|
ÖZET: Başvuran, Malatya Battalgazi Belediyesi’nde temizlik görevlisi olarak çalıştığını ve kendi isteğiyle işten ayrıldığını belirtmiştir. Ancak, işten ayrıldığı dönemdeki yıllık izin ücreti, hafta sonu mesai ücreti ve kıdem tazminatının ödenmediğini iddia ederek bu alacakların ödenmesi için Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur. İlgili idare, başvuranın iş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermediğini ve yıllık izin ücretinin son maaş bordrosuna yansıtıldığını ifade etmiştir.
Kurum, başvuranın taleplerini değerlendirirken, iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle feshedildiğini ve bu nedenle kıdem tazminatı talep etme hakkının bulunmadığını belirtmiştir. Ayrıca, yapılan incelemelerde fazla mesai ve diğer alacakların ödenmediğine dair bir durum tespit edilmemiştir. Yıllık izin ücreti ise, iş sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte ödenmiştir. Sonuç olarak, başvuranın iddialarının hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmadığı gerekçesiyle başvurusu reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın hak arama özgürlüğüne ilişkin süreçlerin devam ettiğini ve yargı yolunun açık olduğunu bildirmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 11236-11236 |sayi|53878609-101.07.05-E.53878609-101.07.05-E.
BAŞVURU NO : 2017/2610 2017/ 2610
KARAR TARİHİ : 22/09/2017 |tarih|
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Battalgazi Belediye Başkanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : İşçi alacaklarının ödenmesi hakkında .
BAŞVURU TARİHİ : 24/03/2017 24.3.2017
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Şikâyet başvurusu dilekçesinde Malatya Battalgazi Belediyesi bünyesinde faaliyet
gösteren ’de bir yıldan fazla süredir temizlik görevlisi olarak çalıştığını, kendi isteği ile işten ayrıldığını ancak ayrıldığı dönemde işçilik hakları olan yıllık izin ücreti, hafta sonu mesai ücreti ve kıdem tazminatının ödenmediğini, kendisinin haklı bulunmasına rağmen iki yıldır bahsi geçen haklarının ödenmediği belirterek söz konusu alacaklarının ödenmesini Kurumumuzdan talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 15/ 05/ 2017 tarih ve sayılı şikâyet konusuna ilişkin bilgi/belge isteme
yazısına istinaden, Battalgazi Belediyesinin 14/ 06/ 2017 tarih ve sayılı yazılarında, 2-a) Başvuru sahibinin iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sonlanmadığı, kıdem tazminatının bu nedenle ödenmediği, devamsızlık sonucunda 4857 sayılı İş
Kanununun 25’inci maddesinin 2’nci fıkrasının “g” bendi uyarınca tazminatsız olarak iş akdinin feshedildiği, 2-b) Çalıştığı süre zarfında bir defa yıllık izin hak etmiş, yıllık izin ücreti son ay ücret bordrosuna eklenmiş ve maaş hesabına yatırıldığı, fazla mesai ücreti ile alakalı günlük imzalamış olduğu giriş ve çıkış puantajlarında yapılan inceleme neticesinde günlük ve aylık çalışma sürelerini aşmadığı, bu
1 / 7nedenle herhangi bir fazla çalışma olmadığından dolayı ödeme yapılmadığı, çalıştığı süre boyunca
tüm alacakları ücret bordrolarına yansıtıldığı, herhangi bir alacağının kalmadığı,
3) Yine Kurumumuzun 23/ 08/ 2017 tarih ve sayılı şikâyet konusuna ilişkin bilgi/belge
yazısına Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü İstanbul Bayrampaşa Hizmet Merkezinin 12/ 09/ 2017 tarih ve sayılı cevabi yazılarında, ) adlı vatandaşın şikayet dilekçesi üzerine
Unvanlı firma kurumumuza davet edilmiş olup kişiye ait evraklar ile yapılan görüşme sonucu kişinin iş akdinin devamsızlık nedeniyle sonlandırıldığından iş bu nedenle ihbar ve kıdem tazminatı hakkı olmadığı, yapılan incelemede fazla mesai ve maaş alacağı tespit edilemediği, yıllık izin ise kullanmadığı tespit edilmiş bunun üzerine işverene yıllık izin ücretinin ödenmesi gerektiği bildirilmiş işverence ödenmeyen yıllık izin ücreti ödenmiş ödeme evrakı tarafımıza iletilmesi için kişinin şikâyet dosyasına eklendiği, Açıklamaları yapılmıştır .
III.İLGİLİ MEVZUAT
4) Anayasamızın ‘Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı’ başlıklı 74 üncü
maddesinin üçüncü fıkrasında ; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir .”
5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun ‘Kurumun görevi’ başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”
6) 3999 Sayılı Kanunla kabul edilen 158 no’lu Hizmet İlişkisine İşveren Tarafından Son
Verilmesi Hakkında ILO Sözleşmesinin 12’nci maddesi kapsamında “ Hizmet ilişkisine son verilen bir işçi ulusal mevzuat ve uygulamaya uygun olarak, tazminatları dışında işten ayrılma nedeniyle doğan başka hakları ödenmelidir .
7) 4857 Sayılı İş Kanunun; Tanımlar başlıklı 2 nci maddesinin altıncı fıkrasında ; “Bir
işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir . Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur .” 7-a) “İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı” başlıklı 25’inci maddesinde ; “Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya
bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir :
2 / 7II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri :
g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi .” 7-b) “Kamu makamlarının ve asıl işverenlerin hakkedişlerinden ücreti kesme yükümlülüğü” başlıklı 36 ncı maddesinin beşinci fıkrasında; “İşverenler, alt işverene iş vermeleri hâlinde, bunların işçilerinin ücretlerinin ödenip ödenmediğini işçinin başvurusu üzerine veya aylık olarak resen kontrol etmekle ve varsa ödenmeyen ücretleri hak edişlerinden keserek işçilerin banka hesabına yatırmakla yükümlüdür .” 7-c) “Fazla çalışma ücreti” başlıklı 41’inci maddesinde ; Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir . Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır . 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz .
Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir .
Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırkbeş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır . Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir .
7-d) Sözleşmenin sona ermesinde izin ücreti başlıklı 59’uncu maddesinde – İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir .
Bu ücrete ilişkin zamanaşımı iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar .
7-e) Bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların kıdem tazminatı başlıklı 112’nci maddesinin ikinci fıkrasında ; “ 4/ 1/ 2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları; a) Alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunur . Bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14’üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatları ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından, b) Aynı alt işveren tarafından ve aynı iş sözleşmesi çerçevesinde farklı kamu kurum veya kuruluşlarında çalıştırılmış olan işçilerden iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14’üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanlara, 4734 sayılı
.
3 / 7Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında farklı kamu kurum ve
kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas alınarak çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından, işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir .”
8) Mülga 1475 sayılı İş Kanununun halen yürürlükte olan “Kıdem tazminatı” başlıklı 14 üncü
maddesi; Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin :
1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca,… .
Feshedilmesi ……hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir . Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır .
9) 04/ 02/ 2011 tarihli ve 27836 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6098 sayılı Türk Borçlar
Kanununun “Fazla çalışma ücreti” başlıklı 402’nci maddesinde; “İşveren, fazla çalışma için işçiye normal çalışma ücretini en az yüzde elli fazlasıyla ödemekle yükümlüdür . İşveren, işçinin rızasıyla fazla çalışma ücreti yerine, uygun bir zamanda fazla çalışmayla orantılı olarak izin verebilir .
hükümlerine yer verilmiştir .
IV. Kamu Denetçisi Celile Özlem TUNÇAK’ın Kamu Başdenetçisi’ne Önerisi
10) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11) Başvuru sahibi, Malatya Battalgazi Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren
unvanlı firmadan kendi isteği ile işten ayrıldığını, ancak ayrıldığı döneme ilişkin yıllık izin ücreti, hafta sonu mesai ücreti ve kıdem tazminatından kaynaklanan işçilik haklarının ödenmesini talep ettiği anlaşılmaktadır .
12) Sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışma hakkı temel insan haklarındandır . Birleşmiş Milletler
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 23’üncü maddesinde; her şahsın çalışmaya, işini serbestçe seçmeye, âdil ve elverişli çalışma şartlarına ve işsizlikten korunmaya hakkı olduğu, herkesin, hiçbir fark gözetilmeksizin, eşit çalışma karşılığında eşit ücrete hakkına sahip olduğu ve çalışan her kimsenin kendisine ve ailesine insanlık haysiyetine uygun bir yaşayış sağlayan ve gerekirse her türlü sosyal koruma vasıtalarıyla de tamamlanan âdil ve elverişli bir ücrete hakkı olduğu belirtilmiştir .
Çalışma hakkı, birçok uluslararası hukuk belgesinde yer alan temel bir haktır . Çalışma hakkı, diğer insan haklarının gerçekleşmesi için şarttır ve insan onurunun ayrılmaz bir parçasını oluşturur . Her
.
4 / 7birey, insan onuruna yaraşır bir hayat sürebilmek için çalışma hakkına sahip olmalıdır .
13) Kıdem tazminatı işçinin çeşitli sebeplerle işyerinden ayrılırken işveren tarafından iş kanunu
gereğince işçiye vermiş olduğu bir tazminat şekli olup kendi isteğiyle işten ayrılan işçinin kıdem tazminatına hak kazanamayacağı doktrin ve Yargıtay tarafından benimsenmiş bir uygulamadır .
Başvuru sahibinin kıdem tazminatına ilişkin talebinin yasal dayanağı ise 4857 sayılı İş Kanununun 120’inci maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı İş Kanununun 14’üncü maddesi oluşturmaktadır . 1475 sayılı İş Kanununun 14’üncü maddesi uyarınca kıdem tazminatının talep edilebilmesi için iki şartın gerçekleşmesi gerekir . Bunlardan ilki; iş sözleşmesinin işçinin işe başladığı tarihten itibaren en az bir yıl devam etmiş olması, ikincisi ise; sözleşmenin kanunda belirtilen fesih hallerine dayalı olarak veya işçinin ölümü ile sona ermesidir .
13-a) Belirli bir süre çalışıp iş sözleşmesi sona eren işçiye, İş Kanununda sayılan durumlarda ve hizmet süresi ile ücretine göre değişen miktarda işverence ödenmesi gereken parayı ifade eden kıdem tazminatı, işçinin yıllarca birikmiş emeğinin ve yıpranmasının karşılığı olmasının yanı sıra emekli ikramiyesi niteliğindedir . Kıdem tazminatı; yasada belirtilen koşullar çerçevesinde işveren tarafından işçiye ödenen bir miktar paradır . Bu paranın ödenmesi her halükarda olmayıp belirli bazı şartların varlığı aranmaktadır .
13-b) 4857 sayılı Kanunun 25 inci maddesinde ise süresi belirli olsun veya olmasın işverenin ancak sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri, zorlayıcı sebepler ve işçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması durumlarında iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebileceği, öngörülmüştür .
1475 sayılı kanunun 14/ 1 maddesine göre işveren tarafından İş Kanunu madde 25/II de belirtilen
Ahlak ve İyiniyet Kurallarına uymayan haller ve benzerleri sebebine dayanan fesihler dışındaki fesihler kıdem tazminatı ödemeyi gerektirir . Öte yandan işçinin mazeretsiz ardı ardına 2 işgünü işe gelmemesi vb. sebeplerle işçinin işine işveren tarafından son verilmesi durumunda işverenin işçiye kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır .
14) Anayasa’nın 50’inci maddesinde, dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu ve yıllık ücretli izin
hakları ve koşullarının kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır . Yıllık ücretli iznin işçilere çalışırken mutlaka kullandırılması, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde ise işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretinin ödenmesi gerekmektedir .
Nitekim Yargıtay 9’ncu Hukuk Dairesi’nin 23/ 01/ 2013 tarihli, sayılı kararında; ‘…Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır . Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır .’ Kararı yer almaktadır .
15) Yıllık izin hakkı, anayasal temeli olan bir dinlenme hakkı olup işçinin iş sözleşmesinin devamı
sırasında ücrete dönüşmeyecek olup iş sözleşmesinin devamı süresinde kullanılmayan yıllık izinlere ait ücret istenilmesi mümkün değildir . Ancak, yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şart olup bu noktada ilişkin sona erme şeklinin ve işçinin haklı olup olmadığının bu ücretin ödenmesi bakımından bir öneminin bulunmadığı Yargıtay tarafından da benimsenmiştir .
16) Fazla çalışma, 4857 sayılı İş Kanununda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan
çalışmalardır . 4857 sayılı İş Kanununa göre, haftalık 45 saati geçen çalışmalara “Fazla Çalışma”
.
5 / 7denir . Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerde 45 saatin altında belirlendiği durumlarda, 45 saate
kadar yapılan çalışmalara ise “Fazla Sürelerle Çalışma” denir . “Fazla Çalışma” normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının %50 yükseltilmesi suretiyle, “Fazla Sürelerle Çalışma” ise
%25 yükseltilmesi suretiyle ödenir . Haftalık 45 saati aşan çalışmalar için %50 fazla ücret ödenmesi gerektiğinden işçiye 1 günlük çalışması için 1,5 günlük ücret ödenmesi gerekir . Zaten hafta tatili olan 1 günlük ücreti de eklendiğinde, işçiye toplam 2,5 günlük ücret ödenmesi gerekir . Bu durum ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 402’nci maddesinde de fazla çalışma için işçiye normal çalışma ücretini en az yüzde elli fazlasıyla ödemekle işvereninin yükümlü olduğu belirtilmiştir .
17) Şikayete konu edilen Battalgazi Belediye
bünyesinde temizlik hizmet alımı ihalesi kapsamında yüklenici olarak faaliyette bulunduğu, 4857
Sayılı İş Kanunun 2’nci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında söz konusu idare ile yüklenici arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin aranması gerektiği, buna göre de anılan Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olduğu değerlendirilmektedir . Ayrıca, Kanunun 36’ncı maddesi gereğince işverenler, alt işverene iş vermeleri hâlinde, bunların işçilerinin ücretlerinin ödenip ödenmediğini işçinin başvurusu üzerine veya aylık olarak resen kontrol etmekle ve varsa ödenmeyen ücretleri hak edişlerinden keserek işçilerin banka hesabına yatırmakla yükümlü tutulmuştur . Yargıtay 9’uncu Hukuk Dairesi sayılı kararlarında; asıl işverenin işçilere ödenmesi gerekli kıdem ve ihbar tazminatlarından alt işverenlerle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna hükmetmiştir .
18) Buna göre dosyadaki bilgi ve belgelerden; şikayet başvurucusunun ve İdarenin gönderdiği
belgeler ve yaptığı açıklamalar tetkik edildiğinde; 1475 sayılı kanunun 14/ 1 maddesine göre işveren tarafından İş Kanunu madde 25/II de belirtilen Ahlak ve İyiniyet Kurallarına uymayan haller ve benzerleri sebebine dayanan fesihler dışındaki fesihler kıdem tazminatı ödemeyi gerektirecek bir şekilde iş sözleşmesinin sonlanmadığı, dolayısıyla kıdem tazminatı almaya hak kazanacak şekilde işten ayrılmadığı, başvuru sahibinin çalışmış olduğu süre zarfında hakettiği yıllık izin ücretinin maaş hesabına aktarıldığı, öte yandan fazla mesai ücreti ile ilgili İstanbul İstanbul Bayrampaşa Hizmet
Merkezi tarafından şirket merkezinde yapılan inceleme ve araştırma neticesinde günlük ve aylık çalışma sürelerini aşmadığı, dolayısıyla yüklenici firmadan herhangi bir işçilik alacağı olmadığı anlaşılmış olup, başvuru sahibinin işçilik alacakları talebinin ret edilmesi işlemlerinde sonuç olarak hukuka aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır .
B . İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
19) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; şikâyet başvurusu kapsamında idarenin başvuranla ilgili işlemleriyle ilgili bilgi ve belgelerin, süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve
“makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket edildiği, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere
.
6 / 7uygun davranması önerilmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20) 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin
birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Malatya
İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın Başvurana ve BATTALGAZİ BELEDİYE BAŞKANLIĞI’na tebliğine , Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi