onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, sanıkların kaçak akaryakıt taşımak suçundan mahkumiyetleri ele alınmıştır. Sanıklar, kaçak motorin taşıdıkları iddiasıyla yargılanmış, savunmalarında taşıdıkları yükün kaçak motorin olduğunu bilmediklerini belirtmişlerdir. Ancak, mahkeme, sanıkların suçüstü yakalandığını ve kaçak akaryakıtın miktarının ticari nitelikte olduğunu dikkate alarak, mahkumiyet kararını vermiştir. Yerel mahkeme, sanıkların hak yoksunluklarına, eşyanın müsaderesine ve nakil aracının iadesine karar vermiştir.

Yargıtay, sanıkların eylemlerinin sübuta erdiğini, mahkemenin ceza belirlemesinin dosya kapsamına uygun olduğunu ve sanıkların hapis cezasının ertelenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını belirtmiştir. Ancak, sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezası verilmesi durumunda, mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanamayacağına dikkat çekerek, bu hususta bir düzeltme yapılmasına karar vermiştir. Sonuç olarak, sanıkların temyiz talepleri kısmen kabul edilmiş, hüküm düzeltilerek onanmıştır.

7. Ceza Dairesi         2022/8093 E.  ,  2024/8051 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : 2020/389 E., 2021/243 K.
    SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
    HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, tasfiye edilen kaçak akaryakıtın tasfiye bedelinin Hazine’ye irat kaydı, kaçak akaryakıt numunlerinin ise müsaderesi, nakil aracının iadesi, sanık … hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

    Sanıklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

    I. TEMYİZ SEBEPLERİ
    1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanık … hakkında verilen hapis cezasının koşulları bulunmadığı halde ertelendiğine, nakil aracının müsaderesinin gerektiğine ve re’sen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

    2.Sanık …’ın temyiz istemi; yakalanan kaçak akaryakıt ile ilgisinin bulunmadığına, verilen
    cezanın infazının mağduriyetine yol açacağına ve re’sen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

    3.Sanık …’ın temyiz istemi; nakliye işi yaptığına, taşıdığı yükü yağ olarak bildiğine, verilen cezanın orantısız olduğuna, atılı suçu işlemediğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ve re’sen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

    II. GEREKÇE
    Olay tarihinde kolluk görevlileri tarafından icra edilen yol kontrolü sırasında durdurulan, sanıklardan …’ın sevk ve idaresindeki, diğer sanık …’ın ise yolcusu bulunduğu, malen sorumlu … adına kayıtlı ….plaka sayılı açık kasa kamyonette önleme araması kararı ile yapılan aramada, aracın kasasındaki bidonlarda 2400 litre ulusal marker seviyesi geçersiz kaçak motorin ele geçirilmiştir.

    Soruşturma evresinde, makine mühendisi bilirkişi tarafından araca ilişkin olarak düzenlenen 21.06.2013 tarihli rapor dosyada mevcuttur.

    İnönü Üniversitesi Akaryakıt Petrol Analiz Labaratuvarının ele geçen akaryakıttan alınan numunelere ilişkin düzenlediği 25.09.2013 tarihli analiz raporu dosya arasına alınmıştır.

    Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, sanık … hakkında ayırıca tekerrür hükümlerinin uygulanması istemiyle kamu davası açılmıştır.

    Sanık … mahkemedeki savunmalarında; olay tarihinde diğer sanık …’ın kendisine yağ bidonları olduğunu ifade ettiği bidonları nakletmek istediğini söylediğini, kendisinin de para karşılığı nakliye işini kabul ettiğini, taşıdığı yükün kaçak motorin olduğunu bilmediğini, ele geçen motorinin …’a ait olduğunu belirtmiştir.

    Sanık … mahkemedeki savunmalarında; …’ı olaydan önce tanımadığını ve 27 HL 922 plaka sayılı araca otostop yapmak suretiyle bindiğini, araçta yüklü kaçak motorin ile ilgisinin bulunmadığını belirtmiştir.

    Malen sorumlu beyanında; dava konusu aracın kendisi adına kayıtlı olmakla birlikte, aracı suçtan önce haricen …’a sattığını, …’un ise aracı daha sonra sanık …’a satmış olduğunu beyan etmiştir.

    Yerel mahkeme tarafından 29.09.2015 tarihinde, sanıkların mahkûmiyetine, hak yoksunluklarına, dava konusu eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine, sanık … hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmiştir. Anılan kararın katılan … İdaresi vekili ve sanık … tarafından temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7242 sayılı Kanun’un 61 ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanıkların lehine olabileceğinden, 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü
    maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereği mahkemesine iade edilmiştir.

    Sanıklara 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca cezalandırılması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmıştır.

    Sanıkların uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 2400 litre kaçak motorinin ele geçirilmiş olması, sanıkların kaçak akaryakıtı naklederken suçüstü yakalanmaları, açık kasa kamyonette herhangi bir belge olmadan bidonlarda taşınan kaçak motorinin vasfının herkes tarafından bilinebilecek durumda olması, sanık …’in araca otostop yapmak suretiyle bindiği yönündeki savunmasının diğer sanık … tarafından doğrulanmamasına göre, savunma içeriklerine itibar etmenin mümkün bulunmaması karşısında, sanıkların eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, sanıklar hakkında atılı kaçakçılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

    Ele geçen kaçak akaryakıt miktarı itibarıyla mahkemenin cezanın teşdiden belirlenmesine dayanak gerekçelerinin dosya kapsamına uygun olduğu, sanık …’ın objektif koşullar bakımından ertelemeye engel durumunun olmaması ve mahkemece tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaate varıldığının belirtilmesi karşısında; sanık … hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

    5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki ”Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.” şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için, müsaderenin hakkaniyete uygun olması gerektiği, dosya kapsamına göre; suça konu eşyanın değerine göre nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve hakkaniyete uygun olmadığı dikkate alınarak nakil aracının iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

    A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık … ile katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

    B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … ile katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

    Sanık … hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

    Sanık hakkında hem hapis hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

    III. KARAR
    A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
    Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenlerle sanık … ile katılan … İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … ile katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

    B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
    Gerekçe bölümünde ( B) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanık … ile katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragraftan ”sanığın cezasının” ibaresinin çıkarılması ile yerine gelmek üzere hükme ”sanığın hapis cezasının” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.10.2024 tarihinde karar verildi.