ÖZET: Başvuran, Türkiye Elektromekanik Sanayi A.Ş.’de Elektrik-Elektronik Mühendisi olarak çalışırken, 19.01.2022 tarihinde istifa dilekçesi vermiş, ancak 25.01.2022 tarihinde bu talebini geri çekmek istemiştir. İdare, başvuranın geri çekme talebini kabul etmemiş ve 02.03.2022 tarihinde ilişiğini kesmiştir. İdare, fesih bildiriminin geri alınmasının yalnızca kendi takdirine bağlı olduğunu, ancak bu takdirin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılmadığını belirtmiştir.

Danıştay, başvuranın istifa talebinin geri alınmasının kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, idarenin bu konudaki takdir yetkisinin kamu yararı doğrultusunda kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Başvuranın talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine dair tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, idarenin başvuranın fesihten vazgeçme talebini reddetme gerekçesinin yetersiz olduğunu ortaya koymaktadır. İdareye, bu tavsiyeye uygun olarak 30 gün içinde yanıt vermesi gerektiği bildirilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/9756-S.22.15015

BAŞVURU NO : 2022/4635

KARAR TARİHİ : 02/08/2022

TAVSİYE KARARI TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ

GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Göreve iade talebi hk.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 25/03/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Türkiye Elektromekanik Sanayi A.Ş. Genel Müdürlüğü bünyesinde Elektrik-Elektronik

Mühendisi olarak görev yapmakta olduğunu, 19.01.2022 tarihinde istifa etmek üzere dilekçe verdiğini ancak 25.01.2022 tarihinde istifa talebini geri çekmek üzere yeniden bir dilekçe vermesine karşın talebinin kabul edilmediğini belirterek görevine geri dönmeyi talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi-belge talebimize istinaden Türkiye Elektromekanik

Sanayi A.Ş. Genel Müdürlüğünün 11/5/2022 tarihli ve E- sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1. Kurumun 233 sayılı KHK kapsamında kurulan ve personel rejimi 399 sayılı KHK’nın Geçici 9 uncu maddesine göre belirlenen, dolayısıyla 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabi şekilde personel çalıştıran bir kamu kurumu olduğu,

2.2. Başvuranın 19.01.2022 tarih ve evrak kayıt numaralı dilekçesi ile ihbar önelinin (bildirim süresi) sonunda ilişiğini kesmek üzere iş akdini tek taraflı feshettiği, işverene ulaştığı anda hüküm ve sonuçlarını doğuran iş akdi fesih bildirimi sonucunda 02.03.2022 tarihinde ilişiği kesilerek kurumdan ayrılan başvuranın tekrar göreve başlatılabilmesi için Kamu Kurum Ve Kuruluşlarına İşçi

Alınmasında Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerince ilk kez işe gireceklere uygulanan usullerin uygulanması gerektiği,

2.3. Başvuranın 15.05.2019 – 02.03.2022 tarihleri arasında, Proje Uygulama Dairesi Başkanlığı HES

Projeleri Müdürlüğü bünyesinde Elektrik Elektronik Mühendisi olarak, 4857 sayılı Kanuna tabi şekilde, kapsam dışı personel statüsünde (TİS kapsamında olmayan) görev yaptığı,

2.4. Yüksek yargı kararları ile doktrinde, fesihin karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğuran bozucu yenilik doğuran bir hak olduğu, işçinin istifası işverene ulaştığı an, sözleşmenin sona ereceği, işçinin istifasını gerektiren saik konusunda hataya düşmesi fesih bildiriminin geçerliliğine etki etmeyeceği, zira saik hatasının esaslı bir hata olmadığı, iş sözleşmesini kendi serbest iradesi ile fesheden işçinin, fesih iradesi karşı tarafa ulaştığı anda artık bu işlemden dönemeyeceği, işçinin şahsi nedenlerine dayanarak istifadan vazgeçme imkânı bulunmadığı, işçinin iş sözleşmesini derhal feshedebileceği gibi, başvurucunun durumundaki gibi bildirim süreli de feshedebileceği, bildirim süresi verilerek yapılan feshin ardından fesih beyanının tek taraflı olarak geri alınmasının mümkün olmadığı, bu itibarla işçinin daha sonra verdiği dilekçe ile çalışmak istemesinin işverence kabul edilmemiş olması, işveren feshi olarak da değerlendirilemeyeceği, fesih bildiriminin karşı tarafa ulaşması ile hukuki sonuç doğuracağı ve bundan tek taraflı olarak dönülemeyeceği, bildirimli fesihte, ancak bildirim süresinin sonuna kadar kendisine fesih bildirimi yapılan tarafın rızası ile fesih beyanının geri alınabileceği, somut durumda, başvuranın bildirim süresi içerisinde feshini geri almış olduğunu belirtmiş olsa da bu hususun Kurumca kabul edilmediğinden ve kabul edilme zorunluluğu da bulunmadığından fesih prosedürü tamamlanarak bildirim süresi sonucunda ilgilinin ilişiğinin kesildiği, ilişik kesilme işleminin idare hukuku kapsamında idarece geri alınması, bunun iş hukukundan doğan bir işlem olması sebebiyle hukuken mümkün olmadığı,

2.5. Başvuranın 399 sayılı KHK’nın ek madde 3 kapsamında iş mahkemesinde dava açma hakkı olmakla birlikte, İş Kanununda işe iade davaları için öngörülen 1 aylık hak düşürücü sürenin dolduğu

açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne yer verilmiştir.

5. 4857 sayılı İş Kanununun

5.1. Süreli fesih” başlıklı 17 inci maddesinde, “Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir.

İş sözleşmeleri;

…

c) İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra, …

Feshedilmiş sayılır.

Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir.

Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır.”,

hükümleri düzenlenmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. Başvuran, Türkiye Elektromekanik Sanayi A.Ş. Genel Müdürlüğü bünyesinde Elektrik-Elektronik

Mühendisi olarak görev yapmakta olduğunu, 19.01.2022 tarihinde istifa etmek üzere dilekçe verdiğini ancak 25.01.2022 tarihinde istifa talebini geri çekmek üzere yeniden bir dilekçe vermesine karşın talebinin kabul edilmediğini belirterek görevine geri dönmeyi talep etmektedir.

9. Başvuruya konu olayda, 4857 sayılı Kanuna tabi kapsam dışı personel olarak görev yapmakta olan başvuran, 19/01/2022 tarihli dilekçesi ile kendi isteğiyle görevinden ayrılmak istediğini ilgili idareye iletmiş, ilgili idare tarafından söz konusu 21/01/2022 tarihli Genel Müdürlük Makam Onayı ile başvuranın 2/3/2022 tarihi mesai bitimi itibariyle kıdem tazminatı ödenmeksizin iş akdinin sona erdirilmesi uygun bulunmuş, 25/01/2022 tarihinde başvuran istifa dilekçesinin iptal edilmesi yönünde talepte bulunmuş, ancak ilgili idare tarafından başvuranın talebi uygun görülmeyerek başvuranın 02/03/2022 tarihinde kurum ile ilişiği kesilmiştir.

10. Bilindiği üzere, sözleşme özgürlüğü ilkesi sözleşme yapıp yapmama özgürlüğünü kapsamakta olup, bu ilke tarafların karşı tarafı seçme özgürlüğünü de içermektedir. Ancak, kanundan doğan sözleşme yapma zorunluluğu bir kamu hukuku hükmünden doğması halinde, idare ile kişi arasında belirlenmiş içerikte bir sözleşme yapma zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu durum ilgili idarenin sahip olduğu sözleşme hürriyetini sınırlar nitelikte olup, ilgili idarenin sözleşmeden doğan takdir yetkisinin de kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanıp kullanmadığı hususu açısından değerlendirilmesini mümkün kılmaktadır.

11. Bu kapsamda, idarenin takdir yetkisinin söz konusu olması keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmez. İdare takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, verdiği kararlar ve işlemlerde objektif, gerçekçi ve hukuken geçerli sebeplere ve somut delillere dayanması gerektiği, bu yetkiyi kamu yararı için ve gerekçeli olarak kullanmalıdır.

12. Fesih bildiriminin geri alınması ilgili mevzuat açısından hukuken mümkün bulunmakla birlikte, ilgili idare tarafından da belirtildiği üzere, 4857 sayılı Kanuna tabi olarak istihdam edilen başvuranın fesih süresi içerisinde tek taraflı sözleşme feshinin geri alınması talebinin sözleşmenin tarafı olan ilgili idarenin takdiri

ve kabulüne bağlı olmasına karşın “istifa talebinin Genel Müdürlük Makamınca onaylanarak kabul edildiği ve işlemlerin tamamlandığı” gerekçesiyle bu talebin reddedildiği göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın fesihten vazgeçmesine ilişkin talebin ilgili idare tarafından reddedilmesinde kullanılan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri kapsamında kullanıldığına dair bir gerekçenin sunulamadığı görülmektedir.

13. Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın fesihten vazgeçmesine ilişkin talebinin reddedilmesinde kullanılan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri kapsamında kullanılmadığı anlaşıldığından başvuranın talebinin yeniden değerlendirilmesi yönünde tavsiyede bulunmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

14. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; başvurana verilen cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenlerle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Başvuranın talebinin kamu yararı ve hizmet gerekleri kapsamında yeniden değerlendirilmesi yönünde

TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜNCE bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren en geç 30 gün içerisinde karara yönelik cevabın başvurana ve Kamu Denetçiliği

Kurumuna bildirilmesine, Bu kararın BAŞVURANA ve TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ A.Ş. GENEL

MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi