|
ÖZET: Başvuran, İstanbul’daki Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde uzman tabip olarak İş Sağlığı ve Güvenliği Birim Sorumlusu görevini yürütmekte ve işyeri hekimliği belgesine sahip olduğunu belirterek, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 8. maddesi gereğince ilave ödeme talep etmiştir. Ancak Sağlık Bakanlığı, başvuranın ilave ödemeye hak kazanmadığını, zira kamu kurumlarının iş sağlığı hizmetlerini sağlama yükümlülüğünün belirli tarihlere kadar geçerli olduğunu ifade etmiştir.
Bakanlık, başvuranın tam zamanlı olarak iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunan birim sorumlusuyla görevlendirilmiş olmasının, ilave ödeme yapılmasını gerektirmediğini belirtmiştir. Bu durum, 6331 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri ve Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşleriyle desteklenmektedir. Başvuranın talebinin reddedilmesi, hukuka uygun bulunmuş ve Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından da onaylanmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddi, ilgili mevzuat ve idarenin açıklamaları ışığında hukuka uygun olarak değerlendirilmiştir. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/5348-S.24.8448
BAŞVURU NO : 2024/239
KARAR TARİHİ : 17.05.2024
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
İşyeri hekimi olarak çalışma yaptığı süreler karşılığında ilave ödeme
BAŞVURUNUN KONUSU :
yapılması talebi hakkında.
BAŞVURU TARİHİ : 06.01.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, İstanbul ili Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde uzman tabip kadrosunda İş Sağlığı ve Güvenliği Birim Sorumlusu olarak görev yaptığını, bu asli görevinin yanında sahip olduğu işyeri hekimliği belgesiyle aynı kurumda işyeri hekimliği görevini de yerine getirdiğini, 6331 sayılı İş Sağlığı ve
Güvenliği Kanununun 8 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında işyeri hekimlerine “ilave ödeme” yapılmasına dair yasal şartların tamamını taşıdığını belirterek; 9/1/2023 tarihi itibarıyla hak ettiği ilave ödemelerin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebimize istinaden Sağlık Bakanlığının 13/02/2024 tarihli ve – – sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle, 2.1. Başvuranın 13.01.2022 tarih ve sayılı yazı ile İş Sağlığı ve Güvenliği Birimine birim sorumlusu olarak görevlendirilmiş olması nedeniyle, Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve
Dönüşüm Genel Müdürlüğünün 02.04.2021 tarih ve sayılı yazısı doğrultusunda ilave ödemeye hak kazanmadığı, 2.2. Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğünün 02.04.2021 tarih ve sayılı yazısında özetle; 4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında giren iş yerlerinde çalışanlar hariç, kamu kurum ve kuruluşlarında 31.12.2023 tarihine kadar anılan 6 ncı madde uyarınca İş Güvenliği Uzmanı veya İş Yeri Hekimi görevlendirilebilmesine ve iş sağlığı güvenliği
hizmetlerinin hizmet alımı yolu ile yerine getirebilmesine imkan bulunmadığı, nitekim 28.12.2023 tarih ve
32413 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 7491 numaralı Kanunun 71 inci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı
ve Güvenliği Kanununun 38 inci maddesinde yapılan değişikle bu sürenin 31.12.2024 tarihine kadar uzatıldığı, ifade edilmiştir.
3. Devlet Personel Başkanlığının konuya ilişkin 14/01/2016 tarihli ve 163 sayılı yazısında; 3.1. “Görüldüğü gibi, kamu kurumlarına iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunma yükümlülüğü getiren 6 ncı maddenin yürürlük tarihi (4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında çalışanlar hariç)
01/07/2016 tarihi olarak belirlenmiştir. Bu çerçevede, 4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunmakla mükellef olan kamu kurumları hariç olmak üzere, kamu kurumları için söz konusu tarihe kadar iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunma yükümlülüğü bulunmamaktadır. 6 ncı maddenin yürürlük tarihinin 01/07/2016 olarak belirlenmesi; gerekli altyapıyı hazırlamaları için kamu kurumlarına ek süre verilmesi anlamına gelmekte olup, gerekli altyapıyı hazırlayan kamu kurumlarının bu tarihten önce hiçbir şekilde kendi personeline iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunamayacağı şeklinde yorumlanmasına ise imkan bulunmamaktadır.
3.2. Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde;
– 6331 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca iş sağlığı ve güvenliği hizmetinin yerine getirilebilmesi için kamu kurumlarının ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet satın alabileceği veya kendi çalışanları arasından “iş güvenliği uzmanı” ve “işyeri hekimi” tam zamanlı olarak görevlendirebileceği yahut 8 inci maddesi uyarınca kendi personelini veya diğer kamu kurumlarının personelini iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi olarak kısmi zamanlı görevlendirebileceği, 3.3. – 6331 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, kamu kurumlarının kendi çalışanlarının veya diğer kamu kurumları personelinin asli görevlerinin yanında, “işyeri hekimi” veya “iş güvenliği uzmanı” olarak görevlendirilmesi halinde, 4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında işçi çalıştıran kamu kurumu olup olmadığına ve görevlendirmenin mesai saati içinde veya dışında olup olmadığına bakılmaksızın bu personele ilave ödeme yapılmasının mümkün bulunduğu, 3.4. – Kamu kurumlarının iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi niteliğini haiz personeli, kadro veya pozisyon unvanlarının iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi olup olmadığına bakılmaksızın, tam zamanlı olarak istihdam edebilmesinin mümkün bulunduğu, bu şekilde tam zamanlı çalıştırılanların görevlendirme süresince, kadro unvanı farklı olmakla birlikte asli görevinin işyeri hekimliği veya iş güvenliği uzmanlığı hizmeti sunma olduğu, söz konusu hizmetin asli görevine ilave olarak ikinci bir görev mahiyetinde verilmemiş olması sebebiyle, bu personele mezkur Kanunun 8 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca ilave ödeme yapılmasının mümkün bulunmadığı” mütalaa edilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının 4.1. “Zorla çalıştırma yasağı” başlıklı 18 inci maddesinde; “Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.”, 4.2. “Ücrette adalet sağlanması” başlıklı 55 inci maddesinde; “Ücret emeğin karşılığıdır.”, 4.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükmü amirdir.
5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne yer verilmiştir.
6. 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 6.1. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “(1) Bu Kanunun uygulanmasında;…
ğ) İşveren: Çalışan istihdam eden gerçek veya tüzel kişi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları,…
ifade eder.
(2) İşveren adına hareket eden, işin ve işyerinin yönetiminde görev alan işveren vekilleri, bu Kanunun uygulanması bakımından işveren sayılır.”, 6.2. “İşverenin genel yükümlülüğü” başlıklı 4 üncü maddesinde;“(1) İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede; a) Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.
b) İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.” 6.3. “İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri” başlıklı 6 ncı maddesinde, “(1) Mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için işveren; a) Çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve on ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendirir. Çalışanları arasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak yerine getirebilir. Ancak belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olması hâlinde, tehlike sınıfı ve çalışan sayısı dikkate alınarak, bu hizmetin yerine getirilmesini kendisi üstlenebilir. Belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olmayan ancak 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyeri işverenleri veya işveren vekili tarafından Bakanlıkça ilan edilen eğitimleri tamamlamak şartıyla işe giriş ve periyodik muayeneler ve tetkikler hariç iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütebilirler.”, 6.4. “İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları” başlıklı 8 inci maddesinde, “(1) İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının hak ve yetkileri, görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle kısıtlanamaz. Bu kişiler, görevlerini mesleğin gerektirdiği etik ilkeler ve mesleki bağımsızlık içerisinde yürütür.
(2) İşverene iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda rehberlik ve danışmanlık yapmak üzere görevlendirilen işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı, görev aldığı işyerinde göreviyle ilgili mevzuat ve teknik gelişmeleri göz önünde bulundurarak iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eksiklik ve aksaklıkları, tedbir ve tavsiyeleri belirler ve işverene yazılı olarak bildirir. Eksiklik ve aksaklıkların düzeltilmesinden, tedbir ve tavsiyelerin yerine getirilmesinden işveren sorumludur. Bildirilen eksiklik ve aksaklıkların acil durdurmayı gerektirmesi veya yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı ve benzeri acil ve hayati tehlike arz etmesi, meslek hastalığına sebep olabilecek ortamların bulunmasına rağmen işveren tarafından gerekli tedbirlerin alınmaması hâlinde, bu durum işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanınca, Bakanlığın yetkili
birimine, varsa yetkili sendika temsilcisine, yoksa çalışan temsilcisine bildirilir. Bildirim yapmadığı tespit edilen işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının belgesi üç ay, tekrarında ise altı ay süreyle askıya alınır. Bu bildirimden dolayı işvereni tarafından işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının iş sözleşmesine son verilemez ve bu kişiler hiçbir şekilde hak kaybına uğratılamaz. Aksi takdirde işveren hakkında bir yıllık sözleşme ücreti tutarından az olmamak üzere tazminata hükmedilir. İşyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının iş kanunları ve diğer kanunlara göre sahip olduğu hakları saklıdır. Açılan davada, kötü niyetle gerçek dışı bildirimde bulunduğu mahkeme kararıyla tespit edilen kişinin belgesi altı ay süreyle askıya alınır.
(3) Hizmet sunan kuruluşlar ile işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanları, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesindeki ihmallerinden dolayı, hizmet sundukları işverene karşı sorumludur.
(4) Çalışanın ölümü veya maluliyetiyle sonuçlanacak şekilde vücut bütünlüğünün bozulmasına neden olan iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde ihmali tespit edilen işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının yetki belgesi askıya alınır.
(5) İş güvenliği uzmanlarının görev alabilmeleri için; çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde (A) sınıfı, tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde en az (B) sınıfı, az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ise en az (C)
sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip olmaları şartı aranır. Bakanlık, iş güvenliği uzmanlarının ve işyeri hekimlerinin görevlendirilmesi konusunda sektörel alanda özel düzenleme yapabilir. Sektörel düzenleme çerçevesinde maden ve yapı ile diğer sektörlerde öncelikli olarak hangi meslekî unvana sahip iş güvenliği uzmanlarının görev yapacağının ve bunların yanında görev yapacak diğer mesleklere sahip iş güvenliği uzmanlarının belirlenmesine dair usul ve esaslar, Bakanlıkça belirlenir.
(6) Belirlenen çalışma süresi nedeniyle işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının tam süreli görevlendirilmesi gereken durumlarda; işveren, işyeri sağlık ve güvenlik birimi kurar. Bu durumda, çalışanların tabi olduğu kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma süresi dikkate alınır.
(7) Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz personel, gerekli belgeye sahip olmaları şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. Bu şekilde görevlendirilecek personele, görev yaptığı her saat için (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında ilave ödeme, hizmet alan kurum tarafından yapılır. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu durumdaki görevlendirmeye ilişkin ilave ödemelerde, günlük mesai saatlerine bağlı kalmak kaydıyla, aylık toplam seksen saatten fazla olan görevlendirmeler dikkate alınmaz.
(8) Kamu sağlık hizmetlerinde tam süreli çalışmaya ilişkin mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, işyeri hekimlerinin ve diğer sağlık personelinin işyeri sağlık ve güvenlik birimi ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinde görevlendirilmelerinde ve hizmet verilen işyerlerinde çalışanlarla sınırlı olmak üzere görevlerini yerine getirmelerinde, diğer kanunların kısıtlayıcı hükümleri uygulanmaz.”, 6.5. “Yürürlük” başlıklı 38 inci maddesinde, “(1) Bu Kanunun; a) 6 ve 7 nci maddeleri;
1) 4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında çalışanlar hariç kamu kurumları ile 50’den
az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 31/12/2024 tarihinde …
yürürlüğe girer.” hükmü yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirildiğinden, başvurunun reddi gerektiği yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8. Başvuran, uzman tabip kadrosunda İş Sağlığı ve Güvenliği Birim Sorumlusu olarak görev yaptığını, bu asli görevinin yanında sahip olduğu işyeri hekimliği belgesiyle aynı kurumda işyeri hekimliği görevini de yerine getirdiğini belirterek; aynı kurumda işyeri hekimi olarak çalışma yaptığı süreler karşılığında ilave ödeme yapılmasını talep etmektedir.
9. Bilindiği üzere, Anayasanın 2 nci maddesinde Devletin temel nitelikleri arasında hukuk devleti ilkesine yer verilmiş olup, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ayrıca, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir diğer ilkesidir. Bu kapsamda, bir idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerekmekte olup, idari işlemin dayanağı olan sebebin açıkça kanunlarda gösterilerek bağlı yetkinin bulunduğu durumlarda idarenin, kanunun koyduğu sınırlar içinde kalması, sebep ve konu yönünden kanun ile belirtilen koşullara uyması gerekir. (AYM, 17/04/2008 Tarihli, E.2005/5, K.2008/93 sayılı Kararı).
10. İşyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması, mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 6 ncı maddesi ile kamu kurumları dahil işyerlerinin kendi kuruluşlarına yönelik olarak iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunma zorunluluğu getirilmiş, bu kapsamda kamu kurumlarının kendi çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirebileceği gibi ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet satın alarak da bu yükümlülüğü yerine getirebilecekleri belirtilmiştir. Buna göre, kamu kurumlarının iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi niteliğini haiz gerekli sertifikaya sahip olan personeli kadro veya pozisyon unvanına bakılmaksızın tam zamanlı olarak istihdam edebilmesi mümkün kılınmıştır.
11. 6331 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin, asli görevleri yanında çalışmakta oldukları kamu kurumunda veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında ilave ödeme yapılmak suretiyle iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi olarak görevlendirilebilecekleri ifade edilmektedir.
12. Bunun yanı sıra, tam zamanlı olarak çalıştırılanların, görevlendirme süresince kadro unvanı farklı olmakla birlikte, asli görevleri iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi olmaktadır. Mevcut düzenlemelere göre tam zamanlı olarak iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi olarak görevlendirilenlere ilave ödeme yapılması mümkün bulunmamaktadır.
13. Mülga Devlet Personel Başkanlığının 14/01/2016 tarihli ve 163 sayılı yazısında da; Kamu kurumlarının iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi niteliğini haiz personeli, kadro veya pozisyon unvanlarının iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi olup olmadığına bakılmaksızın, tam zamanlı olarak istihdam edebilmesinin
mümkün bulunduğu, bu şekilde tam zamanlı çalıştırılanların görevlendirme süresince, kadro unvanı farklı olmakla birlikte asli görevinin işyeri hekimliği veya iş güvenliği uzmanlığı hizmeti sunma olduğu, söz konusu hizmetin asli görevine ilave olarak ikinci bir görev mahiyetinde verilmemiş olması sebebiyle, bu personele mezkur Kanunun 8 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca ilave ödeme yapılmasının mümkün bulunmadığı belirtilmiştir.
14. Başvuruya konu olayda, başvuranın, 13.01.2022 tarihinde İş Sağlığı ve Güvenliği Birimine birim sorumlusu olarak görevlendirildiği, söz konusu görevlendirme yazısından ve dosya kapsamında sunulan belgelerden başvuranın uzman tabip kadrosunda İş Sağlığı ve Güvenliği Birim Sorumlusu olarak tam zamanlı görevlendirildiği anlaşılmakta olup; söz konusu hizmetin asli görevine ilave olarak ikinci bir görev mahiyetinde verilmemiş olması sebebiyle anılan Kanunun 8 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında ilave ödeme yapılmasına hak kazanmadığı değerlendirilmektedir.
15. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın uzman tabip kadrosunda İş
Sağlığı ve Güvenliği Birim Sorumlusu olarak tam zamanlı görevlendirildiği, dolayısıyla 6331 sayılı İş
Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 8 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında ilave ödeme yapılmasının mümkün bulunmadığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, İdarenin ilave ödeme yapılmaması yönündeki işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece
“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; idarenin, başvurucuya verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini de göstermediği, bu nedenle
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup; İstanbul İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın başvurana ve Sağlık Bakanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi