|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kadastro tespitine itiraz davasında, orman alanlarının tespiti ve tescili üzerine yoğunlaşmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davacı Orman İdaresi’nin talebini kısmen kabul ederken, bazı parsellerin orman vasfında olduğu ve tescil edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Ancak, mahkemece yapılan araştırmaların yetersiz olduğu ve orman vasfının belirlenmesinde eksiklikler bulunduğu tespit edilmiştir.
Yargıtay, yapılan incelemelerde orman sınırlarının belirlenmesine yönelik gerekli belgelerin ve bilirkişi raporlarının eksik olduğunu vurgulayarak, kararın bozulmasına ve yeniden yargılama yapılmasına karar vermiştir. Özellikle, taşınmazların orman vasfının belirlenmesi için gerekli olan hava fotoğraflarının ve haritaların yeterince incelenmediği, dolayısıyla gerçek hak sahiplerinin tespitinin sağlanamadığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, orman alanlarının tespitine ilişkin kararların eksik inceleme nedeniyle bozulmasına ve yeniden değerlendirilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir. Bu karar, kadastro ve orman hukuku açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır. |
8. Hukuk Dairesi 2023/2611 E. , 2024/6665 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2001/11 E., 2016/75 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı …, …, …, …, …, …, …, Hazine vekili, Orman İdaresi vekili, … ve diğerleri vekili … ile … tarafından ve duruşma istemli olarak … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin niteliği ve dava değeri itibariyle 22.10.2024 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiş olup, duruşma için tayin edilen günde Hazine vekili Avukat…..ve … ve müşterekleri vekili Avukat …’in katılımıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 19.11.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Bingöl, Merkez, Kurudere köyünde 2000 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu’na (6831 sayılı Kanun) istinaden orman tahdidi yapılmış, davacı … İdaresi vekili, dava dilekçesi ekinde orman sınır noktalarını belirttiği alanların orman bütünlüğünü bozduğunu, fiilen orman olduğunu ve toprak muhafaza karakteri taşıdığını açıklayarak söz konusu alanların da orman olarak tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Yargılama devam ederken 2005 yılında kadastro tespit çalışmaları yapılmış, kadastro müdürlüğü tarafından, davacı … İdaresinin davaya konu ettiği alanların 165 ada 8, 10, 11, 12, 14, 15, 37 parsel, 120 ada 54, 59, 60, 62, 64 parsel sayılı taşınmazlar ile Elazığ -Bingöl Karayoluna ve bir kısım orman alanına isabet ettiği bildirilmiş, Orman İdaresinin açmış olduğu dava nedeniyle 165 ada 8, 10, 11, 12, 14, 15, 37 parsel ve 120 ada 54, 59, 60, 62, 64 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin tespit tutanaklarının malik haneleri boş bırakılmıştır.
… davaya müdahil olmuş ve taşınmazlarda köy tüzel kişiliğinin hakkı bulunduğunu iddia etmiştir.
… ve arkadaşları davaya müdahil olmuş ve taşınmazların 70-80 yıldır zilyetliklerinde olduğunu ayrıca vergi kayıtlarının bulunduğunu iddia etmiştir.
Çerkez Adsız ve … mirasçıları davaya müdahil olmuş ve taşınmazların murislerinden kaldığını iddia etmiş, dosyaya sundukları 21.8.2015 ve 10.3.2016 tarihli dilekçeler ile hak iddia ettikleri taşınmazların 120 ada 51, 52, 54, 57, 61, 63 ve 65 parsel sayılı taşınmazlar olduğunu bildirmişlerdir.
…, … ve … mirasçıları davaya müdahil olmuş, 165 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kendilerine ait olduğunu iddia etmiştir.
İşbu dosya ile birleşen Bingöl Kadastro Mahkemesinin 2006/1611 Esas sayılı dosyasında davacılar … ve arkadaşları vekili, kadastro sırasında Hazine adına tespit edilen 120 ada 51, 61, 63 ve 65 parsel sayılı taşınmazların atalarından kaldığını, vergi ve tapu kayıtları bulunduğunu açıklayarak tespitlerin iptali ile taşınmazların adlarına tescilini istemişlerdir.
… davaya müdahil olmuş ve taşınmazlarda köy tüzel kişiliğinin hakkı bulunduğunu iddia etmiştir.
… davaya müdahil olmuş ve 120 ada 65 parsel sayılı taşınmazın 3.500 m2’lik bölümünde kendisine ait ev, ahır ve bahçenin bulunduğunu açıklayarak taşınmazın bu bölümünün adına tescilini istemiştir.
… davaya müdahil olmuş ve 120 ada 51, 61, 63 ve 65 parsel sayılı taşınmazlarda kendisinin de hak sahibi olduğunu iddia etmiştir.
Orman İdaresi vekili davaya müdahil olmuş ve taşınmazların orman vasfında olduğunu iddia etmiştir.
Çerkez Adsız mirasçıları ve … mirasçıları davaya müdahil olmuş ve dava konusu taşınmazlar üzerinde hak sahibi olduklarını iddia etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince, davacı … İdaresinin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, birleşen davada davacı … ve arkadaşlarının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, asli müdahil …’in davasının reddine, asli müdahil Çerkez Adsız mirasçıları ve … mirasçılarının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, … mirasçıları, … mirasçıları ve … mirasçılarının davasının kabulüne, asli müdahil …’ün davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, asli müdahil Kurudere Köyü Tüzel Kişiliğinin davasının reddine, kadastro tutanağı düzenlenmeyen alanlara ilişkin mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş olup, hüküm …, …, …, …, …, …, …, Hazine vekili, Orman İdaresi vekili, … ve diğerleri vekili, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Kurudere Köyü Tüzel Kişiliğinin temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
1-a) Her ne kadar Kurudere Köyü Tüzel Kişiliğinin temyiz dilekçesinde, 120 ada 5 parsel sayılı taşınmazın köy tüzel kişiliği adına tescilinin gerektiği belirtilmiş ise de, 120 ada 5 parsel sayılı taşınmaz asıl ve birleşen davalarda dava konusu edilmediği gibi … tarafından açılmış ayrı bir dava da bulunmadığından bu parsele ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
1-b) Her ne kadar Kurudere Köyü Tüzel Kişiliğinin temyiz dilekçesinde 165 ada 1 parsel sayılı taşınmazın köy tüzel kişiliği adına tescilinin gerektiği belirtilmiş ise de, 165 ada 1 parsel sayılı taşınmaz asıl ve birleşen davalarda dava konusu edilmediği gibi … tarafından açılmış ayrı bir dava da yoktur. Kaldı ki İlk Derece Mahkemesi tarafından 165 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak verilmiş bir hüküm de bulunmadığından, söz konusu parsele ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
1-c) Dosya kapsamı belgelere göre, dava konusu taşınmazlara ilişkin hak iddiası sübut bulmayan, müdahil Kurudere Köyü Tüzel Kişiliğinin 120 ada 54, 56, 57, 59 parsel sayılı taşınmazlar ile 165 ada 8, 10, 37 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
2-a) 120 ada 54 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak İlk Derece Mahkemesi tarafından, taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline ve … ve … mirasçıları adına kullanım şerhi verilmesine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi kurulan hüküm dosya içeriğine de uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; karar gerekçesinde davacılar … ve … mirasçılarının dayanmış olduğu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza uyduğu belirtilmiş ise de, yapılan keşiflerde bahsi geçen parsele ilişkin olarak herhangi bir tapu kayıt uygulaması yapılmadığı gibi bilirkişi raporlarında da herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir. Ayrıca taşınmazın evveliyatının orman vasfında olup olmadığı hususu da yöntemince araştırılmamış, tahdit tutanakları keşif mahallinde ayrıntılı şekilde uygulanıp incelenmemiş, Harita Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinin incelenmesinden, yöreye ait 1950, 1956, 1966, 1976, 1984, 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait hava fotoğraflarının bulunduğu anlaşılmasına rağmen sözkonusu fotoğraflardan sadece 1950 yılına ait fotoğraf incelenmiş, yöreye ait memleket haritaları ve amenejman planları denetime elverişli şekilde incelenmemiş, jeodezi ve ziraat bilirkişilerinden taşınmazın imar / ihyasını, yıllara sari olarak kullanım durumunu, sınırlarını ve halihazır durumunu tespit eden raporlar alınmamış, duraksamaya yer vermeyecek şekilde gerçek hak sahibi tespit edilmemiştir.
Ayrıca; dosya kapsamı belgelerden, yörede, orman vasfını yitiren taşınmazların orman sınırları dışına çıkarılması (2 nci madde ya da 2/B uygulaması) işlemi ve kullanım kadastrosu işlemi yapılıp yapılmadığı anlaşılamamasına rağmen, … ve … mirasçıları adına payları oranında kullanım şerhi verilmesi doğru olmamıştır.
Taşınmaza ilişkin tespit tutanağının malik hanesi davalı olması nedeniyle boş olup, bu durumda kadastro hakimince gerçek hak sahibi tespit edilerek infaza elverişli şekilde tescil hükmü kurulması gerekirken, tespit gibi tescile karar verilmesi ayrıca … ve … mirasçılarının davalarının kabul edildiği belirtilmesine rağmen çelişki yaratacak şekilde Hazine adına tespit gibi tescile karar verilmesi de doğru olmamış hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-b) 120 ada 59 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak İlk Derece Mahkemesi tarafından, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi kurulan hüküm dosya içeriğine de uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; taşınmazın evveliyatının orman vasfında olup olmadığı hususu yöntemince araştırılmamış, tahdit tutanakları keşif mahallinde ayrıntılı şekilde uygulanıp incelenmemiş, Harita Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinin incelenmesinden, yöreye ait 1950, 1956, 1966, 1976, 1984, 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait hava fotoğraflarının bulunduğu anlaşılmasına rağmen sözkonusu fotoğraflardan sadece 1950 yılına ait fotoğraf incelenmiş, yöreye ait memleket haritaları ve amenejman planları denetime elverişli şekilde incelenmemiş, jeodezi ve ziraat bilirkişilerinden taşınmazın imar / ihyasını, yıllara sari olarak kullanım durumunu, sınırlarını ve halihazır durumunu tespit eden raporlar alınmamış, duraksamaya yer vermeyecek şekilde gerçek hak sahibi tespit edilmemiştir.
Ayrıca; taşınmaza ilişkin tespit tutanağının malik hanesi davalı olması nedeniyle boş olup, bu durumda kadastro hakimince gerçek hak sahibi tespit edilerek infaza elverişli şekilde tescil hükmü kurulması gerekirken, tespit gibi tescile karar verilmesi ve … ve … mirasçılarının davalarının ret edildiği belirtilmesine rağmen çelişki doğuracak şekilde tespit gibi tescile karar verilmesi de doğru olmamış hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-c) 120 ada 61 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak İlk Derece Mahkemesi tarafından, taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki; taşınmazın evveliyatının orman vasfında olup olmadığı hususu yöntemince araştırılmamış, tahdit tutanakları keşif mahallinde ayrıntılı şekilde uygulanıp incelenmemiş, Harita Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinin incelenmesinden, yöreye ait 1950, 1956, 1966, 1976, 1984, 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait hava fotoğraflarının bulunduğu anlaşılmasına bu fotoğraflar ile yöreye ait memleket haritaları ve amenejman planları denetime elverişli şekilde incelenmemiş, jeodezi ve ziraat bilirkişilerinden taşınmazın imar / ihyasını, yıllara sari olarak kullanım durumunu, sınırlarını ve halihazır durumunu tespit eden raporlar alınmamıştır. Bu haliyle eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmiş olup hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-d) 120 ada 63 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak İlk Derece Mahkemesi tarafından, birleşen davada davacılar … ve diğerlerinin dayanmış oldukları tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğu gerekçesiyle, Hazine adına yapılan tespitin iptaliyle … ve diğerleri adına tesciline karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki; her ne kadar, İlk Derece Mahkemesince, birleşen davada davacılar … ve diğerlerinin dayanmış oldukları tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğu belirtilmiş ise de davacıların tutunduğu tapu kayıtlarının hudutları, çukur, dere, taşlık, yol; kedir, hark, meşe, taşlık ve tepe olmakla kayıttaki yazılı bu hudutlar isimsiz yerler olduğundan, bu sınırların her yerde bulunabilecek sınırlar olduğu, bu nedenle gayri sabit sınırlar ihtiva eden söz konusu tapu kayıtlarının uygulama kabiliyetinin bulunmadığı göz önüne alındığında, davacıların dayandığı tapu kaydının, dava konusu taşınmaza uyduğunu söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır.
Bu durumda, öncelikle, orman sınırlandırmasına ilişkin tahdit tutanakları keşif mahallinde ayrıntılı şekilde uygulanıp incelenmeli, Harita Genel Müdürlüğü internet sitesinin incelenmesinden, yöreye ait 1950, 1956, 1966, 1976, 1984, 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait hava fotoğraflarının bulunduğu anlaşılmasına bu fotoğraflar ile yöreye ait memleket haritaları ve amenejman planları denetime elverişli şekilde incelenmeli taşınmazın orman vasfında olup olmadığı belirlenmeli, orman vasfında ise taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmeli, orman vasfında değil ise birleşen dava davacıları yarına zilyetlikle kazanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı bu kapsamda jeodezi ve ziraat bilirkişilerinden taşınmazın imar / ihyasını, yıllara sari olarak kullanım durumunu, sınırlarını ve halihazır durumunu tespit eden raporlar alınmalı, keşif mahallinde taşınmazın hangi tarihten beri kimlerin kullanımında olduğuna dair mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına başvurulmalı, tüm bu deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bu haliyle eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmiş olup hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-e) 120 ada 65 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak İlk Derece Mahkemesi tarafından, taşınmazın (F) ve (G) ile belirtilen kısmının asli müdahil … adına tespit ve tesciline, kalan kısmının ise tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki; taşınmazın evveliyatının orman vasfında olup olmadığı hususu yöntemince araştırılmamış, tahdit tutanakları keşif mahallinde ayrıntılı şekilde uygulanıp incelenmemiş, Harita Genel Müdürlüğü internet sitesinin incelenmesinden, yöreye ait 1950, 1956, 1966, 1976, 1984, 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait hava fotoğraflarının bulunduğu anlaşılmasına bu fotoğraflar ile yöreye ait memleket haritaları ve amenejman planları denetime elverişli şekilde incelenmemiş, jeodezi ve ziraat bilirkişilerinden taşınmazın imar / ihyasını, yıllara sari olarak kullanım durumunu, sınırlarını ve halihazır durumunu tespit eden raporlar alınmamıştır.
Bu durumda, öncelikle, orman sınırlandırmasına ilişkin tahdit tutanakları keşif mahallinde ayrıntılı şekilde uygulanıp incelenmeli, Harita Genel Müdürlüğü internet sitesinin incelenmesinden, yöreye ait 1950, 1956, 1966, 1976, 1984, 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait hava fotoğraflarının bulunduğu anlaşılmasına bu fotoğraflar ile yöreye ait memleket haritaları ve amenejman planları denetime elverişli şekilde incelenmeli taşınmazın orman vasfında olup olmadığı belirlenmeli, orman vasfında ise taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmeli, orman vasfında değil ise asli müdahil yarına zilyetlikle kazanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı bu kapsamda jeodezi ve ziraat bilirkişilerinden taşınmazın imar / ihyasını, yıllara sari olarak kullanım durumunu, sınırlarını ve halihazır durumunu tespit eden raporlar alınmalı, keşif mahallinde taşınmazın hangi tarihten beri kimlerin kullanımında olduğuna dair mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına başvurulmalı, tüm bu deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bu haliyle eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmiş olup hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-f) 165 ada 8 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak İlk Derece Mahkemesi tarafından, taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline ve …, … ve … mirasçıları adına kullanım şerhi verilmesine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi kurulan hüküm dosya içeriğine de uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; karar gerekçesinde taşınmazın orman vasfında olmadığı, uzun zamandır davacılar …, … ve … mirasçılarının kullanımında olduğu belirtilmiş ise de, taşınmazın evveliyatının orman vasfında olup olmadığı hususu yöntemince araştırılmamış, tahdit tutanakları keşif mahallinde ayrıntılı şekilde uygulanıp incelenmemiş, Harita Genel Müdürlüğü internet sitesinin incelenmesinden, yöreye ait 1950, 1956, 1966, 1976, 1984, 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait hava fotoğraflarının bulunduğu anlaşılmasına rağmen sözkonusu fotoğraflardan sadece 1950 yılına ait fotoğraf incelenmiş, yöreye ait memleket haritaları ve amenejman planları denetime elverişli şekilde incelenmemiş, jeodezi ve ziraat bilirkişilerinden taşınmazın imar / ihyasını, yıllara sari olarak kullanım durumunu, sınırlarını ve halihazır durumunu tespit eden raporlar alınmamıştır.
Ayrıca; dosya kapsamı belgelerden, yörede, orman vasfını yitiren taşınmazların orman sınırları dışına çıkarılması (2.madde ya da 2/B uygulaması) işlemi ve kullanım kadastrosu işlemi yapılıp yapılmadığı anlaşılamamasına rağmen, …, … ve … mirasçıları adına payları oranında kullanım şerhi verilmesi doğru olmamıştır.
Taşınmaza ilişkin tespit tutanağının malik hanesi davalı olması nedeniyle boş olup, bu durumda kadastro hakimince gerçek hak sahibi tespit edilerek infaza elverişli şekilde tescil hükmü kurulması gerekirken, tespit gibi tescile karar verilmesi de doğru olmamış kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-g) 165 ada 11 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak İlk Derece Mahkemesi tarafından, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi kurulan hüküm dosya içeriğine de uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; taşınmazın evveliyatının orman vasfında olup olmadığı hususu yöntemince araştırılmamış, tahdit tutanakları keşif mahallinde ayrıntılı şekilde uygulanıp incelenmemiş, Harita Genel Müdürlüğü internet sitesinin incelenmesinden, yöreye ait 1950, 1956, 1966, 1976, 1984, 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait hava fotoğraflarının bulunduğu anlaşılmasına rağmen sözkonusu fotoğraflardan sadece 1950 yılına ait fotoğraf incelenmiş, yöreye ait memleket haritaları ve amenejman planları denetime elverişli şekilde incelenmemiş, jeodezi ve ziraat bilirkişilerinden taşınmazın imar / ihyasını, yıllara sari olarak kullanım durumunu, sınırlarını ve halihazır durumunu tespit eden raporlar alınmamış, duraksamaya yer vermeyecek şekilde gerçek hak sahibi tespit edilmemiştir.
Ayrıca; taşınmaza ilişkin tespit tutanağının malik hanesi davalı olması nedeniyle boş olup, bu durumda kadastro hakimince gerçek hak sahibi tespit edilerek infaza elverişli şekilde tescil hükmü kurulması gerekirken, tespit gibi tescile karar verilmesi de doğru olmamış hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-h) 165 ada 37 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmı ile ilgili olarak İlk Derece Mahkemesi tarafından, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi kurulan hüküm dosya içeriğine de uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; taşınmazın evveliyatının orman vasfında olup olmadığı hususu yöntemince araştırılmamış, tahdit tutanakları keşif mahallinde ayrıntılı şekilde uygulanıp incelenmemiş, Harita Genel Müdürlüğü internet sitesinin incelenmesinden, yöreye ait 1950, 1956, 1966, 1976, 1984, 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait hava fotoğraflarının bulunduğu anlaşılmasına rağmen sözkonusu fotoğraflardan sadece 1950 yılına ait fotoğraf incelenmiş, yöreye ait memleket haritaları ve amenejman planları denetime elverişli şekilde incelenmemiş, jeodezi ve ziraat bilirkişilerinden taşınmazın imar / ihyasını, yıllara sari olarak kullanım durumunu, sınırlarını ve halihazır durumunu tespit eden raporlar alınmamış, duraksamaya yer vermeyecek şekilde gerçek hak sahibi tespit edilmemiştir.
Ayrıca; taşınmaza ilişkin tespit tutanağının malik hanesi davalı olması nedeniyle boş olup, bu durumda kadastro hakimince gerçek hak sahibi tespit edilerek infaza elverişli şekilde tescil hükmü kurulması gerekirken, tespit gibi tescile karar verilmesi de doğru olmamış hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-ı) Davacı … İdaresinin dava konusu ettiği 15-30 orman sınır noktaları ile gösterilen alana ilişkin olarak, İlk Derece Mahkemesince, bu alanın zaten orman alanında kaldığı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan talebin reddine karar verilmiş ise de, dosyanın incelenmesinden 15-30 orman sınır noktaları ile gösterilen alanın kısmen orman alanına kısmen de 165 ada 8 parsel sayılı taşınmaza denk geldiği anlaşılmış olup, 15-30 orman sınır noktaları ile gösterilen alana ilişkin hüküm kurulurken 165 ada 8 parsel sayılı taşınmazın gözönünde bulundurulmaması doğru olmamış hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2-i) Davacı … İdaresinin dava konusu ettiği 86-108 orman sınır noktaları ile gösterilen alana ilişkin olarak, İlk Derece Mahkemesince, bu alanın zaten orman alanında kaldığı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan talebin reddine karar verilmiş ise de, dosyaya ibraz edilen 9.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda, 86-108 orman sınır noktalarına isabet eden bir çok noktanın orman içinde kaldığı şeklinde tespitler yapılmış olup, orman alanı dışında kalan bölüm olup olmadığı hususunda duraksama oluşmuştur. Bu durumda denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2-j) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, Orman İdaresi vekilinin 144-211 orman sınır noktaları arasında kalan Elazığ – Bingöl Karayoluna ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
3-a) 120 ada 59 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak İlk Derece Mahkemesi tarafından, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi kurulan hüküm dosya içeriğine de uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; taşınmazın evveliyatının orman vasfında olup olmadığı hususu yöntemince araştırılmamış, tahdit tutanakları keşif mahallinde ayrıntılı şekilde uygulanıp incelenmemiş, Harita Genel Müdürlüğü internet sitesinin incelenmesinden, yöreye ait 1950, 1956, 1966, 1976, 1984, 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait hava fotoğraflarının bulunduğu anlaşılmasına rağmen sözkonusu fotoğraflardan sadece 1950 yılına ait fotoğraf incelenmiş, yöreye ait memleket haritaları ve amenejman planları denetime elverişli şekilde incelenmemiş, jeodezi ve ziraat bilirkişilerinden taşınmazın imar / ihyasını, yıllara sari olarak kullanım durumunu, sınırlarını ve halihazır durumunu tespit eden raporlar alınmamış, duraksamaya yer vermeyecek şekilde gerçek hak sahibi tespit edilmemiştir.
Ayrıca; taşınmaza ilişkin tespit tutanağının malik hanesi davalı olması nedeniyle boş olup, bu durumda kadastro hakimince gerçek hak sahibi tespit edilerek infaza elverişli şekilde tescil hükmü kurulması gerekirken, tespit gibi tescile karar verilmesi ve … ve … mirasçılarının davalarının ret edildiği belirtilmesine rağmen çelişki doğuracak şekilde tespit gibi tescile karar verilmesi de doğru olmamış hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-b) İlk Derece Mahkemesince; “120 ada 60, 62, 64 ve 165/10, 12, 14, 15 parseller ile 165 ada 37 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen kısmı hakkında yapılan orman sınırları dışına çıkarma işleminin iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tapuya tesciline” karar verilmiştir. Dava konusu taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak eldeki dava orman tahdidine itiraz ile birlikte kadastro tespitine itiraz (aktarılan dava) davası olmakla, kadastro hakiminin infaza elverişli hüküm kurması gerektiğinden, “120 ada 60, 62, 64 ve 165 ada 10, 12, 14, 15 parseller ile 165 ada 37 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen kısmının orman sınırları içine alınmak suretiyle orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline” şeklinde hüküm kurulması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde “120 ada 60, 62, 64 ve 165/10, 12, 14, 15 parseller ile 165 ada 37 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen kısmı hakkında yapılan orman sınırları dışına çıkarma işleminin iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tapuya tesciline” şeklinde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
3-c) 120 ada 65 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak İlk Derece Mahkemesi tarafından, taşınmazın (F) ve (G) ile belirtilen kısmının asli müdahil … adına tespit ve tesciline, kalan kısmının ise tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki; taşınmazın evveliyatının orman vasfında olup olmadığı hususu yöntemince araştırılmamış, tahdit tutanakları keşif mahallinde ayrıntılı şekilde uygulanıp incelenmemiş, Harita Genel Müdürlüğü internet sitesinin incelenmesinden, yöreye ait 1950, 1956, 1966, 1976, 1984, 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait hava fotoğraflarının bulunduğu anlaşılmasına bu fotoğraflar ile yöreye ait memleket haritaları ve amenejman planları denetime elverişli şekilde incelenmemiş, jeodezi ve ziraat bilirkişilerinden taşınmazın imar / ihyasını, yıllara sari olarak kullanım durumunu, sınırlarını ve halihazır durumunu tespit eden raporlar alınmamıştır.
Bu durumda, öncelikle, orman sınırlandırmasına ilişkin tahdit tutanakları keşif mahallinde ayrıntılı şekilde uygulanıp incelenmeli, Harita Genel Müdürlüğü internet sitesinin incelenmesinden, yöreye ait 1950, 1956, 1966, 1976, 1984, 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait hava fotoğraflarının bulunduğu anlaşılmasına bu fotoğraflar ile yöreye ait memleket haritaları ve amenejman planları denetime elverişli şekilde incelenmeli taşınmazın orman vasfında olup olmadığı belirlenmeli, orman vasfında ise taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmeli, orman vasfında değil ise asli müdahil yarına taşınmazın F ve G harfleri ile gösterilen kısımlarında müdahil … adına zilyetlikle kazanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı bu kapsamda jeodezi ve ziraat bilirkişilerinden taşınmazın imar / ihyasını, yıllara sari olarak kullanım durumunu, sınırlarını ve halihazır durumunu tespit eden raporlar alınmalı, keşif mahallinde taşınmazın hangi tarihten beri kimlerin kullanımında olduğuna dair mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına başvurulmalı, tüm bu deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bu haliyle eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmiş olup hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-d) 165 ada 11 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak İlk Derece Mahkemesi tarafından, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi kurulan hüküm dosya içeriğine de uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; taşınmazın evveliyatının orman vasfında olup olmadığı hususu yöntemince araştırılmamış, tahdit tutanakları keşif mahallinde ayrıntılı şekilde uygulanıp incelenmemiş, Harita Genel Müdürlüğü internet sitesinin incelenmesinden, yöreye ait 1950, 1956, 1966, 1976, 1984, 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait hava fotoğraflarının bulunduğu anlaşılmasına rağmen sözkonusu fotoğraflardan sadece 1950 yılına ait fotoğraf incelenmiş, yöreye ait memleket haritaları ve amenejman planları denetime elverişli şekilde incelenmemiş, jeodezi ve ziraat bilirkişilerinden taşınmazın imar / ihyasını, yıllara sari olarak kullanım durumunu, sınırlarını ve halihazır durumunu tespit eden raporlar alınmamış, duraksamaya yer vermeyecek şekilde gerçek hak sahibi tespit edilmemiştir.
Ayrıca; taşınmaza ilişkin tespit tutanağının malik hanesi davalı olması nedeniyle boş olup, bu durumda kadastro hakimince gerçek hak sahibi tespit edilerek infaza elverişli şekilde tescil hükmü kurulması gerekirken, tespit gibi tescile karar verilmesi de doğru olmamış hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-e) 165 ada 37 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmı ile ilgili olarak İlk Derece Mahkemesi tarafından, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi kurulan hüküm dosya içeriğine de uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; taşınmazın evveliyatının orman vasfında olup olmadığı hususu yöntemince araştırılmamış, tahdit tutanakları keşif mahallinde ayrıntılı şekilde uygulanıp incelenmemiş, Harita Genel Müdürlüğü internet sitesinin incelenmesinden, yöreye ait 1950, 1956, 1966, 1976, 1984, 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait hava fotoğraflarının bulunduğu anlaşılmasına rağmen sözkonusu fotoğraflardan sadece 1950 yılına ait fotoğraf incelenmiş, yöreye ait memleket haritaları ve amenejman planları denetime elverişli şekilde incelenmemiş, jeodezi ve ziraat bilirkişilerinden taşınmazın imar / ihyasını, yıllara sari olarak kullanım durumunu, sınırlarını ve halihazır durumunu tespit eden raporlar alınmamış, duraksamaya yer vermeyecek şekilde gerçek hak sahibi tespit edilmemiştir.
Ayrıca; taşınmaza ilişkin tespit tutanağının malik hanesi davalı olması nedeniyle boş olup, bu durumda kadastro hakimince gerçek hak sahibi tespit edilerek infaza elverişli şekilde tescil hükmü kurulması gerekirken, tespit gibi tescile karar verilmesi de doğru olmamış hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4-Birleşen dava davacıları … ve diğerleri vekilinin temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
4-a) 120 ada 61 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak İlk Derece Mahkemesi tarafından, taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki; karar gerekçesinde birleşen davada davacıların keşif sırasında 120 ada 61 parsel sayılı taşınmazı dava konusu olarak beyan etmedikleri belirtilerek davalarının reddine karar verilmiş ise de birleşen dava davacıları 120 ada 61 parsel sayılı taşınmazı dava dilekçelerinde dava konusu olarak belirtmiş olup yargılama sırasında davadan feragat ettiklerine dair bir beyanları da olmamıştır. Bu durumda 120 ada 61 parsele ilişkin birleşen dava davacılarının iddia ve delilleri çerçevesinde araştırma yapılarak toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile birleşen dava davacılarının davasının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
4-b) Birleşen dava davacıları … ve diğerleri vekili 120 ada 62 ve 64 parsel sayılı taşınmazlar ile ilgili yeterli inceleme yapılmadığından bahisle kararın bozulmasını istemiş ise de, birleşen dava davacıları … ve diğerlerinin 120 ada 62 ve 64 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davaları bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
4-c) Birleşen dava davacıları … ve diğerleri vekili 120 ada 65 parsel sayılı taşınmazla ile ilgili verilen hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiş ise de, dosya kapsamı belgelere göre, birleşen dava davacılarının hak iddiası sübut bulmadığından, birleşen dava davacılarının 120 ada 65 parsele ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
5-…’nun temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
… 120 ada 64 parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile tesciline ilişkin hükmün doğru olmadığını beyanla temyiz talebinde bulunmuş ise de, yargılama sırasında dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre, taşınmazın evveliyatında orman örtüsü barındırdığı, halihazırda da taşınmaz üzerinde meşe kümeleri bulunup, toprağının orman toprağı vasfında olduğu ve zirai amaçla kullanılamayacağı anlaşıldığından …’nun temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
6-… ve diğerlerinin temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
… ve diğerleri vekili, 165 ada 12 parsel sayılı taşınmaz ile 165 ada 37 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen kısmının orman vasfı ile tesciline ilişkin hükmün doğru olmadığını beyanla temyiz talebinde bulunmuş ise de, yargılama sırasında dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre, taşınmazın evveliyatında orman örtüsü barındırdığı, halihazırda da toprağının orman toprağı vasfında olduğu anlaşıldığından … ve diğerleri vekilinin temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
7-… vekilinin temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
… vekili 165 ada 14 ve 15 parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile tesciline ilişkin hükmün doğru olmadığını beyanla temyiz talebinde bulunmuş ise de, yargılama sırasında dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre, taşınmazın evveliyatında orman örtüsü barındırdığı, halihazırda da taşınmaz üzerinde meşe çalılıkları ve meşe ağaçları ile otlar bulunup, toprağının orman toprağı vasfında olduğu ve zirai amaçla kullanılamayacağı anlaşıldığından … vekilinin temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
8-Her ne kadar temyize konu edilmemiş olmakla birlikte kamu düzeni gereği olarak yapılan incelemede;
8-a) 120 ada 52 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak mahkemece taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de, 120 ada 52 parsel sayılı taşınmaz asıl ve birleşen davalarda dava konusu edilmemiş olmasına rağmen, … ve … mirasçıları tarafından müdahale dilekçelerinde müdahil oldukları taşınmazlar arasında belirtilmiştir. Dava konusu edilmeyen bir taşınmaz hakkında müdahil olunamayacağından ve ayrıca 120 ada 52 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapu sicil kaydı oluşmuş bulunduğundan bu taşınmaz ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır.
8-b) 120 ada 53 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak mahkemece taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de, 120 ada 53 parsel sayılı taşınmaz asıl ve birleşen davalarda dava konusu edilmemiş olmasına rağmen, … ve … mirasçıları tarafından keşif sırasında müdahil oldukları taşınmazlar arasında belirtilmiştir. Dava konusu edilmeyen bir taşınmaz hakkında müdahil olunamayacağından ve ayrıca 120 ada 53 parsel sayılı taşınmazın … ve … mirasçıları adına zaten tapu sicil kaydı oluşmuş bulunduğundan bu taşınmaz ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır.
8-c) 120 ada 55, 56, 57, 58 parsel sayılı taşınmazlar ile ilgili olarak mahkemece taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de, söz konusu taşınmazlar asıl ve birleşen davalarda dava konusu edilmemiş olmasına rağmen, … ve … mirasçıları tarafından keşif sırasında ya da müdahale dilekçelerinde müdahil oldukları taşınmazlar arasında belirtilmiştir. Dava konusu edilmeyen bir taşınmaz hakkında müdahil olunamayacağından söz konusu parseller ile ilgili olarak tutanağın olağan usullerle kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, tespit gibi tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır.
8-d) 165 ada 9 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak İlk Derece Mahkemesince taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş ise de, söz konusu taşınmaz asıl ve birleşen davada dava konusu edilmemiştir. Bu durumda 165 ada 9 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tutanağın olağan usullerle kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, tespit gibi tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ:1-A) Yukarıda; (1-a) ve (1-b) maddelerinde açıklanan nedenlerle, Kurudere Köyü Tüzel Kişiliğinin 120 ada 5 parsel ve 165 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,
B) Yukarıda; (1-c) maddesinde açıklanan nedenlerle Kurudere Köyü Tüzel Kişiliğinin 120 ada 54, 56, 57, 59 parsel sayılı taşınmazlar ile 165 ada 8, 10, 37 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itarazlarının REDDİNE,
2-A) Yukarıda; (2-j) maddesinde açıklanan nedenlerle, davacı … İdaresi vekilinin 144-211 orman sınır noktaları arasında kalan Elazığ – Bingöl Karayoluna ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE,
B) Yukarıda; (2-a), (2-b), (2-c), (2-d), (2-e), (2-f), (2-g), (2-h), (2-ı), (2-i) maddelerinde açıklanan nedenlerle davacı … İdaresi vekilinin 120/54, 59, 61, 63, 65 ve 165/8, 11 parsel sayılı taşınmazlar ile 165 ada 37 parsel sayılı taşınmazın (A) ile gösterilen kısmına ve 15-30 ve 86-108 orman sınır noktaları ile gösterilen alanlara ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA,
3-A) Yukarıda; (3-a), (3-c), (3-d), (3-e) maddelerinde açıklanan nedenlerle Hazine vekilinin 120/ 59, 65 ve 165/ 11 parsel sayılı taşınmazlar ile 165 ada 37 parsel sayılı taşınmazın (A) ile gösterilen kısmına ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA,
B)Yukarıda (3-b) maddesinde açıklanan nedenlerle, Hazine vekilinin 120 ada 60, 62, 64 ve 165/10, 12, 14, 15 parseller ile 165 ada 37 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen kısmına ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün 9.maddesindeki, “….kısım hakkında yapılan orman sınırları dışına çıkarma işleminin iptaliyle orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına TESPİT VE TAPUYA TESCİLİNE….” ifadelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “….kısmının orman sınırları içine alınması suretiyle orman vasfıyla Hazine adına TESPİT VE TESCİLİNE …” ifadelerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, Hazine vekilinin 120 ada 60, 62, 64 ve 165/10, 12, 14, 15 parseller ile 165 ada 37 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen kısmına yönelik sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
4-A) Yukarıda; (4-a) maddesinde açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacılar … ve diğerleri vekilinin 120 ada 61 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA,
B)Yukarıda; (4-b) maddesinde açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacılar … ve diğerleri vekilinin 120 ada 62 ve 64 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz dilekçelerinin REDDİNE,
C)Yukarıda; (4-c) maddesinde açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacılar … ve diğerleri vekilinin 120 ada 65 sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE,
5-Yukarıda 5 inci maddede açıklanan nedenlerle …’nun 120 ada 64 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE,
6-Yukarıda 6.maddede açıklanan nedenlerle … ve diğerleri vekilinin, 165 ada 12 parsel sayılı taşınmaz ile 165 ada 37 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen kısmına ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE,
7-Yukarıda 7.maddede açıklanan nedenlerle … vekilinin, 165 ada 14 ve 15 pparsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE,
8-Kamu düzeni gereği olarak yapılan incelemede, yukarıda; (8-a), (8-b), (8-c), (8-d) maddelerinde sayılan nedenlerle, 120 ada 52, 53, 55, 56, 57, 58 ve 165 ada 9 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.