|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kadastro tespitine itiraz davasında miras paylarının tescili ile ilgili bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacılar, taşınmazların ortak mirasbırakanlarından intikal ettiğini ve taksim edilmediğini ileri sürerek kadastro tespitlerinin iptalini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi, Yargıtay’ın bozma ilamına uyarak, taşınmazların miras payları doğrultusunda tesciline karar vermiştir.
Yargıtay, önceki kararında, mirasçılar arasında usulünce taksim yapılmadığını ve davacıların haklarının bulunduğunu belirtmiştir. Mahkeme, davalıların iddialarını yeterli delil ile desteklemediği için davacıların taleplerini kabul etmiştir. Bu bağlamda, taşınmazların irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği gibi sebeplerle davalı adına tespit edilmesi, mahkemece geçersiz sayılmıştır. Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğuna karar vererek, temyiz başvurusunu reddetmiştir. Bu karar, miras hukuku ve kadastro tespitine ilişkin önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır. |
8. Hukuk Dairesi 2022/3053 E. , 2024/6384 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/41 E., 2022/4 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; temyize konu 119 ada 22, 122 ada 53, 124 ada 6, 129 ada 4 ve 245 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacı …’ın davasının kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı … tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; dava değeri itibariyle duruşma isteminin reddine ve kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Ordu ili … ilçesi … köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 119 ada 22, 122 ada 53, 124 ada 6, 129 ada 4 ve 245 ada 7 parsel sayılı sırasıyla 6.22.63, 4.756.67, , 1.868.71, 2.524.10 ve 2.855,72 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir.
Davacı …, davacı … ve davacılar …, … ve … ayrı ayrı açtıkları dava dosyalarına sundukları dava dilekçelerinde; taşınmazların ortak mirasbırakan …’dan intikal ettiğini ve taksim edilmediğini ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ve miras paylarının adlarına tescilini talep etmişler ve yargılama sırasında davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen önceki karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 21.01.2021 tarihli ve 2020/10177 Esas, 2021/189 Karar sayılı kararıyla bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; ” … çekişmeli taşınmazların müşterek muris …’dan intikal ettiği ve tüm mirasçılar arasında usulünce taksim edilmediği yönündeki mahkeme gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak mahkemenin, erkek çocukların mirastan paylarına düşeni aldıkları, bu nedenle davacı …’ın dava konusu taşınmazlarda hakkının bulunmadığı yönündeki kabulünün yerinde olmadığı, nitekim bir kısım davalıların iddiası dışında bu hususu doğrulayan yerel bilirkişi ve tanık beyanı bulunmadığı gibi, davalılardan … ve …’ın, muristen intikal edip davacı … tarafından 3. kişilere satıldığı belirtilen dava dışı 116 ada 1 parselin Hazine adına, 117 ada 21, 119 ada 4, 5, 6, 7, 8, 122 ada 37 ve 124 ada 3 parsellerin de irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenleriyle 3. kişiler adına tespit ve tescil edildiği, tutanakların edinme sebebinde … tarafından satıldığına dair bir ifade bulunmadığı açıklanarak, davacı …’ın davasının kabulü ile miras payının adına tesciline karar verilmesi … ” gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; temyize konu 119 ada 22, 122 ada 53, 124 ada 6, 129 ada 4 ve 245 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacı …, davacı …, davacılar …, … ve …’ın davalarının kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların her biri 12480 pay kabul edilerek, 1248 payı …, 1248 payı …, 1248 payı …, 1248 payı … ve 416 payı … adına, geriye kalan 7072 payın tespit maliki … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve iş bu karar, (davacı …’ın davasının kabulü yönüyle) davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına ve davada taraf sıfatı bulunmayan Orman İdaresinin karar başlığında davacı olarak yazılmış olmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre, hükmüne uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup; davalı …’ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.