onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, Antalya ili Serik ilçesinde gerçekleştirilen kadastro çalışmaları arasındaki hukuki geçerlilik tartışılmıştır. Davacı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca yapılan kadastro çalışmalarının kesinleştiğini, ancak 6831 sayılı Orman Kanunu çerçevesinde yapılan 2/B uygulamasının mükerrer olduğunu ve dolayısıyla yok hükmünde sayılması gerektiğini ileri sürmüştür. İlk Derece Mahkemesi, davayı kabul ederek 1994 yılında yapılan kadastro çalışmasının hukuki geçerliliği olmadığını belirtmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, ilk mahkeme kararını istinaf başvurusu üzerine kaldırmış, ancak daha sonra yapılan yargılamada davanın kabulüne karar vermiştir. Mahkeme, 1991 yılında yapılan kadastro çalışmasının kesinleştiğini ve 1994 yılında yapılan çalışmanın hükümsüz olduğunu tespit etmiştir. Bu bağlamda, davaya konu taşınmazların orman olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, 3402 sayılı Kanun’un 22. maddesi gereğince 1994 tarihli kadastro çalışmasının tüm sonuçlarıyla hükümsüz olduğuna hükmetmiştir. Bu karar, kadastro çalışmalarının hukuki geçerliliği ve mükerrer uygulamaların etkileri açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

8. Hukuk Dairesi         2022/7118 E.  ,  2024/6520 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/1033 E., 2022/796 K.
    KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2017/282 E., 2021/17 K.

    Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne verilmiştir.

    Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı sonrası yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili Serik İlçesi Hasgebe köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) uyarınca kadastro çalışmalarının yapıldığını, askı ilanına çıkarılmak suretiyle kesinleştiğini, 3402 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi uyarınca orman kadastrosu niteliğinde olduğunu, bu Kanuna göre yapılan çalışmaların kesinleşmesinden sonra orman kadastro komisyonunca davaya konu Serik ilçesi Hasgebe köyünde yeniden 6831 sayılı Orman Kanunu’na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve 2/B uygulaması yapılarak 3402 sayılı yasaya göre yapılan çalışmaların sonucunda tespit edilen 2/B parsellerine ilave olarak 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 60, 61, 62, 63 nolu 2/B parsellerinin oluşturulduğunu, yapılan 2/B uygulamasının mükerrer kadastro olduğunu ileri sürerek 6831 sayılı Kanuna göre yapılan 2/B uygulamasının yok hükmünde sayılmasını talep ve dava etmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararına uygun olarak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu yerde ilk orman kadastro çalışmasının 3 nolu orman kadastro komisyonu tarafından 6831 sayılı Kanun’un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi kapsamına giren yerlerde 3402 sayılı Kanun uyarınca yapılacak olan kadastro çalışmalarına esas olmak üzere 1991 yılında yapılmış ve 1993 yılında ilan edilerek orman vasfıyla sınırlaması kesinleşmiş olduğu, aynı yerde 1994 yılında yeni bir kadastro çalışması yapılmış olduğu, 1994 yılında yapılan kadastro çalışmasının hukuki geçerliliğinin olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, “dava konusu Antalya ili Serik ilçesi Hasgebe mahallesi P XLI, P XLII, P XLIII , P XLIV, P XLV, P XLVI, P XLVII, P XLVIII, P XLIX, P L, P LI, P LII, P LIII, P LIV, P LV, P LVI, P LVII, P LVIII, P LX, P LXI, P LXII, P LXIII numaralı taşınmazların 1991 yılında 3402 sayılı Kanun uygulama çalışmaları ile sınırlaması yapılan ve 1993 yılında ilan edilerek kesinleşen kadastro çalışmaları ile ilk oluşan tespiti gibi orman olarak sınırlandırılmasına, aynı yerde 1994 tarihinde 2. defa 3302/2B sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında dava konusu P XLI, P XLII, P XLI, P XLII, P XLIII , P XLIV, P XLV, P XLVI, P XLVII, P XLVIII, P XLIX, P L, P LI, P LII, P LIII, P LIV, P LV, P LVI, P LVII, P LVIII, P LX, P LXI, P LXII, P LXIII parsel sayılı taşınmazların Hazine adına orman sınırlandırması dışına çıkarılmasını içeren 2. kadastro çalışmasının 3402 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi gereğince tüm sonuçlarıyla hükümsüz sayılmasına” karar verilmiştir. Hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu bölgede 1991 yılında 3402 Sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışması ile beraber orman kadastro ve 2/B çalışması yapılarak 1993 yılında kesinleştiği, 1994 yılında tekrar 2/B çalışması yapılarak davaya konu 2/B parsellerinin oluşturulduğu belirtilerek mahkemece yazılı karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davalı aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmolunması isabetsiz olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun bu nedenle kabulüne, kararın kaldırılması ile davanın kabulüne, “a-Dava konusu Antalya ili Serik ilçesi Hasgebe Mahallesi P XLI, P XLII, P XLIII , P XLIV, P XLV, P XLVI, P XLVII, P XLVIII, P XLIX, P L, P LI, P LII, P LIII, P LIV, P LV, P LVI, P LVII, P LVIII, P LX, P LXI, P LXII, P LXIII numaralı taşınmazların 1991 yılında 3402 sayılı yasa uygulama çalışmaları ile sınırlaması yapılan ve 1993 yılında ilan edilerek kesinleşen kadastro çalışmaları ile ilk oluşan tespiti gibi orman olarak sınırlandırılmasına, b-Aynı yerde 1994 tarihinde 2. defa 3302/2B sayılı yasa uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında dava konusu P XLI, P XLII, P XLI, P XLII, P XLIII , P XLIV, P XLV, P XLVI, P XLVII, P XLVIII, P XLIX, P L, P LI, P LII, P LIII, P LIV, P LV, P LVI, P LVII, P LVIII, P LX, P LXI, P LXII, P LXIII parsel sayılı taşınmazların hazine adına orman sınırlandırması dışına çıkarılmasını içeren 2 nci kadastro çalışmasının 3402 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi gereğince tüm sonuçlarıyla hükümsüz sayılmasına” karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve Kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;

    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

    Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.