|
ÖZET: Başvuran, 18 Eylül 2018 tarihinden itibaren Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda 4/B sözleşmeli yurt yönetim personeli olarak çalışmakta iken, 4 Mart 2024 tarihinde Sağlık Bakanlığı’na çocuk gelişimci olarak atanmıştır. Atama sürecinde, 17 Nisan 2024 tarihinde istifa dilekçesi vererek 2 Mayıs 2024’te görevinden ayrılacağını bildirmiştir. Ancak, istifasını bir ay önceden yazılı olarak bildirmediği gerekçesiyle iş sonu tazminatı talebi reddedilmiştir.
Gençlik ve Spor Bakanlığı, başvuranın tazminat ödemesi almadığını belirtmiş ve benzer durumda olan başka bir çalışana tazminat ödendiğini ifade etmiştir. İdare, başvuranın istifa dilekçesini zamanında vermediği için tazminat ödemesinin mümkün olmadığını savunmuştur. Ancak, başvuranın yeni görevine başlayabilmesi için sözleşmesini feshetmesinin zorunlu olduğu ve bu durumun haklı bir neden teşkil ettiği değerlendirilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iş sonu tazminatı talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna karar vermiştir. Bu bağlamda, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na başvuranın tazminatının ödenmesi tavsiyesinde bulunulmuştur. İdarenin, bu tavsiyeye uygun hareket etmesi gerektiği vurgulanmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/13526-S.24.20310
BAŞVURU NO : 2024/8211
KARAR TARİHİ : 05.12.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI
İş sonu tazminatı ödemesi yapılması talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 03.07.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; 18.09.2018 yılından bu yana Gençlik ve Spor
Bakanlığına bağlı 4/B sözleşmeli yurt yönetim personeli olarak görev yaptığını, 04.03.2024 tarihinde 2024/5 KPSS merkez atama ile Sağlık Bakanlığı Şehir Hastanesine Çocuk Gelişimci olarak atamasının yapıldığını, atandığı bilgisini görev yaptığı Yurt Müdürlüğüne sözlü olarak bildirdiğini, Sağlık Bakanlığı tarafından 05.04.2024 tarihinde (17.04.2024 – 02.05.2024) tarihleri arasında evrak teslimi yapılması ve işe en geç 03.05.2024 tarihinde başlanması gerektiğinin bildirildiğini,
17.04.2024 tarihinde verdiği dilekçe ile 02.05.2024 tarihinde istifa edeceğini ve istifa edip tarafına iş sonu
tazminatımın da yatırılması istediğini, fakat 1 ay önceden feshi yazılı olarak haber vermediğinden dolayı tarafına tazminatının yatırılamayacağına dair yazı verildiğini belirterek tarafına iş sonu tazminatı ödemesinin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 25.10.2024 tarihli bilgi belge isteme yazısına istinaden Gençlik ve Spor Bakanlığı
Personel Genel Müdürlüğü tarafından 27.11.2024 tarihinde gönderilen E- – – sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvurana herhangi bir ödeme yapılmadığının tespit edildiği, 2.2. Başvuranın görev, unvan ve kadrosuna ilişkin bilgi ve belgelerin yazı ekinde sunulduğu, 2.3. Adı geçenin kendisiyle aynı durumda olan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde
‘Sözleşmeli Yurt Yönetim Personeli’ olarak çalışmakta iken Milli Eğitim Bakanlığına ‘Öğretmen’ olarak atanan . ’nin ‘istifa dilekçesini bir ay önceden vermesi sebebiyle’ kendisine iş sonu tazminatı ödemesi yapıldığı ve evrakların yazı ekinde sunulduğu, /
2.4. Başvuranın 29.11.2022 tarihli ve sayılı dilekçe ile sözleşme yenilemeyerek görevden ayrılma ve tarafına tazminat ödenmesi talebinde bulunduğu, 09/12/2022 tarihli ve sayılı Rektörlük Olur’una istinaden 3l/12/2022 tarihinde görevinden ayrıldığı, adı geçene mevzuat çerçevesinde iş sonu tazminatı ödemesi yapıldığı, 2.5. Başvurana ait Hizmet Sözleşmesi örnekleri ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Giriş Belgelerinin yazı ekinde sunulduğu, 2.6. Başvuran ile idare arasında şikâyet konusu talebe ilişkin yapılan yazışmaların yazı ekinde sunulduğu, 2.7. Kayıtların incelenmesi neticesinde iş sonu tazminatı ödenmesi istemiyle açılmış, derdest ve kesinleşmiş olmak üzere toplam 6 adet dava dosyası bulunmuş olup kararların birer örneğinin yazı ekinde sunulduğu, Hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18.10.1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 14.07.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstihdam şekilleri” başlıklı 4 üncü maddesi; “Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür.
…
B) Sözleşmeli personel:
Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir…” 6. 26.06.1978 tarihli ve 16330 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sözleşmeli Personel
Çalıştırılmasına İlişkin Esasların; /
6.1. 1 inci maddesi; “Bu Esaslar, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanır.” 6.2. 7 nci maddesi; “Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personel ile haftalık çalışma saati süresi 40 (kırk) saatin altında bulunan personel (Milli Eğitim
Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla (1)
kapatılamaması hallerinde sözleşme ile çalıştırılacak öğretmenlerde 40 saat şartı aranmaz) hariç olmak (2)(3)
üzere, kurumunda fiilen, askerlik ve doğum dışında kesintisiz en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan; a) (Değişik:22/11/2010-2010/1169) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince sürekli tam iş göremezlik geliri, malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması, b) Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi, c) İlgilinin ek 6 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca sözleşmeyi feshetmesi, ç) İlgilinin işe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi, d) İlgilinin ölümü, hallerinden birinin vuku bulmasından dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanı itibariyle, Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami (2)(3)
emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, kurumunda çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında iş sonu tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılır.
Bu tazminatın ödenmesinde; daha önce iş sonu tazminatı, ikramiye ve kıdem tazminatı ile benzeri ödemelerde değerlendirilmiş süreler dikkate alınmaz. İş sonu tazminatı ödemesinde dikkate alınmış süreler kıdem tazminatı ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uyarınca ödenecek ikramiye hesabında değerlendirilmez. Ölüm halinde, yukarıdaki fıkra uyarınca hesaplanacak tutar, ölenin kanuni mirasçılarına ödenir…” 6.3. “Sözleşmenin feshi” başlıklı Ek 6 ncı maddesi; “Personelin; a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması, b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi, c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi, ç) Hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması, (Danıştay
Onikinci Dairesinin 10/12/2014 tarihli ve E:2011/6048, K:2014/8538 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.)
d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması, /
e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması, f) (Ek: 20/02/2017-2017/9949) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olması, bu örgütlere yardım etmesi, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanması ya da kullandırması, bu örgütlerin propagandasını yapması, hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir.
Personel; kendi isteği ile bir ay önceden haber vermek koşuluyla veya Ek 1 inci maddenin dördüncü fıkrasının (b) ve (c) bendi uyarınca sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir.
Hizmet sözleşmesi, ölüm ve 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sayılan hallerde kendiliğinden sona erer.”
Hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Tavsiye Karar
Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Kurumumuza başvuruda bulunan başvuran özetle; Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı 4/B sözleşmeli yurt yönetim personeli olarak görev yaptığını, 04.03.2024 tarihinde 2024/5 KPSS merkez atama ile Sağlık
Bakanlığı Şehir Hastanesine Çocuk Gelişimci olarak atamasının yapıldığını, Sağlık Bakanlığı tarafından 05.04.2024 tarihinde (17.04.2024 – 02.05.2024) tarihleri arasında evrak teslimi yapılması ve işe en geç 03.05.2024 tarihinde başlanması gerektiğinin bildirildiğini, 17.04.2024 tarihinde verdiği dilekçe ile
02.05.2024 tarihinde istifa edeceğini ve istifa edip tarafına iş sonu tazminatımın da yatırılması istediğini,
fakat 1 ay önceden feshi yazılı olarak haber vermediğinden dolayı tarafına tazminatının yatırılamayacağının ifade edildiğini belirterek tarafına iş sonu tazminatı ödemesinin yapılmasını talep etmektedir.
9. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıda ise özetle; başvurana herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığı, başvuran ile emsal durumda bulunan başka bir personele ‘istifa dilekçesini bir ay önceden Kuruma bildirmesi’ sebebiyle iş sonu tazminatı ödemesi yapıldığı, başvuranın ise dilekçesini
17.04.2024 tarihinde Kuruma bildirdiği ve 03.05.2024 tarihinde istifa ettiğinden ödeme yapılmadığı
hususları ifade edilmiştir.
10. Başvuranın iddiaları ve idarenin cevabi yazısı incelendiğinde uyuşmazlığın; başvuranın istifa dilekçesini bir aylık süreden önce Kuruma bildirmemesi sebebiyle idare tarafından başvurana iş sonu tazminatı ödemesinin yapılmaması noktasında toplandığı görülmektedir.
11. Başvuran ile idare arasında imzalanan hizmet sözleşmesi incelendiğinde; başvuran ile ilk olarak imzalanan hizmet sözleşmesinin geçerlilik süresinin 18.09.2018 – 31.12.2018 tarih aralığını kapsadığı, sonraki süreçte de başvuran ile her yılbaşında olmak üzere yeniden hizmet sözleşmesi imzalandığı ve son
olarak 01.0.12024 – 31.12.2024 tarihleri arasında başvuran ile idare arasında ‘Yurt Yönetim Personel’ olarak istihdam edilmek üzere hizmet sözleşmesi imzalandığı bilgisi edinilmiştir.
12. Başvuru konusuna ilişkin mevzuat incelendiğinde; Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin
Esasların 7 nci maddesinde iş sonu tazminatı ödemesine ilişkin düzenlemelere yer verildiği görülmektedir.
İş sonu tazminatı; Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 7 nci maddesi gereği, kamu kurum ve kuruluşlarında sözleşmeli personel statüsünde fiilen, askerlik ve doğum dışında kesintisiz en az
2 hizmet yılı çalışanlardan, mezkûr maddede sayılan hallerden birisi kapsamında hizmet sözleşmesi sona
erenlere, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanları itibarıyla, 657 sayılı Kanuna göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, kurumunda çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında yapılan ödemedir. Bu kapsamda Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 7 nci maddesi atfıyla Ek 6 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, sözleşmeli personelin bir ay önce haber vererek sözleşmeyi feshetmesi durumunun da iş sonu tazminatının ödeneceği haller arasında olduğu görülmektedir.
13. İdare tarafından Kurumumuza sunulan bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde başvuru konusu talebe ilişkin yargı organlarında sonuçlanmış olan davalar bulunduğu görülmektedir. Mezkûr mahkeme kararları incelendiğinde; 13.1. Erzurum 2. İdare Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli ve E: / K: / sayılı Kararında; “Dava dosyasının incelenmesinden, davacının, Erzurum Valiliği Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde sözleşmeli yurt yönetim personeli olarak görev yaptığı, Gelir Uzman Yardımcılığı sınavını kazanması sonrasında 29/08/2019 tarihinde sözleşmesini feshettiği ve 02/09/2019 tarihinde yeni görevine başladığı, sözleşmenin feshi öncesinde sözleşmeli personel olarak görev yaptığı döneme dair iş sonu tazminatının tarafına ödenmesi istemiyle yaptığı 27/08/2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin 04/12/2019 tarih ve
E. sayılı Erzurum Valiliği Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü işlemin tesisi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli personel statüsünde çalışan personelin, kendi isteği ile bir ay önceden haber vermek koşuluyla sözleşmesini tek taraflı olarak feshedebileceği ve sözleşme esasları dışında herhangi bir nedenle sözleşmesini feshetmesi halinde is sonu tazminatının tarafına ödenmeyeceği açık olmakla birlikte, davacının Gelir Uzman Yardımcılığı sınavını kazanması nedeniyle 27/08/2019 tarihinde başvuruda bulunduğu, 29/08/2019 tarihinde ise sözleşmesini feshettiği, söz konusu sınav sürecinin mevzuatta ifade edilen zaman zarfı öncesinden kesinlik göstermemesi ve davacının bir atama sürecine tabi olması nedeniyle söz konusu talebinin haklı bir nedene dayandığı görülmektedir.
Bu durumda, ataması yapılan davacıya bir aylık bildirim süresinin uygulanmasının bu bağlamda hakkaniyete aykırılık teşkil edeceği açık olduğundan, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” ifadelerine yer verilerek idarenin işleminin iptaline karar verildiği ve kararın
Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 18.01.2023 tarihli ve E: / K: / sayılı Kararı ile kesinleştiği, 13.2. Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 23.11.2023 tarihli ve E: / K: / sayılı Kararında; “Bakılan uyuşmazlıkta, davacının davalı idarede yurt yönetim personeli olarak görev yapmakta iken
15.04.2022 tarihli Olur ile lisans mezuniyetine uygun olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına sözleşmeli
/
mühendis unvanıyla atandığı ve 657 sayılı Yasa’nın 62. maddesinde yer alan süreler içinde göreve başlaması gerektiğinin davacıya tebliğ edildiği, davacının görevine başlama hususunda idarenin çizdiği sınırların dışına çıkamayacağı, aksi halde atama onayının iptal edileceği göz önüne alındığında, atama onayının tebliğ edilmesinin ardından 19.04.2022 tarihi itibarıyla davalı idareye başvurarak sözleşmesinin
21.04.2022 tarihinden geçerli olmak üzere feshedilmesini talep eden davacının, yeni görevine
başlayabilmesi için sözleşmesini feshetmesinin zorunlu olması karsısında, sözleşmesini feshetmesinin haklı bir nedene dayandığının kabul edilmesi gerekmekte olup, sözleşmesinin haklı nedenle feshetmesi dolayısıyla davacıya is sonu tazminatı ödenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” ifadelerine yer verildiği, 13.3. Bolu İdare Mahkemesinin 26.01.2023 tarihli E: / K: / sayılı Kararında; “Olayda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun (mülga) 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli personel statüsünde çalıştığı, bu kapsamda Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına
İlişkin Esaslara bakıldığında, sözleşme esasları dışında herhangi bir nedenle personelin sözleşmesini feshetmesi halinde is sonu tazminatının ödenmeyeceği, ayrıca personelin, kendi isteği ile bir ay önceden haber vermek koşuluyla sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği açık olmakla birlikte, haklı bir nedenin varlığı halinde, tarafların sözleşmenin feshine ilişkin olarak bir ay önceden ihbar yükümlülüğünün bulunduğundan söz etmek mümkün değildir.
Bu durumda; Milli Eğitim Bakanlığı bünyesine öğretmen olarak atanması nedeniyle sözleşmesinin feshi talebiyle davalı idareye yapmış olduğu başvuru neticesinde anılan idare ile ilişiği kesilen davacının, öğretmen kadrosuna atandığı, bu nedenle söz konusu talebinin haklı bir nedene dayandığı açık olduğundan, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca tarafına is sonu tazminatı ödenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” ifadelerine yer verilerek idarenin dava konusu işleminin iptaline karar verildiği, 13.4. Ankara 11. İdare Mahkemesinin 24.09.2024 tarihli ve E: / K: / sayılı Kararında; “… Yukarıda yer alan mevzuatta, personelin bir ay önceden ihbar etmek şartıyla sözleşmeyi feshedebileceği hükmüne yer verilmiş olmakla birlikte, haklı bir nedenin varlığı halinde, tarafların sözleşmenin feshine ilişkin olarak bir ay önceden ihbar yükümlülüğünün bulunduğundan söz edilemeyeceği ve sözleşmeli olarak görev yapmakta iken başka bir kuruma atanması nedeniyle görevine başlama hususunda idarenin çizdiği sınırların dışına çıkamayacağından, yeni görevine başlayabilmesi için sözleşmesini feshetmesinin zorunlu ve bağlayıcı olması karsısında, sözleşme feshinin haklı bir nedene dayandığının kabul edilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, Bilgi İşlem Teknoloji Sistemleri AŞ’ye sözleşmeli personel olarak ise başlayan ve bu nedenle sözleşmesini fesheden davacının, is sonu tazminatı talebinin haklı bir nedene dayandığı anlaşıldığından, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca davacıya çalıştığı döneme ilişkin is sonu tazminatının ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” ifadelerine yer verilerek idarenin dava konusu işleminin iptaline karar verildiği, 13.5. Samsun 2. İdare Mahkemesinin E: / K: / sayılı Kararında; “Olayda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli personel statüsünde çalıştığı, bu kapsamda Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin
Esaslara bakıldığında, sözleşme esasları dışında herhangi bir nedenle personelin sözleşmesini feshetmesi halinde is sonu tazminatının ödenmeyeceği, ayrıca personelin, kendi isteği ile bir ay önceden haber vermek koşuluyla sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği açık olmakla birlikte, haklı bir nedenin varlığı halinde, tarafların sözleşmenin feshine ilişkin olarak bir ay önceden ihbar yükümlülüğünün bulunduğundan söz etmek mümkün değildir.
Bu durumda; 2020/7 KPSS sonucuna göre Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesine mühendis olarak atanması yapılan, atandığı yerdeki görevine başlayabilmesi için sözleşmesini feshetmesi neticesinde anılan idare ile ilişiği kesilen davacının, memur kadrosuna atandığı, bu nedenle söz konusu talebinin haklı bir nedene dayandığı açık olduğundan, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca tarafına is sonu tazminatı ödenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” ifadelerine yer verilmek suretiyle idarenin dava konusu işleminin iptaline karar verildiği görülmektedir.
14. 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli personel statüsünde davalı idare bünyesinde görev yapmaktayken 14.03.2009 tarihinde görevinden ayrılan davacının, iş sonu tazminatının ödenmesi amacıyla yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Tokat İdare
Mahkemesinin 18.09.2009 tarihli ve E. / K. / sayılı kararıyla davacının, davalı idaredeki görevinden ayrılma istemiyle 24.02.2009 tarihli dilekçesiyle davalı idareye başvurduğu ve kendi isteği üzerine bir aylık süre dolmadan 14.03.2009 tarihinde davalı idaredeki görevinden ayrıldığından, yani hizmet sözleşmesinin sözleşme esaslarına aykırı olarak davacı tarafından feshedildiğinden, davalı idarece tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi üzerine davacının
İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istemi üzerine yapılan inceleme üzerine
Danıştay 2. Dairesinin 23.01.2014 tarihli ve E. / K. / sayılı kararında
“…657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli personel statüsünde çalışan personelin, sözleşme esasları dışında herhangi bir nedenle sözleşmesini feshetmesi halinde iş sonu tazminatının ödenmeyeceği açıktır. Bununla birlikte, dava konusu olayda, davacı ile davalı idare arasında imzalanan Hizmet Sözleşmesinin 9/d maddesinde, tarafların, bir ay önce ihbar etmek şartıyla sebep göstermeksizin sözleşmeyi feshedebileceği hükmüne yer verilmiş olup; haklı bir nedenin varlığı halinde, tarafların sözleşmenin feshine ilişkin olarak bir ay önceden ihbar yükümlülüğünün bulunduğundan söz etmek mümkün değildir. Bu durumda, 2009/1 KPSS sonucuna göre Tokat Devlet Hastanesine “Radyoloji
Teknikeri” olarak atanması nedeniyle sözleşmesinin feshi talebiyle davalı idareye yapmış olduğu başvuru neticesinde anılan idare ile ilişiği kesilen davacının, söz konusu talebinin haklı bir nedene dayandığı açık olduğundan, …tarafına iş sonu tazminatı ödenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde ve İdare
Mahkemesi’nce verilen kararda yasal isabet bulunmamaktadır.” ifadelerine yer verildiği görülmektedir.
15. Yukarıda anlatılan mahkeme kararları kapsamında; başvuranın Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına
İlişkin Esasların 7 nci maddesinde belirtilmiş olan en az 2 hizmet yılı çalışmış olma şartının sağlanmış olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı, 2024/5 KPSS sonucuna göre Sağlık Bakanlığı Şehir
Hastanesi bünyesine ‘Çocuk Gelişimcisi’ kadrosuna ataması yapılan ve atandığı yerdeki görevine başlayabilmesi için sözleşmesini feshetmesi neticesinde Gençlik ve Spor Bakanlığı ile ilişiği kesilen başvuranın görevinden çekilme talebinin haklı bir nedene dayandığının açık olduğu, başvuranın iş sonu tazminatı ödenmesi için fesihten bir ay önce çalıştığı kuruma haber verme zorunluluğunu yerine getirmediğinden bahsedilemeyeceği ve dolayısıyla söz konusu haklı nedenin varlığında başvuranın sözleşme koşullarına aykırı davranmadığı değerlendirilmiştir.
16. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, mahkeme kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak
Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; başvuranın başka bir Kuruma
atanması sebebiyle Gençlik ve Spor Bakanlığı ile sözleşmesini feshettiği, emsal mahkeme kararlarında haklı bir nedenin varlığı halinde, tarafların sözleşmenin feshine ilişkin olarak bir ay önceden ihbar yükümlülüğünün bulunduğundan söz etmenin mümkün olmadığı hususunun açıkça vurgulandığı, başvuranın da 202/5 KPSS sonucuna göre yeni görevine başlayabilmesi için sözleşmesini feshetmesinin zorunlu olması karsısında, sözleşmesini feshetmesinin haklı bir nedene dayandığının kabul edilmesi gerektiği değerlendirildiğinden başvuranın tarafına iş sonu tazminatı ödenmesi talebinin reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine, 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; İdarenin “karara karşı başvuru yolları gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmesi önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
18. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Manisa İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvurana iş sonu tazminatı ödemesi yapılması hususunda GENÇLİK ve SPOR BAKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca
GENÇLİK ve SPOR BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve gereği için GENÇLİK ve SPOR BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/