|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, kadastro tespitine itiraz davasında, taşınmazların zilyetliğe dayanarak davalılar adına tespit edilmesi üzerine davacıların itirazları ele alınmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacıların mirasçıları arasında usulüne uygun bir miras taksimi yapılmadığını, ancak bazı mirasçıların paylarını devrettiğini belirterek davacıların taleplerini kısmen kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurularını esastan reddetmiş, ancak bazı taşınmazların tespitinde maddi hata bulunduğunu tespit etmiştir.
Mahkeme, kadastro hakiminin kararlarının infaz edilebilir ve tereddüt oluşturmayacak şekilde olması gerektiğini vurgulamış, bu bağlamda 421 ada 15 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaline dair kararın hatalı olduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak, temyiz itirazları kısmen kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesi ve onanmasına karar verilmiştir. Bu karar, kadastro tespitinin hukuki niteliği ve mirasçılar arasındaki hakların belirlenmesi açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
8. Hukuk Dairesi 2023/3215 E. , 2024/7952 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1019 E., 2023/93 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Of Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/8 E., 2021/68 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacı … tarafından açılan davanın kabulüne, davacı … tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Trabzon ili Hayrat ilçesi Balaban/Merkez Mahallesi çalışma alanında bulunan 376 ada 7, 377 ada 2, 382 ada 29, 382 ada 44, 384 ada 1, 384 ada 7, 387 ada 1, 387 ada 5, 421 ada 16, 424 ada 30, 424 ada 32, 424 ada 97, 424 ada 100, 435 ada 8 parsel sayılı taşınmazlar zilyetliğe dayanılarak davalı … oğlu … adına; 338 ada 4, 376 ada 9, 377 ada 4, 382 ada 25, 382 ada 27, 382 ada 41, 382 ada 49, 384 ada 5, 387 ada 2, 387 ada 6, 421 ada 15, 424 ada 31, 424 ada 34, 424 ada 99, 435 ada 10 parsel sayılı taşınmazlar zilyetliğe dayanılarak davalı … oğlu … adına; 376 ada 8, 377 ada 1, 382 ada 20, 382 ada 42, 382 ada 47, 384 ada 2, 384 ada 8, 387 ada 4, 421 ada 18, 424 ada 28, 424 ada 33, 424 ada 95, 424 ada 98, 435 ada 9 parsel sayılı taşınmazlar zilyetliğe dayanılarak davalı … oğlu … adına; 376 ada 6, 377 ada 3, 382 ada 26, 382 ada 28, 382 ada 43, 382 ada 48, 384 ada 4, 384 ada 6, 387 ada 3, 387 ada 7, 421 ada 17, 424 ada 29, 424 ada 35, 424 ada 96, 424 ada 101, 435 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar zilyetliğe dayanılarak davalı … oğlu … adına; 338 ada 3, 338 ada 27, 382 ada 19, 384 ada 9, 438 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar, zilyetliğe dayanılarak davalı … oğlu … adına; 417 ada 33, 424 ada 37 parsel sayılı taşınmazlar zilyetliğe ve satın almaya dayanılarak davalılar …, …, … ve … … adına; 376 ada 5 parsel sayılı taşınmaz zilyetliğe dayanılarak 1/4’er paylı şekilde davalılar …, …, … ve … adına tespit edilmiştir. Komisyona yapılan itirazlar neticesinde, Kadastro Komisyonu’nun 10.12.2019 tarihli kararıyla 421 ada 15 parsel sayılı taşınmazın … oğlu … adına, 421 ada 16 parsel sayılı taşınmazın … oğlu … adına, 421 da 17 parsel sayılı taşınmazın … oğlu … adına, 421 ada 18 parsel sayılı taşınmaz … oğlu … adına, 424 ada 95, 96, 97 parsel sayılı taşınmazlar … oğlu … adına tespitine, 97 parselin beyanlar hanesine parsel üzerindeki tek katlı kargir evin … oğlu …’na ait olduğuna, 96 parselin beyanlar hanesine parsel üzerindeki üç katlı kargir evin … oğlu …’na, 95 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine parsel üzerindeki üç katlı kargin evin … oğlu …’na ait olduğuna dair şerh verilmesine, diğer taşınmazlar hakkında yapılan itirazların ise reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde yazılı taşınmazların kök muris … …’ndan intikalen geldiğini, mirasçılar arasında taksim yapılmadığı halde, taşınmazların kök muris oğlu … ve onun çocukları adına tespit edildiğini belirterek, dava konusu taşınmazlarının tespitinin iptali ile davacı … ile vekil edeni …’nun murisi … … mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar, dava konusu taşınmazlar hakkında 1990 yılında babaları ile amcaları olan … … arasında taksim yapıldığını, bu taksim uyarınca dava konusu yerlerin kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacı … yönünden yapılan değerlendirmede; … … mirasçıları arasında usulüne uygun olarak yapılmış bir miras taksimi olmadığı gibi …’nun babasından kalan miras payını kardeşi … ya da diğer tespit maliklerine devretmediği, yani …’nin miras payı bakımından pay satışının söz konusu olmadığı, dava konusu taşınmazlarda …’nin miras hakkının mevcut olduğu, davacı … yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu taşınmazların kök muris … …’dan intikal eden yerler olduğu ve … …’nun ölümünden sonra mirasçıları arasında tüm mirasçıların katılımıyla usulüne uygun şekilde miras taksiminin yapılmadığı, ancak, … mirasçılarından … dışındaki diğer kız evlatları babalarından kalan miras paylarını erkek kardeşleri …’na bir miktar para karşılığında devrettiği, her ne kadar … mirasçıları arasında usulüne uygun bir taksimin varlığından söz edilemez ise de, tutarlı yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre, davacı …’nun babası … ile bir kısım taşınmazların tespit maliki ve davalıların murisi … kendi aralarında anlaşma yaparak, …, kız kardeşlerinin babadan düşen miras payını kız kardeşlerine …’in vermesi karşılığında dava konusu parsellerde babasından kalan miras payını kardeşi …’e devrettiği, dava konusu taşınmazların taksimden beri … ve mirasçıları tarafından kullanıldığı, …’in babasından kalan taşınmazları değil, amcasından satın aldığı yerleri kullandığı, dava konusu taşınmazları … kendi çocukları arasında taksim ederken …’in de orada bulunduğu ve bu duruma … gösterdiği …’in kardeşi … ile aralarında yaptıkları bu anlaşmayı ölünceye kadar bozmadığı, babası …’in … ile yapmış olduğu anlaşmanın …’in mirasçılarını bağlayacağı, davacı …’ın dedesi … mirasçıları arasında tüm mirasçıların katılımıyla usulüne uygun miras taksimi yapılmadığını ileri sürerek dedesi …’ten babası …’e düşen miras payının … mirasçıları adına kayıt ve tescilini talep etmesi dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığı gerekçeleri ile, davacı … tarafından açılan davanın kabulüne, davacı … tarafından açılan davanın reddine, dava konusu Trabzon ili Hayrat ilçesi Balaban Mahallesi 338 ada 3 ve 27 parsel, 382 ada 19 parsel, 384 ada 9 parsel, 424 ada 95,96 ve 97 parsel ile 438 ada 5 parsel numaralı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile, kadastro tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü ile toplam 64512 pay kabul edilerek, davacı … ve tespit malikleri adına, 417 ada 33 ve 424 ada 37 parsel numaralı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile, kadastro tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü ile toplam 8064 pay kabul edilerek, davacı … ve tespit malikleri adına, 376 ada 5 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, kadastro tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü ile toplam 8064 pay kabul edilerek, davacı … ve tespit malikleri adına, 376 ada 8 parsel, 377 ada 1 parsel, 382 ada 20, 42 ve 47 parsel, 384 ada 2 ve 8 parsel, 387 ada 4 parsel, 424 ada 28, 33 ve 98 parsel, 435 ada 9 parsel numaralı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile, kadastro tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü ile toplam 2016 pay kabul edilerek, davacı … ve tespit maliki adına, 338 ada 4 parsel, 376 ada 9 parsel, 377 ada 4 parsel, 382 ada 25, 27, 41 ve 49 parsel, 384 ada 5 parsel, 387 ada 2 ve 6 parsel, 421 ada 15 ve 18 parsel, 424 ada 31, 34 ve 99 parsel, 435 ada 10 parsel numaralı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile, kadastro tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü ile toplam 2016 pay kabul edilerek, davacı … ve tespit maliki adına, 376 ada 6 parsel, 377 ada 3 parsel, 382 ada 26, 28, 43 ve 48 parsel, 384 ada 4 ve 6 parsel, 387 ada 3 ve 7 parsel, 421 ada 16 parsel, 424 ada 29, 35 ve 101 parsel, 435 ada 7 parsel numaralı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile, kadastro tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü ile toplam 2016 pay kabul edilerek, davacı … ve tespit maliki adına, 376 ada 7 parsel, 377 ada 2 parsel, 382 ada 29 ve 44 parsel, 384 ada 1 ve 7 parsel, 387 ada 1 ve 5 parsel, 421 ada 17 parsel, 424 ada 30, 32 ve 100 parsel, 435 ada 8 parsel numaralı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile, kadastro tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü ile toplam 2016 pay kabul edilerek, davacı … ve tespit maliki adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına, dava konusu 421 ada 15, 16, 17, 18 ve 424 ada 95, 96 ve 97 parsel sayılı taşınmazlar hakkında komisyon kararı olmasına rağmen mahkemece ”kadastro tespitinin iptaline” şeklinde karar verilmesinin maddi hataya dayalı olmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup, Mahkemece, davacı … yönünden davanın kabul edildiği ve dava konusu olan tüm taşınmazlarda …’nin payının verildiği, taşınmazlardaki kalan payların ise tespit/komisyon malikleri adına tesciline karar verildiği, ancak, dava konusu 421 ada 15 parsel sayılı taşınmazın komisyon tutanağında ”…” adına tespit olmasına rağmen, hükmün 7 nci bendinde, 1661 payın ”…” adına tesciline karar verilmesi hatalı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanması gerekir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinde yer alan ”421 ada 15 parsel” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün (6) numaralı bendine eklenmesi suretiyle hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.