|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kadastro tespitine itiraz davasında İlk Derece Mahkemesi’nin bozma ilamına uyulmasına rağmen, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediğini ortaya koymaktadır. Mahkeme, 24.04.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen alanın, yanlış bir şekilde davacı adına tesciline karar verdiğini belirtmiştir. Bozma ilamında belirtilen alanın, komşu parsellerle olan ilişkisi ve orman içi açıklık konumu göz önünde bulundurularak, bu tescilin hatalı olduğu vurgulanmıştır.
Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi’nin kararının, bozma ilamına uygun olarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiş ve bu bağlamda, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımının gerçekleştiğini belirtmiştir. Ayrıca, orman sayılmayan alanın tarım arazisi olduğu ve komşu parsellerin kesinleşmiş olduğu da kararın gerekçeleri arasında yer almaktadır. Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına ve davacı lehine tescil işlemlerinin gerçekleştirilmesine hükmetmiştir. Bu karar, kadastro davalarında bozma ilamlarına uyulmasının önemini ve hukuki süreçlerin titizlikle yürütülmesi gerektiğini göstermektedir. |
8. Hukuk Dairesi 2021/14637 E. , 2024/6677 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/77 E., 2021/10 K.
KARAR : Birleşen 2007/40 Esas sayılı dosya yönünden davanın kısmen
kabulüne ve kısmen reddine, diğer davalar yönünden davanın
reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay ( Kapatılan ) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; birleşen 2007/40 Esas sayılı dosya yönünden davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, diğer davalar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı …, davacı …, davacı … ve davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiş; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; “… İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmuş ise de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, İlk Derece Mahkemesince 24.04.2012 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (C) harfi ile gösterilen 1366,65 m2’lik kısmın birleşen 2007/40 Esas sayılı dosyanın davacısı … oğlu … adına yeni bir parsel numarası verilerek tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, bozma ilamında krokide (C) harfi ile gösterilen bölümünün, komşularının 217 ada 1 ve 23 ve 224 ada 1 sayılı parseller olduğu da belirtildiği halde 24/04/2012 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (C) harfi ile gösterilen bölümün orman içi açıklık konumunda olduğunun ve komşularının 217 ada 1 ve 23 ve 224 ada 1 sayılı parseller olmadığının, bozma ilamında gösterilen (C) harfli yer değil başka yerde yine (C) harfi ile gösterilen yer olduğunun göz ardı edildiği, hatalı bu yerin davacı … adına tescile karar verilmesinin doğu olmadığı açıklanarak, önceki bozma ilamında belirtilen yerin davacı … adına tesciline karar verilmesi …” gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; “… asıl ve birleşen davalar yönünden verilen Sarıgöl Kadastro Mahkemesinin 2008/136 Esas ve 2012/87 Karar sayılı ret kararını temyiz etmeyen davacılar yönünden hükmün kesinleştiği, davalılar yönünden kazanılmış hak oluştuğu, bozma ilamında belirtilen (C) harfli yerin 2007/40 Esas syaılı dosyada dava konusu edilen yer olduğunun anlaşıldığı, fen bilirkişiden ek rapor alındığı ve 2007740 Esas sayılı dosyada alınan orman raporun denetime elverişli olduğu, orman sayılmayan yer olduğu, ziraat raporu doğrultusunda tarım arazisi olduğu, komşu 217 ada 1 224 ada 1 parsellerin hükmen şahıslar adına kesinleştiği, taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 17/2 nci maddesi kapsamında olmadığı, davacı lehine kazandırıcı zamanaaşımı koşulunun gerçekleştiği, önceki kararda Orman İdaresinin temyiz itirazlarının da reddine karar verildiği, önceki ret kararının yargılama giderleri vekalet ücreti yönünden de temyiz edilmediği bu yöne ilişkin de usuli kazanılmış hak oluştuğu …” gerekçesiyle, birleşen 2007/40 Esas dosya yönünden davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Manisa ili Sarıgöl ilçesi Güneydamları Mahallesinde kain ve 10.02.2021 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (C) harfi ile gösterilen 3979,889 m2’lik kısmın birleşen 2007/40 Esas sayılı dosyanın davacısı … adına yeni bir parsel numarası verilerek tarla vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, diğer davacıların davalarının ayrı ayrı reddine, 10.02.2021 tarihli fen bilirkişisi rapor ve krokisinin kararın eki sayılmasına, hüküm kesinleştiğinde dosyanın ilgili tapu müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili, davacı …, davacı …, davacı … ve davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edildikten sonra ek kararla, davacı … vekilinin temyiz talebinden vazgeçtiğinden bahisle bu davacı yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
1. İlk Derece Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ek kararıyla davacı … vekilinin temyiz talebinin temyiz isteminden vazgeçtiğinden bahisle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmişse de, temyizden vazgeçme dilekçesini değerlendirilme yetkisi Yargıtaya ait olduğundan, İlk Derece Mahkemesince ek kararla temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle 29.04.2021 tarihli ek kararının kaldırılmasına ve davacı … vekilinin davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararını 13.04.2021 tarihli dilekçesiy temyiz etmesinden sonra vekaletnamesindeki kanun yollarından feragat yetkisine istinaden 29.04.2021 tarihinde Uyap sistemi üzerinden e – imzalı olarak gönderdiği dilekçesi ile temyiz talebinden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşıldığından, davacı … vekilinin temyiz dilekçesinin vazgeçme nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2.a. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, davacı …, davacı …, davacı … ve davalı … İdaresi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.b. Ancak; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 101 ada 1 parsel yönünden, davacı …’ nun bu parsel içerisinde kaldığını belirttiği, hakkında kabul kararı verilen ve 10.02.2021 tarihli fen bilirkişi raporunda (C) harfiyle gösterilen 3979,889 m2’lik kısım ifraz edildikten sonra geriye kalan kısmı hakkında sicil oluşturulması gerekirken, bu parselin geriye kalan kısmına ilişkin hüküm kurulmaması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kamu düzeni de gözetilerek, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ek kararının kaldırılmasına ve davacı … vekilinin TEMYİZ DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
Davacı …, davacı …, davacı … ve davalı … İdaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının, yukarıda (2.a) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,
Davacı …, davacı …, davacı … ve davalı … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2.b) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2. bendinden önce gelmek üzere, “Manisa ili Sarıgöl ilçesi Güneydamları köyü 101 ada 1 parselden, davacı … adına tesciline karar verilen ve 10.02.2021 tarihli fen bilirkişi raporunda (C) harfiyle gösterilen 3979,889 m2’lik kısım çıkarıldıktan sonra geriye kalan kısmın tespit gibi tesciline” cümlesinin eklenmesine, bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesine ve hükmün, 1086 sayılı Kanun’un 438/7 inci fıkrası gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlar iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.