendirme dışı bırakıldığı, müteferrik atıksu ve yağmursuyu kanal inşaatı işinde bilenin dışında nasıl bir yöntem olduğunun açıklanmayacağı, ihalenin üzerinde bırakıldığı istekli ile kendi aralarında 109.760,70YTL’lik bir fark bulunduğu, işin geneline bakıldığında bu farkın işin %0,4’üne tekabül ettiği bu kadar cüz’i bir farkla tekliflerinin aşırı düşük olarak nitelendiği ve işi yapamayacaklarına idarece karar verilmesinin keyfi bir uygulama olduğu, idarece şikayete cevap olarak yazılan yazıda CTP borunun proforma faturası ile teklifin birbirini tutmadığı gerekçesinden bahsedilmişse de kendileri tarafından CTP boru için birden fazla firmadan proforma fatura alındığı ve avantajlı olanın tekliflerinde kullanıldığı, fazladan konulan proforma faturaya dayalı olarak tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılmasının mevzuata aykırı olduğu,

 

2) Başvuru dilekçesi ekindeki tablolarda açıkladıkları üzere bazı isteklilerce yaklaşık maliyetin önceden bilindiği, bunun sonucunda da bazı firmalarca kuruşu kuruşuna aynı teklifin verilmek suretiyle rekabetin ortadan kaldırıldığı ve idare tarafından sınır değerin istenildiği şekilde belirlenip işlerin daha pahalıya gitmesine neden olarak kamuyu zarara uğrattığı, son yıllarda yapılan tüm İSKİ ihalelerinde aynı yöntemin kullanıldığı, müteahhitlerin idare ile ters düşmemek veya başka işler vaadiyle bu duruma ses çıkarmadığı,    

İddialarına yer verilmiştir.

 

A- Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir:

 

1)      Başvuru sahibinin 1 inci iddiasına ilişkin olarak:

 

İdare tarafından teklif belgeleri tamam olarak kabul edilen 58 isteklinin teklifleri dikkate alınarak sınır değerin belirlendiği, sınır değerin altında kalan 13 isteklinin teklifi ile ilgili olarak aşırı düşük teklif sorgulaması yapıldığı, bu sorgulamada isteklilerden, teklifi oluşturan kalemlerden 3.2, 3.4, 3.5, 3.6, 3.9, MB3.1, 5.3, C30, C40, C50, C60 ve C80 nolu iş kalemlerinde Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 65 inci maddesi çerçevesinde,

 

a) Yapım yönteminin ekonomik olması,

b) Seçilen teknik çözümler ve imalatların yapılmasında kullanacakları avantajlı koşulların neler olduğu,

c) Yapım işinin özgünlüğü,

 

Hususlarında belgelendirmek suretiyle yapacakları açıklamaların istenildiği,

 

Teklifi aşırı düşük olarak belirlenen 13 istekliden 6 isteklinin aşırı düşük teklife ilişkin açıklamada bulunduğu, bu isteklilerden, Güven İnş. Taah. Tic. ve San. A.Ş’nin maliyet analizleri ve bu analizlerin dayanağı olan fiyatlarlarla ilgili olarak proforma faturalar ve kendisi için avantajlı koşullarla ilgili olarak belgelerinin sunulduğu, BG İnşaat San ve Tic. Ltd. Şti’nin bir sayfalık yazıyla, firmalarının bünyesinde bulunan teknik ekip ve ekipmanların bulunması, idare malı boruların kullanılmış olması, piyasa araştırmalarına göre tespit edilen malzemelerin uygun teklif verilmesinde etkili olduğu, aynı zamanda firmanın merkez giderleri ile karşılanmakta olan SSK, maaş, yemek v.s. gideler şantiyede karşılanacağı için bu giderlerinde kendilerine %5 avantaj sağladığı, ülkenin ekonomik şartlarının da düzelmekte olması nedeniyle tekliflerinin aşırı düşük teklif olarak değerlendirilemeyeceğinin belirtildiği,  Hoç Grup İnş. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin aşırı düşük teklif açıklamasında, halihazırda bünyelerinde bulunan teknik kadro, alet, edevat ve ekipmanların amortisman giderlerinin ve işçilerin SSK, maaş gibi giderlerinin karşılanması, gelişen ve büyüyen inşaat sektörü pazarında rekabetçi piyasa şartlarında aldıkları uygun malzeme fiyatları ile birlikte fazlaca kar amacı gözetilmeden teklifin sunulduğu belirtilmiş buna ilişkin olarak sadece analizlerin sunulduğu, Or-Na İnşaat Taahhüt ve Tic. Ltd. Şti.’nin aşırı düşük teklif sorgulamasına ilişkin olarak verdiği cevapta teklifin sunulmasında ülke ekonomisinin şartlarının göz önünde bulundurularak verildiği, aynı zamanda firmanın teknik kadrosunun genel giderlerinin zaten karşılandığı ve çok düşük kar oranıyla bu teklifin verildiği belirtilerek sadece analizlerin sunulduğu, Yapkur Yapı İnşaat  ve Tic. Ltd. Şti.’nin sunduğu bir sayfalık açıklama yazısında, teklifin sunulmasında düzelmekte olan ülke ekonomisinin ve inşaat piyasasının yaratmış olduğu serbest piyasa şartlarında uygun koşullarda almış oldukları kırmataş ve beton fiyatlarının etkili olduğu, tekliflerinde yer alan altyapı kalemleri incelenirse piyasa koşullarından yüksek olduğunun görüleceği, diğer kalemlerde ise, hali hazırdaki teknik kadro ve ekipmanların amortisman giderlerinin ve işçilerin SSK, maaş gibi v.s. giderlerin karşılanması için fazlaca kar amacı gözetilmeden teklifin hazırlandığı hususlarının belirtildiği, Akfel Yapı ve Tic. Ltd. Şti.’nin aşırı düşük teklife ilişkin açıklamasında beton ve kuma ilişkin olarak başka firmalardan almış oldukları tekliflerle birlikte tekliflerinin piyasa araştırmaları ve alt taşeron firmalardan teklif alınmak suretiyle hazırlandığı dolayısıyla tekliflerinin aşırı düşük olmadığı hususlarına yer verildiği, başvuru sahibi Gül-İş İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nin aşırı düşük teklife ilişkin açıklamasında analizler ile diğer firmalardan aldığı proforma faturalar ile avantajlı koşulları gösteren belgelerin sunulduğu,

 

İdarece teklifi aşırı düşük olarak nitelenen hiçbir isteklinin teklifiyle ilgili açıklamaları kabul edilmeyerek değerlendirme dışı bırakıldıkları,

 

Anlaşılmıştır.

 

Aşırı düşük tekliflerin değerlendirilmesiyle ilgili olarak;

 

4734 sayılı Kanunun 38 inci maddesinde;

 

“İhale komisyonu verilen teklifleri 37 nci maddeye göre değerlendirdikten sonra, diğer tekliflere veya idarenin tespit ettiği yaklaşık maliyete göre teklif fiyatı aşırı düşük olanları tespit eder. Bu teklifleri reddetmeden önce, belirlediği süre içinde teklif sahiplerinden teklifte önemli olduğunu tespit ettiği bileşenler ile ilgili ayrıntıları yazılı olarak ister.

İhale komisyonu;

 

a) İmalat sürecinin, verilen hizmetin ve yapım yönteminin ekonomik olması,

 

b) Seçilen teknik çözümler ve teklif sahibinin mal ve hizmetlerin temini veya yapım işinin yerine getirilmesinde kullanacağı avantajlı koşullar,

 

c) Teklif edilen mal, hizmet veya yapım işinin özgünlüğü,

 

Hususlarında belgelendirilmek suretiyle yapılan yazılı açıklamaları dikkate alarak, aşırı düşük teklifleri değerlendirir. Bu değerlendirme sonucunda, açıklamaları yeterli görülmeyen veya yazılı açıklamada bulunmayan isteklilerin teklifleri reddedilir.” hükmüne,

 

 Kamu İhale Genel Tebliğinin  “XIII- Tekliflerin Alınması ve Değerlendirilmesi” başlıklı bölümünün “H. Aşırı Düşük Teklif Değerlendirmesi “ başlıklı kısmında;

 

“4734 sayılı Kanunun 38 inci maddesinde,

 

“İhale komisyonu verilen teklifleri 37 nci maddeye göre değerlendirdikten sonra, diğer tekliflere veya idarenin tespit ettiği yaklaşık maliyete göre teklif fiyatı aşırı düşük olanları tespit eder. Bu teklifleri reddetmeden önce, belirlediği süre içinde teklif sahiplerinden teklifte önemli olduğunu tespit ettiği bileşenler ile ilgili ayrıntıları yazılı olarak ister.

 

İhale komisyonu;

 

a) İmalat sürecinin, verilen hizmetin ve yapım yönteminin ekonomik olması,

b) Seçilen teknik çözümler ve teklif sahibinin mal ve hizmetlerin temini veya yapım işinin yerine getirilmesinde kullanacağı avantajlı koşullar,

c) Teklif edilen mal, hizmet veya yapım işinin özgünlüğü,

Hususlarında belgelendirilmek suretiyle yapılan yazılı açıklamaları dikkate alarak, aşırı düşük teklifleri değerlendirir. Bu değerlendirme sonucunda, açıklamaları yeterli görülmeyen veya yazılı açıklamada bulunmayan isteklilerin teklifleri reddedilir.” hükmü,

40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında ise, “37 ve 38 inci maddelere göre yapılan değerlendirme sonucunda ihale, ekonomik açıdan en avantajlı teklifi veren isteklinin üzerinde bırakılır.” hükmü,

 

Yer almaktadır.

 

Ayrıca Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 65 inci ve 67 nci maddelerinde benzer hükümler bulunmaktadır.

 

4734 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinde, ihalenin ekonomik açıdan en avantajlı teklifi veren isteklinin üzerinde bırakılacağı, 38 inci maddesinde ise, aşırı düşük tekliflerin, ihale komisyonlarınca önce tespit edileceği, daha sonra ise bunlar hakkında yazılı açıklama isteneceği ve değerlendirme yapılacağı öngörülmüş iken, uygulamada ihale komisyonlarınca Kanunun öngördüğü aşırı düşük teklif tespit çalışması hiç yapılmayarak ihale doğrudan en düşük teklif sahibine bırakılmakta veya  aşırı düşük teklif tespit ve değerlendirme çalışmaları komisyonlar tarafından teklifte önemli olduğu tespit edilen bileşenlerle ilgili ayrıntılar hakkında yazılı açıklama istenmeden veyahut yazılı açıklama istenmiş olsa dahi, Kanunun öngördüğü, “Yapım yönteminin ekonomik olması”, “Seçilen teknik çözümler ve teklif sahibinin yapım işinin yerine getirilmesinde kullanacağı avantajlı koşullar” ile “Teklif edilen yapım işinin özgünlüğü” hususlarında her hangi bir değerlendirme yapılmaksızın ihalelerin sonuçlandırıldığı tespit edilmiştir.

 

Bu şekildeki uygulamaların önüne geçilebilmesi için aşırı düşük teklifin tespitinde ve değerlendirilmesinde esas alınacak bazı kıstasların getirilmesine gerek görülmüştür.

 

Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 34 üncü maddesinin son fıkrasında;

 

“Ayrıca, aşırı düşük tekliflerin değerlendirilmesinde ve sözleşmenin uygulanması aşamasında kullanılmak üzere, idarelerce isteklilerden tekliflerinin ekinde; anahtar teslimi götürü bedel işlerde, teklif bedelini oluşturan iş kalemleri ve/veya iş gruplarına ait miktarlar ve bunlara ait birim fiyatlar ile bu fiyatlara ilişkin idarenin tanımladığı yapım şartlarına uygun analizler ve teklif bedelini gösteren hesap cetveli; teklif birim fiyatlı işlerde ise, teklif edilen fiyatlara ilişkin idarenin tanımladığı yapım şartlarına uygun analizler, istenebilir.”

 

Düzenlemesi bulunmaktadır. Bununla birlikte, bazı idarelerin sadece Yönetmeliğin 34 üncü maddesi uyarınca istenen ve isteklilerce teklifleri kapsamında sunulan belgelerin değerlendirilmesi yoluyla Kanunun 38 inci maddesine göre aşırı düşük teklif sorgulaması yaptıkları görülmüştür.

 

Yönetmeliğin 34 üncü maddesi uyarınca idarelerce istenen ve isteklilerce verilen bilgi ve belgeler, isteklilerin teklif fiyatlarını nasıl hesapladıkları konusunda ihale komisyonunun bilgi sahibi olmasını temin için ve sözleşmenin uygulanması aşamasında kullanmak amacıyla istenmektedir. Bu belgeler Kanunun 38 inci maddesine göre isteklilerce ileri sürülebilecek avantajlara ilişkin açıklamaların tamamını karşılamadığından, ihale komisyonlarının aşırı düşük teklif sorgulamalarını, sadece bu belgeleri kullanarak gerçekleştirmeleri, anılan maddenin uygulandığı anlamına gelmeyecek ve bu maddeye aykırı olacaktır. Bu nedenle, Yönetmeliğin 34 üncü maddesine göre bilgi ve belge istendiği durumlarda da ayrıca aşırı düşük teklif sorgulaması yapılması ve bu kapsamda istekliler tarafından yapılan açıklamaların değerlendirilmesi gerekmektedir.

 

Bu çerçevede ihale komisyonu; bir yapım işinin ihalesinde geçerli teklifleri tespit ettikten sonra;

a) Yaklaşık maliyetin % 120’sinin üzerindeki ve % 40’ının altındaki, yani yaklaşık maliyeti = 100 olan bir ihalede, 120 nin üzerindeki tekliflerle 40 ın altındaki teklifleri dikkate almaksızın, diğer tekliflerin aritmetik ortalamasını bulur ve bu değeri yaklaşık maliyete bölmek suretiyle (C) değerini elde eder.

 

b) Ekteki tablodan (C) değerine karşılık gelen (K) değerini bulur.

 

c) Bu (K) değerini yaklaşık maliyetle çarpmak suretiyle sınır değeri tespit eder ve bu sınır değerin altındaki (yaklaşık maliyetin % 40’ının altındakilerde dahil)  tekliflerin sahiplerinden, teklifte önemli olduğunu tespit ettiği bileşenler ile ilgili ayrıntıları yazılı olarak ister.

 

Bileşenler, teklifin maliyet bileşenlerini, ayrıntılar ise bunlara ait fiyat analizlerini ifade ettiğinden,

İhale komisyonu, aşırı düşük teklifin maliyet bileşenlerini ve/veya bunlara ait fiyat analizlerini;

 

a) Yapım yönteminin ekonomik olması,

b) Seçilen teknik çözümler veya yapım işinde kullanılacak avantajlı şartlar,

c) Teklif edilen yapım işinin özgünlüğü,

 

Hususlarında istekliler tarafından belgelere dayalı olarak yapılan yazılı açıklamaları dikkate almak suretiyle değerlendirir ve ihaleyi sonuçlandırır. “ açıklamasına,

 

Yer verilmiştir.

 

İdarece gönderilen ihale dosyasının incelenmesinden, başvuru sahibince ihale konusu işte kullanılacak CTP borularla ilgili olarak teklif dosyasında Subor firmasından USD bazında alınmış tekliflerin, birim fiyat teklif cetveli ile analizlerin yanında ek olarak konulduğu, teklif alınma tarihinin 16.06.2008 olduğu, aşırı düşük tekliflerin sorgulaması sırasında ise Enyap Endüstri ve Yapı Elemanları Sanayi A.Ş. den alınan 16.06.2008 tarihli teklifin kullanıldığı, başvuru sahibinin teklifini sunması sırasında idareye vermiş olduğu analizlerle bu iki firmanın başvuru sahibine vermiş olduğu tekliflerden  Enyap Endüstri ve Yapı Elemanları Sanayi A.Ş.’den alınmış teklifin kullanıldığının görüldüğü, firmaların birden fazla yerden teklif almak suretiyle tekliflerini hazırlamasını engelleyecek herhangi bir hüküm bulunmadığı, alınan tekliflerin tarihleri dikkate alındığında başvuru sahibinin iddialarını desteklediği,

 

İdarece başvuru sahibinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılma nedenlerinden bir diğeri de yapılan açıklamaların “işin yaklaşık maliyeti dikkate alındığında aşırı düşük sınır değerin altında kalmış olmanızdan dolayı yaptığınız açıklamalar seçilen teknik çözümler yapım işinin yerine getirilmesinde kullanılacak avantajlı koşullar ile teklif edilen yapım işinin özgünlüğü hususlarında bir açıklama olmayıp tüm isteklilerce bilinen yöntemin dışında başka bir yöntem içermediğinden” nedeniyle değerlendirme dışı bırakıldığı,

 

4734 sayılı Kanunun 38 inci maddesinde 3 bent halinde yer alan ve ihale komisyonlarınca sorgulamada kullanılan ölçütler incelendiğinde;

“a) İmalat sürecinin, verilen hizmetin ve yapım yönteminin ekonomik olması,” ölçütü: Yapım İşleri İhalelerinde  yapım yönteminin idarelerce teknik şartnamelerde belirlendiği, ihale sürecinde isteklinin idareye, idarece öngörülen yapım yönteminin dışında yeni bir teklif verme imkanı bulunmadığı, dolayısıyla bu bent hükmünün ancak isteklilerin idareye yeni bir yapım yöntemi önerebildikleri anılan Kanunun 21 inci maddesinin (e) bendinde söz konusu olabileceği,

“b) Seçilen teknik çözümler ve teklif sahibinin mal ve hizmetlerin temini veya yapım işinin yerine getirilmesinde kullanacağı avantajlı koşullar,” ölçütü:

Yukarıda belirtilen ölçütün yapım yönteminin idarece belirlendiği ihale usullerinde kullanılabilecek ölçüt olabileceği, isteklilerin verdikleri tekliflerde yapım işinin yerine getirilmesinde kullanacağı avantajlı koşulların, tekliflerinin aşırı düşük olarak değerlendirilip değerlendirilmemesinde dikkate alınması gerektiği, bu avantajlı koşulların mutlaka belgelere dayalı olarak belirtilmesi gerektiği, kanaatimizce sadece avantajlı koşullar değil o avantajlı koşul dolayısıyla elde ettiği avantaj miktarının da belgelere ve analizlere dayalı olarak idareye açıklanması gerektiği, salt avantajlı koşulun ne olduğunun idareye sunulmasının Kanunun öngördüğü anlamda aşırı düşük tekliflere ilişkin açıklama olmadığı,

“c) Teklif edilen mal, hizmet veya yapım işinin özgünlüğü,” ölçütü: Bu ölçüte ilişkin olarak ta (a) bendine yapmış olduğumuz açıklamaların geçerli olduğunun göz önünde bulundurulması gerektiği, 

Aşırı düşük tekliflere ilişkin olarak ihale komisyonlarının sorgulama araçları olan bu bentlerdeki araçların fiyat dışı unsur öngörülen yapım ihalelerinin tümünde söz konusu olabileceğinin de gözden uzak tutulmaması gerektiği, yukarıda yapılan açıklamalar en düşük fiyat esasına göre yapılmış olan yapım ihaleleri için geçerli olduğu dikkate alınması gereken bir husus olduğu,

 

4734 sayılı Kanuna göre yapılan ihalelerde projeler ve teknik şartnameler ve işin nasıl yapılacağına ilişkin ihale dokümanlarının idare tarafından hazırlanmasından dolayı, isteklilerce açık ihale usulü ile yapılan yapım işi ihalelerinde yeni bir teknik çözümü sunmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla söz konusu ihalede aşırı düşük tekliflere ilişkin sorgulamalara verilen cevapların  “İmalat sürecinin, verilen hizmetin ve yapım yönteminin ekonomik olması” ve “seçilen teknik çözümler ve teklif sahibinin yapım işinin yerine getirilmesinde kullanacağı avantajlı koşullar“a yönelik olacağı, bu bağlamda söz konusu açıklamaların teklifin hazırlanması için piyasadan alınan teklifler ile kendi bünyesinde mevcut bulunan ve diğer isteklilere göre kendisinde maliyet avantajı olabilecek unsurlardan ibaret olacağı,

 

İdarece söz konusu açıklamaları sunan isteklilerin değerlendirme dışı bırakılması durumunda, isteklilerce verilen açıklamaların yukarıda yer verilen ölçütlere göre kabul edilmemesine ilişkin hukuki ve maddi gerekçelerinin ortaya konulması gerektiği, soyut gerekçelerle ve maddi gerçekliğe dayanmayan olgularla tekliflerin değerlendirme dışı bırakılmasının kamu ihale mevzuatına uygun olmadığı,

 

Dikkate alındığında,

 

İdarece istenilen analizleri ve bu analizlerin dayanağı olan proforma faturaları sunan en düşük teklif sahibi ile başvuru sahibi isteklinin tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılması işlemlerinde anılan hüküm ve düzenlemelere uyarlık bulunmadığı anlaşılmıştır.

 

            2) Başvuru sahibinin 2 nci iddiasına ilişkin olarak:

 

Yaklaşık maliyetin bazı isteklilerce önceden bilindiği, bunun sonucunda da bu firmalar tarafından kuruşu kuruşuna aynı teklifin verilmek suretiyle rekabetin ortadan kaldırıldığı yönündeki iddia ile ilgili olarak;

 

Baran Temizlik Hizm. Turz. İnş. Dış Tic.Paz. San. Tic. Ltd. Şti.’nin Kuruma başvurusu üzerine verilen 26.08.2008 tarih ve 2008/UY.Z-3559sayılı Kurul Kararında;

 

          “Öte yandan söz konusu ihalede 88 istekli tarafından teklif sunulduğu, bu tekliflerden  16.774.493,90.-YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil farklı maliyet hesaplarına dayalı olmak üzere 8 istekli tarafından verildiği, 16.591.594,43.-YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil farklı maliyet hesaplarına dayalı olmak üzere 4 istekli tarafından verildiği, 16.434.823,46.-YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil 4 istekli tarafından verildiği, 16.931.264,87.-YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil 3 istekli tarafından verildiği, 16.095.153,02.-YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil 2 istekli tarafından verildiği, 16.278.052,49.-YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil 2 istekli tarafından verildiği anlaşılmıştır.

         

          Başvuru konusu ihalede teklifin 30 farklı kalemden oluştuğu, söz konusu kalemlerde farklı maliyet bileşenleri kullanmak suretiyle yeni kuruş hanesi dahil olmak üzere aynı teklifin sunulmasının “hayatın olağan akışına” aykırı olduğu, bu haliyle verilen tekliflerin söz konusu ihalenin “ihale kararını etkilemeye yönelik bir davranış” olup olmadığının incelenmesi için konunun İçişleri Bakanlığına bildirilmesi gerekmektedir.” hususlarına yer verildiği,

 

Yukarıda yer alan değerlendirmeler çerçevesinde başvuru dilekçesinde yer alan idare tarafından sınır değerin istenildiği şekilde belirlenip işlerin daha pahalıya gitmesine neden olarak kamuyu zarara uğratıldığı, son yıllarda yapılan tüm İSKİ ihalelerinde aynı yöntemin kullanıldığı, müteahhitlerin idare ile ters düşmemek veya başka işler vaadiyle bu duruma ses çıkarmadığı iddiasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 235 inci maddesinde yer alan suçu veya başka bir suçu oluşturup oluşturmadığı hususunun İçişleri Bakanlığı tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.

 

Sonuç olarak, yukarıda mevzuata aykırılıkları belirtilen işlemlerin düzeltici işlemle giderilecek nitelikte işlemler olduğu tespit edildiğinden, ihale kararının iptali ile aşırı düşük teklif sorgulamasına idarece istenilen proforma fatura ve analizleri vermek suretiyle açıklama sunan ve yukarıda belirtilen isteklilerin teklifinin değerlendirmeye alınarak ihale işlemlerine devam edilmesi gerekmektedir.

 

Açıklanan nedenlerle;

 

1) 4734 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine,

 

2) Mevzuata aykırı olduğu belirtilen ihale işlemlerinin değerlendirilmek ve bu aykırılıkların gerçekleşmesinde sorumluluğu olanlar hakkında gerekiyorsa inceleme ve/veya soruşturma başlatılmak üzere konunun İçişleri Bakanlığı´na bildirilmesine,

 

Oyçokluğu ile karar verildi.

 

 

KARŞI OY

 

İhaleye ilişkin yapılan inceleme ve hukuki değerlendirme:

 

Sözkonusu iddianın birinci kısmında yer alan ve yaklaşık maliyetin bazı isteklilerce önceden bilindiği, bunun sonucunda da bu firmalar tarafından kuruşu kuruşuna aynı teklifin verilmek suretiyle rekabetin ortadan kaldırıldığı yönündeki iddia ile ilgili olarak;

 

Baran Temizlik Hizm. Turz. İnş. Dış Tic.Paz. San. Tic. Ltd. Şti.’nin Kuruma başvurusu üzerine verilen 26.08.2008 tarih ve 2008/UY.Z-3559 sayılı Kurul Kararında;

 

          “Öte yandan söz konusu ihalede 88 istekli tarafından teklif sunulduğu, bu tekliflerden  16.774.493,90.-YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil farklı maliyet hesaplarına dayalı olmak üzere 8 istekli tarafından verildiği, 16.591.594,43.-YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil farklı maliyet hesaplarına dayalı olmak üzere 4 istekli tarafından verildiği, 16.434.823,46.-YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil 4 istekli tarafından verildiği, 16.931.264,87.-YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil 3 istekli tarafından verildiği, 16.095.153,02.-YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil 2 istekli tarafından verildiği, 16.278.052,49.-YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil 2 istekli tarafından verildiği anlaşılmıştır.

         

          Başvuru konusu ihalede teklifin 30 farklı kalemden oluştuğu, söz konusu kalemlerde farklı maliyet bileşenleri kullanmak suretiyle yeni kuruş hanesi dahil olmak üzere aynı teklifin sunulmasının “hayatın olağan akışına” aykırı olduğu, bu haliyle verilen tekliflerin söz konusu ihalenin “ihale kararını etkilemeye yönelik bir davranış” olup olmadığının incelenmesi için konunun İçişleri Bakanlığına bildirilmesi gerekmektedir.” hususlarına yer verildiği,

 

          Aynı ihaleye ilişkin olarak aynı iddialar üzerine alınan 16.09.2008 tarih ve 2008/UY.I-3887 sayılı Kurul kararında;

 

             “Esas İnceleme Raporu ve ekleri incelendi:

 

            Başkanlık İstemi eki gazete haberinde özetle; İSKİ’nin Haziran ayında iki ihale düzenlediği, 19 Haziran 2008 tarihinde gerçekleştirilen “Avrupa Yakası 2007 Yılı 3. Kısım Müteferrik Atıksu ve Yağmursuyu Kanal İnşaat Yapım İşi” ihalesine 88 firmanın teklif verdiği, 25 Haziran 2008 tarihinde yapılan “Asya Bölgesi Müteferrik İçmesuyu Şebeke ve Kat Ayrımı İnşaat Yapım İşi” ihalesine ise 51 firmanın teklif sunduğu, kapalı zarf usulü ile gerçekleştirilen ihalelerde, firmaların verdikleri teklifler incelendiğinde ortaya ‘Bu kadar tesadüf olur mu?’ dedirten bir tablo çıktığı, çünkü iki ihalede toplam 57 firmanın kuruşuna kadar aynı teklifi verdiği,

 

           İhale teklifleri incelendiğinde Asya Bölgesi Müteferrik İçmesuyu Şebeke ve Kat Ayrımı İnşaat Yapım İşi’ne katılan 51 firmadan 35’inin kuruşuna kadar aynı teklifi verdiği, buna göre 5 firmanın 13 milyon 209 bin 587 YTL 2 kuruşluk, 9 firmanın 13 milyon 87 bin 270 YTL 9 kuruşluk, 11 firmanın 12 milyon 944 bin 574 YTL’lik, 10 firmanın 12 milyon 822 bin 263 YTL 6 kuruşluk teklifte bulunduğu,

 

            Avrupa Yakası 2007 Yılı 3. Kısım Müteferrik Atıksu ve Yağmursuyu Kanal İnşaat Yapım İşi ihalesine 88 firmanın teklif verdiği, bu ihalede ise 22 firmanın teklifinin kuruşuna kadar aynı olduğu, 3 firmanın 16 milyon 931 bin 264 YTL 87 kuruşluk, 8 firmanın 16 milyon 774 bin 493 YTL 90 kuruşluk, 4 firmanın 16 milyon 591 bin 594 YTL 43 kuruşluk, 5 firmanın 16 milyon 434 bin 823 YTL 46 kuruşluk, 2 firmanın 16 milyon 95 bin 153 YTL 62 kuruşluk teklif verdiği, sadece YTL benzerlikleri incelendiğinde daha vahim tablonun ortaya çıktığı,

 

            Buna göre 88 firmanın teklif verdiği ihalede firmaların yarısının aynı teklifte bulunduğu, 51 firmanın katıldığı ihalede ise 40 teklifin aynı olduğunun anlaşıldığı iddia edilmektedir.

 

Başkanlık İsteminde belirtilen iddiaya ilişkin inceleme ve hukuki değerlendirme aşağıda yapılmıştır:

           

            İdare tarafından gönderilen ihale işlem dosyasında yer alan belge ve bilgiler incelendiğinde; 16.774.493,90.-YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil farklı maliyet hesaplarına dayalı olmak üzere 8 istekli tarafından verildiği, 16.591.594,43 YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil farklı maliyet hesaplarına dayalı olmak üzere 4 istekli tarafından verildiği, 16.434.823,46 YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil 4 istekli tarafından verildiği, 16.931.264,87 YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil 3 istekli tarafından verildiği, 16.095.153,02 YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil 2 istekli tarafından verildiği, 16.278.052,49 YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil 2 istekli tarafından verildiği anlaşılmıştır.

 

Buna ilişkin olarak 4734 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde;

 

            “İhalelerde aşağıda belirtilen fiil veya davranışlarda bulunmak yasaktır:

 

a) Hile, vaat, tehdit, nüfuz kullanma, çıkar sağlama, anlaşma, irtikap, rüşvet suretiyle veya başka yollarla ihaleye ilişkin işlemlere fesat karıştırmak veya buna teşebbüs etmek.

 

b) İsteklileri tereddüde düşürmek, katılımı engellemek, isteklilere anlaşma teklifinde bulunmak veya teşvik etmek, rekabeti veya ihale kararını etkileyecek davranışlarda bulunmak.

 

c) Sahte belge veya sahte teminat düzenlemek, kullanmak veya bunlara teşebbüs etmek.

 

d) Alternatif teklif verebilme halleri dışında, ihalelerde bir istekli tarafından kendisi veya başkaları adına doğrudan veya dolaylı olarak, asaleten ya da vekaleten birden fazla teklif vermek.

 

e) 11 inci maddeye göre ihaleye katılamayacağı belirtildiği halde ihaleye katılmak.

 

Bu yasak fiil veya davranışlarda bulunanlar hakkında bu Kanunun Dördüncü Kısmında belirtilen hükümler uygulanır.” hükmü bulunmaktadır.

 

Anılan hüküm uyarınca söz konusu tespit değerlendirildiğinde, 30 kalem işten oluşan bir ihalede farklı maliyet bileşenleri kullanılarak yeni kuruş hanesi dahil eşit teklif verilmesi hususunun incelenmesi gerekmektedir.

 

4734 sayılı Kanunun “İhalelere Katılmaktan Yasaklama” başlıklı 58 inci maddesinde; “ 17 nci maddede belirtilen fiil veya davranışlarda bulundukları tespit edilenler hakkında fiil veya davranışlarının özelliğine göre, bir yıldan az olmamak üzere iki yıla kadar, üzerine ihale yapıldığı halde mücbir sebep halleri dışında usulüne göre sözleşme yapmayanlar, hakkında ise altı aydan az olmamak üzere bir yıla kadar, 2 nci ve 3 üncü maddeler ile istisna edilenler dahil bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı verilir. Katılma yasakları, ihaleyi yapan bakanlık veya ilgili veya bağlı bulunulan bakanlık, herhangi bir bakanlığın ilgili veya bağlı kuruluşu sayılmayan idarelerde bu idarelerin ihale yetkilileri, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı birlik, müessese ve işletmelerde ise İçişleri Bakanlığı tarafından verilir.” hükmü bulunmaktadır.

 

Söz konusu ihalede tekliflerin sağlıklı bir rekabet ortamı içerisinde oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca bu husus aşırı düşük tekliflere ilişkin sınır değerin belirlenmesini etkileyeceğinden, söz konusu ihalenin ihale kararını etkilemeye yönelik bir davranış olarak değerlendirilmiştir.

            Açıklanan nedenlerle;

 

Başvuru konusu ihalede 23 isteklinin farklı fiyatlarda eşit teklif  sunması hususunun değerlendirilmek ve inceleme başlatılmak üzere konunun İçişleri Bakanlığına bildirilmesine,” karar verildiği anlaşılmıştır.

 

Yukarıda yer verilen Kurul kararlarında yer verilen tespitler doğrultusunda; 4734 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde “temel ilkeler” başlığı altında; “İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur.” düzenlemesi yer almaktadır.

 

           Başvuru konusu ihalede teklifin 30 farklı kalemden oluştuğu, söz konusu kalemlerde farklı maliyet bileşenleri kullanmak suretiyle yeni kuruş hanesi dahil olmak üzere farklı fiyat gruplarında 23 istekli tarafından aynı teklifin sunulmasının “hayatın olağan akışına” aykırı olduğu, bu haliyle verilen tekliflerin anılan hükümde yer alan rekabet ilkesine aykırı olarak sunulduğu anlaşıldığından, başvuru konusu ihalenin iptalinin gerektiği,

 

          Söz konusu iddianın ikinci kısmında yer alan ve idare tarafından sınır değerin istenildiği şekilde belirlenip işlerin daha pahalıya gitmesine neden olarak kamunun zarara uğratıldığı, son yıllarda yapılan tüm İSKİ ihalelerinde aynı yöntemin kullanıldığı, müteahhitlerin idare ile ters düşmemek veya başka işler vaadiyle bu duruma ses çıkarmadığı iddiasına ilişkin olarak;

 

Kamu İhale Kurulunun yukarıda yer verilen Kararlarında sözkonusu ihalede “tekliflerin sağlıklı bir rekabet ortamı içerisinde oluşmadığı”, “ayrıca bu husus aşırı düşük tekliflere ilişkin sınır değerin belirlenmesini etkileyeceğinden, söz konusu ihalenin ihale kararını etkilemeye yönelik bir davranış olarak değerlendiril”diği hususu dikkate alınarak, bu iddia birlikte değerlendirildiğinde;

 

          5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “İhaleye Fesat Karıştırma” başlıklı 235 inci maddesinde;

 

“(1) Kamu kurum veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

 

(2) Aşağıdaki hâllerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:

a) Hileli davranışlarla;

 

1. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek,

 

2. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak, 

 

3. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olduğu hâlde, sahip olmadığından bahisle değerlendirme dışı bırakmak,

 

4. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olmadığı hâlde, sahip olduğundan bahisle değerlendirmeye almak.

 

b) Tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını sağlamak.

 

c) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek.

 

d) İhaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma yapmaları.

 

(3) İhaleye fesat karıştırma sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmiş ise, ceza yarı oranında artırılır. Zararın meydana gelmiş olduğu sabit olmakla birlikte miktarının belirlenememiş olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını engellemez.

 

(4) İhaleye fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre cezalandırılırlar.

 

(5) Yukarıdaki fıkralar hükümleri, kamu kurum veya kuruluşları aracılığı ile yapılan artırma veya eksiltmeler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler veya kooperatifler adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara fesat karıştırılması hâlinde de uygulanır.” hükmünün yer aldığı,

 

Yukarıda yer verilen hükme göre ihaleye fesat karıştırma maddede belirtilen fillerle ihalenin herhangi bir aşamasında sürecin normal akışını, usulüne uygun olarak yürüyüşünü etkileyen, değiştiren ve ihalenin amacına ulaşmasına engel teşkil edecek nitelikte ortaya çıkan her türlü davranış olduğu,

 

Başvuru sahibinin iddiasında idare ve bazı istekliler tarafından ihale sürecinin usulüne uygun olarak yürüyüşünü etkileyen davranışlarda bulunulduğuna dair hususlar yer aldığı, bu konuların doğrudan ihale dosyasından anlaşılması mümkün olmadığı, ihale dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa göre elde edilecek diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği, bu yetkinin anılan Kanun gereği Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından değerlendirilmesi gerektiği,

 

5237 sayılı Türk Ceza Kanunun “Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi” başlıklı 279 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında “Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmü bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “ihbar ve şikayet” başlıklı maddesinde;

 

“(1) Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.

 

(2) Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.

 

(3) Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar hakkında Türkiye´nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar veya şikâyette bulunulabilir.

 

(4) Bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle, ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılan ihbar veya şikâyet, gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.

 

(5) İhbar veya şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir.

(6) Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmediği takdirde, yargılamaya devam olunur. “ hükmüne yer verildiği,

 

Yukarıda yer alan hükümler ve değerlendirmeler çerçevesinde başvuru dilekçesinde yer alan idare tarafından sınır değerin istenildiği şekilde belirlenip işlerin daha pahalıya gitmesine neden olarak kamuyu zarara uğratıldığı, son yıllarda yapılan tüm İSKİ ihalelerinde aynı yöntemin kullanıldığı, müteahhitlerin idare ile ters düşmemek veya başka işler vaadiyle bu duruma ses çıkarmadığı iddiasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 235 inci maddesinde yer alan suçu veya başka bir suçu oluşturup oluşturmadığı hususunun yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

 

Açıklanan nedenlerle;

 

1) 4734 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince, ihale işlemlerinin ve ihale kararının iptaline,

 

2) Başvuru dilekçesinde belirtilen ve bazı isteklilerce yaklaşık maliyetin önceden bilindiği, bunun sonucunda da bazı firmalarca kuruşu kuruşuna aynı teklifin verilmek suretiyle rekabetin ortadan kaldırıldığı ve idare tarafından sınır değerin istenildiği şekilde belirlenip işlerin daha pahalıya gitmesine neden olarak kamuyu zarara uğrattığı, son yıllarda yapılan tüm İSKİ ihalelerinde aynı yöntemin kullanıldığı, müteahhitlerin idare ile ters düşmemek veya başka işler vaadiyle bu duruma ses çıkarmadığı hususunun Türk Ceza Kanunu bakımından değerlendirilmesi için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi gerektiği yönündeki düşüncemle, çoğunluk kararına katılmıyorum.

 

                       

                                                          Adem KAMALI

Kurul Üyesi

KARŞI OY

İncelemeye konu ihalede; başvuru sahibinin, yaklaşık maliyetin bazı isteklilerce önceden bilindiği, bunun sonucunda da bu firmalar tarafından kuruşu kuruşuna aynı teklifin verilmek suretiyle rekabetin ortadan kaldırıldığı yönündeki iddiası ile ilgili olarak;

 

Baran Temizlik Hizm. Turz. İnş. Dış Tic.Paz. San. Tic. Ltd. Şti.’nin Kuruma başvurusu üzerine verilen 26.08.2008 tarih ve 2008/UY.Z-3559 sayılı Kurul Kararında;

          “Öte yandan söz konusu ihalede 88 istekli tarafından teklif sunulduğu, bu tekliflerden  16.774.493,90.-YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil farklı maliyet hesaplarına dayalı olmak üzere 8 istekli tarafından verildiği, 16.591.594,43.-YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil farklı maliyet hesaplarına dayalı olmak üzere 4 istekli tarafından verildiği, 16.434.823,46.-YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil 4 istekli tarafından verildiği, 16.931.264,87.-YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil 3 istekli tarafından verildiği, 16.095.153,02.-YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil 2 istekli tarafından verildiği, 16.278.052,49.-YTL teklifin yeni kuruş hanesi dahil 2 istekli tarafından verildiği anlaşılmıştır.  

          Başvuru konusu ihalede teklifin 30 farklı kalemden oluştuğu, söz konusu kalemlerde farklı maliyet bileşenleri kullanmak suretiyle yeni kuruş hanesi dahil olmak üzere aynı teklifin sunulmasının “hayatın olağan akışına” aykırı olduğu, bu haliyle verilen tekliflerin söz konusu ihalenin “ihale kararını etkilemeye yönelik bir davranış” olup olmadığının incelenmesi için konunun İçişleri Bakanlığına bildirilmesi gerekmektedir.” hususlarına yer verildiği,

 

          Aynı ihaleye ilişkin olarak aynı iddialar üzerine alınan 16.09.2008 tarih ve 2008/UY.I-3887 sayılı Kurul kararında;

“Söz konusu ihalede tekliflerin sağlıklı bir rekabet ortamı içerisinde oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca bu husus aşırı düşük tekliflere ilişkin sınır değerin belirlenmesini etkileyeceğinden, söz konusu ihalenin ihale kararını etkilemeye yönelik bir davranış olarak değerlendirilmiştir.” karar verildiği anlaşılmıştır.

 

Yukarıda yer verilen Kurul kararlarındaki tespitler doğrultusunda; 4734 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde “temel ilkeler” başlığı altında; “İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur.” düzenlemesi yer almaktadır.

 

           Başvuru konusu ihalede teklifin 30 farklı kalemden oluştuğu, söz konusu kalemlerde farklı maliyet bileşenleri kullanmak suretiyle yeni kuruş hanesi dahil olmak üzere farklı fiyat gruplarında 23 istekli tarafından aynı teklifin sunulmasının “hayatın olağan akışına” aykırı olduğu, ihaleye teklif veren istekliler arasında anlaşma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğu, farklı fiyat gruplarında 23 istekli tarafından verilen teklif bedellerinden anlaşıldığı, bu durumda ekonomik açıdan en avantajlı teklifin sağlıklı ve gerçekçi bir fiyat yarışması sonucunda oluşmadığı, söz konusu ihalede 4734 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde yer alan “Temel İlkeler”in   ihlal edildiği anlaşıldığından, başvuru konusu ihalenin iptali gerekmektedir.

 

Açıklanan nedenlerle; 4734 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince, ihale işlemlerinin ve ihale kararının iptaline karar verilmesi gerektiği çoğunluk kararına katılmıyorum.       

 

              

   

 


ÖZET: İstanbul Su Kanalizasyon İdaresi tarafından gerçekleştirilen “Avrupa Yakası 2007 Yılı 3. Kısım Müteferrik Atıksu ve Yağmursuyu Kanal İnşaatı İhalesi” ile ilgili olarak Gül-İş İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusu, ihale kararının iptali ve aşırı düşük teklif sorgulaması yapılması gerektiği yönünde değerlendirilmiştir. İhaleye katılan bazı firmaların aynı teklifleri vermesi, rekabetin ortadan kalkmasına ve kamu zararına yol açtığı belirtilmiştir. Bu durumun Türk Ceza Kanunu açısından değerlendirilmesi için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.