ÖZET: Dara Radyo Televizyon Yayıncılık Anonim Şirketi, 24 Ocak 2000 tarihinde kablolu yayın lisansı almak amacıyla Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na 500.000.000 TL ödeme yapmıştır. Ancak, gerekli ulusal güvenlik belgesini temin edemediği için lisans başvurusu reddedilmiştir. Şirket, 8 Ağustos 2022 tarihinde yaptığı başvuruda, yatırdığı tutarın iadesini talep etmiştir. Üst Kurul, bu talebi zaman aşımı gerekçesiyle reddetmiştir. İlgili mevzuat uyarınca, lisans almaya hak kazanamayan kuruluşların ödedikleri ücretlerin iade edilmesi gerektiği belirtilse de, başvurunun zaman aşımına uğradığı değerlendirilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddi yönünde bir öneri hazırlayarak Kamu Başdenetçisi’ne sunmuştur. İnceleme sonucunda, başvurunun zaman aşımına uğradığı ve dolayısıyla hukuka uygun bir şekilde reddedildiği sonucuna varılmıştır. İdare mahkemeleri nezdinde açılan davaların süreci de dikkate alındığında, başvurunun geçerliliği kalmamıştır. Ayrıca, idarenin başvuruya ilişkin yazışmalarında iyi yönetim ilkelerine tam olarak uymadığı tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, başvuru, yukarıda belirtilen gerekçelerle reddedilmiş ve karar, ilgili taraflara tebliğ edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/10120-S.23.16267

BAŞVURU NO : 2023/3361

KARAR TARİHİ : 11/08/2023

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : RADYO VE TELEVİZYON ÜST KURULU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Kablolu yayın lisans başvurusu kapsamında ödenen ücretin güncellenerek iadesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 10/03/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuruda özetle; (a) Dara Radyo Televizyon Yayıncılık Anonim Şirketi’nin, kablolu yayın lisansı başvuru işlemleri kapsamında 24.01.2000 tarihinde ödemiş olduğu tutara ilişkin iade talebini içeren başvurularının, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanlığının 07.10.2022 tarihli ve sayılı yazısı ile reddedildiği, (b) Söz konusu ret işlemine gerekçe olarak gösterilen zaman aşımı iddialarının hak ve hukuk kuralları ile bağdaşmadığı keza konuya ilişkin olarak açılan davanın kesinleşmesinin, Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi nezdinde görülen süreç de dâhil olmak üzere, 2021 yılına kadar devam ettiği, Belirtilmiş ve yatırılan söz konusu teminat parasının bugünkü kur üzerinden veya güncellenerek ödenmesi talep edilmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. İdareden, başvuru konusu kapsamında yürütülen iş ve işlemlere ilişkin açıklamaları ile bunlara ait bilgi ve belgeleri Kurumumuza iletmesi istenmiştir.

3. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanlığının söz konusu bilgi ve belge talebine istinaden

Kurumumuza gönderdiği 19.04.2023 tarihli ve sayılı cevap yazısında özetle; (a) Dara Radyo Televizyon Yayıncılık Anonim Şirketi’nin yayın lisansı başvurusunda bulunmak üzere

Mülga 2007 tarihli Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği’nin 12’nci maddesi kapsamında 500.000.000,00 TL’lik tutarı Üst Kurul hesabına yatırdığı ancak başvuru şartlarından biri olan “Başbakanlıktan alınacak ulusal güvenlik belgesini” temin edemediğinden yayın lisansını alamadığı, (b) Lisans başvurusunun olumsuz sonuçlanmasıyla birlikte, söz konusu ödemenin Üst Kurul açısından sebepsiz zenginleşme hali teşkil ettiği; buna mukabil söz konusu ücret iadesinin, Yönetmelikte yer alan

“[…] Kablolu yayın lisansı ve izni almaya hak kazanamayan kuruluşların ödedikleri kablolu yayın lisansı ve izni ücreti avansları yazılı talepleri üzerine kendilerine aynen iade olunur.” hükmü kapsamında, ancak Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 66’ncı maddesinde yer alan 1 yıllık ve 10 yıllık sürelere riayet ederek Üst Kuruldan istenebileceği, (c) Adı geçen Kuruluşun 24.01.2000 tarihinde ödediği tutara ilişkin iade talebini 08.08.2022 tarihli dilekçesiyle Üst Kuruldan talep ettiği; Üst Kurul kayıtlarında yapılan incelemelerde bu tarihe kadar yatırılan tutara ilişkin herhangi bir talepte bulunulmadığının anlaşıldığı, ayrıca Üst Kurul nezdinde herhangi bir dava veya uyuşmazlık kaydının da bulunmadığı; Kuruluş tarafından davaların

“Başbakanlık” aleyhine açıldığı, (d) Bu çerçevede, söz konusu alacakla ilgili olarak 10 yıllık sürenin sona erdiği ve dolayısıyla alacağın zamanaşımına uğradığının değerlendirildiği; bu hususun 07.10.2022 tarihli ve sayılı yazıları ile

Kuruluşa bildirildiği, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. Anayasa’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin

dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca:

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. […] 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci

fıkrası uyarınca:

Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.

6. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca:

Madde 66 – Haksız surette mal iktisabından dolayı ikame olunacak dava, mutazarrır olan tarafın verdiğini istirdada hakkı olduğuna ıttılaı tarihinden itibaren bir sene müruriyle ve her halde bu hakkın doğduğu tarihten itibaren on senenin müruriyle sakıt olur. Eğer mal iktisabı mutazarrır olan taraf aleyhinde bir borç teşkilinden ibaret ise, mutazarrırın hakkı müruru zaman ile sakıt olmuş olsa bile, bu borcu ifa etmez.

Madde 125 – Bu kanunda başka suretle hüküm mevcut olmadığı takdirde, her dava on senelik müruru zamana tabidir.

Madde 133 – Aşağıdaki hallerde müruru zaman katedilmiş olur:

1 – Borçlu borcu ikrar ettiği, hususiyle faiz veya mahsuben bir miktar para veya rehin yahut kefil verdiği

takdirde.

2 – Alacaklı dava veya defi zımnında mahkemeye veya hakeme müracaatla veya icrai takibat yahut iflas

masasına müdahale ile hakkını talep eylediği halde.

Madde 136 – Bir dava veya defi ile katedilmiş olan müruru zaman, dava devam ettiği müddetçe iki tarafın muhakemeye müteallik her muamelesinden ve hakimin her emir ve hükmünden itibaren yeniden cereyana başlar.

7. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca:

MADDE 82- Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

MADDE 146- Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.

MADDE 154- Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir:

1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse.

2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa.

MADDE 157- Bir dava veya def’i yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar.

8. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5’inci

maddesinin birinci fıkrası uyarınca:

MADDE 5- (1) Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri, eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam eder. Ancak, bu sürelerin henüz dolmamış kısmı, Türk Borçlar Kanununda öngörülen süreden uzun ise, yürürlüğünden başlayarak Türk Borçlar Kanununda öngörülen sürenin geçmesiyle, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi dolmuş olur.

9. 05.09.1996 tarihli ve 22748 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mülga Radyo ve Televizyon Üst Kurulu

Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği’nin 19’uncu maddesi uyarınca:

Madde 19 – Kuruluşlar, Üst Kurulca belirlenen kablolu yayın lisans ücretinin %10’u tutarındaki lisans avansını, daha sonra lisans ücretinden mahsup edilmek üzere başvuru tarihinde Üst Kurul hesabına yatırırlar. Lisans almaya hak kazanamayan kuruluşların avansları kendilerine aynen iade olunur.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvurunun reddi yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

/

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 1. Olay ve Olgular

Başvuru kapsamında sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden anlaşıldığı üzere; 11. Dara Radyo Televizyon Yayıncılık Anonim Şirketi (Şirket), 14.02.2000 tarihinde Radyo ve Televizyon

Üst Kurulu (Üst Kurul) nezdinde kablolu televizyon lisans müracaatında bulunmuştur.

12. Şirket tarafından 24.01.2000 tarihinde Üst Kurul hesabına 500.000.000,00 TL tutarında ödeme yapılmıştır.

13. Şirket’in, başvuru aşamasında istenilen ulusal güvenlik belgesinin verilmesi yönündeki istemi

Başbakanlığın 22.08.2000 tarihli işlemi ile reddedilmiştir.

14. Söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan dava neticesinde, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir (Ankara 1. İdare Mahkemesinin 27.09.2001 tarihli ve E:2000/1405, K:2001/955 sayılı kararı). Mezkûr karar, Danıştay 13. Dairesinin 21.02.2005 tarihli ve E:2005/245, K:2005/921 sayılı kararı ile onanmıştır.

15. Şirket ve Şirket’in Yönetim Kurulu Başkanı Türkan Aydoğan tarafından 13.03.2006 tarihinde Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nezdinde başvuruda bulunulmuştur. AİHM’nin 13.02.2018 tarihli kararında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10’uncu maddesinin ihlal edildiği sonucuna varılmış ve başvuranlara müştereken tazminat ödenmesine hükmedilmiştir. (AİHM, İkinci Bölüm, Başvuru No : 2023/3361 12261/06, 13.02.2018)

2. Değerlendirme 16. Başvuran, İdareye muhatap 08.08.2022 tarihli dilekçesiyle kablolu yayın lisansı başvuru işlemleri kapsamında 24.01.2000 tarihinde ödemiş olduğu tutarın iadesini talep etmiştir. İdare tarafından, söz konusu alacakla ilgili olarak 10 yıllık sürenin sona erdiği ve dolayısıyla alacağın zamanaşımına uğradığı değerlendirilerek iade talebi reddedilmiştir.

17. Dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde, başvuran tarafından 14.02.2000 tarihinde kablolu televizyon lisans müracaatında bulunulduğu ve buna mukabil istenilen ücret avansının İdare hesabına yatırıldığı; başvuranın anılan müracaat kapsamında sunması gereken ulusal güvenlik belgesini almak üzere Başkanlık nezdinde talepte bulunduğu ancak söz konusu istemin Başbakanlığın 22.08.2000 tarihli işlemi ile reddedildiği; idare mahkemeleri nezdinde görülen davaların mezkûr ret işleminin iptali istemiyle Başbakanlık aleyhine açılarak görüldüğü; ödenen tutarın iadesi talebiyle doğrudan başvuruya konu İdare aleyhine açılan bir dava bulunmadığı, keza 08.08.2022 tarihine kadar anılan tutarın iadesi istemiyle İdare nezdinde de bir başvuruda bulunulmadığı anlaşılmıştır.

18. İlgili mevzuatta lisans almaya hak kazanamayan kuruluşların avanslarının kendilerine iade edileceğine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olmakla birlikte, dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgelerden mezkûr lisans başvurusu işleminin İdare tarafından tam olarak hangi tarihte sonlandırıldığına ilişkin bir bilgi tespit edilememiştir. Dolayısıyla her ne kadar bahse konu idari dava Başbakanlık tarafından tesis edilen bir işlem aleyhine açılmış ise de söz konusu dava sürecinin zaman aşımına ilişkin iddialar kapsamında dikkate alınması gerekmiştir.

19. Ankara 1. İdare Mahkemesi nezdinde görülen dava sonucunda, Mahkemenin 27.09.2001 tarihli ve sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş; müteakiben temyiz yoluna başvurulması üzerine Danıştay 13. Dairesinin 21.02.2005 tarihli ve sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin kararı onanmıştır. AİHM nezdinde görülen başvuru numaralı davaya

ilişkin karar metninden anlaşıldığı üzere Şirket tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş ve Danıştay ilgili dairesinin 13.09.2005 tarihli kararıyla karar düzeltme talebinin de reddine karar verilmiştir.

Nihayetinde iç hukuk yollarının tüketilmesi ile birlikte 13.03.2006 tarihinde AİHM nezdinde başvuruda bulunulmuştur.

20. Danıştay 13. Dairesinin 25.04.2022 tarihli ve E:2016/4512, K:2022/1835 sayılı kararında, […] Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği’nin Dairemizin 24/01/2006 tarih ve E:2005/75, K:2006/474 sayılı kararı ile iptal edildiği dikkate alındığında, Kurul tarafından “yayın izni ücreti” ve

“lisans ücreti” adı altında tahsil edilen ücretlerin dayanağının yargı kararıyla ortadan kaldırıldığı, diğer bir anlatımla bahsi geçen ücretlerin tahsiline ilişkin sebebin sona erdiği, bir tarafın malvarlığında azalma, diğer tarafın malvarlığında ise artmanın söz konusu olduğu, yayıncı kuruluşun malvarlığındaki azalmanın ise Üst Kurul’un malvarlığındaki artıştan kaynaklandığı görüldüğünden, uyuşmazlıkta

Borçlar Kanunu’nun sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümlerinin kıyasen uygulanması gerekmektedir.

[…]

Şeklindeki açıklamaya yer verilerek Borçlar Kanunu’nda yer verilen zaman aşımı süresinin geçmesinden sonra alacak iddiasında bulunulması halinde, borçlunun zaman aşımı def’ini ileri sürerek borcunu ifa etmekten kaçınabileceği belirtilmiştir.

21. Somut uyuşmazlıkta, idare mahkemeleri nezdinde yürütülen dava aşaması dikkate alındığında dahi; iç hukuk yollarının karar düzeltme talebinin reddi ile birlikte tüketildiği, keza müteakiben 13.03.2006 tarihinde AİHM nezdinde başvuruda bulunulduğu; alacak talebi ile İdare nezdinde yapılan başvurunun

Borçlar Kanunu’nda düzenleme altına alınan on yıllık genel zaman aşımı süresinden bile çok daha sonrasına tekabül ettiği; AİHM nezdinde görülen yargılama sürecinin ise zaman aşımına yönelik iddialar kapsamında değerlendirmeye esas alınmasının mümkün olamayacağı ve bu çerçevede, başvuru konusu ile ilgili olarak

İdarece yürütülen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Anılan madde hükmü uyarınca, inceleme ve araştırma kapsamında ilgili idarenin iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığı hususları da Kurum tarafından gözetilmektedir.

23. Bu kapsamda yapılan değerlendirme neticesinde; İdarenin başvuruna muhatap yazışmalarında “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı kanaatine varılmış olup bundan sonraki işlemlerinde bahse konu ilkelere uygun davranılması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24. 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır.

25. Buna göre ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede

Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve RADYO VE TELEVİZYON ÜST KURULU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi