|
ÖZET: Başvuru, Kızılcahamam Belediyesi tarafından düzenlenen idari para cezasının iptali talebi üzerine yapılmıştır. Şikayetçi, 2019 yılında kaçak yapı tespitine dayanan ilk cezanın iptal edildiğini, ardından aynı yapıya ilişkin daha yüksek bir cezanın uygulandığını belirtmiştir. İlgili mahkeme kararında, yapı tatil tutanağının düzenlenmediği ve tebligatın yapılmadığı gerekçeleriyle ceza iptal edilmiştir. Şikayetçi, İmar Kanunu’na göre konteyner yapılar için ceza uygulanamayacağını ve daha önceki cezanın iptal edilmesi nedeniyle yeni bir ceza uygulanamayacağını savunmuştur.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun çözümü için ilgili idarelerden bilgi talep etmiş ve yapılan incelemelerde, şikayet konusu yapının 31/12/2017 tarihinden önce var olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, şikayetçinin sahip olduğu yapı kayıt belgelerinin, idari para cezası uygulanan yerle uyuşmadığı belirlenmiştir. Bu nedenle, şikayetçinin talebi reddedilmiş ve idarenin uygulamaları hukuka uygun bulunmuştur. Sonuç olarak, başvurunun reddi yönünde karar verilmiş ve bu karar, ilgili taraflara tebliğ edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/12478-S.21.20032
BAŞVURU NO : 2021/4978
KARAR TARİHİ : 31/08/2021
RET KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ANKARA ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ
KIZILCAHAMAM BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Kaçak yapı nedeniyle düzenlenen idari para cezasının iptali talebi
BAŞVURUNUN KONUSU :
hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 03/03/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
(1) Şikâyetçi vekili dilekçesinde özetle; Kızılcahamam Belediyesinin 05/09/2019 tarihinde
Köyü yaylasında kaçak yapı yaptığını tespit edip İmar Kanununun 42. maddesine göre 03/10/2019 tarihinde 1.472,82-TL idari para cezası düzenlediğini, Ankara 18. İdare Mahkemesinin 23/03/2020 tarihli ve ve sayılı kararıyla yapı tatil tutanağı düzenlenmediği, ilgiliye tebligat yapılmadığı ve tutanakta 30 günlük süreden bahsedilmediği gerekçesiyle idari para cezasını iptal ettiğini, kararın kesinleşmesinin hemen ardından Belediyenin aynı yapı için 20/11/2020 tarihinde aynı tespiti tekrar yaparak 03/12/2020 tarihinde bu defa 2.849,46-TL idari para cezası düzenlediğini, 28/12/2020 tarihinde
Belediyeye başvurarak cezanın kaldırılmasını istediğini, İmar Kanunu’nda konteyner için ceza önerilmediğini, bir yıl önce aynı yapıya 1.472,82-TL idari para cezası uygulandığını, Mahkemenin cezayı iptal ettiğini, köyde dava açan tek kişi olduğu için daha yüksek ceza kesilmesinin doğru olmadığını, tespit tarihinden itibaren 10 iş günü içinde ceza düzenlenebileceğini, tespit tarihinden bir yıldan fazla süre geçtikten sonra aynı yapıya daha yüksek ceza uygulanamayacağını, yargı yoluna başvurduğu için farklı işlem yapılmaması gerektiğini, onlarca ruhsatsız inşaatın yanından geçilerek ikinci defa ceza düzenlendiğini, yol üstündeki köylerdeki ruhsatsız inşaatlara işlem yapılmadığını, onlarca yapıdan sadece kendi konteynerinin kapısının mühürlendiğini, yapının bulunduğu alanın mera olmadığını, 300 yıllık köy içi olduğunu, 300 yıllık ev temeli için belediyeden izin alma zorunluluğunun bulunmadığını, evin temeli yapıldığında Kızılcahamam’ın henüz kurulmadığını, köy nüfusuna kayıtlı olduğunu, sürekli köyde oturduğunu, son kanun değişikliğinden önce köyde yapacağı konut için belediyeden izin alma zorunluluğunun bulunmadığını, 6360 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin (14) no.lu bendine göre, köylerdeki mevcut yapıların ruhsatlandırılmış sayıldığını, hayvancılık için yayla yerleşiminin zorunlu
/
olduğunu, 1500 rakımda barınak olmadan hayvancılık yapılamayacağını iddia ve ifade ederek, idari para cezasının kaldırılması talebinde bulunmaktadır.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
(2) Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla şikâyet edilen idareden ve konuyla ilişkili İdarelerden olmak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlı 4 ayrı Birimden, Ankara Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden, Milli Emlak Müdürlüğünden ve
Kızılcahamam Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup, Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 03/08/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle; “… 3194 sayılı İmar Kanunu’nun Geçici
16 ncı maddesinin (9) uncu ve (11) inci fıkralarında sayılan yapılar ve alanlar dışında kalan diğer bütün
alanlardaki 31/12/2017 tarihinden önce ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılmış yapılar/aykırılıklar için Yapı Kayıt Belgesi alınarak Geçici 16 ncı maddesinden faydalanılması mümkün olup; Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar’ın (6) ncı maddesinin (1) inci fıkrasında yer verilen “Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların malikleri, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorundadır.” hükmü uyarınca alınan Yapı Kayıt Belgesinin belediyesine sunulması gerekmektedir. Bu kapsamda ruhsatsız veya ruhsat ve ekine aykırı yapılan uygulamalar sebebiyle alınan Yapı Kayıt Belgelerinin ilgili belediyesine sunulması halinde, söz konusu Geçici 16 ncı maddenin (4) üncü fıkrası hükmüne göre, usulüne uygun alındığı tespit edilen Yapı Kayıt Belgelerine istinaden 3194 sayılı Kanuna göre alınan yıkım kararları ile tahsil edilmemiş para cezalarının iptal edilmesi gerekmektedir.
Ancak, Yapı Kayıt Belgesi, müracaatta bulunan tarafından e- Devlet sistemi üzerinden yapıya ilişkin bilgilerin beyan edilmesi üzerine, sistem tarafından otomatik olarak üretilmekte olup, beyan edilen bilgilerin doğruluğunun belge alınmadan önce Bakanlığımızca veya başka bir idarece denetlenmesi ya da onaylanması söz konusu değildir. Belirtilen sebeple, alınan Yapı Kayıt Belgesinin sunulduğu belediyelerce, söz konusu belgedeki beyanın doğru olup olmadığının yerinde inceleme yapılması suretiyle denetlenmesi mümkün olup; yapılan inceleme neticesinde Yapı Kayıt Belgesinde eksiklik tespit edilmiş ise, yapı sahiplerine yapılacak bildirimle, hatalı beyanla alınan Yapı Kayıt Belgelerinin e-Devlet sistemi üzerinden güncellenmesi suretiyle doğru beyanla yeni Yapı Kayıt Belgesi alınması istenilebilecektir. Yine, Yapı Kayıt
Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için Yapı Kayıt Belgesi alındığı tespit edilir ise (yapının/aykırılığın yapılış tarihi, taşınmazı mülkiyet durumu vb. sebeple); söz konusu Yapı Kayıt Belgesinin Yapı Kayıt Belgesi
Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 8 inci maddesinin (2) inci fıkrası uyarınca işlem yapılarak iptal edilmesi gerekmekte olup, bu iş ve işlemler için belgenin sunulduğu Belediyesince ilgili Valiliğe (Çevre ve
Şehircilik İl Müdürlüğü) bildirimde bulunulması gerekmektedir.
Belirtilen çerçevede, hem usulsüz olarak alındığı için Yapı Kayıt Belgesi iptal edilen yapılar için hem de
İmar Barışı kapsamında hiç Yapı Kayıt Belgesi alınmamış olan ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı diğer yapılar hakkında ilgili Belediyesince 3194 sayılı Kanun’un 32 nci ve 42 nci maddeleri uyarınca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Bu çerçevede, Yapı Kayıt Belgesi Sorgulama Sisteminde yapılan incelemede; tarafından
Ankara İli, İlçesi, Mahallesi’nde bulunan yapılar için üç (3) adet Yapı Kayıt
Belgesinin alındığı, bu belgelerden 02/11/2018 tarihli, belge ve başvuru numaralı
Yapı Kayıt Belgesinin Mahallesi, Evler No: adresinde ve ada parselde bulunan bir konteyner için alındığı tespit edilmiştir. Ancak, şikâyet başvurusuna konu edilen ve ilgi yazı ekinde yer alan Kızılcahamam Belediyesi tarafından tutulan 20/11/2020 tarihli tutanaktaki fotoğraflarda görünen yapı (konteyner) ile Yapı Kayıt Belgesi eki olarak sisteme yüklenen fotoğraflardaki
yapının (konteyner) aynı yapı olmadığı, dolayısıyla şikâyet başvurusuna konu edilen yapı (konteyner) için alınmış bir Yapı Kayıt Belgesinin bulunmadığı değerlendirilmekle birlikte, Yapı Kayıt Belgesi inceleme ve iptal işlemlerinin devir işlemleri ilgili Valiliklerce (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) yürütüldüğünden, konuya ilişkin olarak Ankara Valiliğince (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) yerinde inceleme yapılması suretiyle şikâyete konu yapı ile Yapı Kayıt Belgesi alınan yapının aynı yapı olup olmadığı hususunun tespit edilmesi ve yapılacak tespitin neticesine göre Kamu Denetçiliği Kurumunu’nun ilgi yazısı ile bilgi ve belge talep edilen konulardan (1), (2) ve (5) numaralı soruların Ankara Valiliğince (Çevre ve Şehircilik İl
Müdürlüğü) cevaplandırılması suretiyle Kamu Denetçiliği Kurumuna ve Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına bilgi verilmesi uygun olacaktır.
İlgide kayıtlı yazıya konu edilen şikâyet başvurusuna ilişkin olarak, Bakanlığımız (Altyapı ve Kentsel
Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü) kayıtlarında yapılan incelemede; konu ile ilgili Bakanlığımız ile şikâyetçi veya şikâyete konu Belediye ile yapılan herhangi bir yazışma bulunmamakla birlikte, ilgi yazı eki yazışmalardan, ilgili Belediye ile Ankara Valiliği (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) arasında konuya ilişkin olarak yazışma yapıldığı görülmekte olup, bu durumda söz konusu yazışmaların bir örneğinin
Ankara Valiliğince (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Kamu Denetçiliği Kurumuna iletilmesi uygun olacaktır.
Diğer taraftan, Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 14/07/2021 tarihli ve sayılı yazısı ile bilgi ve belge talep edilen konulardan (6), (7) ve (9) numaralı soruların, görev ve yetki alanı bakımından Mesleki
Hizmetler Genel Müdürlüğünce cevaplandırılması suretiyle Kamu Denetçiliği Kurumuna ve Rehberlik ve
Teftiş Başkanlığına bilgi verilmesi uygun olacaktır.” açıklamasına, (3) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünün 18/08/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle; “… 6360 sayılı Kanun’un Geçici 1 inci maddesinin ondördüncü fıkrasında; “Bu Kanunla mahalleye dönüşen köylerde, bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan Ulusal Adres
Bilgi Sistemine kayıtlı veya Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uydu fotoğraflarıyla tespit edilen, entegre tesis niteliğinde olmayan tarım ve hayvancılık amaçlı yapılardaki işletmeler ile bu yerlerde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, fırın, kahve, lokanta, pansiyon, tanıtım ve teşhir büfeleri, yerleşim yeri halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatifler işletme ruhsatı almış sayılır.
Bu işletmelerin bulunduğu binalar ile konutlardan, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar bitirilmiş olanlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya belediye ya da üniversiteler tarafından fen ve sanat kuralları ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun yapıldığı tespit edilenler ruhsatlandırılmış sayılır. Ayrıca bu yapılar elektrik, su ve bunun gibi kamu hizmetlerinden yararlandırılır. Ancak; bu fıkranın öngördüğü uygulamaların özel kanun hükümlerine aykırı olması durumunda, özel kanun hükümleri geçerlidir.” hükmü yer almakta olup,
6360 sayılı Kanun kapsamında, bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla, ruhsatlandırılmış sayılacak
yapıların Bakanlığımız veya belediye ya da üniversiteler tarafından fen ve sanat kuralları ile ilgili mevzuata uygun yapıldığının tespit edilmesi ve bu tespitin Bakanlığımızın 2013/5 sayılı Genelgesi ekinde yer alan
“Bina Tespit ve Değerlendirme Formu” üzerinden yine belirtilen kurumlarca yerine getirilmesi, ilgili idaresince de söz konusu Formun, ilgili mevzuatına uygun doldurulup doldurulmadığına ilişkin kontrollerin yapılması zorunludur.
6360 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinin ondördüncü fıkrası kapsamında herhangi bir işlem yapılıp
yapılmadığının Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce değerlendirilmesi gerekmektedir.
… 3194 sayılı İmar Kanununun 5 inci maddesinde; yapı; karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik
tesisler olarak tanımlanmış olup, konteyner kullanımları için 3194 sayılı İmar Kanununun 27 nci maddesi kapsamındaki istisnalar hariç mimari uygulama, statik hesaplama, zorunluluk halinde tesisat projeleri gerektirmesi, inşai faaliyete ve/veya altyapı hizmeti alma ihtiyacına konu edilmesi hususlarından ötürü yapı ruhsatı alınması gerektiği değerlendirilmektedir.
Yapının, 6360 sayılı Kanunun Geçici 1. Maddesinin (14). Fıkrasında yer alan “Bu Kanunla mahalleye dönüşen köylerde, 25/4/2006 tarihli bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ve 5490 sayılı Nüfus
Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan Ulusal Adres Bilgi Sistemine kayıtlı veya Bilim, Sanayi ve Teknoloji
Bakanlığı tarafından uydu fotoğraflarıyla tespit edilen, entegre tesis niteliğinde olmayan tarım ve hayvancılık amaçlı yapılardaki işletmeler ile bu yerlerde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, fırın, kahve, lokanta, pansiyon, tanıtım ve teşhir büfeleri, yerleşim yeri halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatifler işletme ruhsatı almış sayılır.” hükmü kapsamında yer alabilmesi için, hükümde belirtilen şartları taşıması gerekmekte olup, bahse konu yapının bu kapsamda olup olmadığı hususundaki değerlendirmenin idaresince yapılması gerekmektedir.
Söz konusu yapının geçerli bir yapı kayıt belgesi bulunup bulunmadığı hususunda açık bir tespit olmadığı anlaşılmakta olup, yapı kayıt belgesi bulunmayan ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edilen yapılara idaresince 3194 sayılı İmar Kanununun 32 ve 42. Maddesi kapsamında işlem tesis edilebileceği, Bakanlığımız mülga Hukuk Müşavirliğinden alınan 17.03.2014 tarihli ve sayılı görüş yazısında yer alan “3194 sayılı Kanuna tabi yapılarda hangi tarihte gerçekleştirilmiş olup olmadığına bakılmaksızın aykırılık devam ediyor ise, aykırılığın devam ettiğinin tespit edildiği tarihe göre işlem yapılmasının uygun olacağı” yönünde görüşü bulunmakla birlikte, diğer yandan idarelerin varsa hatalı kararlarından geri dönmesinin mümkün olduğu değerlendirilmektedir.
… Bahse konu yapının öncelikle 6360 sayılı Kanunun Geçici 1. Maddesinin (14). Fıkrası kapsamında kalıp kalmadığı ya da yapı kayıt belgesinin bulunup bulunmadığı hususlarına açıklık getirilmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, Genel Müdürlüğümüzün hukuki mütalaada bulunma yetkisi bulunmamakla birlikte imar mevzuatı uyarınca yapı ruhsatına esas yapılarda ruhsat eki projelerin, yürürlükteki İmar Kanununa ve ilgili yönetmeliklerine, imar planı kararlarına, konuyla ilgili diğer mevzuat, ilke ve standartlarına uygunluğu bakımından incelenmesi ve uygun bulunduğu takdirde onaylanması, ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere ve imar mevzuatına aykırı olarak yapılan ya da 27 nci madde kapsamında ruhsat alınmadan yapılabilen yapılardan aynı maddede belirtilen koşullar sağlanmadan projesine ve mevzuatına aykırı olacak şekilde yapılan yapılar hakkında işlem tesis etme görev ve sorumluluğu ruhsatı düzenleyecek idareye aittir.” açıklamasına, (4) Ankara Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 18/08/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle; “… Şikâyete konu yerin hazineye ait olup olmadığı… sorusuna istinaden 05/08/2021 tarihli ve sayılı yazımız ile Kızılcahamam Milli Emlak Müdürlüğünden şikayet konusu
İlimiz İlçesi ( Mahallesi mevkii koordinatlarında (Enlem: , Boylam: ) yer alan taşınmazın Hazineye ait olup olmadığı ile ilgili mülkiyet bilgisi hakkında bilgi verilmesi istenilmiş; Kızılcahamam Milli Emlak
Müdürlüğünün 06/08/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında “söz konusu taşınmazın aynı mahalle sınırları içerisinde ada parsel ile ada 1 parsel no.lu taşınmazların arasındaki tescil harici alanda kaldığı ve Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altında bulunduğu anlaşılmıştır.” denilmektedir.
/
Yine Kamu Denetçiliği Kurumu’nun söz konusu yazısında yer alan “yapı kayıt belgesinin bulunup bulunmadığı, hangi tarihte alındığı, bulunmaktaysa bir örneğinin gönderilmesi” ile “Ekte yer alan belgeler incelendiğinde İdare tarafından idari para cezası uygulanan yer ile yapı kayıt belgesi alınan yerin uyuşup uyuşmadığı” sorularına istinaden; Bakanlığımız İmar Uygulama sayfasında yapılan incelemede tespit ettiğimiz adına olan 3 adet Yapı Kayıt Belgesi tarafımızca
incelenmiş ve şu hususlar tespit edilmiştir:
– başvuru/belge numaralı Yapı Kayıt Belgesinin İlçesi
Mahallesi Evler Ada Parsel için alındığı görülmektedir. Başvuruya Ait Detay sayfasında, aykırılığın kapsamı İstinat Duvarı, Dolgu Alanı, Havuz, Spor Sahaları vb. Bina Niteliğinde
Olmayan Yapılar şeklinde, aykırılığın niteliği ise parseldeki imarlı Evimin yolu ve tarım aletlerini koyduğum konteyner hazine arazisi içinde kalıyor.” şeklinde belirtilmiştir. Başvuruya ait fotoğraflar ekte yer almakta olup, aykırılığın niteliği kısmında bahsedilen konteyner fotoğrafı ile İdare tarafından idari para cezası uygulanan yere ait tutanaktaki resmin uyuşmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca belgenin alındığı adres olan Mahallesi Evler Ada Parsel ile şikâyet konusu İdare tarafından idari para cezası uygulanan yerde 06.08.2021 tarihinde tarafımızca yerinde inceleme yapılmış olup; belgenin alındığı yapının konteyner olmadığı ve bu yapı ile şikâyet konusu konteynerin aynı yapılar olmadığı tespit edilmiştir. Bu tespitimize istinaden belgenin alındığı imalat yapı tanımına uymadığı gerekçesi ile söz konusu başvuru/belge numaralı Yapı Kayıt Belgesi İl
Müdürlüğümüzce 17.08.2021 tarihli ve sayılı Makam Olur’u ile İPTAL edilmiştir.
– başvuru/belge numaralı Yapı Kayıt Belgesinin İlçesi
Mahallesi Evler Ada Parsel için alındığı görülmektedir. Başvuruya Ait Detay sayfasında, aykırılığın kapsamı Aykırılık Yapının Tamamını Etkilemektedir şeklinde, aykırılığın niteliği ise “1000 m2 arazi üzerine kurulu 3 bağımsız bölüm 300 m2 ruhsatsız yayla evimizin 1/3 ü bana ait.” şeklinde belirtilmiş, mülkiyetinin Maliye Hazinesi olduğu belirtildiği görülmüştür. Başvuruya ait fotoğraflar ile aykırılığı niteliği kısmı beraber incelendiğinde söz konusu belgenin konut için alınmış olduğu kanaatine varılmış olup, başvuru ekinde yer alan fotoğraflar ile İdare tarafından idari para cezası uygulanan yere ait tutanaktaki resmin uyuşmadığı tespit edilmiştir.
başvuru/belge numaralı Yapı Kayıt Belgesinin Kızılcahamam İlçesi
Mahallesi Ada Parsel için alındığı görülmektedir. Başvuruya Ait Detay sayfasında, aykırılığın kapsamı
Aykırılık Yapının Tamamını Etkilemektedir şeklinde, aykırılığın niteliği ise “Konum:
https://maps.google.com/? Koordinat: derece dakika saniye N derece dakika saniye Yukarıda belirtilen konum ve koordinattaki orman içindeki uzun yıllar kullandığım çoban evim için imar barışı yasasından yararlanmak istiyorum.” şeklinde belirtilmiş, mülkiyetinin Maliye Hazinesi olduğu belirtildiği görülmüştür. Aykırılığın niteliği kısmında belge sahibi tarafından beyan edilen enlem ve boylam değerleriyle ( ) Tapu ve Kadastro Genel
Müdürlüğü Parsel Sorgulama Uygulamasında yapılan incelemede tespit edilen konum ile şikâyet konusu yapının yer aldığı İlçesi ( Mahallesinde kain ait mevkii koordinatları Google Earth Pro uydu programında tespit edilmiş olan konumun birbirleri ile uyuşmadığı tespit edilmiştir. Buna ek olarak Başvuruya Ait Detay sayfasında belge sahibi tarafından Toplam Konut Alanı 9,00 m² olarak beyan edilmiştir. Ayrıca başvuru ekinde yer alan kulübe fotoğrafları ile İdare tarafından idari para cezası uygulanan yere ait tutanaktaki resmin uyuşmadığı tespit edilmiştir.
Sonuç olarak; Bakanlığımız İmar Barışı Uygulama sayfasında tespit ettiğimiz adına olan
3 adet Yapı Kayıt Belgesi bilgisinden, yapı kayıt belgesi alabilmek için sisteme girilen yapıların resimleri
ile İdare tarafından idari para cezası uygulanan yere ait tutanaktaki resimlerin uyuşmadığı, dolayısıyla şikâyet konusu yer olan İlçesi ( Mahallesinde kain ait mevkii koordinatlarında adına herhangi bir yapı kayıt belgesi alınmadığı ve İdare tarafından idari para cezası uygulanan yer ile yapı kayıt belgesi alınan yerlerin hiçbirisinin uyuşmadığı tespit edilmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu’nun söz konusu yazısında yer alan “Şikâyete konu yapının 31/12/2017 tarihinden önce var olup olmadığı” sorusuna istinaden; şikayete konu yapının yer aldığı enlem ve boylam değerleriyle ( ) Google Earth Pro uydu programında yapılan incelemede; şikayet konusu yapının Nisan 2018 tarihli uydu görüntüsünde yer almadığı ancak Temmuz 2019 tarihli uydu görüntüsünde yer aldığı görülmektedir. Sonuç olarak (2) numaralı soruya cevaben; şikâyete konu yapı 31/12/2017 tarihinden önce yer almamaktadır. …” açıklamasına, (5) Kızılcahamam Belediye Başkanlığının 10/05/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle; “… Bahse konu yapıya uygulanan ilk ceza işlemleri için, Mehmet tarafından 18.
İdare Mahkemesinde Esas ile açılan dava, 01.06.2020 tarihinde kesinleşmiş olup, bir üst mahkemede ise karar onaylanmıştır. Karar usul yönünden çıkmış, esas konusunda karar verilmemiştir. Bu mahkeme kararında bahsedilen şekli ile cezai işlem, usul yönünden düzeltilerek Belediyemizce yenilenmiştir.
Yapının bulunduğu alan mevkii olup, yaylak ve kışlak nitelikli Hazineye ait taşınmazdır. Dolayısı ile şahsa ait tapu kaydı yoktur.
tarafından, Ankara İli İlçesi Mahallesi Mevkiinde
Koordinatlarında izinsiz olarak tabla beton atılmak sureti ile b tabla beton üzerine konteyner yapı konulmuştur. Söz konusu kaçak konteyner altında taş eski temel değil, tabla betonu bulunmaktadır. 20.11.2020 tarihinde Belediyemiz teknik ekiplerince 3194 sayılı kanunun 32. maddesi gereğince yapı mühürlenmiş ve ilgilisine yine 3194 sayılı kanunun 42. maddesi gereğince 03.12.2020 tarih ve 320 sayılı Kızılcahamam Belediyesi Encümen kararı ile idari para cezası uygulanmıştır. 3194 sayılı
İmar Kanunu’nun 32. maddesi gereğince, 14.12.2020 tarih ve sayılı yazımız ile ruhsat alması veya yapıyı kaldırması için 30 günlük süre verilerek, encümen kararı ve tutanak tebliğ edilmiştir.
Aynı gün yine ilgili yasa gereğince bahse konu yapı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne bildirilmiştir.
Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasları Düzenleyen Yönetmeliğin Yapı kayıt belgesinin kullanım yerleri başlıklı 6. maddesinin, 1. fıkrası; “Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların malikleri, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorundadır.” şeklinde düzenlenmiştir. tarafından yukarıda bahsedilen cezai işlemlere yapı kayıt belgesi olduğundan bahisle itiraz edilmiş ancak dilekçe ekinde veya daha öncesinde belediyemize sunulmuş bir yapı kayıt belgesi bulunmadığı görülmüştür.
3194 Sayılı Kanuna eklenen geçici 16. madde: “Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat
ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. … Yapı Kayıt
Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar
Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin 31/12/2019 tarihine kadar yapacakları satın alma talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. …” şeklinde düzenlenmiştir. Google Earth programından Belediyemizce yapılan incelemede, ait olan kaçak yapının, 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16. madde de Yapı Kayıt Belgesi alınabilmesi için belirtilen 31/12/2017 tarihinden önce görülmediği tespit edilmiştir.
/
Ayrıca Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasları Düzenleyen Yönetmeliğin 6. maddesinin 7.
fıkrası “Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarda ruhsat alınmaksızın yapılabilecek basit onarım ve tadilatlar yapılabilir.” şeklinde düzenlenmiş olup, basit tamir ve tadilat dışında yapılan işlem ruhsata ve izine tabi olduğu aşikârdır.
6360 Sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi Ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun Ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 104 adet köy Belediyemize mahalle olarak bağlanmıştır. Yasanın yürürlüğe girdiği 01.04.2014 tarihinden itibaren mahallelerdeki (köyler) tüm yeni yapılan yapılar 3194 sayılı kanun gereğince ruhsata ya da izne tabi olup, izinsiz ya da ruhsatsız yapılan yapılara aynı kanunun 32. ve 42. maddeleri gereğince işlem yapılması gerekmektedir.
6360 Sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinin 14. bendi “Bu Kanunla mahalleye dönüşen köylerde, bu
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla 25/04/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan Ulusal Adres Bilgi Sistemine kayıtlı veya Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uydu fotoğraflarıyla tespit edilen, entegre tesis niteliğinde olmayan tarım ve hayvancılık amaçlı yapılardaki işletmeler ile bu yerlerde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, fırın, kahve, lokanta, pansiyon, tanıtım ve teşhir büfeleri, yerleşim yeri halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatifler işletme ruhsatı almış sayılır. Bu işletmelerin bulunduğu binalar ile konutlardan, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar bitirilmiş olanlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya belediye ya da üniversiteler tarafından fen ve sanat kuralları ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun yapıldığı tespit edilenler ruhsatlandırılmış sayılır. Ayrıca bu yapılar elektrik, su ve bunun gibi kamu hizmetlerinden yararlandırılır. Ancak; bu fıkranın öngördüğü uygulamaların özel kanun hükümlerine aykırı olması durumunda, özel kanun hükümleri geçerlidir.” şeklinde düzenlenmiş olup, dolayısıyla yapının ruhsatlı sayılabilmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya belediye ya da üniversiteler tarafından fen ve sanat kuralları ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun yapıldığının tespit edilmiş olması gerekir. Fakat bu şekilde bir tespite dosyasında rastlanılmadığı gibi, şikâyetçi tarafından bu şekilde bir belge Belediyemize sunulmamıştır. Ayrıca bu belge 6360 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 01.04.2014 tarihinden önceki yapıları kapsamaktadır. Bu yapı bu tarihten çok sonra tabla betonu atılmak ve üzerine konteyner konulmak sureti ile yapılmış ve 2019 yılında Belediyemizce kaçak yapı olarak tespit edilmiştir.
Yapı Kayıt Belgesini veren kurum olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, Ankara İl Müdürlüğü ile ait yapı kayıt belgesine ilişkin yazışmalarımız devam etmekte olup, yazı suretleri, işlem dosyası ile birlikte ekte sunulmuştur.
Belediyemizce yapılan işlemler yasa ve yönetmelikler çerçevesinde yapılmış ve yapılmaktadır.” açıklamasına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
(6) Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir…
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.
… ” hükmüne, (6.1) “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35’inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” hükmüne, /
(7) İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün
“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1’inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.” düzenlemesine, (8) 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne, (8.1) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.” düzenlemesine, (9) 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun, “Encümenin görev ve yetkileri” başlıklı 34’üncü maddesinde;
“Belediye encümeninin görev ve yetkileri şunlardır:
… e) Kanunlarda öngörülen cezaları vermek, … i) Diğer kanunlarda belediye encümenine verilen görevleri yerine getirmek.” hükmüne, (10) 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi Ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun
Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 1’inci maddesinin ondördüncü fıkrasında; “Bu Kanunla mahalleye dönüşen köylerde, bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan
Ulusal Adres Bilgi Sistemine kayıtlı veya Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uydu fotoğraflarıyla tespit edilen, entegre tesis niteliğinde olmayan tarım ve hayvancılık amaçlı yapılardaki işletmeler ile bu yerlerde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, fırın, kahve, lokanta, pansiyon, tanıtım ve teşhir büfeleri, yerleşim yeri halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatifler işletme ruhsatı almış sayılır. Bu işletmelerin bulunduğu binalar ile konutlardan, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar bitirilmiş olanlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya belediye ya da üniversiteler tarafından fen ve sanat kuralları ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun yapıldığı tespit edilenler ruhsatlandırılmış sayılır. Ayrıca bu yapılar elektrik, su ve bunun gibi kamu hizmetlerinden yararlandırılır. Ancak; bu fıkranın öngördüğü uygulamaların özel kanun hükümlerine aykırı olması durumunda, özel kanun hükümleri geçerlidir.” hükmüne, (11) 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Yapı ruhsatiyesi” başlıklı 21’inci maddesinde; “Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir. …”
(11.1) “Ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı olarak başlanan yapılar” başlıklı 32’nci maddesinde; “Bu
Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine,
belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. (Değişik cümle:14/2/2020-7221/10 md.) Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve
Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.
… Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit edilmesine rağmen iki ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım maliyetleri %100 fazlası ile ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir. … ” hükmüne, (11.2) “İdari Müeyyideler” başlıklı 42’nci maddesinde; “(Değişik: 9/12/2009-5940/2 md.) Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır.
(Değişik cümle:14/2/2020-7221/11 md.) Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere ve imar mevzuatına aykırı olarak yapılan ya da 27 nci madde kapsamında ruhsat alınmadan yapılabilen yapılardan aynı maddede belirtilen koşullar sağlanmadan yapılanların sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere, yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk lirasından az olmamak üzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır: … ” hükmüne, (11.3) Geçici 16’ncı maddesinde; “(Ek: 11/5/2018-7143/16 md.) Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar
Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
… Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 24/9/2020 tarihli ve sayılı Kararı ile) (…) uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin 31/12/2019 tarihine kadar yapacakları satın alma talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. …
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı
Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.
Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz. …
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.” hükmüne, (12) 06/06/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve
Esaslara ilişkin Tebliğin “Yapı kayıt belgesi müracaatı” başlıklı 4’üncü maddesinde; “(1) Yapı Kayıt
Belgesi 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için verilir. Yapı Kayıt Belgesi için müracaatın 31/10/2018 tarihine kadar yapılması ve Yapı Kayıt Belgesi bedelinin 31/12/2018 tarihine kadar ödenmesi gerekir. Başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
(2) Yapı Kayıt Belgesi için yapı maliklerinden herhangi birisi veya vekili tarafından, e-Devlet üzerinden
Yapı Kayıt Sistemindeki Yapı Kayıt Belgesi formunun doldurulması suretiyle müracaatta bulunulabileceği gibi kurum ve kuruluşlara başvurulmak suretiyle de müracaatta bulunulabilir.
(3) Müracaatın e-Devlet üzerinden yapılması durumunda, Yapı Kayıt Belgesi formunun eksiksiz olarak doldurulmasından ve Yapı Kayıt Belgesi bedelinin yatırılmasından sonra, Yapı Kayıt Sistemi tarafından oluşturulan Yapı Kayıt Belgesi talepte bulunan yapı sahibince e-Devlet üzerinden alınır.
(4) Müracaat kurum ve kuruluşlara yapılmış ise, Yapı Kayıt Belgesi formu müracaat sahibinin beyanına göre eksiksiz olarak doldurulur, Yapı Kayıt Belgesi bedelinin yatırılması sağlanır, Yapı Kayıt Belgesi formu sistem üzerinden onaylanmak üzere Müdürlüğe gönderilir ve formun Müdürlükçe onaylanmasından sonra bir örneği talepte bulunan yapı sahibine verilir.
(5) (Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi; yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılarda yapının tamamı için yapı kullanma izni bulunan yapılarda ise ruhsat ve eklerine aykırılık hangi bağımsız bölümde/bölümlerde yapılmış ise o bağımsız bölümler için ayrı ayrı veya yapının tamamı tek bir malike ait ise ve aykırılık bütün bağımsız bölümlerde yapılmış ise yapının tamamı için düzenlenir.” düzenlemesine, (12.1) “Yapı kayıt belgesinin kullanım yerleri” başlıklı 6’ncı maddesinde; “(1) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların malikleri, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorundadır.
/
(2) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
(3) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
(4) Yapı Kayıt Belgesi alındıktan sonra yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın kullanım maksadı değişiklikleri de dahil olmak üzere tapuda cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesisi yapılabilmesi için; a) Yapı Kayıt Belgesi, b) Mevcut yapının veya yapıların dış cepheler ve iç taksimatı bağımsız bölüm, eklenti, ortak yerlerinin ölçüleri ve bağımsız bölümlerin konum ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerleriyle oranlı arsa payları, kat, daire, iş bürosu gibi nevi ile bunların birden başlayıp sırayla giden numarası ve bağımsız bölümlerin yapı inşaat alanı ve yapı maliklerini de gösteren ve mimar tarafından yapılan ve ana gayrimenkulün yapı maliki veya bütün paydaşlarının imzaları alınarak imzalanan ve elektronik ortamda Tapu Müdürlüğüne ibraz edilen proje, c) İmar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edildiğine ilişkin ilgili belediyesinden alınan belge, ç) Bağımsız bölümlerin kullanılış tarzına, birden çok yapının varlığı halinde bu yapıların özelliğine göre hazırlanmış, kat mülkiyetini kuran yapı maliki veya malikleri tarafından imzalanmış yönetim plânı, d) (Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi ile zemin ve mimari proje uyumunu gösteren ve tescil sayfasını da içeren özel harita mühendislik büroları veya Lisanslı Harita Kadastro Büroları (LİHKAB)
tarafından düzenlenmiş olan zemin tespit tutanağı, (Değişik cümleler:RG-20/9/2018-30541) ile birlikte kadastro müdürlüğüne müracaatta bulunulur. Bu fıkranın (b) bendinde belirtilen projeyi hazırlayan mimar ile (d) bendinde belirtilen zemin tespit tutanağını hazırlayan mühendisler bu belgelerin içeriklerinin doğruluğundan yapı malikleri ile birlikte hukuken sorumludur. Bu sorumluluk gereğince kadastro müdürlüğü tarafından resen zemin tespit tutanağının sadece büro kontrolleri yapılmakla yetinilerek tescil için ilgili tapu müdürlüğüne gönderilir ve daha evvel
Yapı Kayıt Belgesi için ödenen meblağ kadar bir bedelin genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere Hazine ve Maliye Bakanlığının merkez muhasebe birimi hesabına yatırılmasından sonra ilgili tapu müdürlüğünce ilgili vergi dairesi müdürlüğüne ibraz edilmek üzere, Yapı Kayıt Belgesine konu yapıya (Mahalle/Sokak/Bina No-Ada/Parsel/Pafta No) ve söz konusu yapıdaki bağımsız bölümler veya sair tesisler ile maliklerine ait bilgileri içeren bir yazı düzenlenerek başvuru sahibine verilir ve ilgili vergi dairesince söz konusu yapıya ilişkin olarak cins değişikliği harcının tahsil edilmesi üzerine tapu müdürlüğünce belirtilen işlemler yapılır. … ” düzenlemesine, (12.2) “Hazineye ve belediyeye ait taşınmazlar üzerindeki yapılar” başlıklı 7’nci maddesinde; “(1) Yapı
Kayıt Belgesi alınan yapıların Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlardan özel kanunları kapsamında kalan ve bu özel kanunlara göre değerlendirilmesi gerekenler dışında kalanlar Bakanlığa tahsis edilir. Tahsis işleminden sonra, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bu taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Rayiç bedel Bakanlıkça tespit edilir veya ettirilir. Bu suretle yapılacak satışlarda satış bedeli, en az
/
yüzde onu peşin ödenmek üzere beş yıla kadar taksitlendirilebilir. Taksit tutarlarına ödeme tarihine kadar kanunî faiz oranının yarısı uygulanır.
… (4) Belediyelerin özel mülkiyetinde olan taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olan yapılara Yapı Kayıt
Belgesi verilebilir. Böyle bir durumda, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan bunlara satılır.” düzenlemesine, (12.3) “Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar” başlıklı 8’inci maddesinde; “(1) Yapı Kayıt
Belgesi; … d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde, bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez.
(2) (Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı
Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur. ” düzenlemesine, (12.4) “Denetim” başlıklı 10’uncu maddesinde; “(1) Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin iş ve işlemler
Bakanlık tarafından denetlenebilir.
(2) (Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmesi safhasında e-Devlet sistemi üzerinden veya kurum ve kuruluşlara yapılan müracaatta yalan beyanda bulunulması durumunda; a) Yapı Kayıt Belgesi bedeli eksik olarak ödenmiş ise müracaat sahibince e-Devlet üzerinden gerekli düzeltme işlemi yapılması ve eksik olan meblağın ödenmesi sağlanarak, duruma uygun yeni Yapı Kayıt
Belgesi düzenlenir. Eksik olan meblağın ilgilisince ödenmemesi halinde verilmiş olan Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, daha önce yatırılmış olan bedel iade edilmez ve yalan beyanda bulunan hakkında 5237 sayılı
Kanunun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.
b) Yapı Kayıt Belgesi bedeli fazla ödenmiş ise, fazla ödenen kısmın iadesi için Müdürlüğe başvurulur.
Müdürlükçe yapı mahallinde inceleme yapılarak Bakanlık resmi internet sitesinden yayımlanan düzeltme formu iki nüsha olarak doldurulmak suretiyle müracaat sahibine iade edilecek tutar belirlenir. Düzeltme formunun bir nüshası müracaat sahibinin talep dilekçesi ile birlikte resmi yazı ekinde iade işlemi yapılmak üzere il defterdarlık muhasebe müdürlüğüne gönderilir. İade işleminden sonra yeni Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmez. Düzeltme formunun onaylı ikinci nüshası, fazla ödenen bedele göre verilen Yapı Kayıt
Belgesinin ayrılmaz parçası kabul edilir ve Yapı Kayıt Belgesi bu form ile birlikte hüküm ifade eder.” düzenlemesine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
(13) Kamu Denetçisi tarafından, şikâyetçinin yaylak ve kışlak nitelikli hazine arazisi üzerine yerleştirdiği konteyner yapıya idari para cezası düzenlendiği, söz konusu temelin eski temel ve bulunduğu yerin köy içi olmadığı, tabla beton atılmak sureti ile konteynerin bu temel üzerine yerleştirildiği, Kızılcahamam ilçesinde şikâyetçiye ait 3 adet yapı kayıt belgesi bulunduğu, İdare tarafından idari para cezası uygulanan yer ile yapı kayıt belgesi alınan yerlerin hiçbirisinin uyuşmadığı ve şikâyete konu yapının 31/12/2017 tarihinden önce yer almadığı, idari para cezaları arasındaki tahakkuk farkının 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42’nci maddesinde yapılan değişikliklere istinaden oluşan farklılıktan kaynaklandığı, 6360 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 01/04/2014 tarihinden önceki yapıları kapsadığı, dolayısıyla şikâyete konu yere mezkûr yasanın uygulanamayacağı tespit edildiğinden şikâyetçinin talebinin reddi yönünde hazırlanan öneri Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme (14) Şikâyetçi dilekçesinde özetle; Kızılcahamam Belediyesinin Köyü yaylasında kaçak yapı yaptığını tespit edip 1.472,82-TL idari para cezası düzenlediğini, Ankara 18. İdare Mahkemesinin 23/03/2020 tarihli ve ve sayılı kararıyla idari para cezasının iptal edildiğini, kararın kesinleşmesinin hemen ardından Belediyenin aynı yapı için 2.849,46-TL idari para cezası düzenlediğini, İmar Kanunu’nda konteyner için ceza önerilmediğini, tespit tarihinden itibaren 10 iş günü içinde ceza düzenlenebileceğini, tespit tarihinden bir yıldan fazla süre geçtikten sonra aynı yapıya daha yüksek ceza uygulanamayacağını, yapının bulunduğu alanın mera olmadığını, 300 yıllık köy içi olduğunu,
300 yıllık ev temeli için belediyeden izin alma zorunluluğunun bulunmadığını, köylerdeki mevcut yapıların
ruhsatlandırılmış sayıldığını belirterek idari para cezasının kaldırılması talebinde bulunmaktadır.
(15) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından özetle; Yapı Kayıt Belgesinin belediyesine sunulması gerektiği, ruhsatsız veya ruhsat ve ekine aykırı yapılan uygulamalar sebebiyle alınan Yapı Kayıt Belgelerinin ilgili belediyesine sunulması halinde, usulüne uygun alındığı tespit edilen Yapı Kayıt Belgelerine istinaden 3194 sayılı Kanuna göre alınan yıkım kararları ile tahsil edilmemiş para cezalarının iptal edilmesi gerektiği, Yapı Kayıt Belgesinin müracaatta bulunan tarafından e- Devlet sistemi üzerinden yapıya ilişkin bilgilerin beyan edilmesi üzerine, sistem tarafından otomatik olarak üretildiği, beyan edilen bilgilerin doğruluğunun belge alınmadan önce denetlenmesi ya da onaylanmasının söz konusu olmadığı, Yapı Kayıt Belgesinin sunulduğu belediyelerce, söz konusu belgedeki beyanın doğru olup olmadığının yerinde inceleme yapılması suretiyle denetlenmesinin mümkün olduğu, eksiklik tespit edilmiş ise, yapı sahiplerine yapılacak bildirimle, hatalı beyanla alınan Yapı Kayıt Belgelerinin e-Devlet sistemi üzerinden güncellenmesi suretiyle doğru beyanla yeni Yapı Kayıt Belgesi alınmasının istenilebileceği, Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için
Yapı Kayıt Belgesi alındığı tespit edilir ise (yapının/aykırılığın yapılış tarihi, taşınmazı mülkiyet durumu vb. sebeple); söz konusu Yapı Kayıt Belgesinin iptal edilmesi gerektiği, (15.1) Şikâyetçi tarafından Ankara İli, İlçesi, Mahallesi’nde bulunan yapılar için üç (3) adet Yapı Kayıt Belgesinin alındığı, bu belgelerden 02/11/2018 tarihli, belge ve başvuru numaralı Yapı Kayıt Belgesinin Mahallesi, Evler
No: adresinde ve ada parselde bulunan bir konteyner için alındığı, Kızılcahamam Belediyesi tarafından –köyde değil yaylada – tutulan 20/11/2020 tarihli tutanaktaki fotoğraflarda görünen yapı (konteyner) ile Yapı Kayıt Belgesi eki olarak sisteme yüklenen fotoğraflardaki yapının (konteyner)
/
aynı yapı olmadığı, dolayısıyla şikâyet başvurusuna konu edilen yapı (konteyner) için alınmış bir
Yapı Kayıt Belgesinin bulunmadığı değerlendirilmekle birlikte, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce yerinde inceleme yapılması suretiyle şikâyete konu yapı ile Yapı Kayıt Belgesi alınan yapının aynı yapı olup olmadığı hususunun tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
(16) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü tarafından özetle; konteyner kullanımları için 3194 sayılı İmar Kanununun 27’nci maddesi kapsamındaki istisnalar hariç mimari uygulama, statik hesaplama, zorunluluk halinde tesisat projeleri gerektirmesi, inşai faaliyete ve/veya altyapı hizmeti alma ihtiyacına konu edilmesi hususlarından ötürü yapı ruhsatı alınması gerektiği, yapı kayıt belgesi bulunmayan ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edilen yapılara idaresince 3194 sayılı İmar Kanununun 32 ve 42’nci maddesi kapsamında işlem tesis edilebileceği, mülga
Hukuk Müşavirliğinden alınan 17/03/2014 tarihli ve sayılı görüş yazısında yer alan “3194 sayılı
Kanuna tabi yapılarda hangi tarihte gerçekleştirilmiş olup olmadığına bakılmaksızın aykırılık devam ediyor ise, aykırılığın devam ettiğinin tespit edildiği tarihe göre işlem yapılmasının uygun olacağı” yönünde görüşü bulunmakla birlikte, diğer yandan idarelerin varsa hatalı kararlarından geri dönmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir.
(17) Ankara Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından özetle; Kızılcahamam Milli Emlak
Müdürlüğünün 06/08/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında “söz konusu taşınmazın aynı mahalle sınırları içerisinde ada parsel ile ada parsel no.lu taşınmazların arasındaki tescil harici alanda kaldığı ve Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altında bulunduğu anlaşılmıştır.” denilmekte olduğu, 3 adet Yapı
Kayıt Belgesi bilgisinden, yapı kayıt belgesi alabilmek için sisteme girilen yapıların resimleri ile İdare tarafından idari para cezası uygulanan yere ait tutanaktaki resimlerin uyuşmadığı, dolayısıyla şikâyet konusu yer olan İlçesi ( Mahallesinde kain mevkii 1 koordinatlarında adına herhangi bir yapı kayıt belgesi alınmadığı ve İdare tarafından idari para cezası uygulanan yer ile yapı kayıt belgesi alınan yerlerin hiçbirisinin uyuşmadığının tespit edildiği, şikâyete konu yapının 31/12/2017 tarihinden önce yer almadığı belirtilmiştir.
(18) Kızılcahamam Belediye Başkanlığı tarafından özetle; 18. İdare Mahkemesinde Esas ile açılan davada kararın usul yönünden tesis edildiği, esas konusunda karar verilmediği, cezai işlemin usul yönünden düzeltilerek yenilendiği, yapının bulunduğu alanın Köyü mevkii olduğu, yaylak ve kışlak nitelikli Hazineye ait taşınmaz olduğu, şahsa ait tapu kaydı olmadığı, izinsiz olarak tabla beton atılmak sureti ile b tabla beton üzerine konteyner yapı konulduğu, konteynerin altındaki taşın eski temel olmadığı, tabla betonu bulunduğu, 20/11/2020 tarihinde mühürlendiği, idari para cezası uygulandığı, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne bildirildiği, şikâyetçi tarafından yukarıda bahsedilen cezai işlemlere yapı kayıt belgesi olduğundan bahisle itiraz edildiği, ancak dilekçe ekinde veya daha öncesinde belediyelerine sunulmuş bir yapı kayıt belgesi bulunmadığı, Google Earth programından yapılan incelemede Yapı Kayıt Belgesi alınabilmesi için belirtilen 31/12/2017 tarihinden önce görülmediğinin tespit edildiği, basit tamir ve tadilat dışında yapılan işlemin ruhsata ve izine tabi olduğu,
6360 Sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 01/04/2014 tarihinden itibaren mahallelerdeki (köyler) tüm yeni
yapılan yapıların 3194 sayılı kanun gereğince ruhsata ya da izne tabi olduğu, izinsiz ya da ruhsatsız yapılan yapılara aynı kanunun 32 ve 42’nci maddeleri gereğince işlem yapılması gerektiği, (18.1) 6360 Sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinin ondördüncü bendi uyarınca yapının ruhsatlı sayılabilmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya belediye ya da üniversiteler tarafından fen ve sanat kuralları ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun yapıldığının tespit edilmiş olması gerektiği, bu şekilde bir tespite dosyasında rastlanılmadığı gibi, şikâyetçi tarafından bu şekilde bir belgenin Belediyelerine sunulmadığı, ayrıca bu belgenin 6360 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 01/04/2014 tarihinden önceki yapıları kapsadığı,
yapının bu tarihten çok sonra tabla betonu atılmak ve üzerine konteyner konulmak sureti ile yapıldığı ve
2019 yılında kaçak yapı olarak tespit edildiği belirtilmiştir.
(19) Anayasa’nın 35’inci maddesinin birinci fıkrasında “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.” denilmek suretiyle mülkiyet hakkı güvenceye bağlanmıştır. Anayasa’nın anılan maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır (Anayasa Mahkemesi Kararı, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015). Anayasa’nın 35’inci maddesinde bir temel hak olarak güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkı kişiye -başkasının hakkına zarar vermemek ve yasaların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla- sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma, semerelerinden yararlanma ve tasarruf etme olanağı veren bir haktır (Anayasa Mahkemesi
Kararı, Mehmet Akdoğan ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013). Dolayısıyla malikin mülkünü kullanma, semerelerinden yararlanma ve mülkü üzerinde tasarruf etme yetkilerinden herhangi birinin sınırlanması, mülkiyet hakkına müdahale teşkil eder (Anayasa Mahkemesi Kararı, Recep Tarhan ve Afife
Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017).
(20) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri gereğince, her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı olduğu, bir kimsenin, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabileceği düzenlenmiş olup, söz konusu uluslararası metne uygun bir biçimde Anayasanın 35’inci maddesinde de, herkesin sahip olduğu mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacı ile kanunla sınırlanabileceği öngörülmüşken, Anayasanın 13’üncü maddesinde temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasına ilişkin genel hüküm getirilmiş, buna göre temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği ve bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı, Anayasanın 15’inci maddesinde ise, temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının kısmen veya tamamen durdurulabilmesinin mümkün olduğu olağanüstü hallerde dahi milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlâl edilmemesi ve kısıtlamanın durumun gerektirdiği ölçüde olması zorunluğunun öngörüldüğü görülmektedir.
(21) Belediye sınırları içinde bir yapı inşası için yapı ruhsatı alınması gerekmekte olup, söz konusu belgenin; yerleşim alanlarındaki yapılaşmanın kontrolünü ve takibini sağlama işlevi vardır. Ruhsatsız (izinsiz) yapı, istisnalar haricinde, belediye veya il özel idaresinden izin alınmaksızın malik olunan arsa veya arazi üzerine yapılan yapılardır. Bu tür yapılara “kaçak yapı” denilmektedir. İzinsiz yapılar, inşaat halinde olabileceği gibi, kullanılıyor da olabilir (KALABALIK, Prof. Dr. Halil (2014). “İmar Hukuku
Dersleri”, Seçkin Yayıncılık, Ankara, s. 612-613).
(22) Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması; böylece bu yapıların yıktırılıp yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar malikler ile idareler arasında imar mevzuatından kaynaklanan problemlerin ortadan kaldırılması amacıyla hazırlanan ve 18/5/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı
Vergi ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin
Kanunun 16’ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na Geçici 16’ncı madde eklenmiş ve buna göre; devlet ile vatandaş arasında uzlaşma sağlanması amacıyla 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için yapı kayıt belgesi verilebileceği düzenlenmiştir.
(23) Kamuoyunda “imar barışı” olarak bilinen bu düzenleme ile imar mevzuatına aykırı olarak yapılan bir başka anlatımla planlı alanlarda plan hükümlerine aykırı olarak yapılmış ve fiilen kullanımda olan yapılar için devlet vatandaşı ile uzlaşma yoluna gitmek suretiyle bir taraftan bu nitelikteki yapıları kayıt altına almakta, bir yandan da yapıların mevcut hali ile kullanımını geçici olarak yasal hale getirmektedir.
/
(24) Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olan, imar bakımından ilave bir hak tanımayan, kazanılmış hak oluşturmayan geçici bir belge olup, Yapı
Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümlerinin uygulanacağı kural altına alınmıştır.
(25) İlgili düzenleme kapsamında, Yapı Kayıt Belgesi alabilecekler arasında sadece mülkiyet hakkına sahip oldukları taşınmazlar üzerinde, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı inşa eden kişiler yer almayıp, aynı zamanda Hazine ya da Belediyenin mülkiyetinde olan yerler üzerine inşa edilen yapıların sahipleri de yer almaktadır. Burada alınan Yapı Kayıt Belgesinin hukuki niteliği itibariyle, uygulamada mülga 1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanunu’nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun kapsamında verilen “tapu tahsis belgesi”ne benzediği akademik çevrelerce ileri sürülmektedir. (Hüseyin Melih Çakır, “Yapı Kayıt Belgesi”, İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 5, Sayı 2, 2018, s. 15-92)
(26) Ayrıca 3194 sayılı Kanunun Geçici 16’ncı maddesi gereğince, başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususların Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt
Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedileceği, Yapı Kayıt Belgesinin yapının kullanım amacına yönelik olduğu hususları öngörülmüştür.
(27) Yine Kanunun aynı maddesinde, Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazların rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılacağı öngörülmüş olup; bu madde ile Belediyeye Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazların bu kişilere satışında takdir yetkisi öngörülmediği, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazların rayiç bedel üzerinden doğrudan satılması gerektiği, Belediyeye maddede sayılan şartların gerçekleşmesi halinde taşınmazların rayiç bedel üzerinden be kişilere doğrudan satılması hususunda bağlı yetki tanındığı anlaşılmaktadır.
(28) Ayrıca Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul Ve Esasların “Hazineye ve belediyeye ait taşınmazlar üzerindeki yapılar” başlıklı 7’nci maddesinde de aynı hükme yer verildiği, Kanun maddesinden farklı olarak taşınmazın yüzölçümü büyük olmakla birlikte üzerindeki yapının küçük bir alanı kaplaması halinde yapının bulunduğu alan ifraz edilerek, ifrazın mümkün olmaması durumunda taşınmaz hisseli olarak satışa konu edileceği hususunun belirtildiği görülmektedir.
(29) Bilindiği üzere yerleşim yerlerindeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla hazırlanan İmar Kanunu; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapıları kapsamaktadır. Bu bağlamda sağlıklı ve dengeli bir çevrenin oluşturulması bakımından imar mevzuatına aykırılık oluşturan yapılarla ilgili yasal işlemlerin süresi içinde yerine getirilerek mevzuata aykırı yapılara yönelik gerekli işlemlerinin ilgili idarelerce yürütülmesi ve bu konuda gerekli tertip ve tedbirlerin alınması gerekmektedir.
(30) Yapının İmar Barışı Kanunu kapsamı dışında bırakılan yerlerde inşa edilmemiş olması, yapı kayıt belgesi alabilme şartlarından birisini oluşturmaktadır. Nitekim 3194 sayılı Kanun’un geçici 16’ncı maddesinde Kanun kapsamı dışında kalan alanlar sayılmıştır. Usul ve Esaslarda da kapsam dışında kalan alanlar belirtilmiş ve 8/d maddesinde; kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
/
(31) Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 03/12/2001 tarihli ve E.2001/3718, K.2001/5575 sayılı kararında; “3194 sayılı İmar Kanununun hükümleri kamu düzeniyle ilgili olup, bu yasa gereğince her türlü inşaatın yapımı yetkili mercilerden ruhsat alımına bağlı olup ruhsatsız yapılan ve ruhsata bağlanamayan yapıların yıkılması zorunludur, imara ve ruhsata aykırı bir yapının ekonomik değerinden de söz edilemez.” şeklinde belirtilmiştir.
(32) Yargıtay Yirmi Üçüncü Hukuk Dairesi’nin 17/09/2019 tarihli ve E:2016/4404, K:2019/3651 sayılı
Kararında; “3194 Sayılı Kanun’a eklenen geçici 16. madde, 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış imara aykırı ve kaçak yapılar için uygulanacağından içeriği itibarıyla geriye etkili olarak uygulanması öngörülmüş bir düzenlemedir, Usuli kazanılmış hakkın istisnası olan geriye etkili bir kanuni düzenleme olması nedeniyle anılan hükmün mahkemelerce eldeki davalar için de uygulanması gerektiği gibi öncesinde aksine verilmiş bir bozma kararı bulunsa bile, temyiz aşamasında da Yargıtayca gözetilmesi gerekir.” şeklinde belirtilmiştir.
(33) İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 21/01/2020 tarihli ve E:2019/2619, K:2020/94 sayılı kararında; “… taşınmaza ilişkin 2017 ve 2018 yılına ait Google Earth uydu görüntülerinin (hava fotoğraflarının) ilgili kurumlardan temin edilmesi ve gerekli görülmesi halinde yapının 31/12/2017 tarihinden önce mi sonra mı yapıldığı hususunun mahallinde yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile açıklığa kavuşturulması ve düzenlenecek bilirkişi raporu dava konusu yapı kayıt belgesine ilişkin başvuru formuna eklenen fotoğraflar ve diğer bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmek suretiyle, uyuşmazlık konusu yapının Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek bir yapı olup olmadığının belirlenmesi …” gerektiğine karar vermiştir.
(34) 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 34’üncü maddesinde kanunlarda öngörülen cezaları vermek ve diğer kanunlarda belediye encümenine verilen görevleri yerine getirmek Belediye Encümeninin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
(35) Yapı ruhsatı alınmaması halinde 3194 sayılı Kanunun 32’nci maddesinde; yıkım yaptırımının öncelikle ruhsatsız ya da yapının ruhsat ve eklerine aykırı imalatların saptanması ile mümkün olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı yapılan yapıların yıktırılmasına karar verilebilmesi için, idarece yapı mahallinde ruhsata aykırılıkları somut ve ayrıntılı olarak belirtecek şekilde ve idarenin uzman fen elemanları tarafından bu aykırılıkların ayrıntılı ve somut şekilde saptanarak veri olarak aktarılan yapı tatil tutanağının düzenlenmesinin gerektiği, gerekli tebligat işlemlerinin yapılması, yapının mühürlenmesi ve yapı sahibine yapısını ruhsata uygun hale getirmesi için süre verilmesi, bu süreler içinde yapı ruhsata uygun hale getirilmezse yapının belediyece yıkılması öngörülmektedir. Kanunun 42’nci maddesi gereğince de bu durumun varlığı halinde aynı zamanda idari para cezası uygulanacağı düzenlenmiştir.
(36) Yine İmar Kanunu Geçici 16’ncı maddesinde; Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu
Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarını iptal edileceği hüküm altına alınmıştır. Nitekim Anayasa Mahkemesi de, 30/10/2018 tarihli ve 2018/1275 başvuru numaralı kararında, “3194 sayılı Kanun’un geçici 16. maddesine göre 31/12/2017 tarihinden önce ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılmış yapı maliklerine Yapı Kayıt Belgesi verilmesi öngörülmektedir. Bu belgeyle başvurucu, ruhsata aykırı olarak yapılan yapıyı kullanabilme hakkını elde edebilmektedir…” değerlendirmesine yer vererek, ilgili yapıdaki hukuka aykırılığa rağmen yapı kayıt belgesiyle yapının kullanılabilme imkânının oluştuğunu ortaya koymuştur.
(37) Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslara İlişkin Tebliğe göre, Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt
Belgesinin iptal edileceği; bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı; Yapı Kayıt Belgesi bedeli
olarak yatırılmış olan bedelin iade edilmeyeceği; belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulacağı hüküm altına alınmıştır.
(38) 3194 sayılı Kanuna geçici 16’ncı maddenin eklenmesine ilişkin 7143 sayılı Kanunun genel gerekçesinde, “… yapılmış kaçak yapıların, yapılan düzenleme ile Yapı Kayıt Belgesi altında kayıt altına alınması amaçlanmıştır. Yapılan düzenleme ile vatandaşla Devlet arasında imar barışı yapılmaktadır.” ifadesine yer verilmek suretiyle, Kanun koyucunun bu düzenlemeyle ulaşmak istediği sonuç ortaya konulmuştur. Ancak bu durum, ilgili idarelerin, özellikle de belediyelerin, imar barışının kapsadığı döneme ilişkin İmar Kanunundan kaynaklı yetkilerini kullanarak denetim yetki ve görevlerini yapmalarına ve ilgili Kanunda belirtilen müeyyideleri uygulamalarına engel değildir. Zira hem yıkım kararı hem de idari yaptırım kararıyla ilgili olarak Kanun koyucu, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına takdir yetkisi dahi vermemiş olup yasal gereklerin doğrudan icrasını emretmiştir.
Dolayısıyla kamusal ihtiyaçları gidermek için yapılan tüm bu çalışmaların, toplumun refahı ve kamu yararı doğrultusunda zamanında icra edilmesi ve hukuk devleti ilkesi gereğince hukuk kurallarına uygun bir şekilde yerine getirilmesi zorunludur.
(39) 02/03/2021 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Makamı tarafından kamuoyuna açıklanmış olan ve 30/04/2021 tarihli ve 31470 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2021/9 sayılı
Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile “İnsan Hakları Eylem Planı’nın uygulanması sürecinde tüm bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşların, görev ve sorumluluklarını Uygulama Takvimi çerçevesinde ve hassasiyetle yerine getirilmesi” şeklinde talimatlandırılan İnsan Hakları Eylem Planının “Mülkiyet
Hakkı” başlığı altında “Ayrıca, mülkiyet hakkının imar uygulamaları ve parselasyon işlemleri esnasında daha etkin bir şekilde korunması amacıyla faaliyetler öngörülmüş ve şeffaflık, hesap verilebilirlik ve objektiflik ilkeleri çerçevesinde uygulama birliğinin sağlanması hedeflenmiştir. (İnsan Hakları Eylem
Planı, s.83)” şeklinde belirtilmiş, “Belediye İmar Uygulamalarından Kaynaklı Mülkiyet Hakkı
İhlallerinin Önlenmesi” başlığı altında “Düzenleme ortaklık payı ve bedelsiz terk uygulamaları bakımından şeffaflık, hesap verilebilirlik ve objektiflik ilkeleri çerçevesinde uygulama birliği sağlanacaktır. İmar planı izleme ve denetleme sistemi oluşturulacak ve böylelikle parselasyon işlemlerine ilişkin İmar Kanunu’nun 18’inci maddesi uygulamasından kaynaklı olarak vatandaşların yaşadığı mağduriyetler giderilecektir. Hukuki öngörülebilirlik ve belirliliğin güçlendirilmesi için imar planlarındaki değişikliklerden kaynaklı uygulamada yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla gerekli tedbirler alınacaktır. İmar planlarında, kamu hizmetine tahsis amacıyla mülkiyet hakkına getirilen sınırlandırmalar ile hukuki el atmadan kaynaklı mağduriyetler giderilecektir. (İnsan Hakları Eylem Planı, s.87)” şeklinde belirtilmiştir.
(40) Söz konusu Planda belirtilen hususlar devletin iş ve işlemlerinde idarelerin davranış usulünü ve mülkiyet hakkı ile imar uygulamalarına yönelik vatandaş odaklı bakış açısını ve yol haritasını göstermekle birlikte 2021/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile de idareler tarafından dikkate alınma ve uygulanma zorunluluğu bulunmaktadır.
(41) Somut olayda dosya kapsamında yapılan incelemede; Kızılcahamam Belediyesinin 05/09/2019 tarihinde İlçesi ( Mahallesi mevkiinde şikâyetçinin kaçak yapı yaptığını tespit edip İmar Kanununun 42’nci maddesine göre 03/10/2019 tarihinde 1.472,82-TL idari para cezası düzenlediği, Ankara 18. İdare Mahkemesinin 23/03/2020 tarihli ve ve sayılı kararıyla yapı tatil tutanağı düzenlenmediği, ilgiliye tebligat yapılmadığı ve tutanakta 30 günlük süreden bahsedilmediği gerekçesiyle idari para cezasını iptal ettiği, Belediyenin 20/11/2020 tarihinde yapıyı mühürlediği ve Mahkeme kararında ifade edilen usuli hükümleri düzenleyerek 2.849,46/
TL idari para cezası düzenlediği, şikâyetçinin 28/12/2020 tarihinde bahsedilen cezai işlemlere yapı kayıt belgesi olduğundan bahisle itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde veya daha öncesinde belediyeye sunulmuş ceza tesis edilen yere ilişkin bir yapı kayıt belgesi bulunmadığı, cezaya konu yerin 300 yıllık köy içinde olmadığı, şikâyete konu yerin yaylak ve kışlak nitelikli Hazineye ait taşınmaz olduğu, şikâyetçiye ait tapu kaydı olmadığı, taşın eski temel olmadığı, tabla beton atılarak konteyner yapı konulduğu, (41.1) Şikâyetçiye ait 3 adet yapı kayıt belgesi bulunduğu; (41.1.1) başvuru/belge numaralı Yapı Kayıt Belgesinin İlçesi
Mahallesi Evler Ada Parsel için alındığı, belgenin alındığı yapının konteyner olmadığı ve bu yapı ile şikâyet konusu konteynerin aynı yapılar olmadığı, ayrıca belgenin alındığı imalat yapı tanımına uymadığı gerekçesi ile söz konusu başvuru/belge numaralı Yapı Kayıt Belgesinin İl Müdürlüğünün 17/08/2021 tarihli ve sayılı Makam Olur’u ile iptal edildiği, (41.1.2) başvuru/belge numaralı Yapı Kayıt Belgesinin İlçesi
Mahallesi Küme Evler Ada Parsel için alındığı, söz konusu belgenin konut için alındığı ve şikâyet konusu yerle ilgisinin olmadığı, (41.1.3) başvuru/belge numaralı Yapı Kayıt Belgesinin İlçesi
Mahallesi Ada Parsel için alındığı, tespit edilen yapı ile idari para cezası uygulanan yerin uyuşmadığı, (41.2) İdare tarafından idari para cezası uygulanan yer ile yapı kayıt belgesi alınan yerlerin hiçbirisinin uyuşmadığı ve şikâyete konu yapının 31/12/2017 tarihinden önce yer almadığı tespit edilmiştir.
(42) Şikâyetçinin iddiaları, İdarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, yargı kararları tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; 3194 sayılı İmar Kanunu’nun
Geçici 16’ncı maddesinin dokuzuncu ve onbirinci fıkralarında sayılan yapılar ve alanlar dışında kalan diğer bütün alanlardaki 31/12/2017 tarihinden önce ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılmış yapılar ve aykırılıklar için Yapı Kayıt Belgesi alınarak Geçici 16’ncı maddesinden faydalanılmasının mümkün olduğu; Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar6’ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yapı Kayıt Belgesinin bir örneğinin belediyeye verilmesinin zorunlu olduğu; Yapı Kayıt
Belgelerinin ilgili belediyesine sunulması halinde, Geçici 16’ncı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca usulüne uygun alındığı tespit edilen Yapı Kayıt Belgelerine istinaden 3194 sayılı Kanuna göre alınan yıkım kararları ile tahsil edilmemiş para cezalarının iptal edilmesi gerektiği; (42.1) Yapı Kayıt Belgesinin müracaatta bulunan tarafından e- Devlet sistemi üzerinden yapıya ilişkin bilgilerin beyan edilmesi üzerine, sistem tarafından otomatik olarak üretildiği, Yapı Kayıt Belgesinin sunulduğu belediyelerce, söz konusu belgedeki beyanın doğru olup olmadığının yerinde inceleme yapılması suretiyle denetlenmesi gerektiği; yapılan inceleme neticesinde Yapı Kayıt Belgesinde eksiklik tespit edilmesi durumunda hatalı beyanla alınan Yapı Kayıt Belgelerinin e-Devlet sistemi üzerinden güncellenmesi suretiyle doğru beyanla yeni Yapı Kayıt Belgesi alınmasının istenilebileceği; Yapı Kayıt
Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için Yapı Kayıt Belgesi alındığının tespit edilmesi durumunda ise Yapı
Kayıt Belgesinin Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 8’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işlem yapılarak iptal edilmesi gerektiği;
(42.2) Bu kapsamda hem usulsüz olarak alındığı için Yapı Kayıt Belgesi iptal edilen yapılar için hem de hiç Yapı Kayıt Belgesi alınmamış olan ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı diğer yapılar hakkında ilgili
Belediyesince 3194 sayılı Kanun’un 32’nci ve 42’nci maddeleri uyarınca işlem tesis edilmesi gerektiği; (42.3) Konteyner kullanımları için 3194 sayılı İmar Kanununun 27’nci maddesi kapsamındaki istisnalar hariç mimari uygulama, statik hesaplama, zorunluluk halinde tesisat projeleri gerektirmesi, inşai faaliyete ve/veya altyapı hizmeti alma ihtiyacına konu edilmesi hususlarından ötürü yapı ruhsatı alınması gerektiği, ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere ve imar mevzuatına aykırı olarak yapılan ya da 27’nci madde kapsamında ruhsat alınmadan yapılabilen yapılardan aynı maddede belirtilen koşullar sağlanmadan projesine ve mevzuatına aykırı olacak şekilde yapılan yapılar hakkında ruhsatı düzenleyecek idarenin işlem tesis etme görev ve sorumluluğu olduğu; (42.4) Somut olayda şikâyetçinin yaylak ve kışlak nitelikli hazine arazisi üzerine yerleştirdiği konteyner yapıya idari para cezası düzenlendiği, söz konusu temelin eski temel ve bulunduğu yerin köy içi olmadığı, tabla beton atılmak sureti ile konteynerin bu temel üzerine yerleştirildiği, Kızılcahamam ilçesinde şikâyetçiye ait 3 adet yapı kayıt belgesi bulunduğu, İdare tarafından idari para cezası uygulanan yer ile yapı kayıt belgesi alınan yerlerin hiçbirisinin uyuşmadığı ve şikâyete konu yapının 31/12/2017 tarihinden önce yer almadığının tespit edildiği; (42.5) Mahkeme kararı ile iptal edilen ilk idari para cezasının 03/10/2019 tarihli ve sayılı, ikinci idari para cezasının ise 03/12/2020 tarihli ve sayılı encümen kararı uyarınca uygulandığı, söz konusu idari para cezaları arasındaki tahakkuk farkının 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42’nci maddesinde yapılan değişikliklere istinaden oluşan farklılıktan kaynaklandığı; (42.6) 6360 Sayılı Kanunun Geçici 1’inci maddesinin ondördüncü bendi uyarınca bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar bitirilmiş olanların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya belediye ya da üniversiteler tarafından fen ve sanat kuralları ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun yapıldığı tespit edilenlerin ruhsatlandırılmış sayılacağının hükme bağlandığı, somut olayda şikâyet konusu yere ilişkin bu yönde bir tespitin bulunmadığı gibi 6360 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 01/04/2014 tarihinden önceki yapıları kapsadığı, dolayısıyla şikâyete konu yere mezkûr yasanın uygulanamayacağı; (42.7) Ankara 18. İdare Mahkemesinin 23/03/2020 tarihli ve ve sayılı iptal kararının yapı tatil tutanağı düzenlenmediği, ilgiliye tebligat yapılmadığı ve tutanakta 30 günlük süreden bahsedilmediği gerekçeleriyle usul yönünden verildiği, şikâyet konusu idari para cezasında bu usuli hükümlere uyularak tesis edildiği bu noktada idare tarafından yeni bir işlem tesisinin ilgi Mahkeme
Kararına aykırı olmadığı; (42.8) Açıklanan gerekçelerle şikâyetçinin talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme (43) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde şikâyet kapsamında bilgi ve belge talebinde bulunulan İdarelerin Kurumumuz bilgi ve belge talep yazılarına gerekçeli olarak süresinde cevap verdiği değerlendirildiğinden, idarelerin iyi yönetim ilkelerinden “kararların gerekçeli olması”, “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı tespit edilmiştir.
/
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
(44) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın, ŞİKÂYETÇİYE, ANKARA ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜNE ve
KIZILCAHAMAM BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TEBLİĞ EDİLMESİNE,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi