|
ÖZET: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, kadastro tespitine itiraz davasında, İlk Derece Mahkemesi’nin kararını kısmen kabul ve kısmen reddetmiştir. Dava konusu 176 ada 12 parsel sayılı taşınmaz için davacının feragat etmesi nedeniyle davanın reddi, 177 ada 25 ve 26 parsel sayılı taşınmazlar için ise yapılan incelemeler sonucunda, davacının iddialarının ispatlanamadığına karar verilmiştir. Yargıtay, 176 ada 12 parselin tamamının tesciline ilişkin kararın, taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu belirterek, bu parselin yalnızca nizalı bölümünün tesciline karar verilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
177 ada 25 parsel sayılı taşınmazda ise, davacının mülkiyet iddialarının yeterince araştırılmadığı ve eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının bu parsel yönünden bozulmasına hükmetmiştir. Yargıtay, tarafların iddialarını ve delilleri değerlendirerek, temyiz itirazlarının bir kısmını reddetmiş, ancak 177 ada 25 parsel için yeniden yargılama yapılması gerektiğine karar vermiştir. Bu durum, kadastro ve mülkiyet davalarında tarafların iddialarının titizlikle incelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. |
8. Hukuk Dairesi 2022/4378 E. , 2024/6681 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/7 E., 2021/27 K.
DAVA TARİHİ : 18.07.2006
KARAR : Kısmen kabul kısmen ret
İdaresi vekili, İhbar Olunan … vekili
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı … vekili, davalı Hazine vekili, davalı … İdaresi vekili ve ihbar olunan … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından; “… Davacı …’ün 176 ada 12 parsele ilişkin verilen feragat nedeniyle davanın reddi kararına itirazının, yargılama esnasında davacının feragat ettiği ve kesin hükmün bütün hukuki sonuçlarını doğurduğu belirtilerek yerinde görülmediği, aynı taşınmaz hakkında … tarafından açılan dava yönünden verilen hükme yönelik temyiz itirazı yönünden 176 ada 12 parsel ve dava dışı 176 ada 11 parselin bir bütün olduğu, 3/5 hissesinin …’a ait olduğunun … tarafından da ikrar edildiği, çekişmeli 176 ada 12 parsel sayılı taşınmazın nizalı bölümü yöntemine uygun şekilde keşfen belirlenerek bu bölümün davacı … … adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, taleple bağlılık ilkesine aykırı olacak şekilde çekişmeli 176 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tamamının 3/5 payının davacı … … adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı; dava konusu 177 ada 25 ve 26 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle Kanun’a uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı …’ün çekişmeli 177 ada 26 parsel sayılı taşınmaza yönelik tüm, 177 ada 25 parsel sayılı taşınmaza yönelik ise sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ancak 177 ada 25 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi krokisinde (C) harfi ile gösterilen bölümünün taksimen …’e düştüğü dosya kapsamı ile belirlenmiş ise de, davacı …, çekişmeli 177 ada 25 parsel sayılı taşınmazdaki …’e ait 1/2 payı miras bırakan babası … tarafından devralındığını ileri sürerek taşınmazın tamamının adlarına tescili istemiyle dava açmış olduğu halde, mahkemece satın alma hususu yönünden yeterince araştırma yapılmadığı, dava kendisine ihbar edilen …’nün gerekçeli karar başlığında davalı olarak gösterilmesi ve taraf sıfatı bulunmadığı halde diğer davalılarla birlikte yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının doğru olmadığı …” gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; “… birleşen dava davacısı …’ın 176 ada 12 parsele ilişkin iddiası yönünden mahalli bilirkişi beyanlarına istinaden, iki taşınmazın kardeşler arasında yüzölçümüne göre pay edilmediği, 176 ada 12 parselin 11 parsele göre daha büyük olduğu, bunun sebebinin parselin içinde yol hakkının bırakılmış olmasından kaynaklandığı, iki taşınmaz arasındaki sınırın halihazırda halen daha mevcut tonç olduğu ve tonçun bir tarafının (176 ada 11 parsel) Pembe Talo, … ve …’e, diğer kısmının ise (176 ada 12 parsel) … ve …’e ait olduğunun anlaşıldığı, kadastro tespitinin de bu paylaşmaya uygun şekilde 176 ada 11 parsel sayılı taşınmaz davacı … adına, 176 ada 12 parselin ise … ve … adına tespit gördüğü, bu sebeplerle kadastro tespitinin yerinde olduğu, davacı …’ün 176 ada 12 parsele ilişkin davasından feragat ettiği, 177 ada 25 ve 26 parsele ilişkin iddiası yönünden ise davacının mahkemeye ibraz ettiği satım senetleri 1978 tarihli olup kadastro öncesinde taşınmazın tapusuz olduğu gözetildiğinde, Türk Borçlar Kanunu’nun 289 ve TMK’nın 763 üncü maddesi gereğince mülkiyetin bağış ve teslimle davacıya geçtiğinin kabulü gerektiği, mahalli bilirkişilerin satım olgusuna dair bir şey bilmediklerini ve fakat 1978 yılından beridir de taşınmazı …’ün kullandığını ifade ettikleri, davacının babası yararına zilyetlik şartı oluşmuş olsa dahi satım olgusunun ispatlanamadığı, kaldı ki mahalli bilirkişilerin ortak beyanlarında da …’ ün hasta olduğunu bu sebeple kardeşi … ile birlikte yaşadığını ve …’in taşınmazlarını da …’in kullandığını ifade ettikleri, …’in taşınmazlarını …’ in kullanıyor olmasının tek başına satım olgusunu ispatlamak için yeterli olmadığı, mahallinde icra edilen 11.08.2021 tarihli keşifte …’ün mirasçılarından …’nun, dayısı …’in miras hissesinden pay talep etmediğini belirten imzalı beyan verdiği, bu sebeple hükümde 177 ada 25 parselin … hissesine kalan kısmından …’ya miras payı verilmediği …” gerekçesiyle, davacı …’ün 176 ada 12 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının feragat nedeniyle reddine, 177 ada 25 ve 26 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davasınınkısmn kabul kısmen reddine, birleşen dosya davacısı …’ın davasının sübut bulmadığından reddine, dava konusu … ilçesi … Mahallesi 176 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, dava konusu … ilçesi … Mahallesi, 177 ada 25 parsel sayılı taşınmazın dosyada mevcut 17.08.2021 havale tarihli bilirkişi raporununa ekli krokide C ve … olarak gösterilen (183 m2 +339,47 m2) alanların parselden ifrazı ile yol olarak tesciline, bu taşınmazlarda … oğlu …’ün mirasçıları adına mülkiyetlerinin tespitine, 177 ada 25 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide (D) harfi ile gösterilen (156,47 m2) alanın parselden ifrazı ile aynı ada son parsel numarası verilerek … oğlu …’ün mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, 177 ada 25 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide (E) harfi ile gösterilen alanın (678,96 m2) aynı parsel numarası altında toplamda 12.656 hisse kabul edilerek: 1184 payın …, 1184 payın …, 1184 payın …, 1184 payın …, 1184 payın …, 1184 payın …, 1184 payın … …, 392 payın …, 392 payın …, 392 payın …, 840 payın …, 98 payın …, 98 payın …, 98 payın …, 98 payın …, 280 payın …, 280 payın …, 280 payın …, 280 payın …, 280 payın …, 280 payın …, 280 payın … üzerine tapuya kayıt ve tesciline, 177 ada 26 parsel sayılı taşınmazın dosyada mevcut 17.08.2021 havale tarihli bilirkişi raporununa ekli krokide (B) harfi ile gösterilen alanın (152,32 m2) parselden ifrazı ile yol olarak tesciline, bu taşınmazlarda … oğlu …’ün mirası 840 pay kabul edilerek: 420 payın …, 20 payın …, 20 payın …, 20 payın …, 20 payın …, 20 payın …, 20 payın …, 28 payın …, 28 payın …, 28 payın …, 28 payın …, 7 payın …, 7 payın …, 7 payın …, 7 payın …, 20 payın …, 20 payın …, 20 payın …, 20 payın …, 20 payın …, 20 payın …, 20 payın …, 20 payın … … adına mülkiyetlerinin tespitine, 177 ada 26 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide (A) harfi ile gösterilen alanın (147,93 m2) aynı ada parsel numarası ile … oğlu …’ün mirası 840 pay kabul edilerek: 420 payın …, 20 payın … , 20 payın …, 20 payın …, 20 payın …, 20 payın …, 20 payın …, 28 payın …, 28 payın …, 28 payın …, 28 payın …, 7 payın …, 7 payın …, 7 payın …, 7 payın …, 20 payın …, 20 payın …, 20 payın …, 20 payın …, 20 payın …, 20 payın …, 20 payın …, 20 payın … … adına tapuya kayıt ve tesciline, 3402 sayılı Kanun’un 32/1 inci maddesi gereğince iş bu kararın taraflara re’sen tebliğine, aynı maddenin 3 üncü fıkrası gereğince karar kesinleştiğinde dosyanın kül halinde … Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine, 17.08.2021 havale tarihli fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ile davalı Hazine vekili, davalı … İdaresi vekili ve ihbar olunan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Her ne kadar Hazine ve Orman İdaresi karar başlığında davalı olarak gösterilmiş ise de, eldeki dosyada dava konusu edilen taşınmazlar yönünden davalı sıfatları bulunmayıp, hakkındaki dava daha önce 07.04.2015 tarihli celsede eldeki dosyadan tefrik edilen 191 ada 39 sayılı orman parseli yönünden davalı sıfatını haiz oldukları anlaşılmakta olup, dava konusu taşınmazlar yönünden taraf sıfatı bulunmayan Hazine ve Orman İdaresi’nin temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. İhbar olunan … vekilinin temyiz talebinin değerlendirilmesinde; İlk Derece Mahkemesince, … karar başlığında davalı olarak gösterilmiş ise de, bozma ilamında da açıkça belirtildiği üzere eldeki davada … ihbar edilen sıfatına haiz olup, dosyada doğrudan taraf olarak gösterilmediği ve davacı veya davalı taraf yanında da davaya müdahil olmadığı anlaşıldığından, temyiz dilekçesinin reddine karar karar vermek gerekmiştir.
3. Davacı … vekilinin, dava konusu 176 ada 12 ve 177 ada 26 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, temyizen incelenen dava konusu 176 ada 12 ve 177 ada 26 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki karar usul ve kanuna uygun olup davacı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, bu parseller hakkındaki hükmün kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
4. Davacı … vekilinin, dava konusu 177 ada 25 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, davacı …’ün, amcası … tarafından babası …’e taksimen kendi payına düşen yeri devrettiği yönündeki iddiasının ispatı açısından dayandığı 30.11.1978 tarihli 2 adet senet yönünden, bu senetlerde tanık olarak isimleri yazılı şahısların hayatta olup olmadıkları araştırılarak, hayatta olmaları halinde taşınmaz başında yapılacak keşifle dinlenilmeleri ve dosya kapsamında alınan mahalli bilirkişi beyanlarından, dava konusu taşınmazın 1970′ li yıllardan beri davacının babası …’ün kullanımında bulunduğunun anlaşılmış olması karşısında bu kullanımın müstakilen kendi adına mı (asli zilyetlik mi) yoksa fer’i zilyetlik şeklinde mi olduğunun tereddütsüz olarak belirlenmesi gerekirken, bu hususlar ihmal edilerek eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının bu parsel yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekili, davalı … İdaresi vekili ve ihbar olunan … vekilinin temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı REDDİNE,
Davacı … vekilinin dava konusu 176 ada 12 ve 177 ada 26 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu parseller yönünden ONANMASINA;
Davacı … vekilinin dava konusu 177 ada 25 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile 6100 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bu parsel yönünden BOZULMASINA;
İstek halinde peşin harcın temyiz eden taraflara iadesine,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.