onecikan-yargitay

ÖZET: Yargıtay, Gaziantep ili Nurdağı ilçesindeki kadastro tespitine itiraz davasında, taşınmazların niteliği ve tescilinin hukuka uygunluğunu incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, 63, 66, 67, 74 ve 231 parsel sayılı taşınmazların tespitini yaparken, 66 parselin mera olarak tespit edilmesi ve diğer parsellerin harman yeri olarak tescil edilmesi yönünde karar vermiştir. Ancak, Yargıtay, kadastro sırasında ilgili idarelerin davaya dahil edilmediğini ve taşınmazların tespit tarihindeki durumlarının belirlenmediğini vurgulayarak, eksik inceleme ile karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirtmiştir.

Yargıtay, özellikle kamulaştırma şerhleri ve taşınmazların geçmişteki kullanımlarının belirlenmesi gerektiğini ifade etmiş, bu nedenle mahkeme kararının bozulmasına karar vermiştir. Mahkeme, taşınmazların niteliği ve geçmişteki durumları hakkında yeterli delil toplanmadan hüküm kurmamalıdır. Sonuç olarak, Yargıtay, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile verilen kararın hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Bu durum, kadastro davalarında tarafların haklarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.

8. Hukuk Dairesi         2022/4382 E.  ,  2024/7936 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
    SAYISI : 2016/176 E., 2021/126 K.
    DAVA TARİHİ : 30.12.2013
    KARAR : Davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine

    Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili, asli müdahil … vekili, asli müdahil … ve müşterekleri vekili, asli müdahil …, asli müdahil … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Kadastro sırasında Gaziantep ili, Nurdağı ilçesi, Kömürler Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu 63, 66, 67, 74 ve 231 parsel sayılı sırasıyla 449.900 , 110.600 , 966 , 36.600 ve 52.600 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 66 ve 63 parsel sayılı taşınmazlar mera niteliği ile 231 ve 74 parsel sayılı taşınmazlar harman yeri niteliği ile 67 parsel sayılı taşınmaz ise çeşme ve arsası niteliği ile köy tüzel kişiliği adına tespit edilmiştir.
    Davacı … tapu kaydına, vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, yargılama sırasında … ve arkadaşları ile … tapu kaydına ve vergi kaydına dayanarak davaya katılmışlardır.
    Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli 67, 74 ve 231 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine, çekişmeli 66 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile … mirasçıları adına tesciline, çekişmeli 63 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılarak özel sicile kaydına karar verilmiş; hükmün, davalı … temsilcisi ve müdahil davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 07.12.2015 tarihli ve 2014/18494 Esas, 2015/14825 Karar sayılı ilamı “öncelikle 06.12.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) uyarınca çekişmeli taşınmazların sınırları içinde bulunduğu ilçe Belediye Başkanlığı davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı, daha önce müdahale talebi kabul edilen … mirasçılarından … ve … ile …, …, , … ve …’ün müdahale harcı yatırıp yatırmadıkları araştırılarak yatırmamış iseler adlarına tebligat çıkarılarak yatırmaları için süre verilmeli, davaya müdahale harcı yatırarak usulen katılanların iddia ve delilleri sorulup gösterecekleri deliller toplanmalı, bundan sonra tüm tarafların talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken uyulmakla taraflar için kazanılmış hak teşkil eden bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden karar verilmesi isabetsiz olduğu” gerekçesi ile mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacıların ve birleşen dosya davacılarının davasının kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu Gaziantep ili Nurdağı ilçesi Kömürler köyü 74 parsel (yeni 130 ada 1 parsel) sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile taşınmazın harmanyeri niteliği ile ve tespitteki yüzölçümü ile … adına tespit ve tesciline, dava konusu 231 parsel (yeni 130 ada 2 parsel) sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile taşınmazın harmanyeri niteliği ile ve tespitteki yüzölçümü ile … adına tespit ve tesciline,
    67 parsel (yeni 110 ada 9 parsel) sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile taşınmazın tarla niteliği ile ve tespitteki yüzölçümü ile … adına tespit ve tesciline,dava konusu Gaziantep ili Nurdağı ilçesi Kömürler köyünde kain 63 numaralı parselin tespitinin iptali ile taşınmazın tespitteki yüzölçümü ile mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline kaydına, dava konusu Gaziantep ili Nurdağı ilçesi Kömürler Köyünde kain 66 numaralı parselin kadastro tespitinin iptali ve tespitteki yüzölçümü ile davacı … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş olup; hükme karşı davalı … vekili, asli müdahil … vekili, asli müdahil … ve müşterekleri vekili, asli müdahil …, asli müdahil … vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
    1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil … vekilinin 67 nolu parsele ilişkin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    2. Davalı … vekili ve mirasçı … vekilinin 63, 67, 74 ve 231 nolu parsellere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece çekişmeli taşınmazlar ile ilgili az yukarda yazılı şekilde sonuca varılmış ise de; dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden 63 nolu parselde DSİ sulama kanalı ve DSİ lehine kamulaştırma şerhi olup; 67 nolu parselin tamamının 2010 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılıp, 74 ve 231 nolu taşınmazların bir kısmında kamulaştırma olduğu görülmüştür. Ne var ki Mahkemece adı geçen ilgili idareler davaya dahil edilmediği gibi, çekişmeli taşınmazların tespit tarihi itibari ile hangi vasıfla kullanıldığı çekişmesiz bir şekilde belirlenmeden 67, 74 ve 231 nolu parseller … adına tescil edilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
    O halde Mahkemece yapılması gereken kamulaştırma şerhleri yönünden ilgili idareler davaya dahil edildikten ve çekişmeli taşınmazların tespit tarihi itibari ile durumu belirlendikten sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekir iken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, açıklanan sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir.
    3. Davalı … Hazine vekili, asi müdahil … ve müşterekleri vekili, mirasçı … vekilinin ve asli müdahil …’nun 66 nolu parsele yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava konusu 66 nolu parsel mera niteliği ile tespit edilmiş olup, davacı … tapu ve vergi kaydı ile zilyetliğe dayanarak tespite itiraz etmiş, yargılama sırasında … ve arkadaşları ile … tapu kaydına ve vergi kaydına dayanarak davaya katılmışlardır.
    Davacıların dayandığı 1936 tarihli ve 16 nolu tapu kaydı, çekişmeli taşınmazların güneyinde kalan 5, 6, 7 ve 11 nolu parsellere uygulanmış olup tapu kaydının miktarı 600 dönüm, revizyon gördüğü parsellerin toplamı ise 600 dönümden fazla olup dayanak tapunun sınırları gayrisabit hudutlar ihtiva ettiğinden miktarı ile geçerli olup, bu tapu kaydına dayalı olarak 66 nolu parselde davacılar adına tescil mümkün değildir.
    Yine davacıların dayanağı 1936 tarihli ve 11 nolu tapu kaydı çekişmeli taşınmazların güneyindeki 30, 31, 55, 56, 59 ve 60 nolu parsellere uygulanmış olup tapunun miktarı 9.190 metrekare revizyon gördüğü parsellerin miktarı ise tapu miktarından fazladır. Dolayısı ile bu tapu kaydına dayalı olarak da davacılar lehine 66 nolu parselde tescil mümkün değildir.
    Davacıların dayanakları vergi kayıtları da dayanak tapu kayıtları aynı sınırları ihtiva etmekte olup yine tapu kayıtlarının uygulanmış olduğu parsellere uygulanmış olup vergi kayıtlarına dayalı hak iddia edilmesi de mümkün değildir. Mahkemece tapu ve vergi kayıtlarına değer verilmemesi doğru ise de, mera olarak tespit edilen taşınmazın niteliği tam olarak belirlenmeden 66 nolu parselin … mirasçıları adına tescil edilmesi doğru olmayıp eksik inceleme ile karar verilmiştir.
    O halde mahkemece yapılması gereken tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, taşınmazın bulunduğu köy ile komşu köylerden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ile teknik bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğunu, kime ait olduğunu, kimden nasıl intikal ettiğini, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığını, taşınmazların öncesinin kadim mera olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli; üç kişilik ziraat mühendisleri kurulundan, çekişmeli taşınmazın çekişmeli kısımlarının tarımsal niteliğini bildirir, biçimde, toprak yapısını, eğimini, bitki deseni ve diğer yönlerden mera vasfında olup olmadıklarını, zirai durumunu üzerinde sürdürülen zilyetlik mevcut ise zilyetliğin şeklini ve süresini açıklayan, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak, dava konusu taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, imar-ihyaları tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını ve üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirtir şekilde rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazların konumunu hava fotoğrafları üzerinde göstermesi istenmeli; teknik bilirkişisine, keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli; çekişmeli bölümlerin öncesinin kadim mera olduğunun anlaşılması halinde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı düşünülmeli ve bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
    Mahkemece bu yönler gözardı edilerek, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. Kabule göre de; dayanak tapu ve vergi kayıtlarının … mirasçıları adına olup, revizyon gördükleri parsellerin tüm … mirasçıları adına tescil edildiği, sürdürülen zilyetliğinde tüm … mirasçıları adına olduğu anlaşıldığından, çekişmeli taşınmazın mera olmadığı saptandığı takdirde; yalnızca … mirasçılarına adına değil kök muris … mirasçıları adına tescili gerekmektedir.
    S O N U Ç : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle asli müdahil … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE,
    Davalı … vekili, asli müdahil … ve müşterekleri vekili, mirasçı … vekilinin ve asli müdahil …’nun temyiz itirazlarının (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan sebeplerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.