TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/9274-S.21.15002

BAŞVURU NO : 2019/335

KARAR TARİHİ : 22/06/2021

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

İzmir Askeri Casusluk Kumpasında FETÖ mağduru olduğu

BAŞVURUNUN KONUSU :

ispatlanmasına rağmen inceleme/soruşturma, görevden alınma şeklinde mobbing uygulamalarına maruz kalması nedeniyle yaşadığı mağduriyetin giderilmesi talebi

BAŞVURU TARİHİ : 10/01/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda 1993 yılında başladığı Hazine Uzmanlığı görevine

Eylül 2012 itibariyle Daire Bşk.V. olarak devam ettiğini, ancak 2013 yılı Mart ayında görevinden alındığını, bir süre sonra görevinden alınmasının sebebinin FETÖ kumpaslarından biri olan İzmir Askeri Casusluk

Kumpası İddianamesinde adının geçmesi olduğunu öğrendiğini, bu kumpas iddianamesini hazırlayan eski savcının meslekten atıldıktan sonra yargılanmaya başladığını, daha sonra da Yunanistan’a kaçarken yakalanarak cezaevine konulduğunu, ilk iddianamede sadece adının geçmesine karşılık, ikinci iddianamede mağdur-müşteki olarak yer verildiğini, daha sonra İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kumpası kuranlara yönelik olarak hazırlanan iddianamede de belirtildiği üzere İzmir Askeri Casusluk Davası olarak bilinen davanın bir FETÖ kumpası olduğu anlaşılınca 357 sanığın tamamının beraat ettiğini, TBMM

Araştırma Komisyonu Raporunda da bu kumpasa yer verildiğini, ancak Daire Bşk.V. görevinden alındıktan sonra bahse konu eski savcının talebiyle hakkında 4483 sayılı Kanun uyarınca ön inceleme yapıldığını ve daha sonra sahte olduğu ortaya çıkan dijital delillerle hakkında soruşturma izni verildiğini, bu izin sonrası raporu düzenleyen kişilerin aynı zamanda memuriyetten çıkarılmasını istediğini, memuriyetten çıkartılması sonrası dava sonucunda görevine iade edildiğini, hakkında ön inceleme ve disiplin soruşturması düzenleyen kişilerin ise FETÖ mensubu olmaktan dolayı haklarında ihraç, tutuklama gibi işlemlerin tesis edildiğini, buna ilişkin olarak halen Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesi, Ankara 19.

Asliye Ceza Mahkemesinde devam eden yargılamalarda müşteki olarak yer aldığını, İzmir Casusluk

Kumpasının Hazine Müsteşarlığı uygulayıcıları olan FETÖ mensupları ile ilgili olarak kendisi ve arkadaşlarının şikayet üzerine başlatılan soruşturma sonucunda bir operasyon gerçekleştirildiğini ve 17 kişi hakkında gözaltı kararı verildiğini, 6 sının da tutuklandığını,

Gerek memuriyetten çıkartılması, gerekse Daire Bşk.V. alınması ile ilgili olarak mahkeme kararlarının lehine sonuçlandığını, Danıştay 5. Dairesinin kararında bir kumpas sonucu Daire Başkanlığı görevinden alındığının açık ve net bir şekilde belirtildiğini, ancak 15 Temmuz sonrası maruz kaldığı ve şahsına karşı bugün hala devam eden bir mobbing olduğunu, hakkında bir haber sitesinde şahsına atfen yapılan mülakat ve haber nedeniyle dönemin Genel Müdürü tarafından inceleme başlatıldığını, ancak bir suç unsurunun tespit edilemediğini, disiplin cezası vermeyen Genel Müdürün görevden alındığını, daha sonra yapılan inceleme sonucunda yeniden bir suç unsurunun tespit edilemediğini, ancak bahse konu internet sitesinde yer alan mülakatın altına yorum yapan Hazine Müsteşarlığı mensubu iki kişi hakkında ise herhangi bir işlemin yapılmadığını, yine bir günlük gazetede Bimer üzerinden verdiği dilekçenin haber olması ile ilgili olarak hakkında başka bir inceleme başlatıldığını, ancak incelemeyi yapan hazine kontrolüne müdahale edildiği duyumları olmasına ve uzun bir süre geçmesine rağmen herhangi bir sonuç doğmadığını, bunun yanında sosyal medya üzerinden yazmış olduğu twitlerinde kişi ya da kurum ismi zikretmemesine rağmen hakkında inceleme yapıldığını, istenilen şekilde sonuçlanmayan raporun da işleme konulmamasının aslında üzerinde bir mobbing olduğunu gösterdiğini, bir kumpas kurbanı olmasına rağmen Kurumunun bugüne kadar kendisine ilişkin yapıcı adımlar atmadığını, hakkında inceleme yapılan konuların benzeri konularda diğer personel hakkında herhangi bir işlem tesis edilmediğini, hakkında inceleme yapanlar üzerinde baskı kurulduğunu, mahkeme kararları sabit olmasına rağmen lehine işlem tesis edilmediğini, sürekli olarak hakkında inceleme yapmak üzere Hazine Kontrolörlerinin görevlendirildiğini,

Bu doğrultuda, hakkında şahsına yönelik yapılan işlemlerin mobbing olduğunun tespit edilerek, hakkında işlem yürüten kişiler hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını, İzmir Askeri Casusluk Kumpası olarak bilinen ve FETÖ tarafından mağdur edilen kendisi dahil 16 personel hakkında düzenlenen 4483 ve disiplin soruşturması raporlarının tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılarak iptal edilmesini ve geçersiz olduklarına dair karar alınmasını, Kurumdaki FETÖ mağdurlarının maddi-manevi kayıplarının giderilmesi konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesini, bu kararların başta Adli merciler olmak üzere ilgili tüm kurumlara bildirilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgelere cevaben Hazine ve Maliye Bakanlığının 17/06/2019 tarih, E. sayılı yazı ve eklerinde özetle;

2.1 BİMER’e yapmış olduğu başvurunun ulusal düzeyde yayın yapan bir gazetede

yer alması ve adı geçene ait olduğu kendisi tarafından ikrar edilen twitter hesabından muhtelif tarihlerde

Kurum itibarını zedeleyecek nitelikte ve bir kısım Kurum personelini de itham edici mahiyette olduğu değerlendirilen paylaşımlar üzerine konunun incelenmesi için (Mülga) Hazine Müsteşarlığı oluru ile

Hazine Kontrolörleri Kurulu Başkanlığından inceleme talep edildiği, yapılan inceleme sonucunda her iki konunun da bir disiplin soruşturması veya ceza kovuşturması gerektirmediği hususunda olur alındığı, bu durumun mobbing iddiasının haksız olduğunun ispatı olduğu,

2.2 4483 sayılı Kanun kapsamında adı geçen hakkında 28/05/2013 tarih, /1- / sayılı Ön İnceleme

Raporunun düzenlendiği, rapora müteakip 28/05/2013 tarih, / sayılı Müsteşarlık Makamı Olurunun tanzim edildiği, yürürlükteki mevzuat kapsamında yürütülen disiplin soruşturması sonucu düzenlenen 12/07/2013 tarih, / – / sayılı rapor üzerine Müsteşarlık Yüksek Disiplin Kurulunca 23/12/2013 tarih, / sayılı kararın alındığı ve kararın / / sayılı Olur ile onandığı, bahse konu kararların iptaline yönelik davaların açıldığı ve disiplin cezasının mahkeme tarafından iptal edildiği, disiplin cezalarına ilişkin itiraz usulü olmakla birlikte, itiraz aşamasından sonra tesis edilen idari işlemin artık sadece iptal davasına

konu olabileceği, idari işlemin iptali için yargı ve yasama dışında bir otoritenin tasarrufunun olamayacağı,

4483 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen ön inceleme raporunun da disiplin soruşturması raporu gibi

hazırlayıcı işlem niteliğinde olması nedeniyle 3071 sayılı Kanunun İncelenemeyecek dilekçeler başlıklı 6/b maddesi kapsamında yargı mercilerinin görevine giren konulalar ilgili olanlar hükmü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,

2.3 Herhangi bir fiilin işlendiğinin öğrenilmesi halinde veya kusurlu halin tespitinden sonra kanunda belli

edilen süreler içerisinde ilgili memur hakkında soruşturma açılması ve disiplin amirince bir soruşturmacı atanarak ayrıntılı bir soruşturma yapılması gerektiğinden 657 sayılı Kanun uyarınca işlem yapıldığı, aynı şekilde 4483 sayılı Kanun kapsamına giren suçlara ilişkin de işlemlerin kanuna uygun tesis edildiği, bu doğrultuda mobbing iddialarının yersiz olduğu,

2.4 657 sayılı Kanunun 109 uncu maddesi gereği her kamu kurumunda bulunması hukuki zorunluluk olan

çalışanların özlük dosyalarında kişisel veriler mevcut olup, bu verilerin ilgililerin dosyalarında ayrı ayrı muhafaza edildiği, 2 Seri Nolu Kamu personeli Genel Tebliği ve Arşiv Hizmetleri Hakkında Yönetmelik hükümleri gereği adı geçene ait bilgi ve belgelerin kurum arşivinde muhafaza edilmesi gerektiği, İzmir

Askeri Casusluk davasıyla ilgili olarak düzenlenen ön inceleme ve disiplin raporları üzerine yapılan işlemlerin yargı kararıyla tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kalktığı, bunlar hakkında ayrıca geçersiz olduklarına dair karar alınması veya bu kararların başta adli merciler olmak üzere tüm kurumlara bildirilmesi gibi bir düzenlemenin bulunmadığı,

2.5. Başvuranın, Kurumdaki fetö mağdurlarının maddi – manevi kayıplarının giderilmesi konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi talebine ilişkin olarak sadece kendisiyle alakalı bir talepte bulunabileceği, kaldı ki, mahkeme kararları ile yeniden devlet memurluğuna atandığı, uğradığı parasal kayıpların hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği ve tarafına 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildiği hususu göz önünde bulundurulduğunda, maddi ve manevi kayıpların bu şekilde giderilmiş olduğunun değerlendirildiği, diğer taraftan başvuran hakkında memuriyetten çıkarılmaya ilişkin kararın dayanağı disiplin soruşturması raporu ve ön inceleme raporunun hazırlanmasında görev alan Hazine Kontrolörleri, bu raporlar üzerine memuriyetten çıkarma kararını veren memuriyetten çıkarılmaya ilişkin kararın dayanağı disiplin soruşturması raporu ve ön inceleme raporunun hazırlanmasında görev alan Hazine Kontrolörleri . ile . bu raporlar üzerine memuriyetten çıkarma kararını veren Yüksek Disiplin Kurulu Üyelerinden ise . . . ve . .nin başta fetö/pdy olmak üzere devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle OHAL KHK’leri ile görevleri son verildiği, ayrıca ve . hakkında Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından mahkumiyet kararı verildiği, ve . hakkındaki ceza yargılamasının devam etmekte olduğu,

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;

3.1 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü

ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”,

3.2 “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinde; “Yasama ve yürütme organları ile

idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”,

5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;

“Memur bilgi sistemi, özlük dosyası” başlıklı 109 uncu maddesinde; “Memurlar, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kaydolunurlar. Her memur için bir özlük dosyası tutulur.

Özlük dosyasına, memurun mesleki bilgileri, mal bildirimleri; varsa inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler konulur.

Memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde, hizmet gerekleri yanında özlük dosyaları göz önünde bulundurulur.

Özlük dosyalarının tutulma esasları ile özlük dosyalarında yer alacak belgelere ilişkin usûl ve esaslar

Devlet Personel Başkanlığınca belirlenir.”,

“Uygulama” başlıklı 132 nci maddesinde; “……..Aylıktan kesme cezası ile tecziye edilenler 5 yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilenler 10 yıl boyunca daire başkanı kadrolarına, daire başkanı kadrosunun dengi ve daha üstü kadrolara, bölge ve il teşkilatlarının en üst yönetici kadrolarına, düzenleyici ve denetleyici kurumların başkanlık ve üyeliklerine, vali ve büyükelçi kadrolarına atanamazlar.”,

6. 15/04/2011 tarihli ve 27906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Personeli Genel Tebliği (Seri

No:2) “Özlük Dosyası Tutulmasına İlişkin Usul ve Esaslar” başlığı altında; “1- Memurlar, Türkiye

Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kaydolunurlar.

Burada memurun adı, soyadı, cinsiyeti, doğum tarihi ve yeri, öğrenimi, kadro unvanı ve derecesi, memuriyete başlama tarihi, memuriyetten ayrılma tarihi ve sebebi, sendika üyeliğine ilişkin bilgiler ile gerekli görülecek diğer mesleki bilgiler kaydedilir.

…

3- Her memur için bir özlük dosyası tutulur. Özlük dosyalarının itina ile doğru ve tarafsız bir şekilde tutulmasından personel birimleri sorumludur.

4- Özlük dosyaları memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde göz önünde bulundurulur.

5- Özlük dosyası sekiz bölümden oluşur: … Dördüncü bölümde; memur hakkında yapılan disiplin soruşturmalarına ilişkin evraklar ile verilen disiplin cezaları, yargı organlarınca memur hakkında verilmiş karar örnekleri, görevden uzaklaştırmaya ilişkin belgeler ile varsa inceleme, soruşturma ve denetim raporları… diğer mesleki bilgi ve belgeler saklanır.

…

7- Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşları, özlük dosyasında yer alan bilgilerden istihdam politikalarının tespiti ve uygulanmasında gerekli gördüklerini merkezde elektronik ortamda tutarlar…”,

7. 07/07/1993 tarihli ve 21630 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Arşiv Hizmetleri Hakkında

Yönetmeliğin “Tarifler” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Arşivlik Malzeme: (b) bendinde sayılan her türlü belge ve malzemeden, zaman bakımından henüz arşiv malzemesi vasfını kazanmamış olanlarla, son işlem tarihi üzerinden yüzbir yıl geçmemiş memuriyet sicil dosyaları, Kurumun gerçek ve tüzel kişilerle veya yabancı devlet ve milletlerarası kuruluşlarla akdettiği ikili ve çok taraflı milletlerarası antlaşmalar, sözleşmeler, her türlü soruşturma ve dava dosyaları ile maaş bordroları, tapu ve benzeri özellik arz eden belgeleri”,

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde kısmen tavsiye kısmen ret kararı şeklinde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Başvuran, şahsına yönelik yapılan işlemlerin mobbing olduğunun tespit edilerek, hakkında işlem yürüten kişiler hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını, İzmir Askeri Casusluk Kumpası olarak bilinen ve FETÖ tarafından mağdur edilen kendisi dahil 16 personel hakkında düzenlenen 4483 ve disiplin soruşturması raporlarının tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılarak iptal edilmesini ve geçersiz olduklarına dair karar alınmasını, Kurumdaki FETÖ mağdurlarının maddi-manevi kayıplarının giderilmesi konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesini, bu kararların başta Adli merciler olmak üzere ilgili tüm kurumlara bildirilmesini talep etmektedir.

10. Hazine ve Maliye Bakanlığından istenilen bilgi ve belgeler doğrultusunda anılan idare tarafından

Kurumumuza gönderilen belgeler incelenmiş, aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır.

11. Başvuranın, asıl kadrosu Şube Müdürü iken 05/09/2012 tarihinde Daire Başkan V. Olarak atandığı, İzmir Askeri Casusluk Davası olarak bilinen Gizli Bilgi ve Belge Bulundurma iddialarına ilişkin İzmir

Emniyet Müdürlüğüne Ağustos 2010 tarihinde gelen ihbar e-postası üzerine başlatılan ve başvuranın da dahil olduğu 357 sanık ve üst düzey askeri yetkilinin devletin gizli bilgi ve belgelerini yabancı istihbarat servislerine vermekle suçlandıkları, başvuranın 15/03/2013 tarihinde Daire Başkanlığı V. görevinden alınarak Hazine Uzmanlığına atandığı,

12. İzmir Askeri Casusluk davasına ilişkin olarak İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinde Esas

Numarası ile görülen davaya esas teşkil eden İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının nolu soruşturma dosyasında yer alan bilgiler çerçevesinde 4483 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca (Mülga) Hazine

Müsteşarlık Makamının 15/04/2013 tarih, sayılı onayı gereğince, başvuran de arasında bulunduğu personeller hakkında Hazine Kontrolörleri . ve . tarafından yapılan ön inceleme sonucu düzenlenen 28/05/2013 tarih, sayılı Ön İnceleme Raporunda 5237 sayılı Türk Ceza

Kanununun Göreve ilişkin sırrın açıklanması ve Görevi Kötüye Kullanma başlıklı maddeleri kapsamında soruşturma izni verilmesinin önerildiği, Müsteşarlık Makamının 28/05/2013 tarih ve / sayılı kararıyla soruşturma izni verildiği, başvuranın karara yapmış olduğu itirazın Ankara Bölge İdare Mahkemesinin kararıyla reddedildiği ve yargılanması talebiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 01/04/2014 tarihli ve

sayılı iddianamenin hazırlandığı, İzmir 8. Asliye Mahkemesinin / Esas nolu dosyasında dava açıldığı,

13. Başvuran ve diğer personel hakkında yine Hazine Kontrolörleri . ve tarafından yürütülen soruşturma sonucunda düzenlenen 12/07/2013 tarih, – sayılı Soruşturma Raporunda, başvuranın

Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının önerildiği, Yüksek Disiplin Kurulunun 23/12/2013 tarih, sayılı kararı ile devlet memurluğundan çıkarıldığı,

14. Başvuran tarafından devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte, 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle Ankara 6. İdare mahkemesi nezdinde E: nolu davanın açıldığı, yürütmenin durdurulması talebinin reddedildiği, yapılan itiraz üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 16/04/2014 tarih, sayılı kararıyla itirazın kabul edildiği, ardından mahkemenin 26/12/2014 tarih, sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline, parasal kayıpların hak ediş tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte ödenmesine, 100.000,00 TL manevi tazminatın reddine karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Danıştay 5. Dairesinin 07/06/2017 tarih, sayılı kararıyla işlemin iptali ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmın onanmasına, buna karşılık manevi tazminat talebinin reddine ilişkin kısmının bozulmasına karar verildiği, bu defa, yeniden görülen davada

Ankara 6. İdare Mahkemesinin 18/12/2018 tarih, sayılı kararıyla manevi tazminat talebinin 50.000,00 TL lik kısmının kabulü, fazlaya ilişkin kısmının reddine karar verildiği, Hazine ve Maliye Bakanlığının manevi tazminat verilmesine dair karar için temyize başvurduğu,

15. Başvuranın devlet memurluğundan çıkama cezasının iptal edilmesi nedeniyle Kamu Sermayeli Kuruluş ve İşletmeler Genel Müdürlüğü bünyesinde Hazine ve Maliye Uzmanı olarak atandığı ve 28/05/2014 tarihinde göreve başladığı,

16. Başvuran hakkında disiplin soruşturmasına konu fiil kapsamında Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/11/2015 tarih, E: sayılı kararıyla açıklanması yasak ve gizli nitelikteki bilgileri temin ederek yasaklanan bilgileri temin etme suçunu işlediği sabit olmadığından beraatına karar verildiği,

17. Başvuranın şube müdürü kadrosundayken atandığı Daire Başkanı V. Görevinden alınarak Hazine

Uzmanı kadrosuna atanması işleminin iptaliyle Ankara 7. İdare Mahkemesi nezdinde açılan davada mahkemenin 29/01/2014 tarih, E: sayılı kararıyla reddine karar verildiği, bahse konu kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay 5. Dairesinin 06/06/2017 tarih, K: sayılı kararıyla şube müdürü kadrosundan alınarak Hazine Uzmanı kadrosuna atama işlemi yönünden bozma, Daire Başkanı V. Görevinden alınması işleminin onandığı, başvuran tarafından karar düzeltmesi talebinde bulunulduğu,

18. Başvurana atfen yayımlanmış Zaman Gazetesinin 12/07/2016 tarihli nüshasında yer alan bir haber ile bir internet sitesinde K.K. tarafından yazılan 31/07/2016 ve 03/08/2016 tarihli köşe yazılarının medyada yer alması hususunun idari ve disiplin yönünden incelenmesinin (Mülga) Hazine Müsteşarlık Makamının 18/10/2016 tarih, / sayılı onayı ile uygun görülmesi üzere Hazine Kontrolörleri tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporun sonuç bölümünde, köşe yazılarında belirtilen ifadelerin başvurana ait olup olmadığı konusunda bilgi ve belge temin edilememesinden dolayı yapılacak bir işlemin olmadığının belirtildiği, yine, başvuranın ismi ve profil resmi kullanılarak faaliyet gösteren twitter hesabından yapıldığı anlaşılan paylaşımların incelenmesi neticesinde düzenlenen inceleme raporunda da disiplin yönünden işlem tesisine gerek olmadığının değerlendirildiği,

19. İzmir Askeri Casusluk soruşturması sürecinde görev alan fetö ile bağlantılı eski Hazine Müsteşarlığı mensuplarının hazırlamış oldukları raporların bütün sonuçları ile geçersiz kılınması yönünde Hazine

Kontrolörleri Kuruluna başvuran tarafından iletine 2 farklı talebin reddedildiği, bunun üzerine başvuran tarafından Kurumumuza başvurulması sonrası 13/09/2018 tarihli Gönderme Kararı verildiği, ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından karar sonrası herhangi bir işlem tesis edilmediği,

20. Ankara 7. İdare Mahkemesinin 12/09/2019 tarih, E: sayılı kararıyla, Danıştay kararına uyularak Şube Müdürü olarak görev yapmakta iken Hazine Uzmanı olarak atanmasına ve vekaleten yürütmekte olduğu Daire Başkanlığı görevinden alınmasına ilişkin 15/03/2013 tarih, / sayılı işlemin iptal edildiği, başvuran tarafından 30/09/2019 tarihinde kararın uygulanması için müracaat edildiği, ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından herhangi bir işlem tesis edilmediği, zımmen ret işlemine karşı başvuran tarafından tekrar dava açıldığı, ancak, başvuran tarafından dönemin Hazine

Müsteşarlık Makamına gönderilen bir e-posta ile ilgili olarak kendisine disiplin soruşturmasının başlatıldığı ve Ekim 2019 tarihinde ¼ oranında aylıktan kesme cezası ile tecziye edilmesi gerekçesiyle bahse konu mahkeme kararının uygulanmadığı hususunun mahkemeye bildirildiği,

21. Aylıktan kesme cezasına karşı başvuran tarafından yapılan başvuru sonucunda Ankara 23. İdare

Mahkemesinin 24/06/2020 tarih, E: sayılı kararında, (eski) Hazine Müsteşarının kurumsal e-posta adresine gönderilen 24/12/2017 tarihli e-posta sonrası soruşturma zamanaşımı geçirildikten sonra 27/04/2018 tarihinde verilen soruşturma onayı nedeniyle yapılan disiplin soruşturması sonucunda verilen cezanın hukuka uygun olmadığı belirtilerek iptal edildiği,

22. Bunun üzerine, Ankara 13. İdare Mahkemesinin sayılı kararında, Ankara 23. İdare Mahkemesinin 24/06/2020 tarih, / sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptal edildiği, bu haliyle başvuranın vekaleten yürüttüğü daire başkanı kadrosuna atanmasına engel bir durumun söz konusu olmadığının belirtildiği, Bakanlık tarafından kararın istinafa götürüldüğü, Ankara Bölge İdare

Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 22/10/2020 tarihli kararıyla yürütmenin durdurulması talebinin reddedildiği,

23. Başvuranın 2019 Ağustos ayında herhangi bir talebi olmaksızın Kamu Sermayeli Kuruluşlar Genel

Müdürlüğündeki Hazine ve Maliye Uzmanı görevinden Muhasebat Genel Müdürlüğüne naklen atandığı, bunun üzerine açmış olduğu davada Ankara 6. İdare Mahkemesi tarafından iptal kararı verildiği,

24. Belirtilen mahkeme kararları sonrası 26/10/2020 tarih, sayılı Bakanlık Makamı oluru ile

Muhasebat Genel Müdürlüğü Şube Müdürü olan başvuranın anılan Genel Müdürlükte boş bulunan 1 inci derece +3600 ek göstergeli Daire Başkanı kadrosuna vekaleten atanmasının uygun bulunduğu, 30/10/2020 tarihinde başvuran tarafından tebliğ alındığı,

Anlaşılmıştır.

25. Mobbing iddiasına ilişkin olarak; İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada tüm sanıkların suç işlemedikleri sabit olması nedeniyle beraat ettikleri, davanın Yargıtay tarafından da onanarak kesinleştiği, TBMM Darbe Komisyonu Raporu dahil bir çok belgede gizli bilgi ve belge bulundurma davasının bir fetö kumpas olduğunun ifade edildiği, başvuran hakkında olanlar dahil yürütülen ön inceleme ve disiplin soruşturmalarının dayanağını oluşturan dijital materyallerin sahte olduklarının teknik bilirkişi raporuyla ortaya konulduğu, Türk Silahlı Kuvvetleri ve diğer kamu kamu kurumu mensuplarına kumpas kuranlar hakkında açılan davalarda 6 yıl ile 51 yıl arası değişen hapis cezalarının verildiği,

26. Bahse konu davaların iddianamelerinde, sahte olarak hazırlanan dijital materyallerin usulsüz aramalar neticesinde bulunduğu, aramalarda bulunduğu iddia edilen materyallerin üzerinde dna yönünden herhangi bir uyumun tespit edilemediği, dolayısıyla kurgu dahilinde yürütülen soruşturmalarla bir kısım kamu görevlisinin tasfiyesinin sağlanarak, örgütün varlığının devamının sağlandığı tespitlerinin yapıldığı, 15

Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi ve terör örgütünün faaliyetlerinin tüm yönleriyle araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan TBMM Meclis Araştırma Komisyonu raporunda da

İzmir Askeri Casusluk Kumpas soruşturmasının amacının aslında suç ve suçla mücadele olmadığı, bürokratlar hakkında adli işlem yapılmak suretiyle itibarsızlaştırılarak tasfiye edildiğinin belirtildiği,

27. Başvuran ile yapılan görüşmede Ağustos 2019 tarihinde talebi dışında Muhasebat Genel Müdürlüğüne atandığı, atandığı ARGE şubesinin Bakanlığın Tunus caddesinde binasında olması nedeniyle çalışma yerinin orada olduğunun sözlü olarak söylendiği ve görev yerinde gittiğinde kendisine oda verilmediğini belirttiği, Ankara 6. İdare Mahkemesi nezdinde açılan ve Muhasebat Genel Müdürlüğüne naklen atama kararının iptaline ilişkin mahkeme kararının Bakanlık tarafından uygulanmadığı, bunun üzerine başvuran tarafından mahkeme kararının uygulanmaması nedeniyle açılan davada Ankara 13. İdare Mahkemesinin vermiş olduğu lehteki karar uyarınca başvuranın eski görev yeri olan Kamu Sermayeli Kuruluşlar Genel

Müdürlüğüne atanması gerekirken yeniden Muhasebat Genel Müdürlüğüne Şube Müdürü olarak atandığı, yine kendi beyanıyla oda, bilgisayar ve telefon tahsis edilmediği, mahkeme kararlarının uygulanması ve bilgi edinme kanunu kapsamında yaptığı çoğu başvurunun yanıtsız bırakıldığı,

28. 2017 yılında başvuran tarafından dönemin Müsteşarına gönderilen bir e-posta üzerine başlatılan disiplin soruşturmasında başvurana kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının önerildiği, başvuranın kademe ve derecesi nedeniyle fiilen aylıktan kesme cezasının uygulandığı, ancak verilen disiplin cezasının dayanağı disiplin soruşturmasının e-postanın gönderildiği tarihten yaklaşık 4 ay sonra başlatıldığı, açıkça soruşturma zamanaşımına uyulmadan yapılan soruşturma sonunda verilen aylıktan kesme cezasının aynı zamanda başvuranın Daire Başkanlığı vekaleti görevi verilmesine ilişkin mahkeme kararını uygulanmasını hükümsüz hale getirdiği, bahse konu disiplin cezasının da mahkeme kararıyla iptal edilmesi ile başvuranın eski görev yerine değil Muhasebat Genel Müdürlüğüne Daire Başkan V. olarak atandığı, ancak atama olurundan görüldüğü üzere, hangi Daire Başkanı olduğunun belli olmadığı, Bakanlığın bu mahkeme kararını da istinafa götürdüğü,

29. Bu doğrultuda, kumpas soruşturması olduğu mahkeme kararıyla sabit olan soruşturmalar yüzünden adli yargılama ve memuriyetten çıkarılmaya maruz kalarak maddi ve manevi kayıplar yaşadığının açık olduğu, birçok mahkemeye başvurarak lehte kararlar almasına, memuriyetten ihraç edildiği döneme ilişkin mali haklarının ödenmesine ve lehinde manevi tazminata hükmedilmesine rağmen 2014 yılında görevine döndüğü tarihten eski görevi olan Daire Başkan V. dönmesi için yaklaşık 7 yıl geçmesi gerektiği ve süreç içerisinde maruz kaldığı işlemlerin mobbing kapsamında olduğu, bu nedenle, idarenin bir bütün olduğu göz önüne alındığında Hazine ve Maliye Bakanlığının bahse konu iş ve işlemlerde kusuru bulunanları tespit ederek gerekli işlemleri yapmasının yerinde olacağı,

30. Ön inceleme ve disiplin soruşturması raporlarının tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılacak şekilde iptal edilmesi veya geçersiz olduklarına dair karar alınması, disiplin cezalarının da tüm sonuçlarıyla birlikte iptal edildiklerine dair karar alınması talebine ilişkin olarak; başvuran hakkında yürütülen disiplin soruşturmalarının bir kısmında disiplin cezası verilmeden sonuçlandırıldığı, memuriyetten çıkarma cezasının ve en son verilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının mahkeme kararıyla iptal edildiği için tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kalktığı, İzmir Askeri Casusluk davasıyla ilgili

olarak düzenlenen ön inceleme ve disiplin raporlarının ise başvuranın özlük dosyasında varlığını sürdürdüğü,

31. Kurumların her türlü soruşturma ve mahkeme dosyalarını arşivlerinde belirlenen sürede saklamaları gerektiği, ancak, özlük dosyalarının memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde göz önünde bulundurulacağının hüküm altına alınmış olması nedeniyle, kumpas davası olduğu mahkeme kararıyla tespit edilen İzmir Casusluk davasına ilişkin bilgi ve belgelerin başvuranın özlük dosyasında saklanmasının hakkaniyete aykırı olacağı, özlük dosyası dışında sadece arşivde muhafaza edilmesi durumu dışında geçersiz olduklarına dair karar alınması gibi bir uygulamanın mevcut olmadığı,

32. Fetö kumpası mağdurlarının maddi-manevi kayıplarının giderilmesi konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi talebine ilişkin olarak, somut bilgi ve belge sunulmaması nedeniyle bu hususta bir değerlendirmeye gerek duyulmadığı,

Anlaşılmış olup,

33. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın şahsına yönelik yapılan işlemlerin mobbing olduğunun tespit edilerek, hakkında işlem yürüten kişiler hakkında gerekli işlemlerin yapılması talebinin reddi işlemi ile kumpas davası olduğu mahkeme kararıyla tespit edilen İzmir Casusluk davasına ilişkin bilgi ve belgelerin başvuranın özlük dosyasında saklanmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

34. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak idarenin; başvuranla ilgili işlemlerinde

“şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması”, “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere uygun davranması beklenmektedir.

35. Bilindiği gibi, 15 Temmuz 2016 tarihinde Devletimize ve milletimize karşı başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu düzeni ve güvenliği açasından ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesine karar verildiği, alınan tedbirler çerçevesinde Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korumak amacıyla terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; vakıf, dernek, televizyon ve sair birçok müessesenin kapatıldığı ve birçok kamu görevlisinin ihraç edildiği, ancak, sonraki süreçte anılan terör örgütleri, yapı, oluşum veya gruplara üyeliği olmadığı halde ihraç edilen kamu görevlilerinin mağduriyetlerini gidermek amacıyla yine OHAL KHK hükümleriyle bazı kamu görevlilerinin doğrudan kamu görevine iadesine karar verilerek ihraç KHK’larında belirtilen tüm hüküm ve sonuçların ortadan kalkacağının hüküm altına alındığı, bu doğrultuda, özellikle

Fetö kumpası sonucu mağduriyet yaşadığı mahkeme kararları veya başkaca suretle tespit edilen kamu görevlilerinin maddi-manevi kayıplarının giderilmesi noktasında her idarenin gerekli işlemleri tesis ederek hassasiyet göstermesi gerektiği değerlendirilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

36. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

Fetö kumpası mağdurlarının maddi-manevi kayıplarının giderilmesi konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi talebinin somut bilgi ve belge içermemesi nedeniyle REDDİNE,

Başvuranın kumpas davası olduğu mahkeme kararıyla tespit edilen İzmir Casusluk Davasına ilişkin ön inceleme, disiplin ve diğer mahkemeye belgelerinin özlük dosyasından çıkarılması yönünde makul sürede işlem tesis etmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığına TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Başvuranın 2013 yılından bu yana kumpas davası sonucu maruz kaldığı memuriyetten çıkarılma ve Daire

Başkan V. görevinden alınma gibi işlemlerin mobbing kapsamında olması nedeniyle sorumlular hakkında makul sürede işlem tesis etmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığına TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi