|
ÖZET: Başvuru, Seyhan İlçesi Mithatpaşa Mahallesi’nde bulunan bir kaçak yapının yıkılması ve kaldırılması talebine ilişkindir. Şikâyetçi, evinin önündeki küçükbaş hayvan satışına yönelik bu yapının kaldırılması için 2019’dan bu yana çeşitli resmi makamlara başvuruda bulunduğunu belirtmektedir. Seyhan Belediyesi, iki kez yıkım emri vermesine rağmen, Adana Büyükşehir Belediyesi’nin ecrimisil talebi nedeniyle bu kararın uygulanmadığını ifade etmektedir. Şikâyetçi, ayrıca, hayvan satışının çevre sağlığına zarar verdiğini ve yaşam koşullarını olumsuz etkilediğini iddia etmektedir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun çözümü için Adana Büyükşehir ve Seyhan belediyelerinden bilgi talep etmiştir. Adana Büyükşehir Belediyesi, ilgili alanın imar planında yol boşluğu olarak belirlendiğini ve bu nedenle yapılan işlemlerin kendi sorumlulukları dahilinde olduğunu belirtmiştir. Seyhan Belediyesi ise, kaçak yapının yıkılması için gerekli adımların atıldığını, ancak yapının yeniden inşa edildiğini ifade etmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, çevre sağlığını tehdit eden unsurların ortadan kaldırılması ve kaçak yapıların yıkılması için gerekli tedbirlerin alınmasını tavsiye etmiştir. Bu tavsiye, Adana Büyükşehir Belediyesi’ne iletilmiş ve yasal süreçlerin başlatılması gerektiği vurgulanmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/14110-S.21.22595
BAŞVURU NO : 2021/8461
KARAR TARİHİ : 01/10/2021
TAVSİYE KARARI
ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
SEYHAN BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Hayvan satışı yapılan kaçak yapının yıktırılması ve kaldırılması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 20/04/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikâyetçi dilekçesinde özetle; Seyhan İlçesi Mithatpaşa Mah. 58236 Sokakta evinin önündeki küçükbaş hayvan satışı için yapılmış kaçak yapıyı kaldırtmak için Ağustos 2019 tarihinden bu yana Seyhan Belediye
Başkanlığına ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığına başvuruda bulunduğunu, Seyhan Belediye
Başkanlığının 2 kere yıkım emri verdiğini fakat 26/12/2019 tarihinde Büyükşehir Belediyesinin ecri misil aldığı için kararı uygulamayarak Adana Büyükşehir Belediyesine sevk ettiğini, 35 kere CİMER, 12 kere
Açık Kapı, 4 kere Seyhan Kaymakamlığına, 4 kere Valiliğe, İlçe Tarıma, Halk Sağlığı Kurumuna başvuruda bulunduğunu, konunun Adana Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda olduğunu bildirerek bir şey yapmadıklarını, 2 yıldan beri şehir merkezinde bir küçükbaş hayvan satış yerini kaldırtamadığını, Adana
Büyükşehir Belediyesi Emlak ve İstimlak Dairesinin 26/12/2019 tarihinde Büyükşehir Belediyesine ait yol 2 boşluğuna 150 m alana tel çit ve sundurmalarla manav yeri ve adaklık kurbanlık hayvan satışı yaptığı için ecrimisil ve tahliye cezası kestiğini, 15 gün içerisinde burayı tahliye etmesi gerekirken yöneticilerin keyfi tutum ve davranışlarından ve tarafgir davranışlarından dolayı tahliye edilmeyerek kendilerini pislikte yaşatmaya devam ettiklerini, Adana Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığının 26/12/2019 tarihinden beri Emlak ve İstimlak Dairesinin ecri misil ve tahliye belgesini görmezden gelerek sürekli keyfi davranarak Emlak ve İstimlak Dairesinin Zabıta Dairesine tahliye için yazı göndermeleri gerektiğini 2 bahane ederek 2 yıldır işlem yapmadığını, 19 Ocak 2021 tarihinde Emlak ve İstimlak Dairesinin 150 m tel örgü ve sundurmalarla çevrili manav yeri için ecrimisil aldığını, ancak bunun şahsa burayı kullanma hakkı vermediğini, tahliyesi için Büyükşehir Zabıta Dairesine yazıldığını bildirdiğini, Büyükşehir
Zabıtasının manav tezgahlarını kaldırdığını, şahsın uyarılıp, ikaz edildiğini bildirdiğini, fakat konunun
tezgah olmadığını, zabıtanın yine keyfi davranarak hayvan satıcısını koruyarak burayı kaldırmadığını, yazıda “manav yerinin tahliyesi” yazarken zabıta dairesinin “manav tezgahını kaldırdık” diyerek resmi evraklarda keyfilik yaparak yine mağduriyetlerini gidermeyerek usulsüzlüğe devam ettiğini, Büyükşehir
Zabıtasının alanın kendilerine ait olduğunu ilgili birimin değerlendirdiğini söylediğini, sürekli
“değerlendiriliyor” şeklinde cevap verilerek hayvan pisliğiyle yaşamaya mecbur edildiklerini, şikayete konu şahsın kaçak yerin önünde Kıyıboyu Caddesinde plakalı pikabında hayvan satışı yaptığını, tuvalet olmadığı için ihtiyaçlarını barakanın arkasına yaptıklarını, akşam işi bitince akşama kadar hayvan pisliği ile dolan arabasını getirip evlerinin önündeki manav yeri denilen kaçak yapıya koyduklarını, kokudan, sinekten, haşereden, pislikten oluşabilecek hastalıktan korktuklarını, kokudan pencereyi açamadıklarını, evinin önü olduğu için çivi çakılsa görüldüğünü ve pislikle yaşamaya devam ettiklerini iddia ve ifade ederek, 775 sayılı Gece Kondu Kanunu’nun 18’inci maddesinin uygulanarak hayvan satış yerinin tahliye edilmesi, hayvan satışı yapılan kaçak yapının yıktırılması, kaldırılması ve mağduriyetlerinin giderilmesi talebinde bulunmaktadır.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adana
Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Seyhan Belediye Başkanlığı’ndan dostane çözüme ilişkin mevzuat bilgilerini hatırlatan bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Söz konusu bilgi ve belge talebinde “1Öncelikle şikâyet hakkında; Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve
Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “DOSTANE ÇÖZÜM” başlıklı 33/A maddesi kapsamında “Şikâyet konusu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi veya şikâyetin çözüme kavuşturulduğunun taraflarca Kuruma bildirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı verilir.” hükmüne istinaden tarafınızca başvuru konusu talep hakkında yapılan veya yapılması planlanan bir işlem bulunup bulunmadığı bilgisi, 2- Şikâyetçinin talebinin çözümüne yönelik olarak tarafınızca “DOSTANE ÇÖZÜME” ulaşılamamasının ve şikâyetçinin talebine uyulmamasının hukuki gerekçelerine ilişkin bilgi, 3- Şikâyetçinin yukarıda özetlenen iddiaları ve buna ilişkin mezkûr talebi hakkındaki idari ve hukuki değerlendirmenizin neler olduğu, 4- Şikâyetçi ile İdareniz arasında yapılan yazışmalar ile varsa başka idarelerle yaptığınız yazışmalara ilişkin bilgi ve belgelerin onaylı bir örneğinin Kurumumuza gönderilmesi, 5- Şikâyet konusunun İdarenizin görev alanına girip girmediği ile bugüne kadar İdareniz tarafından konuya ilişkin yapılan tüm iş ve işlemlere ilişkin açıklamalarınızın gönderilmesi, 6- Şikâyete konu yerde kaçak yapı bulunup bulunmadığı, kaçak yapının bulunduğunun kabulü halinde yıkım ve tahliye işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, 7- Şikâyete konu yerin manav ve hayvan satışı amacıyla kullanılıp kullanılmadığı, bu amaçla kullanılması için İdarenizden alınmış olan bir izin ve ruhsatın bulunup bulunmadığı, manav ve hayvan satışı amacıyla kullanıldığının ve İdarenizden bir izin ve ruhsat alınmadığının kabulü halinde İdareniz tarafından bugüne kadar hangi iş ve işlemlerin gerçekleştirildiği, 8- Kurumumuz yazısı üzerine manav tezgahının kaldırılmasının, toplum sağlığını tehdit eden mevcut durumu ortadan kaldırılmadığına ilişkin başvurucunun iddialarına ve başvuru konusu talebe ilişkin mevcut durumda tarafınızca yapılan herhangi bir çalışma bulunup bulunmadığı, 9- Şikâyetçi veya diğer ilgililer ile şikâyet konusuna ilişkin İdareniz arasında yargı mercilerine intikal eden ve başvuru konusunu ilgilendiren bir uyuşmazlığın olup olmadığı,” hususlarında bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
3. Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Daire Başkanlığı tarafından gönderilen 26/05/2021 tarihli ve – – sayılı cevabi yazıda özetle; “ … Yetki ve sorumluluğu
Belediyemize ait, İlimiz, Seyhan ilçesi, Mithatpaşa Mahallesi, Kıyıboyu Caddesinde bulunan, imar
planında yol boşluğu olarak ayrılan taşınmaz üzerinde personellerimiz tarafından yapılan tespitte, 2 tarafından 150,00 m ‘lik alanı manav yeri olarak işgal ettiği ve fuzulen işgalinden dolayı da şahıstan ecrimisil bedelinin alındığı, ayrıca 28.10.2020 tarih ve , 20.01.2021 tarih ve kayıt numaramızla fuzulen işgalden dolayı Kolluk Kuvveti (Zabıta) marifetiyle tahliyesinin sağlanması için
Zabıta Daire Başkanlığına bilgi verildiği, Şikâyete konu yerin yapılan tespitte Manav yeri olarak kullanıldığı ve işgaliyesinden dolayı Ecrimisil
Bedeli alındığı, İşgalin bulunduğu yerden (Zabıta) marifetiyle tahliyesinin sağlanması için yazışma yapıldığı, Yapının İlçe Belediyesi sorumluluğunda kaldığı, … izin ve ruhsat verilmediği, Manav yerinin toplum sağlığı açısından herhangi bir tehdit oluşturmadığı, aynı güzergâhta birden fazla manav yerinin olduğu, …” şeklinde, 4. Seyhan Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen 28/05/2021 tarihli ve – sayılı yazısında özetle; “İlgi yazınızda bahse konu olan Adana İli, Seyhan İlçesi, Mithatpaşa Mahallesi,
58236 Sokak adresinde bulunan yapının yıktırılmadığı iddia edilmektedir. Söz konusu yapı 28/09/2020
günü yapılan kontrolde adına, Adana Büyükşehir Belediyesi Emlak ve İstimlak Dairesi
Başkanlığından ecrimisil ve tahliye ihbarnamesi belgesi düzenlenmiş olduğu tespit edilmiş, ayrıca bahse konu yer 5 dönümden büyük olan yeşil alan statüsünde olduğu Adana Büyükşehir Belediyesinin 16.03.2018 tarih ve 163 sayılı meclis kararı gereğince 5 dönümden büyük olan yeşil alanlar Adana Büyükşehir
Belediyesi sorumluluk alanında kalmaktadır.” şeklinde, 4.1. Seyhan Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen 31/05/2021 tarihli ve E sayılı yazısında özetle; “… Seyhan Kaymakamlığı İlçe Basın ve Halkla İlişkiler
Bürosu’nun 18/09/2020 tarihli, sayı “ ” konulu yazılarında, İlçemiz Mithatpaşa Mahallesi 58236 Sokakta ’e ait manav satış yeri (kaçak yapı) ile küçükbaş hayvan satışı yaptığı şikâyeti tarafımıza bildirilmiştir. Söz konusu adrese gidildi. Herhangi bir küçükbaş hayvan satışı görülmedi. Şikâyete belirtilen manav satış yeri kapalı alanda meyve satışı olmadığı, ancak sundurmanın mevcut olduğu, anılan yerin Büyükşehir Belediyesi yetki ve sorumluğunda olduğundan ilgili birime evrakın sevki yapılmıştır. Aynı konuyla ilgili Seyhan Kaymakamlığı İlçe Basın ve Halkla
İlişkiler Bürosu’nun 14/04/2021 tarihli, sayı “ ” konulu yazı tarafımıza ulaşmıştır. Yaptığımız denetim ve kontrolde bahsi geçen yerde adaklık küçükbaş hayvan satışına rastlanılmamış, ayrıca şikâyette belirtilen yerin Adana Büyükşehir Belediyesine ait yol boşluğu vasıflı taşınmaz olduğu tespit edilmiştir. Bu alanda bulunan baraka tarzında üstü çinko ile çevrili yerin yıkılması için 26/05/2021 tarihli, sayımız ile Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına ilgi yazı yazılmıştır.
İdari ve hukuki işlemlerin Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın yetki ve sorumluluğunda olduğu anlaşılmıştır.
… Söz konusu adreste manav tarzında meyvesebze satışı ile hayvan satışı görülmemiştir. Konu ile ilgili görüntüler Ekte sunulmuştur. …” şeklinde belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir…
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.
… ” hükmüne, 5.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5’inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” hükmüne, 5.2. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56’ncı maddesinde; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.” hükmüne, 6. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne, 6.1. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.” düzenlemesine, 7. Birleşmiş Milletler İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması İçin Kurulan Ulusal
Kuruluşların Statüsüne İlişkin İlkeler/Paris Prensiplerinde; “…Ulusal kuruluşlar, yürürlükteki yasaları, mevzuatı ve yasa tasarıları ile yasa önerilerini incelerler ve metinlerin, insan haklarının temel ilkeleriyle uyumlu hale getirilmeleri için uygun gördükleri tavsiyeleri yaparlar; gerek gördükleri takdirde, yeni yasaların kabul edilmesini, yürürlükteki yasaların uyumlu hale getirilmesini ve idari önlemlerin alınmasını veya değiştirilmesini tavsiye ederler. Ulusal düzeyde yürürlükte olan yasaların, mevzuatın ve uygulamaların, insan haklarına ilişkin uluslararası belgeler ve mekanizmalarla uyumlu hale getirilmesini ve hayata geçirilmesini teşvik ederler ve sağlarlar.” düzenlemesine, 8. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7’nci maddesinde; “Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır: … i) Sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak çevrenin, tarım alanlarının ve su havzalarının korunmasını sağlamak; ağaçlandırma yapmak; gayrisıhhî işyerlerini, eğlence yerlerini, halk sağlığına ve çevreye etkisi olan diğer işyerlerini kentin belirli yerlerinde toplamak; inşaat malzemeleri, hurda depolama alanları ve satış yerlerini, hafriyat toprağı, moloz, kum ve çakıl depolama alanlarını, odun ve kömür satış ve depolama sahalarını belirlemek, bunların taşınmasında çevre kirliliğine meydan vermeyecek tedbirler almak; büyükşehir katı atık yönetim plânını yapmak, yaptırmak; katı atıkların kaynakta toplanması ve aktarma istasyonuna kadar taşınması hariç katı atıkların ve hafriyatın yeniden değerlendirilmesi, depolanması ve bertaraf edilmesine ilişkin hizmetleri yerine getirmek, bu amaçla tesisler kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek; sanayi ve tıbbî atıklara ilişkin hizmetleri yürütmek, bunun
için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek; deniz araçlarının atıklarını toplamak, toplatmak, arıtmak ve bununla ilgili gerekli düzenlemeleri yapmak.
j) Gıda ile ilgili olanlar dâhil birinci sınıf gayrisıhhî müesseseleri ruhsatlandırmak ve denetlemek, yiyecek ve içecek maddelerinin tahlillerini yapmak üzere laboratuvarlar kurmak ve işletmek.
k) Büyükşehir belediyesinin yetkili olduğu veya işlettiği alanlarda zabıta hizmetlerini yerine getirmek.
… İlçe belediyelerinin görev ve yetkileri şunlardır: …a) Kanunlarla münhasıran büyükşehir belediyesine verilen görevler ile birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak…” hükmüne, 8.1. “Belediyeler arası hizmet ilişkileri ve koordinasyon” başlıklı 27’nci maddesinde; “Büyükşehir kapsamındaki belediyeler arasında hizmetlerin yerine getirilmesi bakımından uyum ve koordinasyon, büyükşehir belediyesi tarafından sağlanır. Büyükşehir belediyesi ile ilçe belediyeleri veya ilçe belediyelerinin kendi aralarında hizmetlerin yürütülmesiyle ilgili ihtilaf çıkması durumunda, büyükşehir belediye meclisi yönlendirici ve düzenleyici kararlar almaya yetkilidir.” hükmüne, 9. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde; “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; … yapar veya yaptırır. … Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsar…” hükmüne, 9.1. “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinde; “Belediyenin yetkileri ve
imtiyazları şunlardır:
a) Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak.
b) Kanunların belediyeye verdiği yetki çerçevesinde yönetmelik çıkarmak, belediye yasakları koymak ve uygulamak, kanunlarda belirtilen cezaları vermek.” hükmüne, 9.2. “Encümenin görev ve yetkileri” başlıklı 34’üncü maddesinde; “Belediye encümeninin görev ve yetkileri şunlardır: …e) Kanunlarda öngörülen cezaları vermek. … i) Diğer kanunlarda belediye encümenine verilen görevleri yerine getirmek.” hükmüne, 9.3. “Zabıtanın görev ve yetkileri” başlıklı 51’inci maddesinde; “Belediye zabıtası, beldede esenlik, huzur, sağlık ve düzenin sağlanmasıyla görevli olup bu amaçla, belediye meclisi tarafından alınan ve belediye zabıtası tarafından yerine getirilmesi gereken emir ve yasaklarla bunlara uymayanlar hakkında mevzuatta öngörülen ceza ve diğer yaptırımları uygular.” hükmüne, 10. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.” hükmüne, 10.1. “Yapı ruhsatiyesi” başlıklı 21’inci maddesinde, “Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için
26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir.
…” hükmüne,
10.2. “Ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı olarak başlanan yapılar” başlıklı 32’nci maddesinde; “Bu
Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine
dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. (Değişik cümle:14/2/2020-7221/10 md.) Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve
Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mührün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.
(Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit edilmesine rağmen iki ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım maliyetleri %100 fazlası ile ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir. …” hükmüne, 10.3. “Kamunun selameti için alınması gereken tedbirler” başlıklı 40’ıncı maddesinde: “Arsalarda, evlerde ve sair yerlerde umumun sağlık ve selametini ihlal eden, şehircilik, estetik veya trafik bakımından mahzurlu görülen enkaz veya birikintilerin, gürültü ve duman tevlideden tesislerin hususi mecra, lağım, çukur, kuyu; mağara ve benzerlerinin mahzurlarının giderilmesi ve bunların zuhuruna meydan verilmemesi ilgililere tebliğ edilir. Tebliğde belirtilen müddet içinde tebliğe riayet edilmediği takdirde belediye veya valilikçe mahzur giderilir; masrafı % 20 fazlasiyle arsa sahibinden alınır veya mahzur tevlit edenlerin faaliyeti durdurulur.” hükmüne, 10.4. “İdari Müeyyideler” başlıklı 42 nci maddesinde; “Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır. Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beş yüz Türk Lirasından az olmamak üzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır: …” hükmüne,
11. 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 20’nci maddesinde; “Belediyelerin umumi hıfzıssıhha ve içtimai muavenete taallük eden mesailden ifasile mükellef oldukları vazifelere aşağıda zikredilmiştir. …
Her nevi muzahrafatın teb’it ve imhası, Meskenlerin sıhhi ahvaline nezaret, Umumi mahallerde halkın sıhhatine zarar veren amilleri izale …” hükmüne, 12. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1’nci maddesinde: “Bu Kanunun amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır.” hükmüne, 12.1. “İlkeler” başlıklı 3’ncü maddesinde; “Çevrenin korunmasına, iyileştirilmesine ve kirliliğinin önlenmesine ilişkin genel ilkeler şunlardır: … g) Kirlenme ve bozulmanın önlenmesi, sınırlandırılması, giderilmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için yapılan harcamalar kirleten veya bozulmaya neden olan tarafından karşılanır. Kirletenin kirlenmeyi veya bozulmayı durdurmak, gidermek veya azaltmak için gerekli önlemleri almaması veya bu önlemlerin yetkili makamlarca doğrudan alınması nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan gerekli harcamalar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun hükümlerine göre kirletenden tahsil edilir.” hükmüne, 12.2. “Kirletenin sorumluluğu” başlıklı 28’inci maddesinde; “Çevreyi kirletenler ve çevreye zarar verenler sebep oldukları kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan dolayı kusur şartı aranmaksızın sorumludurlar. …” hükmüne, 12.3. “Bilgi edinme ve başvuru hakkı” başlıklı 30’uncu maddesinde; “Çevreyi kirleten veya bozan bir faaliyetten zarar gören veya haberdar olan herkes ilgili mercilere başvurarak faaliyetle ilgili gerekli önlemlerin alınmasını veya faaliyetin durdurulmasını isteyebilir.…” hükmüne, 13. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Çevreyi kirletme” başlıklı 41’inci maddesinde; “… (3)
Hayvan kesimine tahsis edilen yerler dışında hayvan kesen veya kesilen hayvan atıklarını sokağa veya kamuya ait sair bir alana bırakan kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. …
(7) (Değişik:6/12/2019-7196/60 md.) Bu kabahatler dolayısıyla idarî para cezasına belediye sınırları içerisinde belediye zabıta görevlileri, belediye sınırları dışında kolluk görevlileri karar verir.” hükmüne, 14. 11.04.2007 tarihli ve 26490 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Belediye Zabıta Yönetmeliği’nin
“Görevleri” başlıklı 10’uncu maddesinde; “… b) İmar ile ilgili görevleri; … 2) 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili imar yönetmeliklerine göre belediye ve mücavir alan sınırları içinde güvenlik tedbirleri alınması gerekli görülen arsaların çevrilmesini sağlamak, açıkta bulunan kuyu, mahzen gibi yerleri kapattırarak zararlarını ve tehlikelerini gidermek, kanalizasyon ve fosseptik çukurlarının sızıntı yapmalarına mani olmayı sağlamak, hafriyat atıklarının müsaade edilen yerler dışına dökülmesini önlemek, yıkılacak derecedeki binaları boşalttırmak, yıkım kararlarının uygulanmasında gerekli tedbirleri almak, ruhsatsız yapılan inşaatları tespit etmek ve derhal inşaatı durdurarak belediyenin fen kuruluşlarının yetkili elemanlarıyla birlikte tutanak düzenlemek ve haklarında kanuni işlem yapmak. 3) 20/7/1966 tarihli ve 775 sayılı Gecekondu Kanununa göre izinsiz yapılaşmaya meydan vermemek, izinsiz yapıların tespitini yapmak ve fen elemanlarının gözetiminde yıkılmasını sağlamak ve gerekli diğer tedbirleri almak. …
c) Sağlık ile ilgili görevleri; … 2) Ruhsatsız olarak açılan veya ruhsata aykırı olarak işletilen işyerleriyle ilgili olarak İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre işlem yapmak. …
7) Yetkili mercilerin kararları doğrultusunda belirlenen yerler dışında kurban kesilmesini önlemek. 8)
9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununa ve ilgili yönetmeliklere göre çevre ve insan sağlığına zarar veren, kişilerin huzur ve sükûnunu, beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde gürültü yapan fabrika, işyeri,
atölye, eğlence yerleri gibi müesseseleri tutanak düzenleyerek yetkili mercilere bildirmek ve bu konuda kendisine verilen görevleri yerine getirmek. … 10) 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanununa ve
Yönetmeliğine göre hayvan ve hayvansal ürünlerin nakliyeciliğini yapanların ruhsatlarını ve hayvanların menşe şahadetnamelerini kontrol etmek, mezbaha ve et kombinası dışı kesimleri önlemek, bunların hakkında kanuni işlemler yapmak.” hükmüne yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
15. Kamu Denetçisi tarafından, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca şikâyete konu yere ilişkin halk sağlığına ve çevre kirliliğine sebep olan unsurların giderilmesi ve gerekli yaptırımların uygulanması, arazi üzerindeki kaçak yapılaşmanın eski hale getirilmesinin sağlanması amacıyla İmar Kanununun 32’nci ve 42’nci maddesindeki müeyyidelerin uygulanması ve yıkım işleminin tesisi, bundan sonra şikâyete konu yerde benzer kaçak yapılaşmaya ve işgale mahal verilmemesi için tel, çit vs. gibi tedbirlerle önlem alınması için gerekli işlemin tesis edilmesi hususunda tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 16. Uyuşmazlık konusu özetle; şikâyetçinin evinin önündeki küçükbaş hayvan satışı için yapılmış kaçak yapıyı kaldırtmak için yapmış olduğu başvuru neticesinde Seyhan Belediye Başkanlığının 2 kere yıkım emri verdiği, Adana Büyükşehir Belediyesi ecrimisil aldığı için kararı uygulamayarak konuyu Adana
Büyükşehir Belediyesine sevk ettiği, 2 yıldan beri küçükbaş hayvan satışı yapıldığı ve 2 yıldır işlem yapılmadığı, Adana Büyükşehir Belediyesinin ecrimisil ve tahliye cezası kestiği, 15 gün içerisinde tahliye edilmesi gerekirken yöneticilerin keyfi tutum ve davranışlarından dolayı tahliye edilmediği, şikayete konu şahsın kaçak yerin önünde pikabında hayvan satışı yaptığı, barakanın arkasının tuvalet olarak kullanıldığı, akşam işi bitince arabasını getirip evlerinin önündeki manav yeri denilen kaçak yapıya koydukları, kokudan pencereyi açamadıkları iddiasıyla hayvan satış yerinin tahliye edilmesi, kaçak yapının yıktırılması ve kaldırılması talepleri hakkındadır.
17. Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Daire Başkanlığı tarafından özetle; yetki ve sorumluluğun Belediyelerine ait olan taşınmazın imar planında yol boşluğu olarak ayrıldığı, 2 tarafından 150,00 m ‘lik alanın manav yeri olarak işgal edildiği ve fuzulen işgalinden dolayı da şahıstan ecrimisil bedelinin alındığı, 28/10/2020 ve 20/01/2021 tarihlerinde fuzulen işgalden dolayı
Kolluk Kuvveti (Zabıta) marifetiyle tahliyesinin sağlanması için Zabıta Daire Başkanlığına bilgi verildiği, şikâyete konu yerin yapılan tespitte manav yeri olarak kullanıldığı, yapının İlçe Belediyesi sorumluluğunda kaldığı, izin ve ruhsat verilmediği, manav yerinin toplum sağlığı açısından herhangi bir tehdit oluşturmadığı, aynı güzergâhta birden fazla manav yerinin olduğu açıklamasına, 18. Seyhan Belediye Başkanlığı tarafından özetle; adına Adana Büyükşehir Belediyesi
Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanlığından ecrimisil ve tahliye ihbarnamesi belgesi düzenlendiği, bahse konu yer 5 dönümden büyük olan yeşil alan statüsünde olduğu için Adana Büyükşehir Belediyesinin 16/03/2018 tarihli ve 163 sayılı meclis kararı gereğince 5 dönümden büyük olan yeşil alanların Adana
Büyükşehir Belediyesi sorumluluk alanında kaldığı, söz konusu adrese gidildiği, küçükbaş hayvan satışı
görülmediği, kapalı alanda meyve satışı olmadığı, ancak sundurmanın mevcut olduğu, adaklık küçükbaş hayvan satışına rastlanılmadığı, şikâyette belirtilen yerin Adana Büyükşehir Belediyesine ait yol boşluğu vasıflı taşınmaz olduğu, baraka tarzında üstü çinko ile çevrili yerin yıkılması için 26/05/2021 tarihli, yazı ile Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına yazı yazıldığı, idari ve hukuki işlemlerin Adana Büyükşehir
Belediye Başkanlığı’nın yetki ve sorumluluğunda olduğu açıklamasına yer verilmiştir.
19. Anayasamızda, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak ve kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacak surette sınırlayan ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmakDevletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmıştır. Anayasamızın 56’ncı maddesiyle de kişinin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamak hakkını güvence altına alınmış, devlete ve vatandaşlara çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek ödevi yüklenmiştir. Aynı maddede herkesin yaşamını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak amacıyla gerekli önlemleri alma, sağlık kuruluşlarını planlama, düzenleme ve denetleme de devletin ödevleri arasında sayılmıştır.
20. Bu ödevler çeşitli yasalarla yaşama geçirilmiştir. 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 20’nci maddesinde, umumi mahallerde halkın sağlığına zarar veren etkenleri yok etme, belediyelerin görevleri arasında yer almıştır. Benzer şekilde 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 1’inci maddesi yasanın amacını, “yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; … sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak” olarak belirlemiş, aynı Kanunun 40’ncı maddesinde ise “Arsalarda, evlerde ve sair yerlerde umumun sağlık ve selametini ihlal eden, … birikintilerin, … hususi mecra, lağım, çukur, kuyu; mağara ve benzerlerinin mahzurlarının giderilmesi ve bunların zuhuruna meydan verilmemesi ilgililere tebliğ edilir” denilmiştir.
21. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 1‘nci maddesinde kanunun amacı, “… bütün vatandaşların ortak varlığı olan çevrenin korunması, iyileştirilmesi; kırsal ve kentsel alanda arazinin ve doğal kaynakların en uygun şekilde kullanılması ve korunması …” olarak belirtilmiş; anılan Kanunun 3’üncü maddesinde, çevrenin korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesine ilişkin genel ilkeler tespit edildikten sonra üçüncü bölümde, çevre kirliliğinin önlenmesine ilişkin önlemlere ve yasaklara ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.
22. Kamu hizmetlerinin vatandaşlar için yaşamsal bir önemi bulunmaktadır. Kamu hizmetinin, halkın beklentileri doğrultusunda sunulması ve hizmet alıcılarının maddi ve manevi bakımdan tatmin edilmeleri, kamu idarelerinin hızlı hareket edebilmelerine ve isabetli kararlar alabilmelerine bağlıdır. Kamu hizmetlerinin sunulmasında belirli standartların yakalanması için tüm kamu görevlilerinin uyması gereken kurallar belirlenmiştir.
23. Hukuk devleti ilkesi idarenin “belirlilik”, “istikrar”, “öngörülebilirlik” ve “haklı beklenti” ilkelerine uygun davranmasını içermektedir. Buna göre, idarenin vatandaşların güvenini boşa çıkaracak uygulamalardan kaçınması gerekir. Hukuk devletinde idareden beklenen açık ve güvenilir olma yükümlülüğüne uygun davranmasıdır. Haklı beklenti, idarenin ister bir taahhüt, isterse uzun süren bir uygulamasına güvenerek olsun, bireylerin bir çıkarları ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ya da edinebileceklerini ümit etmelerini ifade eder (Anayasa Mahkemesinin 31/01/2013 tarihli E. 2011/45 K.
2013/24 sayılı kararı).
24. Anayasa’nın 2’nci maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesinin önkoşullarından biri kişilerin hukuki güvenliğinin sağlanmasıdır. Hukuk devletinin sağlamakla yükümlü olduğu hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.
(Anayasa Mahkemesinin 07/04/2016 tarihli ve E.2015/94, K. 2016/27 sayılı kararı) Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması hukuk devleti ilkesinin yerine getirilmesi zorunlu koşullardandır. Bireyin insan olarak varlığının korunmasını amaçlayan hukuk devletinde vatandaşların hukuk güvenliğinin sağlanması zorunludur. Devlet açık ve belirgin hukuk kurallarını yürürlüğe koyarak bunları uyguladığı zaman hukuk güvenliği sağlanır. (Anayasa Mahkemesinin
18.10.2003 tarihli ve E.2003/67, K.2003/88 sayılı kararı)
25. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 27’nci maddesinde; Büyükşehir kapsamındaki belediyeler arasında hizmetlerin yerine getirilmesi bakımından uyum ve koordinasyonun büyükşehir belediyesi tarafından sağlanacağı, büyükşehir belediye meclisinin yönlendirici ve düzenleyici kararlar almaya yetkili olduğu, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14’üncü maddesinde; Belediyenin imar, su ve kanalizasyon, kentsel alt yapı, çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık, zabıta, ağaçlandırma, park ve yeşil alanları yapacağı veya yaptıracağı, 15’inci maddesinde; belediyenin belediye yasakları koyma ve uygulama, kanunlarda belirtilen cezaları verme yetkisinin bulunduğu, 51’inci maddesinde; belediye zabıtasının, beldede esenlik, huzur, sağlık ve düzenin sağlanmasıyla görevli olduğu, bu amaçla mevzuatta öngörülen ceza ve diğer yaptırımları uygulayacağı hükmüne yer verilmiştir.
26. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 03/12/2001 tarihli ve E.2001/3718, K.2001/5575 sayılı kararında, “3194 sayılı İmar Kanununun hükümleri kamu düzeniyle ilgili olup, bu yasa gereğince her türlü inşaatın yapımı yetkili mercilerden ruhsat alımına bağlı olup ruhsatsız yapılan ve ruhsata bağlanamayan yapıların yıkılması zorunludur, imara ve ruhsata aykırı bir yapının ekonomik değerinden de söz edilemez.” şeklinde, 26.1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/12/2009 tarihli ve E:2009/4-561, K: 2009/577 sayılı
Kararında, “… Görüldüğü üzere, İmar Kanunu 32 nci maddesi hükmünün son fıkrası; önceki fıkraların öngördüğü prosedür çerçevesinde yıkım koşulları gerçekleştiğinde, yıkım işleminin gerçekleştirilmesi görev ve yetkisini ilgili belediye veya valiliğe vermiştir. Bu düzenlemenin gereği ve doğal sonucu olarak, somut olaydaki gibi, yıkımın yapılabilmesi için insan ve/veya eşyanın dışarı çıkartılmasının gerektiği durumlarda, bu işlemler de, herhangi bir mahkeme kararına gerek olmaksızın, kanunun verdiği yetkiye dayanılarak ve o yetki çerçevesinde kamu gücü kullanılarak, uygun hukuki yol ve yöntemlerle, yine aynı makam tarafından yerine getirilecektir.” şeklinde belirtildiği anlaşılmaktadır.
27. Bilindiği üzere, Belediye sınırları içinde bir yapı inşası için yapı ruhsatı alınması gerekmekte olup, söz konusu belgenin; yerleşim alanlarındaki yapılaşmanın kontrolünü ve takibini sağlama işlevi vardır.
Ruhsatsız (izinsiz) yapı, istisnalar haricinde, belediye veya il özel idaresinden izin alınmaksızın malik olunan arsa veya arazi üzerine yapılan yapılardır. Bu tür yapılara “kaçak yapı” denilmektedir. İzinsiz yapılar, inşaat halinde olabileceği gibi, kullanılıyor da olabilir (KALABALIK, Prof. Dr. Halil (2014). “İmar
Hukuku Dersleri”, Seçkin Yayıncılık, Ankara, s. 612-613).
28. Yapı ruhsatı alınmaması halinde ise 3194 sayılı Kanunun 32’nci maddesinde; yıkım yaptırımının öncelikle ruhsatsız ya da yapının ruhsat ve eklerine aykırı imalatların saptanması ile mümkün olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı yapılan yapıların yıktırılmasına karar verilebilmesi için yapı tatil tutanağının düzenlenmesinin gerektiği, gerekli tebligat işlemlerinin yapılması, yapının mühürlenmesi ve yapı sahibine süre verilmesi, bu süreler içinde yapı ruhsata uygun hale getirilmezse yapının belediyece yıkılması öngörülmektedir. Kanunun 42’nci maddesi gereğince de bu durumun varlığı halinde aynı zamanda idari para cezası uygulanacağı düzenlenmiştir.
29. Başvuru konusu somut olayda;
29.1. 16/03/2018 tarihli ve 67597785-105.04-163 sayılı Meclis Kararında “Merkez Çukurova, Seyhan, Yüreğir, Sarıçam ve Karaisalı İlçelerinde; 1) Belediyesince yapılmış olup hizmetinin yürütüldüğü Park ve
Yeşil Alanların alan büyüklüğü gözetmeksizin ilgili Büyükşehir veya Merkez İlçe Belediyesinde bırakılması,
2) 1.madde haricinde İmar planlarında Park ve Yeşil Alan olarak belirlenen/belirlenecek ve yapılacak 5
dönüm ve üstü yeşil alanların Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda, 5 dönümden küçük yeşil alanların
Merkez İlçe Belediyeleri sorumluluğunda bırakılması, … karar verildi.” şeklinde belirtildiği, 29.2. 09/12/2019 tarihli Seyhan Belediye Başkanlığı yazısı ile şikâyete konu yapının yıktırılması için
’e tebligat yapıldığı, 29.3. 15/09/2020 tarihli ve sayılı Seyhan Belediye Başkanlığı tarafından yazılan yazıda “…
Söz konusu yapı verilen süreler içerisinde ilgilileri tarafından imar mevzuatına uygun hale getirilmediği tespit edilerek … 08/01/2020 günü belediyemizce yıktırılmıştır. 14/09/2020 günü yapılan tespitlerde yıkılan yapının yeniden yaptırıldığı tespit edilerek 775 sayılı Gecekondu Kanununun 18. maddesi gereği yasal işlemler tekrar başlatılmıştır.” şeklinde belirtildiği, 29.4. 05/02/2020 tarihli Ecrimisil ve Tahliye İhbarnamesinde Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından namına 7.397,00 TL ecrimisil tahakkuk ettirildiği, ihbarnamede işgalin başladığı tarihin 01/01/2019, işgalin sona erdiği tarihin 26/12/2019 olarak belirtildiği, 29.5. 09/03/2020 tarihli ve sayılı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı yazısında “…
tarafından Manav ve Kurbanlık Satış Yeri olarak idaremizin istemi ve bilgisi dışında 01/01/2019 – 26/12/2019 tarihleri arasında kullanımından dolayı, … ecrimisil takibatı yapılmıştır. …
Kolluk Kuvveti (Zabıta) marifetiyle tahliyesinin sağlanması …” şeklinde belirtildiği, 29.5. Bila tarihli ve sayılı Tutanakta Adana Büyükşehir Belediye Zabıta ekipleri tarafından 42407 sayılı yazıya atfen “… söz konusu şahsa ait malzemelerin tamamı kaldırtılmış, tahliyesi sağlanmış, mevcut yerin yıkılması için İmar ve Şehircilik Başkanlığı ekiplerince gereğinin yapılmasının uygun olacağı …” şeklinde belirtildiği, 29.6. 06/04/2020 tarihli ve sayılı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı Zabıta Dairesi
Başkanlığı tarafından yazılan yazıda “… söz konusu şahsa ait malzemelerin tamamı kaldırtılarak tahliyesi sağlanmış olup yıkılması hakkındaki konunun İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı tarafından incelenerek sonucundan Emlak ve İstimlak Daire Başkanlığı ile Zabıta Daire Başkanlığına bilgi verilmesi
…” şeklinde belirtildiği, 29.7. 29/09/2020 tarihli Tespit Tutanağında Seyhan Belediye Başkanlığı Zabıta ekipleri tarafından “
… Herhangi bir koyun satışına rastlanmadığı, ayrıca vatandaşın yapmış olduğu meyve satışı ile kapalı alanın … ecrimisil bedelinin yatırıldığı görülmüş olup …söz konusu alan Büyükşehir Belediyesi sorumluluk alanındadır.” şeklinde belirtildiği, 29.8. 28/10/2020 tarihli ve sayılı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak
Daire Başkanlığı tarafından Zabıta Dairesi Başkanlığına yazılan yazıda “… şikayete konu tarafından taşınmaz üzerine kurban bayramı öncesi koyun ağılı ve koyun kesim yerinin yapıldığını ve yaptığımız incelemede ise taşınmaz üzerinde hayvanların olmadığı, hayvan yem musluklarını ve yem balyalarının olduğu ve sundurma altında karpuz satışı yaptığı, şikayete konu hayvanların ise caddenin karşısında bulunan bahçe içerisinde kapalı ağıl içinde olduğu tarafımızdan tespit edilmiştir. …
bulunduğu yerden kolluk kuvveti (Zabıta) marifetiyle tahliyesinin sağlanması …” şeklinde belirtildiği,
29.9. 09/11/2020 tarihi ve sayılı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı Zabıta Dairesi
Başkanlığı tarafından Emlak ve İstimlak Daire Başkanlığına yazılan yazıda “… taşınmaz üzerinde koyun ağılı ve kesim yerinin olmadığı, herhangi bir hayvan satışına da rastlanmadığı, ecrimisil alınan alanda narenciye satışının olduğu görülmüştür. Ayrıca; şikayete konu yerin karşısında bulunan alanın özel mülkiyet narenciye bahçesi olduğu, bahçenin bakımını yapan şahsın daveti ve refakatinde yapılan kontrolde; bahçede … koyun ağılı, kesim yeri ve küçükbaş hayvan olmadığı tespit edilmiştir. …” şeklinde belirtildiği, 29.10. 06/01/2021 tarihli Ecrimisil ve Tahliye İhbarnamesinde Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından namına 8.586,00 TL ecrimisil tahakkuk ettirildiği, ihbarnamede işgalin başladığı tarihin 27/12/2019, işgalin sona erdiği tarihin 25/12/2020 olarak belirtildiği, 29.11. 14/01/2021 tarihli tarafından Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığına verilmiş olan dilekçede “… Mithatpaşa Mah. Kanalüstünde 4-5 yıldır hayvancılık ve sebze, meyve işi yapmaktayım. … ahır ve hayvan işini sonlandırıp sadece manav olarak kullandığımız yeri … yıkma kararı aldırmaya çalışıp … hareket etmektedirler. … hayvan ve hayvana dair çevreyi, insanı, komşuyu rahatsız edecek hiçbir şey yoktur. Yıkım kararını doğru bulmuyorum. …” şeklinde belirtildiği, 29.12. 20/01/2021 tarihli ve sayılı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak
Daire Başkanlığı yazısında “… Kolluk Kuvveti (Zabıta) marifetiyle tahliyesinin sağlanması …” şeklinde belirtildiği, 29.13. 07/02/2021 tarihli Tespit Tutanağında Adana Büyükşehir Belediye Zabıta ekipleri tarafından
“ … işgal edilen yerin tahliye edilmesi için 4 gün süre verilmiş olup tahliye edilmediği takdirde tarafımızca cezai işlem uygulanarak tahliyesi sağlanacaktır. …” şeklinde belirtildiği, 29.14. 11/02/2021 tarihli Tutanakta Adana Büyükşehir Belediye Zabıta ekipleri tarafından
“07/02/2021 tarihinde … belirtilen yerde bulunan manav tezgahını 4 gün içerisinde kaldırması, kaldırmaması halinde cezai işlem uygulanacağı bildirildi. 11/02/2021 tarihinde … şahsın … manav tezgahını kendi imkanları ile kaldırmış olduğu tarafımızdan görüldü. Ayrıca Belediyemize ait olduğu belirtilen yerin etrafının tamamen açık olduğu, etrafında başka şahıslara alanlarında bulunduğu görülmüş, belirtilen yer hakkında gerekli önlemler alınmadığı sürece (tel, çit vs. gibi) tekrardan işgale açık olduğu belediyemizin diğer birimleri tarafından gerekli önlemlerin alınmasını uygun olacağı değerlendirilmekte olup …” şeklinde belirtildiği, 29.15. 22/02/2021 tarihli ve sayılı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı Zabıta Dairesi
Başkanlığı tarafından Emlak ve İstimlak Daire Başkanlığına yazılan yazıda “… verilen süre sonunda yapılan kontrolde … manav tezgahını kendi imkanları ile kaldırdığı tespit edilmiştir. … Belediyemize ait yerin etrafının tamamen açık olduğu, etrafında başka şahıslara alanlarında bulunduğu görülmüş olup belirtilen yer hakkında gerekli önlemler alınmadığı sürece işgale açık olduğu tespit edilmiştir … gereğinin
Daire Başkanlığınızca ilgili birimlere yaptırılması hususunu …” şeklinde belirtildiği, 29.16. tarihli Tutanakta Seyhan Belediye Başkanlığı Zabıta ekipleri tarafından “ …
yapılan kontrolde manav ve adaklık satışı görülmemiştir. … baraka tarzında üstü çinko çevrili yapının yıkımı konusunda yetki ve sorumluluk bakımından Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından değerlendirilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.” şeklinde belirtildiği, 29.17. 21/04/2021 tarihli sayılı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Daire
Başkanlığı tarafından Adana Valiliğine yazılan yazıda “… fuzulen işgalden dolayı Kolluk Kuvveti
(Zabıta) marifetiyle tahliyesinin sağlanması için Zabıta Daire Başkanlına bilgi verildiği hususunu … ” şeklinde belirtildiği, 29.18. 19/05/2021 tarihli İdari Yaptırım Karar Tutanağında plakalı araçta seyyar olarak canlı hayvan satışı yapıldığından bahisle 427,00 TL idari para cezası düzenlendiğinin anlaşıldığı, 29.19. 26/05/2021 tarihli ve sayılı Seyhan Belediye Başkanlığı tarafından Adana Büyükşehir
Belediye Başkanlığına yazılan yazıda “ … manav ve adaklık satışı görülmemiştir. … baraka tarzında üstü çinko çevrili yapının yıkımı konusunda yetki ve sorumluluk bakımından Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından değerlendirilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.” şeklinde belirtildiği tespit edilmiştir.
30. 02/03/2021 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Makamı tarafından kamuoyuna açıklanmış olan ve 30/04/2021 tarihli ve 31470 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2021/9 sayılı
Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile “İnsan Hakları Eylem Planı’nın uygulanması sürecinde tüm bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşların, görev ve sorumluluklarını Uygulama Takvimi çerçevesinde ve hassasiyetle yerine getirilmesi” şeklinde talimatlandırılan İnsan Hakları Eylem Planının “Hukuk
Güvenliği ve Hukuki Öngörü” başlığı altında “Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri hukuk güvenliği ilkesidir. Bu ilkeye göre, hukuk kuralları hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, öngörülebilir, anlaşılır ve uygulanabilir olmalı, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı da koruyucu birtakım güvenceler içermelidir. (İnsan Hakları
Eylem Planı, s.38) Öngörülebilirlik ilkesi, hukuk güvenliği ilkesi ile de doğrudan bağlantılıdır. Bireyler, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların kamu otoritesine hangi müdahale yetkisini sağladığını, önceden bilecek durumda olmalıdır. Hukuki öngörülebilirliğin tam olarak sağlandığı bir sistem aynı zamanda bireylere hukuk kurallarının mutlaka hayata geçirileceği güvencesini verir. Hukuk, kişilerin makul ve haklı beklentilerini öngörülebilir kurallarla karşıladığı ölçüde güven verir. (İnsan Hakları Eylem Planı, s.38) Hukuk güvenliği, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de kanuni düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır. (İnsan Hakları Eylem Planı, s.39)” şeklinde, 30.1. 3 No.lu Amacın “Hukuki Öngörülebilirlik ve Şeffaflık” başlığı altında; “Belgede, hukuk kurallarını sosyal ve ekonomik hayatın bir teminatı olarak gören uygulama anlayışına yönelik faaliyetler de öngörülmüştür. Hukuk düzenimizin bir bütün olarak, en yüksek evrensel standartlarda hukuk güvenliği ilkesini gerçekleştirmeye devam etmesi vurgulanmış, bu sayede bireylerin haklı beklentilerinin hukukun koruması altında olduğuna yönelik güçlü bir mesaj verilmiştir. Bu amaç altında ortaya konulan hedefler öncelikle idari usulleri ve bürokratik süreçleri kapsamaktadır. Bu doğrultuda, idarenin işlemlerine karşı yapılan başvurularda bireylere hızla ve tatmin edici cevap verilmesi, bürokrasinin azaltılması ve idareden kaynaklanan sebeplerle hukuka aykırı olan işlemin maliyetinin kişilere yüklenmemesi gerekmektedir.” şeklinde belirtilerek “İdarenin İş ve İşlemlerinde Hukuki Öngörülebilirlik ve Şeffaflığın
Güçlendirilmesi” hedefler arasında sayılmış (İnsan Hakları Eylem Planı, s.39), 30.2. “İyi Yönetim” başlığı altında ise “İdarenin işlemlerine karşı yapılan başvurularda bireylere hızla ve tatmin edici cevap verilmesi, bürokrasinin azaltılması ve idareden kaynaklanan sebeplerle hukuka aykırı olan işlemin maliyetinin kişilere yüklenmemesi gerekmektedir. İdarenin işlemlerine karşı yapılan başvurularda bireylere (İnsan Hakları Eylem Planı, s.38)” şeklinde belirtilmiştir.
30.3. Kamu Denetçiliği Kurumuna atıf yapan söz konusu İnsan Hakları Eylem Planında belirtilen hususlar devletimizin iş ve işlemlerinde idarelerin davranış usulünü ve vatandaş odaklı bakış açısını
ve yol haritasını göstermektedir. Ayrıca 2021/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile de idareler tarafından dikkate alınma ve uygulanma zorunluluğu bulunmaktadır. Söz konusu Eylem Planında belirtilen hususların İdareler tarafından yapılacak iş ve işlemlerde takip edilmesi ve uygulanması gerekmektedir.
31. Şikâyetçinin iddiaları, İdarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, konuyla ilgili yargı kararları ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; 31.1. Şikâyete konu yerde bulunan baraka tarzındaki yapının kaçak olduğu ve söz konusu yerin manav olarak kullanıldığı, şikâyetçi tarafından bahse konu yerde hayvan satışının da yapıldığının iddia edildiği ve buna ilişkin fotoğrafların Kurumumuza gönderildiği, Adana Büyükşehir Belediye
Başkanlığının 09/03/2020 tarihli ve sayılı yazısında manav ve kurbanlık satış yeri olarak kullanımından dolayı ecrimisil takibatı yapıldığının, 28/10/2020 tarihli ve sayılı yazısında ise hayvan yem musluklarının ve yem balyalarının olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği, şikâyete konu şahıs tarafından verilmiş olan 14/01/2021 tarihli dilekçede ise “ahır ve hayvan işini sonlandırıp sadece manav olarak kullandığımız yer” şeklinde beyan edildiği, 19/05/2021 tarihli İdari Yaptırım
Karar Tutanağının incelenmesinden plakalı araçta seyyar olarak canlı hayvan satışı yapıldığından bahisle idari para cezası düzenlendiğinin anlaşıldığı, şikâyetçi tarafından Kurumumuza gönderilmiş olan dilekçede şikâyete konu şahsın kaçak yerin önünde plakalı pikabında hayvan satışı yaptığı iddiasında bulunduğu, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Seyhan Belediye
Başkanlığı tarafından çeşitli tarihlerde yerinde yapılan incelemelerde ise hayvan satışına rastlanılamadığının ancak manav olarak kullanımının tespit edildiğinin belirtildiği, dolayısıyla şikâyete konu yerde çeşitli tarihlerde hayvan satışı ve kurban kesimi yapıldığının ve halihazırda manav olarak kullanıldığının anlaşıldığı, 31.2. Seyhan Belediye Başkanlığı tarafından yazılan 15/09/2020 tarihli ve sayılı yazıdan şikâyete konu barakanın 08/01/2020 tarihinde Seyhan Belediyesi tarafından yıktırıldığı, 14/09/2020 tarihinde yapılan tespitlerde ise yıkılan yapının yeniden yaptırıldığının, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından ise çeşitli tarihlerde Ecrimisil ve Tahliye İhbarnamesi düzenlendiğinin ve malzemelerin tahliyesinin sağlandığının anlaşıldığı, 31.3. 16/03/2018 tarihli ve 163 sayılı Meclis Kararında 5 dönüm ve üstü yeşil alanların Büyükşehir
Belediyesi sorumluluğunda olduğunun, Seyhan Belediye Başkanlığı tarafından şikâyete konu yerin Adana
Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumluluğunda bulunduğunun belirtildiği, Adana Büyükşehir
Belediye Başkanlığı tarafından ise yetki ve sorumluluğun Başkanlıklarında bulunduğunun belirtildiği ve kabul edildiği, 31.4. Adana Büyükşehir Belediye Zabıta ekipleri tarafından düzenlenen 11/02/2021 tarihli Tutanakta
“Belediyemize ait olduğu belirtilen yerin etrafının tamamen açık olduğu, etrafında başka şahıslara alanlarında bulunduğu görülmüş, belirtilen yer hakkında gerekli önlemler alınmadığı sürece (tel, çit vs.
gibi) tekrardan işgale açık olduğu belediyemizin diğer birimleri tarafından gerekli önlemlerin alınmasının uygun olacağı değerlendirilmekte olup …” şeklinde belirtildiği, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Zabıta Dairesi Başkanlığı tarafından Emlak ve İstimlak Daire Başkanlığına yazılan 22/02/2021 tarihli ve sayılı yazıda “…Belediyemize ait yerin etrafının tamamen açık olduğu, etrafında başka şahıslara alanlarında bulunduğu görülmüş olup belirtilen yer hakkında gerekli önlemler alınmadığı sürece işgale açık olduğu tespit edilmiştir … gereğinin Daire Başkanlığınızca ilgili birimlere yaptırılması hususunu …” şeklinde belirtildiği,
31.5. Açıklanan gerekçelerle; şikâyete konu yerde bulunan baraka tarzındaki yapının kaçak olduğu, çeşitli tarihlerde hayvan satışı ve kurban kesimi yapıldığının ve halihazırda manav olarak kullanıldığının anlaşıldığı, şikayete konu yere ilişkin yetki ve sorumluluğun Adana Büyükşehir
Belediye Başkanlığına ait olduğu ve 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında yapılması gereken işlemlerin yerine getirilmediği, 31.6. Dolayısıyla 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümleri uyarınca şikâyete konu yere ilişkin halk sağlığına ve çevre kirliliğine sebep olan unsurların giderilmesi hususunda gerekli tedbirin alınması ve yaptırımların uygulanması, arazi üzerindeki kaçak yapılaşmanın eski hale getirilmesinin sağlanması amacıyla kademeli olarak İmar Kanununun 32’nci ve 42’nci maddesindeki müeyyidelerin uygulanması, işgalin sonlandırılmaması halinde yıkım işleminin gerçekleştirilmesi ve bundan sonra şikâyete konu yerde benzer kaçak yapılaşmaya ve işgale mahal verilmemesi için tel, çit vs. gibi tedbirlerle önlem alınması için gerekli işlemin tesis edilmesi hususunda ilgili idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 32. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde şikâyet kapsamında bilgi ve belge talebinde bulunulan şikayete konu
İdarelerin Kurumumuz bilgi ve belge talep yazılarına gerekçeli olarak cevap verdiği değerlendirildiğinden, idarenin iyi yönetim ilkelerinden “kararların gerekçeli olması”, “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
33. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu
Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Adana İdare
Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
KABULÜNE;
1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümleri uyarınca şikâyete
konu yere ilişkin halk sağlığına ve çevre kirliliğine sebep olan unsurların giderilmesi ve gerekli yaptırımların uygulanması, Arazi üzerindeki kaçak yapılaşmanın eski hale getirilmesinin sağlanması amacıyla kademeli olarak
İmar Kanununun 32’nci ve 42’nci maddesindeki müeyyidelerin uygulanması, işgalin sonlandırılmaması halinde yıkım işleminin tesisi,
Bundan sonra şikâyete konu yerde benzer kaçak yapılaşmaya ve işgale mahal verilmemesi için tel, çit vs. gibi tedbirlerle önlem alınması için gerekli işlemin tesis edilmesi hususunda ADANA
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın ŞİKÂYETÇİYE, ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ve SEYHAN
BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi