ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin itirazen şikayet başvurusunu reddetmesinin hukuka uygun olmadığını belirlemiştir. İtirazda, başvuru sahibinin ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi olamayacağı gerekçesiyle başvurunun ehliyet yönünden reddedildiği ifade edilmiştir. Ancak, başvuru sahibinin ihale sürecinde istekli konumunda bulunması ve bu durumun tüm aşamalarda şikayet ve dava açma ehliyeti doğurması gerektiği vurgulanmıştır.

Kurul, başvuru sahibinin hukuki yararının bulunduğunu ve bu nedenle itirazen şikayetinin esasının incelenmesi gerektiğini tespit etmiştir. Anayasa’nın 138. maddesi ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi gereğince, mahkeme kararlarının idare tarafından gecikmeksizin uygulanması gerektiği de hatırlatılmıştır. Sonuç olarak, Kamu İhale Kurulu, daha önceki kararını iptal ederek başvuru sahibinin iddialarının esasının incelenmesine karar vermiştir.

Karar no 2017/MK-433
Karar tarihi 01.11.2017
Toplantı No 2017/055
Gündem No 76
Gündem Konusu 2017/103608 İhale Kayıt Numaralı “Genel Temizlik, Büro Destek Hizmetleri, Teknik Hizmetler Ve
Yardımcı Hizmetler İle Güvenlik Hizmeti Alımı” İhalesi

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 05.04.2017 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan 2017/103608 ihale kayıt numaralı “Genel Temizlik, Büro Destek Hizmetleri, Teknik Hizmetler ve Yardımcı Hizmetler İle Güvenlik Hizmeti Alımı” ihalesine ilişkin olarak NY Sos. Hiz. Bilgisayar Dan. İnş. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin 04.05.2017 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 05.05.2017 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibi 12.05.2017 tarih ve 27951 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 12.05.2017 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 23.06.2017 tarihli ve 2017/UH.II-1772 sayılı karar ile “Başvurunun reddine…” karar verilmiştir.

Davacı NY Sos. Hiz. Bilgisayar Dan. İnş. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 17. İdare Mahkemesinin 20.09.2017 tarihli ve E: 2017/2588, K: 2017/2411 sayılı kararında “…Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 05.04.2017 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Genel Temizlik, Büro Destek Hizmetleri, Teknik Hizmetler ve Yardımcı Hizmetler İle Güvenlik Hizmeti Alımı” ihalesine ilişkin ihale dokümanı alındığı ve teklif sunulduğu, 12.05.2017 tarihinde davalı Kurum kayıtlarına alınan dilekçe ile başvuruda bulunulduğu, başvuru dilekçesinde özetle; ihale üzerinde bırakılan istekli ile ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi isteklinin aşırı düşük teklif açıklamalarının 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 38. maddesine aykırılık teşkil ettiği, söz konusu isteklilerin teklif etmiş olduğu teklif bedelleri ile ihale dokümanında yer alan giderlerin karşılanamayacağı, ihale dokümanında yer alan teklifi oluşturan gider kalemlerine yönelik açıklama istenilmediği, anılan isteklilerin teklif bedellerinin asgari işçilik maliyetinin 0,01 TL üzerinde olduğu, dolayısıyla 0,01 TL ile ihale dokümanında yer alan gider kalemlerinin karşılanamayacağı, bu nedenle anılan isteklilerin tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılması gerektiği iddiasına yer verildiği, dava konusu işlemle, davacının teklif etmiş olduğu bedelin istekliler arasında sıralanması neticesinde en son sırada (sekizinci) olduğu, itirazen şikâyet dilekçesi incelendiğinde ise, başvurunun teklifi sınır değerin altında kalan ve ihale üzerinde bırakılan istekli ile ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi isteklinin aşırı düşük teklif açıklamalarına yönelik olduğu, ihale üzerinde bırakılan istekli ve ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi istekli ile birlikte eşit muamele ilkesi gereği sınır değerin altında olan ve aşırı düşük teklif açıklamasında bulunan isteklilerin de tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılmasına karar verilmesi durumunda dahi, geçerli teklifler üzerinden yapılan sıralama neticesinde başvuru sahibinin teklifinin dördüncü sırada olacağı, yani başvuru sahibinin ekonomik açıdan en avantajlı birinci teklif veya ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi istekli konumunda olamayacağından, başvuru sahibinin korunması gereken bir hakkının veya zarara uğrama ihtimalinin bulunmadığı değerlendirmesiyle davacının itirazen şikayet başvurusunun 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, yukarıda yer verilen Yasa hükümlerinde, aday, istekli ve istekli olabileceklerin şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunabileceği belirtildiğinden, ihaleye teklif verenler istekli kapsamında kabul edildiğinden, uyuşmazlık konusu ihaleye teklif veren davacı şirketin de istekli olduğu açık olup itirazen şikayet başvurusunun yapabilmesi ve başvurusunun esasının iddiaları çerçevesinde incelenmesi hukuken zorunlu olduğundan, başvuru sahibinin korunması gereken bir hakkının veya zarara uğrama ihtimalinin bulunmadığı değerlendirmesiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Nitekim; davacı şirketin itirazen şikayet başvurusu üzerine Kamu ihale Kurulunca verilen dava konusu kararda, sınır değerin altında teklif sunduğu için aşırı düşük teklif açıklamasında bulunan isteklilerin tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılması halinde dahi davacının teklifinin dördüncü sırada olacağı yani en avantajlı birinci ve ikinci teklif sahibi olamayacağı bu nedenle de davacının korunması gereken bir hakkı olmadığından bahisle itirazen şikayet başvurusunun esası incelenmemiş, bir başka anlatımla davacı şirketin başvurusu ehliyet yönünden reddedilmiş ise de; ihalelere katılıp teklif sunan, dolayısıyla istekli konumunda bulunan davacı şirketin bu durumu ihale sonuçlarına kadar ihalenin tüm aşamalarında şikayet, itirazen şikayet ve dava açma konusunda ehliyetli olması sonucunu doğurduğundan ve istekli konumunda olanların ihalenin bitmesine kadar tüm aşamalarına ilişkin işlemlerde genel olarak hukuki yararları bulunduğu kabul edildiğinden Kurul’un davacı şirketin hukuki yararı olmadığından bahisle itirazen şikayet başvurusunu reddederek başvurusunun esasını incelememesi hukuka uygun görülmemiştir…” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Açıklanan nedenlerle, anılan Kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerektiğinden,

1- Kamu İhale Kurulunun 23.06.2017 tarihli ve 2017/UH.II-1772 sayılı kararının iptaline,

2- Anılan mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin iddialarının esasının incelenmesine,


Oybirliği ile karar verildi.