|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, sanıkların kaçak akaryakıt suçlamasıyla yargılandığı ve savunmalarında akaryakıtın Gürcistan’dan şahsi kullanım için alındığını, olayın bir yanlış anlamadan kaynaklandığını belirttikleri görülmektedir. Sanıklar, akaryakıtı boşaltıp tekrar doldurduklarını, bu işlemin sadece araçların yakıt tüketimini ölçmek amacıyla yapıldığını savunmuşlardır. Ancak, dosyada yer alan bilirkişi raporu, akaryakıtın teknik düzenlemelere aykırı ve kaçak olduğunu ortaya koymaktadır.
Mahkeme, sanıkların savunmalarını dikkate alarak, kaçak akaryakıt bulundurdukları ve bu eylemin suç teşkil ettiği sonucuna varmıştır. Ancak, sanıkların etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma şartlarının ihlal edildiği ve ceza tayininde eksiklikler bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, sanıkların temyiz talepleri kabul edilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Sonuç olarak, sanıkların mahkûmiyetine dair hüküm, hukuka aykırı bir şekilde eksik ceza tayini nedeniyle bozulmuş ve sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir. Bu durum, kaçakçılıkla mücadelede hukukun uygulanması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
7. Ceza Dairesi 2022/1664 E. , 2024/6469 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/251 E., 2021/263 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Sanıklar hakkında mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğine ilişkin olarak; kamu davasından usulünce haberdar edilmesine rağmen yargılamanın hiç bir aşamasında usulüne uygun dilekçe ile veya sözlü olarak katılma talebinde bulunmadığı için müdahillik sıfatı kazanmayan Gümrük İdaresi’nin temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar müdafiinin temyiz isteğine ilişkin olarak; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararı üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri; sanıklar hakkında verilen kararın temyiz edildiğine ilişkindir.
II.GEREKÇE
İstihbarata dayalı çalışmalarda, … isimli iş yerine … isimli nakliye firmasına ait araçlarla İran ve Gürcistan’dan kaçak akaryakıt getirildiği ve çeşitli aparatlar yardımıyla yem fabrikası içindeki gizli tanklara boşaltıldığı ve satışının yapıldığına dair bilgilere ulaşılması üzerine, kolluk birimlerince bahse konu iş yerine intikal edilip gözlendiği sırada sanık …’ın sevk ve idaresindeki araçla iş yerine yanaşıp, iş yerindeki depodan uzattığı bir hortumu aracın yakıt deposuna taktıktan sonra müdahale edildiği, savcılık makamlarından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararına istinaden iş yerinde ve araçta yapılan aramada, diğer sanık …’a ait iş yerinde içleri akaryakıt dolu üç adet tank, bir adet pompa ve pompaya bağlı düzenek bulunduğu, aracın yakıt deposunda 50 litre ve tanklarda 1.300 litre olmak üzere toplam 1.350 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık …’ın savunmasında; aracın kendisine ait olduğunu, bu araçla … isimli firmada şoförlük yaptığını, olay tarihinde Erzurum’dan aldığı inşaat malzemelerini Gürcistan’a götürmek için yola çıktığını, yolda Kars’ta bulunan garaj olarak kullandıkları yem fabrikasının bahçesine geldiğini, aracın ne kadar mazot yaktığını öğrenmek için depoda bulunan bütün mazotu boşalttığını, ölçüm yapacağı sırada görevlilerin geldiğini, her seferinde Gürcistan’dan şahsi kullanım sınırları içerisinde akaryakıt aldığını, bu akaryakıtın da yakalanmadan 3-4 gün kadar önce Gürcistan’dan aldığı yakıt olduğunu beyan ettiği görülmüştür.
Sanık …’ın savunmasında; … isimli iş yerinin kendisine ait olduğunu ayrıca firması için nakliyat işleri yapan tırların garaj olarak kullandığı yem fabrikasının da kendisine ait olduğunu, olay tarihinde Gürcistan’da olduğunu, söz konusu akaryakıtların Gürcistan’a giden tırların depolarını doldurup Türkiye’ye getirdikleri akaryakıtlar olduğunu, araçların ne kadar mazot yaktıklarını öğrenmek için depoya akaryakıtı boşaltıp tekrar doldurduklarını, kesinlikle kaçak akaryakıt işi yapmadığını, olayla herhangi bir şekilde ilgisi bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür.
Dosyada mevcut Karadeniz Teknik Üniversitesi YUAM raporunda, motorin numunelerin teknik düzenlemelere aykırı ve tağşiş edilmiş olduğunun, ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğunun ve kaçak ürün olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre “pek hafif değer” aralığında olduğu anlaşılmıştır.
A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Kamu davasından usulünce haberdar edilmesine rağmen yargılamanın hiç bir aşamasında usulüne uygun dilekçe ile veya sözlü olarak katılma talebinde bulunmadığı için müdahillik sıfatı kazanmayan Gümrük İdaresi’nin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B.Sanıklar Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Olayın oluş biçimi, akaryakıtın yakalandığı yer ve yakalanma şekli, sanıkların aşamalardaki savunmaları, dosyada mevcut bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi delâletiyle anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra aynı maddenin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Kanun koyucu etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması bakımından gümrüklenmiş değerin iki katı tutarın Devlet Hazinesine ödenmesi şartını getirmiş olup söz konusu maddedeki etkin pişmanlığa ilişkin düzenlemenin bireysel olduğu ve her bir sanık tarafından ayrı ayrı ödeme yapılması gerektiği cihetle, ilgili düzenlemede yer alan ceza indiriminin yalnızca, dosyada mevcut 18.03.2021 tarihli, … Alındı Nolu, … Tahsilat Kaydı Nolu alındı belgesi ile ödeme yapan sanık … hakkında uygulanması gerektiği, sanık … tarafından yapılan ödemenin diğer sanık …’a sirayet etmeyeceği gözetilmeden, sanık … hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanıklar Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanıkların cezada kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 12.06.2024 tarihinde karar verildi.