onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kadastro tespitine itiraz davasında taraflar arasındaki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, tapu kaydına dayanarak taşınmazın kendisine ait olduğunu iddia ederken, müdahil Hazine, taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, Hazine’nin talebini reddederek, davacının lehine karar vermiştir. Ancak, Yargıtay, yapılan incelemelerde tapu kaydının gayrisabit hudutlu olduğunu ve miktar fazlalığı üzerinde zilyetlikle kazanım koşullarının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, ilk kararın eksik inceleme ile verildiğine hükmetmiştir.

Yargıtay, kadastro tespitine esas alınan tapu kayıtlarının sınırlarının belirsizliği ve miktar fazlalığı nedeniyle, ilk mahkeme kararının bozulmasına karar vermiştir. Bu durum, kadastro davalarında tapu kayıtlarının geçerliliği ve zilyetlikle edinme koşullarının titizlikle incelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, Yargıtay, ilk mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir.

8. Hukuk Dairesi         2022/4753 E.  ,  2024/6364 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
    SAYISI : 2013/83 E., 2018/49 K.
    DAVACI-BİRLEŞEN BOZOVA KADASTRO MAHKEMESİNİN
    1976/344 ESAS1977/179 KARAR SAYILI DOSYASINDA
    ASLİ MÜDAHİL-BİRLEŞEN BOZOVA KADASTRO MAHKEMESİNİN
    1976/344 ESAS 1977/179 KARAR SAYILI DOSYASINDA
    BİRLEŞEN BOZOVA KADASTRO MAHKEMESİNİN
    1976/344 ESAS 1977/179KARAR SAYILI DOSYASINDA
    KARAR : Davanın kabulüne, reddine

    Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; müdahil … ve müştereklerinin davasının reddine, müdahil – davacı Hazinenin davasının reddine, davacı … … ve müştereklerinin davasının kabulüne karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararı davacı – müdahil davacı Hazine vekili, müdahil … ve Müdahil … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Kadastro sırasında; Şanlıurfa ili Bozova ilçesi Karaca Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu 32 parsel numaralı 311.750 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeni ile Mehmet … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.

    Davacı … …; Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/123 Esasında, davalılar…. … ve müşterekleri aleyhine, tapu ile malik olduklarına alana haksız müdahalede bulundukları iddiası ile müdahalenin meni isteminde bulunmuştur.

    Müdahil davacı Hazine vekili; çekişmeli alanın Hazine adına kayıtlı tapunun kapsamında kaldığı iddiası ile taşınmazın Hazine adına tescilini istemiş; 32 nolu kadastro tespitine de çekişmeli taşınmazın tespitine esas tapu kaydının gayrisabit hudutlu olup kayıt miktar fazlasının Hazine adına tescili gerektiği iddiası ile itiraz etmiştir.

    Müdahil davacı … ve müşterekleri; çekişmeli taşınmazın murislerine ait Mayıs 1293 tarih 19 ve 21 nolu tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı iddiası ile adlarına tescil istemiştir.

    Kadastro Mahkemesince aktarılan dava ile tespit tutanağına ilişkin davanın birleştirilerek yapılan yargılaması sonucunda; dayandıkları tapu kaydının hukuki kıymetini yitirdikleri gerekçesi ile müdahiller … ve müştereklerinin davasının reddine, dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamadığı gerekçesi ile davacı Hazinenin davasının reddine, tespite esas tapu kaydının dava konus 32 nolu parseli kapsadığı, bir an için kapsamadığı düşünülecek olsa dahi zilyetlikle edinme koşullarının davacılar lehine gerçekleştiği gerekçesi ile dava konusu Şanlıurfa ili Karaköprü ilçesi Karaca Mahallesi 32 parselin toplam 3.136.000 hisse itibariyle;
    1.397.648 hissesi … …oğlu …,
    1.240.400 hissesi … …oğlu …,
    131.040 hissesi …. kızı …
    131.040 hissesi … oğlu …,
    131.040 hissesi … oğlu …,
    26.208 hissesi … … oğlu …,
    26.208 hissesi … … oğlu …,
    26.208 hissesi … … kızı … (İlenç) Karakeçili,
    6552 hissesi …kızı …,
    2808 hissesi … kızı …,
    2808 hissesi … oğlu …,
    2808 hissesi … kızı … …,
    2808 hissesi … oğlu … ……,
    2808 hissesi … kızı …,
    2808 hissesi … oğlu …,
    2808 hissesi … oğlu … adlarına tapuya kayıt ve tesciline
    karar verilmiş; hükme karşı davacı-müdahil davacı Hazine vekili, müdahil … ve müdahil … vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

    1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun)
    Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup müdahil …, müdahil … vekilinin tüm, müdahil davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    2.Müdahil davacı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının gelince; İlk Derece Mahkemesince her ne kadar tespite esas tapu kaydının dava konusu 32 nolu parseli kapsadığı, bir an için kapsamadığı düşünülecek olsa dahi zilyetlikle edinme koşullarının davacılar lehine gerçekleştiği gerekçesi ile aktarılan davanın davacılarının davasının kabulüne karar verilmiş ise de; dosyanın incelenmesinden tespite esas alınan Mayıs 1966 tarihli ve 19 nolu, Mart 1970 tarihli ve 1 nolu, Haziran 1970 tarihli ve 3 nolu tapu kayıtlarının aynı zamanda 23 ila 32 ve 40,41 ve 48 nolu parsellere revizyon görüp bu parsellerin tespitinin kesinleştiği, tespite esas tapu kayıtlarının sınırlarının “boyunsuz ve çükreş ve günühüyük takımları ve dere” olup gayri sabit hudutlu olması sebebi ile miktarı ile geçerli olduğu, tapu kaydının miktarının 256 dönüm olup buna karşın dava konusu taşınmazın 311.750 metrekare olduğu görülmüştür.

    Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; tespite esas tapu kaydının gayri sabit hudutlu olup miktarı ile geçerli olduğu göz önünde bulundurularak, meydana gelen miktar fazlalığı üzerinde zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı ve davacıların aynı çalışma alanında belgesizden kazandığı başka taşınmazlar ise bu taşınmazların metrekareleri de temyize konu taşınmaz üzerinde belgesizden kazanılacak taşınmaz miktarının belirlenmesinde hesaba katılmak sureti ile hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekir iken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, açıklanan sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir.

    SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

    İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine,

    1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

    05.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.