|
ÖZET: Başvuran, Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü Kara Dikimevi Müdürlüğü’nde terzi pozisyonu için yapılan alım sınavını kazanmasına rağmen, işyeri hekimi tarafından sağlık raporunun olumsuz değerlendirilmesi nedeniyle elendiğini iddia etmektedir. Başvuran, 13,5 yıl boyunca özel sektörde terzi olarak çalıştığını ve sağlık sorunlarının terzilik yapmasına engel olmadığını belirtmektedir. İdare ise, başvuranın sağlık raporunda bel fıtığı ve boyun fıtığı başlangıcı gibi rahatsızlıkların bulunduğunu, bu durumların terzi olarak çalışmasını tehlikeye atabileceğini savunarak olumsuz karar vermiştir.
İdare, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çerçevesinde, işe girişte sağlık muayenesinin zorunlu olduğunu ve işyeri hekimlerinin risk değerlendirmesi yapma yetkisine sahip olduğunu ifade etmiştir. Başvuranın sağlık durumu, işyeri koşulları açısından risk teşkil ettiğinden, işyeri hekimi tarafından verilen olumsuz raporun hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, başvurunun reddedilmesi yönünde karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/11353-S.17577
BAŞVURU NO : 2019/13088
KARAR TARİHİ : 11/11/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel
Müdürlüğü Kara Dikimevi Müdürlüğünün 2018 yılı işçi (terzi) alım sınavını kazanması sonrasında başvurandan istenen sağlık raporunun iş yeri hekimince olumsuz değerlendirilmesi konusu hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 25/07/2019
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuran Kurumumuza başvurusunda özetle; Milli Savunma Bakanlığı Askeri
Fabrikalar Genel Müdürlüğü Kara Dikimevi Müdürlüğünün 2018 yılı işçi (terzi) alım sınavını kazandığını, güvenlik soruşturmasını geçtiğini, terzi olarak çalışabilir şeklindeki 17/04/2019 tarihli sağlık kurulu raporunu idareye sunduğunu, işyeri hekimi tarafından sağlık raporunun uygun bulunmaması nedeniyle elendiğini, (13,5) senedir özel sektörde terzi olarak çalışmakta olduğunu, özel sektördeki çalışma koşullarının daha ağır olmasına rağmen terzilik mesleğini yerine getirmesine engel bir sağlık sorunu yaşamadığını, işyeri hekimi tarafından sağlık raporunun uygun bulunmamasının haksız ve kötüniyetli olduğunu, aynı tarihlerde Sahil
Güvenlik Komutanlığının terzi alım sınavını da kazandığını, Antalya Sahil Güvenlik
Komutanlığına atamasının yapılması için Ankara’ya çağrıldığını ancak Milli Savunma
Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü Kara Dikimevi Müdürlüğünü kazandığı için
Antalya Sahil Güvenlik Komutanlığına yapılacak olan atamasından feragat ettiğini, sağlık raporunda bel fıtığı rahatsızlığının terzilik yapmak için engel teşkil etmediğinin yazdığını, buna rağmen atamasının yapılmayarak mağdur edildiğinden bahisle mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuran 27/05/2019 tarihinde aynı konuya ilişkin Kurumumuza başvuruda bulunmuş olup bu başvuru Kurumumuzca … Esas numarası ile incelenerek 08/07/2019 tarihinde; idari başvuru yolu tüketilmeden yapıldığı gerekçesiyle idari başvuru yollarının tüketilmesi amacıyla Milli
Savunma Bakanlığına gönderilmiştir.
2.1. Milli Savunma Bakanlığı Fabrikalar Genel Müdürlüğü Kara Dikimevi Müdürlüğü tarafından 18/07/2019 tarihinde Kurumumuzun Gönderme Kararına cevaben özetle; 2.2. MSB tarafından terzi branşında 50 kişilik işçi alım emri verildiği ve 20 Haziran 2018 tarihinde Çankaya İŞKUR tarafından ilana çıkıldığı, ilanda başvuracak adaylarda aranacak şartlar ile alım aşamasında yapılacak işlemlerin açıkça belirtildiği, ilanda özellikle güvenlik soruşturması yapılacağı ve sağlık raporu aldırılacağının bildirildiği, 2.3. İŞKUR ilanına başvuru yapan …’ın, 17 Temmuz 2018 tarihinde ilanda belirtilen belgeleri
Kara Dikimevi Müdürlüğüne teslim ettiği, belge teslimi sırasında kendisine “güvenlik soruşturması yapmaya yetkili makamlarca yürütülecek işlemlerin 2-12 ay sürebileceği, sınava girmeye hak kazanan adaylara sınav yeri, tarih ve saati hakkında bilgilendirmenin Milli
Savunma Bakanlığı Resmi İnternet Sitesi üzerinden yapılacağı bundan sonraki sürecin
İlanların buradan takip edilmesi gerektiği” bilgisinin sözlü ve yazılı olarak tebliğ edildiği, 2.4. Güvenlik soruşturması evrakları gelen adayların ilk işe giriş sağlık raporları aldırılmak maksadıyla İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesine sevk edildiği…’ın da aynı şekilde İstanbul
Meslek Hastalıkları Hastanesine sevk edilerek sağlık raporu aldırıldığı, 2.5. …’ın Meslek Hastalıkları Hastanesinden getirilen raporlar ve rapor ekinde bulunan tetkikler işyeri hekimince incelenerek fiziki muayenesi yapıldığı ve işyeri hekimi tarafından iş yeri risk değerlendirmeleri de göz önünde bulundurularak uygun görülmediği, işyeri hekimince şahsi bir işlem yapılmadığı, bir hekimin dayanak olarak kullanacağı tüm tetkikler ve meslek hastalıkları hastanesinin raporundaki doktor görüşleri dikkate alınarak karar verildiği, 2.6…’ın MR raporu ve diğer tetkikleri incelendiğinde L5-S1, L2-L3, L4-L5 ve L5-Sl’de
LOMBER DİSKOPATİ (bel fıtığı), C4-C5 ve C6-C7 minimal SERVİKAL DİSKOPATİ (boyun fıtığı başlangıcı) tanılarının konulmuş olduğu, mahallinde FTR polikliniğinde takibi, işyeri hekiminin risk değerlendirmesi kaydıyla terzi çalışır kararının verildiği, meslek hastalıkları raporunda bel fıtığı teşhisi konulduğu açıkça belirtilerek işyeri hekiminin risk değerlendirmesi kaydıyla terzi çalışır kararı belirtilerek nihai kararın işyeri hekimine bırakıldığı, 2.7. İşyeri hekiminin; işyerinin çalışma ortamını, iş akışı, meslek hastalığının en çok risk teşkil eden rahatsızlıkları ve raporda teşhis konulan rahatsızlıklar ile …’ın tetkiklerini inceleyerek olumsuz karar vermek zorunda kaldığı, işyeri hekiminin bu kararı alırken ihtiyaç duyduğunda raporda imzası bulunan hekimler ve konunun uzmanı doktorlar ile görüş alışverişinde bulunabildiği, 2.8. Kara Dikimevi Müdürlüğü bünyesinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun uygulanmakta olduğu, bu kapsamda konusunda uzman kişilerce risk değerlendirmeleri yapılarak bu risk değerlendirmelerine göre gerekli önlemlerin alındığı, 2.9. Bahse konu risk değerlendirmesinde; çalışanların tekrarlı harekete maruz kalmalarının kas iskelet rahatsızlıklarına, oturarak çalışmanın bel fıtığına ve başın sürekli aynı pozisyonda tutularak çalışmanın da boyun fıtığına yol açabileceği, bunların da önemli ve kesin risk değerlendirmesi altında olduğu ve işçilerde meslek hastalığı sebebi olarak kabul edildiği, terzi meslek kolunda iş başı yapacak bir işçinin sürekli oturarak boynu öne eğik pozisyonda, tekrarlayıcı hareket yapacağı da göz önünde bulundurulduğunda meslek hastalığı riski düşünülerek ileride kanuni sıkıntılar yaşamamak, işçiyi bilerek tehlikeye sokmamak amacıyla işe giriş esnasında terzilik yapacak bir işçinin bel fıtığı, boyun fıtığı, karpal tünel sendromu (bilekte sinir sıkışması) rahatsızlıklarının olmamasına dikkat edildiği, 2.10. Ayrıca Kara Dikimevi Müdürlüğünün 600 işçiyle bant usulü çalışan bir fabrika olduğu, bant usulü çalışan her işçinin kıyafetin bir bölümü dikerek en son bölümde üretilen ürün bütün halinde çıkarıldığı, her bantta ortalama 40-50 civarı işçi çalıştığı, istirahat, hastane ya da iş yapamama gibi sebeplerle banttan ayrılan işçi olduğunda belirlenen sayıda malzeme üretiminin mümkün olamadığı, 2.11. Bugüne kadar işyeri hekimince 45 adayın sağlık raporları incelendiği, bunlardan 19 tanesi uygun görülerek işe başlatıldığı, işlemi iptal edilenler arasında çalışan işçilerin eş, kardeş gibi yakınlarının da bulunduğu, olumsuz olan adayların raporları incelendiğinde; Karpal Tünel
Sendromu (el bileğinde sinir sıkışması), Servikal Diskopati (boyun fıtığı), Lomber
Diskopati (bel fıtığı), Polinöropati (sinir sıkışması) ve ulnar sinir tuzaklanması (tüm kol sinir sıkışması) sebepleriyle işyeri hekimi tarafından terzi olarak çalışmalarının uygun görülmediği (İş yeri hekimi tarafından maddede sayılan rahatsızlıklar dışındaki bronşit, tansiyon, karaciğer yağlanması vb. gibi tedavi ile iyileşebilecek rahatsızlıklar çalışmasına engel sebep olarak değerlendirilmediği), 2.12. Milli Savunma Bakanlığı iş yerleri bir kamu kuruluşu olduğundan çalışanların kamu işçisi sıfatıyla çalıştıkları ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 4857 Sayılı İş Kanunu, gerekli mevzuat ve kanunlar çerçevesinde hareket edildiği, kişilerin şahsi duyguları ile işlem yapılmadığı, Belirtilmiştir.
3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Sahil Güvenlik Komutanlığından da 09/08/2019 tarihli ve … sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, anılan idarenin 29/08/2019 tarihli ve … sayılı yazısında özetle; 3.1. Sahil Güvenlik Komutanlığının 2018 yılı sözleşmeli personel temin faaliyetleri kapsamında, …’ın Destek Personeli (Terzi) pozisyon unvanına (kara birliklerindeki terzihanelerde bireysel olarak çalıştırılmak üzere) başvuruda bulunduğu ve yapılan sınavlar neticesinde 1. yedek olarak başarılı olduğu, 3.2. Bahse konu sınavlarda yedek olarak başarılı olup önündeki adayların işlemlerinin sonlanmasına bağlı olarak asıl adaylık durumuna gelen adayların TSK, J.Gn.K.lığı ve
S.G.K.lığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği esaslarına göre sağlık raporu almak ve işlemleri başlatılmak üzere Sahil Güvenlik Komutanlığına davet edildiği, kurulan koordine neticesinde bu hakkında vazgeçtiğini ifade ettiği ve feragat dilekçesi gönderdiği, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 1982 Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin; 6.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde: “(1) Bu Yönetmeliğin amacı, kamu kurum ve kuruluşlarına, iş kanunları hükümlerine göre çalıştırılmak üzere, sürekli veya geçici işçi alınmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” 6.2. “İşçi olarak alınacaklarda aranacak şartlar” başlıklı 4’üncü maddesinde: “(1) İşçi olarak alınacaklarda; a) 2527 sayılı Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Meslek ve Sanatlarını Serbestçe
Yapabilmelerine, Kamu, Özel Kuruluş veya İşyerlerinde Çalıştırılabilmelerine İlişkin Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla Türk vatandaşı olmak, b) 18 yaşını tamamlamış olmak, c) Affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak, ç) Kamu kurum ve kuruluşlarının özel kanunlarında yer alan özel şartları taşımak, şartları aranır.
(2) Özürlülerin, özürlülük ölçütü, sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmelik hükümleri gereğince yetkili sağlık kuruluşlarından alınan sağlık kurulu raporuyla durumlarını belgelendirmeleri gerekir.” 6.3. “İşçi talebinde dikkat edilecek hususlar” başlıklı 7’inci maddesinde: “(1) İşçi talep eden kamu kurum ve kuruluşu tarafından, işçinin alınacağı mesleğin niteliğine göre özel şartlar belirlenebilir. Bu şartlar belirlenirken; a) Sınava tabi taleplerin; ortaöğretim, önlisans ve lisans düzeylerinden yalnızca birinden yapılması, b) Eğitim durumlarının, belirli bir eğitim kurumu ismi ifade edilmeksizin, sadece mesleğe uygun bölümlerin belirtilmesi, c) Müfettiş, kontrolör, denetmen, denetçi, uzman gibi kariyer mesleklerin yardımcıları ve stajyerleri hariç, başvurularda yaş sınırı getirilmemesi, ç) Cinsiyet ayrımına yer verilmemesi, d) İşçinin istihdam edileceği meslek ile işçide aranan şartlar ve istenen belgeler arasında tutarlılık bulunması, e) Kamu kurum ve kuruluşlarının her türlü işçi taleplerinde, işin niteliği gerektirmediği sürece, özürlü olmama şartının aranmaması, özürlülük oranına üst sınır getirilmemesi ve özür grupları arasında ayrım yapılmaması, hususlarına dikkat edilir.” 7. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun; 7.1. “İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları” kenar başlıklı 8’inci maddesinde: “ (1)
İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının hak ve yetkileri, görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle kısıtlanamaz. Bu kişiler, görevlerini mesleğin gerektirdiği etik ilkeler ve mesleki bağımsızlık içerisinde yürütür.
(2) (Değişik: 4/4/2015-6645/1 md.) İşverene iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda rehberlik ve danışmanlık yapmak üzere görevlendirilen işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı, görev aldığı işyerinde göreviyle ilgili mevzuat ve teknik gelişmeleri göz önünde bulundurarak iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eksiklik ve aksaklıkları, tedbir ve tavsiyeleri belirler ve işverene yazılı olarak bildirir. Eksiklik ve aksaklıkların düzeltilmesinden, tedbir ve tavsiyelerin yerine getirilmesinden işveren sorumludur. Bildirilen eksiklik ve aksaklıkların acil durdurmayı gerektirmesi veya yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı ve benzeri acil ve hayati tehlike arz etmesi, meslek hastalığına sebep olabilecek ortamların bulunmasına rağmen işveren tarafından gerekli tedbirlerin alınmaması hâlinde, bu durum işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanınca, Bakanlığın yetkili birimine, varsa yetkili sendika temsilcisine, yoksa çalışan temsilcisine bildirilir. Bildirim yapmadığı tespit edilen işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının belgesi üç ay, tekrarında ise altı ay süreyle askıya alınır. Bu bildirimden dolayı işvereni tarafından işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının iş sözleşmesine son verilemez ve bu kişiler hiçbir şekilde hak kaybına uğratılamaz. Aksi takdirde işveren hakkında bir yıllık sözleşme ücreti tutarından az olmamak üzere tazminata hükmedilir. İşyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının iş kanunları ve diğer kanunlara göre sahip olduğu hakları saklıdır. Açılan davada, kötü niyetle gerçek dışı bildirimde bulunduğu mahkeme kararıyla tespit edilen kişinin belgesi altı ay süreyle askıya alınır.
(3) Hizmet sunan kuruluşlar ile işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanları, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesindeki ihmallerinden dolayı, hizmet sundukları işverene karşı sorumludur.
(4) Çalışanın ölümü veya maluliyetiyle sonuçlanacak şekilde vücut bütünlüğünün bozulmasına neden olan iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde ihmali tespit edilen işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanının yetki belgesi askıya alınır.” 7.2. “Sağlık gözetimi” kenar başlıklı 15’inci maddesinde: “ (1) İşveren; a) Çalışanların işyerinde maruz kalacakları sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlar.
b) Aşağıdaki hallerde çalışanların sağlık muayenelerinin yapılmasını sağlamak zorundadır:
1) İşe girişlerinde.
2) İş değişikliğinde.
3) İş kazası, meslek hastalığı veya sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaşmalarından sonra
işe dönüşlerinde talep etmeleri hâlinde.
4) İşin devamı süresince, çalışanın ve işin niteliği ile işyerinin tehlike sınıfına göre Bakanlıkça
belirlenen düzenli aralıklarla.
(2) Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacaklar, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz.
(3) (Değişik birinci cümle: 10/9/2014-6552/17 md.) Bu Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporları işyeri hekiminden alınır. 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerleri için ise kamu hizmet sunucuları veya aile hekimlerinden de alınabilir. Raporlara itirazlar
Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen hakem hastanelere yapılır, verilen kararlar kesindir.
(4) Sağlık gözetiminden doğan maliyet ve bu gözetimden kaynaklı her türlü ek maliyet işverence karşılanır, çalışana yansıtılamaz.
(5) Sağlık muayenesi yaptırılan çalışanın özel hayatı ve itibarının korunması açısından sağlık bilgileri gizli tutulur” düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
8. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran, Milli Savunma Bakanlığı Askeri
Fabrikalar Genel Müdürlüğü Kara Dikimevi Müdürlüğünün 2018 yılı işçi (terzi) alım sınavını kazandığını, güvenlik soruşturmasını geçtiğini, terzi olarak çalışabilir şeklindeki 17/04/2019 tarihli sağlık kurulu raporunu idareye sunduğunu, işyeri hekimi tarafından sağlık raporunun uygun bulunmaması nedeniyle elendiğini, (13,5) senedir özel sektörde terzi olarak çalışmakta olduğunu, özel sektördeki çalışma koşullarının daha ağır olmasına rağmen terzilik mesleğini yerine getirmesine engel bir sağlık sorunu yaşamadığını, işyeri hekimi tarafından sağlık raporunun uygun bulunmamasının haksız ve kötüniyetli olduğunu, aynı tarihlerde Sahil
Güvenlik Komutanlığının terzi alım sınavını da kazandığını, Antalya Sahil Güvenlik
Komutanlığına atamasının yapılması için Ankara’ya çağrıldığını ancak Milli Savunma
Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü Kara Dikimevi Müdürlüğünü kazandığı için
Antalya Sahil Güvenlik Komutanlığına yapılacak atamasından feragat ettiğini, sağlık raporunda bel fıtığı rahatsızlığının terzilik yapmak için engel teşkil etmediğinin yazdığını, buna rağmen atamasının yapılmayarak mağdur edildiğinden bahisle mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
10. Başvuranın iddialarına karşılık Milli Savunma Bakanlığı Fabrikalar Genel Müdürlüğü Kara
Dikimevi Müdürlüğü ise başvuran hakkında İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesi tarafından düzenlenen rapor ve iş yeri risk değerlendirmeleri göz önünde bulundurulduğunda başvurusunun uygun görülmediğini beyan etmektedir.
11. Millî Savunma Bakanlığına bağlı askerî işyerlerine işçi ihtiyaçları 09/08/2009 tarihli ve
27314 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmelik’te belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde Türkiye İş Kurumu (İŞKUR)
aracılığı ile karşılanmaktadır. Bu kapsamda, Millî Savunma Bakanlığı tarafından terzi branşında 50 kişilik işçi (terzi) alım emri üzerine 20/06/2018 tarihinde Çankaya İŞKUR tarafından ilana çıkıldığı anlaşılmaktadır.
12. Başvuran, İŞKUR tarafından 20/06/2018 tarihinde yapılan ilana başvuruda bulunmuş, akabinde yapılan uygulamalı ve mülakat sınavlarını başarı ile tamamlamıştır. İdare tarafından başvurandan, atamasının yapılabilmesi için işe giriş sağlık raporunun alınması istenmiştir. Bu amaçla başvuran, İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesine sevk edilmiştir. Başvuran hakkında
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü İstanbul Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrrahisi
Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 17/04/2019 tarih ve … numaralı sağlık kurulu raporunda; LOMBER DİSKOPATİ (bel fıtığı), SERVİKAL DİSKOPATİ (boyun fıtığı başlangıcı) tanıları ile “Mahallinde FTR Polikliniğinde takibi, işyeri hekiminin risk değerlendirmesi kaydıyla tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde (terzi)” çalışır kararı verilmiştir.
Bunun üzerine ilgili raporun işyeri hekimi tarafından yapılan risk değerlendirmesinde, başvuran hakkında olumsuz rapor verilmiştir.
13. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun “Sağlık gözetimi” kenar başlıklı 15’inci maddesinin 1’inci maddesinin b fıkrası ile 2’inci maddesinde işe girişlerde sağlık muayenesi yapılması işveren için emredici olarak düzenlenmiştir.
14. Buna göre, Millî Savunma Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek işçi istihdamına ilişkin ilanın, işçi olarak alınacaklarda aranacak genel şartlar bölümünün 12’inci maddesinde; “12.
Yapılacak sınavdan sonra başarılı olan adaylardan ‘işe alınacağı meslek kolunda’ istihdamında sakınca bulunmadığına dair SGK tarafından yetkilendirilmiş olan sağlık kuruluşlarından temin edilecek ‘çalıştırılacağı meslek kolunda çalışmasında sakınca bulunmadığına dair sağlık raporu’ istenecektir.” koşulu düzenlenmiştir (https://www.msb.gov.tr/Content/Upload/Docs/basin/22062018.pdf E.T.:25.09.2019).
15. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun “İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları” kenar başlıklı 8’inci maddesinde ise işyeri hekimlerinin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda rehberlik ve danışmanlık yapmak üzere görevlendirilmiş oldukları düzenlenmiştir.
Ayrıca işyeri hekimlerinin, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eksiklik ve aksaklıkları işverene bildirme yükümlüğü de bulunmaktadır. Bu çerçevede somut olayda, işyeri hekimi tarafında yapılan iş yeri risk değerlendirmesinde; çalışanların tekrarlı harekete maruz kalmalarının kas iskelet rahatsızlıklarına, oturarak çalışmanın bel fıtığına ve başın sürekli aynı pozisyonda tutularak çalışılmasının da boyun fıtığına yol açabileceği, bu durumun da önemli ve kesin risk değerlendirmesi altında olduğu ve işçilerde meslek hastalığı sebebi olarak kabul edildiği, terzi meslek kolunda iş başı yapacak bir işçinin sürekli oturarak boynu öne eğik pozisyonda, tekrarlayıcı hareket yapacağı da göz önünde bulundurulduğunda meslek hastalığı riski düşünülerek ileride kanuni sıkıntılar yaşamamak, işçiyi bilerek tehlikeye sokmamak amacıyla işe giriş esnasında terzilik yapacak bir işçinin bel fıtığı, boyun fıtığı, karpal tünel sendromu (bilekte sinir sıkışması) rahatsızlıklarının olmamasına dikkat edilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır.
16. Bilindiği üzere takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir (Halil Kalabalık, İdare Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı Ve
Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997).
17. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur. Ancak, idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez. Bu doğrultuda idare takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır (Prof. Dr. Şeref Gözübüyük, “Yönetim Hukuku”, Eylül/1991 s.204).
18. Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; Kara Dikimevi
Müdürlüğünün 600 işçiyle bant usulü çalışan bir fabrika olduğu, bant usulüyle çalışan bu fabrikada her işçinin kıyafetin bir bölümünü diktiği, en son bölümde üretilen ürünlerin bütün halinde çıkartıldığı, her bantta ortalama 40-50 işçinin çalıştığı, çalışanların bant usulü nedeniyle tekrarlı harekete maruz kalmalarının kas iskelet rahatsızlıklarına, oturarak çalışmalarının bel fıtığına ve başın sürekli aynı pozisyonda tutularak çalışılmasının da boyun fıtığına yol açabileceği, bu nedenle işe giriş esnasında terzilik yapacak bir işçinin bel fıtığı, boyun fıtığı gibi rahatsızlıklara sahip olmamalarının aranmasının İdarenin takdir hakkı kapsamında olduğu; somut olayda başvuran hakkında sağlık kurulu raporuyla LOMBER DİSKOPATİ (bel fıtığı), SERVİKAL DİSKOPATİ (boyun fıtığı başlangıcı) tanılarının konulmuş olması ve başvuranı bilerek tehlikeye sokmamak amacıyla işyeri hekimi tarafından olumsuz rapor verilmesi yönünde takdir hakkı kullanıldığı, bu takdir hakkının da yukarıda açıklandığı şekliyle yerinde ve mevzuata uygun kullanıldığı, dolayısıyla İdarenin başvuranla ilgili işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir hususun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
19. Öte yandan, başvuranın Sahil Güvenlik Komutanlığının terzi alım sınavını kazandığı ancak
Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü Kara Dikimevi Müdürlüğünü kazandığı için Antalya Sahil Güvenlik Komutanlığına yapılacak atamasından feragat ettiği iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede; başvuranın, başvuru yaptığı pozisyondaki asıl adaylardan birinin işlemlerinin olumsuz sonuçlanmasına istinaden asıl aday durumuna geldiği, sağlık raporu almak ve işlemlerini başlatmak üzere Sahil Güvenlik Komutanlığına davet edildiği, ancak kurulan koordine neticesinde bu hakkında vazgeçtiğini ifade etmesi ve bu konuda feragat dilekçesi göndermesi üzerine herhangi bir sağlık değerlendirmesi yapılmadığı tespit edilmiştir.
20. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; işyerlerinin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı uyarınca çalışanların sağlık güvenliğiyle ilgili olarak sorumluluklarının bulunduğu, bu bağlamda başvuranın sağlık rahatsızlığının, başvuruya konu işyerindeki çalışma koşulları açısından risk teşkil edeceğinin iş yeri hekiminin değerlendirmesiyle sabit olduğu, dolayısıyla ortada hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ancak idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüştür.
22. Öte yandan Millî Savunma Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen işçi istihdamına ilişkin ilanın işçi olarak alınacaklarda aranacak genel şartlar bölümünün 12’inci maddesinde yer alan
“Yapılacak sınavdan sonra başarılı olan adaylardan işe alınacağı meslek kolunda istihdamında sakınca bulunmadığına dair SGK tarafından yetkilendirilmiş olan sağlık kuruluşlarından temin edilecek çalıştırılacağı meslek kolunda çalışmasında sakınca bulunmadığına dair sağlık raporu istenecektir.” koşulu ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği
Kanununun “Sağlık gözetimi” kenar başlıklı 15’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında yer alan “Bu Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporları işyeri hekiminden alınır.” hükmü birlikte değerlendirildiğinde, İdarenin ilana çıkarken, sağlık raporuyla ilgili olarak iş yeri hekiminin de sorumluluğu olduğu bilgisine yer vermeyerek başvuranda haklı beklenti oluşmasına neden olduğu, bu sebeple iyi yönetim ilkelerinden “haklı beklentiye uygunluk” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, İstanbul İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi