|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kadastro tespitine itiraz davasında, taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesi ve bu tescilin iptali konularını kapsamaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davacıların taleplerini reddederek, 155 ada 4 parselin orman vasfıyla Hazine adına tescilini onaylamış, ancak 155 ada 111 parselin orman vasfıyla Hazine adına tescil talebini kabul etmiştir. Ayrıca, 155 ada 109 parselin bir kısmının davacıya tesciline karar vermiştir.
Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi’nin kararını bozarak, kadastro tespitinin yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan verildiğini, taşınmazların niteliğinin belirlenmesinde eksiklikler olduğunu tespit etmiştir. Mahkeme, taşınmazların zilyetlikle kazanılıp kazanılamayacağına dair yeterli delil sunulmadığını belirterek, yeniden keşif yapılmasını ve bilirkişi raporlarının güncellenmesini istemiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, 155 ada 109 parselin kalan kısmının orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini vurgulayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına hükmetmiştir. Bu karar, kadastro tespitinin hukuki geçerliliği ve taşınmazların niteliği açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
8. Hukuk Dairesi 2021/6550 E. , 2024/4498 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince 29.11.2012 tarihli ve 2012/6296 Esas, 2012/13609 Karar sayılı ilamı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı …’nın, …’nun ve davacı … … Köyü Tüzel Kişiliğinin tüzel kişiliği sona ermekle … Belediye Başkanlığının davasının reddine verilen ilk karar kesinleştiğinden bu davacıların talepleri hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, müdahil Orman İdaresinin … ilçesi … … Köyü, 155 ada 4 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescil talebi yönünden taşınmazın talep gibi tespit görmesi nedeniyle hukuki yarar yokluğundan reddine, müdahil Orman İdaresinin … ilçesi … … Köyü, 155 ada 111 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescil talebi yönünden davasının kabulü ile kadastro tespitinin iptaline ve 155 ada 111 parselin kadastro tespitindeki yüz ölçümü gibi orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı …’in davasının kabulü ile; … ilçesi … … Köyü 155 ada 109 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi…’ın 18.11.2020 havale tarihli raporu ve eki krokisinde (A) harfi ile gösterilen 27.618,52 m2 lik kısmının 109 parselden iptali ile davacı … adına kayıtlı 155 ada 5 parsele eklenmesi suretiyle tapuya kayıt ve tesciline, 155 ada 109 parselin kalan kısmının kadastro tespitindeki gibi tarla vasfıyla hazine üzerindeki bırakılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … vekili, davalı/asli müdahil Orman İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 3402 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi gereğince yapılmıştır. Kadastro sırasında … … köyü 155 ada 2, 4, 39, 72, 101 ve 110 parsel sayılı taşınmazlar, orman vasfıyla Hazine adına, 155 ada 15 ve 111 parsel sayılı taşınmazlar çalılık niteliğiyle Hazine adına, 155 ada 109 parsel sayılı taşınmaz, tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı … … Köyü hükmün şahsiyetini temsilen köy muhtarı tarafından verilen dava dilekçesi ile; İzmit ilçesine bağlı … … Köyünde yapılan kadastro tespiti çalışmaları sırasında 155 ada 2, 4, 15, 39, 72, 101, 109, 110 ve 111 numaralı parseller olarak kadastro tespiti yapılan taşınmazların yapılan kadastro tespitlerinin yersiz olduğu bu taşınmazların … … Köyünün merası olduğunu iddia ederek yapılan tespitlerin iptaline ve taşınmazların mera olarak tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
3. 2002/84 Esas sayılı dava dosyasında davacı … vekili dava dilekçesinde; İzmit ilçesi … … Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında müvekkilinin 40-45 senedir ekip biçtiği ve nizasız ve fasılasız olarak elinde bulundurduğu 155 ada 2 numaralı parselin orman olarak kadastro tespitinin yapıldığını, yapılan tespitin yersiz olduğunu iddia ederek yapılan tespitin iptaline ve müvekkili … adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Yine mahkememizin 2002/119 Esas sayılı dava dosyasında davacı … Kocaeli ili İzmit İlçesi … … Köyü Menekşe yaylası köyünde yapılan kadastro tespiti sırasında 155 ada 110 parsel ile aynı yerde ve aynı mevkide 155 ada 39 parsel numaralı taşınmazların murisleri ile birlikte 30-40 senelik zilyetliğinde bulunan taşınmazlar hakkında yapılan kadastro tespitinin iptaline ve taşınmazların murisi… varisleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
4. 2002/126 Esas sayılı dava dosyasında da Davacı … vekili dava dilekçesinde; ile 155 ada 109 ve 155 ada 11 parsel numaralı taşınmazlar hakkında düzenlenen kadastro tespit tutanaklarının gerçeğe aykırı olduğunu her üç taşınmazın müvekkilinin zilyet ve tasarrufunda olduğunu söz konusu arazilerin 65 senedir davacının ailesini 30 seneden fazla bir süre ile de müvekkilinin tasarrufu altında bulunan yerler olduğunu iddia ederek yapılan kadastro tespitlerinin iptaline ve dava konusu taşınmazların müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, dava dosyalarına vermiş bulunduğu cevap dilekçeleri ile davanın yersiz olduğunu dava konusu taşınmazların vergi kaydı miktar fazlası yerler ve evveliyatı da orman olan nitelikte olduklarını, dava konusu taşınmazların büyük bir bölümünün orman olduğunu, yapılan kadastro tespitinin doğru ve yerinde olduğunu savunarak davaların reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. 2002/84 Esas sayılı dava dosyasında, 2002/119 Esas sayılı dava dosyasında ve 2002/126 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu yapılan parsellerin mahkemenin 2002/116 Esas sayılı dava dosyasında da davalı olmaları nedeniyle her üç dava dosyasının mahkemenin 2002/116 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş ve yargılamaya 202/116 Esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2012 tarihli ve 2002/116 Esas, 2012/2 Karar sayılı kararı ile; davacı …’nın, …, … ve … … Köyü tüzel kişiliğinin davalarının reddine, Kocaeli ili İzmit ilçesi … … Köyünde orman niteliği ile kadastro tespiti yapılan 155 ada 2 nolu parselin ve 155 ada 4 nolu parselin ve 155 ada 39 nolu parselin ve 155 ada 72 nolu parselin ve 155 ada 101 nolu parselin ve 155 ada 110 nolu parselin tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline, aynı yerde, çalılık vasfı ile Hazine adına kadastro tespiti yapılan 155 ada 15 nolu parselin ve 155 ada 111 nolu parselin kadastro tutanağındaki cinsinin orman olarak düzeltilmesi suretiyle Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline, aynı yerde, tarla niteliği ile ve 155 ada 109 nolu parsel olarak kadastro tespiti yapılan taşınmazın niteliğinin orman olarak düzeltilmesi suretiyle Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı … vekili tarafından, 155 ada 4, 155 ada 109 ve 155 ada 111 parseller yönelik olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.11.2012 tarihli ve 2012/6296 Esas, 2012/13609 karar sayılı kararıyla; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, mahkemece, çekişmeli 155 ada 4 parselin orman içi açıklık niteliğinde olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağı, 155 ada 109 ve 111 parsellerin ise orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, çekişmeli 155 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 155 ada 3 parsele uygulanan 605 nolu vergi kaydı miktar fazlası olarak orman vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, 155 ada 109 parselin 155 ada 5 ve 6 ve 7 parsellerin miktar fazlası olarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildiğinin anlaşıldığı, 155 ada 3 ve 155 ada 5, 6 ve 7 parsellerin dayanağı olan 601 ve 605 nolu vergi kayıtlarının getirtilmediği, mahallinde uygulanmadığı ve bu parseller dışında başka parsellere revizyon görüp görmediklerinin araştırılmadığı, ayrıca çekişmeli taşınmazlara komşu 155 ada 16 ve 6, 7, 8, 9, 10 ve 14 parsel sayılı taşınmazlar ile 155 ada 111 parsele komşu yoldan sonra gelen ve ada numaraları bilinmeyen 26, 27, 28, 29 ve 31 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanak örnekleri ile varsa dayanak tapu ve vergi kayıtlarının getirtilmediği, mahallinde uygulanıp çekişmeli taşınmaz yönünü ne okuduğunun denetlenmediği, mahallinde 15.08.2005 tarihinde yapılan ilk keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi raporu ile 26.05.2011 tarihinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen orman bilirkişi raporunun birbiri ile çelişkili olduğu gibi kendi içlerinde de çelişkili olduğu, mahkemece çekişmeli taşınmazlara komşu 155 ada 16 ve 6, 7, 8, 9, 10 ve 14 parsel sayılı taşınmazlar ile 155 ada 111 parsele komşu yoldan sonra gelen ve ada numaraları bilinmeyen 26, 27, 28, 29 ve 31 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanak örnekleri ile varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları ile 155 ada 3 ve 155 ada 5, 6 ve 7 parsellerin dayanağı olan 601 ve 605 nolu vergi kayıtları ile eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planının ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılarak bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, 601 ve 605 nolu vergi kayıtları ile varsa komşu parsellere uygulanan vergi kayıtları mahallî bilirkişiler eliyle mahallinde uygulanarak çekişmeli taşınmazlara uyup uymadığı ve çekişmeli taşınmazların ne şekilde okuduğunun belirlenmesi, dayanılan vergi kaydı genişletilebilir sınırları içermekte ise komşu parsel dayanak kayıtlarından yararlanmak ve değişmez sınırdan başlamak üzere 3402 sayılı Kanun’un 20/c ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamının belirlenmesi, asıl taşınmazın kapsamı orman veya ormandan açma değil ise, miktar fazlasının, sınırda bulunan ormandan açma yapılmak suretiyle oluştuğunun kabul edilmesi, açıklanan yönteme göre yapılacak araştırma sonunda, çekişmeli parsellerin orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, toprak bilgisine sahip ziraat bilirkişi tarafından taşınmazlardan muhtelif toprak numuneleri alınıp, ilgili kurumda incelettirilip, tarım toprağı olup olmadığı ve tarım toprağı ise, kaç yıldır, ne şekilde kullanıldığının saptanması ve bu yolda bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmesi, 3402 sayılı Kanun’un 14/1 inci maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Kanunu ile değiştirilen 2 nci fıkrası hükümlerine göre yapılacağı düşünülerek, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tespit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tespit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmesi, dava konusu taşınmazın sulu ya da kuru tarım arazisi olup olmadığı konusunda ziraat mühendisinden kanunun amacına uygun rapor alınması, toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi, kabule göre de davacı … tarafından 155 ada 5 parsele yönelik olarak açılmış bir dava bulunmadığı, diğer davacılar tarafından da bu parsele açılmış bir dava olmadığı, 155 ada 5 parselin kadastro tutanak ve eklerinin olağan yollardan kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, itirazlı olduğu bildirilerek dava dosyasına tutağı gönderilen 155 ada 5 parsel hakkında hüküm kurulmamış olmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Çekişmeli 155 ada 109 parsel sayılı, 51.704,11 m2 yüzölçümlü taşınmazın kadastro tespiti sırasında 155 ada 5, 6 ve 7 parsellere uygulanan 1937 tarihli ve 601 tahrir nolu vergi kaydının fazlası ile tarla vasfıyla Maliye Hazinesi adına tespit gördüğü, davacı … tarafından iş bu taşınmazın fen bilirkişisi…’ın kroki ekli raporunda (A) harfi ile gösterilen 27.618,52 m2 lik kısma ilişkin olduğu, 601 ve 605 tahrir nolu vergi kayıtları ile çekişmeli taşınmaza komşu olan ve yoldan gelen kayıtların ve dayanakların mahallinde uygulanması neticesinde alınan beyanlara göre 601 nolu vergi kaydının doğusunun yol olduğu ve yolun 155 ada 7 ve 109 parsellerin doğusunda fiilen mevcut olan yol olduğu, batısında okunan …’un 605 vergi nolu vergi kaydında belirtilen ve 155 ada 3 parselin maliki … olduğu, kuzeyindeki yolun 155 ada 5, 6, 7 ve 8 parsellerin kuzeyinde bulunan zemindeki mevcut yol olduğu, güneyde okunan ırmağın ise 155 ada 109 parselin içinden başlayarak kuzey-güney istikamette akan ve 155 ada 109 parselin güneyinde bulunan dere olduğu, bu bağlamda 1937 tarihli ve 601 nolu vergi kaydının sınırları itibariyle 155 ada 5, 6, 7, 8 ve 109 parselleri kapsadığı, açıklanan yönteme göre yapılan araştırma sonunda, çekişmeli 109 parselin orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun anlaşıldığı ve bozma ilamında işaret edildiği gibi toprak bilgisine sahip tarım uzman ziraat bilirkişi tarafından taşınmazlardan muhtelif toprak numuneleri alınıp, ilgili kurumda incelettirildiği ve alınan rapora göre çekilme konusu yapılıp da 109 parsel içerisinde kalan kısımdaki toprağın tarım toprağı olduğu ve 30 yıldan daha uzun süre önce imar ve ihyasının tamamlandığı ve icra edilen keşifte alınan beyanlara göre de çekişme konusu edilen kısmın davacı … ve öncesinde murisi tarafından kullanılarak yapılan paylaşım neticesinde davacı …’e kaldığı ve davacı yararına Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17 nci maddeleri kapsamında zilyetlikle edinme koşulları oluştuğundan davacının fen bilirkişisinin raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen ve talep konusu ettiği 27.618,52 m2 lik kısmın 109 parselden iptali ile davacı adına kayıtlı 155 ada 5 parsele eklenmesi suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar vermek gerektiği, müdahil Orman İdaresi’nin 155 ada 4 ve 111 parseller hakkında talebi açısından; 155 ada 4 parselin kadastro tespitinde orman vasfıyla Hazine adına tespit gördüğünden bu parsel yönünden zaten orman idaresinin hukuki yararının olmadığı gözetilerek 4 parsele ilişkin talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, 111 parsel açısından; fen ve orman bilirkişi heyetinin eski tarihli memleket haritaları ile hava fotoğraflarının kadastro pafta ölçeğine ve kadastro paftasının da hava fotoğraflarına … yardımıyla çakıştırılması neticesinde 111 parselin eski tarihli memleket haritalarında ve fiili durumunda orman olduğu anlaşıldığından her ne kadar çalılık vasfıyla Hazine adına tespit görmüş ise de tespitin iptali ile 155 ada 111 parselin orman vasfıyla hazine adına tesciline karar vermek gerektiği, bozma öncesi davacı …’nın davasının, davacı …’nun davasının ve tüzel kişiliği sona eren Davacı … … Köyü Tüzel Kişiliğinin davasının reddine dair verilen ilk karar kesinleştiğinden bu davacıların talepleri hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği gerekçesiyle, davacı …’nın davasının, davacı …’nun davasının ve davacı … … Köyü Tüzel Kişiliğinin tüzel kişiliği sona ermekle … Belediye Başkanlığının davasının reddine dair mahkememizce verilen ilk karar kesinleştiğinden bu davacıların talepleri hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, müdahil Orman İdaresinin … İlçesi … … Köyü 155 ada 4 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescil talebi yönünden taşınmazın talep gibi tespit görmesi nedeniyle hukuki yarar yokluğundan reddine, müdahil Orman İdaresinin … ilçesi … … Köyü 155 ada 111 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescil talebi yönünden davasının kabulü ile kadastro tespitinin iptaline ve 155 ada 111 parselin kadastro tespitindeki yüzölçümü gibi orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı …’in davasının Kabulü ile … ilçesi … … Köyü 155 ada 109 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi…’ın 18.11.2020 havale tarihli raporu ve eki krokisinde (A) harfi ile gösterilen 27.618,52 m2 lik kısmının 109 parselden iptali ile davacı … adına kayıtlı 155 ada 5 parsele eklenmesi suretiyle tapuya kayıt ve tesciline, 155 ada 109 parselin kalan kısmının kadastro tespitindeki gibi tarla vasfıyla hazine üzerindeki bırakılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı … vekili, davalı/asli müdahil Orman İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; 155 ada 109 parselin tamamının 1937 tarihli ve 601 numaralı vergi kaydı içerisinde kaldığını ve müvekkilinin zilyetliği içerisinde olduğunu, miktar fazlası kısmın 155 ada 109 parsel olarak kadastro ekiplerince tespit edildiğinin de zaten açık bir vaka olduğu, bilirkişilerin 109 numaralı parselde o an için sürülmüş olan sadece 27.618.52 m2’lik kısmı dikkate aldıklarını, mahkemece de bilirkişi raporundaki bu tespite atıfla hatalı karar verildiğini, 109 parselin kalan kısmının da müvekkili adına tescili gerektiğini, mahkeme kararında davanın niteliği gereği vekalet ücretine hükmetmediğini, Kadastro Kanunu’nun 31 inci maddesi uyarınca lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca 109 parsel yönünden yapılan yargılama giderlerinin davalı hazineden tahsiliyle taraflarına ödenmesi gerektiğini açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalı/asli müdahil Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 155 ada 4 parsel sayılı taşınmazın unutulan Devlet ormanlarından olduğunu, Devlet ormanı olması vasfı ile Anayasa ve ilgili yasalarda yer alan emredici hükümlerle korunduğunu, 155 ada 111 parsel açısından dava kabul edilirken, 155 ada 4 parsel açısından davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinin açıkça usul ve mevzuata aykırı olduğunu, 155 ada 4 parsel sayılı taşınmazın talepleri gibi tespit görmediğini, Kocaeli ili … ilçesi … Köyünde kain 155 ada 4 parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescil talebi yönünden taşınmazın talep gibi tespit görmesi nedeniyle hukuki yarar yokluğundan reddine ilişkin kısma karşı temyiz yoluna başvurma zarureti hasıl olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
3. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın evveliyatı olan 2002/116 Esas sayılı dosyada alınan bilirkişi raporlarında; dava konusu taşınmazların tamamının en eski ve en yeni tarihli memleket haritalarından da görüleceği üzere; orman içi açıklık statüsünde olan ve tabiat parkı içerisinde kalan yerlerden olduğunun belirtildiğini, ayrıca dava konusu taşınmazların tamamının eylemli orman olarak üzerlerinde taşıdıkları orman bitkileri dolayısıyla orman toprağı vasfında oldukları ve yüksek arazi eğimlerinden dolayı orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerden oldukları için orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiğini, dosya kapsamında da yer alan orman yüksek mühendisi …’a ait raporda söz konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu, ziraat mühendisi …’nin raporunda da taşınmazların… bir parçası olduğunu, mera özel siciline kaydının yapılması gerektiğinin belirtildiğini, daha önce bahsi geçen parsellerin hakkında bu dosyanın da evveliyatı olan Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 2002/105 ve 116 Esas nolu dosyalarında davaların açıldığını ve davaların reddedildiğini, dava konusu 155 ada 111 parsel sayılı taşınmaz yönünden de; taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiğini, taşınmazın vasfının çalılık olduğunu, bu sebeple iş bu taşınmazın orman olduğunu kabul etmediklerini, Hazine adına tescilini talep ettiklerini açıklayarak, eksik araştırma ve inceleme neticesinde verilen kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Orman Kanunu.
3. Değerlendirme
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazinenin aşağıdaki bendin kapsamında kalan ve davacı vekili ile asli müdahil Orman İdaresi’nin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü tüm nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davalı Hazinenin dava konusu 155 ada 109 parsel yönünden temyiz itirazlarına gelince; İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2012 tarihli ve 2002/116 Esas, 2012/2 Karar sayılı kararı ile tüm davacıların davasının reddi ile 155 ada 109 nolu parsel sayılı taşınmazın niteliğinin orman olarak düzeltilmesi suretiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş olup, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar yalnızca davacı … tarafından temyiz edilmiş, davalı Hazine tarafından temyiz edilmediğinden ve taşınmazın orman niteliği davalı Hazine yönünden usuli kazanılmış hak ilkesi gereğince kesinleşmiş olduğundan, mahkemece 155 ada 109 nolu parsel sayılı taşınmazın … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilen kısmı dışında kalan kısmının orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken kadastro tespitindeki gibi tarla vasfıyla Hazine üzerindeki bırakılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki; bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (V.C.3.1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile asli müdahil Orman İdaresinin tüm, davalı Hazinenin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
Yukarıda (V.C.3.2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 4 numaralı bendindeki “155 ada 109 parselin kalan kısmının kadastro tespitindeki gibi tarla vasfıyla Hazine üzerindeki bırakılmasına,” kısmının hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “155 ada 109 parselin kalan kısmının orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,” cümlesinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.