TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 17275-17275 |sayi|18745356-101.07.05.99-E.18745356-101.07.05.99-E.

BAŞVURU NO : 2018/5996 2018/ 5996

KARAR TARİHİ : 16/10/2018 |tarih|

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Hazine ve Maliye Bakanlığı

BAŞVURUNUN KONUSU : İstifanın ardından göreve tekrar dönme talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 04/05/2018 4.5.2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, 18/ 10/ 2004 tarihinde Vergi Dairesi Başkanlığına gelir uzman yardımcısı olarak atandığını, kurumun yapmış olduğu yeterlilik sınavı ve mülakattan başarılı olarak Gelir Uzmanı olarak atandığını, 16/ 06/ 2016 tarihinde bir yıllık ücretsiz izne ayrıldığını, Avusturalya’ya

İngilizcesini geliştirmek için gittiğini, uluslararası muhasebe standartları alanında eğitim yapmak amacıyla Austrilian Pasific College’da yapılan İngilizce dil sınavında başarılı olarak kabul edildiğini, Avustralya Konsolosluğuna vize işlemleri için başvuruda bulunduğunu, vize işlemleri 2 ayı bulduğu için gelir uzmanlığı görevinden istifa etmek için Vergi Dairesi Başkanlığına 15/ 10/ 2017 tarihinden itibaren geçerli olmak şartıyla istifa dilekçesi verdiğini, 29/ 11/ 2017 yılında Türkiye’ye dönüş yaptığını, 31/ 01/ 2018 tarihinde görevine yeniden başlamak istediğini belirtir dilekçe sunduğunu; ancak istifasının ardından 6 ay geçmiş olmasına rağmen idarenin bu talebini kabul etmediğini belirterek, göreve yeniden dönmeyi talep etmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Maliye Bakanlığının 30/ 07/ 2018 tarih ve . sayılı cevabi yazısında özetle;

Gelir İdaresi Başkanlığına 2018 yılında tahsis edilen atama kontenjanının ihtiyaç dahilinde avukat,

1 / 4koruma güvenlik görevlisi kapsamında ihtiyacını karşılamak amacıyla kullanıldığını, dolayısıyla

atama kadrosunun bulunmaması nedeniyle de ilgilinin talebinin uygun görülmediği ayrıca istifa sonrası kurumlarına açıktan atanma talebinde bulunan başka kişilerin taleplerinin de 2018 yılı atama kontenjanı çerçevesinde kabul edilmediği belirtilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .” 4. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;

“Çekilme” başlıklı 20 nci maddesinde “Devlet memurları, bu kanunda belirtilen esaslara göre memurluktan çekilebilirler .”

“ Çekilme” başlıklı 94 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ise, “Çekilmek isteyen memur yerine atanan kimsenin gelmesine veya çekilme isteğinin kabulüne kadar görevine devam eder . Yerine atanan kimse bir aya kadar gelmediği veya yerine bir vekil atanmadığı takdirde, üstüne haber vererek görevini bırakabilir .”

“Çekilen ve çekilmiş sayılanların yeniden atanmaları” başlıklı 97nci maddesinin A bendinde

“A) 94 üncü maddenin 2 nci ve 3 üncü fıkrasına uygun olarak memuriyetten çekilenler altı ay geçmeden… .Devlet memurluğuna alınamazlar . “

Hükümleri mevcuttur .

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

5. Başvuranın yeniden atanma talebine ilişkin olarak idarenin takdir hakkını kullanmak suretiyle tesis ettiği talebin reddine yönelik işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak başvurunun reddi yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden

Değerlendirme 6. Başvuran, 18/ 10/ 2004 tarihinde Vergi Dairesi Başkanlığına gelir uzman yardımcısı olarak atandığını, eğitim amacıyla bir yıl ücretsiz izne ayrılarak eğitim amacıyla yurt dışına çıktığını, izin bitiminin akabinde 15/ 10/ 2017 tarihinden itibaren geçerli olmak şartıyla istifa dilekçesi verdiğini, 31/ 01/ 2018 tarihinde görevine yeniden başlamak istediğini belirtir dilekçe sunduğunu; ancak istifasının ardından 6 ay geçmiş olmasına rağmen idarenin bu talebini kabul etmediğini belirterek, göreve yeniden dönmeyi talep etmektedir .

7. Devlet memurları kanununun ilgili maddeleri gereğince usulüne uygun olarak devlet memurluğundan çekilen kamu görevlisi, 6 ay geçtikten sonra göreve tekrar dönebileceği düzenlenmiş olup, ilgili kanun maddesi gereğince idareye bu hususta bağlayıcı nitelikte bir hüküm getirilmemiştir . Dolayısıyla ilgili madde gereğince ilgilinin yeniden eski görevine alınıp alınmaması

2 / 4hususu bakımından idareye takdir yetkisi tanınmıştır .

8. Devlet Personel Başkanlığının 05/ 06/ 2004 tarihli ve 25483 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2004/ 2 sayılı genelgesinde “Memurluktan çekilenlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur olarak yeniden istihdamlarının; durumlarına uygun boş kadro bulunması ve hizmetlerine ihtiyaç duyulması halinde, başvuracakları kamu kurum ve kuruluşlarının takdirinde bulunduğu” belirtilmiştir .

9. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır . İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar . Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir . (Halil Kalabalık, İdare Hukukunda Takdir Yetkisi

Kavramı Ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997)

10. Bununla birlikte, Anayasa’nın 2 nci ve 10 uncu maddeleri ile idarenin takdir yetkisini kullanmasına ilişkin bazı genel ölçü ve ilkeler getirilmiştir . Ayrıca öğretide idarenin takdir yetkisini kullanırken yasaların koyduğu sınırlar ve eşitlik içerisinde hareket etmesi, bu yetkiyi kamu yararı ve hizmetine uygun kullanması, gerekçeli olması gibi ilkelere uygun şekilde işlem tesisinin hukuk devleti açısından zorunlu olduğu belirtilmiştir .

11. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur . Ancak, idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez . Bu doğrultuda i dare takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır .(Bkz . Prof . Dr . Şeref

GÖZÜBÜYÜK, “Yönetim Hukuku”, Eylül/ 1991 s.204)

12. Nitekim, Danıştay 11. Dairesinin 08/ 04/ 2003 tarihli ve , sayılı kararında; “…idareye takdir yetkisi tanınmış ise de, bu yetki mutlak ve sınırsız bir yetki olmayıp, anılan yetkinin objektif olarak eşit bir şekilde, aynı durumda olan personel arasında ayrım gözetilmeyecek şekilde kullanılması gerekmektedir .” hükmü verilerek takdir hakkının ayrımsız ve eşitlik ilkesine uygun kullanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır . (Benzer yönde

Anayasa Mahkemesinin 13/ 11/ 2014 tarih ve , sayılı kararı, Danıştay İdari

Dava Daireleri Kurulunun tarih ve , sayılı kararı)

13. Ayrıca İdare takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bunlara uymalı, bu yetkiyi kamu yararı için ve gerekçeli olarak kullanmalıdır . Kanun tarafından tanınan takdir yetkisinin sınırlarının, hizmet gerekleri ve kamu yararı yönünden denetime tabi tutularak belirlenebilir . Ayrıca idarenin takdir yetkisi, idari işlemin sebep ve maksat unsurları

3 / 4yönünden de denetime tabi tutulur . ( Danıştay 16. Daire , ) İlgili takdir

yetkisini kullanırken de idare kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı düşmeyecek şekilde idari işlemlerini yerine getirmelidir .

14. Bu itibarla, görevden çekilmiş memurun tekrar memurluğa dönebilmesi, görevin gerektirdiği nitelikleri taşıması ve durumuna uygun boş kadro bulunması kaydıyla İdarenin takdirine bırakılmıştır . Çekilen (istifa eden) memurun eski görevine atanma isteminin değerlendirilerek bu istemin kabulü veya reddi, göreve tekrar atanmak isteyen memurun yeniden atanmak için aranan genel ve özel şartları taşıması halinde dahi, ihtiyaç durumuna göre İdarenin takdir yetkisi içinde bulunmaktadır .

15. Söz konusu olayda 2018 yılı için idare, kendisine tanınan kontenjan sayısını avukat, koruma güvenlik görevlisi alanında kullandığını beyan ederek ilgili kurumun kendisine verilen kontenjan sayısını hizmet ifası için ihtiyaç duyulan kadrolarda kullanmış olup, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı bir işlem tesis ettiği saptanamamıştır . Dolayısıyla idarenin takdir yetkisini aşacak şekilde idari işlem tesisinde bulunduğu saptanamamıştır .

16. Yukarıda bahsedilen bütün hususlar çerçevesinde idareye tanınan kontenjanın ihtiyaç duyulan kadrolarda kullanıldığı, hizmet gerekleri ve kamu yararına aykırı olacak nitelikte işlem tesis etmediği anlaşılmış olup, yapılan idari işlemde mevzuat ve hakkaniyete aykırılık saptanamamıştır .

B. İyi Yönetişim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; ilgili İdarenin bahse konu ilkelere aykırı davranışta bulunduğu tespit edilememiştir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, İzmir İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın Başvuran ve Hazine ve Maliye Bakanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi