ÖZET: Başvuru, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğü’nde öğretim görevlisi olarak görev yapan bir kişinin, görev süresinin uzatılmaması nedeniyle yaşadığı mali hak kayıplarını talep etmesi üzerine yapılmıştır. Başvuran, 2009 yılında göreve başlamış, 2011’de sözleşmesinin feshedilmesiyle işsiz kalmış, 2017’de mahkeme kararıyla görevine iade edilmiştir. Ancak, işsiz kaldığı döneme ait maaş, ek ders ve sınav ücretlerinin ödenmediğini belirterek, eksik ödemelerin tamamlanmasını istemiştir.

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğü, başvuranın çalışmadığı süreye ilişkin ücret ve yasal faiz ödemelerinin yapıldığını, ek ders ve sınav ücretlerinin ise fiilen görev yapılmadığı için ödenemeyeceğini ifade etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi sonucunda, başvuranın talebinin hukuka aykırı bir durum olmadığını belirtmiş ve başvurunun reddedilmesi gerektiği yönünde öneride bulunmuştur.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın mali haklarının mevzuata uygun bir şekilde ödenmesi gerektiğine dair tavsiyede bulunmuş, idarenin bu karar doğrultusunda işlem yapmasının zorunlu olduğunu vurgulamıştır. Bu süreç, hukuk devletinin gereklilikleri ve iyi yönetim ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/2017-S.24.3212

BAŞVURU NO : 2023/14185

KARAR TARİHİ : 21.02.2024

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ-CERRAHPAŞA REKTÖRLÜĞÜ

Başvuranın açığa alındığı döneme ilişkin maaş, ek ders ve sınav

BAŞVURUNUN KONUSU :

ücretleri ile faiz ödenmesi talepleri hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 05.09.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, 2009 yılında öğretim görevlisi kadrosunda göreve başladığını, görev süresi uzatılmayarak (sözleşme feshi yöntemiyle) 2011 yılı Aralık ayında görevine son verildiğini, işlemin iptali için idare mahkemesine başvurduğunu, netice itibariyle 2017 yılında idare mahkemesince görevine iade kararı verildiğini, 2017 Aralık ayında görevine tekrar başladığını, göreve başladıktan yıllar sonra idareden işsiz kaldığı döneme ait (45 gün kadar işsiz kaldığı dönem için) haklarını istediğini, Aralık 2022 tarihinde tarafına 1,5 aylık maaş ödemesi yapıldığını belirterek; enflasyon değerlemesi eksik yapıldığından bahisle eksik ödenen maaşının tam olarak ve hiç ödenmeyen ek ders ve sınav ücretlerinin ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğünün 10.11.2023 tarih ve – – sayılı cevabi yazısında ve eklerinde; 2.1. Başvuranın, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürlüğünde Öğretim Görevlisi olduğunu, 2.2. Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü tarafından başvuranın çalışmadığı süreye ilişkin ücret ve yasal faizin karşılandığı, 2.3. Hizmet sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin davanın 31.05.2017 tarihinde sonuçlanmasına rağmen başvuranın, yoksun kaldığı haklar için 20.06.2022 tarihinde başvuruda bulunması üzerine mağduriyetinin çözümüne ilişkin Hukuk Müşavirliğinden ödeme talebine dair mütalaa alınarak ödeme yapıldığı, 2.4. Başvuranın 22.12.2011 tarihinde sona eren hizmet süresinin uzatılmayarak görevine son verildiği,

31.05.2017 tarihli İstanbul 7. İdare Mahkemesinin / Esas sayılı kararıyla göreve iade edildiği,

2.5. Başvurana çalışmadığı süreye ilişkin ücret ve yasal faiz ödemesi yapıldığı, bu tarihler arasında başka bir üniversitede öğretim görevlisi olarak çalıştığı, arada geçen 48 günlük çalışmadığı süreye dair ödemenin yapıldığı, 2.6. Başvurucuya maaş ve yasal faizinin ödendiği, ek ders ve sınav ödemesinin ancak kişinin görevi fiilen yapması ve bunu belgelendirmesi ile mümkün olacağı, Yükseköğretim Kurulunun “Ders Yükü Tespiti ve

Ek Ders Ücreti Ödemelerinde Uyulacak Esaslar” kararının ilgili maddelerinde açıkça belirtildiği gibi görevin fiilen yapılması gerektiğinden ödeme yapılamadığı, 2.7. Mahkeme kararında ödemeye ve faize ilişkin herhangi bir karar olmamasına rağmen başvuranın mağduriyetini giderme esas alındığından başvurunun dostane çözüm çerçevesinde değerlendirildiği, 2.8. Uyuşmazlığa ilişkin sunduğu belgeler doğrultusunda dostane çözüm çerçevesinde ilgili lehine olacak tüm hukuki olanakları pozitif bir bakış açısıyla ve çalışma barışını korumaya yönelik olarak değerlendirdiği, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

5. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirildiğinden, başvurunun reddi gerektiği yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 6. Başvuran, 2009 yılında öğretim görevlisi kadrosunda göreve başladığını, görev süresi uzatılmayarak (sözleşme feshi yöntemiyle) 2011 yılı Aralık ayında görevine son verildiğini, işlemin iptali için idare mahkemesine başvurduğunu, netice itibariyle 2017 yılında idare mahkemesince görevine iade kararı verildiğini, 2017 Aralık ayında görevine tekrar başladığını, göreve başladıktan yıllar sonra idareden işsiz kaldığı döneme ait (45 gün kadar işsiz kaldığı dönem için) haklarını istediğini, Aralık 2022 tarihinde tarafına 1,5 aylık maaş ödemesi yapıldığını belirterek; enflasyon değerlemesi eksik yapıldığından bahisle eksik ödenen maaşının tam olarak ve hiç ödenmeyen ek ders ve sınav ücretlerinin ödenmesini talep etmektedir.

7. İdare tarafından başvuru konusuna ilişkin yapılan açıklamada; hizmet sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin davanın 31.05.2017 tarihinde sonuçlanmasına rağmen başvuranın, yoksun kaldığı haklar için

20.06.2022 tarihinde başvuruda bulunması üzerine mağduriyetinin çözümü hususunda çalışmadığı süreye

ilişkin ücret ve yasal faiz ödemesi yapıldığı, bu tarihler arasında başka bir üniversitede öğretim görevlisi

olarak çalıştığı, arada geçen 48 günlük çalışmadığı süreye dair ödemenin yapıldığı, bu anlamda başvurucuya maaş ve yasal faizinin ödendiği; ek ders ve sınav ücreti ödemesinin ancak kişinin görevi fiilen yapması ve bunu belgelendirmesi ile mümkün olacağı, Yükseköğretim Kurulunun “Ders Yükü Tespiti ve

Ek Ders Ücreti Ödemelerinde Uyulacak Esaslar” kararının ilgili maddelerinde açıkça belirtildiği gibi görevin fiilen yapılması gerektiğinden ödeme yapılamadığı; mahkeme kararında ödemeye ve faize ilişkin herhangi bir karar olmamasına rağmen başvuranın mağduriyetini giderme esas alındığından başvurunun dostane çözüm çerçevesinde değerlendirildiği ifade edilmiştir.

8. Bu bağlamda başvuru; başvuranın eksik ödendiğini iddia ettiği maaşının tam olarak ödenmesi ve hiç ödenmeyen ek ders ve sınav ücretlerinin ödenmesi taleplerinin incelenmesini gerektirmektedir.

9. Her şeyden önce belirtmek gerekir ki hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini, Anayasanın 125 inci maddesinde de İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda başvuranın Eksik ödendiğini iddia ettiği maaşının tam olarak ödenmesi ve hiç ödenmeyen ek ders ve sınav ücretlerinin ödenmesini talepli başvurusunun incelenmesinde;

2914 sayılı Yükseköğretim Personeli Kanunu’nun “Ek ders ücreti” başlıklı 11 inci maddesinin, “2547

Sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesine göre haftalık okutulması mecburi ders yükü saati dışında, kısmi statüde bulunanlar dahil öğretim elamanlarına görev unvanlarına göre Maliye Bakanlığının görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen mecburi ve isteğe bağlı dersler ve diğer faaliyetler için bu ders ve faaliyetlerin haftalık ders programında yer alması ve fiilen yapılması şartıyla en çok yirmi saate kadar, ikinci öğretimde ise en çok on saate kadar ek ders ücreti ödenir. (…) Ek ders ücreti, aşağıdaki göstergelerin Devlet Memurları Kanununa göre aylıklar için belirlenen katsayı ile çarpımından

“ oluşur. hükmüne amir olduğu, görevin fiilen yapılması gerektiğinden ödeme yapılamadığı idare tarafından belirtilmişse de; 9.1. Esasen İptal davalarında kural olarak dava konusu işlemin yapılış tarihindeki hukuki durum yargılandığı ve bu nedenle iptal kararları ile İdarece tesis edilen işlemin hukuka aykırılığı bu işlemin tesis edildiği andan itibaren tespit edilmiş olduğu bilinmektedir. Bu kapsamda iptal kararlarının geriye yürümesi ve iptal işlemi yapıldığı andan itibaren hükümsüz hale getirmesi söz konusudur. Bununla birlikte iptal davasının kabulüyle birlikte idare açısından iptal kararını yerine getirme yükümlülüğü doğmaktadır. Bu durum hem Anayasa’nın 138 inci hem de İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28 inci maddesinde düzenleme alanı bulmuştur (Metin GÜNDAY, İdari Yargılama Hukuku, Turhan Kitabevi, Ankara 2022, sf. 443-448).

10. Hukuk devletinde idare, hukuka aykırı olarak tesis ettiği işlemlerin sebep olduğu ihlalleri giderme yükümlülüğü altındadır. İdare, eski hâle getirme (restitutio in integrum) ilkesi gereğince kişiyi, hukuka aykırı işlem tesis edilmemiş olsaydı kişi hangi durumda olacaksa ona mümkün olduğunca en yakın konuma getirmekle yükümlüdür. Bu açıdan, idarenin başvurucuyu yeniden görevlendirmekle ihlali giderme hususundaki yükümlülüklerini bütünüyle ifa ettiği söylenemeyecektir. (Demet Demirel ve diğerleri, [GK], B. No: 2019/12998, 1/12/2022, §. 45; Narin Nihal Parlak, B. No: 2019/16487, 3/3/2022, § 39).

11. Yargı kararlarına uyma ve uygulama zorunluluğu; şekli uygulama ve uymayı ifade etmemekte; içeriğe uygunluk sağlayıcı, bir başka deyişle öze yönelik uygulama ve uymayı içermektedir. Hukuka aykırı bulunan idari işlemler hakkında verilen iptal kararları; varlıklarını hukuka uygunluk karinesinden yararlanmak suretiyle sürdüren idari işlemleri tesis edildikleri tarihe kadar geriye yürür şekilde ortadan kaldırır. Dolayısıyla, dava konusu edilen idari işleme bağlı olan diğer işlemler de ortadan kalkar. İptal kararlarının bu özelliği, dava konusu idari tasarruftan önceki hukuki durumun sağlanması gereğinden kaynaklanmaktadır. Bir başka ifadeyle, iptal kararları; iptal edilmiş olan idari işlemi hukuk aleminde hiç doğmamış hale getirmektedir. (Danıştay 2. Dairesi, E. 2017/1586, K. 2018/5906 T.30.10.2018)

12. Gelinen noktada İdarece iptal kararı yerine getirilirken hukuka aykırı olduğu tespit edilen işlemin bütün hüküm ve sonuçlarıyla ortadan kaldırılması gerektiği görülmektedir. Başvuranın sözleşmesine son verilmeseydi başvuran hangi durumda olacaksa o duruma getirilmesi İdarenin yükümlülüğünde olduğu anlaşılmaktadır. Sonuç olarak kurumumuzun benzer nitelikteki taleplere ilişkin verdiği kararlarda emsal alınarak; başvuranın fiilen çalışamaması hizmet sözleşmesinin idarece yenilenmemesinden kaynaklandığı, anılan işlemin idare mahkemesi tarafından iptal edildiği, hukuk devleti gereği idarenin, hukuka aykırı olarak tesis ettiği işlemlerin sebep olduğu ihlalleri giderme yükümlülüğü diğer bir deyişle eski hâle getirme (restitutio in integrum) ilkesi gereğinde kişiyi, hukuka aykırı işlem tesis edilmemiş olsaydı kişi hangi durumda olacaksa ona mümkün olduğunca en yakın konuma getirmekle yükümlü olduğu, bu açıdan, mahkeme ile iptal edilen hukuka aykırı işlem tesis edilmemiş olsaydı idari sürecin olağan akışı içinde ödenmesi gereken alacaklara hak kazandığı değerlendirilmektedir.

13. Öte yandan başvuranın idareden işsiz kaldığı döneme ait maaş ödemesinin enflasyon değerlemesi eksik yapıldığından bahisle eksik ödenen maaşının tam olarak ödenmesine yönelik talebine ilişkin olarak yapılan incelemede; Danıştay Birinci Dairesinin Esas No; 1982/112, Karar No: 1982/130 sayılı kararında belirtilen; “…

haklarında tesis edilen göreve son verme, görevden çekilmiş sayılma ya da benzeri işlemlerin iptali üzerine görevine döndürülenlerin, dava dilekçelerinde aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin bir istemde bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın, işlemin tesisi tarihinden sonraki bütün maddi hakların ödenmesi gerektiği” kararı üzerine 25.2.1983 tarihli 81 Seri Numaralı Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde de; Danıştay

Kararı doğrultusunda düzenlemeye gidilerek gerek ihtilafların kısa zamanda çözümlenmesi gerekse kurumların boş yere yargı giderlerini ödememeleri bakımından uygulamanın Danıştay Birinci Dairesinin anılan kararı doğrultusunda işlem yapılması gerektiği belirtilmiş olup, bu çerçevede başvurana anılan Tebliği uyarınca da fiilen görev yapamadığı dönemlere ait hakların ödenmesi gerektiği anlaşılmakla beraber ödemenin nasıl yapılması gerektiği Anayasa Mahkemesinin istikrar kazanmış kararları gereği kamu kurum ve kuruluşlarından olan çeşitli para alacaklarının değer kaybına uğratılarak ödenmesine olarak kamu makamlarının para borçlarını para alacağında meydana gelen değer aşınmalarının başvurucular üzerinde şahsi olarak aşırı bir yük oluşturması halinde müdahale ölçülü olmadığından mülkiyet hakkının ihlaline karar verdiği sonuç olarak paranın değer kaybının oluşmasının önlenerek, alacağının enflasyon karşısında değer kaybına uğratılmaması gerektiği anlaşıldığından idarenin, maaş ödemesinin bu hususlara göre yapması beklenmektedir.

14. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Başvurana açıkta kaldığı döneme ilişkin olarak İdarece iptal kararı yerine getirilirken hukuka aykırı olduğu tespit edilen işlemin bütün hüküm ve sonuçlarıyla ortadan kaldırılması gereği maaş ödemesinin paranın değer kaybına uğramasının önlenmesi gözetilerek ödenmesi, ek ders ve sınav ücretlerinin ise iptal edilen hukuka aykırı işlem tesis edilmemiş olsaydı idari sürecin olağan akışı içinde ödenmesi gereken alacaklara hak kazanacağı fiilen çalışamamanın iptal edilen hukuki işlemin sonucu olduğu gözetilerek fiilen çalışamamasının kendinden kaynaklanmadığından bahisle ödenmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece

“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; idarenin, başvurucuya verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini de göstermediği, bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu

ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜ İLE

Başvuranın mali haklarının mevzuata uygun bir şekilde tam olarak, yasal faiz ile ödeme tarihi esas alınarak ödenmesi ve sözleşmenin fesih edildiği tarih ile Mahkeme kararı ile görevine iade edildiği tarih arasında kalan süreye ilişkin ek ders ve sınav ücretlerinin ödenmesi yönünde İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ – CERRAHPAŞA REKTÖRLÜĞÜ’ ne TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde başvurana ve Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURAN ile İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ – CERRAHPAŞA REKTÖRLÜĞÜ’ ne tebliğine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi