|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, davacının arazisinin orman vasfında tespit edilmesi üzerine ortaya çıkan hukuki uyuşmazlık ele alınmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının zilyetliğini ve arazinin tarım arazisi olarak kullanıldığını dikkate alarak davayı kabul etmiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, dava konusu taşınmazın orman parseli içinde yer aldığını ve orman içi açıklık olarak değerlendirildiğini belirterek, davanın reddine karar vermiştir.
Mahkeme, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17/2 maddesi uyarınca orman içi açıklıklarda tarım veya inşaat yapılamayacağını vurgulamış ve bu tür alanların özel mülkiyete konu olamayacağını ifade etmiştir. Ayrıca, davacının iddialarının teknik bilirkişi raporlarıyla çeliştiği ve orman vasfının kaybedilmediği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, davanın reddine dair karar, hukuka uygun bulunarak onanmıştır. Bu karar, kadastro çalışmaları sırasında yapılan tespitlerin kesinleşmesi ve orman alanlarının korunması açısından önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır. Orman alanlarının hukuki statüsü ve zilyetlik yoluyla kazanımın sınırları, bu tür davalarda dikkate alınması gereken temel unsurlar olarak öne çıkmaktadır. |
8. Hukuk Dairesi 2022/8559 E. , 2024/6459 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2242 E., 2022/1482 K.
KARAR : Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalılar Orman İdaresi ve Hazine vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/84 E., 2019/358 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili, davalı … idaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalılar Orman İdaresi ve Hazine vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
I. DAVA
1. 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı yasayla değişik 4 üncü maddesine göre yapılan orman kadastro çalışmalarında Artvin ili … ilçesi … köyünde 101 ada 1 parsel sayılı 15.763.481,41 m2 yüzölçümü ve orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş, tutanak 28.11.2009-29.12.2009 tarihleri arasında askı ilanına çıkartılmış, itiraza uğramadığından kesinleşerek 30.12.2008 tarihinde tapu kaydına tescil edilmiştir.
2. Davacı … Dava Dilekçesinde; Artvin ili … ilçesi … köyü … (… Bağ) mevkiindeki tahmini 1000 m2 içinde 1 adet ev, zeytin, incir, nar ve üzüm ağaçlarının bulunduğu babasının 1974 yılında satın aldığı ve o tarihten beri kullandığı 2005 yılında vefatından sonra varislerince kullanılmaya devam edilen arazilerinin kadastro çalışmaları sırasında … Köyü 101 ada 1 parsel olarak ormana yazıldığını, keşif mahallinde sınırlarını ayrıntılı gösterecekleri arazilerinin adına tescil edilmesi ve dilekçe ekinde gönderilen varisleri adına kaydedilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı … İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davaya öncelikle … köyü tüzel kişiliğinin dahil edilmesi gerekmekte olduğunu, dava konusu alanların orman sınırları içerisinde bulunduğunu, bu alanda arazi ve orman kadastrosu yapıldığını ve kesinleştiğini, davacının davasının süresinde olmadığını, öncelikle süre yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu alanların orman bütünlüğü içinde olduğunu, orman içi açıklık olduğunu, dört tarafı orman olduğunu, arazinin toprak yapısı ve eğimi, toprak yapısı ve alanın orman muhafaza karakteri taşıması, üzerinde orman bitkilerinin bulunması sebebi ile davacının davasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahallinde yapılan keşif esnasında dinlenilen mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve davacı tanıklarının beyanlarının teknik bilirkişi raporları ile uyumlu olduğu, dava konusu taşınmazın kadastro tespit tarihi olan 2008 yılından olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı süresi olan 20 yılı itibari ile 1988 tarihinden önce de davacılar murisi tarafından malik sıfatıyla aralıksız ve nizasız olarak zilyet olunduğu, davacılar murisinin vefatı ile davacıların irsen intikalen eklemeli zilyetliklerini, aralıksız ve nizasız olarak devam ettirdikleri; dava konusu edilen Artvin ili … ilçesi … köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kain harita bilirkişisinin raporu ve ekindeki krokide (A) harfi ile 773,93 m² yüzölçümlü taşınmazın ormanı sayılmayan yerlerden olduğu, anılan taşınmazın evveliyatında da tarım arazisi olarak kullanıldığı, 1985 yılında heyelana maruz kalması sonucu tekrar imar-ihya edildiği ve imar-ihyasının tamamlandığı ve zilyetlikle iktisabının mümkün olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; Artvin ili … ilçesi … köyü … mevkii 101 ada 1 parsel sayılı 15.763.481,41 m² yüz ölçümlü taşınmazın tapu kaydının iptali ile; harita bilirkişisinin 18.01.2019 Hakim havale tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki krokide (A) harfi ve gri renkte taralı bulunan 773,93 m² yüzölçümlü taşınmazın ifrazı ile; Yusufeli Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/108 Esas 2018/104 Karar sayılı 08.03.2018 tarihli davacılar muris/kök murisi …’in mirasçılık belgesindeki miras payları oranında mirasçılar adına 101 adanın son parsel numarasını takip eden parsel numarası ile tek katlı betonarme konut ve bahçesi vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, 101 ada 1 parsel sayılı 15.763.481,41 m² yüz ölçümlü taşınmazdan, harita bilirkişisinin 18.01.2019 hâkim havale tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki krokide (A) harfi ve gri renkte taralı bulunan 773,93 m² yüzölçümlü taşınmazın ifrazından sonra arta kalan 15.762.707,48 m² yüz ölçümlü taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili, davalı … İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmazın toplam değerinin (zemin değeri + yapı değeri) 86.026,08 TL olduğunu, vekalet ücreti takdir edilirken hatalı davranıldığını, 86.026,08 TL’nin vekalet ücretinin 9.632,09-TL iken mahkemece sadece Ziraat Bilirkişisince hesaplanan ve dava konusu taşınmazın zemin değeri olan 55.869,28 TL’nin dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, bu hesaplama sonucunda da hatalı olarak 6.495,62 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, toplam yapı değeri olan 30.156,80 TL dikkate alınmadan yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, 6.495,62 TL olan vekalet ücretinin 9.632,09 TL olarak düzeltilmesini ve İlk Derece Mahkemesi ilamının düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı … İdaresi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili idare adına yapılan beyan ve itirazların dikkate alınmadığını, tanık ifadeleri ve mahalli bilirkişi beyanlarının çelişkili olduğunu, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, harita ve hava fotoğraflarında orman sınırları içerisinde kalan ve dört tarafı ormanla çevrili alanların orman içi açıklık olduğunu, içerisinde yer yer orman ağaçları olduğunu, etrafındaki orman alanları ile bütünlük içinde olduğunu, dava konusu arazinin etrafında tarım arazisi bulunmadığını, dava konusu alanları ormandan ayıran bir fiziki durum bulunmadığını, arazinin orman sınırları içerisinde ve orman vasfında olduğunu, ormanla bütünlük arz ettiğini, hava fotoğraflarında, memleket haritalarında, orman amenajmanı meşçere haritalarında dava konusu alanların ormanlık alan içinde yer aldığını, davanın süresinde açılmadığını, dava konusu alanların etrafında çam ve içerisinde yer yer bodur meşe ağaçlarının olduğunu, makilik ve fundalık yerlerin orman toprağı ise imar ve ihya ile kazanılmasının mümkün olmadığını, davanın tamamının reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.
3. Davalı Hazine temsilcisi istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın orman vasıflı bir arazi olduğunu, dava edilen kısmında orman emvali ağaçların sık olmayışının veya çok az oluşunun neticeyi değiştirmediğini, taşınmazın yer yer bazı kısımlarında boşluk olduğunu, yerel mahkeme kararının hakkaniyetli olmadığını, yargılama sonucunda yargılama masraflarının ve avukatlık vekalet ücretinin davalı hazine üzerine bırakılmasının da usule ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yasa ve usule aykırı olduğu, dava konusu taşınmazın paftasına göre 101 ada 1 nolu kesinleşen orman parselinde kaldığı ve taşınmazın dört tarafının bu orman parseli ile çevrili olduğu, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 17/2 nci maddesi kapsamında orman içi açıklık olduğunun anlaşıldığı, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamayacağı, bu tür yerlerin özel mülk olamayacağı, bu tür taşınmazların öncesinde orman olma zorunluluğunun olmadığı, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına kanuni olanak bulunmadığı, bu yollarla ormandan toprak kazanımından söz edilemeyeceği nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile, davalılar Orman İdaresi ve Hazine vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine, mahkemenin kabulüne göre de gayrimenkulün aynına ilişkin davalarda vekalet ücretinin dava konusu taşınmazın zemin değerine göre hesap edilmesi gerektiğinden davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik yönelik yaptığı istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tüm iddialarının alınan teknik bilirkişi raporları ile ve keşif mahalinde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile de ispat edildiğini, dava konusu taşınmazın orman ile herhangi bir iltisakının olmadığının dosya kapsamında bulunan teknik bilirkişi raporları ile ispatlandığını, Artvin ili … ilçesi … köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında ölçü ve sınırlandırma hataları yapıldığını, bu durumdan kaynaklı dava konusu taşınmazın çevresindeki parsellerin özel mülkiyete konu tapulu parseller olmasına rağmen teknik hatadan (kayma) kaynaklı olarak hazine adına orman vasfında kayıtlı parsel olarak görünmediğini, bu sebeple dava konusu taşınmazın bulunduğu Artvin ili … ilçesi … köyünde 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca çalışma yapılacağını, yerel Mahkemece verilen isabetli kararın onanması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına ve Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 2019/2242 Esas, 2022/1482 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu. 6831 Sayılı Orman Kanunu.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL onama harcının temyiz eden davacılar vekilinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.