|
ÖZET: Başvuru, Antalya’nın Akseki ilçesindeki Yarpuz Mahallesi’nde yapılan 9 metre yüksekliğindeki duvarların kaçak ve ruhsatsız olduğu iddialarını içermektedir. Başvuran, Akseki Belediyesi’nin bu konuda herhangi bir işlem yapmadığını ve inşaatın devam ettiğini belirterek, bilirkişi görevlendirilmesi ve inşaatın durdurulmasını talep etmiştir. Akseki Belediyesi, yapılan incelemeler sonucunda duvarın ruhsatlı olduğunu ve herhangi bir imar ihlali bulunmadığını savunmuştur.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruya ilişkin olarak Akseki Belediyesi’nden bilgi talep etmiş ve elde edilen belgeler ışığında, başvuranın iddialarının değerlendirildiği bir bilirkişi raporu hazırlanmıştır. Raporda, duvarın istinat duvarı niteliğinde olduğu ve bu nedenle ruhsat gerektirdiği belirtilmiştir. Ayrıca, Akseki Belediyesi’nin yapı ruhsatı verme sürecinde eksiklikler bulunduğu ve bu durumun ruhsatın geçerliliğini tartışmalı hale getirdiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Akseki Belediyesi’ne inşaatın durdurulması ve gerekli mevzuat hükümleri doğrultusunda yapı kullanımı için belgenin verilmesi konusunda tavsiyede bulunmuştur. İlgili idarenin, bu tavsiyeye uygun hareket etmesi gerektiği vurgulanmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 21661-21661 36311982-101.07.04-E.y
BAŞVURU NO : 2018/8458 2018/ 8458
KARAR TARİHİ : 24/12/2018
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Akseki Belediye Başkanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Duvar yapımı hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 24/06/2018 24.6.2018
I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1.Başvuran, Kurumumuza daha önce yapmış olduğu başvuru üzerine ilgili idareye Gönderme Kararı verildiğini, verilen Gönderme Kararı sonrasında sorununun çözülmediğini, Antalya ili Akseki ilçesi
Yarpuz Mahallesi ada numaralı parselde yapılan 9 metre yüksekliğindeki duvarların kaçak ve ruhsatsız olduğunu, Akseki Belediyesi tarafından bir işlem yapılmadığını, kaçak inşaatın yapımına devam edildiğini belirterek konuyla ilgili olarak bilirkişi görevlendirilmesini, inşaatın durdurulmasını talep etmektedir .
II.İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2.Başvurunun çözüme kavuşturulması amacıyla Akseki Belediye Başkanlığı’ndan bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur . İlgili idarenin cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 2.1.Konuyla ilgili olarak arşiv çalışmaları ve yerinde incelemeler yapıldığı, işlemlerin mülga Yarpuz
Belediye Başkanlığı tarafından Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin 23 üncü ve 43 üncü maddelerine göre yapıldığı, mülga Yarpuz Belediye Başkanlığı tarafından mevcut zemin arazi yapısı ve kotu dikkate alınarak yapılan duvara müsaade edildiği, söz konusu bölgenin kayalık bir tepe olduğu, yapılan uygulamanın Akseki Belediye Başkanlığı açısından da herhangi bir sakıncası bulunmadığı, söz konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapı ile alakalı inceleme sonucunda, yapının ruhsatlı olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı herhangi bir imalatının bulunmadığı tespit edildiği, inşaatın durdurulmasına gerek olmadığı, .
1 / 102.2.Akseki Belediye Başkanlığı’nın daha sonra Kurumumuza ilettiği bilgi ve belgelerin
tetkikinde özetle; imar uygulaması sonucu oluşan yollara ait herhangi bir proje bulunmadığı, binaya, 0,00 kotu tabii zeminden verildiği, Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin 30 uncu maddesinin 2 nci bendi gereğince verildiği, ruhsat tarihinin 31/ 07/ 2015 olduğu, ada numaralı parselin ’a ait olduğu, ada numaralı parseldeki mülk sahibi parsel çevresindeki duvarlar için yapı kayıt belgesi aldığı, binanın ruhsatlı durumda olduğu, binaya verilen subasman kotu 1.285,21 metre olduğu, binaya çıkış 1.276 metre kotlarından 1.285 metre kotuna doğru rampa yapılarak sağlandığı, istinat duvarı içerisinde kalan kısımda binanın oturduğu orta kısım yaklaşık 4 metre civarı indirildiği, yanlarda da yer yer dolgular yapıldığı, Açıklamalarına yer verilmiştir .
3.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Antalya Büyükşehir Belediye
Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazının tetkikinden özetle; 3.1.Görev yetki ve sorumluluğun Akseki Belediye Başkanlığında olduğu, bahse konu hususların ilgili belediyesine gereği için gönderildiği, cevabi yazı beklenildiği, ayrıca yapılan iş ve işlemlerden
Büyükşehir Belediyesine ve Kamu Denetçiliği Kurumu’na da bilgi verilmesi hususu bildirildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir .
III.İLGİLİ MEVZUAT
4.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve
Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir .”,
5.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
maddesinde;
“ Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir” , 6.03/ 05/ 1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanununun “Geçici Hükümler ve Yürürlük, Yürütme”
7 inci Bölümünün, Geçici 16 ncı maddesinde;
“Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/ 12/ 2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/ 10/ 2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/ 12/ 2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir . Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt
Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir… Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir… Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları
.
2 / 10ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir . Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi
almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir . Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir… Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz . Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir . Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır .
Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır…”, 7.02/ 11/ 1985 tarih ve 18916 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Planlı Alanlar Tip İmar
Yönetmeliğinin; 7.1.“Bahçe Mesafeleri” başlıklı 18 inci maddesinde;
“Ön bahçe mesafeleri : İskân alanlarında yapılacak binaların ön bahçe ve yol kenarına rastlayan bahçe mesafeleri en az ( 5.00) m.’dir .
Yan bahçe mesafeleri : Bodrum katlarda iskan edilen katlar da dahil, 4 kata kadar ( 4 kat dahil) olan binalarda yan bahçe mesafeleri en az ( 3.00) m.’dir . 4 kattan fazla her kat için yan bahçe mesafeleri ( 0.50) m. artırılır .
Yan bahçe mesafelerinin hesabında dikkate alınacak kat adedi : Bodrumlarda iskan edilen katlar da dahil, binada yer alan iskan edilen katların toplam yüksekliğinin üçe bölünmesi ile bulunacak sayıdır . (Ek cümle : 13/ 07/ 2000 – 24108 Sayılı R .G. Yön/ 7. md.) ( 2.50) m.’ yi aşan artık değerler 1 kat adedine tekabül eder .”, 7.2.“Bahçe Duvarları” başlıklı 55 inci maddesinde;
“Bahçe duvarlarının yüksekliği, binaların yol tarafındaki cephe hatlarının önünde ( 0.50) metreyi, gerisinde ise ( 2.00) metreyi geçemez . Ayrıca üzerlerine yükseklikleri ( 1.00) metreyi aşmayan parmaklık yapılabilir . Fazla meyilli ve tehlike arz eden yerlerde uygulanacak şekli takdire Belediye yetkilidir .”, 7.3.“Binalara Kot Verilmesi” başlıklı 30 uncu maddesinde;
“Arazinin meyilli olması durumunda, parselin tabii zemini yoldan yüksek ve ön bahçe mesafesi ( 10.00) metre veya daha fazla veya parselin tabii zemini yoldan aşağıda ve ön bahçe mesafesi ( 15.00) metre veya daha fazla ise tabii zeminden kot verilir . Yola göre yüksek olan parsellerde, tabii zemin kotu, o parseller için bordür seviyesinden verilecek kotu ( 3.00) metre den fazla geçemez . Bir yola cepheli veya birden fazla yola cepheli olup, üzerinde birden fazla yapı yapılması mümkün olan parsellerde kot, her binanın köşe kotlarının aritmetik ortalaması alınarak bulunur . Ancak, yola nazaran ( 3.00) metre yüksek olan parsellerde, tabii zemin kotu ilgili belediyenin imar birimince yapı adasının tamamının bu madde hükümleri çerçevesinde etüdü ve bunun belediye encümenince kabulü ile yapılır .”, 7.4.“Zemin Kat Taban Kotu, Tabii Zemin, Tesviye Kotu ve Giriş” başlıklı 31 inci maddesinde;
.
3 / 10“…a) Ön Bahçelerin Tesviyesi; Yoldan kot alan parsellerde; % 15′ den daha az eğimli bir yola
cephesi bulunan parsellerin yol cephesinde, parsel sınırı ile bina cephesi arasında kalan kısımlar komşu parsel sınırına kadar yol eğimine göre kaldırım seviyesinde tesviye edilir . % 15’den fazla eğimli, merdivenli veya kademeli bir yola cephesi bulunan parsellerde, parsel sınırı ile bina cephesi arasında kalan kısım, yaya kaldırımı ile uyumlu olmak ve kademeler arasında en çok ( 0.15) m. kot farkı olmak üzere tesviye edilir . Bina yol cephe hatları ile yollar arasında kalan bahçeler yola doğru en fazla %2 meyil verilerek tesviye edilir .
b) Arka Bahçelerin Tesviyesi; Tabii zemini (+- 0.00) kotunun üstündeki arka bahçe zemininin bu kota kadar kazılması esastır . Ancak, kayalık zeminlerde veya parsel arka sınırındaki ortalama tabii zeminin (+ 2.00) kotundan yukarıda olması halinde, gerekli önlemler alınarak bina arka cephesinden itibaren ( 3.00) m.’lik şeridin tesviyesi ile yetinilir . Parsel arka köşe ve bina arka köşelerinden en az birine isabet eden tabii zemin (+- 0.00) kotunun altında ise arka bahçede en düşük kota kadar kazı yapılabilir . Ayrıca, arka bahçelerde ( 2.00) m.’ den fazla olmamak ve (+- 0.00) kotunu geçmemek koşuluyla dolgu yapılabilir .
c)Yan Bahçelerin Tesviyesi; (+- 0.00) kotunu aşan yan bahçelerde, zeminin bu kota kadar kazılması esastır . (+- 0.00) kotunun altındaki yan bahçelerin arka bahçe tesviye kotunun altına inilmemek suretiyle kazılması esastır . Tabii zemini arka bahçe tesviye kotunun da altında kalan yan bahçeler arka bahçe tesviye kotuna kadar doldurulur . Arka bahçe tesviye kotu seviyesinde tesviye edilerek bina ön bahçe hizası ile kot farkı oluşan parsellerde ön bahçe ile bağlantıyı sağlayan merdiven ve rampa yapılması zorunludur . Köşe başı parsellerin ön bahçeleri, bina cephe hattı boyunca, komşu parsel sınırına kadar yaya kaldırımı eğimince tesviye edilir .
d)Arka ve yan bahçeler parselin en düşük köşe kotunu aşmamak üzere tesviye edilir . Bu gibi hallerde, projesine uygun olarak istinat duvarı da dahil gerekli tüm önlemler alınır…”, 8.Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan 06/ 06/ 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmi
Gazetede yayımlanan Yapı Kayıt belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Tebliğinin; 8.1.“Amaç ve Kapsam” başlıklı 1 nci maddesinde;
“Bu Usul ve Esasların amacı; 3/ 5/ 1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16 ncı maddesi uyarınca Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir . İşbu Usul ve Esaslar, Yapı Kayıt Belgesi müracaatına, Yapı Kayıt Belgesi bedelinin hesaplanması ve ödenmesine, Yapı
Kayıt Belgesi verilen Hazineye ait taşınmazların satışına, Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmeyecek yapılar ile bu belgenin düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunanlar hakkında yapılacak işlemlere ilişkin hususları kapsar .”, 8.2.“Yapı Kayıt Belgesi Düzenlenemeyecek Yapılar” başlıklı 8 inci maddesi birinci fıkrasında;
“Yapı Kayıt Belgesi… ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde… bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez .”, ikinci fıkrasında, “Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt
Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan ve yanlış beyanda bulunulan müracaat sahibi hakkında 10 uncu maddenin ikinci fıkrası uyarınca suç duyurusunda bulunulur .”, 8.3.“Denetim” başlıklı 10 uncu maddesinde;
.
4 / 10“Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin iş ve işlemler Bakanlık tarafından denetlenebilir…”,
8.4.“Yürütme” başlıklı 12 inci maddesinde;
“Bu Usul ve Esasları Çevre ve Şehircilik Bakanı ile Maliye Bakanı yürütür .”, Hükümleri yer almaktadır .
IV.KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9.Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “ Tavsiye Karar Önerisi ” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A.Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10.Başvuruya konu dilekçe ve ekleri incelendiğinde; başvuran, Antalya ili Akseki ilçesi Yarpuz
Mahallesi ada numaralı parselde yapılan 9 metre yüksekliğindeki duvarların kaçak ve ruhsatsız olduğunu, Akseki Belediyesi tarafından bir işlem yapılmadığını, kaçak inşaatın yapımına devam edildiğini belirterek konuyla ilgili olarak bilirkişi görevlendirilmesini, inşaatın durdurulmasını talep ettiği anlaşılmıştır .
11.Akseki Belediye Başkanlığı’nın Kurumumuza verdiği cevap ve ekleri tetkik edildiğinde; konuyla ilgili olarak arşiv çalışmaları ve yerinde incelemeler yapıldığı, işlemlerin mülga Yarpuz
Belediye Başkanlığı tarafından Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin 23 üncü ve 43 üncü maddelerine göre işlem tesis edildiği, mülga Yarpuz Belediye Başkanlığı tarafından mevcut zemin arazi yapısı ve kotu (kayalık tepe) dikkate alınarak yapılan duvara müsaade edildiği, söz konusu bölgenin kayalık bir tepe olduğu, yapılan uygulamanın Akseki Belediye Başkanlığı açısından da herhangi bir sakıncası bulunmadığı, söz konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapı ile alakalı inceleme sonucunda, yapının ruhsatlı olduğunun, ruhsat ve eklerine aykırı herhangi bir imalatının bulunmadığının tespit edildiği, inşaatın durdurulmasına gerek olmadığı, imar uygulaması sonucu oluşan yollara ait herhangi bir proje bulunmadığı, binaya, 0.00 kotu tabii zeminden verildiği, Planlı
Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin 30 uncu maddesinin 2 inci bendi gereğince verildiği, ruhsat tarihinin 31/ 07/ 2015 olduğu, ada numaralı parselin ’a ait olduğu, ada numaralı parseldeki mülk sahibi parsel çevresindeki duvarlar için yapı kayıt belgesi aldığı, binanın ruhsatlı durumda olduğu, binaya verilen subasman kotu 1285,21 metre olduğu, binaya çıkış 1276 metre kotlarından 1285 metre kotuna doğru rampa yapılarak sağlandığı, istinat duvarı içerisinde kalan kısımda binanın oturduğu orta kısım yaklaşık 4 metre civarı indirildiği, yanlarda da yer yer dolgular yapıldığı görülmüştür .
12.Bu kapsamda, başvuru konusu hakkında, özel ve teknik bilgiye ihtiyaç duyulması nedeniyle, alanında uzman bilirkişi görevlendirilmiş olup, görevlendirilen bilirkişi tarafından, aşağıdaki
“Bilirkişi Raporu” hazırlanmıştır .
13.Söz konusu bilirkişi raporunun “Değerlendirme” başlıklı bölümünde; 13.1.“ Akseki Belediyesi’nin yazışmalarında Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde referans verdiği madde 18 ‘Bahçe mesafeleri’ ile ilgili olup madde içinde yer alan ‘Bina yüksekliği hesabında, .
5 / 10arkasında kullanılan hacim oluşturulmamış istinat duvarları yükseklik hesabına dahil edilmez .’
cümlesinin konu ile doğrudan ilgisi bulunmadığı , 13.2.Yazışmalarda referans verilen bir diğer madde ‘Bahçe Duvarları’ ile ilgili 55 inci madde olduğu, idare maddenin ‘Fazla meyilli ve tehlike arz eden yerlerde uygulanacak şekli takdire
Belediye yetkilidir .’ cümlesine dikkat çektiği, arazinin eğim durumunu gösteren plankote ve hâlihazır harita verileri dikkate alındığında söz konusu arazinin fazla meyilli olmadığı ve tehlike arz etmediği görüldüğü, dolayısıyla Belediyenin bu açıklaması da başvuranın iddialarını tek başına cevaplamaya yetmediği, diğer taraftan maddenin içinde yer alan ‘Bahçe duvarlarının yüksekliği, binaların yol tarafındaki cephe hatlarının önünde 0,50 metreyi, gerisinde ise 2,00 metreyi geçemez . Ayrıca üzerlerine yükseklikleri 1,00 metreyi aşmayan parmaklık yapılabilir .’ cümlesi duvar yükseklikleriyle ilgili sınırlama getirdiği, 13.3.Yapının 2015 yılında alınan, 2018 yılında yenilenen yapı ruhsatı bulunduğu, yenilenen ruhsatta şantiye şefi, müteahhit firma ve kontrollük firma bilgilerinde olduğu, diğer bölümlerin (başta yapı tipi, büyüklüğü, bağımsız birim sayısı, tesisat/altyapı özellikleri, proje müellifleri vb .)
aynı olduğu, 13.4.Başvuranın yapının kaçak ve ruhsatsız olduğu iddiasının doğru olmadığı, yapı ruhsatı bulunduğu, ancak Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği hükümlerine (dördüncü bölüm, yapı ruhsatı işleri) göre Akseki Belediyesinin yapı ruhsatını vermeden/yenilemeden önce yol kotu tutanağını başka bir ifadeyle ada etrafındaki yolların profillerini oluşturması ve kotlandırmaya esas olacak kırmızı kotları belirlemiş olması gerektiği, ancak bu belirleme yapılmadığı, dolayısıyla yapı ruhsatının geçerliliği tartışmalı olduğu, 13.5.Parsel etrafında yapılan duvar mimari projede bahçe duvarı olarak gösterildiği, ancak fotoğraflardan söz konusu duvarın istinat duvarı niteliğinde olduğunun görüldüğü, Akseki Belediyesi yazışmalarında bu duvardan bazen bahçe duvarı bazen istinat duvarı olarak bahsedildiği, ayrıca yazışmalarda yönetmeliğe referans verilen maddelerden birisi bahçe duvarı ile ilgili olduğu, diğer taraftan vaziyet planında tesviye kotunun ( 0,00 kotunun 40 cm altında) tüm bahçe boyunca sabit tutulduğunun gösterilmesi, her yönde duvara doğru dolgu yapılması anlamına geldiği, 13.6.Bahçe duvarları, bahçeleri diğer parsel, yol gibi komşu alanlardan ayıran duvarlar olduğu, bahçe duvarlarının yapılma amacının bir bina ve ona bağlı bahçeleri ayırma, sınırlama ve koruma olduğunu, bu duvarların ana fonksiyonları gereği sadece kendilerini taşıdıklarını, üzerlerine konabilen parmaklık gibi tamamlayıcı elemanlar haricinde başkaca yükler almayacaklarını, istinat duvarları ise ; yapılan bir kazının, mevcut bir şevin ve/veya yapılacak bir dolgu alanın desteklenmesinde, toprağın tutulmasında ya da farklı kotta yapıların yapılması gerektiğinde kullanıldığını, istinat duvarları yapılırken tasarımında, duvar arkasında desteklenecek olan zeminin fiziksel ve mekanik özellikleri, muhteviyatı, yer altı suyu durumu, duvarın stabilizesi açısından en önemli etmenler olduğunu, istinat duvarlarında ön boyutlandırma ve tasarımına başlamadan evvel mutlaka zemin etüt çalışmaları yapılması ve duvar geometrisi amacına uygun modellenmenin yapılması gerektiği, 13.7.Eğim veya arazinin toprak yapısı gereği yapılması zorunlu olan istinat duvarları (dayanma duvarları) aynı zamanda bahçe duvarı işlevini de görebileceği, bahçe duvarlarından farklı olarak bu istinat duvarlarının yapımında ruhsata ve mühendislik projesine ihtiyaç duyulacağı, toprak kayması engellemek ve mevcut zemini takviye etmek gibi ciddi fonksiyonu olan istinat duvarları bir mühendislik yapısı olarak kabul edildiği, söz konusu duvarlar bahçe duvarı değil istinat duvarı
.
6 / 10olduğu, konunun daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacağı düşünülerek aşağıdaki şemanın
hazırlandığı, Akseki Belediyesi bu duvarların projesiz ve ruhsatsız yapılmasına göz yumduğunun, görevini yerine getirmediğinin anlaşıldığı, önümüzdeki dönemde duvarların yapılan dolguyu tutamaması gibi bir olumsuzluk yaşanması olasılığının olduğu, Örnek Kesit 13.8.Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 30 maddenin 2 fıkrası tabi zeminden kotlandırma ile ilgili olduğu, bu madde hükümlerine göre yapıya tabi zemin ortalamasından kot verilmesi mümkün olduğu, ancak yine bu madde hükümlerine göre söz konusu ada çevresindeki yollara ait profillerin belirlenmesi gerektiği, ‘b’ bendinde tabi zemin kotunun o parsel için bordür seviyesinden en fazla 3 metre olabileceğini belirttiği, bordür seviyesinin belirlenebilmesi için yol profillerinin elde edilmiş olması gerektiği, Akseki Belediyesi tarafından yol profili çalışması yapılmadığı, dolayısıyla yapı için verilen 0,00 kotunun 1.285 metre olması dikkate alındığında bordür kotunun en yüksek noktada
1.282 metre olabileceğinin görüldüğü, plankote ve hâlihazır harita bilgileri incelendiğinde henüz
oluşmamış imar yollarının güzergâhlarında 1279 metrenin bulunduğu ve burada dolgu yapılmadan
1282 metreye ulaşmanın mümkün olmadığının görüldüğü, dolayısıyla Akseki Belediyesi tarafından
subasman kotu olarak verilen 1285 metrenin dayanağının bulunmadığı, ’c’ bendinde ‘Yola nazaran daha yüksek olan parsellerde, tabii zemin kotu ilgili idarenin imar birimince yapı adasının tamamının bu madde hükümleri çerçevesinde etüdü ve bunun ilgili idare encümenince kabulü ile yapılır .’ denildiğini, Akseki Belediyesi tarafından bu etüttün yapılmadığını, 13.9.Yönetmeliğin 31 maddesinde belirtilen ön, yan ve arka bahçe tesviye prensipleri proje, yapı ruhsatı verme ve uygulama aşamasında dikkate alınmayan bir diğer husus olduğu, mimari projedeki vaziyet planında parsel çevresinde bahçe duvarı öngörüldüğü, ayrıca alanın topoğrafik özellikleri (ada çevresindeki yollardan yukarıda, en yüksek noktasından diğer tüm yönlere yükseklik azalıyor)
dikkate alınmadan subasman kotundan 40 cm aşağıda olacak şekilde tüm bahçelerin kotunun aynı olacağı, bir başka ifadeyle duvarın bulunduğu kesimlerde dolgu yapılacak bir tesviye öngörüldüğü,
31 maddede yer alan, etraftaki yolların profilleri ile ilişkili olacak şekilde kademeli tesviye yapılma
.
7 / 10zorunluluğu dikkate alınmadığı, vaziyet planında topoğrafik özellikleri dikkate alarak, ada
çevresindeki yollarla ilişkisini kuracak kesit çalışması yapılmadığı, projede yer alan kesit ve görünüşlerde bu ilişki gösterilmediği, tesviye öngörüsü ile aslında istinat duvarı niteliğinde olan duvarların bahçe duvarı gibi gösterildiği,
13.10.217 ada 1 numaralı parsel sahibi imar barışı kapsamında ‘Yapı Kayıt Belgesi’ çıkarıldığı,
belgenin kapsamı ‘İstinat duvarları ve dolgu alanıyla’ ilgili olduğu, bu belgenin belirtilen kapsamda çıkarılması bile kotlandırma, buna bağlı olarak yapılan tesviye ve istinat duvarlarının mevzuat hükümlerine uygun olmadığının delili olduğu, halk arasında ‘İmar Barışı’ olarak da ifade edilen süreç; 11/ 05/ 2018 tarihinde 3194 sayılı İmar Kanununa yapılan ekleme ile (Geçici Ek 16 madde)
31/ 12/ 2017 tarihinden önce imar mevzuatına aykırı olarak yapılmış yapıların başvuru yaparak beyanda bulunmaları ve hesaplanacak kayıt bedelini ödemeleri halinde ‘Yapı Kayıt Belgesi’ alabileceklerini hükme bağladığı, 13.11.‘Yapı Kayıt Belgesi’ hak sahibini imar mevzuatına uymamaktan kaynaklanan çeşitli cezalardan kurtardığı, ancak bu belgenin yapı mülkiyet hakkına dönüştürülmek istenmesi halinde tüm hak sahiplerinin ortak muvafakati gerektiği, ayrıca ‘Yapı Kullanma Belgesi’ hak sahiplerinin yapacağı itirazlarla iptal edilebildiği, ayrıca başvuru sırasında verilen beyanların, örneğin yapının 31/ 12/ 2017 den önce tamamlandığı vb . yanlış olduğunun anlaşılması ile de geçersiz olduğu, ada numaralı parsel maliki mevzuata uygun olmayan kotlandırma ve tesviye işlemleri ile istinat duvarı imalatından dolayı mağdur durumda kaldığı, aynı ada içinde yer aldığı halde oluşan mevcut durum nedeniyle, bir başka ifadeyle mülkiyet sınırındaki projesiz, ruhsatsız imal edilen istinat duvarı nedeniyle mevzuattan gelen haklarını kullanamama durumuyla karşı karşıya olduğu, ayrıca bu duvarların mühendislik kurallarına göre imal edilip edilmedikleri belli olmadığı, ileride yaşanabilecek olumsuz durumlardan zarar görme ihtimali bulunduğu, bu nedenlerle ada numaralı parsel maliki hak sahibi tanımına girmediği” 14. Bu çerçevede söz konusu bilirkişi raporunun “Sonuç” başlıklı bölümünde; 14.1.“ ada numaralı parsel içinde yer alan yapının Akseki Belediyesi tarafından verilen ruhsatı bulunduğu, ancak ruhsatlandırma aşamasındaki eksikler nedeniyle bu ruhsatın varlığının tartışıldığı, 14.2.Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 30 ve 31 inci maddeleri hükümlerine aykırı işlemler/uygulamalar yapıldığı, büyük ölçüde parsel çevresinde yapılan duvar bahçe duvarı değil, istinat duvarı olduğu, mevzuata aykırı olarak bu duvarlara ait proje ve ruhsat bulunmadığı, 14.3.Akseki Belediyesi yapıya iskân ruhsatı verilmesi aşamasında bu eksikliği gidermesi gerektiği, duvarların mühendislik projelerinin hazırlatılmasını temin etmesi gerektiği, uygulamanın buna göre yapıldığının kontrolünün sağlaması gerektiği, 14.4.‘İmar Barışı’ kapsamında alınan ‘Yapı Kayıt Belgesi’ mevzuata aykırılıktan dolayı ceza verilmesini engellediği, aykırılıklarla ilgili işlem yapılabilmesi için hukuk sürecinin işletilerek ‘Yapı
Kayıt Belgesinin’ iptalinin sağlanması gerektiği, 14.5.İlgili görevlilerin işlerini özenli yapmamaları nedeniyle mimari proje onayı, imar planı, ruhsatlandırma, inşaat sırasında yapılan itirazların gereğinin yapılması süreçlerinde hukuksuzluk bulunduğu”, .
8 / 10Yönünde değerlendirmelere yer verilmiştir .
15.Daha önceki başvurusu dolayısıyla Kurumumuz tarafından verilen Gönderme Kararı sonrası idareden gelen cevabi yazı ve eklerinin tetkik edildiğinde; Akseki ilçesi Yarpuz
Mahallesi, Ada numaralı parselde yapılmış olan betonarme duvarın mülga Yarpuz Belediyesi döneminde yaptırıldığı, taşınmazın şu anda ada numaralı parsel ve 4194,18 metrekare tapu alanı olarak adına kayıtlı olduğu, Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 18 inci maddesinde yer alan; “Bina yüksekliği hesabında, arkasında kullanılan hacim oluşturmayan istinat duvarları yükseklik hesabına dahil edilmez .” denildiği, ayrıca aynı yönetmeliğin 55 inci maddesinde bahçe duvarlarıyla ilgili ; “Fazla meyilli ve tehlike arz eden yerlerde uygulanacak şekli takdire
Belediye yetkilidir .” ibaresi gereği, mülga Yarpuz Belediyesince mevcut zemin arazi yapısı ve kotu (kayalık tepe) dikkate alınarak yapılan duvara müsaade edildiği anlaşıldığı, ayrıca mülga Yarpuz
Belediyesinin aynı bölgede mevcut arazi yapısı gereği izin ve ruhsat verdiği başka yapılarda bulunduğu görülmüştür .
16.İdareye belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda serbesti tanınması ya da idarenin belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması idarenin takdir yetkisi olarak tanımlanmaktadır .
17.Anayasa Mahkemesinin 25/ 11/ 2015 tarih ve E.2015/ 50, K .2015/ 107 sayılı kararında , “….
İdarelerin, kanunlarla verilen görevleri yerine getirirken alacağı kararların, her türlü olay ve olgu göz önünde bulundurularak önceden hukuk kurallarıyla belirlenmesi mümkün olmadığı gibi kamu hizmetlerinin ve toplumsal ihtiyaçların değişkenliği dikkate alındığında uygun bir yöntem de değildir . Bu nedenle, idarelerin karşılaştıkları farklı durumlar karşısında en uygun çözümü üretebilmeleri için takdir yetkisiyle donatılmaları zorunludur . Takdir yetkisinin amacı, idareye farklı çözümler arasından uygun ve yerinde olanı seçme serbestîsi tanımaktır . …” şeklinde açıklamada bulunmak suretiyle, idareye takdir yetkisi tanımasının gerekliliği hususunu vurgulamaktadır .
18.Ancak idareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır . İdare takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bu koşullara uymalı, takdir yetkisini gerekçeli olarak kullanmalıdır .
19.Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ‘Birikişi Raporu’, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusu hakkında Kurumumuza iletilen Bilirkişi Raporunda yer verilen tespit ve değerlendirmelerin başvuranın talepleri kapsamında dikkate alınmak suretiyle, Akseki Belediye Başkanlığınca yeniden değerlendirilmesi gerektiği, inşaatın durdurulması ve gerekli mevzuat hükümleri ile uyum sağlanmasından sonra yapı kullanımı için belgenin verilmesi gerektiği tespit edilmiştir .
B.İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20.İyi yönetim ilkelerine, 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir . Başvuranın, başvuru dilekçesine idare tarafından verilen cevapta, hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili idarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir . Adı geçen idarenin bundan sonra bahse
.
9 / 10konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir .
VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21.6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye
tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Antalya İdare
Mahkemesinde yargı yolu açıktır .
VII.KARAR
Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvuru konusu hakkında Kurumumuza iletilen Bilirkişi Raporu ve kararın yukarıda belirtilen maddelerinde ayrıntılı olarak yer verilen tespitlerin, başvuranın bu konuya ilişkin talebi kapsamında hukuk ve hakkaniyet yönleri ile değerlendirilmesi, inşaatın durdurulması ve gerekli mevzuat hükümleri ile uyum sağlanmasından sonra yapı kullanımı için belgenin verilmesi için AKSEKİ BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA, Kararın, BAŞVURAN ile AKSEKİ BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğ edilmesine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Akseki Belediye Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi