|
ÖZET: Başvuru, Palandöken Belediyesi’ne yapılan bir şikayetle ilgilidir. Şikayetçi, işyerinin önündeki metruk bina ve eklentilerinin yıkılmaması durumunda, çevre temizliği yapılarak yolun ulaşıma açılmasını ve işyeri faaliyetlerinin imkansız hale gelmesi nedeniyle emlak vergilerinin iptal edilmesini talep etmiştir. Başvuru, 8 Nisan 2022 tarihinde yapılmış olup, şikayetçi, işyerinin önündeki yolun kapalı olmasından dolayı mağduriyet yaşadığını belirtmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu inceleyerek Palandöken Belediyesi’nden bilgi talep etmiştir. Belediye, metruk binaların yıkılması talebinin devam eden bir dava sürecine bağlı olduğunu ve bu nedenle müdahale edemeyeceklerini ifade etmiştir. Emlak vergisiyle ilgili olarak ise, bu verginin bina niteliğine dayandığı ve işyeri faaliyet göstermese bile mükellefiyetin devam ettiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde bir karar verilmiştir. Metruk binaların yıkılması talebi, yargı süreci nedeniyle incelenmemiş; ancak işyeri önündeki yolun temizlenmesi ve ulaşıma açılması talebi kabul edilmiştir. Palandöken Belediyesi’ne, bu işlemleri makul sürede gerçekleştirmesi tavsiye edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/12824-S.22.19641
BAŞVURU NO : 2022/5322
KARAR TARİHİ : 05/10/2022
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : PALANDÖKEN BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Şikayetçinin, işyeri önündeki metruk bina ve eklentilerinin yıkılması,
BAŞVURUNUN KONUSU :
yıkılamaması durumunda işyeri önündeki yolun çevre temizliğinin yapılarak ulaşıma açılıp mağduriyetinin giderilmesi ve işyeri faaliyetinin imkansız olması sebebiyle emlak vergilerinin iptal edilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 08/04/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikayetçi, Kurumumuza yaptığı başvuruda, özetle; “Erzurum ili Palandöken ilçesi
Mahallesi ada parsel numaralı bağımsız bölümde (Yeni Erzurum İl Emniyet Müdürlüğü’nün arkası) niteliği işyeri olan taşınmazın önünde bulunan on sekiz metrelik yolun tamamen kapalı olması ve karşısında bulunan ada parsel üzerinde bulunan metruk bina ile ada parselde üzerinde atık madde ve eski ahır bulunan metruk yapıdan dolayı işyerinin önünün tamamen kapalı olması nedeniyle işyerini kiraya veremediklerini ve taşınmazı işyeri olarak kendilerinin kullandıklarını, bu nedenle de mağdur olduklarını, Abdurrahmangazi TOKİ’den gelip ada parsel ile ada parsel arasından geçen yolun temizlenerek ulaşıma sağlanmasını, yol üzerinde bulunan metruk kullanılmayan bina ve eklentileri içerisinde bulunan yerlerin imkân olması halinde yıkılmasını, yıkılamaması durumunda çevre temizliğinin yapılarak yolun ulaşıma açılmasını istediklerini, yolun kapalı olması nedeniyle işyerlerinin faaliyet gösteremediğini; yolun kapalı olması nedeniyle işyerinin faaliyet gösteremediğini, işyerinin önündeki yolun tamamen kapalı olmasından dolayı işyerinin herhangi bir faaliyette bulunması imkansızken Palandöken Belediyesi tarafından herhangi bir hizmeti olmamasına rağmen işyeri için emlak vergisi çıkardığını, başvurusunda emlak vergisinin silinmesini talep etmesine rağmen Palandöken Belediye Başkanlığı’nın bunu da görmezden geldiğini, Belediyelerin gerek CİMER üzerinden yapmış olduğu başvuruların, gerekse çeşitli tarihlerde yazılı olarak yapmış olduğu başvuruların
/
gereğini yapmadığını, mağduriyetinin halen devam ettiğini, başvuru ile ilgili herhangi bir sonuç alınmaması durumunda gerekli adli ve idari makamlara başvuracağını” iddia ve ifade ederek “mağduriyetinin giderilerek işyeri önündeki 18 metrelik yolun çevre temizliğinin yapılarak ulaşıma açılmasını; Palandöken
Belediyesi’nden herhangi bir hizmet almamasına rağmen ve işyeri önündeki yolun tamamın kapalı olması nedeniyle işyeri faaliyetinin imkansız olması sebebiyle emlak vergilerinin iptal edilmesini” talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun tespiti ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma
gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18 inci maddesi hükmü uyarınca 06/07/2022 tarihli ve sayılı yazı ile Palandöken Belediye Başkanlığı’ndan bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
2.1. Palandöken Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü’nden alınan 05/08/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle, “Erzurum ili Palandöken ilçesi Mahallesi ada parsel üzerinde yapılı binanın zemin katında bulunan bağımsız bölüm sahibi adlı kişinin, aynı mahalde bulunan ada ve parsel üzerinde mevcut olan ve imar adasını aşan metruk bina ile atık madde, ahır ve benzeri yapıların kaldırılması talebi; bahse konu ada ve parsel üzerinde ve imar adasını taşan mevcut yapı ve yapılarla ilgili olarak Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde esas nolu dava süreci devam etmekte olmasından dolayı hiç bir müdahale yapılamadığı ve dava kararının tarafımızca beklenildiği”,
2.2. Palandöken Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü’nden alınan 05/08/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle, “İlgide kayıtlı yazıya istinaden; bahse konu
TC. ‘a ait işyeri Emlak Vergisi Kanunları hükmünce Bina Vergisine tabidir.
Emlak vergisi Türkiye Cumhuriyeti içinde gayrimenkullerden alınan bir vergi olup gelir getirip getirilmesine bağlı değildir. 1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu 1. Maddesine göre “Madde 1– Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bu kanun hükümlerine göre Bina Vergisine tabidir.”.
Emlak Vergisi tahakkuku yapılmış olup işyeri işletilmediği için Çevre Temizlik ve İlan Reklam
Vergisi tahakkuk ettirilmemiştir. İşyeri faaliyet göstermezse dahi gayrimenkul sahipleri Emlak
Vergisi ödeme ile mükelleftir.”
açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
3.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, /
3.3. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56’ncı maddesinde; “ Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. ….”,
4. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün
“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1 inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”,
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
6. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğinin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,
7. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyelerin Görev ve Sorumlulukları” başlıklı 14 üncü maddesinde, “(a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı … çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık… hizmetlerini yapar veya yaptırır.
…
Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin mali durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir
…
Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsar.”, 8. 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” Başlıklı 7 nci maddesinde; “… “ … g) Büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki mahalleleri ilçe merkezine bağlayan yollar, meydan, bulvar, cadde ve ana yolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımı ile bu yolların temizliği ve karla mücadele çalışmalarını yürütmek; kentsel tasarım projelerine uygun olarak bu yerlere cephesi bulunan yapılara ilişkin yükümlülükler koymak; ilân ve reklam asılacak yerleri ve bunların şekil ve ebadını belirlemek; meydan, bulvar, cadde, yol ve sokak ad ve numaraları ile bunlar üzerindeki binalara numara verilmesi işlerini gerçekleştirmek.
… Büyükşehir belediyeleri birinci fıkranın (l), (s), (t) bentlerindeki görevleri ile temizlik hizmetleri ve adres ve numaralandırmaya ilişkin görevlerini belediye meclisi kararı ile ilçe belediyelerine devredebilir, birlikte yapabilirler.
…
İlçe belediyelerinin görev ve yetkileri şunlardır:
a) Kanunlarla münhasıran büyükşehir belediyesine verilen görevler ile birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak.”.”,
9. 3194 sayılı İmar Kanununun,
9.1. “Tanımlar” başlıklı 5 inci maddesinde; “… Nazım İmar Planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır. Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır. …”,
9.2. İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali:” başlıklı 10. maddesinde, “Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar… Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur. İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.”
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddia ve talepleri, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvurunun kısmen kabulü ile kısmen reddi yönünde hazırlanan “Kısmen
Tavsiye Kısmen Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11. Şikayetçi, iş bu kararın 1 No.lu paragrafında “Başvuranın İddia ve Talepleri” başlıklı bölümünde açıklandığı üzere özetle, maliki olduğu işyerinin bulunduğu adreste ulaşıma kapalı yol ve metruk binalar nedeniyle mağduriyet oluştuğunu, işyeri önündeki metruk bina ve eklentilerinin yıkılmasını; bunun mümkün olmaması durumunda işyeri önündeki 18 metrelik yolun çevre temizliğinin yapılarak ulaşıma açılıp mağduriyetinin giderilmesini ve Palandöken Belediyesi’nden herhangi bir hizmet almaması ve işyeri önündeki yolun tamamın kapalı olması nedeniyle işyeri faaliyetinin imkansız olması dolayısıyla emlak vergilerinin iptal edilmesini talep etmektedir.
12. 3194 sayılı İmar Kanunuyla, yerleşim yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla aynı Kanunun 7. ve 8. maddesiyle belirli nüfusu aşan belediyelere imar planlarını hazırlama ve yürürlüğe koyma yükümlülüğü getirilmiş olup, 10. maddesinde de belediyelere, imar planlarını uygulamak üzere belirtilen süre içinde imar programı hazırlama; ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarına ise imar programlarında kendi görev alanlarındaki kamu hizmetine tahsis edilmiş özel mülkiyete konu taşınmazları kamulaştırma yükümlülüğü getirilmiştir.
13. Anayasanın 2’nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden birisi belirliliktir. Belirlilik hukuki güvenliğin bir sonucu olarak; normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Bilindiği üzere, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir diğer ilkesidir. Bu kapsamda, idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerektiği açık bir kuraldır. İdari işlemin dayanağı olan sebebin açıkça kanunlarda gösterilerek bağlı yetkinin bulunduğu durumlarda idarenin, kanunun koyduğu sınırlar içinde kalması, sebep ve konu yönünden kanun ile belirtilen koşullara uyması gerekir.
14. Nitekim Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Makamı tarafından açıklanmış olan İnsan
Hakları Eylem Planının “3. Amaç: Hukuki Öngörülebilirlik ve Şeffaflık” başlığı altında da; “Belgede, hukuk kurallarını sosyal ve ekonomik hayatın bir teminatı olarak gören uygulama anlayışına yönelik faaliyetler de öngörülmüştür. Hukuk düzenimizin bir bütün olarak, en yüksek evrensel standartlarda hukuk güvenliği ilkesini gerçekleştirmeye devam etmesi vurgulanmış, bu sayede bireylerin haklı beklentilerinin hukukun koruması altında olduğuna yönelik güçlü bir mesaj verilmiştir. Bu amaç altında ortaya konulan hedefler öncelikle idari usulleri ve bürokratik süreçleri kapsamaktadır. Bu doğrultuda, idarenin işlemlerine karşı yapılan başvurularda bireylere hızla ve tatmin edici cevap verilmesi, bürokrasinin azaltılması ve idareden kaynaklanan sebeplerle hukuka aykırı olan işlemin maliyetinin kişilere yüklenmemesi gerekmektedir.” şeklinde belirtilerek “İdarenin İş ve İşlemlerinde Hukuki
Öngörülebilirlik ve Şeffaflığın Güçlendirilmesi” hedefler arasında sayılmıştır.
15. Kamu hizmetlerinin vatandaşlar için yaşamsal bir önemi bulunmakta olup, kamu hizmetinin, halkın beklentileri doğrultusunda sunulması ve hizmet alıcılarının maddi ve manevi bakımdan tatmin edilmeleri, kamu idarelerinin hızlı hareket edebilmelerine ve isabetli kararlar alabilmelerine bağlıdır. Kamu hizmetlerinin sunulmasında belirli standartların yakalanması için tüm kamu görevlilerinin uyması gereken kurallar belirlenmiştir. 31/07/2009 tarihli ve 27305 sayılı Resmi
Gazetede yayımlanan Kamu Hizmetinin Sunumunda Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin
Yönetmelik ile etkin, verimli, hesap verebilir, vatandaş beyanına güvenen ve şeffaf bir kamu yönetimi oluşturmak için kamu hizmetlerinin hızlı, kaliteli, basitleştirilmiş ve düşük maliyetli bir şekilde yerine getirilmesini sağlamak üzere, idarelerin uyması gereken usul ve esaslar düzenlenerek İdarelerin kamu hizmetinin yerine getirilmesindeki hizmet standartları oluşturulmuştur. Ayrıca Kamu Görevlileri Etik
Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte kamu görevlilerinin kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde, sürekli gelişimi, kamu yararını gözetmeyi, hizmette yerindenliği esas alacakları; halkın günlük yaşamını kolaylaştırmayı, ihtiyaçlarını en etkin, hızlı ve verimli biçimde karşılamayı, hizmet kalitesini yükseltmeyi, halkın memnuniyetini artırmayı, hizmetten yararlananların ihtiyacına ve hizmetlerin sonucuna odaklı olmayı hedefleyecekleri; kamu hizmetlerini belirlenen standartlara ve süreçlere uygun şekilde yürütecekleri, ülkenin çıkarları, toplumun refahı ve kurumlarının hizmet idealleri doğrultusunda hareket edecekleri belirtilmiştir.
16. Başvuru konusu somut olay incelendiğinde,
16.1. Konu ile ilgili olarak, şikayetçinin 2021/13721 şikâyet numaralı başvurusu ile 15/08/2021 tarihinde işyeri önündeki metruk bina ve eklentilerinin yıkılması, yıkılamaması durumunda işyeri önündeki yolun çevre temizliğinin yapılarak ulaşıma açılarak mağduriyetinin giderilmesi talebi ile Kurumumuza yapmış olduğu başvuru üzerine başvuru dilekçesinde İdareye başvurulduğu ifade edilmesine rağmen dosyada herhangi bir ekin yer almaması nedeniyle idari başvuru yolları tüketilmediğinden 25/08/2021 tarihinde
Gönderme Kararı verildiği, başvurunun Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Palandöken
Belediye Başkanlığı’na gönderilerek başvuruya konu adreste ulaşıma kapalı yol ve metruk binalar
nedeniyle mağduriyet oluştuğu ifade edilen işyeri önündeki metruk bina ve eklentilerinin yıkılması; bunun mümkün olmaması durumunda işyeri önündeki yolun ulaşıma açılarak mağduriyetinin giderilmesi talebinin incelenerek değerlendirilmesinin istendiği,
16.2. Gönderme Kararı üzerine Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından verilen 16/02/2022 tarihli cevapta, bahsi geçen yerde bulunan metruk binaların Kentsel Dönüşüm alanı içerisinde yer almadığı ve açılması talep edilen yolun imar planında 15 metrelik yol olduğu ve bundan dolayı ilçe belediyesinin sorumluluğunda olduğunun belirtildiği; Palandöken Belediye Başkanlığı tarafından verilen 01/03/2022 tarihli cevapta, üzerine yol yapılması talep edilen alandaki yapıya ilişkin olarak arsa sahibi ile arsa üzerinde bulunan ruhsatsız yapı sahibinin aralarında meydana gelen çekişme sonrası konunun mahkemeye intikal ettiği ve dava devam ettiği, müdahale edilmesinin mahkeme kararına tabi olduğu açıklamalarına yer verildiği
16.3. Şikayetçinin “ “Abdurrahmangazi TOKİ’den başlayarak ada parsel ile ada parsel arasından geçen yolun temizlenerek ulaşıma açılması, yol üzerinde bulunan metruk kullanılmayan bina ve eklentileri içerisinde bulunan yerlerin imkân olması halinde yıkılması, yıkılamaması durumunda çevre temizliğinin yapılarak yolun ulaşıma açılması, yolun tamamın kapalı olması nedeniyle işyeri olarak kullanılması imkansız olan bağımsız bölüm için tahakkuk ettirilen emlak vergilerinin iptal edilmesi” talebiyle tarihinde tekrar Kurumumuza başvurması üzerine 06/07/2022 tarihinde Palandöken Belediye Başkanlığı’ndan bilgi ve belge talep edildiği,
16.4. Palandöken Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü’nden alınan 05/08/2022 tarihli cevapta, ada ve parsel üzerinde mevcut olan ve imar adasını aşan metruk bina ile atık madde, ahır ve benzeri yapıların kaldırılması talebinin bahse konu ada ve parsel üzerinde ve imar adasını taşan mevcut yapı ve yapılarla ilgili olarak Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2021/50 esas nolu dava süreci devam etmekte olmasından dolayı hiç bir müdahale yapılamadığı ve dava kararının beklenildiği; Palandöken Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü’nden alınan cevapta, bahse konu işyeri Emlak
Vergisi Kanunları hükmünce bina vergisine tabi olduğu, emlak vergisinin Türkiye Cumhuriyeti içinde gayrimenkullerden alınan bir vergi olup gelir getirip getirilmesine bağlı olmadığı, başvuran açısından emlak vergisi tahakkuku yapıldığı ancak işyeri olarak işletilmediği için çevre temizlik ve ilan reklam vergisi tahakkuk ettirilmediği, işyeri faaliyet göstermese dahi gayrimenkul sahiplerinin emlak vergisi ödeme ile mükellef olduğu açıklamasına yer verildiği,
anlaşılmıştır.
17. Şikayetçi, “yolun kapalı olması nedeniyle işyerlerinin faaliyet gösteremediği; yolun kapalı olması nedeniyle işyerinin faaliyet gösteremediği, işyerinin önündeki yolun tamamen kapalı olmasından dolayı işyerinin herhangi bir faaliyette bulunması imkansızken Palandöken Belediyesi tarafından herhangi bir hizmeti olmamasına rağmen işyeri için emlak vergisi çıkarıldığı” iddiasında bulunmakta ise de 1319 Sayılı
Emlak Vergisi Kanununun 1’inci maddesinde yer alan “Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bu kanun hükümlerine göre Bina Vergisine tabidir” hükmü uyarınca binanın fiili durumu üzerinden değil niteliği üzerinden emlak vergisi tahakkuk ettirildiğinden ve işyeri olarak işletilmediği için çevre temizlik vergisi ile ilan reklam vergisi tahakkuk ettirilmediğinden idarenin bu işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı tespit edilmiştir.
18. Şikâyet başvurusunun incelenmesi kapsamında; Palandöken Belediye Başkanlığı tarafından Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin Esas no.lu dosyasında kayıtlı, şikayete konu yapının üzerinde bulunduğu arsa sahibi ile arsa üzerinde bulunan ruhsatsız yapı sahibi arasında halen derdest bir yargılama
bulunduğu anlaşılmıştır. Bu noktada arsa sahibi ile yapı sahibi arasında uyuşmazlık ortaya çıktığında konunun yargıya intikal ettirildiği belirtildiğinden yıkım işleminin uygulanması konusunun şikayetçi dışındaki taraflar arasında görülmekte olan davadan ayrı değerlendirilmesi mümkün değildir. İdare mahkeme kararının gereğini yerine getirecektir. Bu aşamada Kurumumuzun, başvuranın “işyeri önündeki metruk bina ve eklentilerinin yıkılması” talebi ile ilgili dava açılmış olması nedeniyle inceleme ve araştırma yetkisi mevcut değildir. Kurumumuza müracaat yargıya başvuru süresini durdurmaktadır. Ancak yargı makamları önünde olan bir konu hakkında Kurumumuzun karar verme yetkisi yoktur. Nihai karar, mahkeme tarafından tesis edilecektir.
19. Başvuranın metruk binanın yıkılamaması durumunda işyeri önündeki 18 metrelik yolun çevre temizliğinin yapılarak ulaşıma açılıp mağduriyetinin giderilmesi talebine ilişkin olarak, 5393 sayılı
Belediye Kanunu’nun 14’üncü maddesi uyarınca, imar ve ulaşım gibi kentsel alt yapı hizmetlerini yapmanın belediyenin görev ve sorumluluğundadır. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yol yapılması talep edilen alanın imar planında 15 metrelik yol olduğu ve bu nedenle konunun Palandöken
Belediyesi’nin sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin, 20/03/2014 tarihli kararında; “İmar planları onaylanarak bağlayıcılık kazandıktan sonra, idare ve bireyler açısından bir takım hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Bir başka ifadeyle imar planları, idare ve bireyler açısından bazı yükümlülükler meydana getirmekte ve özellikle mülkiyet haklarına ilişkin sınırlamalar öngörmektedir.
Özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri açısından, imar planlarının onaylanmasından sonra, özellikle imar sınırları içinde girecekleri her türlü imar ve yapı faaliyetlerinde imar plan ve imar programlarına uygun davranmak, her türlü yapı için ilgili idareden izin almak ve izin ilkelerine uygun olarak yapı inşa etmek yükümlülüğü doğmaktadır. …” şeklinde açıklamalara yer verildiği, söz konusu Anayasa Mahkemesi kararından da anlaşılacağı üzere; özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri, imar sınırları içinde girişecekleri her
türlü imar ve yapı faaliyetlerinde, notları ve raporuyla bir bütün olarak hazırlanan imar planlarına (Nazım imar planı, uygulama imar planı vb.) uygun davranmak zorunda olduğu gibi, idarelerin de bu uygunluğun sağlanması için gerekli iş ve işlemleri yapması gerektiği anlaşılmaktadır.
20. Şikâyetçi tarafından Kurumumuza gönderilmiş olan fotoğrafların incelenmesinden; yolun yapılması ve kullanıma açılabilmesi için metruk binanın yıkılmasının yanı sıra isnat edilen yerin kullanılabilmesi için çevre temizliğine ihtiyaç duyulduğu, konum olarak yeni İl Emniyet
Müdürlüğünün hemen arkasında yer aldığı, metruk yapının kırık dökük olduğu ve etrafta taş ve toprak yığıntılarının olduğu, şikâyetçinin yapının inşa edildiği 2018 yılından beri mağduriyetin devam ettiğini belirttiği, imar hukukuna uygun inşa edilen yapı sahibinin hukuka uygun beklentisinin karşılanmamasının İyi İdare anlayışı ile bağdaşmayacağı, Palandöken Belediye
Başkanlığı tarafından söz konusu işlemin ne zaman gerçekleştirileceği konusunda herhangi bir süre öngörülmediği, konuya ilişkin bir takvim/program bilgisine yer verilmediği tespit edilmiştir.
21. Anayasanın 5 inci maddesinde, Devletin temel amaç ve görevleri arasında kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacak surette sınırlayan ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olarak sayılmış, Anayasanın 65 inci maddesinde, Devletin, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği hüküm altına alınmıştır. Elbette mali kaynakların ihtiyaçlara yöneltilmesinde nüfus yoğunluğu, hizmete ihtiyaç duyulan öncelikli yerlerin olması ve malî kaynakların öncelikle nüfusun yoğun olduğu yerlere yönlendirilmesi gibi gerekçelerin makul karşılanması ve “hizmetin ivediliğinin belirlenmesinde somut olayın durumuna göre bir değerlendirme yapılması” kriterinin esas alınması gerekmektedir.
22. Ancak bunun yanında Anayasa’nın 56’ncı maddesinde herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu öngörülmüştür. İdare tarafından mülkiyeti şikayetçiye ait işyerinin önüne uzun süredir yol yapılmamış olması ve yol yapılması talebinin karşılanmasının işyerinin önünde bulunan ruhsatsız yapı sahibi ile arsa sahibi arasında devam eden yargılamanın sonuçlanması şartına bağlanmış olması hizmetin makul bir sürede gerçekleştirilmemesi dolayısıyla Anayasa’nın 56’ncı madde hükmüne ve hukuk devletinin en önemli unsurlarından olan ‘belirlilik’ ve ‘hukuki güvenlik’ ilkelerine aykırılık oluşturacak, nitekim İdarenin yetki ve sorumlulukları kapsamında olduğu bilinen yol yapılması hizmetinin ötelenmesi anlamına gelecektir.
23. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, işyeri önündeki metruk bina ve eklentilerinin yıkılması talebinin konuya ilişkin olarak dava açıldığından incelenmemesine, Palandöken Belediyesi’nden herhangi bir hizmet almamasına rağmen ve işyeri önündeki yolun tamamın kapalı olması nedeniyle işyeri faaliyetinin imkansız olması sebebiyle emlak vergilerinin iptal edilmesi talebinin, 1319 Sayılı Emlak
Vergisi Kanununun 1’inci maddesinde yer alan “Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bu kanun hükümlerine göre Bina Vergisine tabidir” hükmü uyarınca binanın fiili durumu üzerinden değil niteliği üzerinden emlak vergisi tahakkuk ettirildiğinden ve işyeri olarak işletilmediği için çevre temizlik vergisi ile ilan reklam vergisi tahakkuk ettirilmediğinden reddine, metruk binanın yıkılamaması durumunda işyeri önündeki 18 metrelik yolun çevre temizliğinin yapılarak ulaşıma açılıp mağduriyetinin giderilmesi talebine ilişkin olarak, yerinde tespit ve inceleme yapılarak işyerine ulaşım için şikayetçinin de önerdiği çevre temizliğinin yapılarak yolun ulaşıma açılması için somut tedbirler üretilmesi ve talebin yeniden değerlendirilmesi gerektiği, hukuk güvenliği ve öngörülebilirliğin sağlanması amacıyla yolun kalan kısmının temizlenerek fiilen kullanıma elverişli olarak düzenlenmesi yönünde alternatif çözümler üretilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
/
24. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, şikâyetçinin metruk binanın yıkılmaması durumunda işyeri önündeki
18 metrelik yolun çevre temizliğinin yapılarak ulaşıma açılarak mağduriyetinin giderilmesi talebinin
idarece reddedilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
25. Kamu Denetçiliği Kurumu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 74’üncü maddesinde yer alan
Anayasal bir kurumdur. TBMM Başkanlığına bağlı ve TBMM adına idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını incelemek, araştırmak, denetmekle görevli ve yetkili bir kurum olarak, hukukun üstünlüğünün sağlanması; kamu yönetiminde hukuk ve uzlaşma kültürünün geliştirilmesi; idarenin insan hak ve özgürlüklerine saygılı bir şekilde görev yapması; kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi; idarenin hizmet kalitesinin artması; kamu yönetiminde iyi yönetim ilkelerinin hayata geçirilmesi; idare ile birey ilişkilerinde karşılaşılan uyuşmazlıkların etkin ve hızlı bir şekilde çözüme kavuşturulması; insan haklarında uluslararası standartların yakalanması ve toplumda hak arama kültürünün benimsemesi ve güçlenmesi; şeffaf, hesap verebilir, insan odaklı bir idarenin oluşması amaçlarıyla faaliyetlerini sürdürmektedir.
26. Anayasa’nın 2’nci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aynı zamanda bir “hukuk devleti” olduğu belirtilmiştir. Anayasa’nın 2’nci maddesinde yer alan hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup, bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da uyması gereken temel hukuk ilkeleri ve Anayasa’nın bulunduğu bilincinde olan devlettir. (Anayasa Mahkemesi’nin 2001/40 Esas, 2004/20 Karar sayılı Kararı)
27. Hukukun ve adaletin en somut yansıması olan “hak arama hürriyeti”nin ve “adalete hızlı ve etkili erişim”in sağlanması ile hukukun uygulanması ve adaletin geciktirilmeden yerine getirilmesi “hukuk devleti” ilkesi ve onun vazgeçilmez koşullarından biri olan “hukuka bağlı idare” anlayışının bir gereğidir.
28. Anayasa’nın 125’inci maddesinde “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.” hükmüne yer verilerek, kişilerin idarî yargıya başvuru hakları anayasal güvenceye kavuşturulmuştur. Aynı şekilde Anayasa’nın 74’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.” hükmüne, dördüncü maddesinde ise “Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükmüne, beşinci fıkrasında “Kamu Başdenetçisi Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından … seçilir.” hükmüne yer verilmesiyle yargı yoluna başvurunun yanına kamu denetçisine başvuru hakkı da eklenerek kişilerin hukuki güvenliklerinin etkin bir koruma mekanizmasına kavuşturulması amaçlanmıştır.
29. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Bilgi ve belge isteme” başlıklı 18’inci maddesinin birinci fıkrasında belirtildiği üzere Kurumumuzun inceleme ve araştırma konusu ile ilgili istediği bilgi ve belgelerin, bu isteğin tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün içinde verilmesi zorunlu olup, bu süre içinde istenen bilgi ve belgeleri haklı bir neden olmaksızın vermeyenler hakkında Başdenetçi veya Denetçinin başvurusu üzerine ilgili merci tarafından soruşturma açılması da aynı madde uyarınca kanuni bir zorunluluktur.
30. Vatandaşlar tarafından şikâyete konu edilen İdareler tarafından Kurumumuzun talep ettiği bilgi ve belgelerin süresinde ve gerekçeli olarak gönderilmemesi “hak arama hürriyeti”nin zedelenmesine ve “adalete hızlı ve etkili erişim”in sağlanamamasına neden olacağı gibi, “hukuk devleti” ilkesi ve onun vazgeçilmez koşullarından biri olan “hukuka bağlı idare” anlayışı ile de bağdaşmamaktadır.
31. Geleneksel kamu yönetimi anlayışından yeni kamu yönetimi anlayışına geçilmesi ile geleneksel idare anlayışının aksine, vatandaşı yönetimin bir parçası haline getiren, hatta onu merkeze koyan yeni kamu yönetimi anlayışına uygun olarak; Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin 28 Eylül 1977 tarihli ve (77) 31 sayılı “Bireyin İdari İşlemler Karşısında Korunması” konulu kararı, 7 Aralık 2000 tarihinde kabul edilen Avrupa Birliği Temel Haklar Şartının “İyi Yönetim İsteme Hakkı” başlıklı 41’inci maddesi, Avrupa Parlamentosu tarafından 2001 yılında kabul edilen Avrupa Doğru İdari Davranış Yasası, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin iyi idare konusunda üye devletlerin uymasını beklediği CM/REC 2007/7 sayılı tavsiye kararı ile “iyi yönetim ilkeleri” yeni kamu yönetiminin işleyişinde yerleşmeye başlamış olup, iyi yönetimin sağlanması açısından ülkemizde de temelini tarihinden alan önemli gelişmeler ve değişiklikler yaşanmıştır. Bu gelişmeler neticesinde vatandaşın daha iyi hizmet alması ile birlikte şeffaf, hesap verebilir bir idarenin oluşmasına katkı sağlanması amaçlanmıştır.
32. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu uyarınca Kamu Denetçiliği
Kurumunun kurulması bu gelişmelerden biri olup, Kurumumuz ülkemizde bu amaçların ne ölçüde gerçekleştirildiğini tespit için idarenin işlem, eylem, tutum ve davranışlarını incelemekle yetkili ve yükümlü kılınmıştır. Kurum, bu kapsamda yapmış olduğu incelemeler neticesinde iyi yönetim ilkelerine de vurgu yaparak iyi idarenin oluşması açısından idareye rehberlik vazifesi görmekte ve yol göstermektedir.
Kurumumuz bu amaçla Kasım 2019 tarihinde “İyi Yönetim İlkeleri Rehberi” hazırlayarak kullanıcıların ve
İdarelerin erişimine açmıştır. (Kamu Denetçiliği Kurumu İyi Yönetim İlkeleri Rehberi için bkz.
https://www.ombudsman.gov.tr/Publishing/IyiYonetimIlkeleriRehberi.html)
33. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde; Kurumun, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözeteceği ve iyi yönetim ilkelerine uyacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
34. İdarede görev alanların iyi yönetime katkı sağlamak ve sunulan hizmetlerin kalitesini artırmak amacıyla iyi yönetim ilkelerine ve hukukun üstünlüğüne uygun tutum ve davranışta bulunması; hizmet alanlarında bu ilkelere uygun tutum ve davranışta bulunulmasını beklemeleri ideal yönetime erişme yolunda gereklidir.
35. Bu çerçevede söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi belge isteme talepli yazıya, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 18’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “Kurumun inceleme ve araştırma konusu ile ilgili olarak istediği bilgi ve belgelerin, bu isteğin tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde verilmesi zorunludur.
Kurumumuzca istenen bilgi ve belge talep yazımızda belirtilen pek çok hususa değinilmediği, yeterli, açıklayıcı ve gerekçeli cevap verilmediği ve 25/08/2021 tarihli Gönderme Kararı üzerine de
Kurumumuza cevap verilmediği dikkate alındığında İdarenin bu tutumuyla iyi yönetim ilkelerinden olan
“hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “makul sürede karar verme”, “kararların gerekçeli olması”, “kanunlara uygunluk” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uymadığı, “hak arama hürriyeti”nin ihlali ile “hukuk devleti” ilkesinin ve onun vazgeçilmez koşullarından olan “hukuka bağlı idare” anlayışının gereklerine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle Kurumumuzun bilgi-belge isteme yazılarına ilişkin cevap verme süresini dikkate alarak işlem tesis etmesi ve bahse konu ilkelere de uygun davranması gerekmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
36. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Yine aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise, Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Erzurum İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre ŞİKAYETİN
KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
İşyeri önündeki metruk bina ve eklentilerinin yıkılması talebinin, konu Yargı organlarında görülmekte olduğundan yasa hükmü gereği İNCELENMEMESİNE,
/
Emlak vergilerinin iptal edilmesi talebinin, emlak vergisi binanın fiili kullanım durumu üzerinden değil niteliği üzerinden tahakkuk ettirildiğinden REDDİNE,
İşyeri önündeki 18 metrelik yolun çevre temizliğinin yapılarak ulaşıma açılıp mağduriyetinin giderilmesi talebinin KABULÜNE ve bu kapsamda gerekli iş ve işlemleri makul sürede yapması hususunda
PALANDÖKEN BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Palandöken Belediye Başkanlığı
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/