|
ÖZET: Başvuru, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığına yönelik olarak iş yeri hekimliği uygulamalarına dair iddiaları içermektedir. Başvuran, iş sağlığı ve güvenliği alanında yapılan saha denetimlerinin yetersiz olduğunu, özel hastanelerde çalışan hekimlerin aynı zamanda İSG-Katip üzerinden tam zamanlı iş yeri hekimi olarak atanabilmesinin mantıksız olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, bu durumun 6331 sayılı yasa ile çeliştiğini ifade ederek, bu hekimlerin tespit edilerek atanmasının engellenmesini talep etmiştir.
İlgili idareler, başvuranın iddialarına yanıt olarak, işyeri hekimlerinin yalnızca kendi işyerlerinde hizmet verebileceğini, başka bir işyerinde işyeri hekimliği yapmalarının hukuken mümkün olmadığını açıklamıştır. Ayrıca, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu çerçevesinde hekimlerin sigortalılık statülerinin belirlendiği, özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin 4/b statüsünde sigortalı sayılabileceği belirtilmiştir. Başvuranın iddiaları, yapılan incelemeler sonucunda hukuka aykırı bir durum tespit edilmeden reddedilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesine karar verilmiş ve bu karar ilgili idarelere tebliğ edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerinin incelenmesi sonucunda, mevcut uygulamaların mevzuata uygun olduğunu ve herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirtmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/8497-S.24.13278
BAŞVURU NO : 2024/2983
KARAR TARİHİ : 13.08.2024
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI
SAĞLIK BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın iş yeri hekimliğine ilişkin iddiaları hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 26.02.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda, başvuran özetle, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının iş sağlığı ve güvenliği konusunda saha denetiminin yetersiz olduğunu, bu konuda ortaya çıkan aksaklıkları CİMER üzerinden defaten kuruma bildirdiğini ancak bir düzenleme yapılmadığını, şahsi şirket kurup Bağ-Kur kaydı yaptırıp özel hastanelere fatura keserek hizmet veren hekimlerin hayatın olağan akışına uymayacak şekilde özel hastanede çalışırken aynı zamanda İSG-Katip üzerinden tam zamanlı iş yeri hekimi olarak atanabildiğini, 6331 sayılı yasada çalışana ayrılması gereken azami sürelerin belirtildiğini ancak hem hastanede tam zamanlı çalışıp hem tam zamanlı işyeri hekimliği yapmanın mantıkla bağdaşır yanı olmadığını ifade ederek kendi üstüne şirket kurup Bağ-Kur kaydı yaptırıp özel hastanelerde çalışan hekimlerin tespit edilerek İSG-Katip üzerinden tam zamanlı iş yeri hekimi olarak atama yapılmasının engellenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi-belge talebine yönelik;
2.1. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan bila tarih ve – – sayılı cevabi yazıda;
2.1.1. İşyeri hekimlerine ilişkin düzenlemeler 6331 sayılı Kanun ile yayımlandığı tarihte yürürlüğe giren mezkûr İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında
Yönetmelikte yer aldığı, işyeri hekimi, 6331 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı)
bendinde, “iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, işyeri hekimliği belgesine sahip hekim” olarak tanımlandığı,
2.1.2. İş sağlığı ve güvenliği profesyonellerinin Bakanlığımız İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünce verilecek iş güvenliği uzmanlığı veya işyeri hekimliği belgesine sahip olmak için bu konudaki eğitimlere katılmaları ve yapılacak sınavda başarılı olmaları gerektiği, bununla birlikte, İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık
Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmeliğin 8 inci maddesinde kimlere, söz konusu belgenin istekleri halinde verileceği kurala bağlandığı,
2.1.3. Bu bağlamda, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünün görevlerinin düzenlendiği 1 sayılı
Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, ”İşyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, diğer teknik ve sağlık personel ile işçilere eğitim vermek için kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret
Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren şirketler ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerini yetkilendirmek, gerektiğinde yetkilerini iptal etmek, hizmetin etkin ve verimli bir şekilde verilip verilmediğinin kontrol ve denetimini sağlamak, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının eğitimleri sonundaki sınavları yapmak veya yaptırmak, belgelerini vermek,” hükmünün yer aldığı,
2.1.4. Öte yandan, şahısların hangi statüde sosyal sigortalı sayılacaklarının 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4 üncü maddesinde düzenlendiği, buna göre, hizmet akdi ile bir ya da birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar 4/a statüsünde, kendi adına ve hesabına bağımsız olarak çalışanlar 4/b statüsünde sigortalı sayıldığı,
2.1.5. 4/4/2015 tarihli ve 6645 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanuna ilave edilen ek 10 uncu madde uyarınca, 23/04/2015 tarihinden geçerli olmak üzere, özel sağlık hizmet sunucularında çalışan hekimlerin 4/b kapsamında sigortalı olmalarının yolunun açıldığı,
2.1.5.1. Şirket ortağı olan veya serbest çalışan doktorlarla uzman doktorlar, özel hukuk kişileri veya vakıf üniversitelerine ait sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde hizmet vermeleri halinde sözleşmelerinde aksine hüküm bulunmadıkça kendi adına bağımsız çalışanlar kapsamında 4/b kapsamında sigortalı sayılacağı,
2.1.6. Hekimlerin sunmuş oldukları faaliyetlerden dolayı fatura düzenleyebilmeleri için herhangi bir sağlık kuruluşuna hizmet akdi ile bağımlı olarak çalışmaksızın kendi ad ve hesaplarına ya serbest meslek faaliyeti yapmaları ya da herhangi bir şirket ortağı olmalarının gerektiği, özel sağlık kurum ve kuruluşları ya da vakıf üniversitelerinin, mesleğini serbest olarak icra eden hekimlerden serbest meslek makbuzu veya şirket ortağı olan hekimlerden şirketleri vasıtası ile fatura mukabilinde “hekimlik hizmeti satın alma sözleşmesi” yaparak hekim çalıştırmaları mümkün hale getirildiği, aynı şekilde “hizmet akdi” ile hekim çalıştırılmasının da mümkün olduğu ancak, söz konusu hususlar işyeri hekimliği görevlendirme ya da atama sözleşmesi kapsamında geçerli olmadığı, bu kapsamda iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı çerçevesinde işyeri hekimliği hizmetinin sunumuna ilişkin düzenleyici hükümlerin tahdidi olarak 6331 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde kurallaştırıldığı,
2.1.7. 5510 sayılı Kanun’un ek 10 uncu maddesi kapsamında çalışan hekimlerin, yukarıda açıklanan 6331 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası dâhilinde yalnızca kendi işyerinde işyeri hekimliği hizmetini yürütebileceği, başka bir işyerinde işyeri hekimliği hizmeti sunmalarına hukuken imkân bulunmadığı, kendi işyerinde işyeri hekimi olarak görevlendirilip serbest meslek faaliyeti doğrultusunda işyeri hekimliği hizmeti sunma durumunda fatura düzenlenmesi, 6331 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasına aykırı olacağından hukuken uygun olmadığı,
2.1.8. Bununla birlikte, 5510 sayılı Kanun’un ek 10 uncu maddesi kapsamında tam zamanlı hizmet sunan hekimlerin hizmet sundukları özel hastanelerde işyeri hekimi olarak görevlendirilmesine hukuken imkân bulunmadığı, ancak kendi işyerinde 4857 sayılı İş Kanunundaki azami çalışma sürelerine riayet ederek işyeri hekimliği hizmeti verilebileceği, buna göre, aynı işyerinde hizmet vermesi halinde söz konusu sürelerin işyeri hekimliği statüsünde kısmi süreli olarak kullanılabileceği,
2.1.9. Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlükleri tarafından iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri sözleşmelerine (işyeri hekimliği sözleşmesi) istinaden tescilsiz çalışma yapıldığı tespit edilen, sigorta bildirimi bulunmayan veya eksik bildirimi yapılan işyeri hekimi dâhil iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerinin hizmet verildiği işyerleri ile yapılan sözleşmelerin bilgisi İSG-Katip üzerinden ilgili kuruma verildiği, nitekim kurum tarafından İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğüne iletilen bu tür uygunsuzlukların tespiti mezkûr 6331 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasına aykırılık oluşturacağından İş
Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmeliğin EK-8 inde yer alan ihtar tablosunun bir sıra numaralı ihlalinden ilgili iş sağlığı ve güvenliği profesyoneline hâlihazırda, Bakanlığın İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü tarafından ihtar puanı uygulandığı, ifade edilmiştir.
2.2. Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan bila tarih ve sayılı cevabi yazıda;
2.2.1. 20 Temmuz 2013 tarihli ve 28713 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık
Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik’in “İşyeri hekimlerinin çalışma süreleri” başlıklı 12 nci maddesinde, “iş yeri hekimlerinin tehlike sınıflarına uygun olarak iş yerlerinde çalışacakları sürelerin belirlendiği, diğer yandan, söz konusu Yönetmelik’in aynı maddesinin altıncı fıkrasındaki “Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimleri hariç diğer işyerlerinde çalışan işyeri hekimleri tam gün çalıştığı işyeri dışında fazla çalışma yapamaz.” hükmü ile de iş yeri hekimlerine yönelik olabilecek sınırlamaların hükme bağlandığı, bahsi geçen hususlar ile 6331 sayılı Kanun’un gerektirdiği diğer bütün kayıt tutma ve denetleme işlerinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yürütüldüğü,
2.2.2. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 12 inci maddesinin ikinci fıkrasında “Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, aşağıdaki sağlık
kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilir:
a) Kamu kurum ve kuruluşları.
b) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan vakıf üniversiteleri.
c) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası” hükmü ile üçüncü fıkrasında “Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilir. Bu maddenin uygulanması bakımından Sosyal Güvenlik Kurumunca branş bazında sözleşme yapılan özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversiteleri yalnızca sözleşme yaptıkları branşlarda (b)
bendi kapsamında kabul edilir(…)” hükümlerine yer verildiği, mezkur Kanun’un 12 inci maddesinin her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla hekimlerin birden fazla sağlık kuruluşunda çalışabileceği,
2.2.3. Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 19 uncu maddesinde yer alan hüküm ve açıklamalar kapsamında, hekimlerin özel hastanelerde sözleşmeye bağlı olarak çalışma belgesi düzenlenerek çalışabildiği,
2.2.4. Özel Hastaneler Yönetmeliği Ek 5 inci maddesi (ı) bendinde yer alan hüküm ve açıklamalar kapsamında, muayenehanesi olan hekimlerin özel hastaneler ile sözleşme yaparak çalışma belgesi düzenlenmeksizin hastalarının teşhis ve tedavilerini hastanelerde yapabildiği,
2.2.5. İş yeri hekimliği olarak 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 12 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan hüküm ve açıklamalar kapsamında hükmü gereği tabiplerin
30 saati geçmemek kaydı ile çalıştıkları kuruluştaki mesai saatleri dışında iş yeri hekimliği yapılmasına izin
verilebileceği, açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3.18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun ek 10 uncu maddesinde; “Kurumla sözleşmeli özel sağlık hizmeti sunucuları tarafından Kuruma bildirilen hekimlerden Kurumca belirlenen yüzdelik oran içerisinde kalan ve sözleşme kapsamı branşlarda fiilen hizmet sunan sağlık hizmet sunucusu bünyesindeki hekimlerle sınırlı olmak üzere, a) İl Sağlık Müdürlüklerinden çalışma izni almak suretiyle ve 11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve
Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanuna aykırı olmayacak şekilde sözleşme ile çalıştırmış oldukları hekimlerden aynı zamanda fatura karşılığı hizmet alımı yaparak, b) Bir iş sözleşmesine tabi olmamakla birlikte, İl Sağlık Müdürlüklerinden çalışma izni almak suretiyle ve
1219 sayılı Kanuna aykırı olmayacak şekilde hekimlerden fatura karşılığı hizmet alımı yaparak,
genel sağlık sigortası kapsamındaki kişilere vermiş oldukları sağlık hizmetlerini Kurumca belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak fatura etmeleri hâlinde, verilmiş olan sağlık hizmetlerinin bedeli Kurum tarafından karşılanır.
Şirket ortağı olan veya mesleğini serbest olarak icra eden hekimler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan kişiler, özel hukuk kişileri ve/veya vakıf üniversitelerine ait sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde hizmet vermeleri hâlinde sözleşmelerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılır. Ancak, bu maddenin yayımı tarihinden önce 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışılan sürelere ilişkin haklar saklıdır.” hükmü düzenlenmiştir.
6. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun;
6.1. “ Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin ı bendinde; “İşyeri hekimi: İş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, işyeri hekimliği belgesine sahip hekimi,” hükmü,
6.2. “İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri” başlıklı 6 ncı maddesinde; “(1) Mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için işveren;
a) Çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve on ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendirir. Çalışanları arasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak yerine getirebilir. Ancak belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olması hâlinde, tehlike sınıfı ve çalışan sayısı dikkate alınarak, bu hizmetin yerine getirilmesini kendisi üstlenebilir. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/16 md.) Belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olmayan ancak 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyeri işverenleri veya işveren vekili tarafından Bakanlıkça ilan edilen eğitimleri tamamlamak şartıyla işe giriş ve periyodik muayeneler ve tetkikler hariç iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütebilirler.
b) Görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşların görevlerini yerine getirmeleri amacıyla araç, gereç, mekân ve zaman gibi gerekli bütün ihtiyaçlarını karşılar.
c) İşyerinde sağlık ve güvenlik hizmetlerini yürütenler arasında iş birliği ve koordinasyonu sağlar.
ç) Görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşlar tarafından iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili mevzuata uygun olan ve yazılı olarak bildirilen tedbirleri yerine getirir.” hükmü,
6.3. “İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin desteklenmesi” başlıklı 7 nci maddesinde;
“(1) İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yerine getirilmesi için, Bakanlıkça aşağıdaki şartlarla destek
sağlanabilir:
a) Kamu kurum ve kuruluşları hariç ondan az çalışanı bulunanlardan, çok tehlikeli ve tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri faydalanabilir. Ancak, Cumhurbaşkanı, ondan az çalışanı bulunanlardan az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinin de faydalanmasına karar verebilir.
b) Giderler, iş kazası ve meslek hastalığı bakımından kısa vadeli sigorta kolları için toplanan primlerden kaynak aktarılmak suretiyle, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından finanse edilir.
c) Uygulamada, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları esas alınır.
ç) Bu Kanun ve diğer mevzuat gereğince yapılan kontrol ve denetimlerde; istihdam ettiği kişilerin sigortalılık bildiriminde bulunmadığı tespit edilen işverenlerden, tespit tarihine kadar yapılan ödemeler yasal faizi ile birlikte Sosyal Güvenlik Kurumunca tahsil edilir ve bu durumdaki işverenler, sağlanan destekten üç yıl süreyle faydalanamaz.
d) Uygulamaya ilişkin olarak ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye, uygulamayı yönlendirmeye ve doğabilecek sorunları çözmeye Bakanlık yetkilidir.
(2) Aşağıdaki konular ile bunlara ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak
Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir:
a) İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yerine getirilmesi için sağlanacak desteğin uygulanması.
b) Destek sağlanacak ondan az çalışanı bulunan işyerlerinin özellikleri göz önünde bulundurularak; Sosyal
Güvenlik Kurumu tarafından ödenecek iş sağlığı ve güvenliği hizmet bedellerinin tespiti, destek olunacak kısmı ve ödenme şekli.
c) Destekten faydalanabilecek işyerlerinin taşıması gereken şartlar.
ç) İş sağlığı ve güvenliği hizmeti verecek kuruluşların özellikleri.
(3) Etkinlik ve sürekliliğin sağlanması amacıyla; Bakanlık tarafından Sağlık Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve
Teknoloji Bakanlığı ve ilgili meslek kuruluşlarıyla iş birliği yapılabilir.” hükmü düzenlenmiştir.
7. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 12 nci maddesinde; “Sanatını icra etmek üzere bir mahalde kayıtlı olan herhangi bir tabibin bizzat dükkan ve mağaza açmak
suretiyle her türlü ticaret yapması memnudur. (Değişik ikinci fıkra: 21/1/2010-5947/7 md.; Değişik:
2/1/2014-6514/21 md.)
Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar; (…)
a) Kamu kurum ve kuruluşları.
b) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan vakıf üniversiteleri.
c) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası.
(Değişik üçüncü fıkra: 21/1/2010-5947/7 md.)Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilir. Bu maddenin uygulanması bakımından Sosyal Güvenlik Kurumunca branş bazında sözleşme yapılan özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversiteleri yalnızca sözleşme yaptıkları branşlarda (b) bendi kapsamında kabul edilir. Mesleğini serbest olarak icra edenler, hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmemek kaydıyla, (b) bendi kapsamında sayılan sağlık kuruluşlarında da hastalarının teşhis ve tedavisini yapabilir. (Değişik dördüncü cümle: 2/1/2014-6514/21 md.) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimleri, kurum ve kuruluşlarındaki çalışma saatleri dışında ve kurumlarının izniyle aylık otuz saati geçmemek üzere iş yeri hekimliği yapabilir. Döner sermayeli sağlık kuruluşları ise kurumsal olarak işyeri hekimliği hizmeti verebilir.
(Ek cümle: 2/1/2014-6514/21 md.) Tabipler, iş yeri hekimliği eğitimi alma ve iş yeri hekimliği belgesine sahip olma şartı aranmaksızın 10’dan az işçi çalıştıran az tehlikeli iş yerlerinin iş yeri hekimliği görevini yapabilirler. Bu maddenin uygulamasına ve işyeri hekimliğine ilişkin esaslar Sağlık Bakanlığınca belirlenir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
8. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun “ Serbest Meslek Erbabı” başlıklı 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının altıncı bendinde; “Bu maddenin uygulanmasında; (…)
6. 5510 sayılı Kanunun ek 10 uncu maddesi uyarınca anılan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında; sigortalı sayılan hekimler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan kişiler;
Bu işleri dolayısiyle serbest meslek erbabı sayılırlar.” hükmü düzenlenmiştir.
9. İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında
Yönetmelik’in “İşyeri hekimlerinin çalışma süreleri” başlıklı 12 nci maddesinde; “İşyeri hekimleri,
bu Yönetmelikte belirtilen görevlerini yerine getirmek için aşağıda belirtilen sürelerde görev yaparlar:
a) Az tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 5 dakika.
b) Tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 10 dakika.
c) Çok tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 15 dakika.
(2) Az tehlikeli sınıfta yer alan 2000 ve daha fazla çalışanı olan işyerlerinde her 2000 çalışan için tam gün çalışacak en az bir işyeri hekimi görevlendirilir. Çalışan sayısının 2000 sayısının tam katlarından fazla olması durumunda geriye kalan çalışan sayısı göz önünde bulundurularak birinci fıkrada belirtilen kriterlere uygun yeteri kadar işyeri hekimi ek olarak görevlendirilir.
(3) Tehlikeli sınıfta yer alan (Değişik ibare:RG-18/12/2014-29209) 1000 ve daha fazla çalışanı olan işyerlerinde her (Değişik ibare:RG-18/12/2014-29209) 1000 çalışan için tam gün çalışacak en az bir işyeri hekimi görevlendirilir. Çalışan sayısının (Değişik ibare:RG-18/12/2014-29209) 1000 sayısının tam
katlarından fazla olması durumunda geriye kalan çalışan sayısı göz önünde bulundurularak birinci fıkrada belirtilen kriterlere uygun yeteri kadar işyeri hekimi ek olarak görevlendirilir.
(4) Çok tehlikeli sınıfta yer alan (Değişik ibare:RG-18/12/2014-29209) 750 ve daha fazla çalışanı olan işyerlerinde her (Değişik ibare:RG-18/12/2014-29209) 750 çalışan için tam gün çalışacak en az bir işyeri hekimi görevlendirilir. Çalışan sayısının (Değişik ibare:RG-18/12/2014-29209) 750 sayısının tam katlarından fazla olması durumunda geriye kalan çalışan sayısı göz önünde bulundurularak birinci fıkrada belirtilen kriterlere uygun yeteri kadar işyeri hekimi ek olarak görevlendirilir.
(5) İşyeri hekiminin görevlendirilmesinde sözleşmede belirtilen süre kadar işyerinde hizmet sunulur. Birden fazla işyeri ile kısmi süreli iş sözleşmesi yapıldığı takdirde bu işyerleri arasında yolda geçen süreler haftalık kanuni çalışma süresinden sayılmaz.
(6) (Ek:RG-18/12/2014-29209) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimleri hariç diğer işyerlerinde çalışan işyeri hekimleri tam gün çalıştığı işyeri dışında fazla çalışma yapamaz.”
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11. Başvuran özetle, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının iş sağlığı ve güvenliği konusunda saha denetiminin yetersiz olduğunu, şahsi şirket kurup Bağ-Kur kaydı yaptırıp özel hastanelere fatura keserek hizmet veren hekimlerin hayatın olağan akışına uymayacak şekilde özel hastanede çalışırken aynı zamanda
İSG-Katip üzerinden tam zamanlı iş yeri hekimi olarak atanabildiğini, 6331 sayılı yasada çalışana ayrılması gereken azami sürelerin belirtildiği ancak bu durumun çeliştiğini ifade ederek kendi üstüne şirket kurup
Bağ-Kur kaydı yaptırıp özel hastanelerde çalışan hekimlerin tespit edilerek İSG-Katip üzerinden tam zamanlı iş yeri hekimi olarak atama yapılmasının engellenmesini talep etmektedir.
12. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından gönderilen bilgi ve belgelerde özetle, şahısların hangi statüde sosyal sigortalı sayılacakları 5510 sayılı Kanununun 4 üncü maddesinde düzenlendiği, buna göre, hizmet akdi ile bir ya da birkaç işveren tarafından çalıştırılanların 4/a statüsünde, kendi adına ve hesabına bağımsız olarak çalışanlar 4/b statüsünde sigortalı sayıldığı, 5510 sayılı Kanuna ilave edilen ek
10 uncu madde uyarınca, 23/04/2015 tarihinden geçerli olmak üzere, özel sağlık hizmet sunucularında
çalışan hekimlerin 4/b kapsamında sigortalı olmalarının yolunun açıldığı, şirket ortağı olan veya serbest çalışan doktorlarla uzman doktorlar, özel hukuk kişileri veya vakıf üniversitelerine ait sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde hizmet vermeleri halinde sözleşmelerinde aksine hüküm bulunmadıkça kendi adına bağımsız çalışanlar kapsamında 4/b kapsamında sigortalı sayılacağı, hekimlerin sunmuş oldukları faaliyetlerden dolayı fatura düzenleyebilmeleri için herhangi bir sağlık kuruluşuna hizmet akdi ile bağımlı olarak çalışmaksızın kendi ad ve hesaplarına ya da serbest meslek faaliyeti yapmaları ya da herhangi bir şirket ortağı olmalarının gerektiği, özel sağlık kurum ve kuruluşları
ya da vakıf üniversitelerinin, mesleğini serbest olarak icra eden hekimlerden serbest meslek makbuzu veya şirket ortağı olan hekimlerden şirketleri vasıtası ile fatura mukabilinde “hekimlik hizmeti satın alma sözleşmesi” yaparak hekim çalıştırmaları mümkün hale getirildiği, aynı şekilde “hizmet akdi” ile hekim çalıştırılmasının da mümkün olduğu, ancak, söz konusu hususlar işyeri hekimliği görevlendirme ya da atama sözleşmesi kapsamında geçerli olmadığı, bu kapsamda iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı çerçevesinde işyeri hekimliği hizmetinin sunumuna ilişkin düzenleyici hükümlerin tahdidi olarak 6331 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde kurallaştırıldığı, 5510 sayılı Kanununun ek 10 uncu maddesi kapsamında çalışan hekimlerin, yukarıda açıklanan 6331 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası dâhilinde yalnızca kendi işyerinde işyeri hekimliği hizmetini yürütebileceği, başka bir işyerinde işyeri hekimliği hizmeti sunmalarına hukuken imkân bulunmadığı, kendi işyerinde işyeri hekimi olarak görevlendirilip serbest meslek faaliyeti doğrultusunda işyeri hekimliği hizmeti sunma durumunda fatura düzenlenmesinin, 6331 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasına aykırı olacağından hukuken uygun olmadığı,
12.1. Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlükleri tarafından iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri sözleşmelerine (işyeri hekimliği sözleşmesi) istinaden tescilsiz çalışma yapıldığı tespit edilen, sigorta bildirimi bulunmayan veya eksik bildirimi yapılan işyeri hekimi dâhil iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerinin hizmet verildiği işyerleri ile yapılan sözleşmelerin bilgisi İSG-Katip üzerinden ilgili kuruma verildiği, Kurum tarafından İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğüne iletilen bu tür uygunsuzlukların tespiti mezkûr 6331 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasına aykırılık oluşturacağından İş
Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmeliğin EK-8 inde yer alan ihtar tablosunun bir sıra numaralı ihlalinden ilgili iş sağlığı ve güvenliği profesyoneline hâlihazırda, Bakanlığın İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü tarafından ihtar puanı uygulandığı, ifade edilmiştir.
13. Konu ile ilgili Sağlık Bakanlığı tarafından gönderilen bilgi ve belgelerde özetle; 1219 sayılı Tababet ve
Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 12 inci maddesinin her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla hekimlerin birden fazla sağlık kuruluşunda çalışabileceği, Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin
19 uncu maddesinde yer alan hüküm ve açıklamalar kapsamında, hekimlerin özel hastanelerde
sözleşmeye bağlı olarak çalışma belgesi düzenlenerek çalışabildiği, özel hastaneler Yönetmeliği Ek 5 inci maddesi (ı) bendinde yer alan hüküm ve açıklamalar kapsamında, muayenehanesi olan hekimlerin özel hastaneler ile sözleşme yaparak çalışma belgesi düzenlenmeksizin hastalarının teşhis ve tedavilerini hastanelerde yapabildiği, iş yeri hekimliği olarak 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı
San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 12 inci maddesi dördüncü fıkrasında yer alan hüküm ve açıklamalar kapsamında hükmü gereği tabiplerin 30 saati geçmemek kaydı ile çalıştıkları kuruluştaki mesai saatleri dışında iş yeri hekimliği yapılmasına izin verilebileceği, açıklamalarına yer verilmiştir.
14. Günümüzde sağlık hizmeti sunan işletmelerin esas faaliyetlerini gerçekleştirebilmek için yardımcı hizmet faaliyetlerini dış kaynak kullanarak hizmet alımının yaygınlaştığı görülmektedir. Bununla birlikte özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerine ait sağlık kurum ve kuruluşlarının yardımcı hizmet faaliyetlerinin dış kaynaktan temininin yanı sıra ana faaliyet konularını oluşturan muayene, teşhis ve tedavi hizmetlerinin de dış kaynak aracılığı ile yerine getirilmesinin yaygınlaşmaktadır. Bir başka ifade ile özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerine ait sağlık kurum ve kuruluşlarının “hekimlik hizmeti satın alma sözleşmesi” yaparak ana faaliyet konularını oluşturan muayene, teşhis ve tedavi hizmetlerinin serbest meslek erbabı hekimler veya şirket ortağı hekimler tarafından yerine getirilmesi yaygınlaşmaktadır. Bu kapsamda faaliyet gösteren hekimler tarafından alınan hizmetin niteliği fatura
1 düzenlenerek yapıldığı için bu durum “hekimlik iş gücü” hizmet alımı şeklinde tanımlanabilmektedir. Bu
noktada; şahısların hangi statüde sosyal sigortalı sayılacakları 5510 sayılı Kanununun 4 üncü maddesinde düzenlendiği, buna göre, hizmet akdi ile bir ya da birkaç işveren tarafından çalıştırılanların 4/a statüsünde, kendi adına ve hesabına bağımsız olarak çalışanlar 4/b statüsünde sigortalı sayıldığı, 5510 sayılı Kanuna ilave edilen ek 10 uncu madde uyarınca, 23/04/2015 tarihinden geçerli olmak üzere, özel sağlık hizmet sunucularında çalışan hekimlerin 4/b kapsamında sigortalı olmalarının yolunun açıldığı, şirket ortağı olan veya serbest çalışan doktorlarla uzman doktorlar, özel hukuk kişileri veya vakıf üniversitelerine ait sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde hizmet vermeleri halinde sözleşmelerinde aksine hüküm bulunmadıkça kendi adına bağımsız çalışanlar kapsamında 4/b kapsamında sigortalı sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
15. Sağlık hizmetlerinde dış kaynak kullanımına ilişkin benzer bir durum kamu kurumlarında da görülebilmektedir. Şöyle ki 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinin “III- Sağlık
Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı” başlıklı bendinde; “Bu sınıfa dahil personel tarafından yerine getirilmesi gereken hizmetler, lüzumu halinde bedeli döner sermaye gelirlerinden ödenmek kaydıyla, Bakanlıkça tespit edilecek esas ve usullere göre hizmet satın alınması yoluyla gördürülebilir.” hükmü düzenlenmiştir. İlgili hüküm hakkında Anayasanın 2 nci ve 128 nci maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüş ancak Anayasa Mahkemesi mezkûr düzenlemenin Anayasaya aykırı olmadığına karar vermiş ve 2 iptal talebini reddetmiştir. Böylelikle kamu sağlık kurum ve kuruluşlarında dış kaynaktan ihale ile sağlık 3 personeli istihdamının yolu açılmıştır.
16. Bununla birlikte özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerine ait sağlık kurum ve kuruluşlarının vergilendirilmesi hususunda; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Serbest meslek erbabı” tanımını ve kapsamını belirleyen 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasına altı numaralı bent olarak 15/04/2022 tarihinden geçerli olmak üzere eklenen hükme göre, 5510 sayılı Kanunun ek 10 uncu maddesi uyarınca anılan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılan hekimler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan kişiler serbest meslek erbabı olarak vergilendirileceği hüküm altına alınmıştır. Uygulamada özel sağlık kuruluşları tarafından hekimlerden genellikle üç şekilde hizmet satın alındığı görülmektedir.
Buna göre hizmet satın alımları;
(1) Doktorlar ile özel sağlık kuruluşu işletme arasında hizmet sözleşmesi yapılması şeklinde doktorların iş yerine bağlı olarak işverenin emir ve talimatlar dahilinde çalışması halinde ücretli olarak ücret bordrosu düzenlenerek ödeme yapılması, (2) Özel muayenesinde serbest çalışan hekimler ile özel sağlık kuruluşu işletme arasında doktorluk hizmeti satın alınmasına ilişkin olarak sözleşme düzenlenmesi ve söz konusu sözleşmenin doktorların mesleki faaliyetlerinin icrasını şahsi sorumlulukları altında, kendi nam ve hesaplarına yapmaları nedeniyle serbest meslek erbabı olarak hekime ödeme yapılması ve hekiminde serbest meslek makbuzu düzenlemek suretiyle hastanenin gider göstermesi, (3) Özel sağlık kuruluşu işletme ile şirket ortağı olan hekimlerden şirketleri vasıtası ile fatura düzenlenmesi ve gider yazılması şeklinde olmaktadır.
17. Başvuranın tarafından iddia edilen; herhangi bir sağlık kuruluşuna hizmet akdi ile ücret karşılığı çalışmaksızın kendi ad ve hesaplarına ya serbest meslek faaliyeti yapmaları ya da herhangi bir şirket ortağı
1
Enver Bozdemir, Özel Hastanelerde Hekimlik Hizmet Alımı Uygulamasının Mali Açıdan Analizi, Konuralp Tıp Dergisi 2020, s. 88-89.
2
Anayasa Mahkemesi 2004/114 E. , 2007/85 K. Sayılı kararı.
3
Özkan Bilgili, Özel Sağlık Hizmet Sunucularında Çalışan Hekimlerin Sigortalılığı, Sosyal Güvenlik Dergisi 2021, s. 34.
olmalarının gerektiği, özel sağlık kurum ve kuruluşları ya da vakıf üniversitelerinin, mesleğini serbest olarak icra eden hekimlerden serbest meslek makbuzu veya şirket ortağı olan hekimlerden şirketleri vasıtası ile fatura mukabilinde “hekimlik hizmeti satın alma sözleşmesi” yapılması hususlarının; 5510 sayılı
Kanununda düzenlenen ek 10 uncu madde ve 193 sayılı Kanunun 66 ncı maddesi kapsamında olduğu değerlendirilmektedir.
18. Bununla birlikte; İşyeri sağlık birimi; ILO tarafından yayınlanan 1959 tarihli İşyeri Sağlık Birimlerine ilişkin tavsiye kararında; “İşçileri işten veya işyeri koşullarından kaynaklanan ve iş sağlığını tehdit eden tehlikelerden korumak, işi fiziksel ve ruhsal açıdan işçilere uydurmaya katkıda bulunmak ve işçilerin fiziksel ve ruhsal olarak tam bir iyilik halini kazanıp sürdürmelerini sağlamak görevlerini yerine getiren birim” şeklinde tanımlanmıştır. İşyeri sağlık birimi; başta işyeri hekimi olmak üzere birçok personel tarafından oluşmaktadır. İş yeri hekimliği 6331 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde “İş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, işyeri hekimliği belgesine sahip hekim” olarak tanımlanmıştır. 6 ncı madde kapsamında iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı çerçevesinde işyeri hekimliği hizmetinin sunumuna ilişkin düzenleyici hükümler tahdidi olarak sayılmıştır. 6331 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ile 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan hüküm ve açıklamalar kapsamında; tabiplerin 30 saati geçmemek kaydı ile çalıştıkları kuruluştaki mesai saatleri dışında iş yeri hekimliği yapılmasına izin verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
19. Başvuranın işyeri hekimliğine ilişkin iddiaları kapsamında ilgili idareler tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde; 5510 sayılı Kanununun ek 10 uncu maddesi kapsamında çalışan hekimlerin,
6331 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası dâhilinde yalnızca kendi işyerinde işyeri hekimliği
hizmetini yürütebileceği, 5510 sayılı Kanunun ek 10 uncu maddesi kapsamında tam zamanlı hizmet sunan hekimlerin hizmet sundukları özel hastanelerde işyeri hekimi olarak görevlendirilmesine hukuken imkân bulunmadığı, ancak kendi işyerinde 4857 sayılı İş Kanunundaki azami çalışma sürelerine riayet ederek işyeri hekimliği hizmeti verilebileceği, buna göre aynı işyerinde hizmet vermesi halinde söz konusu sürelerin işyeri hekimliği statüsünde kısmi süreli olarak kullanılabileceği, Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimleri, kurum ve kuruluşlarındaki çalışma saatleri dışında ve kurumlarının izniyle aylık otuz saati geçmemek üzere iş yeri hekimliği yapabileceği, döner sermayeli sağlık kuruluşlarının ise kurumsal olarak işyeri hekimliği hizmeti verebileceği, öte yandan
Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlükleri tarafından iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri sözleşmelerine (işyeri hekimliği sözleşmesi) istinaden tescilsiz çalışma yapıldığı tespit edilen, sigorta bildirimi bulunmayan veya eksik bildirimi yapılan işyeri hekimi dâhil iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerinin hizmet verildiği işyerleri ile yapılan sözleşmelerin bilgisi İSG-Katip üzerinden ilgili kuruma verildiği, nitekim kurum tarafından İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğüne iletilen bu tür uygunsuzlukların tespiti mezkûr 6331 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasına aykırılık oluşturacağından İş
Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmeliğin EK-8 inde yer alan ihtar tablosunun bir sıra numaralı ihlalinden ilgili iş sağlığı ve güvenliği profesyoneline hâlihazırda, Bakanlığın İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü tarafından ihtar puanı uygulandığı, anlaşılmaktadır.
20. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları, uygulama örnekleri ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; başvuran tarafından iddia edilen hususlar ile ilgili olarak; kamu yararı ve hizmeti gereklerine aykırı bir husus tespit edilemediği ve ilgili idare tarafından yapılan uygulamaların ilgili mevzuat çerçevesinde hukuken geçerli ve kabul edilebilir sebepler dışında bir sebebe dayanmadığı görüldüğünden hukuka aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir,
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
22. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA ve ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞINA ve SAĞLIK
BAKANLIĞINA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi