|
ÖZET: Kamu İhale Kurulu, bir itirazen şikâyet başvurusunun şekil yönünden reddinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Yapılan incelemede, başvuru sahibinin itirazen şikâyet dilekçesinde, 4734 sayılı Kanun’un 54. maddesinin 4. fıkrası ve ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olarak başvurunun konusu, sebepleri ve dayandığı delillerin yer aldığı tespit edilmiştir. Bu durum, başvurunun esasının incelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Kurul, Danıştay’ın kararına atıfta bulunarak, itirazen şikâyet başvurularında ileri sürülen iddiaların somutluğu açısından geniş yorum yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Aksi takdirde, şikâyet başvurusunun işlevini yerine getiremeyeceği belirtilmiştir. Bu nedenle, başvuru sahibinin ikinci iddiasının esasının incelenmesine karar verilmiştir. Sonuç olarak, Kamu İhale Kurulu, itirazen şikâyet başvurusunun şekil yönünden reddine ilişkin kısmı iptal ederek, başvurunun esasına yönelik incelemenin yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Bu karar, ihale süreçlerinde gizlilik ilkesinin uygulanmasının önemini ve başvuru sahiplerinin haklarının korunmasını sağlamaktadır. |
| Karar no | 2015/MK-334 |
|---|---|
| Karar tarihi | 29.07.2015 |
| Toplantı No | 2015/045 |
| Gündem No | 48 |
| Gündem Konusu | 2013/143061 İhale Kayıt Numaralı “Çocuk Bakım” İhalesi |
Adana Sevgi Evleri Çocuk Yuvası ve Kız Yetiştirme Yurdu Müdürlüğü tarafından 07.11.2013 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan 2013/143061 İKN’li “Çocuk Bakım” ihalesine ilişkin olarak Kemal Sosyal Hizm. Tic. ve Ltd. Şti.nin 09.12.2013 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 17.12.2013 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibince 26.12.2013 tarih ve 41034 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 26.12.2013 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuş, 16.01.2014 tarihli ve 2014/UH.III-347 sayılı Kamu İhale Kurulu kararı ile “Anılan Kanun’un 54’üncü maddesinin onuncu fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Bunun üzerine, başvuru sahibi tarafından anılan karın iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Ankara 4. İdare Mahkemesi tarafından 13.11.2014 tarihli ve E:2014/465, K:2014/1474 sayılı karar ile “davanın reddine” karar verilmiştir.
Söz konusu Mahkeme kararı üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda ise, Danıştay 13. Dairesinin 07.04.2015 tarihli ve E:2015/607, K:2015/1376 sayılı kararında “…
Buna göre; gizlilik ilkesinin uygulanmasının zorunlu olduğu ihale süreçlerinde isteklilerin, diğer isteklilerin teklifli ve ihale dosyasına sunulan bilgi ve belgeleri hakkında detaylı bilgiye sahip olmalarının mümkün olmadığı dikkate alındığında, itirazen şikâyet başvurularında ileri sürülen bu yöndeki iddiaların somutluğu açısından konunun geniş yorumlanması gerekmekte olup, aksi halde, Kanun’da zorunlu idari başvuru yolu olarak öngörülen şikâyet başvurusunun işlevini yerine getiremeyeceği açıktır.
Bu durumda; davacının itirazen şikâyet başvurusunun, 4734 sayılı Kanun’un 54. maddesinin 4. Fıkrasının (d) bendinde ve anılan Yönetmeliğin 8. maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan ‘başvurunun konusu, sebepleri ve dayandığı delillerin itirazen şikâyet başvuru dilekçesinde bulunması gerektiği” yönündeki düzenlemeye aykırılık taşımadığı anlaşıldığından, itirazen şikâyet başvurusunun esasının incelenmesi gerekirken şekil yönünden reddine ilişkin dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının temyiz isteminin kısmen kabulüyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyize konu Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin 13.11.2014 tarih ve E:2014/465, K:2014/1474 sayılı kararının; davacının ikinci iddiası bakımından itirazen şikâyet başvurusunun şekil yönünden reddine ilişkin kısmının iptali isteminin reddine yönelik kısmının bozulmasına, dava konusu işlemin davacının ikinci iddiası bakımından itirazen şikâyet başvurusunun şekil yönünden reddine ilişkin kısmının iptaline oyçokluğuyla; davacının birinci iddiası yerinde olmadığından itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin kısmının iptali isteminin reddine yönelik kısmının onanmasına…” ifadelerine yer verilerek “kısmen onama/kısmen bozma” kararı verilmiştir.
Anayasanın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında; mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan Kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle,
1) Kamu İhale Kurulunun 16.01.2014 tarihli ve 2014/UH.III-347 sayılı kararının ikinci iddiaya ilişkin kısmının iptaline,
2) Anılan Danıştay kararında yer alan gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibinin ikinci iddiasının esasının incelenmesine,
Oybirliği ile karar verildi.
|
Başkan |
||
|
II. Başkan |
Kurul Üyesi |
Kurul Üyesi |
|
Kurul Üyesi |
Kurul Üyesi |
|