|
ÖZET: Başvuru, itfaiye eri olarak görev yapan bir çalışanın sakal bırakma talebi üzerine yapılmıştır. Başvuran, diğer kamu kurumlarında sakal serbestisi uygulanırken, çalıştığı belediyenin İtfaiye Müdürlüğü’nde bu hakkın kısıtlandığını belirtmiştir. İdare, sakal bırakmanın iş sağlığı ve güvenliği açısından tehlikeli olabileceğini, özellikle gaz maskelerinin etkinliğini olumsuz etkileyebileceğini ifade etmiştir. Bu nedenle, başvuranın talebi kısmen reddedilmiş, ancak itfaiye erlerinin ekipman ve üniformalarının sakal ile kullanımı konusunda performans testleri yapılması önerilmiştir.
İdarenin açıklamalarında, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na atıfta bulunularak, çalışanların güvenliğinin sağlanmasının öncelikli olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, itfaiye hizmetinin “Çok Tehlikeli” iş grubu içinde yer aldığı ve bu nedenle çalışanların korunması gerektiği belirtilmiştir. Başvuranın sakal bırakma talebinin reddedilmesi, mesleki riskler ve güvenlik gereklilikleri göz önünde bulundurularak hukuka uygun bulunmuştur. Sonuç olarak, başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddi ile ilgili karar alınmış, itfaiye erlerinin ekipmanlarının sakal ile kullanımı üzerine gerekli incelemelerin yapılması tavsiye edilmiştir. İdarenin bu karara uygun hareket etmesi için otuz gün içerisinde gerekli işlemleri bildirmesi gerekmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/1467-S.24.2388
BAŞVURU NO : 2023/4048
KARAR TARİHİ : 09.02.2024
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:
BAŞVURUYA KONU İDARE : BELEDİYE BAŞKANLIĞI
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI
Başvuranın sakal bırakma talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 23.03.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, başvurusunda özetle; Belediyesi İtfaiye Müdürlüğünde, itfaiye eri olarak görev yaptığını, Askeriye, Emniyet ve Yargı kurumları hariç olmak üzere bütün kamu kurum ve kuruluşlarında sakal serbestisi getirildiğini ancak çalıştığı Belediyesi İtfaiye Müdürlüğünde, Müdür . ’nın resmi üniformalı personel oldukları için böyle bir haklarının olmadığını belirterek bu haklarının kullanılmasının engellendiğini belirterek, sakal serbestisi hakkını kullanabilmeyi talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddia hakkında istenen bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Belediye
Başkanlığı tarafından gönderilen 07/07/2023 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 19. maddesine göre çalışanların yükümlülüklerinin yer aldığı buna göre personelin maddenin (c) bendine göre işyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tehlike madde, taşıma ekipmanı ve diğer üretim araçlarını kurallara uygun şekilde kullanmak, bunların güvenlik donanımlarını doğru olarak kullanmak, keyfi olarak çıkarmamak ve değiştirmemekle yükümlü olduklarını, ayrıca (b) bendinde de kendilerine sağlanan kişisel koruyucu donanımı doğru kullanmak ve korunması gerektiğinin hüküm altına alındığını,
2.2. Solunum Koruma Ekipmanı kullanımı ile ilgili; a) Yangınlara müdahale de itfaiyecilerin temiz hava solunum setlerini çok hızlı takması ve değiştirebilmesinin gerektiği, yangın müdahalesinde maskenin hava almadan takılmasının çok önemli
olduğu, maskenin herhangi bir alandan hava alması durumunda, ayrıca camında buğu yapmasına sebep olacağı, b) Tehlike maddelerin bulunduğu veya oksijen seviyesinin ve zehirli madde miktarının her an değişebildiği alanlarda itfaiyecilerin çalışmak zorunda olduğu, bu sağlık tehditlerinin akciğerleri etkileyebileceği veya hastalığa neden olabileceği ve uç durumlarda ölüme bile yol açabileceği, zehirli maddelerin tamamen kontrol edilemediği durumlarda solonum koruma ekipmanının kullanılması gerektiği, c)Tehlikeli konsantrasyonlarda tehlikeli maddelere veya oksijen eksikliğine maruz kalma riski altındayken, bağımsız solunum cihazının (BSC) ilk tercih olduğu, bir basınçlı hava tankından veya hortum bağlantılı bir pnömatik sistemden solunabilir hava sağdığı,
2.3. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 19. Maddesi ve Solunum Koruma Ekipmanı kullanımının zorunlu olduğu hallerde, sakal bırakmanın özellikle yangınlarda çok tehlikeli olabileceği, gaz maskelerini takmada sorunlar yaşanabileceğini ve kolaylıkla tutuşarak çalışanların hayatını tehlikeye atacağı, yüzünde sakal olan erkek çalışanlarda gaz maskesi tam bir sızmaz ortam sağlamayabileceği çünkü güvenlik gereği Nomex (Yangın Elbisesi) maskesinin yüze tam oturması ve hava kaçırmaması gerektiği bunun için de sinekkaydı tıraş olunması gerektiği, bu sebeple Müdürlüklerinde sahada çalışanların bu konuya önem vermesi ve gerekli kurallara uymasının hem kendi sağlıkları ve güvenlikleri açısından hem de Kurum açısından oldukça önem arz ettiği,
2.4. Belediye İtfaiye Yönetmeliği esaslarına göre bağlı bulundukları yönetmelikte itfaiye erleri ve çalışanları için, sakal serbestliği ile ilgili herhangi bir ibarenin olmadığı ve başvuru sahibinin kendi sağlığı ve güvenliği bakımından talebine olumlu cevap verilemediği
3. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından gönderilen 24/01/2024 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 3.1. İşyerinde işçilerin kılık ve kıyafetlerine müdahaleyi meşrulaştıran nedenin, iş sağlığı ve güvenliği gerekleri olduğu bu durumda sınırlama, kanunun verdiği yetkinin kullanılması ile daha üstün nitelikte özel veya kamusal yararın korunması haklı nedenine dayandığı, 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve
Güvenliği Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği işyerinde mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi, mevcut durumun iyileştirilmesi, alınan önlemlerin izlenmesi ve risk değerlendirmesi yapılmasının işverenin sorumluğunda olduğu, işverenin bu yükümlülükleri yerine getirirken Kanunun 5 inci maddesinde düzenlenen “risklerden kaçınma, kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etme, risklerle kaynağında mücadele etme, toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik verme vb.” ilkelere uygun davranması gerektiği, ayrıca Kanunun 10 uncu maddesi uyarınca işverenin, işyerinde yapılacak risk değerlendirmesi sonucu alınacak iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri ile kullanılması gereken koruyucu donanım veya ekipmanı da belirlemesinin gerektiği,
3.2. Öte yandan çalışanların yükümlülüklerinin yer aldığı 6331 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinde
“Çalışanlar, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili aldıkları eğitim ve işverenin bu konudaki talimatları doğrultusunda, kendilerinin ve hareketlerinden veya yaptıkları işten etkilenen diğer çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehlikeye düşürmemekle yükümlüdür.” hükmünün yer aldığı, 29/12/2012 tarihli ve 28512
/
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliğinin 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında “Çalışanlar, işyerinde sağlıklı ve güvenli çalışma ortamının korunması ve geliştirilmesi için; işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı veya işveren tarafından verilen iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili mevzuata uygun talimatlara uyar. İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yerine getirmek üzere işveren tarafından görevlendirilen kişi veya OSGB’lerin yapacağı çalışmalarda işbirliği yapar. İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin çalışmalara, sağlık muayenelerine, bilgilendirme ve eğitim programlarına katılır.” hükmünün bulunduğu,
3.3. Ayrıca Kanunun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasında “Çalışanların, işveren tarafından verilen eğitim ve talimatlar doğrultusunda, kendilerine sağlanan kişisel koruyucu donanımı doğru kullanmak ve korumak” ile yükümlü olduklarının da belirtildiği, 2/7/2013 tarihli ve 28695 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelikte; işyerindeki risklerin önlenmesinin veya yeterli derecede azaltılmasının, teknik tedbirlere dayalı toplu korunma ya da iş organizasyonu veya çalışma yöntemleri ile sağlanamadığı durumlarda kullanılacak kişisel koruyucu donanımların özellikleri, temini, kullanımı ve diğer hususlarla ilgili usul ve esasları düzenlenmekte olduğu ve Yönetmeliğin 8 inci maddesinde işverenin, Yönetmeliğin eklerinde belirtilen hususlara uygun olarak çalışanlara kişisel koruyucu donanımı sağlaması; çalışanların ise iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili aldıkları eğitim ve işverenin bu konudaki talimatları doğrultusunda kendilerine sağlanan kişisel koruyucu donanımları doğru kullanmasının gerekliliğinin belirtildiği bu kapsamda kullanılan kişisel koruyucu donanımların kullanım kılavuzlarına uygun olarak kullanılmasının gerektiği,
3.4. Bununla birlikte itfaiye çalışanlarının kılık ve kıyafetlerine ilişkin Bakanlık tarafından yapılmış herhangi bir bilimsel araştırma veya çalışmanın bulunmadığı,
3.5. Açıklanan nedenlerle öncelikle işverenin işyerinde yaptırmakla yükümlü olduğu risk değerlendirmesi sonucunda alınacak önlemler göz önünde bulundurularak çalışanın, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili aldığı eğitim ve işverenin bu konudaki talimatları doğrultusunda hem kendisinin hem de diğer çalışanların sağlık ve güvenliğini tehlikeye düşürmemesi gerektiği, somut durum özelinde yapılacak değerlendirme neticesinde çalışanların, örneğin, açık ya da kapalı devreli solunum koruyucu kullanımları söz konusu olduğunda kişisel koruyucu donanımların doğru ve kullanım kılavuzlarına uygun olarak kullanılması yönünde bir inceleme yapılmasının gerektiğinin değerlendirildiği,
4. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörlüğü tarafından gönderilen 25/01/2024 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; İtfaiye personellerinin kullandığı üniforma ve ekipmanlar ile alakalı sakallı çalışmalarda performans düşüklüğü veya benzeri bir bulgunun ortaya konduğu herhangi bir testin bulunmadığı, konu ile alakalı olarak akademik bir kaynağın da mevcut olmadığı, bu nedenle görüş bildirmelerinin mümkün olmadığı, ancak ekipman ve üniforma üreticisi firmalardan sakal ile kullanım konusunda performans testleri yapmaları ve test sonuçlarının uzmanlar tarafından incelenerek sağlıklı bir rapor oluşturulmasının istenebileceği,
açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
/
5. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”,
6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
7. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun
7.1. “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Kanunun amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemektir.”
7.2. Çalışanların yükümlülükleri başlıklı 19. maddesinde; “(1) Çalışanlar, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili aldıkları eğitim ve işverenin bu konudaki talimatları doğrultusunda, kendilerinin ve hareketlerinden veya yaptıkları işten etkilenen diğer çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehlikeye düşürmemekle yükümlüdür.
(2) Çalışanların, işveren tarafından verilen eğitim ve talimatlar doğrultusunda yükümlülükleri şunlardır:
a) İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tehlikeli madde, taşıma ekipmanı ve diğer üretim araçlarını kurallara uygun şekilde kullanmak, bunların güvenlik donanımlarını doğru olarak kullanmak, keyfi olarak çıkarmamak ve değiştirmemek. b) Kendilerine sağlanan kişisel koruyucu donanımı doğru kullanmak ve korumak. c) İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tesis ve binalarda sağlık ve güvenlik yönünden ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaştıklarında ve koruma tedbirlerinde bir eksiklik gördüklerinde, işverene veya çalışan temsilcisine derhal haber vermek. ç) Teftişe yetkili makam tarafından işyerinde tespit edilen noksanlık ve mevzuata aykırılıkların giderilmesi konusunda, işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak. d) Kendi görev alanında, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak.”
düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kısmen kabulü kısmen reddi yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran özetle, itfaiye eri olarak görev yaptığını belirterek, sakal serbestisi hakkını kullanabilmeyi talep etmektedir.
/
10. Danıştay tarafından verilen kararla, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve
Kıyafetine Dair Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde (erkek personel için) yer alan
“Her gün sakal tıraşı olunur ve sakal bırakılmaz…” ibaresinin iptaline dair karar verilerek kamu kurumlarında erkek memurların sakal kesme zorunluluğu ortadan kaldırılmış yine bunun istisnaları
Yönetmelikte sayılmıştır.
11. Bununla birlikte, anılan mahkeme kararında da yer aldığı üzere; personel rejimi gibi sıkı kural ve şartlara tabi bir alanda, kamu görevini yürütmekle görevli kişilerin hak ve özgürlüklerine, herhangi bir vatandaşa uygulanamayacak sınırlamalar getirilmesi demokratik toplumda gerekli olabilir. Bu kapsamda kamu makamlarının, faaliyetin niteliği ve sınırlamanın amacına göre değişen geniş bir takdir yetkisinin bulunması doğaldır. Ancak, eşitlik ilkesini zedeleyecek, ayrımcılığa neden olabilecek hususlar gündeme geldiğinde, bu alanlara yönelik müdahalelerin haklı olduğunun kabul edilebilmesi için, kamu makamlarınca ciddi gerekçelerin gösterilmesi gerekmektedir.
12. Somut olayda, başvuranın itfaiye eri olması ve sinekkaydı sakal tıraşı olmadığında özellikle yangınlarda bu durumun çok tehlikeli olabileceği çünkü gaz maskelerini takmada sorunlar yaşanabileceğini ve kolaylıkla tutuşarak çalışanların hayatını tehlikeye atabileceği, Nomex (Yangın Elbisesi) maskesinin yüze tam oturması ve hava kaçırmaması gerektiği ancak yüzünde sakal olan erkek çalışanlarda gaz maskesinin tam bir sızmaz ortam sağlamayabileceği ve bu durumun kişinin can güvenliğini tehlikeye sokacağından bahisle başvuranın sakallı olmasının, mesleki hayatı/can güvenliği üzerindeki etkilerine dair yeterli ve ikna edici gerekçelerin İdare tarafından belirtildiği, risklerinin de açıklandığı görülmektedir.
13. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereğince kamu kesimi dâhil olmak üzere tüm işletmelerin yasa gereği İş Sağlığı ve Güvenliği tedbirlerini uygulaması zorunlu kılınmıştır. Bu durum temel haklardan biri olan “yaşama hakkı” ile doğrudan bağlantılıdır. İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup, bu doğrultuda mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yaparak işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izleyip, denetlemeli ve uygunsuzlukların giderilmesini de sağlamalıdır. Elbette, yasada çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri yer alsa da bu durum işverenin sorumluluklarını etkilememektedir.
14. Ülkemizde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanan “İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin
İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği”ne binaen “İtfaiye hizmet sektörü tehlike sınıfı olarak “Çok Tehlikeli” işyerleri grubunda bulunmaktadır. Vakalara müdahalede bulunan personelin, geri dönüşü olmayan kazalara maruz kalmaması adına her türlü güvenlik önlemini alarak, kişisel koruyucu donanım ekipmanlarını en doğru şekilde kullanabilmeleri oldukça önemlidir. Bir itfaiye personeli açısından da yangın anındaki müdahalede maskenin hava almadan takılmasının hayati önem taşıdığı, maskenin herhangi bir alandan hava alması durumunda, havanın kontrolsüzce tükenmesine ayrıca camında buğu yapmasına sebep olacağı genel kabul gören bir gerçekliktir.
15. Elbette ki, idareler yapacağı düzenlemelerde, haklı bir neden olmadan bağlı olduğu eşitlik ilkesine aykırı kararlar alamazlar. Ancak hem mevzuatlarda hem de yerleşik mahkeme kararlarında İdareye nispi
/
eşitlik anlayışına uygun davranma yükümlülüğü de getirilmektedir. Nispi eşitlik anlayışı uyarınca eşitliğin anlamı, toplumda yaşayan tüm bireylerin aynı kurallara tabi olması değil, aynı durumda bulunanlara aynı kuralların uygulanmasıdır. Dolayısıyla farklı durumlarda bulunan bireyler açısından uygulanması gereken farklı düzenlemeler söz konusu olabileceği gibi, kişinin hakları ve ödevleri, yetkileri ve sorumlulukları, 1 içinde bulunduğu duruma veya yaptığı işe göre değişebilecektir. Dolayısıyla yüksek riskli işler yapanların öncelikle korunması ve daha fazla güvenliğe sahip olması gerekmekte olup, başvuranın mesleğinin kendisine getirdiği yükümlülükler nedeniyle farklı kurallara tabi tutulmasında hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirilmektedir.
16. Ayrıca gerek Bakanlıktan gerekse Üniversiteden alınan görüş yazılarında Ülkemizde bu konuyla ilgili herhangi bir çalışma yapılmadığı bu nedenle de sorumlu idarelerin olumlu/olumsuz görüş bildiremediği görüldüğünden, ekipman ve üniforma üreticisi firmalardan sakal ile kullanım konusunda performans testleri yapmalarının ve test sonuçlarının konunun uzmanları tarafından incelenerek konu hakkında sağlıklı bir rapor oluşturulmasının uyuşmazlığın açıklığa kavuşturulmasında yol gösterici olacağı değerlendirilmektedir.
17. Yukarıdaki açıklamalardan hareketle, başvuranın yüksek risk içeren görevi sırasında kullanmak zorunda olduğu koruyucu donanım ekipmanlarının kullanılmasında sakalın hayati risk yaratabilecek olması bunun aksi yönünde herhangi bir çalışmanın mevcut olmaması nedeniyle talebinin İdare tarafından reddedilmesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı ancak bu konunun önemi nedeniyle Bakanlık tarafından itfaiye erlerinin ekipmanlarının ve üniformalarının sakal ile kullanımı konusunda gerekli incelemenin yapılarak konunun uzmanlarınca bir rapor hazırlanması gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede Samsun İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
1 http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/Dergi/Dergi143/137/#:~:text=Nispi%20e%C5%9Fitlik%2C%20anlay%C4%B1%C5%9F%C4%
B1%20uyar%C4%B1nca%20e%C5%9Fitli%C4%9Fin,durumda%20bulunanlara%20ayn%C4%B1%20kurallar%C4%B1n%20uygula nmas%C4%B1d%C4%B1r. sf: 138, erişim:17/7/2023.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre başvurunun kısmen kabulü kısmen reddi ile,
Başvuranın sakal serbestisi hakkını kullanabilme talebinin REDDİNE;
Başvuranın talebi doğrultusunda, itfaiye erlerinin ekipman ve üniformalarının sakal ile kullanımı konusunda performans testlerinin yapılarak, test sonuçlarının konunun uzmanları tarafından değerlendirilip konu hakkında bir rapor oluşturulması yönünde ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; İdare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Bu kararın BAŞVURANA, BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ve ÇALIŞMA VE SOSYAL
GÜVENLİK BAKANLIĞINA tebliğine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi