onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, sanığın iş yerinde ele geçirilen 106 paket kaçak sigara nedeniyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan mahkûmiyetine ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, sanığın beraatine karar vermişken, Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan araştırmalar sonucunda iş yerinin sanığa ait olduğunu ve sigaraların ticari amaçla bulundurulduğunu belirleyerek mahkûmiyet kararı vermiştir.

Yargıtay, sanığın mahkûmiyetine dair verilen kararı onayarak, temyiz başvurusunu reddetmiştir. Ancak, katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebeplerini değerlendirirken, vekâlet ücretinin eksik belirlendiğini tespit etmiştir. Bu nedenle, Yargıtay, vekâlet ücretine ilişkin hükmü düzelterek, katılan kuruma ek bir vekâlet ücreti ödenmesine karar vermiştir.

Sonuç olarak, sanığın kaçak eşya bulundurma suçundan mahkûmiyeti onanmış, ancak vekâlet ücreti ile ilgili hukuka aykırılık düzeltilmiştir. Bu durum, hukuki süreçteki eksikliklerin giderilmesi açısından önem taşımaktadır.

7. Ceza Dairesi         2023/7334 E.  ,  2024/10764 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
    SAYISI : 2022/73 E., 2022/932 K.
    SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
    HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

    Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

    I. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; az cezaya hükmedilmesine ve eksik vekâlet ücretine hükmedildiğine ilişkindir.

    II. GEREKÇE
    Sanık …’ın iş yerinde kaçak sigara bulunduğu ihbarı üzerine iş yerinde Mahkemeden alınan arama kararına istinaden yapılan arama sonucunda, muhtelif markalarda 106 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği, dosya kapsamındaki alınan beyanlar, belge ve bilgilerden bahse konu iş yerinin sanık …’a ait olduğu anlaşılmıştır.

    Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

    Sanık savunmasında; suçlamayı kabul etmemiştir.

    İlk Derece Mahkemesi tarafından; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksine mahkûmiyetine yeter delil elde edilmediğinden beraatine karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan araştırma ve beyanlara istinaden bahse konu iş yerini sanık …’ın işlettiği, sigaraların ticari iş yerinde yakalanmış olduğu gözetilerek ticari amaçla bulundurulduğunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesinin suçun sübutuna ilişkin kabulü yerinde görülmemiş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

    İş bu hükmün temyizi üzerine Dairemiz tarafından hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7242 sayılı Kanun’un 5607 sayılı Kanun’un 3 ve 5. maddelerinde yapılan değişikliklerin değerlendirilmesi bakımından sanık hakkındaki hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

    Dairemizin bozmasına uyularak ve duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın mahkûmiyetine bir önceki kararında belirtilen gerekçelerle karar verilmiştir.

    Sigaraların bulunduğu yer, miktar, niteliği, yakalanış şekli, ticari iş yerinde yakalanmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin sübuta erdiği ve 106 paketten ibaret kaçak sigaranın ele geçirildiği olayda cezanın alt sınırdan belirlenmesinin hukuka aykırı olmadığı belirlenmekle, sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesinin mahkûmiyet kararı yerinde görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

    Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

    İstinaf aşamasında ve ilk derece mahkemesinde kendisini vekil ile temsil ettiren katılan … İdaresi lehine, hem ilk derece mahkemesi yargılaması bakımından hem de istinaf aşamasında duruşma açılarak yargılama yapıldığının anlaşılması karşısında, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ayrı ayrı maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yalnızca istinaf aşaması için vekâlet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

    III. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği vekâlet ücretine ilişkin hüküm fıkrasından

    sonra gelmek üzere “Katılan … İdaresinin kendisini yerel Mahkeme aşamasında da vekille temsil ettirdiği nazara alınarak karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.980,00 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Cihanbeyli Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.