|
ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin itirazen şikayet başvurusunda ileri sürdüğü iddiaların değerlendirilmesi sırasında, özellikle Teknik Şartname’deki kalite ve standart belgelendirmelerine ilişkin eksiklikler üzerinde durmuştur. İddiada, belirli ürünlerin yalnızca TSE/TSEK belgeli üreticilerden temin edilmesinin, yabancı isteklilerin teklif vermesini engellediği ve bu durumun 4734 sayılı Kanun’un 12’nci maddesine aykırı olduğu belirtilmiştir. Kurul, 4734 sayılı Kanun’un 56. maddesine atıfta bulunarak, şikayet ve itirazen şikayet başvurularında yer alan tüm iddiaların incelenmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Kurul, başvuru sahibinin iddialarının esastan değerlendirilmesi gerekirken, şikayet başvurusunda bu iddiaya yer verilmediği gerekçesiyle şekil yönünden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Bu durum, Kamu İhale Kurulu’nun, başvuru sahibinin itirazen şikayet başvurusundaki iddialarını, şikayet aşamasında öne sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın incelemesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, dördüncü iddianın esastan incelenmesi gerektiği tespit edilmiştir. |
| Karar no | 2017/MK-444 |
|---|---|
| Karar tarihi | 08.11.2017 |
| Toplantı No | 2017/056 |
| Gündem No | 81 |
| Gündem Konusu | 2017/54130 İhale Kayıt Numaralı “Çamaşır Yıkama” İhalesi |
Antalya İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği tarafından 27.03.2017 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen 2017/54130 İKN’li “Çamaşır Yıkama Hizmeti Alımı” ihalesine ilişkin olarak, Özdörtler Gıda Tem. Mad. Med. İnş. Bilg. Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından 03.04.2017 tarihinde itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuş ve Kurulca alınan 03.05.2017 tarihli ve 2017/UH.I-1280 sayılı kararla; birinci iddianın süre yönünden reddine; ikinci ve üçüncü iddiaların esastan incelenmesi sonucunda reddine; dördüncü iddianın ise, idareye yapılan şikâyet başvurusunda bu iddiaya yer verilmediğinden, şekil yönünden reddine karar verilmiştir.
Bunun üzerine Özdörtler Gıda Tem. Mad. Med. İnş. Bilg. Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada Ankara 7. İdare Mahkemesi tarafından 27.09.2017 tarihli ve E:2017/1460 sayılı kararla “…Uyuşmazlıkta; davacı şirket tarafından; itirazen şikayet başvurusunda ileri sürülen her bir iddia yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekmektedir.
…
4.iddia olan; Davacının Teknik Şartname’de kalite ve standarda ilişkin belgelere yönelik tanımlamaların eksik ve kusurlu yapıldığı, örneğin “ağır kir ve yağ çözücü çamaşır tozu”, “deterjan oksijen bazlı ağartıcı yardımcı toz”, “çamaşır yumuşatıcısı (sıvı)” adlı ürünler için üretici şirketin TSE/TSEK belgeli olmasının istenildiği, yani uluslararası kalite kuruluşlarınca düzenlenmiş kalite uygunluk belgesi olan ürünlerin kullanılamayacağı, hiçbir şekilde yabancı isteklilerin teklif veremeyeceği, yabancı menşeili ürünler için teklif verilemeyeceği, bu durumun 4734 sayılı Kanun’un 12’nci maddesine açıkça aykırı olduğu iddiası yönünden değerlendirme yapıldığında;
…
4734 sayılı Kanun’un 56. maddesinin lafzından, başvuru sahibinin iddialarından sadece şikâyet başvurusunda yer alan iddiaların anlaşılamayacağı, şikâyet ve itirazen şikâyet başvurularında yer alan tüm iddiaların incelenmesinin gerektiği, Kanun’da sayma suretiyle bir sınırlama yapılmadığı, Kamu İhale Kurulu’nun, başvuru sahibinin itirazen şikâyet başvurusundaki iddialarını, bu iddiaların şikâyet aşamasında öne sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın incelemesi gerektiği; davacının, şikâyet başvurusunun reddi üzerine, 4734 sayılı Kanun’da öngörülen şekil ve usul kurallarına uygun olarak itirazen şikâyet başvurusunda bulunduğu açık olup, davacının söz konusu iddialarının da esastan değerlendirilmesi gerekirken şikayet başvurusunda anılan iddiaya yer verilmediğinden bahisle şekil yönünden reddine dair dava konusu Kurul kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamıştır.
Bu durumda, dava konusu kurul kararında; davacının, yukarıda yer verilen dava konusu ihaleye ilişkin 1.-2.-3. iddialarının reddine ilişkin kısmı yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, yine yukarıda yer verilen 4. iddiasının ise esastan değerlendirilmesi gerekirken şikayet başvurusunda anılan iddiaya yer verilmediğinden bahisle şekil yönünden reddine ilişkin kısmı yönünden ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, hukuka aykırılığı ortaya konulan ihaleye ilişkin iş ve işlemlerden kaynaklı işlemin uygulanması halinde telafisi güç ve imkansız zararlara neden olabileceği de kuşkusuzdur.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu kararın “davacının 4. iddiası bakımından itirazen şikayet başvurusunun şekil yönünden reddine ilişkin kısmının” hukuka aykırı olduğu saptandığından; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin bu kısmı yönünden, uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden” yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle,
1) Kamu İhale Kurulunun 03.05.2017 tarihli ve 2017/UH.I-1280 sayılı kararının dördüncü iddiaya ilişkin kısmının iptaline,
2) Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda dördüncü iddia bakımından esasın incelenmesine,
Oybirliği ile karar verildi.