|
ÖZET: Başvuru, Van ili Erciş ilçesindeki bir taşınmazın kadastro haritaları ile zemin sınırları arasında uyumsuzluk olduğu iddiasıyla yapılmıştır. Başvuran, 2005 m² büyüklüğündeki taşınmazının komşu parsellerle olan sınırlarının doğru belirlenmediğini ve bu durumun kadastro haritalarının güncellenmesi gerektiğini belirtmiştir. 2017 yılında yapılan başvuruya verilen yanıtta, kadastro haritalarının zeminle uyumsuz olduğu ve yenileme çalışmalarının mahallenin tamamı için yapılması gerektiği ifade edilmiştir. Başvuran, 2021 yılında bu konuda bilgi talep etmiş ancak herhangi bir yanıt alamamıştır.
Van Valiliği Kadastro Müdürlüğü, başvuranın taleplerine ilişkin olarak, mevcut kadastro çalışmalarının 1980 yılında yapıldığını ve günümüzdeki teknolojik gereklilikler doğrultusunda güncellemelerin yapılması gerektiğini belirtmiştir. Ancak, mevcut iş yükü ve personel yetersizliği nedeniyle bu çalışmaların 2021 yılı için yapılamayacağı ifade edilmiştir. Başvuranın iddiaları ve idarenin açıklamaları doğrultusunda, uyumsuzlukların giderilmesi için 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/2-a maddesi gereğince yenileme kadastrosu yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun kabul edilerek, Van ili Erciş ilçesindeki mahallenin yenileme kadastrosunun yapılması için gerekli işlemlerin başlatılması tavsiye edilmiştir. Bu karar, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne iletilecek ve 30 gün içinde uygulanması beklenmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/722-S.22.1122
BAŞVURU NO : 2021/13084
KARAR TARİHİ : 17/01/2022
TAVSİYE KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın taşınmazında Kadastro Kanununun 22/2-a maddesi kapsamında yenileme kadastrosu yapılması talebi hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 01/08/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuruda bulunan özetle; Mah. Yolu 2
Erciş/VAN adresinde bulunan ada parselde kayıtlı 2005 m ’lik adına kayıtlı taşınmazının doğuda ve nolu parsellere, kuzeyde nolu parsele, batıda nolu parsele komşu olup, güneyinde ise mahalle yolu bulunduğunu, ve nolu parsellerden kendi taşınmazına 55 cm, kendi taşınmazından da nolu parsele aynı miktarda kayma olduğunu, yine nolu parselden kendi taşınmazına 15 cm kayma olduğunu, kadastro haritalarının zemine uymadığını, 27/02/2017 tarihinde söz konusu durumu belirterek yanlışlığın düzeltilmesi için gerekli iş ve işlemlerin yapılması talebiyle Tapu ve Kadastro Genel
Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, ilgili idarenin 15/03/2017 tarihli cevabi yazısında ‘kadastral pafta sınırları ile zemindeki sınırlar arasında uyumsuzluk bulunduğu, pafta ile zemin durumunun birbirleri ile uyuşmaması ve pafta ile ölçü krokilerinin birbirlerinden farklı olması ayrıca sayısallaştırılmış paftadaki parsel alanları ile tapu müdürlüğünde sistemde kayıtlı olan alanların birbirlerinden farklı olması nedenleri ile 3402 Kadastro Kanununun 22-a maddesi gereğince yapılacak çalışmalar ile paftaların bir an önce yenilenmesi gerektiği, ada nolu parselin tek başına yenilenemeyeceği, mahallenin bir bütün olarak yenilenmesi gerektiği, yenileme çalışmaları başlaması durumunda bölgesel ve yerel ilanlarla bilgi verileceği’ hususlarının ifade edildiğini, 01/02/2021 tarihli dilekçesi ile ‘27/02/2017 tarihinden bu yana taşınmazının bulunduğu pafta üzerinde belirtilen hususlara ilişkin herhangi bir işlemin yapılıp yapılmadığı, planlanan bir çalışmanın olup olmadığı hususları hakkında 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında tarafına bilgi verilmesi ve 3402 Sayılı Yasa’nın 22-a maddesi kapsamında yenileme çalışmalarına başlanılması’ talebinde bulunduğunu ancak tarafına herhangi bir cevap verilmediğini belirterek taşınmazının bulunduğu paftaya ilişkin yapılan iş ve işlemler ile planlanmış olan işlemlere yönelik 4982 Sayılı Yasa kapsamında tarafına bilgi verilmesini ve 3402 Sayılı Yasa’nın 22-a maddesi gereğince gerekli iş ve işlemlerin başlatılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 19/08/2021 tarih ve sayılı, 30/11/2021 tarih ve sayılı yazıları ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla idareden bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup, Van Valiliği Kadastro Müdürlüğü Erciş Kadastro Birimi tarafından gönderilen 16/09/2021 tarih ve sayılı, 23/12/2021 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın Van Kadastro Müdürlüğü’ne 15/03/2017 ve 01/02/2021 tarihli başvurularda bulunduğu, ilgiliye 15/03/2017 tarih ve sayılı, 11/03/2021 tarih ve sayılı yazılar ile cevap verildiği, 2.2. Başvuranın 27/12/2017 tarihli dilekçesine istinaden söz konusu uyumsuzluğun giderilmesini teminen; başvuruda bahsi geçen Van İli, Erciş İlçesi, Mahallesinde güncelleme veya sayısallaştırma adı altında herhangi bir çalışma programının bulunmadığı, 2018 yılında Genel Müdürlükçe ihale kapsamına alındığı, fakat daha sonra tasarruf tedbirleri kapsamında ihalenin iptal edildiği, hali hazırda devam eden 92 adet birimde 55 bin parselden ibaret Kadastro Harita ve Bilgilerinin Güncellenmesi ( ) çalışması olduğu, ayrıca talebe bağlı ve kontrollük işlemlerinin yoğun olması ve personel yetersizliği nedeniyle Erciş
İlçesi Mahallesinde yenileme çalışmalarının bir sonraki iş programında değerlendirilebileceği, 2.3. Başvuru konusu parsellerde kadastro haritalarının zemine uymaması konusunda sorun yaşanmasının nedeninin; Mahallesi kadastro çalışmasının 1980 yılında prizmatik yöntemle, mevzi koordinat sisteminde yapılması olduğu, parsellerin kesin koordinat değerlerinin olmadığı, kadastro paftası ile prizmatik değerlerinin uyduğu, kadastro paftası ile ölçü değerlerinde hata olmadığı, ancak zeminde yapılan aplikasyonda parseller arasında bulunan duvarlar ile ölçü değerleri arasında çok az da olsa (10-15cm gibi)
farklılık oluşabildiği, bu farklılığın hata oranı sınırı içerisinde (tecviz dahilinde) kaldığı, kadastro paftasını değiştirecek bir sebep olmadığı, kadastro güncelleme çalışmaları yapılması durumunda bu farklılığın değerlendirilebileceği, 2.4. Kadastro Genel Müdürlüğünün 2012/15 sayılı Kadastro Haritalarının Sayısallaştırılması konulu genelgesinin 14. maddesinde sayısallaştırma sırasında yanılma sınırının (tecviz miktarı) Prizmatik (ortogonal) ölçülerde; dsmax = 0.21 m olarak belirtildiği, 2.5. Latifiye mahallesinin kadastro çalışmaları 1980 yılında klasik yöntemle yapıldığından, günümüzde
1980 yılında kadastro yapımı sırasında elle tutulan ölçü karneleri ve ölçü krokileri kullanılarak
sayısallaştırma işlemi yapıldığı, ölçü krokisi ve karnelerinin elle tutulmuş olmasından ve aradan geçen 40 yıllık süreçte okunaklılığının azalmasından dolayı bu gibi farklılıklar olabildiği, bunun yanında 2011 yılında meydana gelen depremde 30 cm kadar zeminde kaymalar olduğunun aplikasyon yapmaya resmi olarak yetkili lisanslı harita ve kadastro bürosu tarafından bildirildiği, öte yandan zeminde ölçü yapılırken duvarın genişliği göz önünde bulundurulduğunda, ölçümün yapıldığı noktaya göre de etki ettiği, 2.6. Tapu Planları Tüzüğü’nün 15. maddesi “Taşınmazın sınırları tapu plânları ve arz üzerindeki sınır işaretleriyle belirlenir. Tapu plânlarıyla arz üzerindeki işaretler birbirini tutmazsa asıl olan plândaki sınırdır.” gereği esas olanın mevcut teknik evrak olduğu, 2.7. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce ülke genelinde her yıl binlerce parselin güncelleme işlemi yapılarak kesin koordinatlı hale getirildiği, yapılan çalışmaların muhtar ve bilirkişi beyanları dikkate alınarak yapıldığı, bu tür farklılıkların çalışmalar sonucunda sağlıklı şekilde neticelendirildiği, Müdürlükte devam etmekte olan 92 birim ve 55 000 parsellik güncelleme ihalesinin nihayete ermesinin ardından yapılacak yeni programda bahse konu mahallenin de değerlendirileceği, açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye
Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. Ancak; Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.”, 5. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun; 5.1. “Taşınmaz mülkiyetinin içeriği” üst başlıklı “Kapsam” kenar başlıklı 718’nci maddesinde; “Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer.” 5.2. “Sınırlar” kenar başlıklı “Sınırların belirlenmesi” başlıklı 719’uncu maddesinde; “Taşınmazın sınırları, tapu planları ve arz üzerindeki sınır işaretleriyle belirlenir.
Tapu planları ile arz üzerindeki işaretler birbirini tutmazsa, asıl olan plandaki sınırdır. Bu kural, yetkili makamlarca heyelan bölgesi olduğu belirlenen yörelerde uygulanmaz.” 5.3. “Plan” başlıklı 1003’üncü maddesinde; “Bir taşınmazın kütüğe kaydı ve belirlenmesinde resmi bir ölçüme dayanan plan esas alınır. Planların nasıl hazırlanacağı Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. ”
6. 3402 sayılı Kadastro Kanunun “Evvelce kadastrosu yapılan yerler” başlıklı 22’nci maddesinde; “Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medeni Kanununun 1026 ncı maddesine göre işlem yapılır.
Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edilir.
Ancak; a) Tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen kadastro haritalarının tekrar düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin sağlanması amacıyla tapulama ve kadastro görmüş yerlerde, b) Daha önce sadece tapu tahriri yapılan veya 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının
Yenilenmesi Hakkında Kanuna göre yenileme yapılacak yerler ile 2981 sayılı İmar ve Gecekondu
Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin
Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine tabi yerlerde, Birinci fıkra hükmü uygulanmaz.
İkinci fıkranın (a) bendinin uygulanacağı alanlar Tapu ve Kadastro Genel Müdürünün onayı ile belirlenir ve çalışmalara başlanmadan en az onbeş gün önce çalışma alanında, bölge merkezinde ve bölgenin bağlı
olduğu il merkezinde alışılmış vasıtalarla duyurulur, ayrıca varsa yerel gazete ile ilan edilir. Yapılacak çalışmalarda 2, 4, 14, 17, 19 ve 21 inci maddeler ile 13 üncü maddenin (B) ve 20 nci maddenin (B), (C)
ve (D) bentleri hükümleri uygulanmaz.” 7. 29/11/2006 tarihli ve 26361 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kadastro Güncelleme
Yönetmeliği’nin; 7.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, kadastrosu veya tapulaması yapılmış yerlerde, 21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22 nci maddesi kapsamında yapılacak kadastro güncelleme çalışmalarına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” 7.2. “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “Bu Yönetmelik, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen kadastro haritalarının tekrar düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılmasında uyulacak usul ve esasları ve 3402 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesine göre sayısallaştırma çalışmaları yapılacak köy ve mahalle birimlerinde, bu Yönetmeliğe göre işlemlere tabi tutulması gereken parsellerin çalışmaları ile 3402 sayılı Kanunun geçici 8 inci maddesi kapsamındaki çalışmaların birlikte yapılmasının sağlanmasını kapsar.” 7.3. “Kadastro güncelleme alanının belirlenmesi” başlıklı 5’inci maddesinde; “(1) 2 nci maddede sayılan hususlardan birinin varlığı halinde, kadastro güncelleme alanı; kadastro müdürlüğünce resen veya talep üzerine belirlenir ve bu şekilde belirlenen alanlar listelenir.
(2) Tapulama veya kadastrodan sonra idari sınırlarda meydana gelen değişiklikler, listelerin hazırlanması sırasında dikkate alınır ve sicillerin bunlara göre oluşturulması sağlanır.
7.4. “Kadastro güncelleme alanının programa alınması” başlıklı 6’ncı maddesinde; “(1) Kadastro müdürlüğünce hazırlanan listeler, bağlı olduğu Bölge Müdürlüğü aracılığıyla Genel Müdürlüğe gönderilir.
(2) Listelerde yer alan kadastro güncelleme alanları, Genel Müdürlükçe uygun görülmesi halinde onaylanır.
(3) Onaylanan kadastro güncelleme alanları, kadastro müdürlüğünce bu Yönetmelik kapsamında çalışma yapılmak üzere yıllık iş programına alınır. 3402 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesine göre kısmen veya tamamen sayısallaştırma çalışmaları yapılacak köy veya mahalle birimleri ise, bu köy veya mahalle birimlerinde 3402 sayılı Kanunun 22 nci maddesi kapsamında kadastro güncelleme çalışmasına tabi tutulması gereken parsellerin bu Yönetmeliğe göre yapılacak çalışmalarıyla birlikte yapılmak üzere yıllık iş programına alınır.
(4) 3402 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesine göre kısmen veya tamamen sayısallaştırma çalışmaları yapılmak üzere iş programına alınan köy ve mahalle birimlerinde, çalışmalar esnasında; parsellerin tamamının, 3402 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamında işleme tabi tutulması gerekmesi halinde, 24/11/2006 tarihli ve 26356 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kadastro Haritalarının Sayısallaştırılması
Hakkında Yönetmelik esaslarına göre işleme tabi tutulur. 3402 sayılı Kanunun 22 nci maddesi kapsamında kadastro güncelleme çalışması yapılmasına gerek bulunan parseller ise bu Yönetmelik esaslarına göre işleme tabi tutulur, sonuçları bilgilendirme ve askı ilanlarıyla birlikte duyurulur, askı ilan cetvellerinin düşünceler sütununda “3402 sayılı Kanunun 22 nci maddesi kapsamında kadastro güncelleme çalışmalarına tabi tutulmuştur.” ibaresi yazılır.” 8. 27/08/2008 tarihli ve 26980 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2008/14001 nolu Tapu Planları
Tüzüğü’nün 8.1. “Tapu Planları” başlıklı 4’üncü maddesinde; “Tapu planları, tapu siciline tescili gereken
taşınmazlarla ilgili mülkiyet ve irtifak haklarının sınırlarını, yapıların konumlarını, belirtilmesi gereken diğer teknik hususları gösteren, resmi ölçüme uygun olarak sayısal veya çizgisel şekilde üretilen kadastro, kadastro paftalarının yenilenmesi, sayısallaştırma veya düzeltme çalışmaları sonucu düzenlenen, ilgili idarelerce yapılan veya yaptırılan, talebe bağlı değişiklikler sonucu düzenlenen harita ve planlar ile diğer harita ve planlardır.” 8.2. “Zemin ile tapu planı arasındaki uyumsuzluk hali” başlıklı 15’inci maddesinde; “Taşınmazın sınırları tapu planları ve arz üzerindeki sınır işaretleriyle belirlenir. Tapu planlarıyla arz üzerindeki işaretler birbirini tutmazsa asıl olan plandaki sınırdır. Taşınmazın zemindeki sınırları ile tapu planındaki sınırları arasında farklılık bulunması halinde, teknik yöntemine, parselin zemindeki sabit ve değişmez sınırlarına ve dayanağı belgelerine uygun olarak düzenlenip tescil edilmiş tapu planındaki sınırlar esas alınır.” 9. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 2012/15 sayılı Kadastro Haritalarının
Sayısallaştırılması konulu genelgesinin “Arazi kontrolü, Koordinatların İyileştirilmesi ve Koordinat
Dönüşümü” başlıklı 14’üncü maddesinde; “ Kontrol edilmiş geçici koordinat değerlerinden, ilgi (a)
Yönetmeliğin 13 üncü maddesinde belirtildiği şekilde iyileştirilmiş koordinatlar hesaplanır. Bu çalışma kapsamında, bu genelgenin 5 inci maddesinde belirtildiği şekilde temin edilen yararlanılabilecek teknik bilgi ve belgeler değerlendirilir. Yararlanılacak bu teknik bilgi ve belgeler, tapulama veya kadastro çalışmalarından sonra üretilmiş ise, uyumsuzluk durumunda sebebinin eylemli sınır değişikliğinden olabileceği de göz önüne alınarak herhangi bir hatalı işleme sebebiyet vermemek bakımından gerekli inceleme ve değerlendirme sonucu işlem yapılması gerekmektedir. Zemindeki sınırların, kadastro teknik mevzuatınca sabit sınır niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesinde gerektiğinde hava fotoğrafı, uydu görüntüsünden yararlanılabilir. Ancak; Foto Plan olarak kullanılmamış hava fotoğrafından veya uydu görüntüsünden elde edilmiş koordinatlar, parsel köşe noktası veya detay noktası koordinatı olarak kullanılamaz.
Sayısallaştırma çalışmalarında yanılma sınırları aşağıdaki şekilde hesaplanır:
(…)
Ölçü değerlerine göre yapılan sayısallaştırmalarda:
Prizmatik (ortogonal) ölçülerde:
dsmax = 0.21 m.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran, (1) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; kadastral pafta sınırları ile zemindeki sınırlar arasında uyumsuzluk bulunduğundan bahisle 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi kapsamında taşınmazının bulunduğu paftaya ilişkin yapılan iş ve işlemler ile planlanmış olan işlemlere yönelik tarafına bilgi verilmesi ve 3402 Sayılı Yasa’nın 22/2-a maddesi kapsamında gerekli iş ve işlemlerin başlatılması için gereğinin yapılmasını talep etmektedir.
12. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda arazi üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde,
üstündeki hava ve altındaki arz katmanları ile yapılar, bitkiler ve kaynakları kapsadığı belirtilerek arazi mülkiyetinin yatay, dikey ve madde itibariyle kapsamı düzenlenmiştir (TMK m.718). Taşınmaz mülkiyetinin yatay kapsamını arazi sınırları içerisinde kalan toprak yüzeyi oluşturmaktadır. Yatay kapsamın belirlenmesi ise öncelikle mülkiyete konu arazinin sınırlarının belirlenmesi ile mümkün olacağı için Kanunda taşınmaz sınırlarının tapu planları ve arz üzerindeki sınır işaretleri ile belirleneceği, tapu planları ve arz üzerindeki işaretlerin birbirini tutmaması durumunda ise asıl olanın plandaki sınır olduğu hükme bağlanmıştır (TMK m.719). Yine Kanunun ‘Plan’ başlıklı 1003’üncü maddesinde, bir taşınmazın kütüğe kaydı ve belirlenmesinde resmi bir ölçüme dayanan planın esas alınacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
13. Türk Medeni Kanununun taşınmazların tapu kütüğüne tescili ve sınırlarının belirlenmesinde esas alınmasını öngördüğü tapu planlarının yapımına ve üzerindeki değişikliklerin izlenmesine ilişkin usul ve esaslar 2008/14001 nolu Tapu Planları Tüzüğü ile belirlenmiştir. Tapu Planları Tüzüğünde tapu planları, tapu siciline tescili gereken taşınmazlarla ilgili mülkiyet ve irtifak haklarının sınırlarını, yapıların konumlarını, belirtilmesi gereken diğer teknik hususları gösteren, resmi ölçüme uygun olarak sayısal veya çizgisel şekilde üretilen kadastro, kadastro paftalarının yenilenmesi, sayısallaştırma veya düzeltme çalışmaları sonucu düzenlenen, ilgili idarelerce yapılan veya yaptırılan, talebe bağlı değişiklikler sonucu düzenlenen harita ve planlar ile diğer harita ve planlar olarak tanımlanmıştır.
14. Tapu Planları Tüzüğü’nün 15’inci maddesinde de taşınmaz sınırlarının tapu planları ve arz üzerindeki sınır işaretleriyle belirleneceği, zemin ile tapu planı arasında uyumsuzluk olması halinde teknik yöntemine, parselin zemindeki sabit ve değişmez sınırlarına ve dayanağı belgelerine uygun olarak düzenlenip tescil edilmiş tapu planındaki sınırların esas alınacağı belirtilerek 4721 sayılı Kanuna paralel şekilde düzenleme yapılmıştır.
15. Somut dosya kapsamında yapılan incelemede; 15.1. Başvuranın Van ili, Erciş ilçesi, mahallesi, ada, nolu parselin maliki olduğu, komşu ada nolu parsel maliki tarafından taşınmaz üzerinde LİHKAB yetkililerine ölçüm yaptırıldığı ve zeminde sınır kaymalarının bulunduğunun tespit edildiği, 15.2. Bunun üzerine başvuranın 27/02/2017 tarihli dilekçesi ile söz konusu uyumsuzluğun giderilmesi talebi ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne başvuruda bulunduğu, 15.3. Van Valiliği Kadastro Müdürlüğü’nün 15/03/2017 tarihli yazısı ile başvurana cevap verildiği, Söz konusu cevabi yazıda; LİHKAB yetkililerince yapılan ölçüm sonucunda aplikasyondaki değerlerin ilkölçü ve paftasına uyduğu ancak zeminde yapılan çalışmalarda mevcut sınırlara uymadığının tespit edildiği, Başvuruya konu alanda yapılan kadastro çalışmalarının 1980 yılında 2613 sayılı Kanuna göre klasik yöntemlerle yapıldığı, mahalle sınırları içerisinde ve etrafında tesis edilmiş poligon ve röper yerlerinin zamanla tahrip olduğu, 2011 yılında yaşanan deprem nedeniyle neredeyse tamamının zarar gördüğü, Kadastral pafta sınırları ile zemindeki sınırlar arasında uyumsuzluk bulunduğu, pafta ile zemin durumunun birbirleri ile uyuşmaması ve pafta ile ölçü krokilerinin birbirlerinden farklı olması ayrıca sayılaştırılmış paftadaki parsel alanları ile tapu müdürlüğünde sistemde kayıtlı olan alanların birbirinden farklı olması nedenleri ile 3402 sayılı Kadastro kanunun 22/2-a maddesi gereğince yenileme kadastrosu yapılması gerektiği, ancak Latifiye Mahallesinin Erciş İlçesinin kentleşmenin yoğun olduğu merkez mahallelerinden biri olması nedeniyle başvuruya konu parselin tek başına yenilenemeyeceği, mahallenin bütün olarak yenilenmesi gerektiği, yönünde bilgi verildiği, 15.4. Akabinde başvuranın 01/02/2021 tarihli dilekçesi ile 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yenileme çalışması yapılması ve bu konuda herhangi bir çalışma yapılıp yapılmadığı hususunda tarafına
bilgi verilmesi talepleri ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne başvuruda bulunduğu, 15.5. Van Valiliği Kadastro Müdürlüğü’nün 11/03/2021 tarihli yazısı ile Van İli Erciş İlçesi
Mahallesinde güncelleme veya sayısallaştırma adı altında herhangi bir çalışma programının bulunmadığı, Müdürlük nezdinde mevcut 92 birimde 55000 parselde güncelleme ) çalışması, 47 birimde
36000 parselin sayısallaştırma (3402/EK-1) çalışmalarının devam ediyor olması, talebe bağlı ve kontrollük
işlerinin yoğun olması ve personel yetersizliği nedenlerinden dolayı 2021 yılında Erciş İlçesi, Latifiye
Mahallesinde Güncelleme çalışmasının yapılamayacağı, mevcuttaki iş yükünün azalmasına müteakip konunun değerlendirilebileceğinin bildirildiği tespit edilmiştir.
16. Kadastronun temel amacı, taşınmazların sınırları ile yüzölçümleri belirlenerek malikleri adına Tapu
Kütüğüne tescil edilmesidir. Kadastro, toprağa dayalı tüm üretim çalışmaları ve mekân temini çalışmalarında, kamuya hizmet verecek alanların belirlenmesi ve düzenlenmesini sağlar. Kadastral haritalar, yeryüzünde görünen arazi detaylarının ölçülmesi sonucu geometrik ve hukuki bilgilerin kayıt altına alındığı altlıklardır.
17. 3402 sayılı Kadastro Kanununun amacı 1’inci maddesinde “Bu Kanunun amacı, ülke koordinat sistemine göre memleketin kadastral veya topoğrafik kadastral haritasına dayalı olarak taşınmaz malların sınırlarını arazi ve harita üzerinde belirterek hukuki durumlarını tespit etmek suretiyle 4721 sayılı Türk
Medeni Kanununun öngördüğü tapu sicilini kurmak, mekansal bilgi sisteminin alt yapısını oluşturmaktır.” şeklinde ifade edilmiştir. Bu sayede Türk Medeni Kanununun öngördüğü şekilde tapu sicili oluşturularak kadastral harita ve planlara bağlanan tapu sicilleri Kanuni güvence altına alınmış olacaktır.
18. 3402 sayılı Kanunun 22’nci maddesinin birinci fıkrasında “Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medeni
Kanununun 1026 ncı maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edilir.” hükmü ile ikinci kadastro açıkça yasaklanmıştır.
Ancak maddenin ikinci fıkrası ile bu duruma istisna getirilerek “(2-a)Tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen kadastro haritalarının tekrar düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin sağlanması amacıyla tapulama ve kadastro görmüş yerlerde” yenileme/uygulama kadastrosu yapılabileceği ifade edilmiştir.
19. 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi kapsamında yenileme kadastrosu, önceki kadastro ile belirlenen mülkiyet ve geometrik duruma olabildiğince sadık kalarak, onun eksiklerini tamamlayan, sınır veya yüzölçümlerinde bulunan yanlışlıkları düzelten ek bir kadastro işlemidir. Ülkemizde ilk kadastro işlemlerinin yapıldığı yıllarda kullanılan metod, yetersiz alet ve malzemeler ile yapılan haritaların günümüz gelişen teknolojisi karşısında yetersiz kalması, zaman içerisinde kadastral verilerin güncelliğini kaybetmesi, zamanla eskiyen paftalarda silinti, yırtılma, kaybolma gibi durumlarla karşılaşılması yenileme çalışmalarını zorunlu hale getirmiş, bilgilerin tazelenmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştır.
20. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22/03/2017 tarih ve E.2017/470 K.2017/544 sayılı kararında uygulama kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek; uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen kadastro haritalarını yeniden üretmek ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılmasını sağlamak olarak ifade edilmiştir.
21. Zorunlu sebepler (parsel köşe noktalarının kaybolması, röperlerin bozulması gibi) sonucu ortaya çıkan sınır değişiklikleri, kadastro çalışmalarında yapılan hatalar, kadastro çalışmalarında oluşturulan belgelerde
meydana gelen silinti, yırtılma gibi durumlar, doğal afetler ve yeryüzündeki olağan hareketlilik, gelişen teknolojiyle daha hassas ölçüm ve harita çizim tekniklerin kullanılması yenileme kadastrosu yapılmasını zorunlu hale getirmektedir. Bu gibi nedenlere bağlı olarak yenileme kadastrosu yapılması gerektiği tespit edilen durumlarda uygulama alanı kişi, kurum veya kuruluşların talep etmesi üzerine ya da resen Kadastro
Müdürlüğünce belirlenmektedir.
22. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın taşınmazına ait Kadastral pafta sınırları ile zemindeki sınırlar arasında uyumsuzluk bulunduğu, pafta ile zemin durumunun birbirleri ile uyuşmadığı, pafta ile ölçü krokilerinin birbirlerinden farklı olduğu, Türk Medeni Kanununun 719 ve 1003’ünü madde hükümleri ile Tapu Planları
Tüzüğünün 15’inci madde hükmü gereği uyumsuzluk halinde tapu planındaki sınırların esas alınacağı, bu durumun ise gerek idare tarafından yürütülen talebe bağlı işlemlerde sorunlara yol açabileceği, gerekse insanlar arasında husumete neden olabileceği, bu nedenle 3402 sayılı Kadastro Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yenileme kadastrosu yapılarak paftaların bir an önce yenilenmesi gerektiği değerlendirilerek başvuruya konu Van ili, Erciş ilçesi, mahallesinin yapılacak ilk iş programı kapsamına alınması ve 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi kapsamında yenileme kadastrosunun ivedilikle yapılması hususunda gerekli çalışmalara başlanılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu bakımdan kanunlara uygunluk ilkesine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine
30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma
süresinden arta kalan sürede Van İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE; Van ili, Erciş ilçesi, mahallesinin yapılacak ilk iş programında gündeme alınarak 3402 sayılı
Kanunun 22/2-a maddesi hükmü gereğince yenileme kadastrosu yapılması için gerekli çalışmalara başlanılması hususunda TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi