onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, kadastro tespitine itiraz davasında, taşınmazların tapu kayıtları ve zilyetlik durumları üzerine yapılan incelemeler sonucunda, ilk derece mahkemesinin verdiği kararın temyiz edilmesi ele alınmıştır. Mahkeme, davalıların taşınmazları tapu dışı yolla iktisap edip etmediklerini ve bu iktisapların 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-b maddesindeki şartları karşılayıp karşılamadığını değerlendirmiştir. Yargıtay, taşınmazların maliklerinin tapu dışı taksimle başka taşınmazları aldığını kabul ederek, davalıların zilyetliğinin başlangıç tarihini belirlemenin önemine vurgu yapmıştır.

Mahkeme, ilk derece kararında, taşınmazların pay dağılımında yapılan hataları tespit etmiş ve bu hataların düzeltilmesi gerektiğine karar vermiştir. Yargıtay, kadastro hakiminin sicil oluşturma yükümlülüğünü hatırlatarak, pay-payda eşitsizliğine neden olan durumların düzeltilmesi gerektiğini belirtmiştir. Sonuç olarak, ilk derece mahkemesinin kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Bu karar, kadastro davalarında tapu kayıtlarının ve zilyetliğin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.

8. Hukuk Dairesi         2022/4484 E.  ,  2024/6968 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
    SAYISI : 2017/8 E., 2020/11 K.
    KARAR : Davanın reddine

    Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

    İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R

    Kadastro sırasında, Bulancak ilçesi Duttepe köyü çalışma alanında bulunan dava ve temyize konu 134 ada 1, 30, 135 ada 1, 2, 3, 136 ada 1, 137 ada 1, 132 ada 3, 4, 5, 6, 133 ada 4, 134 ada 9, 10, 31, 134 ada 8, 12, 15, 16, 17, 132 ada 1, 135 ada 4, 134 ada 5, 6, 7, 11, 14, 133 ada 5, 134 ada 13, 133 ada 3, 134 ada 3,4,32, 132 ada 2, 135 ada 5 parsel sayılı sırasıyla 6.800.18, 4.57, 5.494.76, 381.44, 2.407.46, 1.168.97, 1.361,63, 9.569.88, 6.085.04, 5.169.35, 7.119.79, 8.142.71, 73.36, 141.15, 2,72, 661.01, 2.949.11, 10.551.38, 3.236.62, 3.200.38, 673.49, 686.06, 3.239.88, 2.410.08, 762.55, 3.998.84, 7.683,55, 8,25, 1.421.03, 6.080.35, 345.67, 2.77, 8.461.72, 4.457.25, 2.451.07, 4.457.25, 8.461.72, 2.77, 2.451.07, 345.67 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.
    Davacı … tarafından, davalılar … ve arkadaşları aleyhine, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.

    İlk Derece Mahkemesinin, dava konusu 134 ada 1, 30, 135 ada 1, 2, 3, 136 ada 1, 137 ada 1, 132 ada 3, 4, 5, 6, 133 ada 4, 134 ada 9, 10, 31, 134 ada 8, 12, 15, 16, 17, 132 ada 1, 135 ada 4, 134 ada 5, 6, 7, 11, 14, 133 ada 5, 134 ada 13, 133 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ayrı ayrı dosyalarda verdiği kararlar Yargıtay tarafından ayrı ayrı bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamlarında özetle; “… Davacının tutunduğu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza aidiyeti konusunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı gibi bu husus mahkemenin de kabulünde olup, diğer payların maliklerinin tapu dışı taksimle dava konusu edilmeyen başka taşınmazları almış olduklarının da belirlendiği, buna göre çekişme, taşınmazların davalılarca kayıtların malikinden tapu dışı bir yolla iktisap edilip edilmediği, buna göre davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-b maddesinde öngörülen şartların gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplandığı, mahkemece; çekişmeli taşınmazların yaklaşık 25-30 yıl önce davalılar veya davalıların bayileri tarafından … …’dan tapu dışı yolla satın alındığı tarihten itibaren zilyet olan davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-b maddesinde de yazılı koşulların gerçekleştiği gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu, dosyadaki kayıtlar incelendiğinde davalıların satıcıları olduğu ileri sürülen … …’ın önceki malik …’dan Şubat 1995 tarih 09, 10 ve 11 sayılı tapu kayıtları ile taşınmazları kayden satın alarak malik olduğu ve 1999 yılında da kayden …’e sattığının anlaşıldığı, kayıtlara göre … …’ın ancak 4 yıl süreyle malik olduğu, buna göre kayıt malikinden kayıt dışı alanların, tapunun 1999’daki intikaline dek 10 yıllık zilyetliğinden söz edilemeyeceği, ancak, keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıkların davalılar veya bayilerinin taşınmazları … …’dan 25-30 yıl önce satın aldıklarını ve zilyetliklerinin de o tarihte başladığını bildirdikleri, bir kimsenin maliki olmadığı bir şeyi başkasına satışından söz edilemeyeceği ve böyle bir satış varsa da geçersiz olduğu, o halde, öncelikle tapu kayıt maliki olmayan olmayan kişilerin tapu kayıt maliklerinden taşınmazları tapu dışı bir yolla satın alıp almadığı, böyle bir iktisap varsa açıkça tarihinin belirlenmesi, yine satıcı … …’ın taşınmazları Eylül 1999 tarihli tapu kaydında malik olan …dan tapu dışı bir yolla, kayden malik olduğu 1995 tarihinden evvel iktisap edip etmediğinin, böyle bir iktisap varsa açıkça tarihinin belirlenmesi, belirlenecek bu tarihe göre davalının satıcısı … …’ın taşınmazları tapu dışı yolla edindiği tarih ile taşınmazları kayden devrettiği Eylül 1999 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun’un 13/B-b maddesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasının zorunlu olduğu, bunun için öncelikle; aynı hukuki sebebe dayanılarak aynı davacı tarafından açılan ve Kadastro Mahkemesine aktarılan davanın kapsamında kalan davaların birlikte görülmesi gerektiği göz önüne alınarak tefrik edilip ayrı esaslara kaydedilen derdest dava dosyalarının birleştirilmesi, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, tespit bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılması, yerel bilirkişi, tanıklar ve tutanak bilirkişilerinden davaya konu edilen taşınmazların niteliği, intikali, tasarrufu, özellikle önceki malik … …’ın taşınmazları kayden malik olduğu 1995 tarihinden önce daha önceki kayıt maliki …’dan tapu dışı bir yolla iktisap edip etmediği, iktisap etmiş ise açık tarihi, belirlenecek bu tarihe göre davalıların satıcısı olduğu ileri sürülen …’nin zilyetliğinin başlangıç tarihi davalı tarafa satılıp satılmadığı; satılmışsa hangi tarihte satılıp, zilyetliğin devredildiği hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bundan sonra toplanan tüm deliller göz önüne alınmak suretiyle davalı tarafın taşımazı tapu dışı yolla satın aldığını ileri sürdüğü … … yararına 3402 sayılı Kanun’un 13/B-b maddesinde öngörülen koşullarının gerçekleşmiş olup olmadığı, buna bağlı olarak, davalının da aynı Kanun hükmünden yararlanıp yararlanmayacağı tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi …” gereğine değinilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, dava konusu 135 ada 3 nolu parsel sayılı taşınmazın … adına, 135 ada 2 parsel sayılı taşınmazın … adına, 136 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamı 1 pay kabul edilerek 1/2 payı …, 1/2 payı … adına, 137 ada 1 parsel sayılı taşınmazın … adına, 134 ada 30 parsel sayılı taşınmazın … adına, 134 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1 pay kabul edilerek 1/2 payı …, 1/2 payı … adına, 135 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hüküm yerinde gösterilen payları oranında … ve müşterekleri adına, 133 ada 5 parsel sayılı taşınmazın … adına, 135 ada 4 parsel sayılı taşınmazın … adına, 134 ada 14 parsel sayılı taşınmazın …adına, 134 ada 11 parsel sayılı taşınmazın … adına, 134 ada 7 parsel sayılı taşınmazın … adına, 134 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tamamı 1 pay kabul edilerek 1/2 payı …, 1/2 payı … adına, 134 ada 5 parsel sayılı taşınmazın … adına, 132 ada 1 parsel sayılı taşınmazın … adına, 132 ada 3 parsel sayılı taşınmazın … adına, 132 ada 6 ve 133 ada 4 nolu parsel sayılı taşınmazların hüküm yerinde gösterilen payları oranında … … ve müşterekleri adına, 132 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tamamı 1 pay kabul edilerek 1/2 payı …, 1/2 payı … … adına, 134 ada 31 parsel sayılı taşınmazın … adına, 134 ada 10 nolu parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında … … ve müşterekleri adına, 134 ada 9 parsel sayılı taşınmazın … adına, 132 ada 4 parsel sayılı taşınmazın … adına, 135 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tamamı 1 pay kabul edilerek 1/2 payı … oğlu…, 1/2 payı … oğlu … adına, 134 ada 32 parsel sayılı taşınmazın … adına, 134 ada 4 parsel sayılı taşınmazın … adına, 134 ada 3 parsel sayılı taşınmazın … adına, 132 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tamamı 1 pay kabul edilerek 1/2 payı … oğlu…, 1/2 payı … oğlu … adına, 134 ada 17 parsel sayılı taşınmazın … adına, 134 ada 16 parsel sayılı taşınmazın … adına, 134 ada 15 parsel sayılı taşınmazın …adına, 134 ada 12 parsel sayılı taşınmazın … adına, 134 ada 8 parsel sayılı taşınmazın … adına, 134 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tamamı 1 pay kabul edilerek 1/2 payı Mete kızı …, 1/2 payı Mete kızı … adına, 133 ada 3 parsel sayılı taşınmazın … Çalış adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    1. Dava konusu 132 ada 1, 3, 4, 6, 133 ada 3, 4, 5, 134 ada 3, 4, 5, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 14, 15, 16, 17, 30, 31, 32, 135 ada 1, 2, 3,137 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    2. Dava konusu 132 ada 2, 5, 134 ada 1, 6, 13, 135 ada 5, 136 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

    a. Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

    b. Ancak; kadastro hakimi doğru, gerçeğe uygun, tescil sırasında tereddüt uyandırmayacak şekilde sicil oluşturmakla yükümlüdür.
    Buna göre; İlk Derece Mahkemesince, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında dava konusu taşınmazlarda 2 pay dağıtıldığı halde 1 pay verildiği ve böylece pay – payda eşitsizliğine neden olunduğu, bir diğer ifade ile de infazı kabil olmayacak şekilde hüküm tesis edildiği anlaşılmakta olup, bu husus isabetsiz ve hükmün bozulması gerekmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

    S O N U Ç : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin dava konusu 132 ada 1, 3, 4, 6, 133 ada 3, 4, 5, 134 ada 3, 4, 5, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 14, 15, 16, 17, 30, 31, 32, 135 ada 1, 2, 3,137 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlar yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

    Davacı vekilinin, dava konusu 132 ada 2, 5, 134 ada 1, 6, 13, 135 ada 5, 136 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik sair temyiz itirazlarının yukarıda (2.a) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE;

    Davacı vekilinin, dava konusu 132 ada 2, 5, 134 ada 1, 6, 13, 135 ada 5, 136 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (2.b) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının, (1) numaralı bendinin (C, F), (3) numaralı bendinin (E), (4) numaralı bendinin (C), (5) numaralı bendinin (A,E), (7) numaralı bendinin (A) harfleri ile ayrı ayrı gösterilen bentlerde yer alan “tamamı” kelimesinden sonra gelen “1” sayısının hüküm yerinden ayrı ayrı çıkartılarak yerlerine “2” sayısının eklenmesine, devam eden paragraflarda yazılı “1/2” sayılarının da ayrı ayrı hüküm yerlerinden çıkartılarak yerlerine “1” sayısının yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

    1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.