onecikan-yargitay

ÖZET: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetine ilişkin kararı onamıştır. Sanık, arkeolojik ve doğal sit alanında izinsiz prefabrik ev yaptırmakla suçlanmıştır. Mahkeme, bozma ilamı sonrası yapılan keşiflerde, sanığın inşaatının sit alanının ekosistemine geri dönüşü mümkün olmayacak şekilde zarar verdiğini tespit etmiştir. Sanığın savunmasında, inşaatı babasının yönlendirmesiyle yaptığını belirtmesi, mahkemece dikkate alınmış, ancak bu durum sanığın suçtan sorumluluğunu ortadan kaldırmamıştır.

Yargıtay, sanığın eyleminin hukuka aykırı olduğunu ve mahkeme sürecinin usul ve kanuna uygun olarak yürütüldüğünü belirterek, katılan vekilinin temyiz taleplerini reddetmiştir. Bu karar, sanığın suçun işlendiği alandaki müdahalesinin ciddiyetini ve hukukun üstünlüğünü vurgulamaktadır. Sonuç olarak, sanığın mahkumiyetine dair hüküm, tüm deliller ve bilirkişi raporlarıyla desteklenerek onanmıştır.

12. Ceza Dairesi         2023/283 E.  ,  2024/5171 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : 2020/346 – 2021/334
    SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
    HÜKÜM : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

    Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Mahkemece, sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.09.2020 tarihli 2017/4727 Esas, 2020/4722 Karar sayılı ilamı ile, “Sit kararının mahallinde mutad vasıtalarla duyurulup duyurulmadığının araştırılması, mahallinde yeniden inşaat mühendisi ve arkeolog eşliğinde keşif yapılarak tutanak tarihinden sonra faaliyete devam edilip edilmediğinin tespit edilmesi, davaya konu taşınmazın hangi sit alanında bulunduğuna ilişkin raporlar arasında çelişki olması nedeniyle sit alanının niteliğinin tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesi, ayrıca sanığın kollukta alınan beyanında suça konu yapıyı kendisinin yaptırdığını belirtmesine rağmen mahkemedeki savunmasında babasının yaptırdığını beyan etmesi karşısında, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yaşayan, dava konusu yeri iyi bilen, taraflarla akrabalığı ve husumeti bulunmayan mahalli bilirkişilerin keşif sırasında tanık sıfatıyla beyanı alınıp olaya ilişkin bilgi ve görgüsünün tespiti ile suça konu yapıyı kimin yaptırdığının sorulması, bütün bu araştırmaların sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, anılan kanun değişikliğine şekli bir anlam yüklenmek suretiyle, işin esasına ilişkin değerlendirme yapılmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde beraat hükmü tesis edildiği” gerekçesi ile hükmün bozulduğu, bozma ilamı üzerine mahkemece, sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK’nın 62, 52/2, 51/1-3, 53. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında tesis edilen mahkumiyet hükmünün ertelenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, re’sen görülecek nedenlere ilişkindir.

    III. OLAY VE OLGULAR
    Sanık hakkında, İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 14.02.1996 tarih ve 5576 sayılı kararı ile tescilli 1. derece arkeolojik sit alanında, Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 21.07.2011 tarih ve 7377 sayılı kararı ile 1. derece doğal sit alanında kain, Datça ilçesi Murdala Kocayalı mevkiinde yer alan taşınmazında izin almaksızın prefabrik ev yaptırmak suretiyle inşai ve fiziki müdahalede bulunduğu iddiasıyla açılan kamu davasında; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında suça konu yapı nedeniyle sit alanının endemik yapısına geri dönüşümü mümkün olmayacak şekilde zarar verildiğinin ve doğal siluetin bozulduğunun tespit edildiği, sanığın savunmasında inşaatı babasının yönlendirmesi ve onun verdiği para ile yaptırdıklarını, inşaatın başında kendisinin durduğunu, ustaları kendisinin ayarladığını beyan ettiği, bölgenin sit alanı olarak tescil edildiğine ilişkin ilan tutanaklarının dosya kapsamına alındığı anlaşılmakla, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

    IV. GEREKÇE VE KARAR
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.