|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, Samsun ili Çarşamba ilçesindeki bir taşınmazın kadastro tespitine itiraz sürecini ele almaktadır. Davacılar, 290 parsel sayılı taşınmazın tapulu olduğunu ve orman sayılmayan bir alan olduğunu iddia ederek, tapulama komisyonunun kararına itiraz etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi, davayı kısmen kabul ederek taşınmazın mirasçıları adına tesciline karar vermiş, ancak Yargıtay, taşınmazın eski belgelerdeki durumu ve orman tahdidi açısından yeniden araştırılması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.
Mahkeme, bozmaya uyduktan sonra yapılan yargılama sonucunda, taşınmazın bir kısmının mirasçılar adına tesciline ve geriye kalan kısmının Hazine adına kaydedilmesine karar vermiştir. Ancak, taşınmaz üzerindeki kullanımın beyanlar hanesine şerh edilmesi yönündeki kararın hukuken geçersiz olduğu belirtilmiştir. Yargıtay, bu yanlışlığın yeniden yargılama gerektirmediğine ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiğine hükmetmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, davalı Orman İdaresi’nin temyiz itirazlarını reddederken, davalı … İdaresi’nin itirazını kabul ederek, taşınmaz üzerindeki kullanımın beyanlar hanesine şerh edilmesine dair hükmün iptaline karar vermiştir. Bu durum, kadastro hukuku açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
8. Hukuk Dairesi 2021/16441 E. , 2024/6720 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 1993/21 E., 2018/45 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Samsun ili Çarşamba ilçesi Çayvar Mahallesi 290 parsel sayılı taşınmaz 10.950 m2 yüzölçümü ile 1322 tarih ve 13 sıra numaralı tapu kaydına istinaden … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.
… tarafından yapılan itiraz üzerine tapulama komisyonunca taşınmazın orman olarak tespit harici bırakılmasına karar verilmiştir.
Davacılar taşınmazın tapulu olduğunu ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu belirterek komisyon kararına karşı Kadastro Mahkemesinde tespite itiraz etmişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile taşınmazın … mirasçıları adına tesciline dair verilen hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19/01/1993 tarihli ve 1992/6197 Esas, 1993/103 Karar sayılı ilamı ile; “taşınmazın eski tarşhli belgelerdeki durumu ve varsa orman tahdidine göre konumunun araştırılması” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile; dava konusu Samsun ili Çarşamba ilçesi Çayvar Mahallesi 290 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişileri … ve …’nun dosya içerisindeki 10.07.2018 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1.836,80 m2 lik kısmına ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle, “kargir ev, depo, ahır ve tarla” vasfıyla, miras payları oranında … ile … mirasçıları adına tesciline, taşınmaz üzerindeki kargir evin 1/3’er payla davacılar … oğlu …, … oğlu … ve … oğlu …’ye ait olduğunun taşınmazın tapu kaydındaki beyanlar hanesine şerhedilmesine, dava konusu Samsun ili Çarşamba ilçesi Çayvar Mahallesi 290 parsel sayılı taşınmazın Fen Bilirkişileri … ve …’nun dosya içerisindeki 10.07.2018 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1.836,80 m2. lik kısmı ayrıldıktan sonra geriye kalan 9.562,84 m2 lik kısmının “tarla” vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; taşınmazın 1963 yılından itibaren …oğlu … mirasçılarının kullanımında olduğunun taşınmazın tapu kaydındaki beyanlar hanesine şerhedilmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, davalı … İdaresinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın (A) harfi dışında kalan bölümünün tarla vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, eldeki dava tesis kadastrosuna itiraz mahiyetinde olduğundan ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi dışında mevzuatımızda taşınmaz üzerindeki kullanımın beyanlar hanesine şerh verilebileceğine dair bir düzenleme bulunmadığından, bu bölüm hakkında “Taşınmazın 1963 yılından itibaren …oğlu … mirasçılarının kullanımında olduğunun taşınmazın tapu kaydındaki beyanlar hanesine şerhedilmesine” karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda (1) no.lu bentte yazılı nedenlerle davalıl Orman İdaresinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … İdaresinin temyiz itirazlarının kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2-b) numaralı bendinde yer alan “Taşınmazın 1963 yılından itibaren …oğlu … mirasçılarının kullanımında olduğunun taşınmazın tapu kaydındaki beyanlar hanesine ŞERHEDİLMESİNE” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.