|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kadastro tespitine itiraz davasında Hazine’nin 247, 98 ve 99 numaralı parsellerle ilgili taleplerinin kısmen kabulü ve 97 numaralı parselin kısmen kabulü üzerine kurulmuştur. İlk Derece Mahkeme, Hazine’nin 247 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünü 63.917,01 m² olarak belirlemiş, ancak bu miktarın 15.249,36 m² olması gerektiği Yargıtay tarafından tespit edilmiştir. Yargıtay, kadastro tespitlerinin kesinleşmediğini ve Hazine’nin itirazlarının araştırılmadan reddedildiğini vurgulamıştır.
Mahkeme, tapu ve vergi kayıtlarının miktar fazlalıklarının zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını belirterek, Hazine’nin taleplerinin incelenmesi gerektiğini ifade etmiştir. Yargıtay, ilk derece mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermiştir. Bu karar, kadastro işlemlerinin doğru ve kesin bir şekilde yürütülmesi gerektiğini, aksi takdirde infazda tereddütler doğabileceğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, Hazine’nin talepleri kısmen kabul edilerek, taşınmazların tapuya kaydedilmesine karar verilmiştir. |
8. Hukuk Dairesi 2022/3629 E. , 2024/6627 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 1979/88 E., 2020/10 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacı Hazinenin dava konusu 247, 98, 99 numaralı parsellere ilişkin davasının kabulüne, dava konusu 97 numaralı parsele ilişkin davasının kısmen kabulüne, Hazine dışındaki davacıların davalarının reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine vekili ve dahili davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Adana ili Kadirli ilçesi Şıhmehmetli (Aydınlar) Köyü çalışma alanında bulunan 97,98 ve 247 parsel sayılı sırasıyla 60.200,00, 46.200,00 ve 14.500,00, m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydına ve zilyetliğe dayalı olarak davalı … …ve müşterekleri adına tespit edilmiş, 99 parsel sayılı 130.900,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise maliki tayin edilemediğinden maliki belirlenmek üzere tutanak asılları ve ekleri Kadastro Mahkemesine gönderilmiş; bilahare 2011 yılında, Adana ili Kadirli ilçesi Şıhmehmetli (Aydınlar) Köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu neticesinde, eski 97 parsel sayılı taşınmaz 155 ada 2 parsel numarasıyla 63.917,00 m2, eski 98 parsel sayılı taşınmaz 155 ada 1 parsel numarasıyla 47.362,65 m2, eski 99 parsel sayılı taşınmaz 155 ada 3 parsel numarasıyla 131.754,29 m2 ve eski 247 parsel sayılı taşınmaz ise 245 ada 2 parsel numarasıyla 15.249,36 m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı Hazine tarafından, dava konusu 247 parsel sayılı taşınmaz ile dava dışı 95,96,233 ve 251 parsel sayılı taşınmazlar hakkında 1958/471 Esas sayılı dava dosyası ile açılan davanın yargılaması sonucunda 24/03/1970 tarihli ve 1958/471 Esas, 1970/36 Karar sayılı kararla; “… 18 tahrir numaralı vergi kaydı ile K.evvel 289 tarih 10 numaralı tapu kaydının ve tedavüllerinin köy, mevki, malik ve bütün hudutları itibari ile münazalı 95, 96, 233 ve 251 numaralı parselleri tamamen içerisine aldığı, 247 numaralı parselin bu kaydın dışında kalıp bu parselin aynı şahıslara ait 16 tahrir numaralı vergi kaydı ile Mayıs 316 tarih ve 14 numaralı tapu içerisinde kaldığı, 97 ve 98 numaralı komşu parsellerin de 247 numaralı parsel gibi 16 tahrir numaralı vergi kaydı ile Mayıs 316 tarih 14 numaralı tapu kaydı içerisinde kaldığı, 97 ve 98 numaralı parsellerin ayrıca itirazlı oldukları ve münazalı parsellere … ve arkadaşlarının tespitten evvel 20 seneyi mütecaviz çok uzun zamandan beri nizasız fasılasız hüsnüniyet ve malik sıfatı ile zilyet olup tasarruf ettikleri, Hazinenin ve başka şahısların alakasının bulunmadığı …” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince; “… Tapulama sırasında 95, 96, 233, 251 ve 247 parsel sayılı beş kıta gayrimenkulün, hisse tapu kayıtlarına istinatla davalı … …ve müşterekleri adına tespit edilmiş olduğu, 247, 251, 233, 96 parsellere Hazine, 247, 233, 96 ve 95 parsellere …, 233 parsele …, 95 ve 96 parsellere …, …, … ve … tarafından değişik sebeplerle itiraz edildiği, mahkemece şahıslara ait itirazların kısmen kabulü, kısmen reddi ve davacı Hazineye ait itirazların reddi cihetine gidilmiş olduğu, hükmün davacı Hazine tarafından temyiz edildiği, tapulama tespitlerine şahıslar da itiraz etmiş olduğundan tespitlerin kesinleşmediği, yargılamada Hazineyi temsile yetkili vekilin, tapulama tespitlerine esas tutulan tapu, vergi kayıtlarının revizyon gördüğü parsellere ait olmadığını, iktisap şartlarının gerçekleşmediğini, bu sebepler tahakkuk etse dahi miktar fazlası bulunduğunu ileri sürdüğü ve mahkemece, Hazinenin davası yönünden araştırma, uygulama ve inceleme yapılmadığı, nizalı 95, 96, 233 ve 251 sayılı parsellere ait olduğu mahkemece kabul edilen Aralık 1289 tarihli 10 sayılı tapu kaydının 50 dönüm, bu parsellere taalluk eden 18 tahrir sayılı vergi kaydı ise 8 hektar yüzölçümlü olup nizalı 247 sayılı parselle dava dışı bir kısım parsellere de ait bulunduğu (mahkeme ilamında bu parsellerin 97 ve 98 numaralı parseller olduğu anlaşılmaktadır) mahkemece kabul edilen Mayıs 1316 tarihli 14 sayılı tapu kaydının 40 dönüm, 16 tahrir sayılı vergi kaydının ise 5 hektar miktarı ihtiva etmekte olduğu, daha fazla miktarı ihtiva eden vergi kayıtlarının ihdas tarihi ile tapulama tarihi arasında 20 yıllık iktisap süresinin geçmediği, bu durumda vergi kayıtlarının miktar fazlalıklarının zilyetlikle iktisabının söz konusu olamayacağı ve resmi kayıtlara aykırı bilirkişi ve tanık sözlerine itibar edilemeyeceği, bu durumda mahkemece yapılacak işin, tapu ve vergi kayıtlarının taalluk ettiği yerler ile miktar fazlaları kesinlikle tespit edilmek ve 766 sayılı tapulama Kanunun’un 43 üncü maddesi hükmü göz önünde tutulmaktan ibaret bulunduğu, noksan tahkikata istinatla hüküm tesis edilemeyeceği açıklanarak, yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsizliğine …” değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında, dava konusu 247 parsel dışındaki taşınmazlara ilişkin dava tefrik edilerek ayrı esasa kaydedildikten sonra, aşamalarda çekişmeli 97, 98, 99 ve 247 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin dava dosyalarının yeniden birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda; “… tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğu, sınırlarının genişletmeye elverişli, yani değişebilir sınırlar olduğu, tesisinin miktarının 40 dönüm yani 40000m2, tesisin tedavüllerinin ise 36760 m2 olduğu, işbu tapu kaydı ile birebir aynı sınırları okuyan 16 tahrir numaralı vergi kaydının ise miktarının 5 hektar yani 50000 m2 olmakla miktarının tapu kaydına göre daha fazla miktarı içerdiği ve kural olarak daha fazla miktar ihtiva eden vergi kaydının esas alınması gerektiği, vergi kaydının ihdas tarihi olan 1936 yılından tespit tarihi olan 247 numaralı parsel için 1955, diğer dava konusu parseller için 1954 yılına kadar 20 yıllık süre dolmadığı için miktar fazlası bakımından zilyetlik araştırması yapılmadığı, vergi kaydının miktarı olan 50000 m2’nin ise krokide anlamlı bir birlik oluşturulması ve oluşturulacak tapu sicilinin ifasının daha kolay olması amacı ile 98 numaralı parselin yüzölçümünün 47362,00 m2 olmasından dolayı geriye kalan miktarın dava konusu başka parselden alınmasının mantığa daha yatkın olmayacağı, 97 numaralı parselin ise yüzölçümünün 50000 m2’sinin tek parselden ifraz edilebilmesi için elverişli olması, kuzey hududunda kandak, güney ile doğu hudutlarında ise yol bulunması sebebi ile 97 numaralı parselden alınmasına karar verilerek toplam yüzölçümü 63917.01 m2 olan parselin kuzey hududundaki kandak sınırından başlayarak ifrazının yapılmasına yönelik fen bilirkişinden ek rapor aldırılmış olduğu, ek rapora ekli krokide vergi kaydının miktarı olan 50000 m2 A harfi, parselin toplam yüzölçümü 63917.01 m2 den kalan 13917.01 m2 nin ise (B) harfi ile gösterildiği, dava konusu hükmen halli gereken 99 numaralı parselin ise herhangi bir kaydın kapsamında kalmadığı ve 99 numaralı parselin tapulama tespit tarihi olan 1954 yılı itibari ile nizalı olması sebebi ile hükmen halli olarak tespitinin yapıldığının anlaşıldığı, tespit tarihi olan 1954 yılından geriye doğru 20 yıl süresince nizasızlık koşulu sağlanamayacak olması sebebi ile zilyetlik araştırması yapılmadığı …” gerekçesiyle, davacı Hazinenin 247, 98, 99 numaralı parsellere ilişkin davasının kabulüne; 97 numaralı parsele ilişkin davasının kısmen kabulüne, Hazine dışındaki davacıların 247, 97, 98, 99 numaralı parsellere ilişkin davalarının sübuta ermediğinden reddine, çekişmeli eski 99 parsel; yeni 155 ada 3 parsel numaralı 131.754,29 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tarla vasfı ile eski 247 parsel; yeni 245 ada 2 parsel numaralı 63.917,01 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tarla vasfı ile eski 98 parsel; yeni 155 ada 1 parsel numaralı 47.362,65 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tarla vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,eski 97 parsel; yeni 153 ada 2 parsel numaralı 63.917,01 m2 yüzölçümündeki taşınmazın; fen bilirkişisi … …’ın 25/11/2019 tarihli ek raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 13917.02 m2’sinin Hazine adına, (A) harfi ile gösterilen 50000.00 m2 sinin, tespit maliklerinin mirasçıları adına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve dahili davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozma ilamına uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşıldığından, davacı Hazine vekili ve dahili davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak; 3402 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi uyarınca Kadastro Hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve çekişmeli taşınmazın tamamı hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorundadır. Aksi hal, hükmün icrası sırasında şüphe ve tereddütlerin doğmasına ve ilamın infaz edilememesine neden olur.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu Adana ili Kadirli ilçesi Şıhmehmetli (Aydınlar) Köyü çalışma alanında bulunan eski 247 yeni 245 ada 2 parsel sayılı sayılı taşınmazın yüzölçümü 15.249,36 m2 olmasına rağmen 63.917,01 m2 yüzölçümlü olarak karar verilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’ un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekili ve dahili davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davacı Hazine vekili ve dahili davalı … vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kamu düzeni de gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan ” 63.917,01 ” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine ” 15.249,36 ” rakamının yazılmasına ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi